Etiket: Avusturya Alevi Birliği Federasyonu (AABF)

  • Mehmet Ali Çankaya gözaltına alındı

    Mehmet Ali Çankaya gözaltına alındı

    PİRHA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya, bugün İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya, bugün Viyana’ya uçmak üzere gittiği İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.

    Havalimanında tutulan Çankaya’nın gözaltına alınma gerekçesinin yaptığı konuşmalar ve sosyal medya paylaşımları olduğu belirtiliyor.

    Avusturya Alevi Birlikleri Başkanı Özgür Turak, bir mesaj yayınlayarak “Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu Onursal Başkanı Mehmet Ali Çankaya bugün Viyana’ya uçmak üzere geldiği İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alınmıştır. Aleviliğin kendine özgü bir inanç olması mücadelesinde büyük emekleri olan Onursal Başkanımız Mehmet Ali Çankaya derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu Kurucu Başkanı Turgut Öker de “Alevi toplumunun eşit haklar mücadelesinin öncülerinden Mehmet Ali Çankaya yoldaşımız derhal serbest bırakılmalıdır” çağrısında bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu eğitim kampı düzenlendi

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu eğitim kampı düzenlendi

    PİRHA- Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu yöneticileri, eğitim kampında bir araya geldi. 

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu kamp düzenledi. 26-29 tarihlerinde gerçekleşen eğitim kampında örgütlenme ve kurumsal iletişim, Alevi örgütlenmesi ve önemi, derneklerde kurumsallaşma sorunu, tüzük ya da dava yöneticiliği, üye ve yönetici olmanın sorumlulukları gibi konular tartışıldı. Eğitim kampına çok sayıda üye ve yönetici katıldı.

    Kurumsallaşma ve eğitime önem vererek yöneticilik konusunda kendini yetiştirme, kurum içi ve kurum dışı iletişimi geliştirmenin önemine değinilen kampta, genel olarak birkaç yöneticinin sırtına işi bırakarak çoğunluğun yaptığı gibi eleştiride bulunulduğu ve fikir uyuşmazlığı, plansız ve düzensiz çalışma, dernek içi negatif muhalefetin yönetim kurulunun çalışma aşkını öldürerek başarısız kılacağını vurgulanarak bunların dikkate alınması dile getirildi.

    Görev tanımlarının doğru yapılarak iş bölümün doğru anlaşılması gerektiğinin altını çizilen eğitim kampında, örgütlenmedeki ortak değerler olan mesleki, cinsiyet, yöresel, etnik kimlik ve siyasal tercihlere hassasiyet ile yaklaşılmasının gerekliliğini vurgulandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, Samandağ’a yardım malzemesi gönderdi

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, Samandağ’a yardım malzemesi gönderdi

    PİRHA-Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) müsahip kurumu olan HBVAKV Çorum Şubesi Cemevi ile birlikte depremin etkilediği Hatay’ın Samandağ ilçesine yardım malzemesi gönderdi.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) depremin etkilediği Hatay’ın Samandağ ilçesindeki depremzedeler için yardım malzemesi gönderdi. AABF Başkanı Özgür Turak sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yardımları müsahip kurum olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Çorum Şubesi Cemevi’nin desteği ile yolladıklarını kaydetti.

    Turak paylaşımında “Avusturya’dan yapılan bağışlarla Türkiye’de almış olduğumuz ürünleri Çorum Cemevimizin desteği ile tırlara yükledik ve Samandağ’a doğru yola çıkıldı. Depremde darda kalana müsahip olana aşk ola” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu: Sezgin Kartal serbest bırakılmalıdır

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu: Sezgin Kartal serbest bırakılmalıdır

    PİRHA- İstanbul’da dün sabah evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan Gazeteci Sezgin Kartal’ın serbest bırakılması çağrısında bulunan Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu, “Türkiye, basın özgürlüğüne yönelik uygulanan baskılarla tüm dünyada kötü şöhretini korumayı sürdürüyor” dedi.

    Gazeteci Sezgin Kartal, İstanbul’daki evine dün sabah saatlerinde yapılan polis baskınıyla gözaltına alındı. 10 Ocak Gazeteciler Günü’nde kapısı kırılarak gözaltına alınan Sezgin, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde tutuluyor.

    Kartal’ın gözaltına alınmasına dair Karşımahalle internet sitesi hesabından yapılan paylaşımda, “10 Ocak Gazeteciler Günü’nde muhabirimiz Sezgin Kartal evine yapılan sabah operasyonuyla gözaltına alındı. Baskılarınıza rağmen hakikatı yazmaya devam edeceğiz!” denildi.

    Kartal’ın gözaltına alınmasına bir tepki de Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu‘ndan (AABF) geldi. Açıklamada, demokrasinin olmazsa olmazı halkın bilgi alma hakkı olan basın özgürlüğüne Türkiye’de rastlamanın mümkün olmadığına işaret edilerek, Sezgin Kartal’ın serbest bırakılması çağrısında bulunuldu.

    “GAZETECİLER ÜZERİNDEKİ BASKI SON NOKTASINDA”

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’nun açıklamasında şunlar ifade edildi:

    “Evine yapılan baskınla gözaltına alınan Özgün TV Genel Yayın Yönetmeni Sezgin Kartal derhal serbest bırakılmalıdır. Türkiye’de gazeteciliğin giderek nefessiz bırakılması sürecinde gazeteci Sezgin Kartal’ın tam da 10 Ocak Gazeteciler gününde evine yapılan polis baskınla gözaltına alınması ülkede gazeteciler üzerinde sürdürülen baskılarda gelinen son noktadır.

    Sezgin Kartal’ın gazetecilik yapmaktan başka bir suçu yoktur. İstanbul’da kaldığı adresi bellidir, hakkında sürdürülen davadan dolayı kısa süre önce mahkemeye gidip ifade vermesine rağmen sanki kaçakmış gibi sabah evine yapılan baskınla gözaltına alınması kabul edilmez.

    “TÜRKİYE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNE RASTLAMAK MÜMKÜN DEĞİL”

    Türkiye, basın özgürlüğüne yönelik uygulanan baskılarla tüm dünyada kötü şöhretini korumayı sürdürüyor. Türkiye’de yalnız gazeteciler değil, aydınlar, akademisyenler, siyasetçiler de zor günlerden geçiyor. Demokrasinin olmazsa olmazı dediğimiz, halkın bilgi alma hakkı olan basın özgürlüğünün en ufak izine Türkiye’de rastlamak artık mümkün değil.

    Gazeteciliğin suç olmadığını, topluma gözdağı vermek için gazetecilerin sabah evlerinin basıldığı, tutuklandığı bu süreçte buna karşı sessiz kalmayacağımızı buradan belirtmek isteriz. Gazetecilik suç değildir. Halkımızın haber alma hakkı engellenemez. Sezgin Kartal derhal serbest bırakılmalıdır. Gazeteci Sezgin Kartal yalnız değildir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • AABF Genel Başkanı Özgür Turak: Alevilik gece yarısı çıkan bir kararname değildir

    AABF Genel Başkanı Özgür Turak: Alevilik gece yarısı çıkan bir kararname değildir

    PİRHA-AKP iktidarı tarafından cemevlerine dönük düzenlemelerin bir torba yasa içerisinde Meclis’e getirilmesi ve gece yarısı çıkan bir Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulmasına tepki gösteren AABF Genel Başkanı Özgür Turak, “Sorun su, elektrik parası değil, Alevilik inancının tanınmıyor olması. Alevilik gece yarısı çıkan bir kararname değil, özgün bir inançtır” dedi.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Genel Başkanı Özgür Turak, AKP iktidarı tarafından torba yasa içerisinde gündeme getirilen cemevleri düzenlemesi ile AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın gece yarısı kararnamesi ile kurulduğu açıklanan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu. Turak ayrıca Avrupa ve Türkiye’de düzenlenecek miting ve eylemlere de katılım çağrısında bulundu.

    “SORUN ALEVİLİK İNANCININ TANINMIYOR OLMASI”

    Sözlerine “Türkiye Cumhuriyeti’nin yapmış olduğu şey aslında bir inanca direkt müdahaledir” diyerek başlayan Turak, Aleviliğin özgün bir inanç olduğunu belirterek, Avrupa’da elde edilen hakların Türkiye’de de tanınması gerektiğini söyledi. Turak şöyle konuştu:

    “O inancın yapısına, neye inanıp, neye inanmadığına karar vermektir. Devletler yalnızca yurttaşlarının ihtiyaçlarını gidermek ile yükümlüler. Bu yönde çalışma yapmaları gerekiyor. Türkiye’de elde edemediğimiz hakları Avrupa’daki ülkelerde elde ediyoruz. Çünkü insan hakları, din ve vicdan özgürlüğü çerçevesinde inancımızı burada özgürce yaşıyoruz. Burada devlet inancımızı tanımlamıyor. Nasıl yaşamamız gerektiğini onlar dillendirmiyor. İnanç kurumlarının talepleri vardır ve mevcut yasalar çerçevesinde bu talepleri nasıl yerine getirebilecekleriyle ilgileniyorlar. Herkese eşit hakları sağlamak için çalışıyorlar.

    Bunların Türkiye’de de olması gerekiyor ama maalesef demokrasiden çok uzak olduğumuz ve özellikle de laiklik ilkesi tamamen ayaklar altına alındığı için bu tür politakalar yürülüğe konuluyor. Bununla beraber kendileri gibi olmayanları hiçe sayıyorlar.

    Devletin, Alevilere belli maddi konular ile yaklaşması zaten bize hakarettir. Sorun elektrik, su parası değil. Sorun Alevilik inancının tanınmıyor olması. Alevi inancını sadece bir kültür olarak değerlendiriyorlar. Alevilerin kendi inanç boyutu, kendi yaşam tarzı, kendi ibadethanesi vardır. Mevcut İslam’dan çok uzaktadır. İbadetimizi cemevlerinde yapıyor olmamız; analarımızın, pirlerimizin, rehberlerimizin, dedelerimizin olması, inanç ritüellerimizin tamamen farklı olması kendi özerk yapısını göstermektedir.”

    “ALEVİLİK, GECE YARISI ÇIKAN BİR KARARNAME DEĞİL”

    Turak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı bir dairenin kurulmasına da tepki gösterirken, “Yapılanları büyük bir tehlike olarak görüyorum. Özellikle bugüne kadar yaşadığı soykırım ve katliamların üzerine katledilerek yok edilemeyen Alevilerin şimdi inançlarına müdahil olarak yok edilmek isteniyor. Alevilerin inancını ve örgütlenmesini hiçe sayarak aslında oraya bir kayyum atıyorlar. Kendi yandaş Alevi anlayışını Türkiye’de yürütmek istiyorlar. Devlet finansmanıyla Alevilik araştırmaları yapmak, cemevlerinin ihtiyaçlarını karşılamak neyi getirecek? Tamamen devletin güdümünden çıkmayan, onun yandaşı bir yapılanma hayata geçecek. Bu da aslında yok olması demektir. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Aleviliğin gece yarısı çıkarılan bir kararname ile olmayacağını Türkiye ve Avrupa’daki örgütlerimiz söyledi zaten” ifadelerini kullandı.

    “ÖZGÜR DÜŞÜNCELERİN İFADE EDİLEBİLECEĞİ PLATFORMLAR YARATILMALI”

    Torba yasa teklifinin TBMM’de görüşülmeye başlandığın 8 Kasım günü Alevilerin Ankara’da polis müdahalesiyle de karşılaşan eylem ve açıklamasına da değinen Turak, “Özgür düşüncelerin ifade edilebileceği platformların yaratılması gerekiyor. Sokaklarda olacağımızı tekrardan ifade etmek isteriz” dedi.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) tarafından 12 Kasım günü Almanya’nın Köln şehrinde düzenlenecek olan mitinge de çağrı yapan Turak, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İnsanların düşüncelerini özgürce ifade etmeleri ve sokağa çıkma hakları yasal güvencedir. Yürütme bizi dinlemiyorsa eğer konuyla ilgili gerekli basın açıklamaları ve mitingler düzenlenecektir. Buna toplumsal aydınlanma diyoruz. Bugüne kadar olan Alevi mitinglerinin içerisinde hiçbir kargaşa, arbede yaşanmamıştır. Alevilerin inancı gereği zaten böyle bir şey yoktur. Avrupa’da yapılan mitinglerin hepsi barışçıl ve düşünce özgürlüğü çerçevesinde ilerlemiştir. Yarın tekrardan bunun bir örneğini göreceğiz. Avrupa’da kazandığımız hakları Türkiye’de de elde etmeliyiz. Türkiye ne kadar demokratikleşirse insanların özgürce yaşama hakları doğacaktır. Yapılan zulmü, baskıyı, polis şiddetini kınıyoruz. Özgür düşüncelerin ifade edilebileceği platformların yaratılması gerekiyor. Sokaklarda olacağımızı tekrardan ifade etmek isteriz.

    “HAKSIZLIĞA KARŞI HER ALANDA DİK DURMAK GEREKİYOR”

    Miting bizim için önemli. Orada olacağız. Özellikle Avrupa’daki Alevi örgütlenmesinin Türkiye’deki Alevi örgütlenmesi ile bir ve dayanışma içerisinde olduğunu göstermek lazım. Bunun için konfederasyon bileşenleri olarak beraber mitingin olması gerektiğine karar verdik. Yapılan haksızlığa karşı her alanda dik durmak gerekiyor. Bugün tepki göstermezsek, ileride bize “O dönemde ne yaptınız? Bu zamana kadar yok olmayan Aleviliği nasıl yok ettiniz?” sorusunu soracaklar.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • AABK İnanç Yol Erkan Kurulu: Alevi inancımızın değerleriyle tanınması mutlu etmiştir

    AABK İnanç Yol Erkan Kurulu: Alevi inancımızın değerleriyle tanınması mutlu etmiştir

    PİRHA-Aleviliğin özgün bir inanç olarak Avusturya Devleti tarafından tanınmasıyla ilgili olarak bir açıklama yayımlayan AABK İnanç Yol Erkan Kurulu, “Alevi inancımızın kendi değerleriyle tanınması hepimizi onurlandırmış ve mutlu etmiştir. Bu uzun soluklu süreçte emek veren, hizmet yürüten, katkı sunan herkesi kutluyoruz” ifadelerini kullandı.

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) İnanç Yol Erkan Kurulu yazılı bir açıklama yaparak, Aleviliğin özgün bir inanç olarak Avusturya Devleti tarafından tanınmasını memnuniyetle karşıladıklarını kaydetti. Yapılan açıklama şöyle:

    “Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu’muzun uzun yıllardır süren haklı mücadelesi sonucunda Avusturya Başbakanlık İnanç Kurulu dairesinin Alevi inancımızın kendi değerleriyle tanınması hepimizi onurlandırmış ve mutlu etmiştir.

    Bu uzun soluklu süreçte emek veren, hizmet yürüten, katkı sunan tüm yöneticilerimizi, inanç önderlerimizi, kadınlarımızı, gençliğimizi, cemevlerimizin başkanlarını, üyelerimizi, AABF Başkanı Özgür Turak ve AABF İnanç Kurulu Başkanı Haydar Bilgin Dede nezdinde kutluyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >Avusturya Devleti, Aleviliğin bağımsız bir inanç olduğunu resmen tanıdı
    >Çankaya: Avusturya’nın Alevileri bölmesine göz yummadık, direnerek kazandık-VİDEO
    >Avusturya’da nasıl bir Alevilik tanındı? Tüm merak edilenleri Özgür Turak PİRHA’ya anlattı
    >FUAF ve DABF’tan Avusturya’da Aleviliğin bağımsız olarak tanınmasına destek
    >İsveç Alevi Federasyonu’ndan AABF’ye destek: Kazanım için canlarımızı kutluyoruz
    >BAF: Avusturya’da Aleviliğin tanınması çocuklarımıza bırakacağımız onurlu bir mirastır
    >Pir Kılavuz’dan Avusturya’daki kazanıma destek: Alevilik Türkiye’de de tanınmalı-VİDEO
    >PSAKD: Avusturya’da Aleviliğin kabul edilmesi asimilasyoncu zihniyetlere karşı duruştur

  • Alevi ismini patentleyen İslam Alevi Teşkilatına karşı açılan davanın ikinci duruşması görüldü

    Alevi ismini patentleyen İslam Alevi Teşkilatına karşı açılan davanın ikinci duruşması görüldü

    PİRHA- Viyana Patentamt’da Avusturya İslam Alevi Teşkilatının ‘Alevi’ ismini patentlenmesine karşı AABF’nin açtığı davanın sözlü duruşması görüldü. Belirtilen raporların detaylı incelenmesi ve sonuca bağlanılması için karar yazılı olarak bildirilecek. 

    Avusturya İslam Alevi Teşkilatı’nın ‘Alevi’ ismini özel şirket gibi patentlemek istemesine karşı açılan davanın ilk duruşması dün görüldü.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Alevi ismini kullanan diğer Alevi kurumlarını kendilerine patent ismi ödemesi gerektiğini söyleyen Avusturya İslam Alevi Teşkilatı’na karşı dava açmıştı.

    Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) açtığı davada, Alevi isminin tüm Alevilere ait olduğunu, patentlenemeyeceğini belirtmişti. Davanın sözlü ikinci duruşması dün Viyana’da görüldü.

    Mahkemeye, Innsbruck, Salzburg, Graz, St.Pölten, Wr.Neustadt ve Viyana Alevi Kültür Merkezleri başta olmak üzere AABF yöneticileri katıldı.

    Mahkeme hakimi dosyalar ile ilgi önce avukatlara daha sonra taraflara söz hakkı verdikten sonra davanın kararını yazılı olarak bildireceğini belirterek davayı bitirdi.

    “ASİMİLASYONA KARŞI YILMADAN MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Avusturya Alevi Birliği Federasyonu mahkeme sonrasında yaptığı açıklamada, asimilasyona karşı mücadelelerinin devam edeceğini belirterek, “İslam Alevi Teşkilatının, İslam Kanunu içinde tanınmaları sonucu elde ettikleri kazanımlarını AABF ve bileşenlerine çalışmalarını engelleme ve kapatılmasına yönelik yürüttükleri baskı, şikayet ve ihbarları doğrultusunda, asimilasyona karşı verilen mücadeleler nasıl bugüne kadar hiç yılmadan, yorulmadan, onurluca verildiyse, bundan sonra da bu mücadele sonuna kadar yürütülecektir. AABF ve bileşenlerinin yürütmüş oldukları hak mücadelesinde, soğuk, kar kış demeden daima yanımızda olan ve bize her daim destek veren başta değerli üyeleri, yöneticileri, başkanları olmak üzere, tüm kurumlarımıza ve mücadelemize ışık tutan, yanımızda olan, gönülleri ve destek mesajlarını esirgemeyen her bir bireye ve cana ayriyeten teşekkür ediyoruz” dedi.

    İSLAM ALEVİ TEŞKİLATININ ŞİKAYETLERİ

    2009 yılından bugüne kadar İslam Alevi Teşkilatının AABF’nin tanınması ve hak mücadelesinin engellenmesi için yaptığı şikayetlerin önde gelenlerini mahkemeye delil olarak sunduklarını belirten Özgür Turak, İslam Alevi Teşkilatının AABF’ye karşı yaptığı şikayetlerin önde gelenlerini şöyle sıraladı:

    – 2009 yılında AABF’nin yapmış olduğu tanınma başvurusunun, engellenmesi için İnanç Dairesine, AABF başvurusunun dondurma müracaatı, gerekçe İslam Alevi Teşkilatı olarak AABF ve bileşenlerinden habersiz bir şekilde, AABF’nin tüzüğünü gasp ederek yaptıkları başvurusunun sonuçlanmaması nedeniyle, İnanç Dairesinin AABF’nin başvurusunu, İslam Alevi Teşkilatının tanınma süreci sonuçlanana kadar dondurma talebi.

    – 2010 Yılında AABF dönem Başkanı M.Ali Çankaya ve İnanç Kurulu Başkanı Kazım Akbaba Dede’nin Viyana Alevi Kültür Birliği dernek üyeliklerinden atıldıklarının ve bu kişilerin AABF tüzüğü gereği, AABF temsil ve imza haklarının olmadığı gerekçesi ile AABF başvurusunun geçersiz kılınmasına yönelik şikayet dilekçesi.

    – 2011 yılında AABF ve bileşenlerinin, AABK Onursal Başkanı Turgut Öker, AABF Genel Başkanı M.Ali Çankaya, AABF İnanç Kurulu Başkanı Kazım Akbaba ve dönemin Viyana Alevi Kültür Birliği üyesi olan Altun Turak’ın isimleri verilerek, Avusturya Anayasayı Koruma ve Terörle Mücadele Başsavcılığına, Milli İstihbarat Teşkilatına, Almanya Anayasayı koruma ve terörle Mücadele Kurumu’na, AABF ve ismi geçen kişilerin terör örgütü kurma ve terör örgütü olma yönündeki şikayetleri.

    – 2011 Yılında Avusturya’nın Irkçı partilerinden biri olan BZÖ Milletvekilleri aracılığı ile İçişleri Bakanlığına yönelik parlemento soru önergesi ile AABF’nin terör örgütü olduğu ve Avusturyada İnanç Kurumu olarak tanınma başvurusunu yaptığını ve bunun araştırılması talebinde bulunulması gerektiğini sunmaları.

    – 2016 yılından, 2015 Yeni İslam Yasası kapsamında Din Toplumu olarak tanınan İslam Alevi Teşkilatının, Avusturyadaki tüm Alevileri temsil eden tek kuruluş olma iddiası ile kendilerine bağlı olmayan AABF ve bileşen derneklerinin, İslam Yasası gereğince kapatılmasına yönelik yaptıkları şikayet.

    – 2018 Yılında AABF’nin ve bileşenlerinin kurum isimlerinde “Alevi” kelimelerini kullandıkları için, kamu önünde karışıklık yarattığı iddiası ile AABF ve bileşenlerin kültür merkezlerinin, isimlerindeki Alevi isimlerini kaldırmalarını, aksi taktirde kapatılmalarını talep eden şikayet dilekçeleri.

    – 2018 yılında AABF ve Bileşenlerinin Kültür merkezlerinde Alevi İnanç Ritüellerini; Cem Yürütme, Semah dönme, 40 Yemeklerini, Hakka Uğurlama Erkanları, Musahiplik Erkanları, Oruç tutma ve birlikte Oruç açma, vb. erkanları yaptıklarını ve Alevi İnanç Ritüellerini İslam Alevi Teşkilatından başka hiç bir kurumun İslam Kanunu Gereği yapmaması ve bu kurumların yine İslam Kanunu gereği kapatılması talebi.

    – 2019 yılında AABF’nin kurumsal kimlik doğrultusunda kullandıkları “aleviten österreich” (Avusturyalı Alevileri), Alevi Gençliği, Alevi Toplumu, Alevi Kadınları, Alevi Akademisi isimlerinin patentlemelerini ve bu kavramların kendilerinden başka hiç kimsenin kullanmaması gerektiği, kullanıldığı taktirde günlük 1000,-€ gibi bir ceza ile yargılanma talepleri.

    – 2019 yılında AABF’nin yukarda belirtilen isimleri kullandığı ve bu isimlerin kendileri tarafından patentlendiği gerekçesi ile Avusturya İnanç Dairesine yaptıkları şikayet dilekçesi.

    – 2019 yılında St.Pölten AKM’nin İslam Alevi Teskilatına bağlanması sonucu, St.Pölten dernekler masasına yeni bir kurum oluşturma talebimize itirazen, St.Pöltende Alevi ismi altında, İslam Alevi Teşkilatından başka hiç bir kurumun dernek kuramaması talep dilekçelerini.

    – 2019 yılında Viyana Alevi Kadınlar Birliği’nin kurulması için, dernekler masasına yapmış olduğumuz başvuruya itiraz ederek, St.Pölten örneğindeki gibi, İslam Alevi Teşkilatı dışında başka bir kurumun Alevi ismi altında dernekler kurmaması yönündeki şikayetleri.

    – 2020 Yılında Viyana Ticaret Mahkemesine, İslam Alevi Teşkilatının Patentlemis olduğu isimlerin (yukarda belirtilen AABF kurum isimlerinin), AABF tarafından kullanıldığı gerekçesi ile AABF’ye 64.000€’luk tazminat davası açılması.

    – 2020 Yılında AABF’nin Avusturya İnanç Dairesine yapmış olduğu yeni İnanç Başvurusuna itirazen, içeri verilen mevcut yeni tüzüğün İslam Alevi Teşkilatının tüzüğünden farklı olmadığı gerekçesi ile mevcut İslam Alevileri olarak İslam Yasasında tanınan kuruluş olduklarını ve AABF’nin başvurusunun kendi İslam Alevilerinin iç işlerine karışıldığı gerekçesi ile ret edilmesi gerekliliği yönündeki beyanları.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi ismini patentleyen İslam Alevi teşkilatına karşı açılan davanın ilk duruşması görüldü

    Alevi ismini patentleyen İslam Alevi teşkilatına karşı açılan davanın ilk duruşması görüldü

    Viyana Patentamt’da Avusturya İslam Alevi teşkilatının Alevi ismini patentlenmesine karşı AABF’nin açtığı davanın duruşması görüldü.

    Avusturya İslam Alevi Teşkilatı’nın ‘Alevi’ ismini özel şirket gibi patentlemek istemesine karşı açılan davanın ilk duruşma görüldü. Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Alevi ismini kullanan diğer Alevi kurumlarını kendilerine patent ismi ödemesi gerektiğini söyleyen Avusturya İslam Alevi Teşkilatı’na karşı dava açmıştı.

    Avusturya Alevi Birliği Federasyonu (AABF) açtığı davada Alevi isminin tüm Alevilere ait olduğunu,  patentlenemeyeceğini belirtmişti. Davanın sözlü ilk duruşması bugün Viyana’da görüldü.

    Mahkemeye Innsbruck, Salzburg, Graz, St.Pölten, Wr.Neustadt ve Viyana Alevi Kültür Merkezleri başta olmak üzere AABF yöneticileri katıldı.

    Saat 10:00’da başlayan duruşmaya Avusturya Alevi Birliği Federasyonu (AABF) kalabalık bir kitle katılırken, İslam Alevi Teşkilatının avukatıyla birlikte bir kişi katıldı.

    Mahkeme hakimi dosyalar ile ilgi önce avukatlara daha sonra taraflara söz hakkı verdikten sonra davanın kararını yazılı olarak bildireceğini belirterek davayı bitirdi.

    (Kaynak: WelgMedya)