Etiket: aygül doku

  • Aygül Doku: Gülistan’ı kaybedenler konuşsun; yas hakkımızı istiyoruz-VİDEO

    Aygül Doku: Gülistan’ı kaybedenler konuşsun; yas hakkımızı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Gülistan’ın naaşının nerede olduğunu dosya kapsamında tutuklanan polis Şükrü Eroğlu’nun bildiğini dile getirerek, “Gülistan’ı kaybedenler konuşsun; Gülistan’ın naaşı nerede? Gülistan’ın naaşını istiyoruz. Yas hakkımızı istiyoruz” dedi.

    Türkiye’nin son yıllardaki en karanlık dosyalarından biri olan Gülistan Doku davası sil baştan yürütülüyor. 6 yıldır “Munzur’un karanlık sularında” aranan adaletin aslında devletin arşivlerinde, silinen hastane kayıtlarında ve yönü değiştirilen kameralarda gizlendiği ortaya çıktı.

    BİR SUÇ BÜROKRASİSİNİN ANATOMİSİ

    2026’nın şafak operasyonuyla aralanan perde bir üniversite öğrencisinin kaybının değil, bir valinin oğlunu ve bir polisin yakınını korumak için seferber edilen devasa bir “suç bürokrasisinin” anatomisini gözler önüne seriyor. Dosya kapsamında dönemin valisi ve kayyımı Tuncay Sonel’in yanı sıra 12 kişi tutuklanırken, dosya kapsamının kimlere uzanacağı tartışılıyor.

    Gülistan Doku soruşturmasında gelinen aşamaya dair Aygül Doku ajansımıza konuştu:

    Biz adelete güveniyoruz. Gülistan’ı öldürenler ve kaybedenler hesabını verecek. Yeni gözaltılarda olacak. Hala hesap vermeyen, sorgulanmayan isimler var. Dönemin bütün yetkililerinin sorgulanması gerekiyor. Kim niye susuyor? Açıklasınlar, Gülistan Doku’nun naaşı nerede? Biz Gülistan’ın naaşını istiyoruz. Üzerinde ağlayacağımız, yas tutacağımız bir mezarımızın olmasını istiyoruz.”

    “CEM TEKİNOĞLU NEDEN GAZETECİLERİ TEHDİT EDİYORSUN?”

    Munzur Üniversitesi’nin geçmiş ve şimdiki rektörünün ilk günden bu yana Gülistan Doku’ya dair bir açıklama ve girişimde bulunmadığını vurgulayan Aygül Doku, Munzur Üniversitesi’nin dönemin Bilgi İşlem Daire Başkanı ve CHP Milletvekili Cemal Enginyurt’un danışmanı olan daha önce öğrencileri fuhuşa teşvik iddialarıyla gündeme gelen Cem Tekinoğlu’nun Gülistan Doku’ya dair haber yapan Emrullah Erdinç’i tehdit ettiğini belirtti:

    “İlk gün biz üniversiteye gittik ve kayıtları istedik. Gözaltına alınıp bırakılan Süleyman Önal bize kameraların Dinar Köprüsü’nü görmediğini söyledi. Sonradan öğreniyoruz ki 60 kamera kaydı silinmiş. O dönem oranın da başında olan isim kim? Cem Tekinoğlu. Gülistan ile ilgili haber yapan gazeteciler tehdit ediliyor. Daha dün Munzur Üniversitesi’nde görevli Cem Tekinoğlu, Gazeteci Emrullah Erdinç’i tehtid ediyor. Niye tehdit ediyorsun? Neden bu kadar bu dosyayla ilgileniyor, ucunun ona dokuncağını mı düşünüyor? Ben Gülistan’ın diplomasını almaya gittiğimde yaka paça dışarı çıkarıldım. Dönemin rektörü hiçbir şekilde bizimle irtibat kurmadı, sesizliğe gömüldü. Halbuki biz kızımızı üniversiteye emanet ettik. Sorumluluğu olanlar susuyor. Neden susuyorsunuz? Susunca gerçeklerin açığa çıkmayacağını mı düşünüyorsunuz? Gerçekler siz konuşsanız da konuşmasanız da açığa çıkacak.”

    “TUNCAY SONEL KENDİNİ TUNCELİ’NİN TANRISI İLAN ETMİŞTİ”

    Gülistan tacavüzcülerine karşı çıktığı, direndiği için katledildiğine dikkat çeken Aygül Doku, şunları kaydetti:

    “Bunun ilk olduğunu düşünmüyoruz. Daha öncede benzer süçları işlemişler, susturmuşlar. Gülistan karşı çıktığı için kaybettirildi. Tuncay Sonel kendini ‘Tuncelinin Tanrısı’ ilan etmişti. Devlet içinde devlet kurmuş. Kimse karşı çıkmamış. Ne İl Emniyet Müdürü, ne Munzur Üniversitesi’ndekiler ne de Tunceli Devlet Hastanesi Başhekimi. Hepsi ne demişse yapmış. Biri hastane kayıtlarını silmiş, diğeri kamera katılarını, bir başkası katledip, kaybetmiş. İl Özel İdare’den bir memur Gülistan’a dokunan son kişi olduğu ortay açıktı. Bu nasıl olur?”

    “GÜLİSTAN’I KAYBEDENLER KONUŞSUN, GÜLİSTAN’IN NAAŞI NEREDE?

    “Bu mesele artık bizim meselemiz olmaktan çıktı” diyen Aygül Doku, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Biz ilk gün ‘Gülistan Doku nerede?’ diye sormaya başladığımızdan bu güne kadar mesele bütün kadınların meselesi oldu. Bir Gülistan daha katledilmesin diye adalet mücadelesi veriyoruz. Biz Gülistan’ın geri gelmeyeceğini biliyoruz. Biz sadece Gülistan’ın naaşını istiyoruz. Yas hakkımızı istiyoruz. Gülistan’ı kaybedenler konuşsun; Gülistan’ın naaşı nerede? Dosya kapsamında tutuklanan polis Şükrü Eroğlu Gülistan’ın naaşının nerede olduğunu biliyor. Onlar bunu saklayarak cezaevinden çıkıp, normal hayatlarına döneceklerini mi sanıyorlar. Hayır. Böyle olmayacak. Buna izin vermeyeceğiz. Gülistan Doku dosyasında adalet sağlanana, Gülistan’a dokunan her kim varsa hesap verene kadar mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Aygül Doku, Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatılmasına dair konuştu!-VİDEO

    Aygül Doku, Tuncay Sonel hakkında soruşturma başlatılmasına dair konuştu!-VİDEO

    PİRHA- İçişleri Bakanlığı, dönemin Tunceli Valisi ve şu anki Mülkiye Müfettişi Tuncay Sonel hakkında idari ve adli soruşturma başlatmasını “Umut verici” olarak yorumlayan Aygül Doku, koruma zırhının bütün kız çocukları için kaldırıldığını vurguladı.

    Yıllardır Doku ailesinin ve kamuoyunun “soruşturmayı engelleyen en üst düzey isim” olarak işaret ettiği Tuncay Sonel hakkında İçişleri Bakanlığı, idari ve adli soruşturma başlattı.

    Gülistan Doku’nunablası Aygül Doku, Tuncay Sonel hakkında İçişleri Bakanlığı’nın, idari ve adli soruşturma başlatmasını “Umut verici” bir gelişme olarak yorumladı. Meclis’e çağrıda bulunan Aygül Doku, araştırma komisyonunun kurulmasını istedi.

    Koruma zırhının bütün kız çocukları için kaldırıldığını vurgulayan Aygül Doku, “Cinayetin üstünü kapatamayacaklar” dedi.

    PİRHA / DERSİM

  • Aygül Doku’dan kan donduran iddia: Gülistan’ı Vali Tuncay Sonel’in oğlu öldürdü-VİDEO

    Aygül Doku’dan kan donduran iddia: Gülistan’ı Vali Tuncay Sonel’in oğlu öldürdü-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de 6 yıldır kayıp olan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, adliye önünde yaptığı açıklamada kan donduran bilgilere ulaştıklarını iddia etti. Doku, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in Gülistan’ı öldürdüğünü, olay anında yanında olan arkadaşı Umut Altaş’ın ise bu durumu baroya bıraktığı notla itiraf ettiğini öne sürdü.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku soruşturmasında, ailenin adliye önünde yaptığı basın açıklaması gündeme bomba gibi düştü. Abla Aygül Doku ve avukat Ali Çimen’in katıldığı açıklamada; cinayet, delil karartma ve firar iddiaları havada uçuştu.

    “BAROYA NOT BIRAKILDI: GÜLİSTAN’I VALİNİN OĞLU ÖLDÜRDÜ”

    Aygül Doku, edindikleri sarsıcı bilgilerin kaynağını açıklayarak söze başladı: “Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’in arkadaşı Umut Altaş bize ulaştı. Umut, Dersim Barosu’na gidip bir not bırakıyor ve açıkça ‘Gülistan’ı öldüren Vali Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’dir’ diyor. Dönemin savcısı ne yazık ki bu notla ilgilenmiyor. Biz daha sonra Umut’un ailesiyle görüşmeye gittik. Daha oturur oturmaz bize ‘Allah rahmet eylesin’ dediler. O an kuşkulandık, çünkü bugüne kadar kimse bize bunu dememişti.”

    “OĞLUMUN TEK SUÇU VALİNİN OĞLUYLA ARKADAŞ OLMAKTIR”

    Umut Altaş’ın annesinin sözlerini aktaran Doku, ailenin itiraflarını şu şekilde dile getirdi: “Annesine neden böyle söylediklerini sorduğumuzda, ‘Benim oğlumun tek bir suçu var; valinin oğluyla arkadaş olmasıdır. Biz oğlumuzu bu çocuk tekin değil diye çok uyardık. Benim çocuğum onunla arkadaş oldu, başını yaktı’ dedi. Umut Altaş bu olay olduğunda henüz 18 yaşındaydı ve bu vicdan azabını kaldıramadığı için baroya o notu bırakmış.”

    “TANIK UMUT ALTAŞ AMERİKA’YA KAÇIRILDI”

    Olayın ardından tanık olduğu iddia edilen Umut Altaş’ın yurt dışına gönderildiğini belirten Aygül Doku: “Umut’a telefonla ulaştım. Bana ‘Sana yardımcı olacağım, bana 2-3 gün ver’ dedi. Ancak sonrasında ailesi ve buradaki güçler tarafından susturuldu, bir daha ulaşamadık. Tuncay Sonel onu hemen Amerika’ya göndermiş. Umut, Gülistan öldürülürken o arabada olduğunu söylüyor. Eğer katil kendisi olsaydı bana yardımcı olacağını söylemezdi. Bugün Umut konuşmasaydı biz valinin oğlunun ismini bile bilmeyecektik.”

    “TUNCAY SONEL GÖREVDEN ALINMALI VE YARGILANMALI”

    Kardeşine planlı bir tuzak kurulduğunu savunan Doku, devlet yetkililerine çağrıda bulunarak konuşmasını sonlandırdı: “Gülistan’a öldürülmeden önce resmen tuzak kurulmuş. Ortada bir cinayet ve bu cinayeti örtbas eden bir mekanizma var. Buradan sesleniyorum; dönemin valisi Tuncay Sonel bir an önce görevden alınmalı ve bu korkunç iddialar karşısında yargılanmalıdır. Kardeşimin akıbetini bir valinin oğlu ve arkadaşının suç ortaklığına teslim etmeyeceğiz.”

    PİRHA/DERSİM

  • Aygül Doku: Tuncay Sonel, yolun sonuna geldin!-VİDEO

    Aygül Doku: Tuncay Sonel, yolun sonuna geldin!-VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun davası kapsamıından aralarında dönemin Dersim valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’inde bulunduğu 12 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin açıklama yapan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Dönemin valisi Tuncel Sonel’den hesabın sorulmasını istiyoruz” dedi.

    2020 yılından beri akıbeti bilinmeyen Gülistan Doku’nun davasında yeni bir gelişme yaşandı. 7 ilde yapılan operasyonda 13 kişi hakkında gözaltı kararı verilirken, 12’si gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında dönemin Dersim valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel’de bulunuyor.

    Gözaltılar sonrası Dersim Adliyesi önünde basına konuşan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, adaletin sonunda tecelli ettiğini belirterek, “Dönemin valisi bizi 220 gün boyunca bilerek köprünün başında bekletti. Tuncay Sonel yolun sonuna geldin. Hesap vereceksin” dedi.

    “OYUN BİTTİ, KATİLLER HESAP VERECEK”

    Aygül Doku, yaşadıkları acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Milletin bütün dalgıçlarını toplayıp bizi o köprünün başında 220 gün beklettiler. ‘Kızınız intihar etti’ diyerek yas tutmamızı istediler. Oysa kızımız orada değildi. Bize ‘İki çocuğum üzerine yemin ederim, kızınızın bedenini size vereceğim’ dediler ama yıllardır oyalanıyoruz” dedi.

    Aygül Doku, devletin en üst kademelerinden adalet beklediklerini vurgulayarak, “Dönemin valisi Tuncay Sonel’in oğlu Mustafa Türkay Sonel, kardeşim Gülistan’ın katilidir. Bunu bütün Türkiye bilsin. 7 yıldır hem kızımızı bizden aldılar hem de bizi kandırdılar. Bizi tiyatro izler gibi izlediler. Katiller korunurken biz mezar taşı bile göremediklerini” belirtti.

    Olayın üstünün kapatılmasına izin vermeyeceklerini belirten Doku, savcılığın başlattığı son çalışmaların önemine de değindi “Başsavcımız Ebru Cansu tarihe bir adım attı. Bu dosya artık kapanamaz. Kamuoyunun vicdanı ve kadınların mücadelesi sayesinde Gülistan’ın dosyası örtülemeyecek. Katiller adalete hesap verecek. Oyun bitti” diyen Doku, sözlerini adalet çağrısıyla bitirdi:

    “Bir daha hiçbir aile 7 yıl boyunca çaresizce adalet aramasın. Biz Gülistan’ı bulacağız. Kemikleri de olsa kardeşimin kefen giymesini istiyorum. Katiller hesap verecek, adalet yerini bulacak.”

    PİRHA/DERSİM

  • Kaybedilişinin 6.yılında Gülistan Doku’nun ailesi kaybedildiği yerde: Katiller korunuyor!- VİDEO

    Kaybedilişinin 6.yılında Gülistan Doku’nun ailesi kaybedildiği yerde: Katiller korunuyor!- VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybedilişinin üzerinden 6 yıl geçti. Geçen bu 6 yılda Gülistan’ın akıbeti devlet tarafından aydınlatılmazken, Doku ailesi Gülistan’ın en son görüldüğü Sarı Saltık viyadüğünde açıklama yaparak, kızını okuması için gönderdiği okulunda katledildiğini, bunun devlet koruması altında yapıldığını ve katillerin korunduğunu söyledi. Yapılan açıklamanın ardından Doku ailesi savcılığa geçti.

    Gülistan’dan 5 Ocak 2020 tarihinden beri haber alınamıyor. İlk başta ‘intihar etti’ dense de, daha sonra çıkan bulgularla Gülistan’ın intihar etmediği, kasıtlı bir biçimde kaybedildiği açığa çıktı. Her ne kadar olayın ardındaki sır perdesi aralanmasa da, Gülistan Doku’nun katledildiği ve akabinde kaybedildiği aşikar. En son 2025 yılının Nisan ayında Doku dosyasının savcılıkça yeniden açıldığı ve kurulan özel ekiple yeniden inceleneceği açıklansa da dosyada herhangi bir gelişme yaşanmadı.

    Bugün Gülistan Doku’nun kaybedilişinin ardından 6 yıl geçti. Doku ailesi Gülistan’ın en son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk viyadüğünde açıklama yaptı. Açıklamada konuşan anne Bedriye Doku, kızını okuması için gönderdiği okulunda katledildiğini, bunun devlet koruması altında yapıldığını ve katillerin korunduğunu söyledi. Anne Doku devamında ise şunları dile getirdi:

    “Devlete sesleniyorum, Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum, Adalet Bakanı’na, Milletvekillerine sesleniyorum; Allah için bize yardım edin. Benim kızım yanımda kaybolmadı. Kızımı devlete teslim etmiştim. 6 yıldır bir haber yok. Ben ilk günde söyledim bugün de söylüyorum ‘kızım intihar etmedi’. Kızım bana telefon açıp ‘eve geleceğim’ dedi. Yeğenlerine toka, bana ayakkabı almıştı. Bir kez daha soruyorum kızım geleceğini söylemişti; neden intihar etsin? Sizin çocuklarınız yok mu? Bizi neden çaresiz bıraktınız” diyerek kızının akıbetini sordu.

    Sarı Saltuk viyadüğünde yapılan açıklamanın ardından, Doku ailesi savcılıkla görüşme yapmak üzere adliye binasına gitti.

    PİRHA/DERSİM

  • Kadınlar, Dersim’den haykırdı: 5 yıldır sormaktan vazgeçmedik, Gülistan Doku nerede?-VİDEO

    Kadınlar, Dersim’den haykırdı: 5 yıldır sormaktan vazgeçmedik, Gülistan Doku nerede?-VİDEO

    PİRHA- Dersim’de kadınlar Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 5. yıldönümünde Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü. Yapılan açıklamada, “Gülistan Doku’nun akıbetinin peşini bırakmayacağız, failler yargılanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi. 

    Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kayboluşunun ya da kaybettirilişinin üzerinden 5 yıl geçti. Ailesi hala Gülistan’ı arıyor, Gülistan için adalet arıyor. Sadece ailesi değil, avukatları, arkadaşları, Dersim halkı ve kamuoyu da Gülistan’ın akıbetini soruyor.

    Sanat Sokağı’nda toplanan kadınlar, buradan ‘Vazgeçmiyoruz Gülistan Doku nerede?’ pankartıyla Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü ve burada bir basın açıklaması yaptılar. Kadınlar yürüyüşte sık sık ‘Gülistan Doku nerede’ , ‘koruma, aklama yargıla’ sloganları attı. Dersim Kadın Platformu adına yapılan açıklamayı Munzur Üniversitesi öğrencisi Eylül Yantemur okudu.

    “GÜLİSTAN DOKU, 5 YIL ÖNCE BUGÜN KAYBEDİLDİ”

    Gülistan Doku’nun Dersim’in ve kadın mücadelesinin sembolik bir değeri olduğunu ifade eden Eylül Yantemur, “Gülistan Doku bundan tam beş yıl önce yine bir pazar günü kaybedildi. Kaybedildi diyoruz çünkü “Gülistan kayboldu” demek biz kadınlar için ne hukuken, ne vicdanen, ne de etik olarak kabul edilebilir bir cümle değil. Her tarafı mobeselerle çevrili, ormanları ve dağları dahi kameralarla izlenen bir şehirde, herkesin ve her şeyin adım adım izlenip takip edildiği, ormanlarındaki dağ keçilerinin bile sayılarak avcılık ihaleleri için raporlanabildiği bir şehrin göbeğinde bir üniversite öğrencisinin beş yıldır bulunamaması hiçbir bakımdan anlaşılabilir, kabul edilebilir veya normalleştirilebilir bir durum değildir. Gülistan Doku’nun kaybedilişinin beşinci yılına girdiğimiz bugüne gelmeden Gülistan dosyasında nice savcılar, hakimler değişti, şehre ve ülkeye nice yeni emniyet yetkilileri, valiler, adalet bakanları geldi. Gelinen noktada hiçbiri sorumluğunu yerine getirmediği gibi Gülistan’ın akıbetinin aydınlatılması için de somut bir ilerleme sağlamadı” dedi.

    “GÜLİSTAN DOKU İÇİN ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Yantemur, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:

    “Gülistan’ın ailesinin ve kadınların ısrarlı duruşu olmasa dosyanın çoktan kapatılmak isteneceği ve Gülistan’ın akıbetinin sonsuza dek karanlıkta bırakılmak isteneceği açıktır. Ailesinin evinde, okuldaki sırasında, kaldığı yurdunda, kentteki yaşam alanlarında yokluğu bir an bile eksilmeyen Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılmalı, ailesine, arkadaşlarına, kadınlara ve onu seven ve arayanlara Gülistan’ın kaybedilişindeki hakikatler açıklanmalı, suçlular cezalandırılmalıdır. O gün gelene kadar bulunduğumuz bütün alanlarda Gülistan için adalet istemekten ve “Gülistan Doku Nerede?” sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceğiz.”

    “DEVLET, NEDEN BİZE YARDIM ETMİYOR”

    Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ise şunları söyledi:

    “Benim kızımı bulun. Dersim’de her yerde kamera var bir insan burada nasıl kaybolur. Devlet neden bize yardım etmiyor. Eğer vicdanınız varsa kızımı ortaya çıkartın, ben bir anneyim.”

    “ADALET İSTİYORUM”

    Kızımı neden kaybettiniz diye soran Gülistan Doku’nun babası Halit Doku, “Kızım bir suç işlemişse cezasını verseydiniz, 5 yıldır kızım nerede?  Bir baba olarak adalet istiyorum” dedi.

    “GÜLİSTAN DOKU^’NUN AKIBETİNİ SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Kadın cinayetlerinin politik olduğunu söyleyen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Geçen sene bu ülkede yürekli savcılar var mı diye sormuştuk. Ancak görüyoruz ki yetkililer sürekli aileyi oyalıyor. Devlet erkekleri koruyor ve failleri yargılamıyor. İktidarın zihniyeti kadın düşmanı eğer kadın düşmanı olmasalardı İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmezlerdi. Eğer özel güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede olduğu Dersim’de 5 yıl boyunca bir üniversite öğrencisi bulunamıyorsa yaşanan politik bir cinayettir. Yetkilileri göreve davet ediyorum, gerçekler açığa çıkana kadar Gülistan Doku’nun akıbetini sormaya devam edeceğiz.

    “DOSYADA YENİ GELİŞMELER VAR, YARIN SAVCIYLA GÖRÜŞECEĞİZ”

    Dosyada yeni gelişmeler olduğunu vurgulayan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Kardeşim Gülistan Doku tam beş yıldır yok. Tunceli’de avuç içi kadar bir kentte kuş oldu uçtu dediler. Bizim de buna inanmamızı istiyorlar. Ben onu bulmadan o karanlıktan çıkarmadan onu bu karanlığı yaşatanlar adalet kürsüsüne gelmeden size yemin olsun durmayacağım. Şimdi dosyamıza yeni gelişmeler var. Bu gelişmeler hakkında biz yarın savcı hanımla görüşeceğimiz için bir bilgi veremem. Daha önceki savcı ısrarla ben dosyaya koymadığım dediği mesajları yeni savcı koymuş dosyaya. Biz o mesajları görebildik. Dosyada şu anda üç tane başsavcı değiştirdik. Yeni başsavcı bir kadın, bir üstelik kız evladı olan bir kadın. Dosyayı çok derinlemesine ele aldığını söylüyor. Evet bunu herkes bize söyledi. Ben burada hepinizin huzurunda yeni başsavcıya seslenmek istiyorum. Sayın savcım ben size inanmak istiyorum. Ben sizinle görüştüm. Siz bana dediniz ki ben bu dosyayı teker teker ele alacağım Aygül. Teker teker bu dosyada en ufak kimseyi sorgulamadan bırakmayacağım dediniz. Ben size inanmak istiyorum. Ben adalete inanmak istiyorum. Gülistan için adalet herkes için adalet” diye konuştu.

    Açıklama ‘Gülistan Doku nerede?’ sloganlarının atılmasıyla sona erdi.

    PİRHA/DERSİM

  • Baba Doku: Dersim’de kuş kaybolmaz, kızım nasıl kaybolur -VİDEO

    Baba Doku: Dersim’de kuş kaybolmaz, kızım nasıl kaybolur -VİDEO

    PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 4’üncü yılı dolayısıyla Dersim’e gelen ailesi, Valilik kapısına siyah bir bez astı. Burada konuşan anne Bedriye Doku, “Kadın ölmesin, öğrenci ölmesin. Yeter. Analar ağlamasın” derken, baba Halit Doku, “Dersim’de kuş kaybolmaz, kızım nasıl kayboldu. Kızım kaybolmadı, öldürdüler. Kaybettiler” diye konuştu.

    Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 4’üncü yılı dolayısıyla Dersim’e gelen aile, savcı ve emniyet müdürü ile görüştükten sonra Valilik önüne giderek, kapısına siyah bir bez asmak istediler. Kapıdaki polislerin buna izin vermemesi üzerine, getirilen siyah bez kapının biraz ilerisine asıldı. Bezin üzerine ‘Adalet karanlıkta neredesiniz?’, ‘Gülistan karanlıkta, adalet nerede?’ ve ‘Tüm failler bulunsun, yargılansın’ yazılı kağıtlar yapıştırıldı. Aile üyeleri burada birer konuşma yaptılar.

    ‘ADALET BU KARANLIKTAN ÇIKSIN’

    İlk olarak söz alan abla Aygül Doku, “Gülistan’ın olmayışının 4’üncü yılı, 4 yıldır Gülistan’ı arıyoruz. Gülistan’ın içinde olduğu karanlık bu bez parçası gibi kapkaranlık. 4 yıldır Abarakov’un yargılayıp sorgulamayanlar, adaleti de Gülistan’ın ailesini ve sevdiklerini de karanlıkta bıraktılar. Bizi ve bu karanlığı anlayabilmeleri için bu bez parçasını astık. Tek bir isteğimiz var, adaletin artık bu karanlıktan çıkmasını, bu olayın faillerin bir an önce sorgulanıp yargılanmasını istiyoruz. Cümlelerin tükendiği yerdeyiz. Gülistan’ı bizden alanlar ve bu karanlığın içinde bırakanlar şunu çok iyi bilsinler ki Gülistan bulunacak ve bu karanlık aydınlığa çevrilene kadar biz aramaktan vazgeçmeyeceğiz. Umarım bir daha 5 Ocak’ta burda olmayız” ifadelerini kullandı.

    “ÖĞRENCİ ÖLMESİN, ANALAR AĞLAMASIN, YETER”

    Sonrasında konuşan anne Bedriye Doku, “Adalet Bakanı, milletvekillerine, cumhurbaşkanına çağrıda bulunuyorum. Eğer çocuklarınız varsa, eğer akşam başınızı yastığa koyuyorsanız yarım saat kendinizi benim yerime koyun. Ben adalet istiyorum. Kadın ölmesin, öğrenci ölmesin. Yeter. Analar ağlamasın, yeter” dedi.

    ‘DERSİM’DE KUŞ KAYBOLMAZ, KIZIM NASIL KAYBOLDU”

    Baba Halit Doku ise, “Kızımın kemiklerini istiyorum. Güvenli diye TA Diyarbakır’dan buraya gönderdim, polisi var askeri var. Hani kızım, Dersim’de bir kuş kaybolmaz, kızım nasıl kayboldu. Kızım kaybolmadı, öldürdüler. Kaybettiler” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Doku Ailesi: Zaynal Abarakov yargılanıp sorgulansın, Gülistan bu karanlıktan çıksın -VİDEO

    Doku Ailesi: Zaynal Abarakov yargılanıp sorgulansın, Gülistan bu karanlıktan çıksın -VİDEO

    PİRHA- Üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kayboluşunun ya da kaybettirilişinin üzerinden dört yıl geçti. Ailesi hala Gülistan’ı arıyor, Gülistan için adalet arıyor. Abla Aygül Doku, “Tek bir talebimiz var. Zaynal Abarakov yargılanıp sorgulansın ve Gülistan bu karanlıktan çıksın” dedi.

    Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kayboluşunun ya da kaybettirilişinin üzerinden dört yıl geçti. Ailesi hala Gülistan’ı arıyor, Gülistan için adalet arıyor. Sadece ailesi değil, avukatları, arkadaşları, Dersim halkı ve kamuoyu da Gülistan’ın akıbetini soruyor.

    AİLE SAVCIYLA GÖRÜŞMEDEN BİR SONUÇ ALAMADI

    Sabah saatlerinde Dersim’e gelen Gülistan Doku’nun anne ve babası savcıyla görüştü ancak herhangi bir gelişme olmadığından kendilerine yeni bir bilgi verilmediğini dile getirdiler. Savcılıktan Seyit Rıza Meydanı’na gelen aile burada bir süre oturdu. Öğleden sonra ise Emniyet Müdürü ile görüşeceklerini ve bu görüşmede kendilerine bir bilgi verilmesini beklediklerini belirttiler. Doku ailesinin Emniyet Müdürü ile görüştükten sonra valiliğe gitmesi bekleniyor.

    “GÜLİSTAN BU KARANLIKTAN ÇIKSIN”

    Konuyla ilgili bir açıklama yapan Gülistan Doku’nun kardeşi Aygül Doku şunları söyledi:

    “Bugün Gülistan’ın olmayışının dördüncü yılı oldu. Bu dört yıl içinde değişen sadece sayılar oldu. Bir yıl bir insan yok. İki yıl bir insan yok. Gülistan dört yıldır karanlıkta. Bunun tek nedeni de Zaynal Abarakov’un sorgulanıp yargılanmaması. Tek bir talebimiz var. Zaynal Abarakov yargılanıp sorgulansın ve Gülistan bu karanlıktan çıksın. Bu acının dili dini, kimliği, adı, ismi yok. O yüzden Gülistan’a bu ülkede yaşayan, kız çocuğu olan her ailenin sahip çıkması gerekiyor. Sahip çıkmasını istiyoruz. Bu karanlık son bulsun.”

    PİRHA/DERSİM

  • Gülistan Doku’nun ailesi: Tek istediğimiz kızımız ve adalet -VİDEO

    Gülistan Doku’nun ailesi: Tek istediğimiz kızımız ve adalet -VİDEO

    PİRHA- Dersim’de kaybolan Gülistan Doku’nun bulunması için üç gündür Adalet Bakanı ile görüşme talebinde bulunan ancak engellenen ve polis müdahalesine maruz kalan Doku ailesi, İHD Ankara Şubesi’nde basın açıklaması yaptı. Anne Bedriye Doku, “Ben kızımı devletten istiyorum. Kızımın başına ne geldi bilmiyorum. Ben bir anneyim ve ölene kadar bu davadan vazgeçmeyeceğim” dedi. 

    Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybedilen Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesi ‘Adalet Nöbeti’ kapsamında Ankara’da kızları Gülistan Doku’nun akıbetini sormayı sürdürüyor.

    Meclis’te muhalefet partileri ile görüşen aile Adalet Bakanlığı ile de görüşmek istiyor. Üç gündür bakanlıktan randevu almaya çalışan ancak polis müdahalesine maruz kalan Gülistan Doku’nun ailesi İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi.

    Gülistan Doku’nun fotoğraflarının taşındığı basın toplantısına, Ankara Kadın Platformu üyeleri de katıldı.

    Basın toplantısında ilk olarak İHD Ankara Şubesi Eş Başkanı Sevil Turgut, söz aldı. Turgut, ailenin 3 gündür polis şiddetine maruz kaldığını ve bunun insan hakları başta olmak üzere hukuka da aykırı olduğunu vurguladı.

    “MECLİS’TE KOMİSYON KURULMASINI BİR TEK AKP KABUL ETMEDİ”

    Ardından sözü Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya aldı. Gülistan’ın bulunması için Meclis’te bulunan 600 milletvekiline mektup göndererek komisyon kurulması talebinde bulunduğunu söyleyen abla Doku; “Bunun cevabını almak için siyasi parti temsilcileriyle görüştük. Hepsi komisyonun kurulması için ellerinden geleni yapacağını söyledi. MHP Grup Başkanvekili ile de görüştük, AKP tamam derse biz de komisyon kurulmasına olumlu bakarız mesajı verdi. AKP vekillerine çağrımdır, Gülistan gencecik bir kadın, bütün partiler kabul etti siz kaldınız siz de kabul edin. Gülistan’ı karanlıkta bırakmayın” ifadelerini kullandı.

     “BİR AİLE OLARAK KIZIMIZI VE ADALETİ İSTİYORUZ”

    3 gündür Ankara’da olduklarını ve polis müdahalesine maruz kaldıklarını hatırlatan abla Doku, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Dersim’de Vali ve Kaymakamlık tarafından sürekli Adalet Bakanlığı işaret edildi bize. O yüzden buraya geldik. Adalet Bakanlığı’nın özel kalemi ile üç gündür görüşüyorum. Adalet Bakanı’nın toplantılarda olduğunu söylüyorlar. Haber bekliyoruz yanımıza gelen polisler de bize, ‘sizinle sıkıntımız yok Adalet Bakanlığı sizinle görüşmek istemiyor’ diyorlar. Bir kadın kayıp ve baş şüphelinin neden sorgulanmadığını, adil yargılama yapılmadığını soracağız. Dönemin Valisi Tuncer Soner, Zeynal Abarakov’u kendi elleriyle Rusya’ya gönderdi. Bir idari amirin görevi bir suçluyu şehir dışına çıkarmak mıdır? Yeni başsavcısı ise bize arabada, evde ve telefonda kriminal inceleme yapılabilirdi ama yapılmadı, diyor. Zaynal Abarakov Rusya’ya gittikten sonra telefonunu imha etmiş. Gülistan’ın bulunması yönünde bütün delillerin yolları kapatıldı, diyor. Bir aile kızını ve adalet istiyor. Tek istedikleri adalet.  Bir çözümsüzlük var. Bu çözümsüzlük ailenin sesini bastırarak çözülemez.”

    “ÖLENE KADAR BU DAVADAN VAZGEÇMEYECEĞİM”

    Eski Vali Tuncer Soner’in kendilerini kandırdığını dile getiren anne Bedriye Doku ise şunları kaydetti:

    “Mobbese görüntülerini hep yok etmişler. İki yıldır çalmadığımız kapı kalmadı. İki yıldır tek bir sonuç alamadık. Kızıma ne oldu? Bize yardım edin, o kız buhar olup uçmadı. Dersim küçük şehir, bu kız nerede? Şüpheliyi gözaltına alsalardı bugün Gülistan’a ne olduğunu öğrenebilirdik ve Ankara’ya gelmezdik. Baş şüpheli ‘arkam sağlamdır’ dedi. Bunun arkasında kim var? Bütün vekiller Gülistan için bir komisyon kursun. Ben kızımı devletten istiyorum. Başına ne gelmiş bana söylesinler. Kızımın başına ne geldi bilmiyorum. Bunların cevabını istiyorum, başka bir şey istemiyorum. Niye baş şüphelinin önünü kesmedi, neden onu çember altına almadılar. Ben bir anneyim. Yemedim, içmedim kızımı bugünlere getirmek için çok çalıştım. Ben ölene kadar bu davadan vazgeçmeyeceğim.”

    “BEN KIZIMI OKULA GÖNDERDİM ÖLÜME DEĞİL”

    Gülistan Doku’nun babası Halit Doku ise, polislerin kendilerini Adalet Bakanlığı ile görüştüreceklerini söylediklerini ama daha sonra darp edilerek alandan uzaklaştırdıklarını söyledi. Baba Doku; “Herkes bize yardım etsin. Ben burada babayım baba! Kızımı okula mı gönderdim, ölüme mi? Bütün milletvekillerine sesleniyorum. Bu koltuklar kimsenin babasının malı değil. Bizim oylarımızla, milletin oylarıyla oradalar. Komisyon kurulsun. Allah için öyle bir duruma geldim ki kızımın kemiklerini istiyorum” dedi.

    ‘Gülistan Doku Nerede?’ sloganıyla sona eren açıklamanın ardından Doku ailesi, Ankara Adliyesi’ne giderek, kendilerini darp eden polisler hakkında suç duyurusunda bulundu.

    PİRHA/ANKARA

  • Gülistan Doku’nun ailesine Adalet Bakanlığı önünde şiddet

    Gülistan Doku’nun ailesine Adalet Bakanlığı önünde şiddet

    PİRHA- Gülistan Doku’nun bulunması için “görüşme” talebiyle Adalet Bakanlığı önünde oturma eylemi yapan Doku ailesi, polis tarafından yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı.

    Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, babası Halit Doku ve ablası Aygül Doku, Adalet Bakanlığı’ndan görüşme talebinde bulundu. Yeni atanan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’dan talep edilen randevu, “müsait olmadığı” gerekçesiyle reddedilmişti. Adalet Bakanlığı önünde Gülistan Doku’nun fotoğraflarıyla nöbet tutan aileye, polis ikinci kez müdahale etti.

    İYİ Parti’nin Meclis Grup toplantısına katıldıktan sonra Kızılay’da bulunan Adalet Bakanlığı önüne gelen aile, burada Gülistan Doku’nun olduğu fotoğraflarla “Gülistan Doku Nerede?” diye slogan attı. Adalet Bakanlığı ile görüşmek istediklerini belirten Doku ailesi, açıklama yaptı.

    “BİR VALİNİN GÖREVİ ŞÜPHELİ BİRİNİ RUSYA’YA GÖNDERMEK MİDİR?”

    Aygül Doku, talepte bulunmalarına rağmen AKP’nin kendileriyle görüşmediğini söyledi. Gülistan’ın kaybolmasına dair Meclis Araştırması istediklerini belirten Aygül Doku, Zeynal Abrakov’un annesinin yazdığı şikayet dilekçesini hatırlatarak, “Bir valinin görevi şüpheli birini Rusya’ya göndermek midir? Yeni vali; evde ve arabada kriminal inceleme yapılmadı diyor. Gülistan iki yıldır karanlıkta ise bu hepimizin utancıdır. Zanlının neden korunduğunu merak ediyoruz. Gülistan’ın bir naaşı yok ortada. Gülistan neden intihar etsin. Bütün incelemelere rağmen neden yargı yolu açılmıyor?” diye sordu.

    Ardından konuşan Anne Bedriye Doku ise, Zaynal Abrakov’un ailesinin ifadelerinin çelişkili olmasına rağmen bir soruşturma yürütülmediğini kaydetti. 2 yıldır Gülistan’ı aradıklarını söyleyen anne Doku, “Ben devletten bir şey istemiyorum, sadece kızımı istiyorum. Elinizi vicdanınıza koyun” diye seslendi.

    Aile daha sonra Adalet Bakanı Bekir Bozdağ ile görüşme talebinde bulundu. Adalet Bakanlığı’nın “müsait” olmadığını belirten polis ve aile arasında gerginlik yaşandı. Aile, kendilerini Adalet Bakanlığı önünde uzaklaştırmak isteyen polise tepki gösterdi.

    Polis müdahalesine rağmen aile bakanlık önündeki bekleyişini sürdürdü. Kamu Emekçiler Sendikası Konfederasyonu’na (KESK) bağlı kadınlar, aileye dayanışma ziyaretinde bulundu. Ziyaretin ardından polis aileye ikinci kez müdahale etti. Polise tepki gösteren Baba Halit Doku, yerlerde sürüklenerek gözaltına alındı. Kaldırımda bekleyen anne Doku da polis tarafından gözaltına alındı.

    Doku ailesinin, sağlık kontrolü için Sincan’da bulunan Fatih Devlet Hastanesi’ne götürüldüğü öğrenildi.

    KAYNAK:MA

     

  • Buldan: Böylesi bir talan ve soygun düzeni tarihte görülmedi-VİDEO

    Buldan: Böylesi bir talan ve soygun düzeni tarihte görülmedi-VİDEO

    PİRHA- Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, ittifaklar konusuna değinerek başka bir Türkiye’nin ve yönetimin mümkün olduğunu söyledi. Grup toplantısında söz alan abla Aygül Doku ise, “Biz Gülistan Doku’yu bulmadan, bize karanlığı yaşatanlar adalet önünde hesap vermeden teslim olmayacağız” dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Meclis’te partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

    HDP grubunun toplantısına Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kayıp olan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ailesi de katıldı. Toplantıda söz alan abla Aygül Doku, kardeşinin 781 gündür kayıp olduğunu söyleyerek, ‘Gülistan’ın hesabını sormadan ölmeyeceğim’ diye konuştu.

    “BÜTÜN DİLLER ÖZGÜR OLMALIDIR”

    Buldan, 21 Şubat Dünya Anadil Günü’nü kutlayarak sözlerine başladı. Buldan, ana dilin yaşam, özgürlük olduğunu belirterek, bütün dillerin özgür olması gerektiğini vurguladı.

    Dillere yönelik her türlü saldırı ve asimilasyon girişiminin insanlığın varlığına yönelik bir saldırı olduğunu ifade eden Buldan; “Bu nedenle anadili mücadelesi vazgeçilmezdir. Bir kez daha anadili uğruna mücadele verenleri selamlıyor, bizler de bu mücadeleye dâhil olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Anadillerin anayasal güvenceye alınması, anadilde eğitim hakkı bugün Kürtler başta olmak üzere Lazların, Çerkezlerin, Asuri, Süryani, Keldanilerin ve Mıhellemilerin siyasal ve toplumsal alandaki en temel talebidir. Ancak ne yazık ki, yüz yıllık inkâr politikalarının halen devam ettirilmesinden kaynaklı bugün Türkiye’de birçok dil kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu durum bir bütün olarak coğrafyamızın kültürel çeşitliliğini ortadan kaldırmakta, ülkeyi bir diller mezarlığına çevirmektedir” şeklinde konuştu.

    “ADALET UMUDUNU KARARTMAK İSTİYORLAR”

    Bir toplumu ve ülkeyi çökertmenin ilk yolunun önce umudu çökertmek olduğunu dile getiren Buldan sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Dikkat ederseniz, AKP-MHP iktidarının tüm politikaları halkın umudunu hedef almaktadır. Cezaevlerinde ölüme terk etme politikasıyla insanların umut hakkını yok etmeye çalışıyorlar! Tahliye edilmesi gerekirken cezaevinde tutulan hasta tutsakların ölüm haberleri gelmeye devam ediyor. İçeriden sağ çıkma umudu ağır saldırı altındadır. Açlıkla, yoksullukla, işsizlikle insanların refah içindeki bir gelecek umudunu hedef alıyorlar. Tecritle, çözümsüzlük ve çatışma siyasetiyle barış umudunu saldırı altında tuttuklarını görüyoruz! Hak ve özgürlükleri hedef alarak demokrasi umudunu söndürmek istiyorlar. Bunun farkındayız. Hukuksuzluğa yayarak, adalet umudunu karartmak istiyorlar.

    “GÜLİSTAN DOKU İÇİN ARAŞTIRMA KOMİSYONU KURULSUN TEKLİFİNDE BULUNACAĞIZ”

    780 gündür kayıp olan Gülistan Doku’nun ailesinin Meclis’e, adalet aramaya geldiğini kaydeden Buldan; “Karanlıkta bırakılan Gülistan’ın bulunması için Meclis’i göreve çağırmak üzere ailemiz burada. Feryatlarının duyulmasını istiyorlar. Bu feryat hepimizin ortak çığlığıdır. Buradan ben de bir kez daha soruyorum: Gülistan Doku 780 gündür nerededir? Buradan parlamentoyu göreve çağırıyorum, göreve davet ediyorum. Bu ailenin çığlığına kayıtsız kalmayın. Karartmaya ortak olmayın diyorum! Arkadaşlarımız yarın bir araştırma önergesi vererek Doku’nun kaybolmasının araştırılması yönünde bir teklifte bulunacak. Burada bütün partilere sesleniyorum, bu araştırma önergesini destekleyin ve araştırma komisyonu kurulsun” ifadelerini kullandı.

    “SALDIRI VE BASKILAR İKTİDARIN SEÇİM ÇALIŞMASIDIR”

    Geçen hafta Adana-Yüreğir’de HDP ilçe binalarına yönelik yapılan silahlı saldırıyı hatırlatan Buldan şunları aktardı:

    “Bu saldırı da tıpkı İzmir il binamızda Deniz Poyraz yoldaşımızın katledildiği İzmir saldırısının bir devamıdır. İstanbul-Bahçelievler’deki silahlı ve bıçaklı saldırı gibi, özellikle 2015’ten bu yana belli odaklar tarafından yürürlüğe konulan planlı-sistematik saldırıların bir parçasıdır. Yine Bingöl Karlıova’da ve daha birçok yerde sabahın köründe evlere baskın yaparak insanlarımızı darp ettiler. Arkadaşlarımızı hukuksuz bir şekilde tutukladılar. Bu saldırıların amacını gayet iyi biliyoruz. Korkutma, sindirme, toplumu susturma ve iktidarın politikalarına boyun eğdirmedir. Parti binalarımıza yapılan baskınlar, düzenlenen saldırılar, açılan kumpas davaları ve hukuksuz tutuklamalar aynı zamanda iktidarın bir seçim çalışmasıdır. İktidarın talimatıyla hukuku çiğneyerek o baskınları düzenleyenler, iktidarın siyasi militanlarıdır ve AKP adına seçim çalışması yürütmektedirler.”

    “BÖYLESİ BİR TALAN VE SOYGUN DÜZENİ İNANIN Kİ TARİHTE GÖRÜLMEDİ”

    ‘Karanlıktan, zulümden, hukuksuzluklardan beslenen bir yönetim anlayışının ekonomiyi tabi ki iyi yönetmesi beklenemez’ diyen Buldan yaşanan ekonomik krize değinerek şunları ifade etti:

    “Yüksek zamlarla, insanları beslenmeyle ısınma arasında bir tercihe zorlayan böylesi bir talan ve soygun düzeni inanın ki tarihte görülmedi. Halka her gün acı reçete içirirken, kendileri ise haksız zenginleşmeyle, israfla, yolsuzlukla, kamu kaynaklarını hortumlamaya devam ediyorlar. İnsanlarda yaşama sevinci bırakmadılar. Hal böyleyken AKP Genel Başkanı çıkmış, ‘Ülkenin kazancından hep birlikte faydalandığımıza göre, külfeti de beraberce omuzlayacağız’ diyebiliyor. Cefayı çeken emekçi yoksul halktır. Ama sefasını yaşayan ise Saray iktidarıdır! Sürdükleri sefanın faturasını halka ödettirme sinsiliği peşindeler.”

    “SARAYINIZIN BİTMEK BİLMEYEN İSRAFINI BİR KESİN”

    Halkın icralık, borçlu, işsiz, umutsuz, mutsuz, yoksul, aç ve öfkeli olduğunu söyleyen Buldan; “Halkı iliklerine kadar sömürdünüz. İnsanların bir canı kaldı. Daha neyin fedakârlığını istiyorsunuz? Hangi yüzle bunu istiyorsunuz. Önce bir yüzünüz olsun! Bunlarda yüz ne gezer? Bunlar yüzsüzdür. Halktan fedakârlık isteyeceğinize; önce 5’li çetenize para pompalamayı bir durdurun. Sarayınızın bitmek bilmeyen israfını bir kesin. Çifter maaşları, eş dost akrabaya dağıttığınız kamu ihalelerini durdurun. Müteahhitlere geçilmeyen köprü ve otoyollar için yaptığınız ödemeleri durdurun. Savaşa-çatışmaya kaynak harcamayı sonlandırın! Bunları yaparsanız halk bir nebze de olsa rahat bir nefes alır” diye konuştu.

    “BAŞKA BİR TÜRKİYE MÜMKÜN”

    Kadınların eşitliğe ve özgürlüğüne kavuştuğu, sokaklarda katledilmediği, emekçilerin, emeklilerin, işçilerin insanlık onuruna uygun, alın teri ve emeğinin karşılığını aldığı, kimsenin yoksul kalmadığı, açlık yaşamadığı, ülke kaynaklarının eşitçe paylaşıldığı, herkesin doyduğu, işçilerin özgürce örgütlenebildiği, sendikalaşabildiği, gençlerin kendi gelecekleri hakkında söz, yetki ve karar sahibi olduğu, Kürt sorununun diyalog ve müzakereyle çözüldüğü, onurlu bir barışın sağlandığı, Alevilerin, tüm inançların inanç özgürlüğünü yaşadığı, doğanın, suyun, ağaçların hakları olacak, derelerin özgürce aktığı, kutuplaşmanın değil, kucaklaşmanın, nefretin değil sevginin kazanacağı, başka bir Türkiye’nin mümkün olduğunu vurgulayan Buldan; “Bunu hep birlikte başaracağız diyoruz. Kazanacağımız günler yakındır. Bu yolun sonunda, halklarımızın özlediği bir demokrasi ülkesini hep birlikte yaratacağız. Yeter ki umutlu olalım! İnanın ki bu günler geççek. Ev roj jî wê derbas bibin” dedi.

    “21 YAŞINDA GENCECİK BİR KADINI KARANLIKTA BIRAKMAYIN”

    Buldan’ın konuşmasının781 gündür kayıp olan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku kürsüye çıktı. Duyarlı tüm kesimlere çağrı yapan abla Doku; “Bu süreçte o kadar acı çektim ki. 5 Ocak’tan önce böyle olayları bilmezdim. Siz olsaydınız, siz de bunlara maruz kalırdınız. Yarın öbür gün Gülistanınızı karanlıkta aramayın diye benim yaşadıklarımdan dolayı sesleniyorum. Kimliğiniz, ırkınız ne olursa olsun yarın siz de bu acıyı yaşayacaksınız belki. Bunu üzülerek söylüyorum. Devlet yetkililerine de çağrıda bulunmak istiyorum. Gülistan sizin kızınız değil, hangi cümleyi kurarsam kurayım, sizin yüreğinize dokunamayacağım. Benim tek istediğim, 21 yaşında gencecik bir kadını karanlıkta bırakmamanızdır. Gülistan’ın karanlığına sahip çıkmalıyız, Gülistan’ı karanlıkta bırakırsak umudumuzu tüketeceğiz. Ben bu acıya teslim olduğum gün öleceğim. Ama şunu bilin ben size bunun hesabını sormadan and olsun ki ölmeyeceğim” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Gazetecilere ‘Adalet Bakanı’na Gülistan Doku’yu sormayın’ denildiği iddia edildi

    Gazetecilere ‘Adalet Bakanı’na Gülistan Doku’yu sormayın’ denildiği iddia edildi

    PİRHA-5 Ocak 2020 tarihinden bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku 718 gündür kayıp. Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün Dersim ziyareti sırasında Valilik Özel Kalem Müdür Vekili Umut Ömer Karaduman’ın gazetecilere ‘Gülistan Doku’yu Bakana sormayın’ dediği iddia edildi.

    Dersim’de 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku hala bulunamadı.

    718 gündür kayıp olan Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zaynal Abarakov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken; ailesi ve kadın örgütleri, kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    “PROGRAM GAZETECİLERE KAPATILDI”

    Adalet Bakanı Abdülhamit Gül’ün geçen hafta Dersim ziyareti sırasında, Valilik Özel Kalem Müdür Vekili Umut Ömer Karaduman’ın gazetecilere ‘Gülistan Doku’yu sormayın’ dediği iddia edildi.

    Dersim’de bir gazetecinin Valilik Özel Kalem Müdürü tarafından arandığı, gazetecinin ‘Gülistan Doku’yu soracağım’ dedikten sonra ise Bakan’ın toplantısının basına kapatıldığı belirtildi.

    5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, sosyal medya hesabından ‘Gülistan Doku’ya ne oldu’ sorusunun yasaklanmasına tepki gösterdi. Doku, “Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, 718 gündür Gülistan’ın sır olduğu kente geliyor ve  Valilik Özel Kalem Müdür Vekili Umut Ömer Karaduman gazetecileri arayarak Gülistan Doku’yu Bakana sormayacaksın, diyor. Gülistan Doku’ya ne oldu? Neden korkuyorsunuz hepiniz?” diye sordu.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Kayıp Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku 5. kez hakim karşısındaydı-VİDEO

    Kayıp Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku 5. kez hakim karşısındaydı-VİDEO

    PİRHA-Yaklaşık 2 yıldır kayıp olan üniversite öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında açılan tazminat davasının karar duruşması 20 Ocak’a ertelendi. Dava sonrası konuşan Abla Aygül Doku, “5. Kez duruşmaya geliyorum ve bu dava neden karara bağlanamıyor anlayamıyorum” dedi.

    Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2. sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku’dan hala haber alınamıyor.

    7 Mart 2020’de, Gülistan Doku’nun kaybolmasından sorumlu tutulan baş şüpheli Zeynal Abarakov’un polis olan üvey babası Engin Yücer, evini taşımak istedi. Soruşturmanın tamamlanmadan ve evlerinde kriminal inceleme yapılmadan Yücer’in evini taşınmasını engelleyen Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında 22 Kasım 2020’de Yücer’in şikâyeti üzerine “mala zarar vermek” gerekçesiyle tazminat davası açıldı.

    Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında açılan tazminat davasının 5. duruşması Tunceli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü, tazminat davasının karar duruşması 20 Ocak’a ertelendi.

    “689 GÜNDÜR GÜLİSTAN’I ARIYORUZ”

    689 gündür Gülistan’ı aradığını söyleyen abla Aygül Doku, “Baş şüpheli Zainal Abarakov’un üvey babası Engin Yücer evi taşıyordu, biz de ‘ev taşınmasın burada kriminal inceleme yapılmadı, bu ev niye taşınıyor’ dediğimiz için 5. kez duruşmaya geliyorum ve bu dava neden karara bağlanamıyor, anlayamıyorum” dedi.

    Dersim Kadın Platformu adına konuşan HDP Dersim İl Eşbaşkanı Nurşat Yeşil de, “Bir vakada yapılması gereken hiçbir işlem Gülistan Doku davasında gerçekleştirilmedi. Failler hiçbir şekilde şüpheli olarak yargılanmadı. Gülistan Doku o evde olmasına rağmen hiçbir kriminal inceleme yapılmadı. Bugün acı çeken bir ailenin yargılandığını gördük, mahkemenin tarafsız olduğunu düşünmüyorum” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Aygül Doku: Kardeşim için oluşan bunca soru işaretine artık cevap istiyorum-VİDEO

    Aygül Doku: Kardeşim için oluşan bunca soru işaretine artık cevap istiyorum-VİDEO

    PİRHA-5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Gülistan Doku 622 gündür kayıp. Gülistan’ın nerede olduğunun ve başına ne geldiğinin kocaman bir soru işareti olduğunu belirten Aygül Doku, “Kardeşim için oluşan bunca soru işaretine artık birinin cevap vermesini istiyorum” dedi.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Gülistan Doku 622 gündür kayıp. Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zainal Abakarov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken, ailesi ve kadın örgütleri kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    “İNSAN BABASININ HAPİSTE OLDUĞUNA SEVİNİYORMUŞ DEMEK Kİ”

    9 aydır babasını arayan Nursena Küçüközyiğit’ten ben babamı buldum sıra Gülistan’da diye mesaj aldığını söyleyen Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku şunları söyledi:

    Önce çok sevindim daha sonra ise acaba ben de bir gün böyle bir mesaj alabilecek miyim diye düşündüm. 9 aydır babasını aradı ve hapiste olduğunu öğrendi. 9 ay boyunca Nursena Küçüközyiğit’i izleyen ne kadar çok insan varmış peki bizi izleyenler kim? Gülistan’ın nerede olduğu ve başına ne geldiği kocaman bir soru işareti oldu. Nursena’nın babası hapiste olsa da yaşıyor, insan babasının hapiste olduğuna sevinir mi demek ki seviniyormuş, ben de Gülistan hapiste diye bir telefon gelsin isterdim. Kardeşim için oluşan bunca soru işaretine artık birinin cevap vermesini istiyorum” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Gülistan Doku’yu kaybedenleri yargılamak zorundasınız’-VİDEO

    ‘Gülistan Doku’yu kaybedenleri yargılamak zorundasınız’-VİDEO

    PİRHA-Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında açılan tazminat davası delilerin toplanılması, mala verilen zararın tespit edilmesi, Engin Yücel’in ifade vermemesi ve avukat değişikleri gerekçesiyle 14 Ekim’e ertelendi. Dava sonrası konuşan Abla Aygül Doku, “Her köşesi mobese, her dağında kule olan 33 bin nüfuslu bir kentte Gülistan Doku’ya ne oldu sorusunun cevabını alamıyoruz” dedi.

    Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku’dan haber alınamıyor.

    7 Mart 2020’de, Doku’nun kaybolmasından sorumlu tutulan baş şüpheli Zeynal Abarakov’un polis olan üvey babası Engin Yücel, evini taşımak istedi. Soruşturmanın tamamlanmadan ve evlerinde kriminal inceleme yapılmadan Yücel’in evini taşınmasını engelleyen Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında 22 Kasım 2020’de Yücel’in şikâyeti üzerine “mala zarar vermek” gerekçesiyle tazminat davası açıldı. Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında açılan tazminat davası delilerin toplanılması, mala verilen zararın tespit edilmesi, Engin Yücel’in ifade vermemesi ve avukat değişikleri gerekçesiyle 14 Ekim’e ertelendi.

    Doku ailesi fertleri, duruşma sonrası Tunceli Adliyesi önünde açıklama yaptı. Açıklamaya, Dersim Kadın Platformu üyeleri de katıldı.

    Açıklama sonrası Doku ailesi ve Dersim Kadın Platformu yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sırasında anne Doku fenalaşarak ambulansa bindirildi.

    “EVDE KRİMİNAL İNCELEME ISRARLA YAPILMIYOR”

    Her köşesi mobese, her dağında kule olan 33 bin nüfuslu bir kentte Gülistan Doku’ya ne oldu sorusunun cevabını alamıyoruz diyen abla Aygül Doku, “Engin Yücel evini taşıdığı esnada biz başsavcılığa, valiliğe sürekli bu evde kriminal inceleme yapılsın dedik ama evde kriminal inceleme ısrarla yapılmıyor, Zainal Abakarov’un elektronik eşyalarına el konulmuyor. Biz o evde kriminal inceleme yapılsın dediğimiz ben üç kez mahkeme mahkeme dolaştırılıyorum ve mahkeme salonlarına Engin Yücel gelmiyor. Biz sabaha kadar adliyenin önünden ayrılmadık tansiyon hastası annem, babam ve ben uyumadık. Neden uyumadık hâkime, savcıya ve Adalet Bakanı’na şunu söylemek istedik. Siz bugün Gülistan Doku’nun ailesini yargılamakla değil Gülistan Doku’yu kaybedenleri yargılamak zorundasınız. Biz buradan Ordu’ya gideceğiz, annem ve babam tansiyon ve kalp hastası bu yolda benim ailemin başına bir şey gelirse bunun sorumluları Tuncay Sonel olmak üzere Gülistan Doku nerede sorusunun cevabını vermeyen yetkililerdir” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM

  • Adana Savcısı Gülistan Doku dosyası için ‘Tunceli Savcısı işini yapmamış’ dedi

    Adana Savcısı Gülistan Doku dosyası için ‘Tunceli Savcısı işini yapmamış’ dedi

    PİRHA-Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, Adana Adliyesi’nde ifade veren ağabeyine Savcının ‘Bunlar görevini yapmamış, bunlar o evde nasıl inceleme yapmadı? Hadi o evi incelemediler, senin burada ne işin var?’ dediğini ve orada ki katibin de ‘Şimdi sizin kızınız yok, o evde kriminal inceleme yapılmıyor ama sizi mahkemeye çağırıyorlar öyle mi?’ dediğini söyledi. 

    Dersim’de 5 Ocak 2020’de kaybolan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 525 gündür haber alınamıyor.

    Kentte şüpheli Zeynal Abarakov’un üvey babası olan polis Engin Yücel’in evinin taşınmasına engel olmaya çalışan Doku’nun ablası Aygül Doku hakkında yapılan şikâyet üzerine ‘Mala zarar vermek’ gerekçesiyle açılan tazminat davasında ağabeyi Ramazan Doku tanık olarak dinlendi.

    Doku’nun ağabeyi, Adana Adliyesi’ne giderek tanık sıfatıyla ifade verdi. Aygül Doku ise, Adana Savcısı ile ağabeyi arasında yaşanan diyaloglara ilişkin sosyal medya hesabından bir video yayınladı.

    Aygül Doku, Adana’da ifade alan Savcının ağabeyine, ‘Tunceli Savcılığı görevini yapmamıştır’ dediğini aktardı.

    “O EVDE NASIL KRİMAL İNCELEME YAPILMADIĞI GİBİ BİR DE SİZİ MAHKEMEYE ÇAĞIRDILAR ÖYLE Mİ?”

    Aygül Doku sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında şunları dile getirdi:

    “Engin Yücel’in evinde kriminal inceleme yapılmadı diye, eşyalarını taşınmasına izin vermemiştik. Daha sonra Engin Yücel bize 50 bin TL’lik tazminat davası açtı. Bugün ağabeyim şahit gösterildiği için Adana Adliyesi’nde ifade verdi. Olduğu gibi olayı anlatmış, bizim kızımız yok. 8 Mart’ta, olaydan 3-4 ay sonra bunlar evlerini taşıyorlar. Biz de evde kriminal inceleme yapılmadı, belki kızımızın bir parçası bu evdedir dedik. Savcı ağabeyimi dinlemiş ve demiş ki; ‘Bunlar görevini yapmamış, bunlar o evde nasıl inceleme yapmadı? Hadi o evi incelemediler, senin burada ne işin var?’ Katip de şöyle demiş; ‘Şimdi sizin kızınız yok, o evde kriminal inceleme yapılmıyor ama sizi mahkemeye çağırıyorlar öyle mi?’”

    “KIZIMIZI BULANA KADAR VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Tunceli’deki savcıların yasal olarak yerine getirmeleri gereken işlemleri yapmadıklarını ifade eden Aygül Doku sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Adana Adliyesi’ndeki Savcılar, sizin işinizi yapmadığınızı söylüyorlar. Daha kim size ne desin ki? Zaynal’ı 24 saat gözaltına almadınız. Bizim kızımız 2 yıldır yok. Zaynal’ı hala yakalayıp sorgulamıyorsunuz. Daha sonra bizi farklı mahkemelerde dolaştırıyorsunuz. Dolaştırın, sonuna kadar. Biz kızımızı bulmadan, katilleri hesap vermeden, cezasını çekmeden ve bize bugünleri yaşatanları bütün dünyaya duyurmadan vazgeçmeyeceğiz. Biz Gülistan Doku’nun ailesi değiliz sadece. Sıra arkadaşlarınız bile görevinizi yapmadığınızı söylüyor. Bu bir utanç değil mi?”

    PİRHA/DERSİM

  • ‘488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?’-VİDEO

    ‘488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?’-VİDEO

    PİRHA-Can TV’de Sakine Esen Yılmaz’ın sunduğu ‘Söz Kadının’ programında konuşan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Gülistan intihar etti denildi ve Munzur arandı ancak orada olmadığını hepimiz gördük. Peki, Gülistan intihar etmediyse neden intihar etti denildi. Gülistan’ın suya atladığını gören kamera, görgü tanığı yok madem intihar denildi 488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?” diye sordu.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku 489 gündür kayıp.

    Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zainal Abakarov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken, ailesi ve kadın örgütleri kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    Sakine Esen Yılmaz’ın sunduğu Can TV’de ‘Söz Kadının’ programına Aygül Doku, HDP Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil ve DAD Ankara Şube Kadın Sekreteri Aslıhan Han katılırken, programda Gülistan Doku’nun durumuna dikkat çekildi.

    Aygül Doku, ”488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede? Eğer ilk aramalarda su ihtimalinin dışında diğer ihtimaller de düşünülseydi, karada da Gülistan aransaydı ben eminim 488 gündür Gülistan’ı aramıyor olacaktık” dedi.

    “488 GÜNDÜR GÜLİSTAN’DAN EN UFAK BİR İZ YOK”

    488 gündür Gülistan’dan en ufak iz olmadığını söyleyen Aygül Doku, “Dersim avuç içi kadar bir kent. Her köşesinde mobese, her dağında kule var böyle bir kentte ben yaklaşık 8 ay kaldım. Böyle küçük bir kentte Gülistan’ı 488 gündür aramak gerçekten acı verici. Gülistan Doku’ya ne oldu? Zainal Abarakov kim? Gülistan üniversiteli genç bir kadındı. Anneme, yeğenlerine hediyeler almayı planlıyordu. Daha sonra benden YKS kitaplarını isteyip ikinci üniversite okumak isteyen bir kızdı. O yüzden gencecik bir kız durup dururken neden ortadan kaybolsun.  Gülistan intihar etti denildi ve Munzur arandı ancak orada olmadığını hepimiz gördük. Peki Gülistan intihar etmediyse neden intihar etti denildi. Gülistan’ın suya atladığını gören kamera, görgü tanığı yok madem intihar denildi 488 gündür Gülistan Doku’nun bedeni nerede?” diye sordu.

    “SADECE İNTİHAR OLGUSU ÜZERİNDE DURULDU”

    Bu soruşturma normal bir soruşturma gibi yürütülmediğini vurgulayan Halkların Demokratik Partisi (HDP) Dersim İl Eş Başkanı Nurşat Yeşil de, “Sadece intihar olgusu üzerinde duruldu ve Gülistan sadece suda arandı. Normal bir kayıp vakası olduğunda, bir insan ortadan kaybolduğunda bile birçok şekilde ararsınız ve geniş kapsamlı bir soruşturma başlatırsınız. Zaten intihar ettiğine dair kesin bir kanıt yok ortada, sadece köprünün üzerinde görülmüş. İnsanlarda Gülistan bulunmak istenmiyor algısı vardı. Hiç kimse intihar ettiğine inanmıyordu, kapsamlı bir soruşturma yürütülmedi sadece intihar üzerinde duruldu ve sadece suda arandı göstermelik bir aramaydı” diyerek, etkin soruşturma yürütme çağrısında bulundu.

    “GÜLİSTAN DOKU’NUN BULUNMAMASI BİR DEVLET POLİTİKASI”

    Kadın cinayetlerinin politik olduğunu belirten Aslıhan Han ise, “Biz kadın katliamlarına politik derken Gülistan Doku’nun bağlantısının olduğu yani onu ortadan kaldırma ihtimali olanların iktidarla, hükümetle, siyasi erklerle doğrudan bağlantısı var. Gülistan Doku’nun bulunmamasının bir devlet politikası olduğunu söylüyoruz ve söylemeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • Abla Aygül Doku’dan tepki: Gülistan Doku dosyası arşive kaldırılmak isteniyor-VİDEO

    Abla Aygül Doku’dan tepki: Gülistan Doku dosyası arşive kaldırılmak isteniyor-VİDEO

    PİRHA-5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku 471 gündür kayıp. Aygül Doku, kardeşinin bulunamamasına sosyal medya üzerinden çektiği video ile tepki gösterdi. Aygül Doku, “Bu dosya arşive kaldırılmak isteniyor ben biliyorum. Her gelen bize söz verdi peki nerede sözleri, nerede bizim kızımız” diye konuştu.

    5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisi Gülistan Doku 471 gündür kayıp.

    Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zainal Abakarov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken, ailesi ve kadın örgütleri kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.

    “HER GELEN BİZE SÖZ VERDİ PEKİ NEREDE SÖZLERİ, NEREDE BİZİM KIZIMIZ?”

    Kardeşinin 471 gündür bulunamamasına çektiği video ile yetkililere seslenen Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku şunları söyledi:

    “Kız kardeşimi benden aldılar ve ben ona yetişemedim. Bu bana dert oldu ant olsun ki Zainal Abakarov ben de senin peşini bırakmayacağım. Benim yaşadığım bu acıların hesabını teker teker vereceksin. Peki ya adalet 471 gündür gencecik bir kadın kayıp kendi halinde, üniversitesine gidip gelen benim kardeşim yok. Bu ülkede bir kız yok, adaletiniz yok diyebilmem için ne söylemem lazım. Dosyaya yeni savcı atandı, 3 aydır o dosyada ne yaptı yeni savcı söyleyebilir mi? Bu dosya arşive kaldırılmak isteniyor ben biliyorum. Her gelen bize söz verdi peki nerede sözleri, nerede bizim kızımız. Dünya utandı, taş utandı, dağ utandı benim acımdan bir siz utanmadınız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Gülistan Doku 432 gündür kayıp; savcı gerek görürse şüpheliyi çağıracak

    Gülistan Doku 432 gündür kayıp; savcı gerek görürse şüpheliyi çağıracak

    PİRHA-Dersim’de 432 gündür Gülistan Doku’dan haber alınmazken, abla Aygül Doku, “432 gündür bir kadın bulunmuyorsa sıkıntı büyük. Bu ülkemizin ve hepimizin bir utancıdır” dedi.

    Dersim’de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2. sınıf öğrencisi olan Gülistan Doku’dan kaybolduğu 5 Ocak 2020 tarihinden bu yana haber alınamıyor.

    Doku’ya dair Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca başlatılan soruşturmada ilerleme kaydedilmezken, soruşturmaya yansıyan mobese kayıtlarında, Dinar Köprüsü yönünde ilerleyen kadının Doku olduğu öne sürülerek, Uzunçayır Baraj Gölü’ne atladığı iddia edildi. Soruşturmayı yürüten Başsavcılık, kentin eski valisi Tuncay Sonel ve diğer resmi kurum temsilcileri, “intihar algısı” üzerinde durarak, şüpheli konumdaki Zainal Abarakov’un suçsuz olduğuna dair beyanlarda bulundu. Neredeyse tüm cadde ve sokakların mobese kameraları ile izlendiği kente Doku’nun ortadan kaybolması olayının baş şüphesi durumundaki Abarakov’un kapsamlı bir ifadesi alınmadı.

     “TEK DEDİKLERİ ŞEY ARAŞTIRIYORUZ”

    8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Diyarbakır’dan Dersim’e gelen Doku ailesi, yapılan açıklamanın ardından kadınlarla birlikte valilik binasına yürüdü. Vali Ali Özkan ile görüşmek için oturma eylemi yapan Doku ailesine valinin makamında olmadığı söylendi. Bunun üzerine Doku ailesi, savcılık ile görüşme gerçekleştirdi.

    Abla Aygül Doku, görüşmenin yarım saat sürdüğünü belirterek, “Savcılığın tek dediği şey; ‘araştırıyoruz, gerek gördüğümüz yerde Zainal’ı çağırıp ifadesini alacağız’, o kadar. Ailemin, Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmeden sonra yeni savcı dosyaya bakmaya başladı. Zamana dair bir şey yok. O dosyadan artık hiçbir şey çıkmaz. 432 gündür bulunmadı. Bundan sonra gökten zembille mi indirilecek. Karanfilimizi savcılığa bıraktık. Anlayabilmişlerdir umarım. Yaptığımız yarım saatlik görüşmeydi, hep aynı şeyleri konuştuk. Dosyanın geldiği aşama, valiliğin tutumudur. Eğer ‘biz bu kızı bulamıyoruz, bizim gücümüz yetmiyor’ diyorlarsa biz de tekrar Ankara’ya gideceğiz. Tek dedikleri şey araştırıyoruz” ifadelerini kullandı.

    “432 GÜNDÜR BİR KADIN BULUNAMIYORSA SIKINTI BÜYÜK”

    Bir an önce dosyanın çözülmesi gerektiğini vurgulayan abla Doku, şunları söyledi:

    “432 gündür bir kadın bulunmuyorsa sıkıntı büyük. 21’inci yüzyılda her türlü teknolojiye sahibiz. Bu ülkemizin ve hepimizin bir utancıdır. 21 yaşındaki bir kıza sahip çıkamıyorsak şu anda nerede olduğunu bilmiyorsak, bu hepimizin utancıdır. Şu an belki bir işkenceye maruz kalıyor. Bir şey bilmiyoruz bu konuda. Nihayetinde kendi halinde gencecik bir kadın. Ben sorgulamaktan bıktım. Bakalım bu savcı ne yapacak.”

    MA / Ayşe Sürme

     

  • Gülistan Doku’nun ablasına 50 bin TL para cezası

    Gülistan Doku’nun ablasına 50 bin TL para cezası

    PİRHA-Dersim’de 323 gündür kayıp olan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya, dosya şüphelisi Zaynal Abakarov’un üvey babası Engin Yücel’in evini taşımasına engel olduğu gerekçesiyle 50 bin TL para cezası kesildi.

    323 gündür haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku’ya, çağrıldığı Ergani Emniyet Müdürlüğü’nde “mala zarar vermek” gerekçesiyle 50 bin TL para cezası kesildi. Para cezasına, Doku’nun dosya şüphelisi Zaynal Abarakov’un üvey babası Ergin Yücel’in Dersim’deki Atatürk Mahallesi’ndeki evini taşımasına engel olduğu gerekçe gösterildi.

    “BELKİ O EVDE KARDEŞİMDEN BİR İZ VAR”

    Duruma tepki gösteren Aygül Doku, evlerinde kriminal inceleme yapılmadığını, bu yüzden evin taşınmasına engel olduğunu söyledi. Abla Doku, hiçbir mala zarar vermediğini belirterek, “Bu durumda bir hakim veya savcı ne yapardı. O evde kriminal inceleme yapılmamış ve bu ev taşınıyor. Orada bir iz var mı, yok mu? Belki de o evde benim kardeşimden bir iz var. Polis de eşyaların taşınmasına izin vermedi. Oradaki polis de biliyordu kriminal incelemenin yapılmadığını. O gün polisler de evin taşınmasına izin vermedi. Engin Yücel, ‘Aygül Doku malıma 50 bin TL zarar vermiş’ diyor. Benim annemin ve babamın kefen parasına göz dikmişler. Kardeşimi bizden aldılar. Yetmedi, 50 bin lira para cezası kesiyorlar” diye konuştu.

    PİRHA/DERSİM