Etiket: avusturya alevi inanç toplumu

  • Sekasur’daki direniş çadırını Avrupa’dan gelen Alevi kurumları ziyaret etti-VİDEO

    Sekasur’daki direniş çadırını Avrupa’dan gelen Alevi kurumları ziyaret etti-VİDEO

    PİRHA- Sekasur’da pomza madeni ve kum ocağına karşı başlatılan nöbet eylemini, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ve Avusturya Alevi İnanç Toplumu ziyaret ederek desteklerini ifade ettiler.

    Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Bargini köyü ile Pertek ilçesine bağlı Zeve, Orcan ve Desiman köylerinde, 2 bin 200 dönümlük alanda kurulmak istenen pomza ve kum ocağına karşı başlatılan çadır nöbeti devam ediyor.

    Ağuçan ve Üryan Xızır ocaklarının tam ortasında yer alan alana maden ocağı yapılmak istenmesine tepkiler gelmeye devam ediyor.

    “BU COĞRAFYANIN ÇOCUKLARI OLARAK TOPRAKLARIMIZA SAHİP ÇIKACAĞIZ”

    Avusturya Alevi İnanç Toplumu (ALEVI) İnanç Kurulu üyesi Serdar Yıldız çadır nöbetini ziyaret ederek, “Hozat Pertek Sekasur Doğa ve Çevre Koruma Platformu’nun direniş çadırındayız. Bu bölgede doğa katliamına giden bir süreç var. Bu süreci durdurabilmek adına buradaki canlarımız canla başla mücadele ediyor. Bizler de yanlarında olduğumuzu belirtmek için buraya geldik. Bu coğrafyanın çocukları olarak topraklarımıza sahip çıkacağız. Doğa katliamının yaşandığı bütün yerlerde, bütün direnişlere destek olun. Özellikle Alevi kurumları gelsinler desteklerini versinler” diye konuştu.

    “İNANCINA VE KUTSALINA SAHİP ÇIKMAK BU TOPLUMUN EN ÖNEMLİ GÖREVİDİR”

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) Disiplin Kurulu Başkanı Ali Rıza Yıldız ise şunları kaydetti:

    “İki türbemizin arasında bulunan Sekasur Bölgesi’nde başlatılmak istenen maden ocağı çalışmalarına karşı direniş gösteren platform ile bir araya geldik. Yapılmak istenen maden projesi bölgedeki bütün canlıların yaşam kaynağını elinden alacak. Doğa’ya da büyük bir tahribat verecektir. Bu projeden vazgeçilmesi için ya da nasıl yapılacaksa yöre halkı ile şeffaf bir biçimde paylaşılarak belirli kriterler üzerinden yapılmalıdır. Yöre halkının onayı ve rızası alınmalıdır. Bizler rızalık esaslı yol yürüyen bir toplumuz. Bu bağlamda inancına ve kutsalına sahip çıkmak bu toplumun en önemli görevidir.”

    Türkiye’deki Alevi kurumlarının bu direnişe yeteri kadar sahip çıkmadığının da altını çizen Yıldız, “İnancımızın ser çeşmesi olan, 12 ocağımızın bulunduğu Dersim’de bu tehlikeyi gördükleri halde hala sessiz kalıyorlarsa Alevi toplumuna vebalini ödeyemezler” diyerek Alevi kurumlarını ve Alevi dostlarını Sekasur’daki direnişe destek olmaya davet etti.

    Ziyaret, deyişlerin okunması ve lokmaların pay edilmesi ile devam etti.

    PİRHA/DERSİM

  • Alevinin çarşafı, türbanı yoktur; çünkü Alevi doğaldır, gerçekçidir -VİDEO

    Alevinin çarşafı, türbanı yoktur; çünkü Alevi doğaldır, gerçekçidir -VİDEO

    PİRHA- Avusturya Alevi İslam İnanç Toplumu adlı kuruluşun Kerbela’ya düzenlediği gezide Alevi kadınlara çarşaf giydirilmesine Pir Süleyman Deprem tepki gösterdi. Deprem, “Şiiliği öne çıkararak, Şii değerlerini Alevilik imiş gibi Alevilere pazarlayarak asimilasyon güçlü bir şekilde dayatılıyor” dedi.

    Avustralya Alevi İslam İnanç Toplumu adlı kuruluşun  Kerbela’ya ziyarete giden Alevi kadınlarına çarşaf giydirmesine tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Sinemilli Ocağı Piri Süleyman Deprem, Alevi inancında hurafeler ile semboller arkasına gizlenme olmadığına dikkat çekerek, “Alevilikte bir kutsal mekana girerken belli semboller arkasına gizlenmek diye bir şey yoktur. Biz semahlarımıza baş açık, yalın ayak girerdik. Doğal yaşantımız ne ise ibadetimizi de o doğallık içerisinde yaparız” ifadelerini kullandı.

    “ŞİİLİK, ALEVİ DEĞERLERİ GİBİYMİŞ DAYATILIYOR”

    “Ortak paylaşımı esas alan Alevileri fetvalarla, katliamlarla öldürüyorlardı. Şimdi ise Alevilik öldürülmeye çalışıyor” diyen Deprem, Şiiliğin öne çıkarılarak, Alevi değerleri gibi gösterildiğine dikkat çekti. Deprem, şunları vurguladı:

    “Sistem bin yıllardan bu yana ortak paylaşım, özgür ,eşit haklar temelinde birliği  parçalayarak özel mülkiyetin yönetim kadrosu denilen devlet organizasyonunu kurmuştur. Bu organizasyonların bütünü ortak paylaşıma düşmandır. Varlıklarını sürdürebilmek için bu gerekmektedir. Bunu paylaşımı esas alan Alevilerin yaşam ve yapılanmaları fetvalarla, katliamlarla öldürüyorlardı. Şimdi ise Alevilik öldürülmeye çalışıyor. Şiiliği öne çıkararak, Şii değerlerini Alevilik imiş gibi Alevilere pazarlayarak asimilasyon güçlü bir şekilde dayatılıyor. Bir diğeri de Ali üzerinden Şiilik, Hüseyin üzerinden Sünnilik, Hanifilik dayatılarak yozlaştırılmaya çalışılıyor.”

    “ALEVİLİKTE HURAFE DEĞİL DOĞALLIK VARDIR”

    “Biz semahlarımıza baş açık, yalın ayak girerdik” ifadelerini kullanan Deprem, Alevilik inancında ve ritüellerinde sadelik olduğunu dikkat çekti. Bunun Aleviliği bilinçli bir politika ve çıkar ilişkisi doğrultusunda yozlaştırmaya götürdüğünü kaydeden Deprem şöyle konuştu:

    “Alevilikte doğallık vardır, doğanın gerçeği esastır. Örtü, çarşaf gibi ritüeller yoktur. Kerbala’yı ziyaret etmek, Hüseyin’in dik duruşunu kutsamak adına  önemlidir, zerrece sakınca yoktur. Ama Alevilikte bir kutsal mekana girerken belli semboller arkasına gizlenmek diye bir şey yoktur. Biz semahlarımıza baş açık, yalın ayak girerdik. Doğal yaşantımız ne ise ibadetimizi de o doğallık içerisinde yaparız. Çarşafa büründürerek Kerbela’ya götürenlerin kurum olsun, birey olsun onların yapısına bir bakalım. Devletle, sistemle ilişkilerinde pazarlık hedeflerinin nere ile çakıştığını çok iyi göreceğiz. Alevinin çarşafı yoktur, türbanı yoktur. Alevi özgürdür, doğaldır, gerçekçidir. Bizde hurafe yoktur. Semboller arkasına gizlenme yoktur.  Tek sembolümüz Hak’tır, aşktır, aydınlıktır. Bu Aleviliği bilinçli olarak asimilasyona götüren yozlaştırma hareketidir.  Reddediyoruz.”

    PİRHA / İSTANBUL