Etiket: avusturalya

  • Avustralya Alevi Federasyonu aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    Avustralya Alevi Federasyonu aşure lokmalarını paylaştı-VİDEO

    PİRHA-Avustralya Alevi Federasyonu, aşure lokmalarını pay etti.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Melbourn’daki Hallac-ı Mansur Cemevi’nde üye kurumları Avustralya Alevi Toplum Konseyi, Dandenong Alevi Kültür Merkezi ile birlikte aşure lokmalarını paylaştılar.

    Turabi Bulut Dede tarafından lokma duası okunurken, Güzide Suluk Ana da yaptığı konuşmada Kerbela’nın bugünde devam ettiğini ifade ederek, “Çorbamızı sevgi, kardeşlik, birlik, beraberlik ve barış adına kaynattık. Yolumuzu yürütmeye devam edeceğiz” dedi.

    Viktorya Hükümeti İşçi Partisi Senatörü Enver Erdoğan, İşçi Partisi Kuzey Bölgesi Milletvekili adayları Kathleen Matthews, Anthony Cianflone ve Iwan Walters da lokmaların paylaşılmasına katıldı.

    Avusturalya Alevi Federasyonu her 10 Ekim’de aşure lokmalarını paylaşıyor.

    PİRHA / AVUSTURALYA

  • AFA Başkanı Saka: İktidarın yanında olan Aleviler inancımıza ihanet edecekler-VİDEO

    AFA Başkanı Saka: İktidarın yanında olan Aleviler inancımıza ihanet edecekler-VİDEO

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, cemevlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanacağına dair yaptığı açıklamaya AFA Genel Başkanı Suzan Saka tepki gösterdi. Saka, “İktidarın yanında olacak olan dedeler, analar ya da gençler, kendi inançlarına, kendi kültürlerine, kendi geçmişlerine, kendi analarına, dedelerine, pirlerine, Pir Sultan Abdal’a, Hacı Bektaş’a, Hallacı Mansur’a, Hasret’e, Nesimi’ye, ihanet edecekler” dedi.

    Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu (AFA) Genel Başkanı Suzan Saka, AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, cemevlerinin yönetiminin Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacak olan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na bağlanacağına dair yaptığı açıklamayı değerlendirdi.

    Avusturalya’dan Avrupa’ya ve Türkiye’ye Alevi kurumlarının ortak hareket ettiklerinin altını çizen Suzan Saka, “Avrupa’daki konfederasyon ve Türkiye’deki Alevi örgütlerinden farklı düşünmüyoruz. Ne kadar fiziksel ve mekansal olarak Türkiye’den uzakta da olsak kaygılarımız özellikle de Cumhurbaşkanı’nın şu an yapmış olduğu manevralar konusundaki fikrimiz aynı” dedi.

    “İKTİDARIN YANINDA YER ALAN ALEVİLER KENDİ İNANÇLARINA İHANET EDİYORLAR”

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yanında duran bir grup kurum başkanı ve dedeye “Bu iktidara nasıl güveniyorlar?” diye soran Suzan Saka, “21 yıllık iktidarları tarihi bunun kanıtıdır. Israrlı bir şekilde bu iktidarın son yirmi yıl içerisinde gazetecilere, yazarlara, akademisyenlere, işçilere, emekçilere, Kürtlere, Alevilere, kısacası bütün kesimlere karşı nasıl bir hak ihlali uygulandığı ortada. Dolayısıyla pratiği aslında kendini ispat eden bir iktidardan ne beklenebilir? Ne bekliyor? Bu dedeler ya da cemevleri liderleri bu soruya kendilerine çok iyi sormaları gerekiyor. Çünkü böylesi bir yapılanma içerisinde yer alarak aslında hem kendi tarihlerine, inançlarına, felsefelerine, kültürlerine hem de Türkiye halklarına ihanet ediyorlar” diye konuştu.

    “PİR SULTAN ABDAL’A, HACI BEKTAŞ’A, HALLACI MANSUR’A İHANET EDECEKLER!”

    Şu ana kadar AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın asıl muhataplarını dikkate almadığının altını çizen Suzan Saka, şunları ifade etti:

    “Alevi felsefesini, kültürü ve eşit yurttaşlık hakkı gibi söylemlerini dile getiren ve bu anlamda da hem alanda olan, hem masada oturan Türkiye’de belli başlı Alevi örgütleri var ve bunlar demokrasi mücadelesi veriyorlar. Sadece Aleviler için değil Türkiye’de yaşayan bütün halkları için demokrasi mücadelesi veriyorlar. Dolayısıyla Alevi kurumları sorunların çözümü için istişareye açık. Ama bizim sorunlarımızı çözecek, biat ettirecek bir yöntemle değilse biz buna açığız.

    Yüzlerce yıldır Anadolu’da olan bir inancı kalkıp kendi kurallarınız, kendi yöntemlerinizin içerisine alırsanız kabul edilmez. Cumhuriyet kurulduğundan bu yana Türkleştirme, tek dil, tek dil, tek din yöntemini kullanıyor. Dönem dönem direkt yaparak, dönem dönem işte bu tür yöntemlerle halkları, toplumları, inançları bölerek, asimile etmeye devam ediyor. Bununla birlikte bugün iktidar daha sinsice yöntemler uyguluyor. Bu da o yöntemlerden bir tanesi. Şimdi oraya gidecek olan dedeler, analar ya da gençler, Alevilikle ilgili devletin çizmiş olduğu bir politika ya da bir yaşam biçimini öğrenerek aslında tek dini hizmet eden bir sürece girecekler ve kendi inançlarına, kendi kültürlerine, kendi geçmişlerine, kendi analarına, dedelerine, pirlerine, Pir Sultan Abdal’a, Hacı Bektaş’a, Hallacı Mansur’a, Hasret’e, Nesimi’ye, ihanet edecekler.”

    “İKTİDARIN OYUNLARINA GELİNMEMESİ İÇİN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    “Aleviler olarak; bizi muhatap alın, inancımızı tanıyın diyoruz. Bizi öldürmeyin, bizi kırmayın. Bizim çocuklarımızı asimile etmeyin istiyoruz” diyen Suzan Saka, “Türkiye’deki Aleviler kendi haklarını savunan, gerçekten Aleviliğin başlı başına bir inanç olduğunu ısrarla söyleyen, Alevi katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerektiğini belirten, laik bir eğitim ve laik bir devlet ve eşit vatandaşlık, demokrasi ama herkes için demokrasi diyen Türkiye’deki Alevi çatı kurumlarının liderliklerine güvenmeleri gerektiğini düşünüyorum. Tabii bu anlamda da hem Türkiye’deki hem Avrupa’daki hem de diğer kıtalardaki Alevi örgütlenmelerine de görev göre düşüyor. Bizler de ısrarla ama hiç vazgeçmeden iktidarın oyunlarına gelinmemesi için yapılanların unutulmaması için mücadele edeceğiz” ifadelerine yer verdi.

    Diren KESER/PİRHA

    İLGİLİ HABERLER

    > Erdoğan’dan Alevi inancıyla bağdaşmayan ‘müjde’ler; Alevi hakları yine yok!
    > Alevi örgütlerinden Erdoğan’a: Açılım değil Alevilere darbedir!-VİDEO

  • İran’da başlayan protestolar 13. gününde dünya genelinde sürüyor-VİDEO

    İran’da başlayan protestolar 13. gününde dünya genelinde sürüyor-VİDEO

    PİRHA- İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla gözaltında polis tarafından katledilen Jina Mahsa Amini için dünya genelinde eylemler ve tepkiler devam ediyor.

    İran’da şeriat kurallarına göre başını örtmediği iddiasıyla ‘ahlak polisi’ tarafından katledilen 22 yaşındaki Kürt kadın Jina Mahsa Amini için yapılan eylemler İran’da 13’üncü gününde devam ediyor. Dünya kentlerinde de İran’daki protestolara destek eylemleri yapılıyor.

    HRANA İnsan Hakları Örgütü’nün hazırladığı raporda, teyit edebildikleri 54 kişinin polis ve paramiliter çeteler tarafından katledildiğini açıkladı. İran İslam Cumhuriyeti Yayın Kurumu (IRIB) 41 kişinin yaşamını yitirdiğini açıklarken, İran İnsan Hakları Örgütü (IHR) de, 76 kişinin öldürüldüğünü bildirdi.

    SALDIRILARDA ÇOCUK VE KADINLARIN BULUNDUĞU 13 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİ

    İran dün Federe Kürdistan Bölgesi’nin Süleymaniye ve Hewlêr kentlerinde bulunan İran Kürdistan Demokrat Partisi (PDK-I), İran Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu (Komele) ve Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) üslerine saldırı düzenledi. Hükümet yetkilerinin yaptığı açıklamaya göre, bölgenin balistik füzeler ve bomba yüklü dronlarla 70’i aşkın kez bombalandığı kaydedildi. Saldırılarda biri hamile kadın olmak üzere 13 kişi hayatını kaybetti, 58 kişi de yaralandı. Yaralılar arasında üç gazeteci de bulunuyor.

    “DİKTATÖRLÜĞE KARŞI DİRENİŞ HAKTIR VE MEŞRUDUR”

    İran rejiminin halka yönelik saldırılarını kınayan HDP Sözcüsü Ebru Günay, “İran ne yaparsa yapsın, özgürlüğe uyanan bir halkı hiçbir güç, hiçbir saldırı durduramaz. Bizim yüreğimiz diktatörlüğe karşı direnenlerledir” dedi.

    İran’da Jina Mahsa Amini’nin katledilmesiyle başlayan halk direnişinin bütün baskılara, hiçbir kural tanımayan saldırılara rağmen devam ettiğini belirten Günay, “Ve dünya kadınlarının kalbi İran’da direnen kadınlarla atıyor. Halkın öfkesi de, direnişi de, değişim talebi de büyük; hiç kimse bu kadar zulme sonsuza kadar sessiz kalmaz, hiçbir canlı kendisine reva görülen köleliği ilelebet sineye çekmez, çekemez. Her diktatörlük de eninde sonunda zulüm uyguladığı, inkar ettiği, baskı ve saldırılarla susturmaya çalıştığı halkın öfkesiyle mutlaka günün birinde tanışmak zorundadır. Bu nedenle Rojhilat halkı başta olmak üzere İran halkının diktatörlüğe ve zulme karşı başlattığı direnişi bir kez daha selamlıyoruz. Diktatörlüğe karşı direniş haktır ve meşrudur” dedi.

    AVUSTRALYA’DA KADIN ÖNCÜLÜĞÜNDE KİTLESEL EYLEM

    İranlı Kadınlar Grubu’nun öncülüğünde Avustralya’nın Melbourne şehrinde bir araya gelen binlerce yurttaş, İran rejimini protesto etti. Protesto eylemine, senatörler, milletvekilleri, Avustralya Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Suzan Saka ve kadın kurumları da destek verdiler.

    Konuşmacılar, İran’da yaşananları İngilizce ve Farsça olarak anlattıktan sonra Avustralya’da yaşayan ve insan haklarını savunan her kesimin yaşananları kaygıyla izlediğini; Avustralya hükümetinin bir an önce uluslararası siyasi temaslarda bulunarak İran hükümetinin bir an önce yaşananları açıklaması ve gerekli sorumluluğu alması gerektiğini vurguladılar.

    Konuşmalarda, İran hükümetinin derhal şiddete son vermesi ve halkın güvenliği sağlanması gerektiği belirtildi. Ayrıca konuşmacılar; Avustralya hükümetinin İran rejiminden kaçan kişileri insani vizeyle Avustralya’ya kabul etmesi gerektiğinin de altını çizdiler.

    “Jin, Jiyan, Azadi” sloganlarının atıldığı eylem, Farsça “Özgürlük” şarkısı eşliğinde yapılan yürüyüşle sona erdi.

    Aynı zamanda İran’daki eylemcilerle dayanışmayı büyütmek için Cumartesi günü saat 14:00’te Federation Suquare’de bir eylem daha gerçekleştirilecek.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avustralyalı bilim insanları koronavirüsü tedavi eden ilaç bulduklarını iddia etti

    Avustralyalı bilim insanları koronavirüsü tedavi eden ilaç bulduklarını iddia etti

    Avustralyalı bilim insanları koronavirüs için tedaviyi bulduklarını ileri sürdüler. İlaç testleri için başvuru yapıldı. Bilim insanı Prof. Paterson sıtma ve HIV tedavisinde kullanılan iki ilaçtaki etken maddelerin kombinasyonunun koronavirüsü laboratuvar tüplerinde etkisiz hale getirdiğini belirtti.

    Euronews’in haberine göre Klinik Araştırma Merkezi Direktörü Profesör David Paterson yaptığı açıklamada sıtma ve HIV tedavisinde kullanılan iki ilaçtaki etken maddelerin kombinasyonunun koronavirüsü laboratuvar tüplerinde  etkisiz hale getirdiğini belirtti.

    Paterson ilaçlardan birinin ülkedeki ilk pozitif vakalardan birine verildiğini ve bu kişide virüs izinin kalmayarak tamamen iyileştiğini kaydetti. Enfeksiyonel hastalıklar uzmanı olan Paterson, “Yapılan terapi sonrası virüsün hastaların vücudundan tamamen atıldığını gördük. Dolayısı ile bu ilaçları bir ‘tedavi’ ve hatta ‘çare’ olarak isimlendirmek yanlış olmaz. Üstelik şimdiye kadar bir yan etki de görülmüş değil” diyerek oldukça iddialı konuştu.

    Ne var ki Paterson, ilacın çok sayıda insan üzerinde geniş çaplı deneyler tamamlanmadan ‘kesin çözüm’ olarak lanse edilemeyeceğini belirtti. Paterson, ilaçların koronavirüs tedavisinde etkin olup olmadığını üç ay içinde öğreneceklerini ifade etti.

    Bahsi geçen her iki ilaç da Avustralya’da hali hazırda kayıtlı ve kullanımda ancak henüz resmi testler gerçekleştirilmediği ve onay alınmadığı için etken maddelerin hangi kombinasyonda kulanıldığına ilişkin detaylar açıklanmıyor.

    (HABER MERKEZİ)