Etiket: aykut erdoğdu

  • CHP’li Aykut Erdoğdu hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma

    CHP’li Aykut Erdoğdu hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaret’ iddiasıyla soruşturma

    PİRHA-Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu hakkında suç duyurusunda bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Erdoğdu hakkında soruşturma başlattı.

    CHP Milletvekili Erdoğdu, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a hitap ederek, “Sizi seçimle indirdikten sonra vatana İhanetten yargılanmanız için bütün gücümle çalışacağım” ifadelerini kullanmıştı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu hakkında suç duyurusunda bulundu.

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı suç duyurusunun ardından Erdoğdu hakkında “cumhurbaşkanına hakaret” gerekçesiyle soruşturma başlattı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • CHP’lilerin yolsuzlukla suçladığı isim İBB’de Genel Sekreter oldu

    CHP’lilerin yolsuzlukla suçladığı isim İBB’de Genel Sekreter oldu

    PİRHA-İstanbul Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreterliği görevinden emeklilik gerekçesiyle ayrılan Yavuz Erkut’un yerine Can Akın Çağlar’ın atanması tartışmaları beraberinde getirdi.

    2012’de CHP’li bazı isimlerin yolsuzlukla suçladığı Can Akın Çağlar İstanbul Büyükşehir Belediyesinde Genel Sekreterlik görevine getirildi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreterliği görevinden emeklilik gerekçesiyle ayrılan Yavuz Erkut’un yerine Can Akın Çağlar’ın atanması tartışmaları beraberinde getirdi. CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu, Çağlar’ı daha önce yolsuzluk yapmakla suçlarken, eski CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek de kumpas davaları döneminde tayin isteyen eşini sürgüne gönderen kişinin Can Akın Çağlar olduğunu söyledi.

    OLMAYAN ŞİRKETE KREDİ SAĞLADI İDDİASI

    Atama kararının ardından Erdoğdu’nun 2012’de Çağlar’ı yolsuzlukla suçladığı ifadeleri yeniden gündeme gelirken, parti içinde de tartışmaların yaşandığı kaydedildi. Erdoğdu, 9 Ağustos 2012’de CHP İstanbul İl Başkanlığı’nda bir basın toplantısı düzenlemiş ve dönemin Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar’ın tarımda hiçbir geçmişi olmayan, son çalıştığı işyeri ile alacak davası bulunan Dursun Akdağ adlı bir kişinin henüz kurmadığı 20’nin üzerindeki şirketin her biri için 7-7.5 milyon TL tutarında kredi sağladığını iddia etmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP’li Erdoğdu’dan, hükümetin açıkladığı Yeni Ekonomi Programı’na tepki

    CHP’li Erdoğdu’dan, hükümetin açıkladığı Yeni Ekonomi Programı’na tepki

    PİRHA- CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, adı “Yeni Ekonomi Programı” (YEP) olarak değiştirilen Orta Vadeli Program’da muğlak genel geçer ifadelerle krizin çözüleceğinin söylendiğini belirterek, “Programın tek gerçekçi yanı, 2018 enflasyonunun yüzde 20’nin üzerinde olacağı” dedi. 

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, adı “Yeni Ekonomi Programı” (YEP) olarak değiştirilen Orta Vadeli Program’da muğlak genel geçer ifadelerle krizin çözüleceğinin söylendiğini belirterek, “Programda kriz var ama çözüm yok” dedi.

    Erdoğdu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafında açıklanan YEP’in kesinlikle bir krizle mücadele programı olmadığını ifade ederek şunları söyledi:

    “Algoritmalar çalıştırarak bazı mantıklı hesaplamalar yapabilirsiniz. Ama bunların uygulanabilir olması ve sonuçları önemli. Örneğin 2021’de enflasyonu yüzde 6’ya indireceğiz diyorlar. Nasıl yapacaklar, somut hiçbir emare yok. 2019’da 60 milyar TL tasarruf sağlayacağız, 16 milyar TL gelir artışı sağlayacağız denilmiş ama nasıl yapılacağına dair gerçekçi ve somut bir yol haritası yok. Aşırı kur artışı ve oynaklığı sonucu sarsılan bankacılık ve reel sektörle ilgili hiçbir somut düzenleme yok.Yüksek girdi fiyatları ve ithalat dampingiyle çökertilen tarım sektörü ile ilgili en küçük bir umut verilmemiş. Bu maliyet ve fiyatlarla çiftçinin üretimi ve verimi düşecek. Bu durum arzın kısılması ve gıda enflasyonu artışı anlamına geliyor. Bu gerçek durum OVP’nin pembe enflasyon tahminleriyle çelişiyor.”

    Programın, “muğlak genel geçer ifadelerle ‘krizi çözeceğiz’ denilen bir manzumeden ibaret olduğu” ifadesini kullanan Erdoğdu, “YEP açıklanır açıklanmaz kurun yükselişe geçmesinin  piyasanın YEP’i hayalci ve muğlak bulduğunun göstergesi” olduğunu söyledi.

    BANGLADEŞLEŞME SÜRECİ

    Erdoğdu, enflasyon ve işsizlik gibi göstergelerde gerçeklerle uyumsuz hedeflerin söylendiğini anlatarak YEP’in umudunu kur artışıyla rekabet gücünü artıran ihracata bağlamış durumda olduğunu bildirdi. Erdoğdu şu görüşleri dile getirdi:

    “Berat Albayrak’ın kavrayamadığı gerçek, ihracatımızın önemli oranda ithalata bağlı olduğu. Bu durumda ihracat rekabet avantajı önemli oranda kur karşısında eriyen düşük ücretlere bağımlı olacak. Adalet ve eğitimi sistemi çökertilmiş yetişmiş insan gücünü beyin göçüyle kaybeden bir ülkede ihracatta yüksek katma değerli üretimle rekabet avantajı hayaldir. İhracatta rekabet avantajı sadece düşük reel ücretlere dayanıyorsa bunun adı Bangladeşleşme sürecidir. Bangladeş de düşük reel ücretle ihracatta rekabet yaratmaya çalışıyor.”

    YEP’de İşsizlik oranı beklentisinin 2018 için yüzde 11.3, 2019 için yüzde 12 olacak’ ifadesinin anlamının, ‘2019’da resmi işsiz sayısı 4 milyonu aşacak, yani 1 milyona yakın insan işini kaybedecek’ demek olduğunu vurgulayan Erdoğdu şöyle devam etti:

    “Krizle mücadelede iki önemli silahımız vardı. Bunlardan birincisi Merkez Bankası’nın faiz artışı diğeri OVP (YEP)’di. Krizle mücadelede en etkili iki araçta elimizden çıktı ve krizin en önemli değişkeni kur üzerinde hiçbir etkisi olmadı. Çünkü sorunu doğru tanımlayamıyorlar. Sorunu biliyorlar ancak tanımlamak istemiyorlar. Çünkü işlerine gelmiyor. Türkiye’de ekonomik çöküşün altında yatan sebep siyasal çöküştür. Yaşadığımız bütün sorunların altında otoriter tek adam yönetimi var. Yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğünün olmadığı, OHAL’in kalıcı hale getirilmesiyle temel hak ve özgürlüklerinin askıya alındığı, mülkiyet hakkının risk altında olduğu, Milletvekillerinin tutuklu olduğu ve yolsuzlukların kurumsallaştığı bir ülkede hiçbir ekonomik önlem çalışmaz. Ne yazık ki bu gerçeği yaşayarak öğreniyoruz.”

    Kamu yatırım ve teşviklerinde 2019’da toplamda 35 Milyar TL kesinti yapılacağının ifade edildiğini vurgulayan Erdoğdu, “Hangi projelerin iptal edileceği ve hangi sektörlere ne kadar kısıntıya gidileceği karara bağlanmamış. Kamu yatırımlarında yüzde 30 daralma öngörülürken ve özel sektörün yatırımları kıstığı ortadayken, açıkladıkları büyüme ve işsizlik hedefleri gerçekçi değil. Programın tek gerçekçi yanı, 2018 enflasyonunun yüzde 20’nin üzerinde olacağı” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu: Gerçek işsizlik yaklaşık yüzde 20

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu: Gerçek işsizlik yaklaşık yüzde 20

    PİRHA- CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, gerçek işsizlik rakamlarının yaklaşık yüzde 20 olduğunu açıkladı. 

    CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, TÜİK’in şubat ayına ilişkin olarak açıkladığı işsizlik oranının 10,6 olduğuna işaret etti.

    Erdoğdu,  “İş bulma ümidi olmayan, mevsimlik çalışan ve iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar dahil işsizler dikkate alınarak gerçek işsizlik rakamına bakıldığında bu oran yüzde 17,23. Eksik istihdam ve yetersiz istihdam edilenleri de katarak baktığımızda ise geniş tabanlı işsizlik rakamı yüzde 19,96” dedi.

    MİLYONLARCA VATANDAŞ OLUMSUZ ETKİLENİYOR

    Erdoğdu, ekonomiyi canlandırmak için vergi indirimleri, kredi yapılandırmaları ve istihdam kampanyaları düzenleyen AKP hükümetinin beceriksizliğinin faturasını tüm halkın ödediğini ifade ederek şunları söyledi:

    “AKP politikaları ile sadece kişi başı gelirimiz azalmıyor, alım gücümüz erimiyor; aynı zamanda iş bulmaya ve alın teriyle hayatını sürdürmeye çalışan milyonlarca vatandaşımız olumsuz etkileniyor. İşsizlik yine çift hanede. Şubat ayı için resmi işsizlik oranı yüzde 10,64 olarak açıklansa da sağlıklı politikalar için gerçek işsizlik rakamını göz önünde bulundurmak gerekiyor. İş bulma ümidi olmayanlar, mevsimlik çalışanlar, iş aramayıp çalışmaya hazır olanlar dahil işsizler dikkate alınarak gerçek işsizlik rakamına bakıldığında, bu oranın yüzde 17,23 olduğunu görüyoruz. Bunlara zamana bağlı eksik istihdam ve yetersiz istihdam edilenleri de katarak baktığımızda geniş işsizlik rakamına ulaşıyoruz. Bu oran da yüzde 19,96.”

    Oranların AKP’nin geçici süreyle yarattığı stajyer ve çırak istihdamına, ayrıca düzenlenen istihdam kampanyalarına karşın işsizlikte bir azalma olmadığını gösterdiğine işaret eden Erdoğdu, “Halen gençlerimizin yüzde 19’u işsiz. Yani her beş gencimizden biri, neredeyse her üç genç kadından da birisi ne eğitimde ne de istihdamda görünüyor” diye konuştu.

    SADECE ÖZEL SEKTÖRE TEŞVİK İSTİHDAMI ARTIRMIYOR

    AKP’nin işgücü piyasasına dönük politikalarının kadın istihdamını artırmadığı, gençlerimize iş olanağı sunmadığını ifade eden Erdoğdu şöyle devam etti:

    “Dün açıklanan 55 milyar dolarlık cari açığın ardından bugün açıklanan işsizlik rakamları, gösterişli büyüme oranlarının ne kadar içi boş olduğunun kanıtı. Sadece özel sektöre teşvik verilmesi istihdam olanaklarını artırmıyor. AKP’nin ekonomi yönetimi ve kalkınma anlayışında da bir sorun bulunuyor. Biz hedef gözeten teşvikler yanı sıra kaliteli kamu istihdam olanaklarıyla da kadınların ve gençlerin önünü açacağız. İşsizlik rakamlarının gösterdiği üzere Türkiye ekonomisi gelişmekte olan ülkelerden olumlu bir anlamda ayrışma sergilemedi ve AKP hükümetleri temel yapısal ekonomik sorunların üstesinden gelemedi. Biz herkese nefes aldıran ekonomi programımızla işsizliği hızla azaltacağız. Kamu garantili istihdam projeleri sunacak, yatırımları artıracak, kalkınma programlarımıza Anadolu’nun dört bir köşesinde işsizlikten canı yanan, dara düşen yurttaşlarımızın sorunlarını çözeceğiz.”

  • ‘Asgari ücret net 2 bin TL olmalı; çalışanların ekmek, su gibi hakkı’

    ‘Asgari ücret net 2 bin TL olmalı; çalışanların ekmek, su gibi hakkı’

    PİRHA- CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, asgari ücretin beklentilerin üzerinde gerçekleşen enflasyon karşısında hızla erdiğini belirterek, “Asgari ücret sabundan daha hızlı eridi. Asgari ücret en kısa zamanda net 2 bin TL olmalı ve vergi dışı bırakılmalı” dedi.

    CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, TÜİK verileriyle yapılan hesaplamalarda sabit gelirlilerin Ocak ayına göre 9 ayda yüzde 10 yoksullaştığını ortaya koyduğunu belirterek, şunları söyledi:

    “Ocak ayında bir asgari ücretlinin 1404 lira olan ücreti ile karşılayabileceği ihtiyaçlarının miktarı ile Ekim ayında karşılayabileceği ihtiyaçlarının miktarları karşılaştırdığımızda, asgari ücretlilerin kaybı bazı ürün ve hizmetlerde yüzde 20’nin bile üzerine çıkıyor. İddia edilen yüksek büyümeye rağmen asgari ücretle geçinenlerin yüzde 20 yoksullaşması, büyümenin emeğiyle yaşam mücadelesi veren toplumun ezici çoğunluğunun refahına bir katkısı olmadığını, tam tersine yoksullaşmanın daha da hissedilerek sürdüğünü gösteriyor.”

    “ASGARİ ÜCRET 10 AYDA ERİDİ”

    Erdoğdu, asgari ücretin 10 ayda ekmek karşısında yüzde 5.7, dana eti karşında yüzde 6.2, koyun eti karşısında yüzde 15.2 oranında eridiğine dikkat çekerek şöyle devam etti:

    “TÜİK’in hesapladığı ortalama fiyatlara göre asgari ücretli Ocak’ta 357 ekmek alabilirken Ekim’de alabileceği ekmek sayısı 339’a düştü. Asgari ücretlinin sadece ekmek alabilme gücündeki kaybı yüzde 5,7 oldu. Asgari ücretin alım gücünün sabun karşısındaki kaybı yüzde 27,4’ü buldu. Yani asgari ücret sabundan hızlı eriyor. Haberleşme ve konut hariç diğer tüm kalemde enflasyon çift haneli sayılara ulaşmış durumda. Asgari ücretli Ocak’ta ücretinin tamamı ile 35,5 kg dana eti veya 39,5 kilo koyun eti alabiliyordu. Ekim’de alabileceği dana eti miktarı 33,3 kiloya, koyun eti miktarı 33,5 kiloya düştü. Asgari ücret dana eti karşısında yüzde 6, koyun eti karşısında yüzde 15,3 eridi.”

    2 BİN LİRA ÇALIŞANLARIN EKMEK GİBİ SU GİBİ HAKKI

     Asgari ücretin bir yandan hayat pahalılığı, bir yandan da artan gelir vergisi nedeniyle gerilediğini, “torba kanun” ile tekrar bin 404 TL’ye yükseltildiğini hatırlatan Erdoğdu şu görüşleri dile getirdi:

    “Asgari ücretliye ‘senin yaşayabilmen şu kadar yemen içmen gerekiyor, bunun için şu kadar ücret gerekiyor’ diyor, sonra bundan vergi kesiliyor. Bu olmaz. CHP iktidarında asgari ücret vergi dışı olacaktır. Asgari ücret Türkiye’de aynı zamanda temel ücrettir. Yani ücretli çalışanların gelir seviyesini belirleyen temel ölçüdür. Asgari ücretin 2 bin TL olması ücretler genel seviyesini yükseltecek ve ücretli çalışanların milli gelirden aldığı payı yükseltecektir. Bu vesile ile asgari ücretin 2 bin TL’ye yükseltilmesi bizim milyonlarca çalışana karşı sorumluluğumuzdur. Asgari ücretin 2 bin TL olması çalışanların ekmek gibi su gibi hakkıdır.”

    YAŞAYABİLMEK İÇİN EN AZ BİN 927 TL GEREKLİ

    Türk-İş’in yaptığı araştırmaya göre 2017 Ekim ayı sonu itibariyle bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin bin 927TL olduğuna işaret eden Erdoğdu, “Dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bin 544, yoksulluk sınırı ise 5 bin 30 TL. Rakamlar ortada. Tüm bunlar göz önüne alındığında asgari ücretin en az 2 bin TL olması ve vergi dışı bırakılması gereği ortada. Şu an ülkemizde uygulanan ücret, açıkça sefalet ücreti” dedi.

    Önümüzdeki günlerde Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanacağına işaret eden Erdoğdu, “OHAL iklimi enflasyona, halkın iş-aş meselelerine doğrudan yansıyor. Bu ortamda toplanacak komisyon, yüksek enflasyonun un ufak ettiği asgari ücreti, hızla sonuçlandırarak arttırmak zorunda. Komisyon yeni asgari ücreti belirlerken enflasyon mutlaka hesaba katmanın yanı sıra yüzde 5 büyüdüğü iddia edilen ekonomiden refah payı da ücrete yansıtılmalı” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘AKP, tefeciye teslim olmuş mirasyedi gibi’

    ‘AKP, tefeciye teslim olmuş mirasyedi gibi’

    PİRHA- CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Merkez Bankası verilerine göre cari açığın Eylül ayında 4 milyar 527 milyon, yıllık olarak da 39 milyar 267 milyon dolara yükseldiğini açıkladı.  Erdoğdu, “Cari açık kabaca Türkiye’nin gelirinden daha çok harcaması ve bu açığı finanse etmek için başka uluslardan borçlanmasıdır. AKP, tefeciye teslim olmuş mirasyedi gibi” dedi. 

    CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, Merkez Bankası verilerine göre cari açığın Eylül ayında 4 milyar 527 milyon, yıllık olarak da 39 milyar 267 milyon dolara yükseldiğini belirtti. Erdoğdu, “Cari açık kabaca Türkiye’nin gelirinden daha çok harcaması ve bu açığı finanse etmek için başka uluslardan borçlanmasıdır. AKP, tefeciye teslim olmuş mirasyedi gibi. AKP patlattığı cari açığın 4’te 3’ünü yüksek faizli sıcak para ile finanse ediyor. Günün sonunda AKP’nin sebep olduğu tefeci faizinin bedelini vatandaş ödemek zorunda kalıyor” dedi.

    Geçen yılın aynı döneminde açığın 24,5 milyar dolar olduğunu hatırlatan Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu, cari açığın bu yılın 9 ayında yaklaşık 7 milyar dolar daha arttığına işaret ederek şunları söyledi:

    “Son 12 ay üstünden bakıldığında cari açığın 39,3 milyar doları bulduğu görülüyor. Bu da 2016’nın cari açığından 8 milyar dolar daha büyük bir açık demek. 8 milyar dolarla 5 Marmaray yapılacağını düşünürsek artışın büyüklüğünü daha iyi anlarız. Dokuz aylık 31 milyar doları bulan cari açığın finansmanında sıcak para da dediğimiz portföy yatırımlarının 23 milyar doları bulan payı, açığın 4’te 3’lük kısmının sıcak para ile finanse edilmiş olduğunu gösteriyor. Bu, spekülatif sıcak paraya bağımlılığın vardığı boyutları gösteriyor. Bu da AKP yönetiminin, döviz açığını doğrudan yatırım çekerek, uzun vadeli krediler sağlayarak finanse edemediğini, yüksek faiz ve spekülasyon peşindeki sıcak paraya teslim olduğunu gösteriyor. Türkiye AKP yönetiminde son 15 yılda yabancılara 145 milyar dolar faiz ödedi. Son 15 yılda yapılan karayolu, köprü, demiryolu, havalimanı gibi alt yapı yatırımlarının toplamının da 145 milyar dolar olduğu düşünülürse ödenen fahiş faizin büyüklüğü daha iyi anlaşılır.”

    Erdoğdu, önümüzdeki aylarda cari açığın finansmanı için daha fazla faiz ödemek durumunda kalınacağını bildirerek, bunun da bütçenin daha büyük bir kısmının faize harcanması anlamına geleceğini söyledi.

    Bu durumun çalışan ve emeklilerin daha az zam, çiftçinin daha düşük taban fiyat, esnafın daha az destek almasına neden olacağını ifade eden Erdoğdu, “Yatırımlara gitmesi gereken tutar yabancılara faiz olarak ödenecek ve  devlet bütçesinde sağlıktan, eğitimden ve sosyal korumadan yapılan kesintiler faize gidecek” diye konuştu.

    (HABER MERKEZİ)

  • CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu: AKP yoksuldan alıp zengine veriyor

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu: AKP yoksuldan alıp zengine veriyor

     

    PİRHA- CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, AKP yöneticileri ve çevresinin ekonomide pembe tablolar çizmesine karşın, ülkede gelir uçurumunun giderek arttığını belirtti. Erdoğdu, “Alt ve orta sınıflardan toplanan vergi üst gelir grubuna kaynak olarak aktarılıyor. AKP, yoksuldan alıp zengine veriyor” dedi. 

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğdu, AKP iktidarının şirketleri ve dolaylı biçimde bankaları krize düşmemeleri için çeşitli tedbirlerle sarıp sarmalarken, geniş halk kesimlerden toplanan vergi ve harçları şirketlere dolayısıyla üst gelir grubuna kaynak olarak aktardığını ifade ederek şöyle devam etti:

    “AKP ülkenin kaynaklarını şirketlere aktardığı yetmiyormuş gibi bir de ileri dönük borçlanmalarla geleceğe dönük sosyal harcamaları da kesintiye uğratıyor. Bu şekilde şirketlere ve bankalara sağlanan her destek, eğitimden, sağlıktan, sosyal korumadan daha çok kesinti ile mümkün olabilecek. Bu süreçte, kamu çalışanları daha düşük istihdam ve daha düşük maaşlara mecbur bırakılacak. Aynı mengeneye emekliler ve asgari ücretliler de sıkıştırılacak.”

    ÖTV, KDV ÖDEMEME SEÇENEĞİ VAR MI

    Şirketlere getirilen çeşitli tedbir ve teşviklerin yanı sıra vergi aflarıyla da kaynak aktarıldığına dikkat çeken Erdoğdu, bu duruma örnek olarak son torba yasa ile GSM şirketlerinin yaklaşık 5 milyar TL’lik cezalarının silinmesini örnek gösterdi. “Vatandaşın trafik cezaları, kredi borçları af oluyor mu? ‘Bu ay SGK primi ödemeyeceğim’ diyebiliyor muyuz? Alış veriş yaparken KDV, benzin alırken ÖTV ödememe gibi bir seçeneğimiz var mı” diye soran Erdoğdu, geçtiğimiz yıllarda Cengiz İnşaat gibi bazı şirketlerin vergi borçlarının sıfırlandığını hatırlattı.

    “ARTIRILAN VERDİLER VATANDAŞIN SIRTINA YÜKLENİYOR”

    Erdoğdu, GSM şirketlerine getirilen uzlaşmalarla ilgili şikayet ve dava açma hakkının da kaldırıldığına işaret ederek, şu görüşleri dile getirdi:

    “Her geçen gün artırılan vergiler gariban vatandaşın sırtına yüklenirken yabancı ağırlıklı bu GSM şirketlerinin milyarlarca liralık borcu silindi. Hükümet adamın evinin önündeki Şahin arabasının vergisini artırıyor, tütün üreticisinin belini kırıyor, ama 3 yabancı şirkete 5 milyar lira kaynak aktarıyor. İstihdam artırıcı önlemler adı altında KGF veya SGK destekleri tamamı ile şirket kesimini hedefliyor. Hükümet durgunluktan kurtulmak için sadece şirketleri destekliyor. Çalışanın maaşını, çiftçinin taban fiyatını, öğrencinin kredisini artırmayı aklına bile getirmiyor. Yatırım ve istihdam artırmak amacıyla şirketlere aktarılan kaynakların bir kısmı lüks tüketime gittiğini hayatın içinde görüyoruz. Bu teşvik ve destek politikaları ekonominin temel ilkelerine ve ahlaka aykırıdır. Hükümet zenginden alıp yoksula vereceğine, yoksuldan alıp zengine veriyor.”

    TUİK enflasyon verileri ile yapılan hesaplamanın, sabit gelirlilerin Ocak ayına göre 9 ayda yüzde 10 yoksullaştığını ortaya koyduğuna işaret eden Erdoğdu, “İddia edilen yüksek büyümeye rağmen sabit gelirlilerin yüzde 10 yoksullaşması, büyümenin emeğiyle yaşam mücadelesi veren toplumun ezici çoğunluğunun refahına bir katkısı olmadığını, yoksullaşmanın sürdüğünü gösteriyor” dedi.

    “ASLAN PAYI RANTİYECİ KESİME”

    Açıklamasında Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıllarda yaptığı “Türkiye’de Aile Yapısı Araştırması”nda yüzbinlerce aileye giren gelirin asgari ücretin bile altında olduğunun belirlendiğini anlatan Erdoğdu, en yoksul bu kesimin toplam hanelerin yüzde 6.4’ünü oluşturduğunun tespit edildiğini söyledi. Erdoğdu, en az bir asgari ücretli bireye veya birden fazla gelir getiren üyeye sahip hanelerin oluşturduğu diğer alt sınıfın ise toplumdaki ailelerin 3’te 1’ini oluşturan en kalabalık kesim olduğunu kaydederek açıklamasını şöyle tamamladı:

    “Gelir pastasından aslan payını götürenler, gerçekte gelir piramidinin en tepesindeki yüzde yarımlık rantiye. Yüzde 80’inin evine en fazla asgari ücret giren bu toplumda, insanlar bu gelirle nasıl geçinir, ay sonunu nasıl getirir, nasıl yaşarlar AKP bunlarla hiç ilgilenmiyor. Bu kesimin konutları kalitesiz, çoğu odun-kömürle ısınmaya çalışıyor, çocuklar ve yaşlılar için ayrı oda yok. Gelir ancak mutfağa yetirilmeye çalışılıyor, harcamalar kıt kanaat, borç gırtlakta, sadakaya muhtaç yaşamaya çalışıyor. Üst kesime her türlü teşvik, destek ve aflarla kaynak aktaran AKP’nin büyük halk yığınlarına layık gördüğü yaşam şekli maalesef bu.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Aykut Erdoğdu: İsraf sözcüğü AKP’yle özdeşleşmiştir

    Aykut Erdoğdu: İsraf sözcüğü AKP’yle özdeşleşmiştir

    PİRHA- CHP Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, “İsraf sözcüğü AKP’yle özdeşleşmiştir” diyerek, “İşçi, köylü, çiftçi, söz konusu olduğunda ülkeyi başkası yönetiyormuş gibi bütçenin yetersizliğinden yakınan AKP hükümeti, Sarayın şatafatı söz konusu olduğunda hiçbir kaynak sıkıntısı yaşamıyor” ifadelerini kullandı. 

    CHP Genel Başkan Yardımcısı Aykut Erdoğdu, devlette yaşanan israf konusunda kendilerinin hazırladığı rapora ilişkin olarak yaptığı açıklamada, muhafazakar söylemde israfın daha çok hane israfı olarak gösterildiğini, bunun kamudaki israfı gözden kaçırmanın bir yolu olarak kullanıldığını belirterek, şunları ifade etti:

    “Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre örneğin, 2004’de, kamuya resmi taşıt alımlarının maliyeti yıllık 68 milyon TL iken, bu maliyet her geçen yıl keskin bir biçimde arttı. 2016 yılında resmi taşıt alımlarının maliyeti yüzde 82 artarak 2 milyar 23 milyon TL’ye çıktı. Yani, 2016 yılında kamunun kara taşıt alımlarına yaptığı harcama 583 bin 611 kişinin asgari ücret aylığına eşit. 2015 yılında hava taşıtlarına 217 milyon lira harcanmışken bu rakam 2016’da yüzde 296 artarak 860 milyon lira oldu. Bu rakam da 154 bin 558 kişinin asgari ücretine denk.

    Temsil ve tanıtma giderlerinde de benzer bir eğilim gözleniyor. 2007 yılında 17 milyon lira olan temsil ve tanıtma giderleri 2015 yılında 115 milyon liradan 2016 yılında 364 milyon liraya yükseldi. Artış oranı bir önceki yıla göre yüzde 216 yani iki kat.Bunun anlamı, 2016 yılında gösterişli sofralara, pahalı davetlere, törenlere harcanan para 256 bin 680 kişinin asgari ücret aylığına eşit demek. Sadece bu üç kalemde yapılan israf toplamda 995 bin 169 kişinin asgari ücretine anlamına geliyor.”

    TAŞIT KİRALAMAYA 462 MİLYON LİRA

    Erdoğdu, 2006’dan 2016’ya toplam bütçe harcamaları içerisinde kira giderlerinin payının yüzde 197, taşıt alım giderlerinin payı yüzde 520, temsil ve tanıtma giderlerinin payının yüzde 252, temizlik hizmet ihaleleri dahil müteahhitlik hizmetlerinin payının ise yüzde 93 artış gösterdiğine dikkat çekerek, “Taşıt kiralama giderleri de özellikle 2014 yılıyla birlikte olağanüstü artışlar gösteriyor. 2012 yılında 94 milyon lira olan taşıt kiralama giderleri 2016 sonunda yüzde 392 artışla 462 milyon lira oldu” dedi.

    “İsraf sözcüğü AKP’yle özdeşleşmiştir” diyen Erdoğdu, “İşçi, köylü, çiftçi, söz konusu olduğunda ülkeyi başkası yönetiyormuş gibi bütçenin yetersizliğinden yakınan AKP hükümeti, Sarayın şatafatı söz konusu olduğunda hiçbir kaynak sıkıntısı yaşamıyor” ifadesini kullandı.

    “ÖRTÜLÜ ÖDENEK”TE ÖNCEKİ HÜKÜMETİN 15 KATI HARCAMA

    Açıklamasında örtülü ödenek konusuna da değinen Erdoğdu, “AKP geldiğinden bu yana örtülü ödenek kara deliğe dönüştü” dedi. AKP’nin iktidar olduğu 2003’ten bu yana 12 milyar TL’nin örtülü ödenek harcamalarına gittiğine işaret eden Erdoğdu şu görüşleri dile getirdi:

    “AKP iktidar olmadan önceki 12 yılda harcanan örtülü ödenek ise toplam 442 milyon TL. AKP ise 12 yılda bu miktarın tam 15 katı kadar yani, 7 milyar TL harcadı. AKP toplamda 2003’ten Eylül 2017’ye kadar bu harcama kaleminde 12 milyar TL’lik harcama yaptı. Cumhurbaşkanının danışmanlarının sayısı ve aldıkları maaşın ne olduğuna dair sorularımıza ‘kimseyi ilgilendirmez’ diyebilecek kadar sorumsuz birine milyarlarca lira denetimsiz örtülü ödenek tahsis edilmesi zaten israfların en büyüğü.”