Etiket: avukat seyit sönmez

  • Alevi yurttaşın, zorunlu din dersine karşı açtığı dava görüldü: AYM’ye ve AİHM’ye de aykırı -VİDEO

    Alevi yurttaşın, zorunlu din dersine karşı açtığı dava görüldü: AYM’ye ve AİHM’ye de aykırı -VİDEO

    PİRHA-Esmeray Odabaş Yanmaz, kızının zorunlu din dersi almaması için hukuki mücadele başlattı. İlk duruşması görülen davada söz alan Esmeray Odabaş Yanmaz, “Alevi olduğumuz için her yerde dışlanıyoruz” dedi. Av. Seyit Sönmez de zorunlu din derslerinin anayasaya, AİHM’ye aykırı aykırı olduğunu hatırlattı. 

    Esmeray Odabaş Yanmaz, kızının zorunlu din dersi almasına karşı hukuki mücadele başlattı. Sancaktepe Kaymakamlığı’na karşı açılan davanın ilk duruşması İstanbul 3. İdare Mahkemesi’nde görüldü.

    Duruşmaya Alevi Vakıflar Federasyonu (AVF) Genel Başkanı Haydar Baki Doğan, Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Genel Sekreteri Yeşim Kantekin, Yazar Mehmet Kabadayı ile Sadegül Çavuş katıldı.

    “TARAFSIZ VE EŞİT DEĞİL”

    Duruşmada ilk olarak söz alan Avukat Seyit Sönmez şunları söyledi:

    “Zorunlu din dersleri anayasaya, AİHM’ye aykırı. Devlet tüm inançlara eşit davranmak zorundadır. AİHM’nin Hırvatistan kararı önemlidir. Bu mesele laikliğe aykırıdır. Sadece Sünni Müslümanlığa dayalı bir ders var. Tek doğrunun Sünni Müslümanlık olduğu çocuklara anlatılıyor. Aleviliğin İslam’ın yan mezhebi olduğu ifade ediliyor. Hiçbir dine inanmayanların ahlaklı olmayacağı çocuklara anlatılıyor. Ahlaklı olanların sadece İslam inancına mensup kişilerin olduğu belirtiliyor. Tarafsız ve eşit değil. Kitapta ötekileştirme mevcut. Davamızın kabul edilmesi elzemdir. Yürütmenin durdurulması gerekir.”

    “ALEVİ OLDUĞUMUZ İÇİN HER YERDE DIŞLANIYORUZ”

    Esmeray Odabaş Yanmaz da yaşanan süreci özetleyerek, şunları dile getirdi:

    “Kızım 4. sınıfta ders almaya başladı. Öğretmenin müfredatın dışına çıkıp, çocuklarımızı namaz kılmaya zorlaması, “abdest alın, dövme yapmayın, cehennemde yanarsınız” şeklindeki açıklamaları oldu. Sınıftaki diğer çocuklar da kızıma “Sen namaz, dua bilmiyorsun. Cehennemde yanacaksın” şeklinde sözler ifade etmiş. Bu tarz şeylerin yaşanmamasını istiyorum. Alevi olduğumuz için her yerde dışlanıyoruz. Çocuğumun ileriki yaşlarda kendi tercihiyle inancını seçip, yaşamasını istiyorum.”

    Sancaktepe Kaymakamı adına avukatları davanın reddini istedi.

    “DİN DERSİ ZORUNLU OLMAKTAN ÇIKARILSIN”

    Beyanların ardından mahkeme kararın tebliğ edileceğini bildirdi. Duruşmadan sonra adliye önünde açıklama yapıldı. Sadegül Çavuş tarafından okunan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “DİN DERSLERİ ZORUNLU OLMAKTAN ÇIKARILSIN !
    EMSAL MAHKEME KARARLARI UYGULANSIN !

    Yeni bir eğitim-öğretim yılına girdiğimiz bu günlerde, zorunlu din dersleriyle birlikte iktidarın baskıcı, otoriter, asimilasyoncu ve tek tipçi eğitimine karşı çıkan veliler olarak çocuklarımızın geleceğinden kaygı duyuyoruz.

    Bizler, çocuklarımıza zorla dayatılan din derslerine itiraz ediyoruz.

    Aleviler olarak, laik, eşitlikçi, özgürlükçü, demokratik, bilimsel, parasız, ana dilinde ve nitelikli eğitim istiyoruz. Çocuklarımızın göz göre göre din dersi ile asimile edilmesini ve ayrımcılığa ya da nefret suçlarına maruz bırakılmasını asla kabul etmiyoruz.

    Anayasa Mahkemesi’nin “Zorunlu din derslerinin inanç özgürlüğünün ihlali” yönünde verdiği son karara rağmen, AKP hükümeti zorunlu din dersleri uygulamasına devam ediyor. Emsal kararları ise görmezden geliyor. AKP, iktidarı çok açık bir şekilde hukuku tanımıyor.

    Zorunlu din dersleri uygulaması, demokratik, laik eğitim ilkesi ile hiçbir şekilde bağdaşmayan bir uygulamadır.

    Bu nedenle zorunlu din derslerinin kaldırılması için demokratik mücadelemizi sürdüreceğiz. Din dersi zorunlu olmaktan çıkarılıncaya kadar, çocuklarımız din derslerinden muaf tutuluncaya kadar hukuki mücadelemizi devam ettireceğiz.

    Bizi yeniden yeniden dava açmaya mecbur bırakan hükümeti, mahkeme kararlarını uygulamaya,
    AİHM’nin kararını yerine getirmeye ve hukuka saygıya davet ediyoruz. Kamuoyuna duyurulur!”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Davutoğlu’nun, partisine katılan kişiye ‘Alevi kanaat önderi’ demesi tepki çekti

    Davutoğlu’nun, partisine katılan kişiye ‘Alevi kanaat önderi’ demesi tepki çekti

    PİRHA- Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, partilerine üye olan Ali Şar isimli kişiyi ‘Alevi kanaat önderi’ diye tanıtmasına tepkilerini dile getiren Sanatçı Metin Karataş ve Avukat Seyit Sönmez, “Siyasi rant için kendilerini Alevi kanaat önderi olarak pazarlamaları siyasi tüccarlıktır. Emevi Camii’nde namaz kılma hayalleri olan insanların partilerinde siyaset yapmak, insani bir duruş bile değildir” dedi.

    Geçmiş yıllarda MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanlarından ve Cem Vakfı Ankara Dedeler Kurulu üyesi Ali Şar, Gelecek Partisi’ne katıldı.

    Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, partilerine üye olanAli Şar’ı “Alevi kanaat önderi” diye tanıtması tepkilere neden oldu.

    “Davutoğlu sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ‘Alevi kanaat önderlerinden Sn. Ali Şar partimize katıldı. Parti rozetini takarak kendisine danışmanlık görevi verdik. Hayırlı uğurlu olsun’ ifadelerini kullandı.

    Söz konusu paylaşım, Aleviler tarafından ‘Alevilikte kanaat önderi yoktur. Rızalık alan dedeler, pirler vardır. Aleviliği siyasetinize alet etmeyin’ denilerek eleştirildi.

    Sanatçı Metin Karataş ve Avukat Seyit Sönmez de Davutoğlu’nun paylaşımına tepkilerini dile getirerek, Alevilik inancında ‘kanaat önderi’ olmadığını, rızalık alan dedelerin, pirlerin olduğunu söyledi. Siyasi rant için bu tür etiketlerin kullanıldığını da belirten Karataş ve Sönmez, Davutoğlu’nun Başbakanlık sürecinde yaşananları hatırlatarak kendisinin savaş suçlusu olduğunu ifade ettiler.

    “KENDİLERİNİ ALEVİ KANAAT ÖNDERİ OLARAK PAZARLAMALARI SİYASİ TÜCCARLIKTIR”

    Alevilikte ortak akıl yürütüldüğünü ve rızalıkla posta oturmayanların Alevilikle ilgili görüş veremeyeceğini aktaran Sanatçı Metin Karataş, Alevilik’te kanaat önderi diye bir tanımlamanın olmadığını söyledi.

    Alevilerin yol önderi olduğunu kaydeden Karataş, “Yol önderleri de posta oturduklarında rızalık almak zorundadırlar. Yol önderlerinin konuşması gereken yerler de bizim cemlerimizdir. Ulu orta siyasi rant için kendilerini Alevi kanaat önderi olarak pazarlamaları siyasi tüccarlıktır. Rızalık almış, posta oturmuş Alevi önderleri kesinlikle siyasetin dışında durmalılar. Aleviliği kendi kişisel siyasi çıkarlarına alet etmemeliler. Türkiye’de yaşayan Alevilerin çoğu, yüzde 90’ı sol değerlere sahip olsa da farklı farklı partilerdeler. Bu yüzden Aleviliği siyasi bir ideolojiye, partiye bağlamaya çalışmak Aleviliği bölmek ve parçalamak olur. Hepimizin siyasi görüşleri, hepimizin belli duruşları vardır. Ancak bunlar kişisel siyasi düşüncelerdir. Bu kişisel siyasi düşünceleri Alevi kimliği ile sunamayız. Alevi kimliği ile bir siyasi görüş belirten parti, hangi parti olursa olsun Alevi kimliği ile kendini pazarlıyor demektir. Böyle yapan insanlar benim gözümde düşkündürler” diye konuştu.

    “ALEVİLİKTE KANAAT ÖNDERİ YOKTUR, YOL ÖNDERİ VARDIR”

    Aleviliğin siyasi rant uğruna kullanılmaması gerektiğini vurgulayan Karataş, sözlerine şöyle devam etti:

    “Kullananları da Alevi olarak kabul etmiyoruz. Gelecek Partisi’nin kurucularından yine birileri çıkmıştı, Alevilik üzerinden söylemlerde bulunmuştu. Ancak Ahmet Davutoğlu’nun biz Alevilere bakışını biliyoruz. Suriye’ye girilirken bu zat Başbakanlık görevindeydi. Emevi Camii’nde namaz kılma hayalleri olan insanların partilerinde siyaset yapmak, Aleviliği bırakın, insani bir duruş bile değildir. Ben böyle kişileri Alevi olarak da görmüyorum. Alevilikte kanaat önderi yoktur. Yol önderi vardır. O da Alevi toplumundan rızalık alır ve ona göre hareket eder, konuşur.”

    “DAVUTOĞLU’NU ALEVİLER BİR YERDE MİSAFİR BİLE ETMEMELİ”

    Avukat Seyit Sönmez ise, ‘Alevilikte kanaat önderi var mı yok mu diye bir yorum yapmak beni aşar ancak Davutoğlu meselesi özel bir meseledir’ diyerek şunları dile getirdi:

    “Davutoğlu çok kirli bir insan. Şimdiye kadar neler yaptığı ortada. Suriye’yi kan gölüne çeviren politikaların baş mimarı. Günümüzün yezitlerinden bir tanesi. Dolayısıyla böyle sembolik bir ismin etrafında olmak, onun yakınında bulunmak, onu bir yerde misafir olarak bile ağırlamak bence Aleviliğin tarihinde ki çok büyük lekelerden, çok büyük ahlaksızlıklardan biridir. Çünkü kendisi bir savaş suçlusudur. Katliamlarda çok büyük etkisi var. Ortadoğu’da akan kanların baş sorumlusudur. Şu süreçte Alevilere yaklaşmasının tek sebebi de seçimlerdir. Bunları bile bile Davutoğlu’nun etrafında yer ediniyorsak, onun kendisini meşrulaştırmasına katkıda bulunuyorsak yanlış yapıyoruz demektir. Bu bir kere bir Alevinin asla yapmaması gereken bir şeydir. Çok ahlaksızca bir şey.”

    “İNSANLIĞA KARŞI SUÇ İŞLEMİŞ BİRİDİR”

    Alevilikte herkesin can ve herkesin eşit olduğunu anımsatan Sönmez, Alevilikte duyguların, düşüncelerin olduğunu, hiç kimsenin Aleviliği tek başına temsil edemeyeceğini ifade etti.

    ‘Kanaat önderi’ tanımlamasının sağcı bir tanımlama olduğuna da dikkat çeken Sönmez, ‘Alevilikte öndere de ihtiyaç yoktur. Alevilerin dedeleri, pirleri vardır, meclisleri vardır. Böyle bir süreç içerisinde Aleviler kendilerini ifade ederler, tanımlarlar. Davutoğlu insanlığa karşı suç işlemiş birisidir. Bu anlamda mahkum edilmesi gereken, yargılanması gereken Türkiye’deki üç kişiden birisidir. Onun yanında olmak hiçbir şekilde kabul edilemez. Ona kapılar açılmamalıdır. Hiçbir sofraya oturtulmamalıdır. Hiçbir derneğe kabul edilmemelidir. Alevilikte iki kişinin küs olduğu yerde cem bile yapılmaz. Alevi kanaat önderi diye tanıttıkları kişiler Davutoğlu’nun yanındaysa o halde Davutoğlu toplumla, Alevilerle barışmış mı? Alevileri temsilen orada olan kişi Alevilerden rızalık almış mı? Hayır. Aleviler onunla hesaplaşmak istiyorlar. Böyle kişiler Davutoğlu gibileri meşrulaştırmaya çalışıyorlar” dedi.

    Melis CİDDİOĞLU/ANKARA