Etiket: ayhan barut

  • Suriye’deki Alevi katliamına Adana ve Hatay’dan tepki: Katliama sessiz kalınmasın!- VİDEO

    Suriye’deki Alevi katliamına Adana ve Hatay’dan tepki: Katliama sessiz kalınmasın!- VİDEO

    PİRHA- HTŞ’ye bağlı grupların Suriye’de Alevileri katletmesine Adana ve Hatay’dan tepki gösterildi. Yapılan basın açıklamalarında tüm dünyanın gözü önünde Alevilerin katledildiği ve tüm dünyanın buna sessiz kaldığına dikkat çekildi.  İktidarın Suriye’deki mezhepsel politikalarına tepki gösterilerek, katliamların durdurulması için Türkiye hükümetine çağrı yapıldı.

    HTŞ’ye bağlı güçlerin, Suriye’nin birçok bölgesinde çok sayıda katliam yapmasına karşı Adana ve Hatay’da basın açıklaması yapıldı. Adana’daki eyleme çok sayıda Alevi örgütü, siyasi parti temsilcileri ve demokratik kitle örgütleri katıldı.

    Hatay’ın Samandağ ilçesindeki eyleme ise Alevi Değerleri Derneği, Samandağ Cemevi Derneği, Hatay Alevi Kültür merkezi ve Cemevi, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Samandağ Kalkındırma Derneği, DEM Parti, CHP, TİP, sendikalar ve çok sayıda demokratik kitle örgütleri katıldı.

    Eylemlerde “Katliama karşı omuz omuza”, “Katil Colani Suriye’den defol” sloganları atıldı.

    HATAY’DAN SESLENDİLER: KATLİAMI DURDURUN

    Hatay’da yapılan eylemde ise konuşan Milletvekili Nermin Kara AKP iktidarını eleştirerek, “Suriye’deki gruplara verdikleri destekler sebebiyle, taraf oldukları savaş sebebiyle defalarca iktidarı uyardık. Sebep olduğunuz bu savaşlar Hatay en küçük problem burayı yakından ilgilendirecek dedi. Bugün ne kadar haklı çıktığımız yaşanan katliamda gördük. Dış İşleri Bakanının bu katliamları gerginlik olarak adlandırmasını büyük bir talihsizliktir” dedi.

    Cumhurbaşkanına katliamların durdurulması için seslenen Kara, “Ey AK Parti iktidarı bugün birleşme günüdür. Her dinden, her milletten insanın dahil olacağı bir yönetim şekli önemli dedik ama siz Colani’yi desteklemeye devam ettiniz. Yaşananlar ortada. Suriye’deki işkenceleri, katliamları kabul etmemiz, sessiz kalmamız mümkün değil. Cumhurbaşkanı, Dış İşleri Bakanı, hepiniz inisiyatif alacaksınız demokratik bir yönetim oluşması için. Alevilerin, Türkmenlerin, gayrimüslimlerin, tüm farklı etnik ve dini kesimin başına geleceklerden siz sorumlusunuz” şeklinde konuştu.

    “ŞU AN TEK HEDEF ALEVİLER”

    Samandağ Belediye Başkanı Emrah Karaçay, Alevilerin hedef alındığını belirterek şunları söyledi:

    “Bugün öfkeliyiz, üzgünüz. 13 yıl süren savaştan sonra rejim değişikliği oldu. Buna sevinen ilk Alevi halkıydı çünkü savaşın bittiğini düşündük. Ama maalesef kötü günlerin başlangıcıydı. Suriye’deki katliamlar soykırıma doğru gidiyor. Bütün dünyanın gözü önünde, kimseyi umursamadan sivilleri katlediyorlar. Bütün dünya ise Alevi katliamına susuyor. İnsanların kahraman gibi gösterdiği Colani IŞİD, El Nusra, El Kaide’nin içinde olan biri. Bu katliamları kabul etmiyoruz. Şu an tek hedef Aleviler. Çünkü hiçbir yerden destek almıyorlar. Aleviler ne Esad ne de rejim kalıntıları değildir. Yüzyıllar sonra bile Alevileri katletmek için hortladınız. Buradaki herkes de biliyor ki yıkılan rejimin faturası Alevilere kesiliyor. Bunun hesabını verecekler.”

    “TÜM DÜNYA ALEVİ KATLİAMINA SESSİZ”

    Adana‘da yapılan açıklamada ilk olarak söz alan Arap Halkı Alevileri Dayanışma Derneği Başkanı Hamit Karaoğullarından, Alevi katliamına tepki göstererek, ” Soyumuzu kurturmaya çalışanlara lanet olsun” dedi. Karaoğullarından sonra ortak basın metnini Adana Alevi Platformu Sözcüsü Hüseyin İncesu okudu. İncesu, Suriye’de yürütülen politikaların ve bölgeye silah ve destek sağlayan güçlerin, insanlık suçu işlediğini vurgularken, “Sistemli yürütülen Alevi katliamınız istendiğini noktaya geldi mi? Vicdanınız rahat mı?” ifadelerini kullandı.

    Daha sonra ise Adana Emek ve Demokrasi Güçleri adına İnsan Hakları Derneği (İHD) Adana Şubesi Başkanı Avukat Yakup Ataş, Alevi katliamını kınayarak, “Bugün Suriye’de Aleviler katlediliyor. Dünya kamuoyuna bakıyoruz sessiz. Bir katliama ses çıkarmak için tepki koymak için Alevi olmaya gerek yok, sadece insan olmak yeterli. Bizler özellikle Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, iktidarına sesleniyoruz. Bu katliama karşı en yüksek perdeden tepkisini ortaya koymalı. Ama Dışişleri Bakanlığı sözcüsü bir açıklama yapmıştı. Ne demiş? Türkiye Suriye halklarının ve yönetiminin yanındayız diyor. Hem Suriye halkının hem de yönetiminin yanında olamazsınız. Bu katliamı derhal durdurun ve Suriye halklarının barış içerisinde bir gelecek inşa etmesine yardımcı olun diyoruz” diye konuştu.

    DEM Parti Adana İl Eş başkanı Helin Kaya ise Suriye’de yaşananların insanlık dışı olduğunu ve bu vahşete karşı mücadele çağrısında bulundu. CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut ise iktidara Suriye’deki Alevi katliamını durdurma çağrısında bulundu. CHP Adana Milletvekili Orhan Sümer de iktidarı Alevi katliamının durdurulması ise göreve çağırdı. CHP Adana İl Başkanı Anıl Tanburoğlu da katliamlara karşı ses çıkararak, mücadele etme çağrısında bulundu.

    PİRHA/ ADANA-HATAY

  • Milletvekili Ayhan Barut, 43 liraya dayanan mazot fiyatlarına Meclis’te isyan etti!-VİDEO

    Milletvekili Ayhan Barut, 43 liraya dayanan mazot fiyatlarına Meclis’te isyan etti!-VİDEO

    ANKARA- CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Türkiye’de çiftçilerin yıllık 3.5 milyar litre mazot kullandığına dikkat çekerek, mazottaki zamların üretim ve üreticiyi bitirdiğini söyledi. Meclis’te mazot zamlarına isyan eden Barut, “Cumhurbaşkanlığı seçimi yapıldığında 20 lira olan mazot fiyatı, bitmeyen zamlarla bugün 43 liraya dayandı. Zam yüzde 115 oranını geçti. AKP elini artık cebimizden çek” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda söz alarak zamlara itiraz eden CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, “Çiftçinin en büyük girdi maliyeti mazot ama zamlar çiftçiyi vurdu. AKP iktidara geldiğinde 1.48 lira olan 1 litre mazotun fiyatı, şimdi 43 liraya dayandı. Yine yakın zamanda 2 lira 30 kuruş zam geleceği söyleniyor. AKP, mazotla bizi terbiye etmeye çalışıyor. Bu yanlışı sonlandırın, çiftçimizi ve halkımızı rahat bırakın” diye konuştu.

    “ZAM ORANI YÜZDE 115”

    Seçimden bu yana mazota yüzde 115 oranında zam yapıldığına işaret eden Ayhan Barut, “Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapıldığı 28 Mayıs’ta yaklaşık 20 liraydı. Aradan geçen 8 ayda yüzde 115 zam geldi. Bu sene asgari ücretin açıklandığı gün fiyatlar 36 lira seviyesindeydi. O günden beri yüzde 18 zamlandı. Türkiye’de çiftçimiz yılda yaklaşık 3.5 milyar litre mazot kullanıyor. Zamlar bitmiyor ama çiftçimiz bitiriliyor. Üretime düşmanlık anlayışını kınıyoruz. Bitmek bilmez zamların geri alınmasını, mazotta KDV ve ÖTV indirimi istiyoruz” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Mısırda hasat başladı ama sevinç değil keder var!

    Mısırda hasat başladı ama sevinç değil keder var!

    PİRHA- Çukurova’da hasada başlayan mısır üreticileri, ektiğinin karşılığını alamıyor. Mısır üreticileri, tüccarlar karşılığında ezildiklerini belirterek acil destek bekliyor.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Çukurova’da hasada başlayan mısır üreticilerini dinledi. Barut, alım fiyatının en az 9 lira olarak açıklanmasını istedi.

    Toprak Mahsulleri Ofisi’ni (TMO) fiyat açıklamaya ve mısır üreticisinin ürününü derhal eksiksiz almaya çağıran Ayhan Barut, “TMO bir an önce üreticimizin istediği 9 lira ve üstündeki alım fiyatını açıklamalıdır. Buğdayda olduğu gibi mısır üreticisini de tüccara ezdirip boğdurmamalıdır. Çiftçimize buğdayda yaşattığınız dramı ve sıkıntıyı mısır üreticisine de yaşatmayın” dedi.

    “ÇİFTÇİYİ SICAK DEĞİL DERTLER YAKIYOR”

    Çukurova Bölgesi’nde aşırı sıcaklarda üretim yapan çiftçilerin sorunlarına değinen Ayhan Barut, “Çiftçilerimiz Çukurova’nın sarı sıcağında belki yanmıyor ama yaşadıkları dertlerle yanıp tutuşuyor. Bu yangın çiftçilerin ocağını söndürüyor. Tüm tarım ürünlerinde olduğu gibi mısır ürününde turfanda, yani erken hasat Çukurova’da başladı ama çiftçilerimiz yine dertli ve düşünceli” diye konuştu.

    “ÜRETİM 6.5 MİLYON TON, TÜKETİM 9 MİLYON TON”

    Hasat günlerinin aslında çiftçinin bayram ve sevinç günü olması gerektiğini anımsatan Ayhan Barut, şöyle devam etti:

    “Ne yazık ki son yıllarda çiftçimiz bayram yerine kara günler yaşıyor. Çünkü mısırı hasat ediyor çiftçi ama ortada fiyat yok, alan yok. Ülkemizde yılda yaklaşık 9 milyon ton mısır tüketimi var, üretim ise yıllık 6.5 milyon ton. Aradaki 2.5 milyon tonluk farkı ise ithalat yaparak karşılanmaya çalışılıyor. Oysa buna, ithalata gerek yok. Ülkemizde çiftçimiz yeterli bilgi birikimi, teknoloji, altyapı ve toprağa sahip. AKP iktidarı tarıma ve üreticiye destek verirse, Türkiye’nin ihtiyacı kadar olan mısırı, hatta daha fazlasını üretip ihracat bile yapabilir. Ancak iş başındaki AKP iktidarı ithalat sevdalısı olduğu için ihracat yerine ithalatı tercih ediyor. Üreticilerimize ürettirmiyorlar. Bu da çiftçiye ve tarıma vurulan darbedir.”

    “MISIR ÜRETİCİSİNİ DE BOĞDURMAYIN”

    Mısır üretim maliyetine dikkat çekerek kilogramda en az 9 lira ve üstünde alım fiyatı açıklanmasını talep eden Ayhan Barut, şunları kaydetti:

    “2023 yılında üretilen 1 kilogram mısırın maliyeti çiftçimize yaklaşık 7.5-8 lira seviyesinde. Üreticinin satması gereken, yani eline geçmesi gereken fiyat ise prim dahil en az 9 civarında olmalıdır. Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bir an önce üreticimizin istediği 9 lira ve üstündeki alım fiyatını açıklamalıdır. Buğdayda olduğu gibi mısır üreticisini de tüccara ezdirip boğdurmamalıdır. TMO’nun alımla ilgili randevu sistemini bahane edip fiyat açıklayarak mısır üreticisinin elinde ürününü bırakmamalıdır. Buradan Tarım Bakanlığı TMO yönetimini göreve davet ediyoruz. Çiftçimize buğdayda yaşattığınız dramı ve sıkıntıyı mısır üreticisine de yaşatmayın. Bir an önce alım fiyatını açıklayın,”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Ayhan Barut: Alevilik torbaya sığmaz, yasayı geri çekin

    CHP’li Ayhan Barut: Alevilik torbaya sığmaz, yasayı geri çekin

    PİRHA – CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, Alevilerin sorunlarının bir torba yasayla çözülemeyeceğini belirterek, iktidarı eleştirdi. AKP’nin yaptığı düzenlemeyle Alevilik inancına ve kültürüne hakaret edildiğini aktaran Barut, “Alevilik torbaya sığmaz, derhal yasanızı geri çekin” dedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda torba yasayla ilgili fikrini paylaşan Ayhan Barut, “Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevleri Başkanlığı’ kurulacağını söylemişti. Alevi yurttaşlarımız ‘Alevilik bir tarihi eser mi ki Kültür Bakanlığı’na bağlıyor?’ diyerek tepki göstermişti. Kimsenin kabul etmediği bu konuyla ilgili yasal düzenleme Meclis’teyken, maalesef Alevi yurttaşlarımız Meclis kapısında polis dayağı yedi” diye konuştu.

    “AKP’NİN, ALEVİLİĞİ ANLAMAKTAN UZAK OLDUĞUNU BİLİYORUZ”
    AKP’nin Alevilik inancı, kimliği ve kültürüne söz konusu yasal düzenlemeyle hakaret ettiğini vurgulayan Ayhan Barut, düzenlemenin geri çekilmesini isteyerek şunları kaydetti:
    “AKP’nin Aleviliği, Alevilerin haklı taleplerini anlamaktan ve çözüm üretmekten uzak olduğunu biliyoruz. 20 yıldır ne yaptığınız ortada. Ötekileştiren, ayrıştıran, yok sayan, bölüp parçalayan asimilasyon politikaları süslenip boyanıyor. Ama Alevilere yönelik inkarcı zihniyetin hiç değişmediğini görüyoruz. 2014’te Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, 2018’de Yargıtay’ın, 2021’de yerel mahkemelerin ‘Cemevleri ibadethanedir’ kararları hala uygulanmıyor. Halkın iktidarında kimse inancı, düşüncesi, yaşam şekli, dili ve farklılıkları nedeniyle ötekileştirilmeyecek.”

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Barut: Uyuşturucu iddiaları tüyler ürpertiyor; önlem alınmalı

    Milletvekili Barut: Uyuşturucu iddiaları tüyler ürpertiyor; önlem alınmalı

    PİRHA- Milletvekili Ayhan Barut, kullanımının yayıldığı iddia edilen ve halk arasında ‘kristal, ateş buz, met’ gibi isimlerle anılan uyuşturucuyla etkin mücadele edilmesi ve acil önlem alınması çağrısında bulundu. 

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, gençler arasında kullanımının yayıldığı iddia edilen ve halk arasında kristal, ateş buz, met gibi isimlerle anılan uyuşturucuyla etkin mücadele edilmesini ve acil önlem alınmasını istedi.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda uyuşturucu iddialarıyla ilgili konuşan Ayhan Barut, “Gençlerimiz ve çocuklarımız bizim geleceğimiz. Onların iyi eğitim almaları, güzel bir yaşam sürmeleri yarınlarımız için hayati derecede önemlidir. Çocuk ve gençlerimizi her türlü kötü alışkanlıklardan, şiddet ve eşitsizlikten korumak ve gözetmek temel görevimizdir” dedi.

    “İVEDİLİKLE HAREKETE GEÇİLMELİ”

    Adana’da ihtiyaç sahibi öğrenci ve yurttaşlar yararına çalışan Çare Sizsiniz Derneği’ni ziyaret ettiğini anımsatan Ayhan Barut, şunları kaydetti:

    “Yaptığımız ziyarette tarafımıza vahim bilgiler verildi. Öyle bir iddia dile getiriliyor ki, ürpermemek mümkün değil. Gençlerimizin uyuşturucu tehlikesiyle yüz yüze bırakıldığı söyleniyor. Halk arasında kristal, ateş buz, met gibi isimlerle anılan kuvvetli bağımlılığa neden olan bir uyuşturucunun yayıldığı söyleniyor. Bu son derece tehlikeli sonuçlar doğurabilecek vahim bir konudur. Bu vahim konuyla ilgili ilgili birimlerin ivedilikle harekete geçmesi sağlanmalıdır.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘300 dolara ithal edilen gübre neden 1100 dolara satılıyor?’

    ‘300 dolara ithal edilen gübre neden 1100 dolara satılıyor?’

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, tonu 300 dolar seviyesinden ithal edilen gübrenin Türkiye’de çiftçilere 1100 dolar seviyesinden satıldığı iddialarını Meclis gündemine taşıdı. İktidarın gübredeki yangını seyrettiğini ifade eden Barut, “Çiftçi fahiş fiyat artışı nedeniyle gübre kullanamazken, çiftçiye gübre temin edip üretimi ve üreticiyi koruması gereken iktidar adeta üç maymunu oynuyor” dedi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, gübreyle ilgili ortaya atılan iddiaları Meclis gündemine taşıyarak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ticaret Bakanı Mehmet Muş ile Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na 3 ayrı soru önergesi sundu.

    Ayhan Barut, “Tonu tüm masraflarla birlikte 300 dolar seviyesinde ithal edilen ÜRE gübrenin iç piyasada 1100 doları aşan fiyatlarla çiftçilere satılması ciddi bir sorun. Çiftçinin bu konuda çelişkili hali ve tüm gerçekleri öğrenmeye, yaşanan süreci ayrıntılarıyla bilmeye hakkı var. En önemlisi de mağduriyetin giderilmesi ve hakkının korunması için iktidarın adım atmasıdır. Ancak hiç sesleri çıkmıyor” diye konuştu.
    ÇİFTÇİNİN SORUNLARI DAHA DA DERİNLEŞİYOR!

    Çiftçilerin girdi maliyetlerinin fahiş oranda zamlanmasıyla birlikte zor günler geçirdiğine dikkat çeken Ayhan Barut, şöyle devam etti:
    “Dünya genelinde yaşanan sorunlar belliyken, ülkemizde ortaya çıkan sorunların küresel çaptaki problemlerin çok daha üstünde olduğu görülüyor. Yüksek enflasyon ve döviz kurlarındaki artış, çiftçinin ve halkın yaşadığı sorunların boyutunu büyütüyor. Tarımsal üretimin her alanında ciddi sorunlar olduğu hükümetin de kabul ettiği bir gerçek ki; yarayı tedavi edecek nihai çözüm yerine pansuman tedavi anlamında adımlar atıyorlar. Buna rağmen tarımsal üretimin en önemli girdilerinden mazotta ve gübrede yaşanan sorunlar ise bırakın çözülmeyi gün geçtikçe daha da derinleşiyor. Döviz kuru ve dünya genelinde yaşanan sorunlar bahane edilerek fiyatı yüzde 800 oranında artan ÜRE gübresinde bu sorun net olarak görülüyor.”
    “GÜBREDE DE DIŞA BAĞIMLI BİR ÜLKEYİZ”
    Türkiye’de yılda 6 milyon tona yakın tarımsal gübre kullanıldığını anımsatan Ayhan Barut, şunları kaydetti:
    “Ne yazık ki gübrede de dışa bağımlı bir ülkeyiz. Üretim neredeyse yok denecek kadar az ve ithalat yoluyla gübre temin eden bir ülke olduk. Son günlerde özellikle ÜRE gübre ithalatı ve ithal ürünlerin iç piyasadaki satış fiyatlarıyla akıl almaz iddialar ortaya atılıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Ocak-Ekim 2021 döneminde ortalama ton fiyatı 344 Dolar olarak bildirilen 2 milyon 221 bin ton ÜRE gübresi ithal etti. 2020 yılı Haziran ayında tonu 1700-1800 liraya satılan ÜRE gübresinin son dönemde 15 bin liraya kadar çıkan ton fiyatı, döviz kurlarındaki kısmi düşüş sonrası 13-14 bin liraya kadar geriledi. Burada önemli konulardan birisi tonu tüm masraflarla birlikte 300 dolar seviyesinde ithal edilen ÜRE gübrenin iç piyasada 1100 doları aşan fiyatlarla satılmasıdır. Çiftçinin bu konuda tüm gerçekleri öğrenmeye, yaşanan süreci ayrıntılarıyla bilmeye hakkı var. En önemlisi de mağduriyetin giderilmesi ve hakkının korunması için iktidarın adım atmasıdır. Ancak hiç sesleri çıkmıyor, adeta üç maymunu oynuyorlar.”

    “HAREKETE GEÇECEK MİSİNİZ?”

    CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut’un önergelerinde şu sorulara yanıt arandı:

    “1- Gübre ithalatında basın yayın kuruluşlarına ve kamuoyuna yansıdığı şekilde, tonu 300 dolar seviyesindeki gübre ve gübre yapımında kullanılan hammadde ithalat fiyatlarına rağmen iç piyasada tonu 110 dolar bandında çiftçiye satıldığı iddiaları doğru mudur?

    2- TÜİK tarafından açıklanan veriler yukarıdaki ithalat ve iç piyasa satış fiyatlarını doğrular nitelikteyken, bakanlığınız bu süreci nasıl ele almış ve herhangi bir adım atmış mıdır?
    3- Gübrede büyük vurgun olarak nitelendirilen bu durumla ilgili kamuoyuna açıklama yapacak mısınız?
    4- Gıda fiyatlarıyla ilgili iktidarın denetleme ve dengeleme yoluyla çalışmalar yaptığı açıklanırken, gübre fiyatlarıyla ilgili neden bir adım atılmıyor?
    5- Fahiş fiyat artışı nedeniyle çiftçi gübre kullanmadan ekim yaptı ve sezonu böyle kapatmaya zorlanırken üreticilere hasat vadeli ve ödeme kolaylığı sağlanarak gübre temin etmeyi düşünüyor musunuz?”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Bu zalim zam düzeni son bulmalı!’

    ‘Bu zalim zam düzeni son bulmalı!’

    PİRHA – Adana Milletvekili Ayhan Barut, yeni yılla birlikte fahiş oranda yapılan zamların geri çekilmesi için iktidara seslendi. Tüm gelirlerin enflasyona bağlı zamlar nedeniyle eridiğini belirten Barut, “İnsanca yaşam için yapılan bu insafsız zamlar geri çekilmeli, derhal halkın alım gücü yükseltilmeli” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, yeni yılın ilk gününden itibaren elektrikten akaryakıta, vergilerden trafik cezalarına fahiş oranda yapılan zamların geri çekilmesi için iktidarı göreve çağırdı. Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarına dek tüm gelirlerin enflasyona bağlı zamlar nedeniyle eridiğini vurgulayan Barut, “İnsanca yaşam için yapılan bu insafsız zamlar geri çekilmeli, derhal halkın alım gücü yükseltilmeli ve yaşam kalitesi iyileştirilmelidir” dedi.

    “ZAM EZİYETİ SÜRÜYOR”

    AKP iktidarının yanlış politikaları nedeniyle 2021 yılının halk için çok büyük sorunlarla geçtiğini ifade eden CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Yaşanan ekonomik ve siyasi krize bağlı olarak iğneden ipliğe her şeye yapılan zamlar nedeniyle Türkiye 2021 yılını büyük bedeller ödeyerek geçirirken tek adam yönetimi halkı cezalandırmaya devam ediyor. Saray ve çevresindeki bir avuç insan dışında kimsenin yüzü gülmezken yeni yılın ilk gününden itibaren AKP’nin halka zam eziyeti artarak sürüyor” diye konuştu.

    “DERHAL ZAMLAR GERİ ÇEKİLMELİ”

    Milletvekili Ayhan Barut, yazılı yaptığı açıklamasının devamında şu ifadelere yer verdi:

    “AKP üretene, emekçiye, çiftçiye, sanayiciye, emekliye, işsize, yoksula acımıyor. Aksine emeğiyle yaşama tutunmaya çalışan insanlarımızı açlık, sefalet ve yoksulluk batağına sürüklemeye devam ediyor. AKP’nin 2021 yılında hepimizi canından bezdiren yanlış ekonomi politikaları ve her şeye getirdiği zam yağmuru yeni yılın ilk gününden itibaren sürüyor. 2022 yılına yüzde 36.20 oranında yapılan vergi, ceza ve harç zamlarıyla girmiştik. Daha gözümüzü açmadan benzin, mazot ve LPG’ye fahiş zam yapanlar, hiç vicdanları sızlamadan aniden elektrik tarifelerinde yüzde 52 ile yüzde 130 arasında değişen oranlarda zam yaptılar. Kara kış yaşayan yurttaşın doğalgaz faturasına yüzde 25 zam yapmaktan hiç utanmadılar. Hayatımız tek adam yönetimindeki AKP iktidarı eliyle iyice çekilmez bir hal aldı. Bu zalim zam düzeni son bulmalıdır. İktidarı birazcık da olsa vicdana çağırıyoruz. İnsanca yaşam için yapılan bu insafsız zamlar geri çekilmeli, derhal halkın alım gücü yükseltilmeli ve yaşam kalitesi iyileştirilmelidir.”

    PİRHA/ANKARA

  • Milletvekili Barut: Kiralanan yangın söndürme uçakları neden kullanılmıyor?-VİDEO

    Milletvekili Barut: Kiralanan yangın söndürme uçakları neden kullanılmıyor?-VİDEO

    PİRHA-Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, orman yangınlarına müdahale için kiralanan yangın söndürme uçaklarının kullanılmamasına tepki gösterdi. Yanan her ağaç ve canlıdan iktidarın sorumlu olduğunu söyleyen Barut, “Ciğerlerimiz ve canlarımız yanıyor ama iktidar sadece seyrediyor” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi Adana Milletvekili Ayhan Barut, ülke genelinde süren orman yangınları hakkında konuşarak iktidarın sorumlu olduğunu dile getirdi.

    CHP’li Barut, “Yaz aylarının gelmesiyle birlikte ciğerimiz, ormanlarımız içinde canlılarıyla birlikte yine yanıyor. Yerleşim alanları tehdit altında kalıp yanarken maalesef görevlilerimiz ve yurttaşlarımız da yaşamını yitiriyor. Her yıl benzer tablolarla karşı karşıya kalıyoruz. Kahroluyoruz” diye konuştu.

    “KİRALIK UÇAKLAR KULLANILAMIYOR”

    Yangın söndürme uçakları yerine helikopterle yangınlara yapılan müdahalelerin yetersiz olduğunu söyleyen Ayhan Barut, “Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Türk Hava Kurumu’na ait yıllardır yangın söndürme işinde kullanılan uçakları devre dışı bırakması çok anlamsız” dedi.

    Ayhan Barut “Türk Hava Kurumu’nu (THK) bitirmeye yemin etmişler sanki” diyerek şu eleştiriyi yaptı:

    “Ateş kuşları olarak nam salmış değerlerimizi yok ettiler, yangınlarda kullanılmıyor, hangarda bekletiliyor. Canlarımız, ormanlarımız yanıyor, bakanlık seyrediyor. Türkiye’nin şartlarına uymayan yabancı uçakların büyük bedellerle kiralanmasına rağmen kullanılamadığı biliniyor. Sayın Bakan yanan her ağaçtan, yok olan her canlıdan sorumlusunuz. Ciğerlerimiz, canlarımız yanarken iktidarı yanlıştan dönmeye çağırıyoruz. Büyük geçmiş olsun. Yaşamını yitiren yurttaşlarımıza rahmet, kederli yakınlarına da başsağlığı diliyoruz.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘TÜVTÜRK çilesi son bulsun’

    ‘TÜVTÜRK çilesi son bulsun’

    PİRHA- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, AKP iktidarının özelleştirdiği araç muayene istasyonlarının, yurttaşları canından bezdirdiğini, tekel konumundaki TÜVTÜRK’ün fahiş fiyatlarla insanları mağdur ettiğini söyledi. Zorunlu uygulama nedeniyle bir kaç dakikalık işlemler için yüksek bedeller ödendiğini aktaran Barut, “Yurttaşın cebine göz dikilmesin, TÜVTÜRK çilesi son bulsun” dedi.

    Zorunlu araç muayenesinde tek yetkili kurum konumundaki TÜVTÜRK’ün yüksek bedellerle araç sahipleri üzerinden büyük kazançlar elde ettiği konusu uzun bir süredir tartışılmakta

    CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, 2005 yılında yaklaşık 552 milyon dolara özelleştirilen araç muayene istasyonlarının TÜVTÜRK’le birlikte çeşitli mağduriyetlere yol açtığına dikkat çekti. Barut, “Otobüs, kamyon, çekici ve tankerler için KDV dahil 503 lira 86 kuruş, otomobil, minibüs, kamyonet, römork ve yarı römorklar için 372 lira 88 kuruş muayene ücreti alınıyor. Motosiklet ve motorlu bisikletler için ise KDV dahil 189 lira 98 kuruş bedel ödeniyor. Her yıl fahiş oranda artan bu ücretler, yurttaşın belini büküyor” dedi.

    “HAREKETE GEÇİLSİN, ÇÖZÜM BULUNSUN”

    Araç muayenesinde süresi geçirilen her araçtan, gecikilen her ay için muayene ücretinin yüzde 5 oranında fazla bedel ile tahsil edildiğini de anımsatan Ayhan Barut, şunları kaydetti:
    “Zorunlu uygulama kapsamında araç muayene istasyonlarına giden her araç sahibi feryat figan ediyor. Adeta tekel konumundaki TÜVTÜRK’ün yüksek muayene ücretlerinden istasyonlarda yaşadıkları olumsuzluklara kadar araç sahiplerinin tepkilerini duyan yok, yaşadıkları sorunları çözen yok. 2007 yılından geçerli olmak üzere 20 yıllık sözleşme imzalanan TÜVTÜRK’le ilgili iktidarı adım atmaya, yurttaşın sorunlarına çözüm bulmaya çağırıyoruz. Yurttaşlardan yüksek muayene ücreti alan, kredi kartıyla yapılan ödemelerde ayrıca komisyon ücreti isteyen, araç sahiplerini mağdur eden bu istasyonlarla ilgili harekete geçilmesini bekliyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Çiftçi, yırtık lastik ayakkabısıyla isyan etti!-VİDEO

    Çiftçi, yırtık lastik ayakkabısıyla isyan etti!-VİDEO

    PİRHA-Aksaray’da, kuraklıktan sonra dolu afetinin vurduğu çiftçiler, mağduriyetlerini anlattı. Zararının karşılanmasını ve borç faizlerinin silinmesini isteyen çiftçiler, acil destek istedi. Parlamenterlere yırtık lastik ayakkabısını gösteren bir çiftçi, “Ayakkabı alamıyoruz. Dedem çarıkla gezermiş, yakında biz de çarıkla gezer hale geleceğiz. Çiftçiyi bu duruma getirdiler” dedi.

    TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyeleri, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut ve Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel, Aksaray’da, kuraklıktan sonra dolu afetinin mağdur ettiği çiftçilerle bir araya geldi.

    Büyük hasar gören arpa, buğday, şeker pancarı, mısır ve ayçiçeği ekili alanlarda inceleme yapan CHP Heyeti, çiftçilerin zararının karşılanmasını, borçların faizlerinin silinerek ertelenmesini ve çiftçilerin desteklenmesi gerektiğini söyledi.

    CHP Milletvekili Ayhan Barut’a yırtık lastik ayakkabısını çıkartarak derdini anlatan bir çiftçi “Ayakkabı alamıyoruz. Dedem çarıkla gezermiş, yakında biz de çarıkla gezer hale geleceğiz. Çiftçiyi bu duruma getirdiler” dedi.
    “ZARAR KARŞILANSIN”
    Aksaray’da dolu afetinin yaşandığı Eskil ve Bayıraltı Köyleri başta olmak üzere kent genelinde 20 bin dekardan fazla alanda zarar oluştuğu açıklandı.
    Doludan kaynaklı buğday, arpa, mısır, ayçiçeği ve şeker pancarı ekili yaklaşık 7 bin dekar alan zarar görürken çiftçiler “zararımız karşılansın” çağrısı yaptı.

    Aynı zamanda Ziraat Mühendisi olan Ayhan Barut da üretici köylüleri dinleyerek üreticinin desteklenmesi için iktidara çağrı yaptı. Kuraklıktan sonra çiftçileri dolu afetinin vurduğunu, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ise süreci sadece izlediğini aktaran Barut, “Bu yıl kuraklığın hakim olduğu bölgede dolu afeti de çiftçinin canını yaktı, zararını katladı. Ne yazık ki AKP her krizde olduğu gibi bunda da çiftçileri yalnız ve sahipsiz bıraktı. Çünkü bunlar tarımı ve çiftçiyi üvey evlat olarak görüyor” ifadelerini kullandı.

    YIRTIK LASTİK AYAKKABISINI ÇIKARIP TEPKİ GÖSTERDİ
    Eşmekaya Köyü’nde 150 dekar arazisi olduğunu ancak borçtan kurtulamadığını aktaran Mehmet Özkara adlı çiftçi, giydiği yırtık lastik ayakkabıyı çıkartarak iktidara tepki gösterdi. Çiftçinin çok zor durumda olduğunu aktaran Özkara, “Maliyetler; mazot ve gübre fiyatları çok arttı. Ayakkabım eskidi, Konya’da bir arkadaşı aradım, ‘Bana bir Ermenek lastiği gönder, yalnız sağ teki olsun’ dedim. ‘Ya lastik değişir mi?’ dedi. Arabanın ki değişiyor da, çiftçinin ki niye değişmeyecek? Allah razı olsun, Tayyip Erdoğan çiftçiyi bu vaziyete getirdi. Biz bunu bulamayız herhalde, dedemin çarığını arayacağız. Dedem çarık ile gezermiş. Biz bu sene ekin de ekemeyiz. Çiftçi ekmezse hepimiz aç kalırız. Çiftçi çok perişan” diye feryat etti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Karpuz üreticileri isyan etti: Yaktınız bizi, mahvettiniz!-VİDEO

    Karpuz üreticileri isyan etti: Yaktınız bizi, mahvettiniz!-VİDEO

    ADANA-Adanalı çiftçiler, artan maliyetlere karşın düşen karpuz fiyatlarına tepki gösterdi. Türkiye’nin en erken karpuz hasadının Adana’da yapıldığına dikkat çeken üreticiler, tarlada 70 kuruş olan karpuzun, markette 5 liraya satılmasına isyan etti.

    Çiftçiler, artan maliyetlere karşın düşen karpuz fiyatlarına tepki gösterdi. Türkiye’nin en erken karpuz hasadının Adana’da yapıldığına dikkat çeken karpuz üreticileri, hasat ettikleri karpuzu ‘Yazıklar olsun’ diyerek yere atıp kırdı, iktidara tepki gösterdi.
    AKP’Lİ ÇİFTÇİ, İKTİDARA VERYANSIN ETTİ
    AKP üyesi olduğunu belirterek sert sözlerle iktidarı eleştiren karpuz üreticisi Fuat Kumlu, “Burada en çok mağdur olan üretici ve tüketici. Bu mazot bizi kahretti. Yeter Pakdemirli, kendine gel. Baban rahmetli, adam gibi adamdı ama sen renkli gözlük takmışsın, gerçekleri görmüyorsun. Olmaz böyle. ‘İşi politikaya dökmüşsünüz’ diyorsun ya, ben AKP’liyim, şu ana kadar üyeyim. Yaktınız bizi, mahvettiniz. Karpuz 50 kuruş olur mu? Lütfen Cumhurbaşkanım, biraz gör, gör şu çiftçiyi. Bittik, bittik. Yazıklar olsun” diye konuştu.

    “BU VİCDANSIZLIKTIR”
    Bahçe Köyü’nde 55 dönümde karpuz üreten Sergen Şahbaz ise maliyetlerin çok arttığını belirterek, “Karpuzun üretim maliyeti dekarda 5-6 bin lirayı buluyor. Karpuzu bu duruma getirene kadar toprağa kanımızı döküyoruz. Ürünü dekarda 2 bin 500 liraya satamıyoruz” dedi.

    80 dönüm alanda karpuz eken Mehmet Şahbaz da, geçen seneye göre maliyetlerin yüzde 50 arttığını, ürünlerini satamadıklarını, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üreticilerin yanında durmadığını, adeta düşman gibi davrandığını söyledi.

    Hasat yapılan alanda karpuz alan tüccar Hasan Hakim ise, “Ulusal ve yerel marketler bizi baskı altına alıyor, 70 kuruştan fazla fiyata karpuz almıyor. Hangi markete giderseniz gidin 4-6 liradan aşağı karpuz satmıyorlar. Bu vicdansızlıktır” şeklinde konuştu.
    “TARLADA 70 KURUŞ, MARKETTE 5 LİRA”

    Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Adana’nın Karataş İlçesi’ne bağlı Bahçe Köyü’nde hasat yapılan karpuz tarlasında üreticileri dinlerdi. Barut, “Karpuz üreticisi dertli ve perişan halde” diyerek şunları söyledi:

    “Daha önce domates, patates, soğan tarlada kalmıştı. Aynı kaderi şimdi karpuz üreticisi yaşıyor. Çünkü üretim maliyetleri çok yüksek. Dekarda 5-6 bin liraya üretim maliyeti olan çiftçi, turfanda hasat yapmasına rağmen, ülkenin en erken ve en kaliteli üretimini yapması rağmen yarı fiyatına satamıyorlar. Üstüne alıcı yok, maliyet çok yüksek. 2002 yılında karpuz üreticisi 1 ton karpuz satıp 1 ton üre gübresi alabiliyordu. 2021 yılına gelindiğinde 1 ton üre gübresi alabilmek için 5 ton karpuz satacak. Üreticinin en temel girdisi olan mazotta da durum aynı. 2002 yılında 1 litre mazot alabilmek için 5 kilogram karpuz satan çiftçi, bugün 1 litre mazot alabilmek için 10 kilogram karpuz satmak zorunda. İhracat geç açıldı, hala İran’dan karpuz ithal ediliyor ve iç piyasada yüksek fiyatla tüketiliyor. Karpuz üreticisinin sorunlarına çözüm bulun, destek verin, ithalatı tamamen yasaklayın. Semt pazarlarını açın, karpuz tüketimini teşvik edin. Tarlada 70 kuruşa satılmayan karpuzu marketlerde 5 liraya sattırmayın. Aradaki bu farkı elleri nasırlı, alnı terli karpuz üreticilerine verin.”

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Heyeti İç Anadolu’da: Tam bir felaket var- VİDEO

    CHP Heyeti İç Anadolu’da: Tam bir felaket var- VİDEO

    PİRHA-İç Anadolu Bölgesi’ndeki kuraklık, üreticileri ekonomik krizin eşiğine getirdi. CHP Heyeti, kuraklığın yaşandığı Konya ve Karaman’da incelemeler yaparak “Zarar karşılansın, üreticinin borçları faizsiz ertelensin, destek verilsin” çağrısı yaptı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekilleri Ayhan Barut, Abdüllatif Şener, Cengiz Gökçel ve İsmail Atakan Ünver, İç Anadolu Bölgesi’nde kuraklık afetinin yaşandığı bölgeye gitti.

    Üretici ve çiftçi temsilcileriyle buluşan CHP Heyeti, yaşanan kuraklığı yerinde gördü. Kuraklık afetiyle ilgili hazırlayacakları raporu CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na sunacak olan CHP Heyeti, “Üreticinin zararı karşılansın, borçları faizsiz ertelensin, üretimin sürmesi için çiftçiye yeterli destek verilsin” çağrısı yaptı.

    “TAM BİR FELAKET VAR”
    Üreticiler, İç Anadolu Bölgesi’nde kuraklık nedeniyle kıraç yerlerde ekili arpa ve buğdayın tamamen zarar gördüğünü, sulanabilen alanlarda da yüzde 40’ları aşan rekolte kaybının beklendiğine işaret etti.

    CHP Milletvekilleri, vahim tablo karşısında iktidarı acil göreve çağırdı. Kuraklığın vurduğu buğday ekili tarlada iktidara seslenen Adana Milletvekili Ayhan Barut, uzun zamandır kuraklıkla ilgili çağrı yaptıklarını ancak iktidarın kayıtsız kaldığını söyleyerek “Buğday ve arpa ekili birçok yerde hasat yapılmadan bu alanlar sürülecek. Tam bir felaket var. Bu durum çiftçinin belini büküyor, zarar çok büyük ve verim kaybından kaynaklı ithalat gündeme gelebilecek. Üretici ve tüketicileri kötü günler bekliyor. Çünkü çiftçinin zararı büyük, ürün az olup bulunamayınca tüketici de olumsuz etkilenecek. Üretime destek verin, çiftçiyi mağdur etmeyin, ithalata değil” dedi.
    “AFET BÖLGESİ İLAN EDİLSİN”
    Mersin Milletvekili Cengiz Gökçel de, 15 Haziran’dan sonra hasadı yapılacak buğday ve arpanın kuraklık nedeniyle hasat edilmeden sürüleceğini söyledi. Üreticinin kuraklıktan kaynaklı verim alamayacağını, ürün elde edemeyeceğini aktaran Gökçel, “Buralarda sulama projeleri hayata geçirilseydi bu mağduriyet olmayacak, en azından masrafını karşılayacaktı. Mutlaka çiftçinin zararı karşılanması, hibe destekleriyle desteklenmesi, borçlarının faizsiz ertelenmesi gerekiyor” diye konuştu.

    Karaman Milletvekili İsmail Atakan Ünver ise, “Sahada gördüklerimiz çok vahim. Bölgemizde tam bir kuraklık afeti var. Kıraç alanlarda hububat hasat edilemez halde. Sulanan arazilerde yüzde 40’lara varan ürün kaybı var. Derhal iktidarın çözüm üretmesi, afet bölgesi ilan etmesi, çiftçi zararının karşılanması gerekiyor” şeklinde konuştu.

    PİRHA/ANKARA

  • Ayhan Barut: Dünyada yasaklanan termik santraller ülkemizde hızla artıyor!

    Ayhan Barut: Dünyada yasaklanan termik santraller ülkemizde hızla artıyor!

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, Ayhan Barut, termik santrallerin doğayı ve halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek, “Ölüm saçan termik santraller kapatılsın, yapım aşamasında olanların inşaatı durdurulsun” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, termik santrallerin doğayı ve halk sağlığını tehdit ettiğini belirterek, “Ölüm saçan termik santraller kapatılsın, yapım aşamasında olanların inşaatı durdurulsun” dedi.

    “DÜNYA TERK EDİYOR, TÜRKİYE’DE ARTIYOR”

    Tarım, çevre ve sağlık örgütlerinin raporlarına göre kömürlü termik santrallerin zararlarının net olarak ortaya konduğunu belirten Ayhan Barut, “Hava kirliliğinin neden olduğu solunum yolu hastalıkları, artan kanser vakaları, erken doğumdan nefes darlığına dek çok sayıda rahatsızlık, kömürlü termik santrallerin kapatılmasıyla önemli ölçüde azalacaktır. Gelişmiş ülkelerin terk ettiği, topraklarından söktürdüğü ve izin vermediği bu çağ dışı santrallerin sayısı maalesef ülkemizde hızla artıyor” diye konuştu.

    “YUMURTALIK TERMİK ÇÖPLÜĞÜNE DÖNDÜRÜLMEK İSTENİYOR”

    Adana’da da çevrecilerin, doğa hakları ve halk sağlığını savunan aktivistlerin kömürlü termik santrallere karşı sesini duyurmaya çalıştığını aktaran Ayhan Barut, şunları kaydetti:
    “Bu çabalara rağmen ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi Akdeniz’in incisi olan ve tarım için çok önemli Yumurtalık ilçemizde adeta termik santral çöplüğüne döndürülmek isteniyor. Bölgemizdekiler de dahil olmak üzere ülkemizdeki tüm mevcut termik santrallerin kapatılmasını, yapımı sürenlerin inşaatının durdurulmasını, doğa ve halk sağlığının korunmasını istiyoruz. Herkesi tedirgin eden, halk sağlığı ve çevreyi tehdit eden bu ilkel yöntemden artık vazgeçilsin. Geçmişte termik santrallerle ilgili verdiğimiz Meclis Araştırma Önergesi’nin işleme alınmasını, siyasi ayrım gözetmeden toplum sağlığı ve temiz bir çevre için harekete geçilmesini talep ediyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Gübre fiyatlarındaki yüzde 90’ı bulan fahiş artış çiftçiyi yok ediyor’

    ‘Gübre fiyatlarındaki yüzde 90’ı bulan fahiş artış çiftçiyi yok ediyor’

    PİRHA- CHP Milletvekili Ayhan Barut, tarımsal üretimde verim için kullanılan gübrelerde fiyat artışının son bir yılda yüzde 90’lara ulaştığını belirterek “Ürün fiyatları sabit kalıp hatta gerilerken maliyetlerdeki fahiş artışa müdahale etmesi gerekenler hiçbir adım atmıyor” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, tarımsal üretimde kullanılan gübrelerde fiyat artışının son bir yılda yüzde 90’lara ulaştığını söyledi. Ayhan Barut, iktidarın, çiftçinin mağduriyetine seyirci kaldığını belirterek Türkiye’nin gübrede de dışa bağımlı olduğuna dikkat çekti.

    CHP’li Ayhan Barut, yüksek üretim maliyetlerinin tarıma ve üreticiye darbe vurduğunu belirterek “Ürün fiyatları sabit kalıp hatta gerilerken maliyetlerdeki fahiş artışa müdahale etmesi gerekenler hiçbir adım atmıyor” dedi.

    “TARIMDA SORUNLAR BÜYÜYOR”

    Tarımsal üretimde gübrenin verim için çok önemli olduğuna vurgu yapan Ayhan Barut, üretimin sürdürülebilirliği ve çiftçinin yaşayabilmesi için zorunlu olan gübredeki fahiş fiyat artışlarının can yaktığını kaydetti. Tarımda yüksek girdi maliyetlerine iktidarın çözüm üretmediğini ifade eden Barut, “Tarım ve çiftçi açısından her geçen gün daha büyük sorunlar ve sıkıntılarla karşı karşıya kalıyoruz. Bin bir emekle üreten, ürettiğinden kazanamayan çiftçimiz borç batağına saplanıp hızla tarımdan uzaklaşarak mağdur olurken, ülke tarımı, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği ve ekonomimiz zarar görüyor” diye konuştu.

    “GÜBREDE DIŞA BAĞIMLIYIZ”

    Tarımda gübre kullanımının önemine dikkat çeken Ayhan Barut, şöyle devam etti:

    “Türkiye’de ortalama 5.5 milyon ton gübre kullanılıyor. Verim için önemli olan gübrede KDV’nin sıfırlandığı dönemde kullanım miktarı 6.5 milyon tonu aşmıştı. Yani çiftçi uygun fiyatla erişebilse aslında verim için gübreyi daha çok kullanacak. Ülkemizde toplam gübrenin aşağı yukarı yarısı doğrudan ithal ediliyor ancak gübre üretiminin ana hammaddeleri doğalgaz, fosfat kayası ve potas tuzu ile amonyak, nitrik asit, sülfürik asit ve fosforik asit neredeyse tümüyle ithalat yoluyla getiriliyor ve ülkemizle işlenerek ürün haline geliyor. Yani gübrede tam olarak ithalata bağımlıyız.”

    “İKTİDAR 3 MAYMUNU OYNUYOR”

    Tarımsal üretimde çiftçinin en büyük maliyet kaleminin gübre olduğunu söyleyen Ayhan Barut, şöyle devam etti:
    “Döviz kurları yükselirken ithalata bağımlılık gibi gerekçeler gösterilerek yükselen gübre fiyatları ne hikmetse döviz kurları aşağıya düşmesine rağmen aynı oranda gerilemiyor. Türkiye İstatistik Kurumu’nun Tarımsal Girdi Fiyat Endeksinin Kasım ayı hesaplamasına göre tarımsal girdiler yıllık ortalama yüzde 15.35 oranında artmış görünüyor. O halde gübre fiyatlarındaki artış neye göre, nasıl bir hesapla yapılıyor? Bu konuda izahat bekliyoruz ancak en önemlisi ise ülkemizde tarımı ve çiftçiyi gözetmesi gereken iktidarın bu konuda üç maymunu oynamasıdır. Akıl almaz bir şekilde kulaklarını ve gözlerini kapatıyorlar, ağızlarını da bıçak açmıyor. Tarımsal üretim için hayati, çiftçimiz için de yaşamsal önemdeki gübrede yaşananlara rağmen anlaşılmaz biçimde susuyorlar. Başta Tarım ve Orman Bakanlığı olmak üzere iktidarı gübredeki yangına çözüm bulmaya çağırıyoruz. Bugün piyasalarda çiftçi gübre bulamıyor. Çünkü firmaların satışı ve dağıtımı durdurduğu söyleniyor.”

    PİRHA/ANKARA

  • Üretici tepkili: Domates, kilogram maliyeti 3 lira ancak 1.8 liradan satılıyor!

    Üretici tepkili: Domates, kilogram maliyeti 3 lira ancak 1.8 liradan satılıyor!

    PİRHA-Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, kilogram maliyeti 2.5-3 lirayı bulan domates üreticilerinin ürünlerini 1.8 liradan sattığını belirterek bu mağduriyetin acilen giderilmesini istedi. Rusya’nın domates ihracatında 200 bin ton kota uygulamasını da eleştiren Barut, domates üreticisi için çözüm üretilmesini talep etti.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, kilogram maliyeti 2.5-3 lirayı bulan domates üreticilerinin ürünlerini 1.8 liradan sattığını belirtti. Barut, mağduriyetin acilen giderilmesini isterken Rusya’nın domates ihracatında 200 bin ton kota uygulamasını da sert sözlerle eleştirerek “acil çözüm üretilmeli” dedi.

    Adana’nın Karaisalı İlçesi’ne bağlı Bekirli Köyü’ndeki seralarda domates üreten çiftçilerle buluşan Ayhan Barut, üreticileri dinledi.

    Barut, “En çok üretilip tüketilen, ticarete konu olan domates, beslenme ve sağlık açısından da çok önemli bir ürün. Domates, Türkiye’de 13 milyon ton üretiliyor. 2.5 milyon ton üretimle Antalya ilimiz başı çekmektedir. Ancak bugünlerde domates üreticisi oldukça perişan ve sıkıntılı. Patates ve soğanda olduğu gibi bugünlerde de domates üreticisinin sesi yüreklerimizi dağlıyor” dedi.

    “FİYAT 10 YIL ÖNCEKİNİN ALTINDA”

    Domateste kilogram maliyetinin 2.5-3 lirayı geçtiğini ancak ürünün 1.8 liradan satıldığını aktaran Ayhan Barut, şunları söyledi:

    “Çiftçinin ürünü maliyetinin altında satılıyor. Bundan yaklaşık 10 yıl önce 2010 yılında 2.5 liraya ürününü satarken bugün 1.8-2.2 liradan satılıyor. Oysa maliyetler daha fazla. Karşılığında tüm girdiler 6-8 kat artmışken domates fiyatının 10 yıl öncekinden geriye gitmesi düşündürücüdür. Bu durum üreticileri mağdur etmiştir. Domates üreticileri sorunlarına çözüm istiyor. Duyun bu sesi. 13 milyon tonluk domates üretiminin 540 bin tonu ihraç ediliyor. Bu çok düşüktür. Bu oranın 200 bin tonu Rusya’ya yapılmaktadır. Rusya, ülkemize uyguladığı 200 bin tonluk kota da doldu. Bu nedenle üreticimiz mağdur durumda. Rusya’nın domates konusunda uyguladığı kota utanç vericidir.”

    “FİYAT MALİYETİ KARŞILAMIYOR”

    Bekirli Köyü’ndeki 1.4 dönüm alandaki serada domates üreten Ali Meclis ise, “Sattığımız domatesin fiyatı, maliyetini karşılamıyor. Buna çözüm bulunsun. 1.5-2 liraya ürün satıyoruz, maliyeti ise 2.5-3 lirayı geçiyor. Çaresizlik içindeyiz. Çözüm bulunsun” diye konuştu.

  • Okullarda dağıtılan kitaba bakın: Sağcılar Allah topluluğu, solcular şeytan!

    Okullarda dağıtılan kitaba bakın: Sağcılar Allah topluluğu, solcular şeytan!

    CHP Milletvekili Ayhan Barut, Sezai Karakoç’un yazdığı ve içerisinde ayrıştırıcı ve gerici ifadeler barındıran “Diriliş Neslinin Amentüsü” adlı kitabın okullarda dağıtılmasına tepki gösterdi.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili Ayhan Barut, Sezai Karakoç’a ait “Diriliş Neslinin Amentüsü” adlı kitabın okullarda dağıtılmasına tepki gösterdi.

    “Kuran’da sağcılar Allah topluluğu, solcular da şeytan topluluğu olarak vasıflandırılmıştır” gibi ifadelerin yer aldığı kitabı Meclis gündemine taşıyan Barut, “Bilim yuvası olması gereken okullarda, çocuklarımızın iyi bir gelecek için en iyi şekilde eğitilmesini beklerken ayrıştırıcı ve ötekileştirici ifadelerle dolu, Cumhuriyet ilkelerine hakaret edilen bir kitabın dağıtılmasını kabul etmiyoruz” dedi.

    “EĞİTİMDE HER GÜN LAİKLİK KARŞITI UYGULAMALARLA KARŞILAŞIYORUZ” 

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yanıtlanması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) soru önergesi sunan CHP Adana Milletvekili Ayhan Barut, “Derin bir ekonomik ve siyasi krizle boğuşan ülkemizde ne yazık ki AKP’nin 17 yıldır ülkemizi içine sürüklediği kaos, eğitim sistemimizde de telafisi güç yaralar açmıştır. Adeta yap-boz tahtasına döndürülen eğitim sistemi, her gelen bakanla birlikte içinden çıkılmaz bir hal almıştır. İktidarın, ülkemizi Cumhuriyetimizin kuruluş ilkelerinden uzaklaştırma çabaları sonucunda, eğitimde her geçen gün gerici, ayrıştırıcı, bilimsellik ve laiklik karşıtı uygulamalarla karşı karşıya kalıyoruz”  dedi.

    “GERİCİLİK ÖZENDİRİLEREK, ÖĞRENCİLERE AŞILANIYOR”

    İktidara yakınlığı ile bilinen Memur-Sen’e bağlı Eğitimciler Birliği Sendikasının (Eğitim-Bir-Sen) valiliklerle bir protokol yaparak okullarda “Bir Bilenle Bilge Nesil Projesi” yürüttüğünü anlatan Barut, şunları dile getirdi:

    “Söz konusu bu proje kapsamında okullarda dağıtımı yapılan Sezai Karakoç’a ait ‘Diriliş Neslinin Amentüsü’ adlı kitap, kelimenin tam anlamıyla gericiliğin özendirilerek öğrencilere aşılanmasını amaçlarken öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerin Cumhuriyet ilkelerine düşmanca tutum sergilemelerini hedefleyip ayrıştırıcı, karalayıcı ve suçlayıcı ifadelerle doludur. Kitapta yer alan ‘Kuranda sağcılar Allah topluluğu, solcular da şeytan topluluğu olarak vasıflandırılmıştır’ gibi ifadeler, ‘Kuranda sağcıların uğurlu topluluk, solcuların ise uğursuz topluluk’ olarak tanımlandığı gibi yalan yanlış bilgiler asla kabul edilemez. ‘İlim, irfan, hikmet yolunda şuurlu gençlik’ hedefiyle yürütüldüğü söylenen proje kapsamında dağıtılan bu kitapla genç beyinlerimizi çarpıtma, karalama ve ayrıştırma ifadeleriyle düşmanlaştırma gibi amaçlarla, akıl ve mantıktan uzak ‘sağ-sol düşünce’ gibi tanımlarla zehirliyorlar. Bu kitabın okullarda nasıl dağıtıldığını, bunlara kimin izin verdiğini, her yönüyle ötekileştirici ve gerici ifadelerle dolu bu kitabın engellenmesi için bir girişimin olup olmadığını merak ediyoruz.

    “BU PROJEDEN BAKANLIĞIN HABERİ VAR MI?”

    Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk tarafından yanıtlanması istemiyle Meclise soru önergesi sunan Ayhan Barut, şu soruları yöneltti:

     

    • Bilim yuvası okullarda öğrencilerimizin çağın gereklerine uygun olarak eğitilmesi gerekirken bu ayrıştırıcı ve ötekileştirici projeye nasıl ve neden izin verilmiştir?
    • Milli Eğitim Bakanlığının bu projeden haberi var mıdır, bununla ilgili ne düşünmektedir, bu konuyla alakalı bir inceleme ve görüşü var mıdır?
    • Okullarda kutlanacak resmi programların, yarışmaların ve etkinliklerin inceleme kurullarında ele alınması gerekmez mi? Bu kitabın dağıtımı nasıl gerçekleştirilmiştir?
    • Ötekileştirici ve ayrımcı ifadelerle dolu bir kitabın dağıtımını yapmak suç değil midir?
    • Kamuoyunda oluşan tepkinin ardından bu projenin sorumluları hakkında idari bir işlem yapılıp adli bir girişimde bulunulması için ne yapmayı düşünüyorsunuz?
    • Ülkemizin ve milletimizin, özellikle geleceğimiz olan çocuklarımızı ve gençlerimizi ayrıştırıp bölme girişimlerine karşı bir tepkiniz olacak mı?”

    (HABER MERKEZİ)