Etiket: ayazağa

  • Yıldırım’dan korsan hoparlörle ezan tepkisi: Bu provokasyonu yapanlar derhal bulunmalı-VİDEO

    Yıldırım’dan korsan hoparlörle ezan tepkisi: Bu provokasyonu yapanlar derhal bulunmalı-VİDEO

    PİRHA- Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, İstanbul Sarıyer’de Ayazağa Cemevi yanında ve Alevilerin yoğun yaşadığı mahallede yapılan korsan hoparlörle yüksek sesli ezan uygulamasına sert tepki gösterdi. Bunun 1980’li yıllarda uygulanan kablolu asimilasyon benzeri olduğunu belirten Yıldırım, bunu yapanların bir an önce bulunup haklarında işlem yapılmasını istedi. 

    İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokakta elektrik direklerine korsan hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunması tepki çekmeye devam ediyor.

    Cemevi yöneticilerinin korsan hoparlörün kaldırılması yönündeki girişimleri sonuçsuz kalırken, Sarıyer müftülüğü hoparlörün kendi bilgileri dışında bağlandığını yazılı belge ile doğruladı.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Ayazağa Cemevi’nin dilekçesine yönelik cevap veren Sarıyer Müftülüğü, bahsedilen yerde kendilerine ait hiçbir ezan sisteminin bulunmadığını söyledi.

    Ancak olayın gündeme gelmesinden bu yana hiçbir gelişme yaşanmazken, aksine bazı çevreler tarafından mahalle sakinlerine yönelik tehditler yöneltildi. Müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi yönetimine şimdiye kadar herhangi bir dönüş olmadı.

    Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım İstanbul’da Ayazağa’da cemevinin bulunduğu sokağa yetkililerden habersiz hoparlör bağlanarak yüksek sesle ezan okunmasıyla ilgili PİRHA’ya konuştu.

    “BU BİR KABLOLU ASİMİLASYONDUR”

    Yıldırım, “Biz bu gelişmeleri daha önceki yıllarda kablolu asimilasyon olarak değerlendirmiştik. Bu kablolu asimilasyon biliyorsunuz Alevi köylerine cami yapılamayan yerlerde kablo ile ilçe merkezlerinden çekilen kablolarla hoparlörlere takılarak köyü bir anlamda cami varmış gibi, bir camiden yapılacak her türlü dini yayını bu hoparlörler aracılığı ile yapmak anlamına geliyordu” dedi.

    Kaplolu asimilasyonun 1980’li yıllarda uygulanan bir yönetem olduğunu belirten Yıldırım, “Alevi köyleri cami yapılmasını kabul etmediler ve buna karşılık bir asimilasyon yöntemi olarak geliştirilmişti.  Şimdi bunun İstanbul gibi bir Metropolde gündeme gelmiş olması son derece şaşırtıcı ve ilginç daha doğrusu soru işaretleri taşıyor” diye konuştu.

    “BİR PROVOKASYON GİRİŞİMİDİR”

    Yıldırım konuşmasına şöyle devam etti:

    “Bugün bu reddedilmiş bir anlayış, bir yaklaşım ama karşımıza yeniden ısıtılıp sunulmuş durumda. Bunun araştırıldığında hiçbir sorumlusunun olmadığı görülüyor. Hiç kimse biz yaptık demiyor. Yani bu da ayrıca bir soru işareti. Ne Diyanet ne ilçe, ne kaymakamlık. İstanbul Sarıyer bölgesinde özellikle cemevimizin olduğu bölgede yapılan bir tür provokasyon olarak değerlendirmek lazım.”

    LAİKLİĞİN ÖNEMİNE VURGU

    “Bunun bir sahibi yok, bir ihtiyaç yok. Camilerin olduğu bir yerde insanlar zaten ibadetlerini yapıyor. İbadet edecek olanlar, müslümanlar ibadetlerini camilerde yapıyorlar” diyen Yıldırım şunları kaydetti:

    “Bu bir provokasyon diye düşünüyorum, nitelendiriyorum ben. Bir taciz aynı zamanda. Bu yeniden bir anlamda kablolu asimilasyonun hortlaması anlamına da geliyor. Şu zamanda yani toplumda gerçek anlamda da bir hoşgörünün karşılıklı sevgi, saygı ihtiyacının en yoğun olduğu zamanlardayız. Alevi toplumu insanların ibadetine, inançlarına, ritüellerine ilişkin, bunların olmaması yönünde herhangi bir tavır içerisinde değiller. Daha doğrusu kimsenin inancını, ibadetini engellemek ya da onlara yönelik bir karşı tavır içerinde değilken, kendilerine yönelik bu türden bir durum kabul edilebilecek bir şey değil. O nedenle laiklik meselesi burada tekrar gündeme geliyor.”

    “DEVLET BİR İNANÇ YANINDA TAVIR ALMAMALI”

    Yıldırım, ”Yani devletin bir inancının olmaması gerektiğini, devletin bir inanç yanında tavır almaması gerektiğini, bunun ne kadar önemli olduğunu bir kez daha görüyoruz. O yüzden ben bu kablolu asimilasyona bir an önce son verilmesi gerektiğini, sorumlular kimse onların bir an önce ortaya çıkartılması ve haklarında gerekli işlemlerin yapılması gerektiğini de düşünüyorum” şeklinde konuştu.

    “İNSANLAR İBADETLERİNDE ÖZGÜRDÜR, HİÇ BİR ŞEKİLDE ZORLANAMAZ”

    Bu korsan hoparlör tacizinin sadece Ayazağa’da Alevilerin sorunu olmadığını bütün Alevi toplumunun, laiklikten yana demokrasiden yana olan, insanım diyen herkesin sorunu olarak değerlendirmesi gerektiğine işaret eden Yıldırım, “İnsanlar ibadetlerinin gereklerini kendi bildikleri şekilde yapmalıdırlar. Devlet bunun sorumlularını biran önce açığa çıkarmak zorundadır diye düşünüyorum” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

     

     

  • Kenanoğlu: Cemevinin önünde korsan hoparlörle ezan okunması tahriktir-VİDEO

    Kenanoğlu: Cemevinin önünde korsan hoparlörle ezan okunması tahriktir-VİDEO

    PİRHA – İstanbul’da Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin ve mahalledeki Alevi yurttaşların evlerinin önüne korsan hoparlörler takılarak yüksek sesle ezan sesi dinletilmesini değerlendiren Kenanoğlu “Ezan bir namaza ve camiye çağrıdır. Orada yeteri kadar camii olmasına rağmen, özellikle Alevilerin yaşadığı ve cemevinin bulunduğu sokağa böyle bir şeyin yapılması bir tahriktir bir provokasyondur” dedi.

    HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, İstanbul Sarıyer’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin ve mahalledeki Alevi yurttaşların evlerinin önüne korsan hoparlörler takılarak yüksek sesle ezan sesi dinletilmesine ilişkin Pir Haber Ajansı’na konuştu.

    Ezanın bir namaza ve camiye çağrı olduğuna dikkat çeken Kenanoğlu, “Orada yeteri kadar camii olmasına rağmen, özellikle Alevilerin yaşadığı ve cemevinin bulunduğu sokağa böyle bir şeyin yapılması bir tahriktir, bir provokasyondur” dedi.

    “KORSAN HOPARLÖRLERİ SAHİPLENEN YOK”

    Cemevinin önüne ve Alevi ailelerin yaşadığı apartmanların önüne ezan dinletmek için takılan korsan hoparlörü hiçbir kurumun sahiplenmediğini belirten Kenanoğlu şunları kaydetti:

    “İşin ilginç tarafı bunu sahiplenen de yok. Cemevi yönetimimin sorduğu kurumlar kendilerinin haberi olmadığını söylüyorlar. Ama biz Türkiye’de biliyoruz ki bütün Alevi katliamlarında rol oynayan unsur ‘Aleviler camiye saldırdı, inanca hakaret etti’ üzerine kuruludur. Dolayısıyla burada mahallelinin de Cemevi yönetiminin çok haklı bir endişesi var. O endişe de şu: Biz bu hoparlörleri kaldırmaya kalkarsak bizi din düşmanı, cami düşmanı, ezan düşmanı ilan edip bunun üzerinden bir saldırı gerçekleştirebilirler gibi haklı bir endişeleri var.”

    “KORSAN HOPARLÖRLER NEDEN KALDIRILMIYOR?”

    Olaya ilişkin mecliste içişleri bakanına soru önergesi verdiklerini kaydeden Kenanoğlu şunları ifade etti:

    “Bizde bunu mecliste içişleri bakanlığına sorduk. Nasıl olur da kimsenin sahip çıkmadığı halde buraya bu hoparlörler konur. Sizin bundan nasıl haberiniz olmaz? Madem sahibi yok, niye bunlar böyle duruyor? Ve hiçbir kurum bunu sahiplenmiyor, o zaman bunlar korsan hoparlörlerdir, doğru tanım da budur. Bu korsan hoparlörler neden kaldırılmıyor? Bütün bunları dile getiren bir soru önergesi sunduk. Tabii dikkat çekmek istediğimiz husus tam da bu Aleviler üzerinde oynanan bir provokasyon girişimi idi. Ve bunun bir tesadüf olduğunu da düşünmüyoruz açıkçası biz. Çünkü peyder pey seyreden Armutlu Cemevi, Erzincan’da oruç açım çadırlarına yönelik yasaklama ve burada meydana gelen olayların hepsi birbirini takip eden olaylar ve bunlara baktığımız zaman Alevilere yönelik bir baskılamanın da sistematik olarak uygulandığını görüyoruz.”

    “YETKİLİLER OLAY KARŞISINDA SESSİZ”

    Kurumların, kuruluşların, yetkili organların, İçişleri Bakanlığı’nın ve emniyet güçlerinin bu olaylar karşısında sessiz kaldığına dikkat çeken Ali Kenanoğlu, “Biz bu konunun takipçisi olmaya devam edeceğiz ve o korsan hoparlörlerin oradan kaldırılmasını sağlayacağız. Bunun için de uğraşıyoruz. Bu anlamıyla da halkımızı da bu tür provokatörlere karşı sağ duyuya davet ederken görevlileri de yetkilileri de onları oradan kaldırmaya davet ediyoruz” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Büyük provokasyon: Cemevinden sonra Alevilerin evlerinin önünde de yüksek sesle ezan-VİDEO

    Büyük provokasyon: Cemevinden sonra Alevilerin evlerinin önünde de yüksek sesle ezan-VİDEO

    PİRHA-İstanbul Sarıyer’de Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi’nin ve mahalledeki Alevi yurttaşların evlerinin önüne korsan hoparlörler takılarak yüksek sesle ezan sesi dinlettiriliyor. Buna tepki gösteren Cemevi Başkanı Celal Özer, “Alevi canlarımız huzursuz, Sünni canlarımız da sesten rahatsız. ‘Yatamıyorum. Çocuklarımız ezan sesi ile sıçrıyorlar’ diyorlar. Niçin yaptılar? Yetkililerin bu konuda duyarlı olup bu işi çözmesini istiyoruz” dedi. 

    İki ay önce bir sabah İstanbul Sarıyer’deki Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi önündeki elektrik direklerine hoparlör takıldı. İki direkte bulunan beş hoparlörden ezan sesi yükselmeye başladı.  Son hoparlör ise aşure lokmalarının dağıtıldığı gün takıldı. Kim tarafından konduğu belli olmayan, beş vakit ezan yayını yapan ve mahalleli tarafından tepki ile karşılanan korsan hoparlörleri, HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da Meclis gündemine taşıyarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    6 tane caminin bulunduğu mahallede hem cemevi önünde hem de mahalledeki pek çok yere hoparlörün takılmasına ilişkin Cemevi yönetimi ve dedesi PİRHA’ya konuştu. Mahalle sakinleri ise korku ve baskıdan dolayı yaşadıkları mağduriyetlere ilişkin açıklama yapmak istemedi.

    ‘Korsan hoparlör’ bağlanarak yüksek sesle ezan dinletilmeye başlaması ile birlikte cemevinde Perşembe günleri yapılan cemleri yarıda kesmek zorunda kalıyorlar. Cemevinin önüne hoparlör takıldıktan sonra ceme gelen insan sayısında da azalma oldu. Cemevi dedesi bunu Alevilere yönelik yüzyıllardır uygulanan baskından kaynaklandığını söylüyor.

    Müftülüğe, valiliğe, belediyeye ve kaymakamlığa konuya ilişkin dilekçe ile başvuruda bulunan cemevi başkanı Celal Özer ise hiçbir yanıt alamadı.

    ALEVİLERİN EVLERİNİN ÖNÜNE DE HOPARLÖR TAKILMIŞ

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Sarıyer Şubesi Ayazağa Cemevi Başkanı Celal Özer, hoparlörün takılma sürecini anlatarak cemde yaşadıkları zorlukları aktardı:

    “İki ay önce iki kolon olarak buraya bağlandı. Biz de bir şey demeyelim. ‘Galiba ezan sesi duyulmuyor’ diye. Gerçi duyuluyor. Çünkü minarelerde ezan okunur. Tepki vermedik. Bizim tepki vermediğimizi görünce getirdiler 3 tane daha koydular. En son Cumartesi günü aşure lokmasından sonra bir tane daha büyük bir kolon getirilerek cemevimizin tam karşısına koyuldu. Ezan sesini oradan duyurmaya çalışıyorlar. Biz diğerleri varken bile cem yaptığımızda ezan okunduğu zaman o kadar çok ses geliyordu ki zakir ve dedemizin sesini duyamaz oluyorduk.”

    Ayazağa Mahallesi’nde bulunan insanların da rahatsız olduğunu söyleyen Özer, mahalle aralarında bulunan Alevilerin yaşadıkları evlerin kenarlarına da hoparlör takıldığına dikkat çekti.

    Özer, konu ile ilgili müftülüğü aradıklarını, kendilerine ‘Bizim minarenin dışında ezan duyurmamız gibi bir şey söz konusu değil. Bu belediyenin bir uygulamasıdır’ dediğini aktardı.

    “Bu kolonları kimin hangi amaçla getirdiğini bunu öğrenmek istiyoruz” diyen Özer, kaymakamlığa da dilekçe verdi.

    “AYAZAĞA’DA ALEVİLERE KARŞI BASKI VAR”

    Özer, “Alevi canlarımız huzursuz, Sünni canlarımız da sesten rahatsız. ‘Yatamıyorum. Çocuklarımız ezan sesi ile sıçrıyorlar’ diyorlar. Niçin yaptılar? Amaçları ne? Yetkililerin bu konuda duyarlı olup bu işi çözmesini istiyoruz. Aleviler ezana karşıymış gibi bir his uyandırıp buradaki toplumu karşı karşıya getireceklerinden korkuyoruz. Burada zaten Alevi olmak çok zor. Gerçekten Ayazağa’da Alevilere karşı bir baskı var. Daha önce de cemevi yaparken bize baskılar yapıldı” ifadelerini kullandı.

    Burada amaçlarının Alevileri sindirmek olduğunu söyleyen Özer, “Ne yapsalar da biz cemevimizden de inancımızdan da vazgeçmeyiz. Haklarımızı aramaya devam edeceğiz” dedi.

    “İÇ KARGAŞA ÇIKARMAK İSTİYORLAR”

    Ağucan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan da bu cemevinde inanç hizmetini yerine getiriyor. Erdoğan, son dönemlerde yaşanan ‘korsan hoparlör’ olayından çok fazla insanın rahatsız olduğunu söyledi.

    Bu olayın insanların cemevine gelmelerini de etkilediğini ifade eden Erdoğan, “Bu baskılar tarihte bütün Alevilere hep yapılmış. Alevilere yönelik yapılan tüm bu katliamların nedeni bu toplumu susturmak sesini kesmek istemeleri. Alevilerin rızalık sistemini yok etmek istediler. Tarihten bu yana bütün hükümetler Alevilere yönelik yapmış olduğu katliamların hiçbirisinden başarı sağlayamadı. Belki zaman zaman zayıflamıştır. Ama hiçbir zaman baskıya, katliama boğun eğmedi. Bundan sonra da eğmeyecek. Cemevinin önüne 6 tane kolon getirenler bu ortamı tekrar germek istiyorlar. Kendi hırsızlıklarının, katliamlarının üstünü örtbas edip bir iç kargaşa çıkarmak istiyorlar. Ama kapatamayacaklar” dedi.

    YETKİLİLER NEREDE?

    Cemevi başkanının çeşitli yerlere başvurduğunu söyleyen Erdoğan, “O diyor benim işim değil. Diğeri diyor benim işim değil. Ben gitsem caminin önünde cem yapsam o zaman senin işin olur değil mi? Peki cemevinin önüne 6 tane kolon koyulması neden senin işin değil?” diye sordu.

    İNSANLAR KORKUDAN CEME GİTMİYORLAR

    Pir Erdoğan son olarak şöyle konuştu:

    “Geçen cumartesi Muharrem ayının lokması vardı. Aşure verildi. Bu kalabalığı görünce bir tane daha kolon takıldı. Böyle olunca canlarımız cemlere katılmıyorlar. Katılanlar ise çocuklarını getirmiyor. İster istemez korkuyorlar. Geçmişten gelen korkular var. Başkasının inancına saygısı olmayanın kendi inancına da saygısı olmaz. Bunun bir an önce çözülmesini istiyoruz.”

    İsmet SEFER/Sevim KAHRAMAN

    İSTANBUL