Etiket: ayazağa cemevi

  • ‘Barışın olması, kanın durması için Aleviler bu sürece çok sıcak bakıyor!’-VİDEO

    ‘Barışın olması, kanın durması için Aleviler bu sürece çok sıcak bakıyor!’-VİDEO

    PİRHA – ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na dair konuşan HBVAKV Sarıyer Şube yöneticileri, yeni süreçte Alevilerin haklarının da anayasada belirtilmesi gerektiğini söyledi. Şube yöneticisi Alaattin Ahi, “Barışı tam anlamıyla sağlamak gerekiyor. Toplumun tümünü kapsayacak şekilde bir barış olsun. Bir Alevi kurumu olarak bizim de isteklerimiz var. Bu sürecin içinde bizim de isteklerimizin yerine getirilmesini isteriz” diye konuştu.

    Abdullah Öcalan tarafından 27 Şubat’ta yapılan ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’ toplum nezdinde nasıl karşılık buldu; PİRHA olarak yurttaşların görüşlerini dinlemeye devam ediyoruz.

    Kırk yıllık çatışmalı süreç ardından PKK’nin “silah bırakma” kararı ile AKP-MHP Hükümetinin, yeni bir anayasa yapma konusundaki girişimleri, Alevi toplumunda da olumlu karşılandı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Sarıyer Şubesi yöneticileri, Kürt sorununun çözümü ve demokratikleşme konusunda görüş belirtti.

    “BU SÜREÇTE BİZ ALEVİLERİN DE İSTEKLERİ VAR!”

    Ayazağa Cemevi Başkan Yardımcısı Alaattin Ahi, henüz somut bir gelişme olmasa da barış meselesini konuşmanın çok önemli olduğunun altını çizdi ve “Kimden gelirse gelsin bizler barışı destekliyoruz. Çünkü hiçbir canın yanmasını istemiyoruz” diye ekledi.

    Alaattin Ahi, birtakım tedirginliklerin olduğunu da ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Yarın bir takım kişiler, önceki gibi ‘Barış sürecini buzdolabına koyduk’ derler mi? Mesela karşılıklı anlaşmalar olacak ki bu süreç işlesin. Peki yarın bir tarafın istediği olmayınca ne olacak? Bir tarafın istedikleri yasallaştırılamaz, meclis çatısı altında bu olay gerçekleştirilemez ise ne olacak? Tekrar kan mı akacak? Onun için biraz temkinli gitmek bence daha doğru. Her iki taraf için de barış elbette ki önemli ama ‘barış yapacağız’ diye de bazı şeylerden feragat etmek olmaz. Barışı tam anlamıyla sağlamak gerekiyor. Yani işte sadece bir takım insanların değil, toplumun tümünü kapsayacak şekilde bir barış olsun. Biz bir Alevi kurumuyuz. Bizim de isteklerimiz var. Bu sürecin içinde bizim de isteklerimizin yerine getirilmesini isteriz. Halen cemevlerimiz yasal statüde değil. Devletle aramızda bir şey var. Diyorlar ki ‘Ya bizdensin ya da…’ Yani ötekileştirilmiş bir halkız. Bu öteki halden bizim de çıkmamız lazım. Bu da barış ile olacak elbette ki.

    Alevilerin de talepleri var. İşte bazı hakların tanınmasını istiyoruz. Biz de bunlardan tarafız. Elbette ki bu bizi de etkileyen bir süreç. Barış dediğimiz zaman hepsi bunun içine girecek. Ama şimdi bir takım yasalar, kanunlar çıkıyor ama halka bir şey yok. O yasaların içinden hep cezalar çıkıyor!”

    “TALEPLERİN HAYATA GEÇMESİ, İNSANLARIN ÖRGÜTLENMESİNE BAĞLI”

    Alaattin Ahi, gelinen süreçte PKK’nin silah bırakma kararının çok önemli olduğunu söyleyerek, Alevi toplumunun sürece katılması konusunda da görüş belirtti. Ahi, Alevilerin halen “öteki” görüldüğünü söyleyerek şunları aktardı:

    “Barışın olması, kanın durması için tabii ki Aleviler bu konuya çok sıcak bakıyorlar. Elbette ki silahların susması çok önemli. Barış olacaksa silahlar susacak. Silahların konuştuğu yerde barış olmaz. Bugün Suriye’deki katliam da doğru düzgün bir barış sağlanamadığı için halen devam ediyor. Çünkü oradaki yaşayan Aleviler üzerinde bir takım tahakkümler var. Her gün katliam haberleri geliyor. Aleviler buna da tepkili. Onun için bizim ülkemizde de böyle şeylerin yaşanacağından korkuyoruz. Alevilerin bu konuda da örgütlenmesi lazım. Yani içeride toplumları birbirine düşman ederek değil, birbiriyle kardeş yaparak yaşanmasını sağlamamız gerekiyor.

    Alevi toplumu, Suriye’de zannedersem ki bu son dönemlerde dağınıklığa uğradı. Birincisi bu iyi örgütlenememenin sıkıntısını yaşıyor Suriye’deki Aleviler. Biz o duruma düşmemek için kendi ülkemizde iyi bir örgütlülük sağlamamız gerekiyor. Nitekim şunu demek istiyorum; bir takım şeylerin hayata geçirilmesi insanların örgütlenmesine bağlı. Sen istediğini alabilmek için örgütlü olmak zorundasın. Türkiye’deki Aleviler de aynı şekilde; dağınıklıktan bir şey elde edemiyoruz. Her kafadan bir ses çıkıyor. Bunun için çatı örgütlerimizin bu konuda dik durması, birlikte hareket etmemiz gerekiyor. Bu birlikteliği sağlayamazsak biz de Suriye’deki Aleviler gibi kendimizi dışlanmış olarak, yani zaten dışlanmışız ama kötü durumlara düşebiliriz. Bugün Diyanet İşleri Başkanlığı’na daha fazla yetki veriyorlar. Resmi kurumlarda onların daha çok statü almasını sağlıyorlar. Biz Aleviler hep dışarıda kalıyoruz. Bunun önüne geçmemiz gerekiyor.”

    “TALEPLERİMİZİ MEYDANLARDA SÖYLEMELİYİZ”

    Alevilerin taleplerini dile getirmek adına sık sık eylem halinde olunması gerektiğini söyleyen Alaattin Ahi, sözlerini şu cümlelerle sonlandırdı:

    “Sık sık toplantılar, mitingler yapmamız gerekiyor. Kurumlar olarak, diyaloglarla istediklerimizi onlara bildiriyoruz ancak taleplerimizi daha açık şekilde meydanlarda onlara söylemeliyiz. Çünkü yaptırım gücü meydanlardan geliyor. Biz, bu ülkenin potansiyeliyiz, asli unsurlarıyız. Taleplerimizi karşılamak zorundalar. Onun için meydanlarda olmalıyız. Basın yoluyla, mitinglerle, isteklerimizi iletmeliyiz.”

    “ÖZGÜRLÜKLERİN OLDUĞU BİR ÜLKEYİ ARZU EDİYORUZ”

    HBVAKV Sarıyer Şube yöneticilerinden Doğan Doğan da ‘Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı’na ilişkin görüş belirtti. Barışa dair hiç kimsenin karşı duruş sergilemeyeceğini söyleyen Doğan Doğan, şöyle devam etti:

    “Süreçle ilgili henüz ne yapılıyor, ne oluyor o konuda bilgi sahibi değiliz ancak, herkes barışı canı gönülden ister. Örgütün silah bırakması tabii ki sevindirici ama sürecin nasıl işleyeceği konusunda hiç kimse bilgi sahibi değil. Ondan dolayı da insanların aklında soru işareti var. Sonucu bekleyip görmek lazım. Herkesin eşit, kardeşçe yaşadığı, anayasal haklarının, daha çok özgürlüklerin olduğu bir ülkeyi arzu ediyoruz. Yani bir kere cemevlerinin yasal olarak ibadethane statüsüne getirilmesi gerekir. Alevilerin haklarının anayasada belirtilmesini istiyoruz. İşte mecliste de bir komisyon kurulması önerildi; tüm toplumların kanaat önderlerinin görüşlerinin alınmasını, ona göre de bir süreç izlenmesini tavsiye ederim.”

    Eren GÜVEN – Rozerin TEK/İSTANBUL

  • ‘Alevi toplumunun camiye değil; okula, kütüphaneye, yola ihtiyacı var’-VİDEO

    ‘Alevi toplumunun camiye değil; okula, kütüphaneye, yola ihtiyacı var’-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Niyazi Üçgül, Alevilerin haklarının Anayasal güvenceye alınmasını istedi. Alevi köylerine cami yapılmasını ve yüksek sesle ezan okunmasını da eleştiren Üçgül, Alevilerin örgütlenerek güçbirliği oluşturacaklarını ve saldırılara karşı daha dirençli olacaklarını vurguladı. 

    Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Yönetim Kurulu üyesi Niyazi Üçgül, Alevi köylerine cami yapılmasını ve asimilasyon politikalarına tepki gösterdi.

    Üçgül, “Alevi toplumu olarak bizler Anayasadaki laiklik ilkesi gereği tüm inançların güvence altına alınması gerekliliğini savunuyoruz. Devlet ülke sınırları içerisinde yaşayan tüm toplumlara her yönden eşit hizmet vermek zorunda” dedi.

    “BİZİM ÖNCELİĞİMİZ YOL, OKUL, KÜTÜPHANE”

    İstanbul Ayazağa’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı’na bağlı cemevi çevresindeki elektrik direklerine bağlanan korsan hoparlörlerle yüksek sesle ezan okunmasını ve Kars Sarıkamış’ın Aşağı Sallıpınar köyüne cami yapılmasını istemediklerini belirten Üçgül şöyle devam etti:

    “Bizim önceliğimiz cami değil. Benim önceliğim yol, benim önceliğim burada bir okul, burada bir kütüphane kurulması. Özellikle cemevini belirtmedim çünkü Türkiye’de bulunan toplam cemevlerini dikkate aldığımız zaman bunun yüzde 90’lık kısmını belki kendi lokmalarımızı finanse ederek yapıyoruz. Bu yönüyle baktığınız zaman devlet oraya hizmet götürmek zorunda, ama bu hizmet cami olmamalı.
    Biz tabii ki Sünni dostlarımızın cami yapmasına karşı değiliz. Ama bizim inancımızda cami kavramı yok. Biz ibadetimizi cemevinde yapıyoruz. Devlet bizim cemevlerimize yasal statü tanımıyorsa bizim kendi dostlarımızın lokmalarıyla yaptığımız cemevlerinin yapılmasını kolaylaştırmalı, bunun yerine o bölgeye camii değil, toplumun ihtiyacı olan hizmetleri götürebilmelidir.”

    KAYMAKAMIN AKP TARAFTARLIĞI

    Sivas Hafik’in Beydili köyünden olduğunu belirten Niyazi Üçgül, “Benim amcam köy muhtarlığı yaptığı bir dönemde kaymakama yol talebi ile gittiğinde kendisine bir kaymakamın çekmecesinde olmaması gereken son seçim bilgilerini ve AK Parti’ye çıkan oyların sayısını gösteriyor. Ve kaymakam ‘burada AK parti oylarının yükselmesi durumunda ben sana hizmet verebilirim’ diyor. Kaymakam açık açık bu ifadeyi kullanabiliyor. Bu ciddi anlamda bir sıkıntıdır. Bizim ihtiyaçlarımız yönünde devletin bize hizmet üretmesini istiyoruz” dedi.

    “YÜKSEK SESLE EZAN OKUMA HER YERDE VAR”

    Alevi bölgelerinde yüksek sesle ezan okunmasını da eleştiren Üçgül, “Antalya’da Finike ‘de, Yuvalı’da Kâfi Baba bölgemiz var. Orası Abdal yerleşim yeri ve orada da hoparlör ile türbeye ezan okunması söz konusu oldu. Biz Alevi kurumları olarak tepkiler verdik. Aynı zamanda orada bulunan şubemiz de tepki verdi. Ama Türkiye’de son dönemlerde bunlara baktığımız zaman adım, adım ciddi anlamda artış gösteriyor. Bunun sebebi özellikle dini cemaatlerin hükumetten güç alarak ve bunları kullanarak bir süreç başlatmış olmasıdır” diye konuştu.

    “ALEVİLER KOLAY KOLAY OYUNLARA GELMEYECEK”

    Aleviler olarak yapılan oyunları bildiklerini ifade eden Niyazi Üçgül, şunları kaydetti:

    “Alevi toplumu bu oyunlara kolay, kolay gelmeyecektir. Bizler sağduyulu insanlarız. Bizim dostlarımız, sağduyulu örgütlerimiz bu tür olaylara sağduyuyla yaklaşıyor. İşte burada örgütlü olmanın önemi ortaya çıkıyor. Böyle bir durum yaşandı evet ve bunun karşılığında Türkiye’nin en büyük Alevi kurumları olan Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı sayın başkanım İsmet Kurt, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel başkanı Sayın Ercan Geçmez, Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri Genel Başkanı Sayın Gani Kaplan bununla ilgili açıklamalarda bulundular.

    “ÖRGÜTLENMEMİZİ TEK NOKTADA BİRLEŞTİRİRSEK SONUÇ ALABİLİRİZ”

    Bizler farklı farklı Alevi kurumları olarak örgütlenmelerimizi daha güçlü ve tek noktada birleştirebilirsek Alevilerinin Anayasal talepleri konusunda ciddi anlamda sonuç alacağımızı düşünüyorum. Yani bireysel anlamda bir talepte bulunmak toplumda karşılık bulmaz. Bireysel olarak bir kapıyı çaldığınız zaman o kapının size açılması ya da sorunuzun çözülmesi pek mümkün değildir, hele de bu ülkede Alevi iseniz. Özellikle büyük kurumların etrafında oluşturacağımız ana bir örgütlenme ile bu, federasyonun daha güçlü hale getirilmesi şeklinde olabilir. Bizim içimizdeki küçük iç problemleri tamamen devre dışı bırakılarak güçlü bir örgütlenme modeliyle çalacağımız kapıların bizim yüzümüze kapanacağını düşünmüyorum.”

    “ALEVİLER CİDDİ BİR CAN GÜVENLİĞİ SORUNU YAŞIYOR”

    Alevilerin Anayasal taleplerini dile getirmeye devam edeceğini söyleyen Üçgül, “Tabii ki bu özellikle AK Parti’nin ikinci, üçüncü döneminden sonra Türkiye’de özellikle Alevilerde ciddi bir can güvenliği sıkıntısı görünmeye başladı. Bizler hem kurum başkanlarımızın hem genel başkanlarımızın koruma ile gezdiği dönemleri, saldırıya uğradığı dönemleri yaşadık. Artık bunların geride kalmasını istiyoruz” dedi.

    DEVLETİN ALEVİLER KONUSUNDA SAMİMİ ADIMLAR ATMASINI BEKLİYORUZ”

    Niyazi Üçgül, Alevilerin barış istediğini vurgulayarak, Alevilerin kendinden olmayan inançlarla hiçbir sorunu yok. Sadece devlet otoritesinin bizimle ilgili attığı adımlarda biz samimi olmasını istiyoruz. Örneğin açılım süreçleri yaşadık, bunlarda samimi adımlar atılmadı, tek taraflı otorite kararıyla verilen süreçler oldu ve maalesef başarıya ulaşmadı” şeklinde konuştu.

    “ELİMİZDEKİ LOKMAMIMIZI HERKESLE PAYLAŞAN BİR TOPLUMUZ”

    Üçgül Alevilerin provokasyonlara gelmeyeceğini belirterek şunları ifade etti:

    “Biz her ne olursa olsun provokasyonlara gelmeyecek bir toplumuz. Biz daha önce tarihimizde özellikle son 25, 30 yılda yaşadığımız ciddi süreçler oldu. Maraşları, Sivasları, Gazi’yi, Gezi olaylarını yaşadık. Biz artık bu konuların geride kalmasını istiyoruz. Biz bu ülkede herkesin inanan, inanmayan ya da dini görüşü, siyasi görüşü ne olursa olsun Türkiye haritası üzerinde el ele, kol kola vermiş verilmiş bir yaşam oluşturulmasını  ve mümkün olduğu kadar da ayrıştırmaya gitmeden faaliyetlerimizi Alevi, Sünni ayrımı yapmadan yürütmeliyiz. Örneğin, öğrenci bursu verirken bile bizim kapımızı çalan her dosta elimiz, imkânımız yettiği kadar da destek olmaya çalışan, elimizdeki lokmaları herkesle paylaşan bir toplumuz.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

  • Korsan ezan sorunu çözülmedi; cemevi yöneticileri Valiliğe başvuracak

    Korsan ezan sorunu çözülmedi; cemevi yöneticileri Valiliğe başvuracak

    PİRHA- İstanbul Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki korsan hoparlörlerden 1.5 yıldır yüksek sesle ezan okunmasına hala son verilmedi. Kaymakamlığa iki kez başvuran cemevi yöneticileri bir sonuç alamayınca Valiliğe dilekçe verecek. 

    İstanbul Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi ve Alevilerin evlerinin önündeki elektrik direklerine takılan hoparlörlerden yüksek sesle ezan okunması vakasına hala son verilmedi.

    Cemevinin bulunduğu mahallede oturan Alevi yurttaşlar 1.5 yıldır yüksek sesle korsan ezan okunmasından dolayı ibadetlerini rahatça yerine getirmiyor.

    Ayazağa Cemevi Başkanı Celal Özer, geçen aylarda yeni atanan Sarıyer kaymakamına yeniden başvurduklarını ancak hala kendilerine bir yanıt gelmediğini söyledi. Özer, Valiliğe bir dilekçeyle başvuracaklarını ifade etti.

    Özer, korsan hoparlör işkencesine tepki veren yurttaşların cemevi önündeki elektrik direklerine takılan hoparlörlerden deyiş dinleme taleplerinin olduğunu belirtti.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi dedesi İbrahim Erdoğan da ülkü ocaklarına mensup oldukları belirtilen kişilerce adresinin sorularak tehdit edilmişti. Özer, MHP’li bir ülkücü olduğu belirtilen şahsın cemevine gelerek özür dilediğini kaydetti.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da sorunun bir an önce çözülmesi için 26 Eylül 2018’de İçişleri Bakanlığı’na soru önergesi vermişti. Bakanlık önergeyi yanıtsız bırakmıştı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • 22 korsan hoparlörle ezan yetmedi; bu kez cemevinde Dedeye tehdit-VİDEO

    22 korsan hoparlörle ezan yetmedi; bu kez cemevinde Dedeye tehdit-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Sarıyer’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi dedesi İbrahim Erdoğan, ülkü ocaklarına mensup oldukları belirtilen kişilerce adresinin sorularak tehdit edildiğini söyledi. Dede Erdoğan, cemevinin ve mahalledeki Alevi yurttaşların evlerinin önüne takılan korsan hoparlörlerin kaldırılması için dilekçe vermişti. 

    Haberin videosu

    Bir yıl önce İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi ve Alevilerin evlerinin önündeki elektrik direklerine toplam 22 hoparlör takılmış ve kim tarafından konduğu belli olmayan, yüksek sesle beş vakit ezan yayını yapan korsan hoparlörler mahalleli tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Resmi kurumlara başvurulmasına rağmen korsan hoparlörler hala kaldırılmadı.

    Yasa dışı bir şekilde elektrik direklerine takılan hoparlörün kaldırılması için kaymakamlığa, emniyete ve belediyeye başvurduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını ifade eden Ayazağa Cemevi dedesi ve Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan, ülkü ocaklarına mensup kişilerin kendisine ait fotoğraf ile cemevine gelip nerede oturduğunu öğrenmeye çalıştıklarını söyledi.

    “ÜLKÜCÜLER ELLERİNDE FOTOĞRAFIMLA BENİ SORUYOR”

    “Ülkü ocakları peşime düşmüş durumda” diyen Erdoğan, korsan hoparlör üzerinden bir kargaşanın çıkartılmak istendiğine dikkat çekerek, oynanmak istenen bu oyuna gelmeyeceklerinin altını çizdi. Ülkü ocaklarına mensup kişilerin fotoğrafını alarak cemevine geldiğini ve, ‘Sizin dedeniz bu mu, nerede oturuyor’ diye sorular yöneltildiğini vurguladı.

    “ALEVİ KURUMLARI BİZİ SAHİPLENMEDİ”

    Alevi kurumlarının bu soruna dair yeterli dayanışmayı göstermediği eleştirisi yönelten Erdoğan, şunları söyledi:

    “Bizim ezanla derdimiz yoktur. Asırlardır okunuyor, okumayın, diyemeyiz. Cemevinin önündeki kolonlara hoparlör konuldu ve cem esnasından birbirimizi duyamıyoruz. Çeşitli yerlere başvurduk ve bizi oyaladılar. Devlet bizden o hoparlörü indirmemizi ve kargaşa çıkmasını istiyordu. Bu oyuna gelmeyiz. Devleti yönetenler bu karmaşadan herhalde zevk alıyorlar. 8 aydır bu sorun var ve Alevi kurumlarına da başvurduk. Ama hiçbir Alevi kurumu gelip kapımızı çalmadı. Ülkü ocakları fotoğrafımı alıp cemevine gidiyor ve ‘Sizin dedeniz bu mu, nerede oturuyor’ diye soruyorlar. Bunları söylediğim için ülkü ocakları peşime düşmüş durumda. Peki hangi Alevi ocağı, kurumu sahipleniyor? Onlar sahiplenmiyor diye ben geri adım atacak değilim. Doğru iş yapsınlar, kopmasınlar. Bu inancı doğru yürütecekler ise pirlerimizin, yol önderlerimizin verdiği mücadele doğrultusunda hakikatli davransınlar, hakikat ile birleşsinler.”

    PİRHA / İSTANBUL

  • Cemevi önünden korsan ezan hoparlörlerinin kaldırılması için yetkililere çağrı-VİDEO

    Cemevi önünden korsan ezan hoparlörlerinin kaldırılması için yetkililere çağrı-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Şişli’de Ayazağa mahallesindeki cemevinin bulunduğu sokak ve çevresine bir yıl önce bağlanan korsan hoparlörlerden yüksek sesle ezan okunmasına hala son verilmemesine  cemevi dedesi İbrahim Erdoğan tepki gösterdi. Erdoğan, korsan hoparlörlerin kaldırılması için yetkilileri göreve çağırdı. 

    HABERİN VİDEOSU

    Bir yıl önce İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki ve Alevilerin evlerinin önündeki elektrik direklerine toplam 22 hoparlör takıldı. Bu direklerdeki hoparlörlerden ezan sesi yükselmeye başladı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, yüksek sesle beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörler, tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen halen kaldırılmadı.

    Korsan hoparlörlerin bir yıldan fazla bir süredir kaldırılmamasına tepki gösteren Ayazağa cemevi dedesi, Ağuçan Ocağı’ndan İbrahim Erdoğan konuya ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Erdoğan, mahalledeki insanlar camiye çağrıldığında herkesin bunu duyacağı yeterlilikte ses sisteminin ve caminin olduğunu söyledi. Erdoğan, “Bunu bilinçli bir şekilde getirdiler tam cemevinin duvarının dibine koydular. Biz burada cemimizi yürütürken inancımızı yerine getirirken ezan okunduğu zaman birbirimizi duyamıyoruz. Çünkü o ses tamamen cemevinin içerisindeymiş gibi güçlü geliyor” dedi.

    BELEDİYE: HOPARLÖRLERİ KALDIRIRSAK OY KAYBEDERİZ

    Takılan korsan hoparlörlerden rahatsız olduklarını dile getiren Erdoğan, hoparlörlerin kaldırılması için kaymakamlığa, emniyete ve belediyeye başvurduklarını ancak bir sonuç alamadıklarını ifade etti.

    Kendilerini sürekli oyaladıklarını ve sorunu çözmediklerine dikkat çeken Erdoğan, Sarıyer Belediye zabıtasının kendilerine, ‘Bu hoparlörlerin kaldırılması gerektiğini ancak kaldırırlarsa oy kaybedeceklerini’ ifade ettiklerini söyledi.

    “DEVLETİ VE ÜLKEYİ YÖNETENLER KATLİAMDAN ZEVK  ALAN BİR ANLAYIŞA SAHİP”

    Geçtiğimiz hafta PİRHA‘nın gündeme getirdiği Kars Sarıkamış’a bağlı Alevi Köyü Aşağısallıpınar’a cami yapılmasına da tepki gösteren İbrahim Erdoğan dede şunları kaydetti:

    “Buradaki anlayış ne ise Kars’taki anlayış da odur. Çünkü devletin ve yönetenlerin anlayışından kaynaklanan bir olay ve sistemdir.  Kendilerinden başka kimseyi ve kendi inançlarından başka inançlarını tanımıyorlar. Bu yok etme sistemidir. Devleti yönetenler, bu ülkeyi yönetenler katliamdan neşelenen ve zevk alan bir anlayışa sahip oldukları için bizim buradaki bu hoparlör sorununun çözüleceğine de ben inanmıyorum. Bize şöyle bir oyun oynuyorlar. Biz çıkıp onları kaldıralım ortalık karışsın halk cemevini bassın. Bu durumdan zevk alıyorlar. Ama biz bu zevki onlara tattırmamak ve o imkanı onlara tanımamak için öyle bir harekette bulunmayacağız. Bu zamana kadarda bulunmadık.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Cemevi girişindeki korsan ezan hoparlörleri derhal kaldırılsın’-VİDEO

    ‘Cemevi girişindeki korsan ezan hoparlörleri derhal kaldırılsın’-VİDEO

    PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin girişine ve Alevilerin yoğun olduğu mahallede elektrik direklerine takılan korsan ezan hoparlörlerinin derhal kaldırılmasını istedi.       

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul’un Sarıyer ilçesine bağlı Ayazağa Mahallesi’ndeki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin girişi ve cemevinin bulunduğu mahallenin kimi yerlerine kurulan korsan hoparlörlerle ezan okunmasını gündeme taşıdı. Yapılanın halkta tepkiye neden olduğunu söyleyen Kenanoğlu mecliste düzenlediği basın toplantısında hoparlörlerin derhal kaldırılması gerektiğini ifade etti.

     “KORSAN EZAN HOPARLÖRLERİ”    

    Kenanoğlu, kurulan ses düzeneğini “Korsan ezan hoparlörleri” olarak tanımlarken, ses sisteminin 10 ay önce kimliği henüz belirlenmeyen kişilerce kurulduğunu, mahalle halkının ise durumdan ötürü tedirgin olduğunu söyledi. Kenanoğlu ayrıca konunun ilçedeki resmi kurumlarca çözümsüz bırakıldığını da ifade etti.

    Yapılanların provokasyonlara davetiye çıkardığına dikkat çeken Kenanoğlu, sorunun bir an önce çözülmesi için 26 Eylül 2018’de İçişleri Bakanlığı’na soru önergesi verdiğini fakat, bakanlığın çözüm noktasında insiyatif almayıp önergeyi yanıtsız bıraktığını da söyledi.

     “BAKANLIK GÖREVİNİ YAPSIN”

    Kenanoğlu, meselenin çözümsüz bırakılması noktasında en büyük payın bakanlığa ait olduğunu da vurgularken “İçişleri Bakanı’nı muhalefet liderlerine hakaret etmek yerine, kendi görev sahası tanımındaki böylesi yakıcı sorunlarla ilgilenmeye çağırıyorum” dedi.

    Kenanoğlu, ilçe emniyetinin hoparlörleri acilen kaldırması gerektiğini söyleyerek, bakanlığın soru önergesini yanıtsız bırakmasının gerekçesini öğrenmek üzere bir dilekçe yazdıklarını da açıkladı. Kenanoğlu ayrıca dilekçe kapsamında, konunun büyük bir hassasiyet taşıdığını, herhangi bir provokasyona yol açmaması için acilen müdahalede bulunulması yönündeki çağrısını yineledi.

    PİRHA/ANKARA     

     

  • Aleviler tedirgin ve tepkili; kaymakamdan ‘gereğinin yapılması için’ talimat

    Aleviler tedirgin ve tepkili; kaymakamdan ‘gereğinin yapılması için’ talimat

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önünde bulunan korsan hoparlörlerden yüksek sesle ezan okunmasına Alevi yurttaşların tepkisi devam ediyor. PİRHA’nın sorularını yanıtlayan kaymakamlık özel kalem müdürü, Kaymakam Bilgin’in gereğinin yapılması için talimat verdiğini söylediğini belirtti.

    Yaklaşık bir yıldır İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce 6 tane hoparlör takıldı.

    İki direkte bulunan 6 hoparlörden yüksek sesle ezan okunmaya başlandı. Yüksek sesle beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanmasına rağmen, korsan hoparlörler, tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen halen kaldırılmadı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yanıt veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını bildirmişti.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da korsan hoparlörle ezan okunmasını verdiği soru önergesiyle meclis gündemine taşımıştı. İçişleri Bakanlığı’ndan hala bir yanıt gelmedi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı konuyla ilgili Sarıyer Kaymakamlığı’na da dilekçe vermişti. Sarıyer Kaymakamlığı dilekçeye verdiği yanıtta korsan hoparlörün vatandaşların talebi üzerine konulduğunu iddia etti.

    Ayazağa’da yaşayan Alevi yurttaşlar 2018 yılının Eylül ayından beri cemevi önünde bulunan korsan hoparlörden yüksek sesle korsan ezan okunmasından oldukça rahatsız ve tedirgin.

    Bugün Sarıyer Kaymakamlığı’nı arayan PİRHA‘dan Nilgün Mete, Kaymakam Gürsoy Osman Bilgin’le görüşmek istedi. Ancak Bilgin’e ulaşamayan Nilgün Mete, kaymakamın özel kalem müdürüyle görüşerek, Cemevi ve Alevi yurttaşların evlerinin önündeki elektrik direklerine takılan hoparlörlerin hangi vatandaşlar tarafından takıldığını sordu. Kaymakam Bilgin ile görüşen özel kalem müdürü ise kaymakamın, “Gereğinin yapılması için talimat verdim” dediğini aktardı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kaymakamlıktan korsan ezan iddiası: Hoparlör direğe halkın isteğiyle takıldı

    Kaymakamlıktan korsan ezan iddiası: Hoparlör direğe halkın isteğiyle takıldı

    PİRHA- Uzun süredir Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önünde bulunan korsan hoparlörlerden yüksek sesle ezan okunmasına hala son verilmedi. Sarıyer Kaymakamlığı’na göre Ayazağa Cemevi önünde bulunan korsan hoparlörler halkın isteği üzerine direğe takılmış. 

    Geçtiğimiz aylarda bir sabah İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine hoparlör takıldı. İki direkte bulunan beş hoparlörden ezan sesi yükselmeye başladı. Son hoparlör ise aşure lokmalarının dağıtıldığı gün takıldı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, yüksek sesle beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörler, tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen halen kaldırılmadı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yönelik cevap veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını söylemişti.

    HDP’nin Alevi Milletvekili Ali Kenanoğlu da korsan hoparlörle ezan okunmasını verdiği soru önergesiyle meclis gündemine taşımıştı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı konuyla ilgili Sarıyer Kaymakamlığı’na dilekçe vermişti. Sarıyer Kaymakamlığı dilekçeye verdiği cevapta korsan hoparlörün vatandaşların talebi üzerine konulduğunu savundu.

    Ancak mahallede yaşayan Alevi yurttaşlar 2018 yılının Eylül ayından beri cemevi önünde bulunan korsan hoparlörden yüksek sesle korsan ezan okunmasından oldukça rahatsız ve tedirgin.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İtirazları sonuç verdi; Ayazağa Cemevi su faturası ödemeyecek

    İtirazları sonuç verdi; Ayazağa Cemevi su faturası ödemeyecek

    PİRHA- İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin yaptığı itirazlar sonuç verdi. Cemevi artık su faturası ödemeyecek.  

    İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin mücadelesi sonuç verdi. Bundan böyle Ayazağa Cemevi su faturası ödemeyecek.

    Ayazağa Cemevi’nin itiraz dilekçelerine yanıt veren İstanbul su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü, cemevine gönderdiği yazıda, “İlgili dilekçe üzerine yapılan incelemede Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi adına kayıtlı mukavele (sözleşme) bedelsiz abonelere uygulanan (cemevi) tarife grubuna dahil edilmiştir” denildi.

    Bunun üzerine Ayazağa Cemevi Yönetim Kurulu Adına Başkan Celal Özer de bir mesaj yayınlayarak, “Ayazağa Cemevi Yönetim Kurulu olarak yaptığımız itirazlar ve verilen dilekçeler sonuç verdi ve bundan sonraki süreçte Ayazağa Cemevimiz su faturası ödemeyecektir. Diğer kullanımlar için mücadelemiz sürecek” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL      

  • Cemevi önündeki korsan hoparlör sorunu sürüyor-VİDEO

    Cemevi önündeki korsan hoparlör sorunu sürüyor-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine bağlanan korsan hoparlörün tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen  aylardır kaldırılmamasına ve sorumluların bulunmamasına tepki gösteren cemevinin dedesi İbrahim Erdoğan, “Bu sorunun kaynağının nerede olduğuna ilişkin devlet bize hesap vermek zorundadır” dedi.

    Geçtiğimiz aylarda bir sabah İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine hoparlör takıldı. İki direkte bulunan beş hoparlörden ezan sesi yükselmeye başladı. Son hoparlör ise aşure lokmalarının dağıtıldığı gün takıldı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörler tüm resmi kurumlara başvurulmasına rağmen halen kaldırılmadı.

    Ayazağa Cemevi önüne takılan ve halen kaldırılmayan 6 korsan hoparlöre ilişkin Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi ve Ağuçan Ocağı dedelerinden İbrahim Erdoğan Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    “TÜM RESMİ KURUMLARA BAŞVURDUK SONUÇ ALAMADIK”

    Ayazağa Cemevi’nin önüne geçtiğimiz aylarda 6 tane korsan hoparlörün getirilip takılarak ezan dinletildiğini belirten Erdoğan, “Bu hoparlörlere gerek olmadığını çünkü bütün camilerde ezanı herkes duymakta. Ayazağa’da en az 8 tane cami var zaten. Bu camilerin bölgedeki halka yeterli geldiğini yetkililere söyledik. Bu 6 tane korsan hoparlörü getirip Ayazağa Cemevi’nin önün takılmasının art niyetli olarak yapıldığını söyledik. Ve resmi makamlar olan kaymakamlığa, belediyeye, müftülüğe başvurduk. Bunların hiçbirinde sonuç alamadık” dedi.

    “DEVLET BİZE HESAP VERMEK ZORUNDA”

    “Belediye kaymakamlığa, kaymakamlık belediyeye, kaymakam valiye yönlendiriyor ve bu zamana kadar sorunu çözemediler” diyen Erdoğan, “Halen bu sorun devam ediyor. Bu art niyetlilere karşı devletin gücünün de zayıf olduğuna inanıyoruz. Bu sorunun kaynağının nerede olduğuna ilişkin devlet bize hesap vermek zorundadır.” şeklinde konuştu.

    PİRHA İSTANBUL

     

    İLGİLİ HABERLER

    Korsan hoparlörden Müftülüğün haberi yokmuş 

    Korsan hoparlör olayı meclise taşındı

  • Kaplan’dan online ezan tepkisi: Bu asimilasyonun bir parçasıdır-VİDEO

    Kaplan’dan online ezan tepkisi: Bu asimilasyonun bir parçasıdır-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Ayazağa Cemevi’nin tam karşısına bağlanan ‘korsan hoparlör’den yüksek sesle ezan okutulmasına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, devlet Alevi köylerinde online olarak hoparlör koyarak ezan okutmayla başladı. Bu asimilasyonun bir parçasıdır” dedi. 

    İstanbul Şişli ilçesi Ayazağa Mahallesi’ndeki cemevinin bulunduğu sokak ve çevresine aylardır ‘korsan hoparlör’ bağlanarak yüksek sesle ezan dinletilmeye başlandı.

    Belediye ve müftülük hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını açıkladı. HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da ‘korsan hoparlörü’ Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sormuştu.

    Cemevinin önünde bulanan direklere bağlanan ‘korsan hoparlör’den ezan okutulmasına ise tepkiler büyüyor. Konuya ilişkin Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan PİRHA’ya konuştu.

    “Öncelikle arkadaşlar bu hoparlörü söküp atacaklar” diye sözlerine başlayan Kaplan, “Bizim cemevlerimiz karşısında hoparlör koymaya cesaret etseler biz söker atarız. O direği oradan kaldırırız” ifadelerini kullandı.

    ALEVİ KÖYLERİNE ONLİNE EZAN

    Kaplan sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Devlet böyle çok gizliden birbirinin üzerine attığı bu tip şeylerde iyi sonuç verdiğinde herkesin kabul ettiği, üstlendiği diğer sonuçları hiç kimsenin kabul etmediği, tepki duyduğu anda herkesin birbirine attığı suç ile karşı karşıyayız. Devlet Alevi köylerinde online olarak hoparlör koyarak ezan okutmayla başladı. Ege’de bu çok yaygındır. Bunu zaman zaman köyün içerisinde köyün bir gencini valiliğe, bir gencini kaymakamlığa işe alarak ona yaptırarak işe başladı böyle şeyler. Bu asimilasyonun bir parçasıdır. Kulakları ezana alıştırmaya çalışıyorlar. Bu ülkede artık ezanın hoparlörle okunmasına da gerek yoktur. Çünkü herkes ezan vaktini saatini biliyor. Asıl olan ezanın çıplak sesle okunmasıdır. Dinin emri odur.”

    “HOPARLÖRDEN HABERLERİ VARDIR”

    Cemevi yönetiminin konuya ilişkin başvurduğu yetkili mercilerin haberinin olmadığını söylemesine de tepki gösteren Kaplan şöyle konuştu:

    “Gelip özellikle bizim ibadethanelerimizin karşısında ve Alevi köylerinde böyle bir online ezan okunması kaymakam ‘benim haberim yoktu’ müftü, vali ‘benim haberim yok’ deme şansına sahip değil. Onlardan habersiz bir şey olmaz. Biz geçen Erzincan’a girdik, on dakika sonra derneğe gittik; dernek başkanını aradılar ‘genel başkanınız buraya gelmiş açıklama mı yapacaksınız’ diye. İstihbaharatın bu kadar güçlü olduğu bir ülkede bir cemevinin karşısında ezan okutulmasından kaymakamın, valiliğin, müftülüğün benim haberim yok deme şansı yok. Haberleri vardır.”

    “İNANCIMIZA SAYGILI OLMALILAR”

    Bunu bilerek yaptıklarını söyleyen Kaplan, “Burada asıl sorun bizde. Bizim buna karşı ne yapmamız gerektiği noktasında. Nasıl ki Aleviler bir caminin önünde cemini yapmıyorsa, (çünkü biz tüm inançlara saygılı olmak durumdayız.) o hoparlörü koyanların da bizim inancımıza saygılı olması gerekir. Eğer bu işi kaşırlarsa sonu kötü olur. Dolayısıyla takanlar sessizce söksünler” diyor.

    “KATLİAMLARIN ALTINDA DİNİ İÇERİKLİ ÖGELER YATIYOR”

    Kaplan sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Biz de zaman zaman din dersi öğretmenleri ile karşı karşıya geldiğimizde, “Sen müslüman mısın? gibi bir tepkiyle karşılaşıyorduk. O zaman ‘Biz müslüman değiliz Aleviyiz’ deseydik belki bu sorunların çoğu aşılmış olurdu. Orada cemevi yöneticilerine de hak vermek gerekiyor. Din hassas biz konu, Türkiye’deki 12 Eylül öncesi ve sonrası aşağı yukarı katliamların hepsinin altında dini içerikli ögeler yatıyor. ‘Aleviler camiye saldırdı, Aleviler camiye silah soktu, Aleviler camiyi bombaladı’ savıyla ortaya çıkmıştı. Dolayısıyla bu hassas bir konu ama oraya nasıl gece takılmışsa gece de rahatlıkla sökülebilir.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Korsan hoparlörle ezan okunmasından müftülüğün de bilgisi yokmuş

    Korsan hoparlörle ezan okunmasından müftülüğün de bilgisi yokmuş

    PİRHA- İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokağa yetkililerden habersiz hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan sesi verilmesi haberi geçtiğimiz günlerde gündemde yerini almıştı. Sarıyer müftülüğü hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını yazılı belge ile doğruladı. 

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yönelik cevap veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını söyledi.

    Ancak olayın gündeme gelmesinden bu yana hiçbir gelişme yaşanmazken, aksine bazı çevreler tarafından mahalle sakinlerine yönelik tehditler yöneltilği ve orada yaşayanların ezandan rahatsız oldukları için din düşmanı ilan edildikleri öne sürülüyor.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine hoparlör takılmıştı. İki direkte bulunan beş hoparlörden ezan sesi yükselmeye başladı. Son hoparlör ise aşure lokmalarının dağıtıldığı gün takıldı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, beş vakit aşırı yüksek sesle ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörleri, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sormuştu.

    HALA BİR DÖNÜŞ OLMADI

    Müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi yönetimine şimdiye kadar herhangi bir dönüş olmamıştı.