Etiket: Avrupa Arap Alevileri Federasyonu

  • Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Humus’taki bombalı saldırıyı kınadı!

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Humus’taki bombalı saldırıyı kınadı!

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Suriye’nin Humus kentindeki Alevilere ait camiye düzenlenen bombalı saldırıyı kınayarak, uluslararası toplumu failleri tespit etmeye ve hukukun gereğini gecikmeksizin yerine getirmeye çağırdı. 

    Suriye’nin orta kesiminde yer alan Humus’ta Alevilerin yoğun yaşadığı Vadi el Dahab mahallesindeki İmam Ali Bin Abi Talib Camisine bombalı saldırı düzenlendi. İlk belirlemelere göre saldırıda, en az 8 kişi hayatını kaybetti, 18 kişi de yaralandı.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Humus’taki bombalı saldırıya ilişkin yazılı açıklama yaptı.

    İbadet halindeki insanları sivilleri hedef alan eylemin ağır bir terör suçu olduğunu belirten Avrupa Arap Alevi Federasyonu, Suriye’de sivillere ve inanç temelli topluluklara yönelik saldırıların cezasız kalmasının şiddeti beslediğini ve yeni suçların önünü açtığını vurguladı.

    “SALDIRIYI KINIYORUZ”

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun açıklaması şöyle: 

    “Humus’ta bulunan İmam Ali bin Ebu Talib Camii’ne yönelik gerçekleştirilen saldırıyı açık ve net bir biçimde kınıyoruz. İbadet hâlindeki sivilleri hedef alan bu eylem, hiçbir gerekçe ile açıklanamayacak; ne siyasi ne ideolojik ne de inanç temelli herhangi bir iddiayla meşrulaştırılamayacak ağır bir terör suçudur.

    İbadethanelerin hedef alınması, uluslararası insancıl hukukun, temel insan haklarının ve evrensel hukuk düzeninin açık ve vahim bir ihlalidir. Bu saldırı, yalnızca masum canları değil; toplumsal barışı, birlikte yaşama iradesini ve insan onurunun dokunulmazlığını hedef almıştır. Bu fiili işleyenler, hangi yapı ya da saikle hareket etmiş olursa olsun, insanlığa karşı suç niteliği taşıyan bir eylemin failidir.

    “SUÇU İŞLEYENLERİ, DESTEKLEYENLERİ İNSANLIĞIN VİCDANI ÖNÜNDE SORUMLU TUTUYORUZ”

    Suriye’de sivillere ve özellikle inanç temelli topluluklara yönelik saldırıların cezasız kalması, şiddeti beslemekte ve yeni suçların önünü açmaktadır. Bu nedenle uluslararası toplumu, Birleşmiş Milletler’i ve ilgili tüm insan hakları mekanizmalarını suça ortak hâline gelen bu sessizlikten çıkmaya, bilinçli görmezden gelme pratiğine artık son vermeye, failleri tespit etmeye ve hukukun gereğini gecikmeksizin yerine getirmeye çağırıyoruz.

    Hayatını kaybeden masumlara rahmet, ailelerine başsağlığı; yaralılara acil şifa diliyoruz. Bu suçu işleyenleri, destekleyenleri ve görmezden gelenleri tarihin, hukukun ve insanlığın vicdanı önünde sorumlu tutuyoruz. Adalet tesis edilmeden kalıcı barıştan söz edilemeyeceğini bir kez daha açıkça vurguluyoruz.

    Bu tür saldırılar, korku üretemeyecek; hakikati susturamayacak ve mazlumların adalet talebini bastıramayacaktır.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AABK, AAAF ve FEDA’dan ortak bildiri: Suriye’deki tüm bileşenleri barışçıl yöntemlerle hak aramaya çağırıyoruz

    AABK, AAAF ve FEDA’dan ortak bildiri: Suriye’deki tüm bileşenleri barışçıl yöntemlerle hak aramaya çağırıyoruz

    PİRHA- AABK, AAAF ve FEDA, Suriye’de Alevilere yönelik, saldırı, yağma, öldürme ve tutuklamalara karşı gelişen protestolara yönelik sert müdahale ve saldırıları kınayarak, işlenen suçların takipçisi olacaklarını kaydetti. Kurumların ortak açıklamasında, “Suriye’deki tüm bileşenleri; Alevi, Sünni, Dürzi, Kürt, Ezidi, Hristiyan, Süryani ve diğer tüm toplulukları barışçıl, sivil ve demokratik yöntemlerle hak aramaya çağırıyoruz” denildi. 

    Suriye’de Aleviler, hükümete bağlı selefi grupların Lazkiye ve Humus’ta Alevi yerleşimlerine yönelik, saldırı, yağma, öldürme ve tutuklamalarını protesto için dün sokaklara çıkmış ve protestolarda can ve mal güvenliği, ayrımcılığa son verilmesi ve tutukluların bırakılmasını talebi yükselmişti.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu ve Demokratik Alevi Federasyonu, Suriye’de Alevi sivillere yönelik saldırılar ve Suriye’de derinleşen mezhepçi şiddete dair ortak bir bildiri yayımladı.

    Suriye Alevi Yüksek İslam Konseyi Başkanı Şeyh Gazel Gazel’in çağrısıyla düzenlenen barışçıl eylemleri desteklediklerini açıklayan kurumlar, Suriye’deki bu mezhepçi tabloya karşı çözümün ancak tüm bileşenlerin eşit yurttaşlık temelinde haklarının tanınarak güvence altına alındığı adem-i merkeziyetçi bir yapılanma olacağı vurgulandı.

    “BARIŞÇIL EYLEM GİRİŞİMLERİNİ DESTEKLİYORUZ”

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu ve Demokratik Alevi Federasyonu‘nun ortak bildirisi şöyle:

    “Suriye’de son dönemde derinleşen mezhepçi söylemleri, fiili tasfiye girişimlerini ve özellikle Humus’ta Alevi sivillere yönelik saldırıların yeniden alevlenmesini en sert biçimde kınıyoruz.

    Suriye, Alevilerin, Sünnilerin, Dürzilerin, Kürtlerin, Ezidilerin, Hristiyanların, Süryanilerin ve tüm diğer toplulukların ortak vatanıdır; hiçbir inanç veya kimlik grubu “hedef” ya da “kurban” haline getirilemez.

    25.11.2025 tarihinde Suriye Alevi Yüksek İslam Konseyi Başkanı Şeyh Gazel Gazel’in çağrısıyla düzenlenen selamet eylemlerine Suriye’nin farklı bölgelerinden binlerce Alevi barışçıl biçimde katılmış; bizler de bu Konsey’in bu barışçıl girişimini açıkça desteklediğimizi beyan etmekteyiz.

    ÇÖZÜM ADEM-İ MERKEZİYETÇİ BİR YAPILANMADIR

    Alevi toplumunun itirazı hiçbir dönemde Sünni bir yöneticinin varlığına yönelik olmamıştır. Yönetimin bir Kürt, bir Dürzi ya da Suriye’nin herhangi başka bir unsurundan bir isim tarafından üstlenilmesi de kendi başına bir itiraz konusu yapılmamıştır. Bu tutum, devlete ve devletin meşruiyetine duyulan inançtan kaynaklanmakta; devlet olgusu, iktidarı elinde bulunduran kişi ve yapılardan ayrı değerlendirilmektedir.

    Geçmişte çatışmanın büyümesini önlemek amacıyla silahlar yönetime teslim edilmiş, toplum silahlı yolun açacağı yıkımlardan kaçınmayı tercih etmiştir. Ancak bugün sahadaki fiili durumun; terörist, tekfirci, mezhepçi ve dışlayıcı bir “olgu iktidarı” anlamına geldiği acı tecrübelerle ortaya çıkmıştır.

    Bu tabloya karşı aranan çözüm, Suriye’nin parçalanması değil; Tüm bileşenlerin eşit yurttaşlık temelinde tanındığı, Hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alındığı, Yerel yönetimlerin güçlendirildiği federal ve siyasal adem-i merkeziyetçi bir yapılanmadır. Suriye’nin birliği, ancak bu çeşitliliğin adil temsili ve kurumsal güvencelerle korunabilir.

    SURİYE’DEKİ TÜM BİLEŞENLERİ BARIŞÇIL YÖNTEMLERLE HAK ARAMAYA ÇAĞIRIYORUZ

    Suriye’deki tüm bileşenleri; Alevi, Sünni, Dürzi, Kürt, Ezidi, Hristiyan, Süryani ve diğer tüm toplulukları barışçıl, sivil ve demokratik yöntemlerle hak aramaya çağırıyoruz.

    Biz, Avrupa’daki ve dünyadaki Alevi kurumları olarak, bugün Suriye’deki her insanın yaşam hakkını, onurunu ve özgürlüğünü savunmak için yan yana duruyoruz. Humus’ta ve Suriye’nin diğer bölgelerinde işlenen suçların takipçisi olacağız.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • AAAF, Şam’da Alevilerin saldırılarla göçe zorlanmasını kınadı!

    AAAF, Şam’da Alevilerin saldırılarla göçe zorlanmasını kınadı!

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Şam’a bağlı Sümeriye Mahallesi’nde yaşayan Alevilerin tehdit, baskı ve saldırılarla göçe zorlanmasını kınadı.

    Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Sümeriye Mahallesi’nde yaşayan Alevi ailelerin, gözaltı, işkence, darp ve yağma vakaları eşliğinde yerinden edilmek istendiğini bildirdi. Zorla tahliyeleri protesto etmek için Mezze Otoyolu’nu kapatmak isteyen Alevi kadınlar, çeteler tarafından darp edildi.

    Konuya dair açıklama yapan Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Alevilere yönelik zorla göçertme ve şiddet politikasını kınayarak, saldırıların Alevi topluluklarına yönelik tarihsel zulümlerin yeni bir halkası olduğunu vurguladı.

    “ALEVİ TOPLULUKLARA YÖNELİK TARİHSEL ZULMÜN YENİ HALKASI”

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu‘nun açıklamaşı şöyle:

    “Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, Şam’ın Sümeriye Mahallesi’nde sivillere yönelik uygulanan zorla göç ettirme, şiddet ve mezhepsel ayrımcılığı kesin bir dille kınıyoruz.

    HTŞ’nin fiili kontrolü altındaki güçler; halkın evlerinden çıkarılması, tapu belgelerinin yok edilmesi, kadın ve çocukların darp edilmesi, erkeklerin tutuklanması ve temel yaşam kaynaklarının kesilmesi gibi eylemlerle insanlığa karşı suç ve soykırım girişimi gerçekleştirmektedir. Bu eylemler, Roma Statüsü ve Cenevre Sözleşmeleri başta olmak üzere uluslararası hukukun açık ihlalidir.

    Sümeriye’de yaşananlar, Alevi topluluklarına yönelik tarihsel zulümlerin yeni bir halkasıdır. Maraş, Sivas, Malatya, Çorum, Ortaca ve daha birçok yerde Alevilerin evleri işaretlenmiş, aileler zorla yerlerinden edilmiş, topluluklar sistematik biçimde saldırı ve kıyımlara maruz bırakılmıştır. Bugün Sümeriye’deki uygulamalar, bu acı zincirin devam ettiğini göstermektedir.

    Federasyonumuz, Sümeriye halkının yanında olduğunu güçlü bir şekilde vurgulamakta; uluslararası toplumu ve Birleşmiş Milletler’i bu ihlalleri durdurmaya, mağdurlara koruma sağlamaya ve failleri adalet önüne çıkarmaya çağırmaktadır.

    Bizler, hiçbir topluluğun kimliği nedeniyle hedef alınmadığı, özgür, eşit ve adil bir Suriye için mücadelemizi sarsılmaz bir iradeyle, umut ve dayanışmayla sürdüreceğiz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AAAF: Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi kuruluşunu coşku ve umutla selamlıyoruz

    AAAF: Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi kuruluşunu coşku ve umutla selamlıyoruz

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, ‘Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi’nin kuruluşunu selamlayarak halkın kendi kaderini tayin etme yolunda cesur bir adım atıldığını belirtti. 

    Şam hükümetine bağlı güçler ve Türkiye’ye bağlı paramiliter gruplar tarafından katledilen Alevileri temsilen ‘Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi’ kuruldu. Konsey, laik ve çoğulcu bir Suriye için en uygun modelin federal sistem olduğunu vurguladı.

    ‘Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi’nin kuruluşunu selamlayan Avrupa Arap Alevileri Federasyonu açıklamasında bu adımın tarihi bir dönüm noktası olduğu vurgulanarak, konseyin kuruluşunun halkın özgürlük ve onurlu yaşam mücadelesinde yeni bir sayfa açtığı belirtildi.

    “COŞKU, UMUT VE HEYECANLA SELAMLIYORUZ”

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun tebrik ve kutlama mesajı şöyle:

    “Bugün, tarihimizin onurlu sayfalarına yazılacak bir adım atılıyor. Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi’nin kuruluşunu, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak coşku, umut ve heyecanla selamlıyoruz!

    Kurucu üyeler Amjad Badran, Salah Niouf, İsa İbrahim, Ali Abboud, Kinan Waqaf, Ammar Ajib, Mustafa Rüstem, Evs Derviş, Raif Salameh, Vahid Yazbek ve tüm kıymetli yol arkadaşlarını yürekten kutluyoruz. Bu girişim, yalnızca bir siyasi yapı değil; Orta ve Batı Suriye’deki Alevi topluluklarının onurlu mücadelesinin, varlık iradesinin ve özgürlük talebinin somutlaşmış hâlidir.

    Konseyin kuruluşu, halkımızın kendi kaderini tayin etme yolunda cesur bir adımdır. Bu adım, yıllardır susturulmak istenen bir sesin artık çok daha gür ve özgüvenle yükseldiğinin işaretidir. Bizler, Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, bu sesin yanında, bu mücadelenin omuz başındayız.

    Bugün umutlarımız tazeleniyor, yarınlarımız aydınlanıyor. Birlikte, daha adil, daha onurlu ve daha güçlü bir gelecek inşa edeceğiz!”

    (HABER MERKEZİ)

    İLGİLİ HABER:

    Alevileri temsil eden ‘Orta ve Batı Suriye Siyasi Konseyi’ kuruluşunu duyurdu

  • Avrupa Arap Alevileri Federasyonu: Provokasyonlar, bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir!

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu: Provokasyonlar, bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir!

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu tarafından Samanadağ’da yaşanan olaylara dair yapılan açıklamada, “Bu tür provokasyonlar, yalnızca bölge halkına değil, barış içinde bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir. Tüm toplumsal kesimleri, sağduyulu davranmaya, dayanışma bağlarını güçlendirmeye ve bu toprakların kadim barış mirasını korumaya davet ediyoruz” denildi.

     

    Samandağ’da TOKİ inşaatında çalışan Kürt işçiler ile ilçede yaşayan bir grup arasında yaşanan sözlü tartışmanın ardından çıkan bıçaklı kavgada bir kişinin yaralandığı, 4 kişinin gözaltına alındığı hatırlatılan açıklamada, olayın ardından Kürt işçilere yönelik organize bir saldırı başlatıldı.

    Hatay Valiliği,Samandağ’da Hızır Park’ta inşaat işçileri ile yurttaşlar arasında çıkan S.Ş.nin yaralandığı olayla ilgili gözaltına alınan 5 kişiden Y.G.nin serbest bırakıldığını M.E. K.Ö. H.S. M.Ç.nin tutuklanıp cezaevine gönderildiğini açıkladı.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu tarafından yapılan açıklamada, Samandağ’da son günlerde ortaya çıkan olayların ve toplumsal barışı hedef aldığına dikkat çekilerek, şunlar dile getirildi:

    “Bu bölge, yüzyıllar boyunca çok farklı inanç, kültür ve kimlikten halkların bir arada yaşadığı; karşılıklı saygı, dayanışma ve ortak yaşam kültürünün kök saldığı bir coğrafyadır.

    Bugün ise bazı odaklar, bu kadim birlikte yaşam mirasını zedelemek, halkın güven ve kardeşliğini sarsmak amacıyla planlı gerilimler üretmektedir.

    Bilinmelidir ki bu tür provokasyonlar, yalnızca bölge halkına değil, barış içinde bir arada yaşamı savunan tüm insanlığa yönelmiş bir tehdittir.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak;

    Her türlü ayrımcılık, nefret söylemi ve kışkırtmanın karşısında olduğumuzu,

    Barış, adalet, eşit yurttaşlık ve insan onurunu korumanın temel ilkemiz olduğunu,

    Diyalog, karşılıklı güven ve hukukun üstünlüğünün vazgeçilmez olduğunu, uluslararası kamuoyunun bilgisine sunarız.

    Tüm toplumsal kesimleri, sağduyulu davranmaya, dayanışma bağlarını güçlendirmeye ve bu toprakların kadim barış mirasını korumaya davet ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

  • AAAF: Madımak Katliamı; düşünceye, inanca ve vicdana karşı işlenmiş büyük bir suçtur

    AAAF: Madımak Katliamı; düşünceye, inanca ve vicdana karşı işlenmiş büyük bir suçtur

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Madımak Katliamı’nın yalnızca insanlığa değil, düşünceye, inanca ve vicdana karşı işlenmiş büyük bir suç olduğunu belirterek, “Bu zihniyet ne yazık ki bugün de değişmemiş; Aleviler başta olmak üzere farklı inançlara sahip tüm topluluklar hâlâ ayrımcılığa, nefret söylemine ve saldırıya açık hâlde yaşamaktadır” dedi.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF) 2 Temmuz Sivas Katliamı’nın yıl dönümü sebebiyle açıklama yaptı.

    “BU KATLİAM BİR İNSANLIK SUÇUDUR”

    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı üzerinden 32 yıl geçtiğini hatırlatan AAAF, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

    “Bu vahşet yalnızca insanlığa değil, düşünceye, inanca ve vicdana karşı işlenmiş büyük bir suçtur. Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak bu kara günü bir kez daha derin bir öfke, hüzün ve kararlılıkla anıyor; yaşamını yitiren canlarımızı sevgi, saygı ve rahmetle yad ediyoruz.

    Sivas Katliamı, sadece bir grup radikal güruhun organize ettiği bir saldırı değil; devletin, emniyetin, adaletin ve güvenliğin göz göre göre geri çekildiği, hatta sessiz kalarak ortak olduğu bir insanlık suçudur. Faillerin birçoğunun cezasız bırakılması, zaman aşımı kararlarıyla adaletin yok sayılması, bu ülkede hukukun ve vicdanın nasıl örselendiğini gözler önüne sermiştir.”

    “TÜM TOPLULUKLAR HÂLÂ AYRIMCILIĞA, NEFRET SÖYLEMİNE VE SALDIRIYA AÇIK HÂLDE YAŞAMAKTADIR”

    “Bu katliam, Alevilere yönelik tarihsel dışlanmışlığın ve nefretin güncel bir tezahürüdür” denilen açıklamada, “Alevi kimliğiyle sanatını, düşüncesini, inancını özgürce ifade eden canlar, sırf farklı oldukları için yok edilmek istendi. Bu zihniyet ne yazık ki bugün de değişmemiş; Aleviler başta olmak üzere farklı inançlara sahip tüm topluluklar hâlâ ayrımcılığa, nefret söylemine ve saldırıya açık hâlde yaşamaktadır” diye eklendi.

    “LAİKLİKTEN, ADALETTEN VE EŞİT YURTTAŞLIKTAN ASLA VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Alevi toplumu olarak yalnızca kendileri için değil; tüm ezilenler, ötekileştirilenler ve susturulmak istenenler için adalet istemeye devam edeceklerinin altını çizen federasyon, şunları kaydetti:

    “Sivas’ı unutmadık, unutturmayacağız! Katillerin, azmettiricilerin ve göz yumanların gerçek anlamda yargılanmasını ve hesap vermesini istiyoruz. Madımak Oteli’nin utanç müzesi haline getirilmesi çağrımızı yineliyoruz.

    Laiklikten, adaletten ve eşit yurttaşlıktan asla vazgeçmeyeceğiz. Sivas’ta yakılanlar ışık oldu, yolumuzu aydınlatıyor. Onların cesareti, bu topraklara barış, özgürlük ve kardeşlik gelene dek mücadelemize ilham olmaya devam edecek.

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Köln’de, ‘Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası’ çalıştayı yapıldı!

    Köln’de, ‘Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası’ çalıştayı yapıldı!

    PİRHA- Köln Alevi Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen “Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası” çalıştayda, Alevilere yönelik tarihsel ve güncel tehditler ele alındı. Avrupa’daki Alevi kurumları tarafından organize edilen çalıştayda tüm dünyadaki Alevilerin bir araya gelmesi için Dünya Aleviler Birliği oluşumu amacıyla acil kongre çağrısında bulunuldu.

    Almanya’nın Köln kentindeki Alevi Kültür Merkezi Cemevinde, “Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası” başlıklı çalıştay gerçekleştirildi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK), Avrupa Arap Alevileri Federasyonu (AAAF), Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve Dersim Tarih ve Kültür Merkezi (DKG) tarafınfan düzenlenen çalıştay, Alevi toplumunun belleğinde derin izler bırakan saldırı ve katliamlarda yaşamını yitirenlerin anısına yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.

    AABK GYK üyeleri Arif Yeşilyurt, Deniz Kaşal ve DKG’den Canan Atalay’ın moderatörlüğünde devam eden çalıştay da, Alevi Kültür Merkezi – Cemvi Köln’ün başkanı Gökhan Berk kısa bir selamlama konuşması yaptı.

    Açılış konuşmasını AABF Yönetim Kurulu Üyesi Gülay Kurtyiğit’in yaptığı “Suriye ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme ve Direniş Hafızası” başlıklı çalıştay da gazeteci, akademisyen, hukukçu ve kurum temsilcileri söz alarak sunumlar gerçekleştirdi.

    Üç oturumdan oluşan programda, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AAAF Eşit Başkanı Süleyman Serhan Narlı, FEDA Eş Başkanı Demir Çelik, DKG Temsilcileri Ahmet Canpolat ve Yaşar Kaya, gazeteci Hasan Sivri, Dr. Hakan Mertcan, Av. Seyit Sönmez ve Ali İbrahim (Suriye Alevi Topluluğu Sözcüsü) gibi isimler Alevi soykırımlarıyla yüzleşmenin yolları ve dayanışma stratejileri üzerine değerlendirmelerde bulundu.

    Son oturumda yapılan kapanışta AABK GYK üyeleri Arif Yeşilyurt, Deniz Kaşal ve DKG’den Canan Atalay moderatörlüğünde sonuç bildirgesi kamuoyuna sunuldu. Bildirgede, Suriye ve Türkiye’de Alevilere yönelik sistematik saldırıların belgelenmesi, uluslararası kamuoyunun harekete geçirilmesi ve soykırım tanıması için somut adımların atılması çağrısı öne çıktı.

    Çalıştay sonunda yayınlanan sonuç bildirgesinde, Alevilere yönelik baskı, katliam ve soykırımı saldırılarının belgelenmesi, uluslararası kamuoyuna taşınması ve hukuki süreçlerin örgütlenmesi için ortak irade beyan edildi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK BASKI VE SOYKIRIMLARI KINIYORUZ”

    Suriye Ve Ötesi: Alevilere Yönelik Soykırımlarla Yüzleşme Ve Direniş Hafızası Çalıştayı’nın sonuç bildirgesi şöyle:

    “Avrupa’daki Alevi kurumları olarak, özellikle Suriye’de ve Türkiye’de Alevilere yönelik sistematik baskı, ayrımcılık ve şiddet politikalarını en sert biçimde kınıyoruz. Geçmişte olduğu gibi son yıllarda da birçok şehirde katliamlar yaşanmış; bugün ise Suriye’de bu saldırılar soykırım boyutuna ulaşmıştır. Katliam ve soykırım suçları, bölgedeki köklü dini ve siyasi ayrımcılığın açık göstergesidir. Bu nedenle etnik kimliğimiz ve inancımız ne olursa olsun birlikte karşı durmalıyız.

    Aleviler tarih boyunca otoriter rejimlerin, milliyetçi hareketlerin ve radikal dinci grupların hedefi hâline gelmiştir. Koçgiri, Dersim (1937-38), Maraş, Çorum, Sivas katliamları ve günümüzde Suriye’nin çeşitli bölgelerinde devam eden saldırılar, sessiz kalınamayacak yapısal bir soykırım zincirini oluşturmaktadır.

    “AVRUPA’DA GÜÇLÜ BİR KAMUOYU VE DİPLOMATİK BASKI GEREKLİ”

    Özellikle Suriye’deki Alevi topluluklarına yönelik son beş aydır Selefi silahlı gruplar tarafından yoğunlaşan tehdit ve saldırılar büyük endişe yaratmaktadır. Bu tehditlere uluslararası düzeyde kararlılıkla karşı konulmalıdır.

    Avrupa medyası, parlamentoları ve sivil toplumu bilinçlendirilerek güçlü bir kamuoyu baskısı yaratılmalı; Avrupa’daki resmî temaslarda Suriye makamlarına Alevilerin korunmasına dair net mesajlar iletilmelidir. Suriye’de Alevilere yönelik son dönemde işlenen suçlar kapsamlı biçimde araştırılmalı ve bulgular uluslararası kamuoyuna açıklanmalıdır. Hedefimiz, Suriye’de yaşayan Alevi, Kürt, Arap, Türkmen, Dürzi, Hristiyan, İsmaililer gibi farklı dini ve etnik topluluklar arasında barış temelinde birlikte yaşamı geliştirecek politikaları güçlendirmektir.

    “TÜRKİYE’DE KATLİAMLARLA YÜZLEŞME ŞARTTIR”

    Türkiye’de ise Koçgiri, Dersim, Maraş, Çorum, Sivas katliamları ile Alevi Soykırımının şeffaf biçimde aydınlatılması ve toplumsal yüzleşme sürecinin başlatılması zorunludur. Tüm etnik ve dini azınlıkların eşit haklara sahip olacağı kapsamlı bir demokratikleşme süreci, kalıcı barışın ön koşuludur.

    TALEPLER

    Bu tarihsel sorumluluğun bilinciyle, Avrupa’daki Alevi kurumları olarak Suriye ve Türkiye’de Alevilere yönelik soykırım niteliğindeki saldırıların ve inanca dayalı baskıların belgelenmesi, görünür kılınması ve uluslararası alanda karşılık bulması amacıyla taleplerimizi açıkça beyan ediyoruz:

    1- Ortak İzleme Ve Belgeleme Merkezi Kurulmalıdır

    Merkez, güncel olarak özellikle Suriye ve Türkiye’deki Alevilere yönelik suçları sistematik olarak izlemeli, belgeleri arşivlemeli ve hakikat temelli bir bellek oluşturmalıdır

    2- Bilgi, Belge Ve Tanıklıklar Düzenli Biçimde Toplanmalıdır

    Bu materyaller yalnızca tarihi kayıt değil; aynı zamanda uluslararası hukuka başvurular, soykırımın tanınması ve faillerin yargılanması için dayanak oluşturmalıdır.

    3- Avrupa Kamuoyu Bilinçlendirilmelidir

    Alevilere yönelik baskıların küresel bir insan hakları sorunu olduğu anlatılmalı; kampanyalar, konferanslar ve lobicilik faaliyetleriyle siyasi gündeme taşınmalıdır. Suriye’deki Alevi Soykırımının dünyaya etkin bir şekilde duyurulabilmesi için acilen bir Alevi Strateji Enstitüsü (düşünce grubu, think tank) kurulmalıdır.

    4- Merkez Tarafından Hazırlanan Raporlar Düzenli Yayımlanmalıdır

    Bu raporlar Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi, Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerine sunularak siyasi baskı aracı hâline getirilecektir.

    5-Uluslararası Kurumlara Açık Çağrımız

    Birleşmiş Milletler ve Avrupa Konseyi başta olmak üzere tüm uluslararası kurumları, Alevilere yönelik saldırıların durdurulması ve inanç özgürlüğünün güvence altına alınması için derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.

    6- Hukuki Takip Ve Dava Stratejileri

    Ayrıca saldırıların durdurulması, inanç özgürlüğünün güvence altına alınması ve soykırımın önlenmesi için diplomatik girişimler, bağımsız incelemeler ve hukuki süreçler başlatılmalıdır.

    Hukuk Ve Davalar Birimi Kurulmalıdır
    Bu birim, Suriye ve Türkiye’deki saldırılarla ilgili evrensel yargı başvurularını hazırlayacak, delil dosyalarını ulusal ve uluslararası mahkemelere sunacaktır. (Örneğin Koblenz davası emsal alınacaktır.)

    Zincir-i Delil Protokolü Uygulanacaktır
    Tanık ifadeleri, görsel materyaller ve diğer belgeler; mahkemelerin kabul edeceği saklama–aktar–doğrulama zincirine uygun biçimde arşivlenecektir.

    Uluslararası İş Birliği Ağı Oluşturulacaktır
    Sivil toplum kuruluşları, barolar, insan hakları örgütleri ve akademisyenlerle koordineli çalışılarak delil toplama ve başvuru dosyalarının ortak hazırlanması sağlanacaktır.

    Dünya Aleviler Birliği Kongresi Çağrısı

    Geldiğimiz süreçte, 72 milletin birliği öğretisiyle dünyanın her yerindeki ezilen halk ve inançlarla birlikte zulümlere karşı birlikte hareket etmek artık erteleyemeyeceğimiz bir sorumluluk olarak karşımızdadır. Bu vesile ile öncelikle tüm dünyadaki Alevilerin bir araya gelmesi için Dünya Aleviler Birliği gibi bir yapının oluşumu amacıyla acil kongre çağrısında bulunuyoruz.
    Bizi yok etmeye, bölmeye çalışanlara inat, dayanışmamızı büyütecek; tarihsel sorumluluğumuzla umudu yeşertecek ve Avrupa’daki ile dünyadaki dostlarımızla birlikte insanlık için mücadele edeceğiz. Geçmişin acılarını unutmadan, geleceğin sorumluluğuyla birlikte hareket edeceğiz.

    PİRHA/ALMANYA

  • İki Alevi örgütü Avrupa Birliği’nin harekete geçmesi için Strazburg’da açıklama yapacak

    İki Alevi örgütü Avrupa Birliği’nin harekete geçmesi için Strazburg’da açıklama yapacak

    PİRHA- Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ile Avrupa Arap Alevi Federasyonu, Suriye’de cihatçı çetelerin mazlum halka yönelik saldırılarıyla ilgili Avrupa Birliği’nin harekete geçmesini sağlamak amacıyla 4 Ocak saat 11:00’de Strazburg’da kitlesel bir basın açıklaması yapacak. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ile Avrupa Arap Alevi Federasyonu, Suriye’de son süreçte cihatçı çetelerin halkı tehdit eden uygulamaları nedeniyle Avrupa kamuoyunu bilgilendirmek ve Avrupa Birliği’nin harekete geçmesini sağlamak amacıyla 4 Ocak 2025’te saat 11:00’de Strazburg’da kitlesel bir basın açıklaması yapacaklarını duyurdu.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ile Avrupa Arap Alevi Federasyonu, 4 Ocak’ta yapılacak açıklamaya Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ile Avrupa Arap Alevi Federasyonu tüm sivil toplum kuruluşlarını, insan hakları savunucularını, demokratik kitle örgütlerini ve duyarlı kamuoyunu basın açıklamasına katılmaya davet etti.

    “SURİYE HALKININ CAN VE MAL GÜVENLİĞİ TEHLİKEDE, AB ACİL SORUMLULUK ALMALI”

    İki Alevi örgütünün açıklama ve çağrı metni şu şekilde:

    Suriye’de son dönemde yaşanan kaygı verici gelişmeler, Suriye halklarının can güvenliğini ve mal varlığını ciddi şekilde tehdit eder boyutlara ulaşmıştır.

    Cihatçı çetelerin mazlum Suriye azınlık halklarına yönelik saldırıları her geçen gün artarak devam etmektedir. Bu durum, uluslararası kamuoyunun ve özellikle Avrupa Birliği’nin acil sorumluluk almasını zorunlu kılmaktadır.

    Bu kapsamda, Avrupa kamuoyunu bilgilendirmek ve Avrupa Birliği’nin harekete geçmesini sağlamak amacıyla 4 Ocak 2025 tarihinde, saat 11:00’de Strazburg’da kitlesel bir basın açıklaması düzenlenecektir.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu ve Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’nun bugün gerçekleştirdiği toplantıda alınan karar doğrultusunda, tüm sivil toplum kuruluşlarını, insan hakları savunucularını, demokratik kitle örgütlerini ve duyarlı kamuoyunu bu önemli basın açıklamasına katılmaya davet ediyoruz.

    Birlikte güçlü, birlikte dayanışma için buluşalım!”

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’ndan çağrı: Suriye’de Alevi soykırımı ihtimaline karşı harekete geçilsin

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu’ndan çağrı: Suriye’de Alevi soykırımı ihtimaline karşı harekete geçilsin

    PİRHA- Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Suriye’de yaşayan Arap Alevileri başta olmak üzere etnik ve dini toplulukların tehlike altında olduğunu belirterek, dünya kamuoyuna duyarlılık çağrısı yaptı. Federasyon, “Suriye’nin birliğini ve çeşitliliğini koruyacak çözümler bulunması hayati önem taşımaktadır. Özellikle muhtemel bir Alevi soykırımına karşı herkesi dayanışmayı güçlendirmeye ve harekete geçmeye çağırıyoruz” dedi. 

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu, Suriye’de tehdit altında olan Alevilere ilişkin yazılı bir açıklama yayınladı.

    Suriye’de yıllardır süregelen savaş ve şiddetin, İslamcı cihat örgütü HTŞ’nin ülkede iktidarı ele geçirmesinden sonra yeni ve tehlikeli bir aşamaya ulaştığının belirtildiği açıklamada, Suriye’nin çeşitli etnik ve dini topluluklarının geleceğini tehdit ettiğine vurgu yapıldı.

    “ARAP ALEVİLERİN KORUNMASI GEREK”

    Arap Alevileri, Kürtler, Ezidiler, Süryaniler, Dürziler, İsmaililer, Ermeniler ile diğer Hristiyanlar, seküler bir yaşam tarzını benimsemiş çevrelerin kaderlerine terk edildiğinin kaydedildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Suriye’de istisnasız tüm dini ve etnik toplulukların korunması için çalışmalar yürütmek ve bu hususta özel olarak Arap Alevilerinin korunmasına önem vermek gerekmektedir. Bazı kesimlerin haksız bir şekilde Arap Alevilerini önceki rejimle ilişkilendirip, rejimin hatalarından sorumlu tutma çabaları, onları intikam ve misilleme eylemlerine açık hale getirmektedir.

    Yeni iktidar, intikam alınmaması ve azınlık haklarının korunması çağrısında bulunmuş, Arap Alevi topluluğunun ileri gelenleri ve kanaat önderleri de bu çağrıyı memnuniyetle karşılamıştır. Kanaat önderleri, yeni iktidara yönelik olarak yeni bir sayfa açılması, sürgün edilenlerin güvenli bir şekilde evlerine dönmelerine izin verilmesi ve genel bir af çıkarılması çağrısında bulunmuşlardır. Ayrıca, tüm Suriye halklarının haklarını ve çeşitliliğini garanti altına alan bir devletin inşası için yeni iktidarla iş birliğine hazır olduklarını belirtmişlerdir. Bizler de bu tutumu destekliyoruz.

    “SURİYE’DE BARIŞ VE HUZUR SAĞLANSIN”

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, Suriye’deki tüm halkların güvenliğini, barış ve huzur içinde bir arada yaşamasını ve evrensel hak ve özgürlüklere dayalı bir siyasal-hukuksal yapının tesisini talep ediyoruz. Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi, ülkenin birliğini ve çeşitliliğini koruyacak çözümler bulunması hayati önem taşımaktadır. Bu doğrultuda, yeni iktidarın intikam almama çağrısını destekliyor ve bu sözlerin yerine getirilmesini yakından takip ediyoruz. Avrupa’daki uluslararası ve ulusal kuruluşları, sivil toplum örgütlerini, siyasi partileri ve insan hakları savunucularını, bu insanlık dramına ve özellikle muhtemel bir Alevi soykırımına karşı duyarlı olmaya, dayanışmayı güçlendirmeye ve harekete geçmeye çağırıyoruz.

    Avrupa Arap Alevileri Federasyonu olarak, dileğimizin savaşın ve ülkedeki kaosun bir an önce son bulması ve bölgedeki tüm halkların barışçıl bir ortamda yaşaması olduğunu açıkça beyan ediyor ve bu yönde çaba harcamaya devam edeceğimizi duyuruyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)