Etiket: aylin fırat

  • ‘Alevilerin bir araya gelmesi cesaret verici’-VİDEO

    ‘Alevilerin bir araya gelmesi cesaret verici’-VİDEO

    PİRHA- Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat, Alevilerin İstanbul’da “Yolda Birlik, Mücadelede Birlik” toplantısında bir araya gelmesinin çok önemli olduğunu söyledi. Fırat bu birlikteliğin güçlendirme adına cesaret verici olduğunu söyledi. 

    Haberin videosu

    PİRHA‘ya konuşan Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat, 16 Kasım Cumartesi günü yapılan “Yolda Birlik, Mücadelede Birlik” toplantısını değerlendirdi.

    Fırat, “Yolda Birlik, Mücadelede Birlik” adıyla yapılan toplantı bizim için çok önemliydi. Şimdiye kadar beklediğimiz bir şeydi” dedi.

    “Kendi aramızda sorunlarımız, sıkıntılarımız olduğunu biliyoruz. Bunlara çözüm için üretim yapmaya çalışıyoruz ama biz neticede hem Avrupa hem Türkiye buluşması hiç yapmamıştık” diyen Fırat,  Birbirimizle ve halkla iletişim içinde olmadığımız için, asimilasyon politikalarında da tepkisiz kaldık zaman zaman. Bu birliktelik bunu belki biraz daha güçlendirme adına daha cesaret verici olacak, buna inanıyorum” ifadelerini kullandı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Pratikte erkekle eşit değiliz’-VİDEO

    ‘Pratikte erkekle eşit değiliz’-VİDEO

    PİRHA – Alevi kadınlarına tarihsel olarak “Yolda kadına biçilen rol nedir?” ve “bu rol bugün yerine getirilemiyorsa nedenleri nelerdir? Nasıl aşılabilir?” gibi sorular sorduk. Dizi yazımızın bu ikinci bölümünde sorularımızı Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu Başkanı Aylin Fırat yanıtladı. Fırat, “İnancımızda erkek kadın ayrımı yok, ancak pratikte erkekle eşit değiliz” dedi. 

    Haberin Videosu

    Cemlerde, sohbetlerde “Yol kadındır, kadın mürşidi kamilullahtır” sözünü çokça duyarız. Yine “Alevilerde kadın erkek eşittir” sözü neredeyse her ortamda övünülerek dile getirilir. “Bizde kadın erkek yoktur herkes candır” sözlerini de çokça duyarız. Çoğunlukla da bu sözleri erkeklerin ağzından duyarız.

    Pratik gerçekten öyle midir? Öyleyse Alevi kadınlar neden Alevi örgütlenmeleri içinde belirgin bir noktada değiller? Neden söz ve yetki kademelerinde yer alamıyorlar? Neden renkleri, karakterleri sahaya yansımıyor? Gerçeğe biraz daha yakından bakmak için bu kez mikrofonu Alevi kadınlarına bıraktık.

    Başlattığımız bu yazı dizisindeki muradımız; konunun esas sahipleri kendi sözünü söylerken aynı zamanda tıkanan kanalların açılmasında yol almalarına hizmet etmektir.

    Bu nedenle Türkiye ve Avrupa’da Yol’a çeşitli düzeylerde hizmette bulunmuş kadınların görüşlerine başvurduk. Bu konuda elbette sözü olup da ulaşamadığımız isimler vardır ve bize ulaşmalarını dileriz.

    Yazı dizimizin bu bölümünde sorularımızı Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu Başkanı Aylin Fırat’a sorduk.

    PİRHA: Tarihsel ve toplumsal olarak Alevilikte kadının yeri nedir?  Nasıl bir seyir izledi?

    Aylin Fırat: Geçmişe baktığımızda Alevilik inancında birçok değişimler söz konusu oldu. Günümüz ve geçmişi değerlendirirsek geçmişte tabii ki Alevilik inancında tarihsel olarak baktığımızda 14. Yüzyılda Bacıyanı Rum adı altında bir kadın birliği oluşturulmuş. Şimdinin Feminist kadın düşüncesinden daha cesaretli ve birlikteliği kuvvetli bir birliğin oluştuğunu görüyoruz. Bu da Ahilik anlayışında olan insanların kendilerini toplum içinde daha iyi ifade etmesine yol açmış. Burada hem toplumsal bir kazanım hem de bir mücadele içinde olması, kadın erkek ayrımı gözetmeden yan yana her türlü zorluğa karşı durabilme amaçlı bir birlik olduğunu biliyoruz.

    Bu birliği kuran Ahi Evran’ın eşi Fatma Hanımdır. Bununla beraber Bektaşi ocağında yetişen Kadıncık Ana’dır. Hacı Bektaşı Veli’den el alan bir anadır. Hatta kimileri eşi olduğunu söylüyor. Kimileri manevi kızı olduğunu söylüyor, tarihi açıdan baktığımızda. Kadıncık Ananın rolü de çok büyük. Geçmişten günümüze aslında peygamberimizin soyu da bir kadınla devam ediyor. Fatma Anamız. Asıl Alevilik inancında kadın erkek ayırımı yok. Herkes bir can olarak görülüyor. İnsan olarak bakılıyor. Hiçbir ayırım gözetilmiyor. Ve böyle bir süreç içerisinde kendi gelenek ve göreneklerini devam ettirmek için mücadele ediyorlar.

    Şimdiki zamana baktığımızda şu an tabii hem yaşadığımız yerleşik hayat, ülke itibarıyla ve sistemin farklı politikalarından dolayı şekillendi biraz. Alevilik gerçekten Cemevlerinin de bir ibadethane sayılmaması gibi birçok sorunla karşılaştığından dolayı, bir devlet politikasının, daha doğrusu kapitalist sistemin etkisiyle ortaya çıkartılan bu zorluklardan dolayı kadın biraz şekillendi. Bunu Alevilik inancına göre söylüyorum. Şu an birçok cemevimiz var. Buralarda görev alan birçok kadın var. Ancak yönetimde yer alıyorlar mı bu tartışılır. Bunun sebebi de kadınlar kendi özgüvenini sağlarken erkek tarafından destek görüyorlar mı? Bu tartışılır. Bu gibi sıkıntılar yaşanıyor. Bunun için de çözüm yolları arıyorlar. Örgütlenmeye çalışıyorlar. Cem ibadetlerinde en fazla kadın görürüz. Şimdiki zamanda da bunu devam ettiriyorlar. Ancak kendilerini ifada edebilmekte birazcık yetersiz kalabiliyorlar. Çünkü örgütlenmekte biraz sıkıntı yaşıyorlar. Çünkü onlara destek olacak bir alan bulamıyorlar. Bunun için de mücadele ediyorlar.

    Geldiğimiz noktada durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Ne oldu da Alevi kadınlar sahneden çekildi? Aleviler her konuşmasında bizde kadın erkek eşittir diyor. Geçekten eşit midir?

    Aylin Fırat: Şimdi dediğim gibi inanç gereği eşitiz. Ancak pratiğe döküldüğü zaman eşit değiliz aslında. Kadınlar neden geri duruyor. Bunu biraz kadınların kendisine de sormak lazım. Gerek sosyo ekonomik açıdan, çevre baskısı bakımından ve aldığı çocuk yetiştirme sorumluluğu açısından birçok sorumluluk kadının omuzlarında olduğundan kaynaklanıyor olabilir. Ama bunlar aşılmayacak sorunlar değil.

    Toplumsal roller belirleyici olabiliyor mu? Nedir bunlar mesela?

    Aylin Fırat: Toplumsal roller derken bir annelik vasfı mesela. Çocuk doğuran ve çalışan bir anneyi düşünelim. Böyle bir anne doğal olarak birçok sosyal aktiviteye katılımda bulunamıyor. Bu gibi çeşitlendirilebilir yani. Birçok toplumsal sorunla karşılaşabiliyor. Çevre baskısı, kuşaktan kuşağa gelen kadın profili, değişmeyen o eski kültürü sürdüren kadın modelinden kaynaklanıyor. Öyle düşünüyorum.

    Yeni kuşakların bunu değiştirmesi, kendilerine göre bir örgütlenme yapısı kurması lazım. Bunu tartışıp bu sorunları çözmesi lazım diye düşünüyorum. Bunun için gerçi kadın meclisleri oluşturuluyor. Fakat devamlılığı için bir destek bulamıyorlar. Bunun için de bir arada kendi içlerinde bir iletişimle, dayanışmayla hatta sadece cemevleri değil de kadın olarak baktığımızda kadın birlikteliğinin genel sıkıntıları ele alınarak, bunlar üzerinde birleşip daha sonra inancımızı, kültürümüzü aktarma yolundaki çalışmaların devamını getirebilirler.

    Alevi Kadın meclislerinden bahsettiniz. Eş Başkanlık sistemi de tartışılıyor. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

    Aylin Fırat: Aslında Kürt kadınlarına baktığımızda burada daha aktifler ve her alanda bulunuyorlar. Aslında erkeklerden de biraz destek aldıkları için. Yine bu karşılıklı ilişkilerle alakalı, kendilerini ifade edebilme ve sorunu tam ve amacı tam belirleyip birlikte nasıl yol alabileceğine karar vermekle bitiyor. Ben böyle düşünüyorum.

    Genel olarak kadınların özel olarak da Alevi Kadınların özgürlüğü nereden geçiyor? Sizce ne yapmalılar Alevi kadınları?

    Aylin Fırat: Alevi kadınları en başta kendilerine biraz güvensinler. Cemevlerine geldikleri zaman sadece ibadet değil, kadının varlığı, toplumda kısıtlanmalar üzerinde de dursunlar. Biliyorsunuz erken egemen bir toplumun etkisi var üzerimizde, öyle bir ülkede yaşıyoruz. Bunun için birlikte alanlar yaratıp burada kendilerini fark edip bir adım atmaları lazım. Gayret etmeleri lazım. Ancak böyle bunu gündemde tutarak yol alabilirler.

    Bu alanlardan biri de Alevi kurumları. Peki bu kurumlar kadına ne kadar yer veriyor. Verebiliyor mu? Kadınlar ne kadar var olabiliyorlar buralarda?

    Aylin Fırat: Şimdi aslında bazı cemevleri bu konuda çok aktif. Kadınlarını ön planda gösteren cemevlerimiz de var. Kurum yöneticilerimiz de var. Ancak genel olarak baktığımızda sorunlarla karşılaşılıyor. Yine dediğim gibi biraz da kadınlar kendilerini tamamlayabiliyorlar mı? Süreklilik sağlayabiliyorlar mı? Bunu tartışmamız lazım en önce. Yoksa kadınlar zaten her yerdeler ve mücadeleciler. Bunun devamını getirecek olanlar da onlar. Sadece destek istiyorlar biraz.

    Alevi kadınların Alevi örgütlenmesi içindeki sorunlarını nasıl bir örgütlenmeyle aşabiliriz?

    Aylin Fırat: Birlik beraberlik ile dayanışma içerisinde çözebiliriz. Dediğim gibi bu kadın meclisleri de çok kıymetli. Buralarda çözüm üretebiliriz. Hem kurum yöneticilerimiz hem kadınlarımız birlikte yol almalıyız. Öyle düşünüyorum.

    Peki Alevi kadınlarının özgün bir örgütlenme modeli yaratarak mücadele etmesi gerektiğine ihtiyaç olduğuna inanıyor musunuz? İnanıyorsanız nasıl bir model olmalı?

    Aylin Fırat: Alevi kadını ya da Sünni kadını değil de bu konuya evrensel olarak bakmak lazım. Genel olarak bakmak lazım. Çünkü toplum acaba kadını nasıl görüyor. Öncelikle bu da tartışılmalı. Toplum kadını nasıl kabulleniyor. Bunun için kendimizi sorgulamalıyız. Dediğim gibi böyle kurumlarda daha kuvvetli sesimizi duyurmalıyız. O zaman desteği de alacağımızı düşünüyorum. Ne kadar örgütlenme altyapısı sağlam olmasa da kurulduktan bir süre sonra dağılmamalıyız. Yani mücadele etmeliyiz. Gayretle, mücadeleyle ve sabırla.

    Peki sizce Alevi toplumunun kadına bakış açısı nasıl? Evde, kurumlarda, cemevlerinde nasıl bir bakış açısı var?

    Aylin Fırat: Şimdi kuşaktan kuşağa değişiyor. Günümüz gençlerine sorduğumuzda daha farklı bakıyorlar kadına. Daha modern, daha çağdaş, inancı sorguluyorlar. Ama eski kuşaklar daha farklı düşünüyor. Daha Anaerkil yetişmiş, o geleneklerden yola çıkarak düşünüyor. Öyle bir inanç yürütüyor ve aktarıyor. Bunu aslında yeni kuşakların biraz değerlendirip kendilerine göre biçimlendirmesi lazım. “Eskiye saygımız sonsuz ancak bunun değişmesi lazım” diye düşünüp yeni kuşakların kendi kadın özgürlüğünü, kadın varlığını hissettiren çalışmalar yürütmesi lazım.

    Peki Alevilik inanç olarak kendi içinde Ataerkilliği barındırıyor mu?

    Aylin Fırat: Alevilik inancı barındırmıyor. Alevi inancının kadın erkekle bir problemi yok. İnsan olarak bakıyor. Yaşadığımız pratikte tabii ki oluyor. Sistemin etkisiyle ayrımcılık oluyor. Bu böl parçala yönet anlayışının kadın erkek ayrımına da yansımasıdır.

    Alevi kurumlarında kadınlar neden sadece mutfak işlerine bakıyor? Buradan nasıl çıkabilirler?

    Aylin Fırat: Kadınlar her alanda olmalılar. Mutfakta olmalarını biraz da kendileri de belki istiyorlar. Çünkü kendilerini ön plana çıkardıkları zaman kadınların kendi arasında da sorun olduğunu düşünüyorum. Kurumlardaki, cemevlerindeki kadınların. Örgütlenmeyi sağlarken bu sorumluluğu tam olarak üstlenmek istiyorlar ama arkasında bir destek bulamadıkları zaman hem kendi hemcinslerinden hem de erkeklerden bir destek bulamayınca bu devamlılığı sürdürmüyor. Yani geri tutuyor kendini. Yoksa aslında başarılıdırlar. Mesela bunu nasıl yapacaklarına dair formüller üretip, kendine güvenip, egolu yaklaşımları da aşıp hayata geçirmektir.

    Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

    Aylin Fırat: Kadınlarımız gerçekten güzel çalışmalarda bulunuyor ve kendilerini var edecek yapılarda gayretli olurlarsa istedikleri amaca, istedikleri özgürlüğe ulaşacaklarını düşünüyorum. Her ne kadar engeller ve baskılar olsa da birazcık daha kendilerini geliştirerek bu yola bilinçli adım atacaklarını düşünüyorum. Tabii kurum başkanları ve toplumun da desteğiyle.

    (HABER MERKEZİ)

    İlgili Haberler:
    1-Menşure Doğan Ana: Kadın İtikadı Sürdürendir-VİDEO
    2-‘Pratikte Erkekle Eşit Değiliz’-VİDEO
    3-‘Kadın, Hem Yol’un Sonu Hem De Başıdır’-VİDEO
    4-‘Erkekleri Yol’a Verdikleri İkrarı Tutmaya Davet Ediyorum’-VİDEO
    5-‘Sıra Posta Oturmaya Gelince Kadının Yeri Yok; Kurumlar Erkek Egemen-VİDEO
    6-‘Biz Alevi Kadınlar Eşitsizliği Kabul Etmiyoruz’-VİDEO
    7-‘Alevi Kadının Kurtuluşu Aleviliğin Kurtuluşudur; Çünkü Yol Anadır’
    8-‘Kurumlarda Canla Başla Çalışan Kadınlarımız Yönetimlerde Yok’-VİDEO
    9-‘Kadının Bir Eli Beşik, Diğer Eli Dünyayı Sallar’-VİDEO
    10-‘Alevi Kurumlarında Kadın Yoksa, Aleviliği Konuşmanın Da Ciddiyeti Yok’
    11-‘Talip Kadınlar Da Ana’yı Aramaz Oldu’-11-VİDEO
    12-‘Kadınlar Aktif Olup “Ben De Varım” Desinler’
    13-‘Meydanda Gönül Birlemeye Gelenler Hep Kadınlar’-13 VİDEO
    14-‘Karar Alıcıların Erkeklerden Oluşması Alevilik Için Büyük Tehlike’-VİDEO
    15-‘Dedelerimiz Bencil Davranıyor; Anaları Ceme Çağırmalılar’-VİDEO
    16-‘Alevi Kurumlarındaki Yapı Kadınları Çok Dışlıyor’-VİDEO
    17-‘Alevi Kadınların Sahnesi Erkeklerce Işgal Edildi’-VİDEO

     

  • Aylin Fırat: Alevi kadınlar şiddete karşı tüm kadınlarla birlikte mücadele edecektir

    Aylin Fırat: Alevi kadınlar şiddete karşı tüm kadınlarla birlikte mücadele edecektir

    PİRHA- Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu Aylin Fırat, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı. Fırat, “Kadınlara karşı hukuki cezasızlık, sessizlik, damgalanma ve utanç devam ediyor” dedi. 

    İstanbul Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı Kadın Komisyonu Aylin Fırat, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü nedeniyle yazılı bir açıklama yaptı.

    Açıklamada, “25 Kasım, insanlık tarihinde kadınlara yönelen, alçak, vahşi bir şiddetin, bir insanlık ayıbının, bir utancın yıldönümü olduğu gibi aynı zamanda kadınların erkek egemen toplumsal şiddete karşı duruşun, dayanışmanın günüdür” denildi.

    Tüm toplumda kadına yönelik şiddetin; kadını yaşamda güvensizliğe sokarak, fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz yönde etkilediğine vurgu yapılan açıklamada şunlar dile getirildi:

    “25 Kasım, insanlık tarihinde kadınlara yönelen, alçak, vahşi bir şiddetin, bir insanlık ayıbının, bir utancın yıldönümü olduğu gibi aynı zamanda kadınların erkek egemen toplumsal şiddete karşı duruşun, dayanışmanın günüdür.
    – Eğitim
    – İstihdam
    – Üreme sağlığı ve haklar
    – Anne sağlığı
    – Toplumsal cinsiyete dayalı şiddet
    – Cinsiyet eşitsizliği
    – Çocuk gelinler gibi kategorilere ayrılıyor ve kadınlara karşı hukuki cezasızlık, sessizlik, damgalanma ve utanç devam ediyor.

    “ŞİDDET KADININ FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK SAĞLIĞINI OLUMSUZ ETKİLİYOR”

    Tüm toplumda kadına yönelik şiddet; kadının yaşamda güvensizliğe sokarak, fiziksel ve psikolojik sağlığını olumsuz yönde etekliyor, özellikle son yıllarda kendini tehdit altında hisseden kadın, yaşama katılma konusunda zorlanmış, şiddet kültürü ayrımsız tüm toplumda görülen bir negatif durum.
    Toplumsal lider konumunda olan kişilerin kadın haklarına bakışı erkeğin şiddet uygulamasını meşrulaştırmış ve şiddet gören kadın suçlu gösterilip müdahale edilmemesi gerekir imajı ortaya çıkmıştır. Diğer taraftan erkeğin eğitimsiz bırakılması şiddet dozunun ayrımsız tüm kadınlara uygulanmasına neden olmuştur.

    “ALEVİ KADINI, ŞİDDETE KARŞI TÜM KADINLARLA BİRLİKTE HAREKET EDECEKTİR”

    Alevi kadını, küresel bir sorun olan kadına şiddete ve ülkemizde kadına yönelik bakışın erkek güç dengesiyle ölçülmesine karşı tüm kadınlarla birlikte mücadele edecektir.
    Çünkü Alevilik inancı ve Alevilikteki kadının yeri diğer toplumdaki kadınlara göre daha ileridedir. Kadın bedenine yönelik cinsiyetçi kurallar olmak üzere kadının sosyal hayattaki duruşu erkekten sonra gelmez bu durum diğer toplumdaki kadınlara örnek bir özgürlük atfeder.
    Ancak gün geçtikçe tüm toplumda kadına yönelik şiddetin artması ve Alevi kadınının bu olumsuzluklarla özgürlüğünü kıyaslaması yanlış, “karşılaştırma”lı bir özgürlük anlayışı doğuracaktır.
    Garip Dede Dergâhı kadınlar kolu olarak; başta Alevilik inancının özüne sızmış asimilasyona yönelik kadına bakışı durduracak, bu yönde gayret gösterecek, diğer tarafta tüm toplumda şiddete maruz kalmış kadınlara ayrımsız desteklerde bulunup ve yanlarında olacaktır.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Alevi kadınlar kampta konuştu: Biz Türkiye’nin ışığı, aynası, güneşiyiz-VİDEO

    Alevi kadınlar kampta konuştu: Biz Türkiye’nin ışığı, aynası, güneşiyiz-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kadın ve Gençlik Eğitim Kampı’nda gerçekleşen panelde ‘Alevilikte kadının yeri, dünü ve bugünü’ konuşuldu. 

    Garip Dede Dergahı ve Alevi Kültür Dernekleri’nin organize ettiği 5’ncisi düzenlenen Alevi Kadın ve Gençlik Eğitim Kampı 5. gününde devam ediyor.

    Kadınlar her gün öğlen saatlerinde atölye çalışmaları yapıyor. Bugün de “Alevilikte kadının yeri, dünü ve bugünü” başlıklı panel düzenledi. Moderatörlüğünü eğitimci Aysel Kılavuz’un yaptığı panele Dilek Odabaş ve Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat katıldı.

    Aysel Kılavuz her inancın bir geleneği, söylemi olduğunu belirterek, “Bizim de aynı şekilde. Budizm ile çok benzerliğimiz var ama Budist değiliz. Eksiklerimiz var ama Alevi olarak kadınlarımız daha bilinçli, daha inançlı. Kadın sorunu her yerde aynıdır. Biz Türkiye’nin ışığı, aynası, güneşiyiz” dedi.

    DERSİM FESTİVALİNİN İPTAL EDİLMESİNE TEPKİ GÖSTERDİ

    İktidarların bu yüzden Alevileri istemediğini dile getiren Kılavuz, Dersim festivalinin güvenlik gerekçesiyle iptal edilmesine de tepki gösterdi.

    Kılavuz, “Orası bizim kutsal topraklarımız. Biz Düzgün Babaya niyaz oluruz burada. Bu Sivas’ta oldu. Biz yine gideriz festival olmasa da bizim inanç yerlerimiz bunlar. Biz örgütlülüğümüzle inancımızla kazanacağız” dedi.

    KADINLARA EŞİT TEMSİLİYET HAKKI 

    Kadınlara yönelik eşit temsiliyet hakkının verilmesi gerektiğini söyleyen Kılavuz sözlerini şöyle sürdürdü:

    “İbadette kadının yeri; pir ana-bacı var ama eşit düzeyde değiliz. Bunu düzeltmek için bir tüzük değişikliği yapmak lazım. Bu da eşit düzeyde olunmalıdır. Eşbaşkan olmasa bile eşit düzeyler olmalıdır. Seçmeden önce tüzüğü bölgesel olarak tartışmak gerekiyor. Üst düzeyde kadın temsilcilerimizi çağırıp beraber belirlenmelidir. Kadın meclisinin oluşmasını istiyorum.

    Kadının birçok statü ve birçok iş alanı var; anne kardeş kız gibi. Kadınların birçoğu evde anne, baba veya çocuklara bakıyor. Bu da sosyal desteklerin az olması ile ilgili. Kapitalizm öyle bir şey ki kadınlar korkuyor. Atılmıyor. Bana göre mecliste kurumda sendikalarda olmalı kadınlar. Siyasetin dilinin değişmesi gerekiyor bunun için öncelikle Alevilikte kadın ana bacı erkanının iyi bilmesi gerekiyor.”

    “ALEVİ KURUMLARINDA NEDEN HEP ERKEKLER VAR?”

    Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat da, kadınların cemevlerinde gözle görülür bir şekilde cemevlerinde aktif olmadıklarını söyledi.

    Fırat, “Kadınlar bu durumda kendini sorgulamalı. Kurumlarda kadın neden kendini ifade edemiyor, bir korku bir baskı mı var? Alevi kurumlarında neden hep erkekler var? Yönetimde kadınlar bunu sorgulamalı neden kadınlar yaparken görülmüyor. Bunun için kuşaktan gelen kadın evde oturur düşüncesini sorgulamalı. Erkek egemen toplumda kadın olmak zor. Günümüz iktidarı kadını kullanarak bu yola geldiler. Kapalılık getirerek bunun için önlemler almalıyız. Kadınların bilinçlenmesi için kendilerinin gayret göstermesi, sorgulaması gerekiyor. Dünya kadın ve erkekle var olur.”

    Fırat, “Teoride ayrımcılık olmazken pratikte bu böyle olmuyor. Bu biraz yönetimle de alakalıdır. Aynı zamanda kadını baskılanmasından dolayıdır. Aleviliğin özünün yıpratılmadan kadının yerini bulmasını istiyorum. Kadının kendini ifade etmesi için her alanda bulunsunlar” ifadelerini kullandı.

    “EKSİKLİĞİMİZİ DARA ÇEKİP KENDİMİZİ ELEŞTİRMİYORUZ”

    Dilek Odabaş ise Alevilerde kadın ve Alevilikte kadın ikileminden bahsetti.

    Odabaş sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu kadar eşitlikçi bir inançta kadının nasıl sorunları olabilir. Biz de kadın erkek ayrımı yok. Önce can sonra kadın erkek vardır. İçinde bulunduğumuz sistemde bu durumdan etkilendik. Erkek egemen zihniyeti bizlere dayatan bir sistemle karsı karşıyayız. Bizler de bu sistemde yaşayan bireyler olarak etkileniyoruz. Bizim eksikliğimiz özümüzü dara çekip kendimizi eleştirmiyoruz. Cemde, cemevinde, teoride ayrımcılık yoktur ama pratikte bu farklı yönetmelikte hep erkek vardır. Kadın anadır, kadın eştir deyip eve tıkılmışlardır. Bunun üzerinde durmak gerekiyor. Kadın ozanlarımız azaldı çünkü ev işi çocuk işi derken fırsat bulamayıp kendilerinden uzaklaşmışlardır. Cemevlerinde en çok hizmet eden kadınlardır. Çocuklarımız bu inançtan uzaklaşmasınlar asimile olmasın diye kadınlar cemevlerini terk etmiyor. Burada en çok bize söz düşer. Her şey bizde biter. Bizim elimizde bu dünyayı güzelleştirmek. Kurum yönetimlerinde yer alıp güvenin kendinize erkek arkadaşlarımızla omuz omuza mücadele edelim. Bizler kadın olarak bu toplumda bu süreçte eziliyoruz kadını sosyal yaşamdan uzaklaştıranlar var. Bir de bizi inancımızdan dolayı dışlayan sistem var. Biz iki kez eziliyoruz hem kadın olarak hem Alevi kadını olarak. Önce inanç mücadelesinde Alevi kadınlar kendi aralarında örgütlenmelidir.”

    Konuşmaların ardından soru cevap ile panel sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Garip Dede Dergahı’ndan Fırat: Emeği görünür kılmak için 1 Mayıs’ı kutlayacağız

    Garip Dede Dergahı’ndan Fırat: Emeği görünür kılmak için 1 Mayıs’ı kutlayacağız

    PİRHA – 1 Mayıs işçi ve emekçi bayramına ilişkin Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Komisyon Başkanı Aylin Fırat  yayınladığı mesajda, “Emeğin görünür kılınması, barış, kardeşliğin yeniden inşa edilmesi için 1 Mayısta kadın erkek ayırımı yapmadan biz de emekten, adaletten ve haktan yana olacağız”dedi. 

    1 Mayıs işçi ve emekçi bayramı vesilesiyle İstanbul’da bulunan Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Komisyon Başkanı Aylin Fırat mesaj yayınladı.

    “EMEKTEN, HAK VE ADALETTEN YANA OLACAĞIZ”

    İşçi ve emekçi bayramının tüm dünyada işçi sınıfının hak, adalet ve daha iyi bir yaşam için gereken reformların mücadele günü olduğunu söyleyen Fırat, Garip Dede Dergahı’nın tüm farklılıkları ile halkların ayırımsız, acı ve kederini paylaşmakta, özgür ve adil bir ülke, kültürel, sosyal, siyasal ve inançsal değerlerin halkların öz iradesiyle güzelleşeceğine inandığını söyledi.

    Irkçı ideolojilerin ve egemen güçlerin köle düzenini toplumsal cinsiyet üzerine kurduklarını ifade eden Fırat, inancı gereği kadın erkek ayırımı yapmadan 1 Mayıs dünya işçi ve emekçi bayramını kutlayacaklarını söyledi.

    Tüm toplumun ideolojik siyasete alet edildiğini belirten Aylin Fırat, şöyle devam etti:

    “Eğitimsiz, bilinçsiz ve kendi öz değerlerine düşman yaşama anlam veremediğini, farklılıkları düşman görenlerle ilişki kurmada kaygı duyuyoruz. İncinmişliğinden, zayıflıklarından, yoksunluklarından birbirini sorumlu tutan, başkasının acısına sevinen, kendisiyle yüzleşemeyen, açlık ve tokluk arasında uçurum yaşayan bireyler yetiştirip, halkların birbirine düşman edildiği, kocaman belirsizliğin olduğu, geleceğe dair hiçbir planı ve umudu olmayan, ölümlere alışan, katilleri ve katliamları sıradan gören, boyun eğen, inkar eden, yaşadığı acıdan ders almışcasına korkan ve bu durumun değişmeyeceğine inan hastalıklı bir toplum düzeyindeyiz.

    Bu hastalığın kaynağı cehalet ve bilgisizliğin bireylere özellikle kadınlara dayatıldığını biliyoruz. İşte tüm bunlara karşı emeğin görünür kılınması, barış, kardeşliğin yeniden inşa edilmesi için 1 Mayısta kadın erkek ayırımı yapmadan biz de emekten, adaletten ve haktan yana olacağız.” (HABER MERKEZİ)

  • Aylin Fırat: Okullarda sünni dayatmanın çocuklar üzerinde olumsuz etkisi oluyor-VİDEO

    Aylin Fırat: Okullarda sünni dayatmanın çocuklar üzerinde olumsuz etkisi oluyor-VİDEO

    PİRHA – Yeni eğitim müfredatının açıklanmasından sonra dinselleştirilen eğitim sistemine karşı velilerin tedirginlikleri artarak devam ediyor. PİRHA’ya konuşan Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat, ABF ve Eğitim-Sen tarafından 17 Eylülde yapılacak mitinge çağrı yaparak,” Bıçağın kemiğe dayandığı andayız. Herkesin duyarlı olup, gericiliğe karşı mücadele etmesi gerekir” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU

    Açıklanan yeni eğitim müfredatıyla velilerin tedirginlikleri giderek artıyor. Eğitim sisteminin dinselleştirilmesine karşı alanlara çıkma kararı alan Alevi Kurumlarının 17 Eylül’de İstanbul Kartal’da yapacağı mitingini ve eğitim müfredatını Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat PİRHA’ya değerlendirdi.

    “EN ÇOK MÜCADELEYİ YÜRÜTENLER KADINLAR”

    Eğitim sisteminden muzdarip olduğunu söyleyen Fırat, ülkede neredeyse her gün gerici bir sisteme dönüşün olduğunu, buna karşı en çok mücadeleyi yürütenlerin kadınlar olduğunu ve en çok endişeyi de annelerin yaşadığını vurguladı.

    Türkiye’de en önemli meselenin eğitim sistemi olduğunu ifade eden Fırat, eğitim sistemi üzerinden kötü bir politikanın güdüldüğünü belirterek, bunun zorunlu din dersleriyle dayatıldığını ve sistemin etkisiyle çocukların bu eğitim sistemini almak zorunda kaldığını ifade etti.

    “İKTİDAR GELİŞEN BİR TOPLUM İSTEMİYOR”

    İktidarın gelişen bir toplum istemediğini, kendilerine köle olabilecek bir toplum istediğini belirten Aylin Fırat, “Bilimsel eğitimin dışında insanı geriye götüren, ilerici olmayan, insanı yozlaştıran bir eğitim verilmeye çalışılıyor” diye konuştu.

    Fırat, eğitimin gericileştirilmesinin en büyük sorun olduğunu, laik, bilimsel ve çağdaş bir eğitim sisteminin uygulanacağı günü getirene kadar mücadele edilmesi gerektiği vurgusu yaptı.

    “ÇOCUKLARA NAMAZ GİBİ ŞEYLER DAYATILIYOR”

    “Eğitimsiz bir toplum ilerleyemez, üretemez” diyen Aylin Fırat, bir öğrenci velisi olarak yaşadıklarını ise şöyle anlatıyor:

    “Sorun yaşıyoruz, çünkü Alevi öğretilerine göre yetişen bir toplumuz. Okulda sünni dayatmanın büyük bir etkisi oluyor çocuklar üzerinde. Çocuklar en başta sorgulamaya başlıyorlar. Çocuklarımıza namaz gibi birçok şey dayatılmaya çalışılıyor. Bunları sorgularken de biz neler yapabiliriz? Bunun bilincinde olmalıyız ki çocuklarımızı kaybetmeyelim” dedi.

    MİTİNGE ÇAĞRI…

    Öte yandan 17 Eylül’de yapılacak mitinge katılım çağrısında bulunan Garip Dede Dergahı Kadın Kolları Başkanı Aylin Fırat, “17 Eylül mitingine hepimiz katılmalıyız. Çünkü bıçağın kemiğe dayandığı andır. Herkesin duyarlı olup, gericiliğe karşı mücadele etmesi gerekir” dedi.

    (HABER MERKEZİ)