Etiket: aydın özdemir

  • Narin Güran davasının ilk duruşması başladı; Suçu üstlenmesi için sanığa para teklifi

    Narin Güran davasının ilk duruşması başladı; Suçu üstlenmesi için sanığa para teklifi

    PİRHA-8 yaşındaki Narin Güran’ın katledilmesine ilişkin görülen davanın ilk duruşması Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Sanık Nevzat Bahtiyar, suçu üstlenmesi halinde kendisine para teklif edildiğini söyledi. Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, “Narin Güran cinayeti vahşice işlenmiş cinayet, toplumun adalet duygusunu örseleyen vahim bir durum” diye konuştu.

    Diyarbakır’ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi’nde 21 Ağustos’ta kaybolan ve 8 Eylül’de cansız bedenine ulaşılan 8 yaşındaki Narin Güran’ın Narin Güran’ın faillerinin yargılanacağı davanın ilk duruşması Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya Diyarbakır Barosu olmak üzere çok sayıda baro başkanı ve avukatları, çocuk ile kadın kurum ve dernek temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

    Tutuklu yargılanan amca Salim, anne Yüksel ve ağabey Enes Güran ile komşuları Nevzat Bahtiyar, sabahın erken saatlerinde duruşmanın görüleceği Diyarbakır Adliyesi’ne getirildi. Tutuklu sanıklar hakkında “İştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

    Duruşma başlamadan önce adliyenin çevresi ve duruşma salonunun önü polis bariyerleriyle kapatıldı. Duruşma salonuna sadece baro başkanları, dava avukatları ve gazeteciler alındı. Duruşma salonu önünde bulunan ve içeri alınmayan avukatlardan kaynaklı izdiham yaşanırken avukatlar bu durumun kabul edilebilir olmadığını söyledi. Ayrıca polisler duruşmaya ilk olarak turkuaz basın kartı olmayan gazetecilerin içeri alınamayacağını belirtirken yapılan müzakereler sonucu mahkeme başkanı belirli sayı ile gazetecilerin içeri alınmasına izin verdi.

    DURUŞMA KİMLİK TESPİTİYLE BAŞLADI

    Duruşma, kimlik tespitiyle başladı. Tutuklu sanıklar askerler eşliğinde duruşma salonuna alındı. Narin Güran’ın babası Arif Güran da duruşmada hazır bulundu.

    TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ BAŞKANI SAĞKAN: SORUŞTURMANIN ADİL BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLMESİNİ İSTİYORUZ 

    Kimlik tespitinin ardından konuşan Türkiye Barolar Birliği (TBB) Başkanı Erinç Sağkan, yargılama sürecine katkıda bulunmak istediklerini belirtti. Davaya katılma talebinde bulunan Sağkan, “Soruşturmanın adil bir şekilde yürütülmesini istiyoruz” diye kaydetti. Tahir Elçi davasında katılma taleplerinin kabul edildiğini hatırlatan Sağkan, “Gerçekten insan haklarını savunmak TBB’ye görev olarak verilmişse böyle bir yargılamaya katkı sunmak için katılma talebimize izin verirseniz sevinirim” dedi.

    DİYARBAKIR BARO BAŞKANI GÜLEÇ: VAHŞİCE İŞLENMİŞ BİR CİNAYET

    Diyarbakır Baro Başkanı Abdulkadir Güleç, “Narin Güran cinayeti vahşice işlenmiş cinayet, toplumun adalet duygusunu örseleyen vahim bir durum” dedi. Güleç, “Bizim toplum olarak Narin gibi çocukların ya da kadınların katledilmemesi için ne yapabilirizi tartışmamız gerekiyor” diye kaydetti.

    Güleç, “Kamera kayıtlarına göre, Narin’in daraltılmış baz istasyonu çalışmasında, huzurda bulunan sanıkların 4’ü Narin Güran’ın evinde. Bu soruşturmada belli eksiklikler var. Bunu şuna bağlıyorum. Adli kolluk yok, idari kolluk var. Olayın başından itibaren Narin’in kaybolma ihtimali üzerinde duruldu. Son görülme anı 15.15. İhbar yapılan saat akşam 20.00. Yani 5 saat sonra ihbar yapılıyor. 8 yaşında kız çocuğunun 5 saat bulunmaması akıllara başka şeyler getiriyor. Ben hukukçu olarak ilk duyduğumda Narin’in katledildiğini düşündüm. ‘Köyde herkes akraba ve kız çocuğu 5 saat bulunmuyorsa katledilmiştir’ dedim. 19 gün boyunca Narin’in cesedi tespit edilemedi, bedenine ulaşılamadı. Narin’in cenazesinin saklandığı için, bütün bulgular ve DNA bulguları karartıldı. Bu bağlamda iddianamenin o tespitini önemsiyoruz. Baz istasyonu çalışmaları bizce de çok önemli. Toplumda bu tespitten kaynaklı siz ve mahkeme heyetinden toplumun vicdanını belirleyen hakkaniyetle karar beklemektedir” ifadelerini kullandı.

    SANIK AVUKATLARI: CİNAYETİN AYDINLATILMASI İÇİN BİZ DE ÇABA SARF EDİYORUZ

    Sanık avukatları, cinayetin aydınlatılması için kendilerinin de çaba sarf ettiklerini ileri sürdü. Katılma taleplerine karşı mahkemenin esnek davranmasını istediklerini belirten avukatlar, “Biz şu dengenin korunmasını istiyoruz. Sanığın AİHS 6’ncı madde kapsamında adil yargılanma hakkı vardır. Sanığın yeterli imkânı elde edebilmesi ve bu kolaylığın sağlanması gerektiği kuşkusuzdur. Bu denge de gözetilerek biz baronun ve hukuk örgütlerinin katılma talebinin daha esnek yapılmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.

    DİYARBAKIR BAROSUNUN KATILMA TALEBİNE KABUL, DİĞER BAROLARIN TALEBİNE RET

    Baroların taleplerini değerlendiren mahkeme başkanı, Amed Barosu’nun katılma talebini kabul etti. Diğer baroların katılma talebi reddedildi.

    SANIK BİRÇOK SORUYA ‘YOK’ YANITI VERDİ

    Sanık Nevzat Bahtiyar, “Olay günü Salim’i (amca) su için aradım. Suyumuz kesilmişti” dedi. Bahtiyar, “Susma hakkım da var mı?” diye sordu. Mahkeme başkanı, “Var” dedi. Bahtiyar, mahkeme başkanının olayı anlatıp anlatmak istemediğine dair soruya “Yok” yanıtı verdi.

    Mahkeme başkanı, Bahtiyar’ın verdiği iki ifade olduğuna işaret ederek, hangi beyanının doğru olduğunu sordu. Bahtiyar, “Son verdiğim beyanım doğrudur” dedi.

    Bahtiyar, “Narin Güran’ın evine yaya olarak çıktım. Arabam aşağıdaydı. Salim Güran da o zaman yukarıdaydı, bizim evimizin üstündeydi. Burası ahırın orasıydı. Salim ve ben tek vardım. Salim dışında kimseyi orada görmedim.  Salim Güran yukarıdaydı, ben aşağıda sulama yapıyordum. Salim Güran açıkta bekliyordu, arabası yoktu” dedi.

    Mahkeme başkanı, daha önce Salim Güran’ın “Bana hemen arabaya bin ve beni takip et“ dediği yönündeki beyanlarını sordu. Bahtiyar, “Böyle bir şey yok” diye kaydetti. Mahkeme başkanı, “Peki savcılıkta niye böyle bir beyanda bulundu” diye sordu. Bahtiyar, “O zaman ben korkmuştum. Beni silahla tehdit ettiler” diye kaydetti.

    Bahtiyar’ın birçok soruya sadece “Yok” şeklinde yanıt vermesi dikkati çekti.

    ‘İLİŞKİ’ İDDİASI

    Bahtiyar, “Salim sana gel işin var dedi, sen oraya gittin. Sen o esnada evin içinde bağrış, çağrış, çocuğun ölümüne dair ses duydun mu?” sorusunu “Yok” şeklinde yanıtladı. Bahtiyar, “Eve girdim. Bir odaya gittim baktım Narin yatıyordu. Bana söyledi. Böyle bir olay var. Annesi ile ilişkim olduğu için. ‘Ben ilişkideydim, Narin gördü, öldürdük’ dediler bana” iddialarında bulundu.

    Bahtiyar, evde Narin’in cansız bedenini gördükten yaşananlara dair “Bana bunu götürüp kaybettireceksin. Bunu götür bir yere at dedi Salim” dedi.

    ‘YÜKSEL, NARİN’İ ARABAYA KOYDUĞUMDA AĞLIYORDU’

    Bahtiyar, “Daha önce ceset gördün mü” sorusunu “Hayır” şeklinde yanıtladı. Bahtiyar, ölümle tehdit edildiğini ekledi. Salim Güran’ın evden dışarıya çıkarak battaniye getirdiğini belirten Bahtiyar, “Battaniyeye sardıktan sonra ben Narin’in cesedini evimin ahırına getirdim. Kimse görmedi. Sonra torbaya koyduk” diye kaydetti.

    Bahtiyar, “Yüksel, Narin’i arabaya koyduğumda tepede ağlıyordu” dedi. Cenazeyi torbaya koymak için ahıra neden götürdüğü sorusuna cevap veren Bahtiyar, “Bunu ben düşündüm. Ahıra götürdüm baktım çuval içindeydi. Narin’in kıyafeti üzerinde vardı” dedi.

    ‘PARA TEKLİF EDİLDİ’

    Salim Güran’in çuvalı alarak “Göl” diye tarif ettikleri yerde parçalanmasını istediğini söyleyen Bahtiyar, “Fakat ben cenazeye karışmadım” dedi. Bu esnada baba Arif Güran ağlamaya başladı.

    Bahtiyar, Salim Güran’ın korkusundan dolayı olayı anlatamadığını öne sürdü. Narin’in nasıl öldürüldüğüne dair soruya, “Bilmiyorum, bağlayarak öldürmüş olabilir diye düşünüyorum” yanıtı verdi.

    Bahtiyar, mahkemenin neden itirafta bulunduğu sorusuna, “Vicdanım kabul etmediği için itirafta bulundum” dedi.

    Bahtiyar, kardeşinin geçen hafta görüşüne geldiğini, kendisine suçu üstlenmesi halinde para teklif edildiğini aktardığını söyledi. Bahtiyar, “Ben kabul etmedim” dedi.

    SANIKTAN HATIRLAMIYORUM YANITLARI

    Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi’nin (SEGBİS) kaydının yapılması için duruşmaya ara verildi. Ardından Amed eski Baro Başkanı Nahit Eren, Bahtiyar’a bazı sorular yöneltti.

    Bahtiyar, “Salim’i ne zamandan beri tanıyorsun” sorusuna “30 yıldır tanıyorum. Çok yakın dostuz. Birbirimizi aradık, kahvede en çok buluşurduk. Olaya yakın onun evine gitmedim” yanıtı verdi.

    Narin’i odada cansız gördüğü anda bir tepki göstermediğini belirten Bahtiyar, birçok soruyu “Görmedim” ve “Hatırlamıyorum” şeklinde yanıtladı. Bahtiyar, “Cesedi battaniye sararken bir ucunu Salim, bir ucunu ben tuttum.  Sonra cesedi ben aldım. Salim terliği de al deyince onu da alıp, battaniyeye koydum” dedi.

    Bahtiyar, Salim’in battaniyeyi kime verdiğini sorusuna “Bilmiyorum” şeklinde yanıtladı. Nahit Eren, “Siz yer tespitinize gittiğinizde Narin’in bulunduğu çukurda su vardı. Sen Narin’i götürdüğün gün su altında mıydı?” diye sordu. Bahtiyar, buna dair önce “Su altında değildi” dedi, sonrasında “Su vardı” dedi.

    Bahtiyar, “Salim’in telefonundaki sildiği tüm kayıtlar geri getirildi. Özellikle WhatsApp mesajları. Bir bilgin var mı?” sorusunu, “Bir bilgim yok”; “17.46’da onu aramışsın?” sorusunu “Bilmiyorum. Sadece 15.08’de aradım”; “17.46’da konuşunca Salim sana ne dedi? 41 saniye ne konuştunuz?” sorusunu ise “Hatırlamıyorum” diye yanıtladı.

    Hatay’da çalışan akrabaları “Vecdi” adlı kişiyle yaptıkları görüşmeye dair soruya yanıt veren Bahtiyar, “Beni aramış olabilir de bilmiyorum. Ne konuştuğumuzu bilmiyorum” diye kaydetti.

    ‘NARİN’İ SALİM BOĞDU, KENDİSİ SÖYLEDİ’

    Diyarbakır Barosu avukatlarından Aydın Özdemir, “Narin’i siz mi boğdunuz” diye sordu. Bahtiyar, “Yok, Salim boğdu, kendisi söyledi” dedi.

    Bu sırada ayağa kalkan baba Arif Güran, “Seni Allah’a havale ediyorum” dedi. Mahkeme baba Arif Güran’ın sakinleştirilmesi için dışarı çıkarılmasını istedi. Baba Güran, “Beni öldürün artık” dedi. Baba Güran, salondan çıkarıldı.

    Bahtiyar, Aile Sosyal Politikalar Müdürlüğü avukatlarının sorularına “Bilmiyorum” şeklinde yanıtladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aydın Özdemir: Bu denli kapsamlı bir toplantıyı yılda bir kere bu etkinlikte yapabiliyoruz!-VİDEO

    Aydın Özdemir: Bu denli kapsamlı bir toplantıyı yılda bir kere bu etkinlikte yapabiliyoruz!-VİDEO

    PİRHA – Maltepe Cemevi Başkanı Aydın Özdemir, 3. Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’nin Alevi toplumunu bir araya getirdiğini söyledi. Özdemir, “Bu denli geniş çaplı bir toplantıyı ancak yılda bir kere bu etkinlikte yapabiliyoruz. Burada tanıdığımız ama hiçbir şekilde kaynaşamadığımız diğer cemevleriyle kaynaşma fırsatı buluyoruz” diye konuştu.

    Üç gün sürecek Serçeşme Hünkar Hacı Bektaş Veli Festivali’nin açılışı yapıldı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin organize ettiği festivale çok sayıda Alevi kurumu da destek verdi.

    Üçüncüsü yapılan festivalde, çocuk etkinliklerinin yanı sıra, atölyeler, konserler, panel ve sergiler de düzenlenecek.

    “HER ŞEHİRDE BENZER ORGANİZASYONLAR YAPILMALI”

    Maltepe Cemevi Başkanı Aydın Özdemir festivale ilişkin görüşlerini paylaştı. Yapılan organizasyonu değerli bulduklarını söyleyen Özdemir, “Alevi toplumunun gündeminde eğitim de var hayat kavgası da var bu tür organizasyonlar da var. Alevi toplumu, yaşadığı yerlerde kamu hizmet verenlerden hizmet almaya da hakkı var. Festivalin eksiklikleri tabii ki de var. Ama bir şey yapılıyor olmasını değerli buluyoruz. Eksiklikler, her sene üzerine koyarak giderilecektir. Benzer organizasyonların bütün şehirlerde Alevilere yönelik yapılmasını da talep ediyorum” diye belirtti.

    “CEMEVLERİYLE KAYNAŞMA FIRSATI BULUYORUZ”

    Aydın Özdemir, festival sebebiyle Alevi toplumunun bir araya gelebildiğini belirterek değerlendirmesini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Anadolu yakası Alevi dernek ve vakıfları olarak bizler zaten ilişki içerisindeyiz, sürekli toplantılar gerçekleştiriyoruz ama bu denli geniş çaplı bir toplantıyı ancak yılda bir kere bu etkinlikte yapabiliyoruz. Burada tanıdığımız ama hiçbir şekilde kaynaşamadığımız diğer cemevleriyle kaynaşma fırsatı buluyoruz. Her cemevine stant verilmiş durumda. Biz de konuklarımızı burada ağırlayacağız ve kendimizi anlatacağız.”

    “BUNU DEVLETİN YAPIYOR OLMASI LAZIM”

    Aydın Özdemir, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, cemevlerini ibadethane statüsüne alma kararını da değerlendirerek “Yerel yönetimin bunu yapmış olması son derece memnuniyet verici. Aslında bunu devletin yapıyor olması lazım. Devletin bunu yapması adına zorlayıcı bir kapı oluşturduğunu düşünüyorum. İBB’nin bu konuyu yasallaştırması bizi ayrıca memnun etti” dedi.

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Özdemir: Belediyeler sadece hizmet etmeli, cemevi üzerinde tahakküm kurmamalı-VİDEO

    Özdemir: Belediyeler sadece hizmet etmeli, cemevi üzerinde tahakküm kurmamalı-VİDEO

    PİRHA – Eski Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın müdahaleleriyle gündeme gelen Maltepe Cemevi’nde birçok eksiğe rağmen hizmet yürütülüyor. Toplumun hem inançsal hem de kültürel taleplerine cevap verdiklerini belirten Maltepe Cemevi Başkanı Aydın Özdemir, “Bir Alevi belediye başkanı, bize akla hayale gelmedik, yapılmaması gereken birçok şey yaptı. Söylemek iddialı olur ama burası artık adı konmamış bir dergaha doğru gidiyor” diye konuştu.

    2010 yılında kurulan Maltepe Cemevi Derneği, 2016 yılında Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın yönetim kararlarına müdahalesi sebebiyle tartışmalı bir sürecin içerisinde yer aldı. Derneğin hizmet yürüttüğü bina yıkılarak yerine çok fonksiyonlu bir bina vaadi gündeme geldi.

    Dönemin Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın, kimi vaatlerde bulunarak derneğin iç işleyişine müdahale etme çabası Alevi toplumuyla yerel yönetimi karşı karşıya getirdi. Büyük mücadele sonrası bölge halkı, cemevi yönetimini geri aldı.

    “HER ŞEY BU CEMEVİNDE DİZAYN EDİLMİŞ VAZİYETTE”

    Yaşananların ardından gelinen süreci Maltepe Cemevi Başkanı Aydın Özdemir ile konuştuk.

    Yeni belediye yönetimi ile protokol imzalamaya hazırlandıklarını söyleyen Özdemir, eksiklerin sürdüğünü ancak cemevi işleyişinin nitelikli bir yapıya evrildiğini aktardı. Mevcut binanın tam anlamıyla kullanılamadığını söyleyen Özdemir, “Geçmişten bugüne kadar Alevi toplumunun köy hayatından kent hayatına geçişinde yaşadığı zorluklar biraz öne alınarak bu cemevi dizayn edilmiş diyebiliriz. Burada İstanbul’a gelen kız öğrencilerimizin daha düzgün barınabilmesi için dizayn edilmiş bir öğrenci yurdumuz var. Bu yurdu aktifleştirmeye çalışıyoruz. Haricinde bir konferans salonumuz da mevcut. Aslında Alevilerin bir toplanma merkezinde olması gereken her şey burada dizayn edilmiş vaziyette. Yapısal özgünlük ve kültürel anlamda da her işleyişimizi yapabileceğimiz bir alanımız var. Ancak bina tam anlamıyla bitmediği için aktif bir şekilde kullanamıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “AMACIMIZ, İNANCIMIZIN GEREĞİ RİTÜELLERİN GERÇEKLEŞTİRİLMESİ”

    Aydın Özdemir, cemevi yönetimi olarak siyaseten bağımsız kalma konusunda hassasiyet gösterdiklerinin de altını çizdi. İnanç ritüellerini olabildiğince yerine getirme çabalarının olduğunu söyleyen Özdemir, “Biz, biraz daha bağımsız davrandığımız için meselenin siyasi boyutuna evrilmeden Alevilikle ilgili ne yapabilirsin konusunun peşinde koştuğumuz için biraz özgün görünüyor olabiliriz. Bu bina içerisinde yapmaya çalıştığımız şey tabii ki inancımızın gereği ritüellerin gerçekleştirilmesidir” diye konuştu.

    “ALİ KILIÇ, BİZE ALEVİCE SÖZ VERMİŞTİ!”

    Aydın Özdemir, Maltepe Cemevi’nin eksiklerini de anlattı. Cemevi binasında yer alan yurt ve konferans salonu bölümlerinin neden kullanılamadığını ise Özdemir şu sözlerle açıkladı:

    “Yurt ve konferans salonu için geçmişten gelen bir sorunumuz var. Daha önceki siyasi erkin yarattığı bir sorun bu. Kısacası bir protokol sorunumuz mevcut. Cemevi arsası belediyeye ait ancak yapı Aleviler tarafından yapıldı. Daha önceki belediye başkanının yarattığı sorundan dolayı sıkıntılı bir süreç yaşadık. Yeni seçilen belediye başkanımızla kısa zamanda bir protokol yapmayı umuyoruz. Bu protokolü yaptıktan sonra öğrenci yurdumuzun akıbeti de belli olacak. Konferans salonu da tamamlandıktan sonra burası aslında bütün Alevi camiasının bir çekim merkezi haline gelecek. Kabul ederseniz ki herhangi bir cemevinin böyle bir konferans salonu yok. Burada 600 kişilik kapasiteli bir salonumuz mevcut. Konser ya da önemli günlerde yapılacak etkinliklerimizi burada gerçekleştirebileceğiz. İşte o zaman asıl özgünlük sağlanacaktır diye düşünüyorum.

    Bu zamana kadar bizlere hep sorun yaratıldı. Burada zaten önceden bir işleyiş vardı. Dönemin belediye başkanı, burada farklı bir tasarrufta bulunmak istedi. 2016 yılında buradaki iç yapı ile ilgili eksiklikleri tamamlamak adına Ali Kılıç, bize bir söz verdi. Bu sözü de Alevice verdi. ‘Ben sizin Ali’nizim, Allah, Muhammed aşkına bırakın Cemevi içerisini ben yapayım’ diyerek rızalık istedi. Biz de bu rızalığı gösterdik. Ancak geçtiğimiz 8 yıl içerisinde ne binanın tamamlanması ne de bize tekrar teslim edilmesi gerçekleşti. 2016 yılından bugüne kadar hiçbir şekilde protokol yapılmadı. Bu sorundan dolayı işleyiş anlamında eksik kaldık.”

    “BELEDİYELERİN TAHAKKÜMÜNE RAZI GELMİYORUM”

    Alevi kurumları ile yerel yönetimler arasındaki ilişkilere de değinen Aydın Özdemir, şunları söyledi:

    “Belediyeler ile olan ilişki sadece hizmet anlamında olmalı. Hangi partiden olursa olsun bizler belediyelerden hizmet alabilmeliyiz. Bu kamusal, eşit yurttaşlık hakkımızdır. Ben, onların tahakkümüne razı gelmiyorum. Yani hiçbir belediye, hiçbir siyasi kurum, hiçbir devlet erki, ‘Bu cemevinin şu köşesini de ben yöneteyim’ ya da ‘yönetiminde benim de söz hakkım olsun’ deme hakkına sahip değildir. İnançlar üzerinde hiçbir erk ‘Şunu şu şekilde, bunu bu şekilde yapacaksın’ diyememelidir. Oy verdiğimiz parti de olabilir, onlar da böyle bir hakka sahip değildir diye düşünüyorum.

    Önceki belediye başkanı ‘Kendi Alevi vakıf ve derneğimi yaratacağım’ yönünde hareket etti. 2019 yılında ete kemiğe bürünmüş bir vakıf kurdu. Dolayısıyla biz de bu vakıfa karşı durduk ve çeşitli sıkıntılar yaşadık. Zabıtalar aracılığıyla buradaki kimi katlar zapt edildi. 2022 yılında göreve geldiğim süreçten sonra özellikle eğitim çalışmalarını sıklaştırarak dersliklerimizi kullanmaya başladık. Bizim olanı tekrar peyderpey geri almaya başladık. Yani bir Alevi belediye başkanı, bize akla hayale gelmedik yapılmaması gereken birçok şey yaptı.”

    CAMİLERE AYRICALIK TANIDI!

    Aydın Özdemir, eski Maltepe Belediye Başkanı Ali Kılıç’ın, diğer inanç merkezlerine yönelik ayrıcalıklı davrandığını da sözlerine ekledi. Özdemir, “Maltepe Belediyesi’nin önceki yönetimi, hiçbir inanç merkezine böyle yaklaşmadı. Aksine, özellikle camilere hizmet aşkıyla yaklaştı, isteklerini yerine getirmek için çaba sarf etti, daha da ileriye giderek camilerin çay ocaklarında boy boy fotoğraflar çekilerek, sabah namazlarına da katılıp poz vermekle geçirdi” dedi.

    ÖNCELİK GENÇLERE!

    Aydın Özdemir, cemevi yönetiminin şu anda bütün işleyişi ele aldığının altını çizdi. Özellikle gençlere yönelik çalışmalar yürüttüklerini anlatan Özdemir, şunları kaydetti:

    “Önemli olan gençlerin eğitilmesidir. Gelecek nesillere doğru şeyler bırakmak istiyorsak bilime dayalı bir anlayışla buraları bir eğitim yuvası haline getirmek zorundayız. Bunlara dair fen bilgisi, matematik ve İngilizce dersleri vermekteyiz. Ayrıca bağlama, gitar, vurmalı çalgılar; müzik namına talep nereden geliyorsa bunların kurslarını açmaya çalışıyoruz. 5 kişi de olsa eğitim vermeye çalışıyoruz. Geçen sene 18 branşta eğitim başlattık. Semah ve bağlama kurslarımız ise hiç bitmedi, hatta katlanarak gidiyor. 2022 yılından bu yana çok mesafe katettik. İlk olarak insanların buraya gelmesine çaba gösterdik. Açıkçası insanlar ne talep ediyorsa burada vermeye çalışıyoruz.”

    “ADI KONMAMIŞ BİR DERGAH”

    Aydın Özdemir, Maltepe Cemevi olarak sosyal yardımlaşma yürüttüklerini de söyleyerek şu bilgileri paylaştı:

    “Burası kent yoksulu olan insanların yoğunlukta olduğu bir bölge. İster istemez onlara da bu şekilde yardım etmek gerektiğini görüyoruz. İnsanlar, belediyelerden yardım talebinde bulunup bir karşılık bulamıyorlar. Samimiyetimize inanıp doğrudan istekler bize iletiliyor. Gücümüzün yetmediği bir şey varsa belediyelerden almaya çalışıyoruz. Örneğin evinden halısını, perdesini, eşyasını buraya getirenler oluyor. Buna ihtiyacı olanlar da mevcut. Burası aslında o kişilerin buluşma noktası haline geliyor. Burası bir gecekondu kenti, ister istemez insanların yoksulluktan dolayı eksiklikleri var, bunları tamamlıyoruz. Tenceresi, tüpü dahi eksik olan insanlar vardı. Geçtiğimiz 2 yıl boyunca bu yönlü ihtiyaçları da tamamlamaya çalıştık. Söylemek iddialı olur ama burası adı konmamış bir dergaha doğru gidiyor.

    “ZATEN SAKAT BİR YAPI OLUŞTURULMUŞ VAZİYETTE”

    Aydın Özdemir, AKP hükümetinin Alevi politikasını da değerlendirdi. Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin görüşlerini aktaran Özdemir, şu ifadeleri kullandı:

    “Böyle bir yapının oluşması ile ilgili bir beis görmüyorum ancak kuruluş şekli, işleyişi ve içeriği sıkıntılı. Kültür Bakanlığı adı altında değil de Cumhurbaşkanlığı altında kurulabilirdi. ‘Yönetim kurulundaki kişiler, ilahiyat fakültelerinin ilgili birimlerinden gelir’ diye bir madde konulmuş ve senin önünü zaten kesmiş. Aleviliğe dair bir kurum kuruyorsun ama Alevilerden almıyorsun! Oralara giden insanların profillerine baktığımda hiç de Aleviymiş gibi bir izlenim göremiyoruz. Kaldı ki başkanına baktığında bu profil, Alevilik’te ülkücülük olur mu bu başka bir tartışma, netice itibariyle Aleviliğin bir Türkmen Kızılbaş kolu da var ama götürüp de ırkçı bir partiye, ideolojiye kanalize olmuş bir kişinin başımızda olmuş olması zaten temel prensiplerimize aykırı. Bu kabul edilemez bir şey. Dolayısıyla zaten sakat bir yapı oluşturulmuş vaziyette. Günden güne kartopu gibi büyümeye çalışan bir yapı. En son 2 Temmuz’da gördük, madem Alevilikle ilgili bir kurumdunuz, 2 Temmuz’da neden yoktunuz?
    Asrın Tok diye bir şahıs tweet attı, ‘Madem Alevi Bektaşi Başkanlığısınız, bizim haklarımız için varsınız, bu konuya dair ne yapacaksınız? Sizi takip edeceğim’ diye mesaj yazdım. Ama bakıyoruz ki hiçbir şey yok. Biz bu başkanlık ile ilişki kurmak derdinde değiliz ama doğru yapıya kavuşmasını da isteriz. Alevilerin yönettiği bir başkanlık haline gelene kadar da mücadelemiz devam eder.

    Toplum cemevlerinin, dedelerin ne söylediklerine bakıyor. Ancak cemevleri şu anda topluma bir şey demiyor. Devlet bizleri çalıştay adı altında toplayıp toplayıp duruyor. Devlet ‘önce siz kendinizi bir tanımlayın’ diyor. Gerçekten de önce bizler kendimizi bir tanımlayalım. Eksik olsun ama biz kendimizi tanımlayalım. Çünkü insanlar bir girdabın içerisinde. Yanlış inanışlar peşine o kadar girmiş vaziyetteki toplum, doğrusu nedir biz bile henüz karar vermemişken topluma şu an mesaj vermek kolaycılık olur.”

    Eren GÜVEN/İSTANBUL

  • Maltepe Cemevinin Başkanı yeniden Erdinç Yılmaz-VİDEO

    Maltepe Cemevinin Başkanı yeniden Erdinç Yılmaz-VİDEO

    PİRHA- Hafta sonu Olağan genel kurulunu yapan Maltepe Cemevinin Başkanı yeniden Erdinç Yılmaz oldu. 

    Haberin Videosu

    İstanbul Gülsuyu’nda bulunan Maltepe Cemevi olağan genel kurulunu gerçekleştirdi. Başkanlık için Erdinç Yılmaz ile Aydın Özdemir’in listeleri yarışıyordu.

    Başkan adayı Aydın Özdemir, adaylıktan çekildi. Özdemir, adaylıktan çekilme sebebinin aralarında birliği sağlayamadıkları olduğunu açıkladı.

    Eski Başkan Erdinç Yılmaz yeniden Maltepe Cemevi Başkanı seçildi.

    (HABER MERKEZİ)