Etiket: ayrancı

  • Yaralı ve hasta hayvanlar, Patikara Derneği tarafından hayata tutunuyor!-VİDEO

    Yaralı ve hasta hayvanlar, Patikara Derneği tarafından hayata tutunuyor!-VİDEO

    PİRHA – Kuruluşu ilan edilen Patikara Derneği, sokaklardaki yaralı ve hasta hayvanları yakalayarak sağlık hizmetlerinin yapılması için çalışma yürütüyor. Aynı zamanda hayvanlara yuva da bulan dernek yönetimi, organizasyonun büyümesi için destek beklediklerini belirtti. 

    Lilu Hanım, Bolu’da bir trafik kazasında ciddi şekilde yaralandı, sanal medyada gündem olduğu halde günlerce sokakta kaldı. Ankara’dan bir grup yardımsever, harekete geçti ve Lilu Hanım için sağlık hizmetinin yanı sıra bir de yuva kurdu.

    Franky’nin başından geçenler ise kahredici türden bir vahşetti. İnsan eliyle kimyasal ile yakılmış halde bulundu Franky. Ancak aylarca süren tedaviler sonucunda iyileşebildi. Hayata tutunmasını sağlayanlar, yine Lilu Hanım’a el uzatan grup oldu.

    Bacaksız Tripot Baki, Hayko, Elvin ve daha nicesi, hayvan düşmanı insanlar ya da afetler sonucu ciddi yaralanma ve travmalara maruz kaldı. Bu hayvanların yardımına koşan ekip şimdi Patikara Hayvan Kurtarma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği‘ni kurdu.

    “ÖNCE KENDİ KAPI ÖNÜMDEKİLERİ YAKALAMAYA BAŞLADIM”

    Derneğin sekreteri Mahir Kaya, aynı zamanda yardıma muhtaç hayvanları, ekipmanıyla kurtarmak için kolları sıvayan kişi. Asıl mesleği yayıncılık olan Kaya, şimdi ise zamanının önemli bir bölümünü hayvanlar için kullanıyor. Yaralı hayvanları kurtarırken birçok kez ciddi kazalar da geçiren Mahir Kaya, emek verdiği konuya dair şu bilgileri paylaştı:

    “Zemin katta bir apartman dairesinde oturuyorum. Pandemi ile birlikte hepimiz evlere kapanınca komşularım, pencere önünde gördükleri kediler sebebiyle sokaktaki yaralı, hasta kedileri bana ihbar etmeye başladılar. Önce kendi kapı önümdekileri yakalamaya başladım. Ardından ekipmanımın yetersiz olduğunu fark ettim ve bunları da temin ettim. Ben yakalamaya başladıkça başka sokaklardan da ihbarlar gelmeye devam etti. Sonrasında sokak sokak büyüyen bir tür gönüllü organizasyona dönüştük.”

    SOKAKTAN ŞEHİRE YAYILAN ORGANİZASYON!

    Yaralı hayvanları kurtarmak için 6 Şubat sonrasında deprem bölgesine de gittiklerini belirten Mahir Kaya, kuş, kirpi ve köpeklere de yardımcı olduklarını belirtti. Ağırlıklı olarak kedilere odaklandıklarını belirten Kaya, “Travmalı, hasta, yaralı kedileri daha çok yakalıyoruz. Organizasyonumuz ise uzun yıllardır biriktirdiğimiz komşu ilişkileri ile işliyor. Örneğin Ayrancı semtinin bir sokağından yaralı bir hayvan ihbarı geldiği zaman sokak dayanışması ile beraber o hayvanı yakalayacak komşuları birbirleriyle tanıştırıp organizasyonu yapıyoruz. Mümkün mertebede o hayvanın tedavi masraflarını da o komşularla beraber karşılamaya çalışıyoruz. Masrafları karşılayamadığımız yerde semtteki komşuların hediye ettiği ikinci el eşya, kıyafet, biblo, kitap ne varsa bunları da çeşitli ikinci el pazarlarında, kermeslerde satarak klinik borçlarının üzerinden kalkmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

    GEÇİCİ YUVA İHTİYACI!

    Derneğe yardım konusunda çağrı yapan Mahir Kaya, şöyle devam etti:

    “Memleket maalesef bir afet memleketi. Deprem, sel, yangın eksik olmuyor. Buralara da ekip gönderdiğimiz için borçlanabiliyoruz. Bu borcun üzerinden kalkabilmek için de bir dayanışmaya ihtiyacımız var. Yurttaşlar, destek amaçlı ikinci el pazarlarında bizimle çalışabilir ya da bizlerle kedi yakalama nöbeti tutabilir. Ayriyeten pati konserlerimize, kermeslerimize katılabilir ya da bağışta bulunabilirler. Bunların haricinde geçici yuva yardımında da bulunulabilir. Özellikle bu konuda çok sıkıntılıyız. Yakalayıp tedavi ettirdiğimiz bir hayvan, sokağa salamayacağımız durumda ise sahiplendirene kadar korumasını alacak bir gönüllüye ihtiyacımız oluyor. Bu anlamda öğrencilerin büyük destek olabileceğini düşünüyoruz. Biz onlara gerekli mama kum ve ekipman desteğini de sağlamaya hazırız.”

    RESSAMLAR İÇİN MODEL OLDULAR!

    Patikara Hayvan Kurtarma ve Hayvanlara Acil Müdahale Derneği, hayat verdiği hayvanlar için bir de bir ilke imza attı. Yaşama tutunan kediler, 13 sanatçı tarafından resmedildi. Birbirinden güzel resimler, ‘Yılın Kedileri’ adı altında takvim haline getirildi. Dernek yararına sunulan takvimle birlikte üzerinde kedilerin resimlerin olduğu kupalar da şimdi alıcılarını bekliyor.

    “HAYVANLARIN BARINAKLARA SOKULMASI CANİLİK”

    Derneğin Başkanı Yağmur Hasdemir ise aynı zamanda öğrencilik yapıyor. Hayvan hakları üzerine yüksek lisans yapmayı hedeflediğini belirten Hasdemir, yakaladıkları hayvanları aynı zamanda kısırlaştırdıklarını da aktardı. Hasdemir, “Sorunun ana kaynağı, kısırlaştırma yapılmaması” diyerek şunları söyledi:

    “Eğer biraz daha büyüyebilirsek kısırlaştırma kampanyası yapmayı da çok istiyoruz. Bütün belediyelerde sıkıntı var. Zorunlu olmasına rağmen halen birçok il ve ilçede bakımevi yapılmadı. Hayvanların toplanması gerektiğini söylüyorlar, ancak bu hayvanlar nereye toplanacak. Ki biz bu barınaklara toplama kampı ya da ‘ölüm kampı’ diyoruz. Aslında hayvanlar toplanmamalı. Evet popülasyon çok fazla ama bu sorun şöyle ortaya çıktı: Belediyeler, hayvanları topluyor kısırlaştırma yapmadan daha kırsal alanlara salıyor. Bu hayvanlar oralarda çeteleşiyor, büyük sürüler oluşuyor ve saldırganlaşıyor. Çünkü bu hayvanlar aç ve kısır değiller. Ayrıca küpeli hayvanların doğum yaptığını da görüyoruz. Bununla birlikte barınaklar çok korkunç durumda. Oraya hayvanların sokulması bence canilik. Herkesin barınaklara gidip görmesini tavsiye ederim. Sorunun çözümü ise şöyle; hayvanlar kısırlaştırılacak, saldırgan olanlar rehabilite edilecek ve geri bırakılacaklar. Çünkü böylelikle aslında büyük sürülere de engel olmuş oluyoruz. Aslında bu hayvanlara mahallelerde bakılıyor.”

    “ŞİDDET FAİLLERİNE CEZA İSTİYORUZ”

    Konya’daki bir barınakta yaşanan ve toplumda “kürek katliamı” olarak bilinen olaya da değinen Yağmur Hasdemir, şöyle devam etti:

    “Konya barınağı Recep Tayyip Erdoğan’ın örnek gösterdiği bir barınaktı. ‘Gidin bakın ne kadar güzel barınaklar yaptık’ diyordu. Bizim hayvan hakları kanunumuz yok, Hayvanları Koruma Kanunu’muz var. Aslında ana taleplerimizden birisi hayvan hakları kanununa ulaşmamız. Çünkü şu anda ciddi bir cezasızlık var. Şiddet uygulayanlara ciddi bir ceza uygulanmıyor, yatarı olan bir ceza zaten kanunda yok. Genelde para cezası veriliyor onun da çoğunlukla uygulanmadığını görüyoruz. Bizler aynı zamanda belediyelere de şiddet faillerine de ceza istiyoruz.”

    PATİKARA’YA DESTEK ÇAĞRISI!

    Yağmur Hasdemir derneklerine yönelik destek çağrısı da yaparak, “Bize birkaç şekilde yardım etmek mümkün. Yakalama ekibine sahada çok ihtiyaç oluyor. Klinik borçları da bizim için ciddi bir yük. Aynı insanda olduğu gibi; örneğin bir kırık bacak 30 bin liralara mal oluyor. Bunların üstesinden gelebilmek adına insanlardan desteklerini bekliyoruz” dedi.

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • İkinci el pazar esnafı: ‘Ekonomik kriz yok’ diyenler bu pazarı görsün – VİDEO

    İkinci el pazar esnafı: ‘Ekonomik kriz yok’ diyenler bu pazarı görsün – VİDEO

    PİRHA-Ankara’da ikinci el kıyafet satışı yapılan Yenişehir Pazarı’nda rağbet arttı. Pazar esnafı, ekonomik kriz nedeniyle ikinci el giysilere ilginin yüksek olduğuna işaret ederek, kullanılmayan elbise ve ayakkabıların pazara getirilerek değerlendirilebileceğini belirtti.

    Yükselen ekonomik krizin ardından ikinci el pazarlarındaki kalabalık da yoğunlaştı. Halkın alım gücü azalınca bütçeye uygun ihtiyaçlara ulaşmak için farklı arayışlar oluştu. Ankara’da yoksul kesimlerin tercih ettiği ikinci el pazarlarından biri olan Ayrancı-Yenişehir pazarında her hafta çarşamba günü ikinci el giysi ve ayakkabı satışı yapılıyor.

    EKONOMİK KRİZ HALKI İKİNCİ ELE YÖNELTTİ!

    11 senedir ikinci el ürün satışı yaptığını belirten bir esnaf, “Ekonomik kriz yok diyen, bu pazara gelsin, o zaman kriz var mı yok mu görür” diyerek mevcut durumu özetledi.

    İkinci el pazarının dışarıya oranla çok daha ucuz olduğunu belirten pazar esnafı, Çankaya ilçesinde yaşayanların diğer ilçelere oranla gelir düzeyinin daha yüksek olduğunu belirterek, “Artık gelen müşteriler genellikle Çankaya’nın yerlileri. İkinci ele rağbet çok arttı. Artık herkes buraya geliyor diyebiliriz. Tabii bu durumda satıcıların gelirleri de arttı. 11 yılın en kalabalık senesi diyebilirim bu yıl için” ifadelerini kullandı.

    “ARTIK SADECE GELİR DÜZEYİ DÜŞÜK OLANLARIN ADRESİ DEĞİL”

    30 yıldır ikinci el pazarında satıcılık yaptığını belirten Yavuz Furuncuoğlu ise artık geliri iyi olanların dahi Yenişehir Pazarı’nı tercih ettiğini söyledi. Furuncuoğlu, şu bilgileri paylaştı:

    “Vatandaş, çok yüksek rakamlara mağazadan bir ürünü almaktansa buraya gelip 5.000 liralık bir ürünü 1000 liraya alabiliyor. Buraya gelen ikinci el ayakkabılara da talep oluyor. Çünkü o ayakkabılar çok az kullanılmış. Mesela kişi, ayakkabıyı sadece ev içinde ya da bahçesinde kullanmış, hiç yıpranmamış. O az kullanmış ayakkabılar burada tezgahta yerini alıyor. Satıcıların birçoğu kendi kıyafetlerini de satıyor. Mesela benim bildiğim yaşlılar, ‘artık bu kıyafetler üstüme geliyor, al bunları götür’ diyor. Satıcılar, zaten önce etrafındaki kişilerin kıyafetlerini topluyor. Anne, baba, kardeş ve komşulardan giysiler temin ediliyor. Satıcı eğer bu işin güzelliğini görürse ki öyle oluyor, çünkü buradaki insanların çoğu seviyeli. Birçok satıcı, kamudan emekli, üst düzey işlerde çalışmış kişiler. Emekliler bir şekilde burada zamanlarını değerlendirip sosyalleşiyor. Bir de bu pazara özgü davranışlar var. Mesela burada pazarlıksız alışveriş olmaz. Hatta pazarlığın da pazarlığını yapıyorlar. Ve bu işte en çok parayı ise kapıcılar kazanıyor. Özetle burası artık sadece gelir düzeyi düşük olanların adresi değil.”

    Yavuz Furuncuoğlu, evlerinde kullanılmayan kıyafet bulunduran kişilere de çağrı yaparak “Kıyafetlerinizi atmayın. Temiz sayılan giysilerinizi lütfen ikinci el pazarlarına getirin. İster kendiniz satın, isterseniz de buradaki arkadaşlara ücret karşılığında verin” dedi.

    MAĞAZA SAHİPLERİ DE PAZARLARDA ÜRÜN TOPLUYOR!

    Dilek adlı bir başka pazar esnafı ise mağaza sahiplerinin, nadir olan ikinci el kıyafetleri topladıklarını belirtti. Kıyafetlere ufak tadilatlar yapıp, etiket basıldıktan sonra mağazalarda satıldığını anlatan Dilek hanım, “Bu işi yapanlar özellikle vintage tarzında satış yapan mağazalar. Bizler ise tüm kıyafetleri tek fiyattan, 50 liradan satıyoruz. Kazak, yelek, ayakkabı, çanta ve daha birçok ürüne tezgahımızda yer veriyoruz. Fiyatlarımız çok uygun. Buna rağmen alıcı gelip ’40 lira olmaz mı?’ diye soruyor. Ben de gülümseyerek ‘olmazsa iyi olur’ diye karşılık veriyorum.”

    Eren GÜVEN/ANKARA