Etiket: ayvalık

  • Tekten: Kurultay, kurumlarımızın birlikte hareket etme refleksini ileri noktaya götürecek-VİDEO

    Tekten: Kurultay, kurumlarımızın birlikte hareket etme refleksini ileri noktaya götürecek-VİDEO

    PİRHA-PSAKD Ayvalık Şubesi Başkanı ve Ağuçan Ocağı mensubu Vedat Tekten, 25 Aralık 2022 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilen Büyük Alevi Kurultayı’nı değerlendirdi. Tekten, “İstanbul’daki kurultayın hafızalara kazınmış hali bana göre bugüne kadar bizi dağınık olmak ile suçlayanlara Alevilerin aslında birlikte hareket ettiklerini göstermek oldu” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı ve Ağuçan Ocağı evladı Pir Vedat Tekten, 25 Aralık günü İstanbul’da gerçekleştirilen ‘Büyük Alevi Kurultayı’na ilişkin PİRHA‘ya değerlendirmelerde bulundu.

    Alevilerin bir araya gelmesinin önemine değinen Tekten, “İstanbul’daki kurultayın hafızalara kazınmış hali bana göre bugüne kadar bizi dağınık olmak ile suçlayanlara Alevilerin aslında birlikte hareket ettiklerini göstermek oldu. Birlikte çok büyük bir enerji çıkartabildiklerini ve şartlar gerektirdiğinde kolaylıkla bir araya gelebileceklerinin en önemli göstergesiydi kurultay” dedi.

    “ALEVİLİĞİ BİR TORBAYA SIKIŞTIRMAK UTANÇ VERİCİDİR”

    Alevi tarihinin birkaç önemli kırılma noktası olduğunu belirten Tekten, şunları söyledi:

    “Torba yasa ile cemevlerimizin Kültür Bakanlığı’nın bir alt dairesine bağlanıyor olması bana göre en önemli kırılma noktalarından biridir. Bu devlet, imparatorluklar döneminden kendisine miras kalan bir bakış açısı ile toplumumuza bakıyor. Onu kontrol altında tutmak, bunu yaparken de aynı zamanda da asimile etmek, bu toplumu birbirine kırdırmak, ayrıştırmak ve kendine bağlı bir birim oluşturmak gibi bir niyeti var.

    Bu devreden akıl maalesef 21. yüzyılda da karşımıza çıkan bir akıldır. Aleviliği bir torbaya sıkıştırmak, doldurmak, tıkmak en azından bizim açımızdan utanç verici bir haldir. Böyle bir uygulama ile bunu uygun gören zihniyetle biz zaten hiç barışmadık. Bundan sonra da barışmaya hiç niyetimiz yok.”

    “DEVLET AKLI İLE BİZİ DİZAYN ETMEK KİMSENİN HADDİ DEĞİL”

    Tekten, “Alili, Alisiz Alevilik”, “İslam içi, İslam dışı Alevilik” konularıyla Alevilerin gündeminin meşgul edildiğini ve birbirlerine düşürüldüğünü söyledi. Tekten sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu yol binlerce yıldır kendini var etmiş; kendi ilkeleri, doğruları üzerine inşa etiği sistemi ile bugünlere kadar gelmiş. Bundan sonra da yine ocaklarımızın, pirlerimizin, mürşitlerimizin öğretileri ile bu yol ileriye gidecek. Biz bir Alevi Diyanetinin oluşmasını reddeden zihniyetin sahibiyiz. Buna yol açacak her türden politikanın da karşısındayız. Umarız bu kurultaydan kendilerince bir ders çıkartırlar ve yolumuzu bize bırakırlar. Bizi böyle devlet aklı ile dizayn etmek kimsenin haddi değil. Alevi dedelerinin maaşa, cemevlerinin elektrik parasına ihtiyacı yok. Bizi bir torbayla devletle işbirliğine giren bir güruh olarak düşünmesinler. Sen beni önce eşit yurttaşlık temelinde tanıyacaksın. Önce cemevlerimize ibadethane statüsü vereceksin. Kurulduğumuz günden bugüne dile getirdiğimiz Madımak’ı utanç müzesi yapacaksın.”

    “KURULTAYI ÖNEMSİYORUZ”

    “Çare bizim elimizde” diyen Tekten, “Kurultayı önemsiyoruz. Bu kurumlarımızın birlikte hareket etme refleksi daha ileriki zamanlarda da vücut bulur; bu toplumu dağınıkmış gibi göstermekten uzak dururlar. Biraz da ortak akılla hareket edip toplumumuzun örgütlü yapılarının önünü açıp, daha geniş bir perspektifle hayatın içinde yer almalarını sağlarlar.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Tekten: Cemler bir birimizin sorunlarıyla ilgilenmeyi ve bilgilenmemizi sağlamalı-VİDEO

    Tekten: Cemler bir birimizin sorunlarıyla ilgilenmeyi ve bilgilenmemizi sağlamalı-VİDEO

    PİRHA-Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten, evlerde yapılan cemlere ilişkin PİRHA’ya konuştu. Tekten, “İnancımız bu konuda aslında son derece özgür bir düşünceye sahiptir. Üç can bir cemdir. Cemin illa cemevinde yapılması gibi bir mecburiyeti yoktur” dedi.

     

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten evlerde yapılan cemlere ilişkin PİRHA’ya konuştu.

    Alevi inancının bu konuda özgür bir düşünceye sahip olduğunu dile getiren Vedat Tekten, “Üç can bir cemdir, cemin illa cemevinde yapılması gibi bir mecburiyeti yoktur. Köy yaşantımızda cemler kimin evi müsaitse orada yapılırdı. Ev olarak kullanılan yerler silinip, süpürülür temizlenir akşam da ibadet olurdu. Normalde terliğiyle, çorabıyla, ayakkabısıyla girilen yerler cemevi kisvesine büründükten sonra eşiğine niyaz edilerek girilen yerler haline dönüşürdü” dedi.

    “ŞEHİRLEŞMEYLE BİRLİKTE CEMEVLERİ HAYATIMIZA GİRMEYE BAŞLADI”

    Şehirleşmeye başladıktan sonra ihtiyacımız olan cemevlerinin hayatlarına girmeye başladığını belirten Tekten, “Köylerimizde yaptığımız cemevlerimizde pir-mürşit-talip ilişkisi sürekli yan yana olmaları nedeniyle çok sağlıklı, çok sağlam, herkesin herkesten haberdar olduğu dolayısıyla rızalık müessesesinin tam layıkıyla oluşturulduğu cemlerdi. Şehirlerde yapılan cemler de, bizim de içinde olduğumuz cemler de maalesef İslam’ın cuma namazına benzer hale dönüştü. Birbirini tanımayan insanlar birbirlerine rızalık verir oldular. Kimin hesabını kimden soracağını bilmeyen post dedeleri, bir folklorik şeymiş gibi cemleri yürütür olduk maalesef. Dolayısıyla hem öğretimizin gelişmesi hem sorunlarımızın hali, hem de muhabbet ederek birbirimizi kültürel manada güçlendirecek bir olayken cem, giderek sıradanlaşıp amacından farklı bir noktaya taşıdı. Tabii görgü cemlerini buna katmak istemem görgü cemlerinde pir ve talip ilişkisi kısmen de olsa hala sürmekte ama periyodik yapılan cemlerde maalesef sorunlar yaşıyoruz” dedi.

    “CEMEVLERİ AYNI ZAMANDA EĞİTİM YERİDİR”

    Cemevlerinin ibadethane olmakla birlikte aynı zamanda da bir eğitim hane olduğunu vurgulayan Tekten, “Görgü, musahip ve ikrar cemleri dışındaki birlik ve muhabbet cemlerimizde bu tür esneklikleri göz önüne alarak işin ibadet kısmını kısa tutup, muhabbet ve bilgilendirme karşılıklı söyleşme, konuşma, anlaşma kısmına daha fazla ağırlık vererek en azından bu yönden talibimizi güçlendirmek bilgilendirmek hayata hazırlamak daha doğru olacaktır. Cem ibadetlerimizi her perşembe yapmak gibi bir saplantıdan sıyrılıp cuma namazı görüntüsünden kurtarmamız gerekir. Cuma namazında da biliyorsunuz önlüğünü, peştamalını toplayıp birbirini tanımayan insanların cuma namazı farzdır deyip ki cuma namazı farz değildir, camiye dolup efendim hocanın karşısında kendini ıslah olmuş kabul ediyorsa, aynısını bizim yapmamamız gerek. Biz birbirimize dokunarak, birbirimizin sorunlarıyla ilgilenerek girip orada hem mahkememizi, hem bilgilenmemizi sağlamamız gerekir, cemler böyle olmalıdır. Ama şehir hayatında maalesef ekseninden kaymalar söz konusu olabiliyor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Tekten: Çocuklarımızı, IŞİD kafa yapısındaki bir topluma dönüştürmelerine razı değiliz!-VİDEO

    Tekten: Çocuklarımızı, IŞİD kafa yapısındaki bir topluma dönüştürmelerine razı değiliz!-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten, 4-6 yaş grubu çocuklara din dersi verilmesi önerisine dair “Kendilerine uygun IŞİD’çi zihniyetlerini topluma dayatabilecekleri bir alt yapı oluşturmaya yönelik bir projenin en tehlikeli adımıdır” yorumunu yaptı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten, 20. Milli Eğitim Şûrası’nda 4-6 yaş grubu çocuklara din dersi verilmesi tavsiye kararına ilişkin konuştu. 4-6 Yaş gurubu çocuklara din dersi vermenin eğitimin önceliği olmaması gerektiğini vurgulayan Tekten, “Biz, çocuklarımızı bilimin, ilimin yolunda eğitmek durumunda iken, eğitimi tamamen din eksenli bir yapıya ulaştırdılar” dedi.

    “BİR İNSANLIK EKSİĞİDİR!”

    Ağuçan Ocağı Dedelerinden olan Vedat Tekten, Alevi toplumunun uzun yıllardır mevcut eğitim sistemindeki zorunlu din derslerine karşı olduğunu işaret ederek “Biz, din derslerinin zorunlu olma haline itiraz ediyorken üstüne Siyeri Nebi, Kur’an bilimi gibi bir takım ek dersler getirdiler” dedi. Vedat Tekten, eğitimin tamamen din eksenli bir yapıya dönüştürüldüğünü vurgulayarak “Bu defa 4 yaşından başlayarak çocuklarımıza, henüz oyuncak çağında iken, dünyaları gelişmemiş, insanlığa dair henüz ne olduklarına dair bir bilgi sahibi değilken öncelikli olarak din dersi eğitimi verilmesi bir insanlık eksiğidir” yorumunu yaptı.

    Din dersi eğitiminin sadece Alevi toplumu açsından sorun olmadığını belirten Tekten, “Din, elbette ki nasıl yapılması gerektiği, kuralları ve uygulaması konusunda eğitime muhtaç olan bir dal olmakla birlikte din, kişiyle inandığı tanrı arasındadır. Buna devlet el atıp da sadece bir öğretinin kurallarıyla dini dayatmak sadece Alevilerin de meselesi değildir. Bütün demokratik kurumların karşı durması gereken ve çocuklarımızın bu örümcek kafalı zihniyete karşı güçlendirilmesi gerekirken bunu sadece Alevilerin bir sorunuymuş gibi anlatmak bence eksik ve yanlış bir durumdur” ifadelerini kullandı.

    “BİR İNSANLIK SUÇUDUR!”

    Vedat Tekten, “Din kitabında yazdığı şekliyle, zorlaması olmayan bir konudur. ‘Dinde zorlama yoktur’ denir, ama ismi bile ‘Zorunlu din dersi’” diyerek sözlerini şu cümlelerle devam etti:

    “Şimdi bu çelişki ortadayken oyun çağındaki çocukların bu tarikat mensupları tarafından çarpık bir zihniyetle; yani Kuran’a uygun da bir din anlatılmıyor. Orada çarpık bir zihniyetle ‘din’ diye yutturulan ‘din’ diye dayatılan bir yöntemle eğitime tabi tutulması kesinlikle bir insanlık suçudur, bir insanlık dramıdır.

    Yakın bir tarihte bu yasalaşarak belki de önümüze çıkacak, çok müşkül bir durumdur. Din, insanları tanrısı ile buluşturacak ve bunu da özgür bırakacak şekilde önerilmesi gereken bir konudur. Bunu dayatarak bebeklerimize; çocuk da diyemiyoruz, bizim inancımızda 16 yaşına kadar insanlar masum-u paktır. Bu çocuklarımıza kafalarına bu dini çarpık zihniyetle doldurmak sadece bizim karşı çıkmamız gereken bir hal değildir. Buna bütün rasyonel aklı temsil eden insanların karşı çıkması gerekir. Kökten yanlış bir durumdur bu. İleride kendilerine uygun İŞİD’çi zihniyetlerini topluma dayatabilecekleri bir alt yapı oluşturmaya yönelik bir projenin belki de en tehlikeli adımıdır.

    Büyük Ortadoğu Projesi öncesinde ‘Yeşil hilal’ projesi ile Anadolu’yu da içine alan hilalde bir din eksenli devlet yapısı oluşturmaya yönelik eğitim sisteminin, daha doğrusu bir projenin atılmış en büyük ve en tehlikeli adımıdır.

    Bizi, hedefimize koyduğumuz batı medeniyetinden ya da daha akılcı bir insan modelinden hızla koparıp toplumumuzu yalnızlaştırarak, toplumumu uluslararası platformlardan hızla soyutlayarak, yalnız maddi sorunlarla ölesiye boğuşan ve kurtuluşu dinde arayan bir ucube Ortadoğu devlet sistemine döndürmek istiyorlar. Ve bu dönüşüm içinde kendi düzenlerini rahatlıkla yürütebilmek adına geçmişte sözünü ettikleri ‘Dindar ve kindar nesil yetiştireceğiz’ projesinin sonlarına geldiğini ve artık bundan sonra ileriki kuşakları da dizayn etmek adına atılmış çok tehlikeli bir adımdır.”

    “ÇOCUKLARIMIZI İŞİD YAPISINDAKİ BİR TOPLUMA DÖNÜŞTÜRMELERİNE RAZI DEĞİLİZ”

    Dede Vedat Tekten, zorunlu din derslerini “İnsanlığın kafa yapısına uymayan” bir adım olarak yorumlayıp şöyle devam etti:

    “Bu projeye şiddetle karşı çıkmamız gerekir. Çocuklarımızı özgür bir birey olarak, herhangi bir fikre angaje etmeden, herhangi bir siyasi yapıya kurban etmeden aile sistemi içerisinde aydınlık bir şekilde yetiştirmek varken din baskısıyla; üstelik yalan yanlış bilgilerle donatarak çocuklarımızı patlamaya hazır bomba haline ve giderek IŞİD kafa yapısındaki bir topluma dönüştürmeye biz razı değiliz. Zaten 30 yaşına kadar olan kuşağımızı şu an itibarıyla kaybetmiş durumdayız. Bir de torunlarımızın yaşamını bloke edecek, onları müşterek insan aklından uzaklaştırarak daha dindar bir şekilde yetiştirmeyi amaçlayan bu proje hiçbir akılcı insan yapısına uygun bir durum değildir.

    Alevi toplumu olarak biz bu projeye kökten karşıyız ama dediğim gibi bu sadece Alevileri ilgilendiren bir durum değildir. Bütün aydın kesimlerin bu toplumun bütün akılcı insanlarının hatta mütedeyyin ama dinlerini inançlarını insan aklına uygun bir şekilde yasayan kesimlerinin de karşı çıkması gereken bir durumdur.

    Bugün ‘din öğreteceğiz’ diye çocuklarımız tarikat yuvalarında maalesef toplumdan kopuk sadece tutucu bir din anlayışıyla eğitiliyorlar. Zaten bu bir vaka. Bir de onun üstüne 4 yaşından başlayarak çocuklarımızı bu yola kanalize etmek insan aklıyla ve onuruyla ilişkili bir hal değildir. O nedenle biz kökten bu projeye karşıyız. Bizimle beraber bütün kurumların da karşı çıkmasını bekliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Ayvalık PSAKD Başkanı Tekten: İktidar Alevilere ikiyüzlü davranıyor-VİDEO

    Ayvalık PSAKD Başkanı Tekten: İktidar Alevilere ikiyüzlü davranıyor-VİDEO

    PİRHA- AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın cemevlerine resmi ibadethane statüsü verilemeyeceğini söylemesini PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten eleştirdi. Tekten, “Hâkim zihniyetin inancımıza ezelden bu yana saygılı davranmadığı gerçeği var. Bu ikiyüzlülüğe maalesef bazı cemevlerimiz, bazı örgütlerimiz, bazı Alevi yapıları da çanak tutuyorlar” dedi.

    AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Aydın’da cemevlerine yaptığı ziyaret sırasında cemevlerine resmi ibadethane statüsü talebini kabul etmeyecekleri söyleminde bulunmuştu.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini PİRHA’ya değerlendirdi. Tekten, Alevilerin sorunlarının eşit yurttaşlık temelinde çözülmesi gerektiğini belirterek, iktidarın Alevilerin sorunlarını çözme noktasında samimi davranmadığını vurguladı.

    “HAKİM ZİHNİYET İNANCIMIZA EZELDEN BU YANA SAYGILI DAVRANMIYOR”

    Cemevlerinin ‘cemevi’ diye adlandırılmasının yasak olduğunu ifade eden Tekten, bundan dolayı bütün cemevlerinin ‘Cem ve kültür evi’ olarak tanımlandığını söyledi.

    Cemevlerinin, Alevilerin hem ibadetlerini, hem de kültürlerini temsil ettiğini dile getiren Tekten, “Nasıl havraya havra, kiliseye kilise, camiye cami deniyorsa, cemevine de cemevi dememiz gerekir. Bunu eşit yurttaşlık temelinden bakarsak tartışmamamız bile gerekir. İnanca ve insana saygı yok ne yazık ki. Hâkim zihniyetin inancımıza ezelden bu yana saygılı davranmadığı gerçeği var. Bu yaklaşımın sonucunun da bu olması son derece doğal bir şeydir. Onlar üstlerine düşeni yapıyorlar. Bu ikiyüzlülüğe maalesef bazı cemevlerimiz, bazı örgütlerimiz, bazı Alevi yapıları da çanak tutuyorlar” diye konuştu.

    “İKTİDAR, BİR YANDAN EKSİKLERİMİZİ SORUYOR BİR YANDAN ‘CÜMBÜŞ EVİ’ DİYOR”

    Bir Alevi kurumu, bir Alevi kurum önderi devlet temsilcileri ile Alevilik üzerine konuşma yapıyorsa, bunun Aleviliğin köküne atılmış bir dinamit olduğunu söyleyen Tekten sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bu ikiyüzlülüğe rıza göstermemek gerekir. Diyanet İşleri Başkanı bir kurum yöneticimize Kur’an verip kendi değerlerimize saygısızlığını ifade ediyorsa, aynı zamanda o Kur’an alınıp, öpülüp, başa konulup, kabul görüyorsa bu inancımıza hakarettir. İsimler ve kişiler üzerinden bu eleştiriyi yapmanın bir manası yok ama herkes kendini biliyor. Devlet bir yandan ihtiyaçlarımızın ne olduğunu soruyor. Henüz bize o konuda bir yakınlık, samimiyet göstermediler ama Balıkesir bölgesinde de Alevi köylerini dolaşarak eksikliklerin ne olduğunu ve kendilerine bildirilmesini istemişler. Dolayısıyla bir yandan cemevlerinin, derneklerin eksikliklerini gidermek üzere birbirleriyle yarışan yerel AKP’li yöneticiler ya da ana zihniyetin temsilcileri var. Öte yandan cemevimize cümbüşhane, cemimize de cümbüş diyorlar. Önce bizim cemimizi ve ibadetimizi kabul etmeleri gerekir ondan sonra otururuz konuşuruz.”

    “DEVLETE İHTİYAÇ DUYMADAN İHTİYAÇLARIMIZI KARŞILAYACAK GÜÇTEYİZ”

    Eşit yurttaşlık hakkının en temel insani hak olduğunu kaydeden PSAKD Ayvalık Şube Başkanı Vedat Tekten Alevilerin de herkes gibi vergi verdiğini anımsatarak AİHM kararlarının uygulanmasını istedi.

    Lokal ya da günlük çözümler yerine Alevi inancının kabul edilmesi ve eşit yurttaşlık temelinde sorunların çözülmesi gerektiğini söyleyen Tekten, “Biz devlete ihtiyaç duymadan kendi ihtiyaçlarımızı karşılayabilecek güçte insanlarız. Aleviler cemevlerini devletten bir kuruş almadan kendi imkanlarıyla bu noktaya getirmişlerdir. Bundan sonra da biz bu cemleri, cemevlerimizi yaşatırız. Ama böyle Alevileri hala seçimin dolgu maddesi gibi görüp seçim yaklaştıkça bizim sorunlarımızla ilgileniliyormuş gibi yapmalarını içimize sindiremiyoruz” şeklinde konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Ayvalık’ta orman yangını: 80 hektarlık alan zarar gördü

    Ayvalık’ta orman yangını: 80 hektarlık alan zarar gördü

    Ayvalık’ta dün akşam saatlerinde başlayan orman yangını sabaha karşı kontrol altına alındı. Balıkesir Valiliği “Şu ana kadar yaklaşık 80 hektarlık ormanlık alanın yandığı tahmin edilmektedir” açıklamasını yaptı.

    Balıkesir’in Ayvalık ilçesinde çıkan orman yangını saat 03.40’ta kontrol altına alındı. Akşam saat 20.30’da Şeytan Sofrası mevkiinde başlayan yangın şiddetli rüzgarın da etkisiyle kısa sürede büyüdü. Yangına Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı ekiplerin yanı sıra Balıkesir Büyükşehir Belediyesi itfaiyesi ekipleri müdahale etti.

    “80 HEKTARLIK ALANIN YANDIĞI TAHMİN EDİLİYOR”

    Balıkesir Valiliği, Şeytan Sofrası olarak bilinen tepelik alanın alt kısmında başlayıp sahil bandına doğru ilerleyen yangında yaklaşık 80 hektarlık ormanlık alanın yandığının tahmin edildiğini açıkladı. Valilik yangının elektrik iletim hatlarındaki kopma nedeniyle çıktığı yönünde bilgilerin elde edildiğini bildirdi.

    ELEKTİRİK İLETİM HATLARINDA KAPAMA NEDENİYLE ÇIKTI

    Valilikten yapılan açıklamada şöyle denildi:

    “Balıkesir İli Ayvalık İlçesi Küçükköy Mahallesi Badavut Mevkiinde Cumartesi günü saat 20.30’da ormanlık alana yakın bir yerde başlayan yangının orman alanına sirayet etmesi ve rüzgârın kuvvetli esmesi nedeniyle sıçrayarak yayılmasına neden olmuştur. Yangın, Şeytan Sofrası olarak bilinen tepelik alanın alt kısmında başlayıp sahil bandına doğru ilerlemiştir. Şu ana kadar yaklaşık

    80 hektarlık ormanlık alanın yandığı tahmin edilmektedir. Yangın, bölgede bulunan yerleşim yeri ve meskenlere sıçramadan durdurulabilmiştir.

    İlk andan itibaren etkili bir şekilde çok sayıda arazöz, iş makinesi ve personel ile müdahale edilen yangında herhangi bir can kaybı ve yaralanma olmamıştır. Söndürme çalışmalarına devam edilmekte olup, kısmen kontrol sağlanmıştır. Rüzgârın hızını kaybetmemesi ve zaman zaman yön değiştirmesi sebebiyle çalışmalar büyük bir titizlikle yangını bütün yönlerden kontrol altına almak amacıyla sürdürülmektedir. İlk tespitlere göre yangının ormanlık alana yakın bir noktada aşırı rüzgarın etkisiyle elektrik iletim hatlarındaki kopma nedeniyle çıktığı yönünde bilgiler elde edilmiştir.”

  • Kenanoğlu: Ayvalık’ta yapılması planlanan baraj zeytinciliği yok edecek – VİDEO

    Kenanoğlu: Ayvalık’ta yapılması planlanan baraj zeytinciliği yok edecek – VİDEO

     PİRHA – HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Mecliste, Balıkesir/Ayvalık’ta yapılması planlanan Karakoç Barajının, yörede tarım, hayvancılık ve zeytinciliği bitireceğini, Sarımsaklı kumsalının bile olumsuz etkilenebileceğini söyledi. 

    Halkların Demokratik Partisi(HDP) İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Balıkesir Ayvalık’ta yapılması planlanan Karakoç Barajı’na ilişkin konuşma yaptı.

    Kenanoğlu, Barajla birlikte malzeme ocakları, kırım, eleme yıkama tesisi ve hazır beton santrali de yapılacağı belirtilerek, bu baraja bölge halkının büyük itirazı olduğunu söyledi.

    Projenin yapılması düşünülen alanın çoğu özel mülkiyet olduğunu belirten Kenanoğlu, alanın çoğunda sulama, tarım, zeytincilik ve hayvancılık yapıldığını kaydetti.

    “BÖLGE HALKININ TALEPLERİNE KULAK VERİN”

    Bu topraklarda köylülerin geçimini sağladıklarına dikkat çeken Ali Kenanoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü;

    “Planlanan baraj zeytinciliğe ve bölge halkının tüm tarımsal faaliyetlerine son verecektir. Bölgede var olan ağılların yok edilmesi hayvancılığın da yok edilmesi anlamına gelecektir. Yöre halkının kamulaştırma nedeniyle toprağını kaybetmek istemediğini, mahalle muhtarlarıyla birlikte 2017 yılından bu tarafa defalarca sözlü ve yazılı olarak valiliğe ve kaymakamlığa bildirmelerine rağmen, yetkililerce itirazlar görmezden gelinmektedir.

    Karakoç Barajı yüzünden derenin ağzında yaşanacak su genişliğinin Kumlu Ada, Altınova Sahili hatta dünyaca ünlü Sarımsaklı Kumsalını etkilemesi söz konusudur. Buradan bir kez daha iktidara sesleniyorum: Çevreyi tahrip etmekten, insani talepleri ve doğayı yok saymaktan, hayvanların yaşam alanlarına uzanmaktan vazgeçin, bölge halkının taleplerine kulak verin.” (HABER MERKEZİ)

  • Saray ittifakı propagandasını okullara taşıdı

    Saray ittifakı propagandasını okullara taşıdı

    Seçim çalışmalarında devletin türlü imkanlarını açıkça kullanan Saray ittifakının adayları, okullarda seçim propagandası yapıyor. Birçok yerelde karşılaşılan bu ‘yasak’ durumla ilgili ise Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından herhangi bir işlem yapılmazken, bizzat bakan Ziya Selçuk tarafından bu çalışmalara destek veriliyor.

    Seçimlere iki hafta kala Saray ittifakı tarafından yasaklar çiğnenmeye devam ediyor. Devlet imkanlarıyla propagandalarını sürdüren AKP ve MHP, okullarda açıkça seçim çalışması yapıyor.

    Ozan Çepni’nin Cumhuriyet’te yer alan haberine göre, Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, il il AKP seçim çalışmalarına katılırken, Saray ittifakının adayları da seçim çalışmalarını okullara taşıdı.

    Cumhur İttifakı adayları gittikleri okullarda, okul yönetimleri tarafından karşılanırken öğrenci ve ailelerine yönelik ise açık bir şekilde broşürler dağıttığı ve konuşmalar yapıldığı aktarıldı. AKP ve MHP adaylarının okullarda, öğrencilerle poz verdiği fotoğrafların seçim çalışmasında kullanılması da dikkatleri çekti. Adayların ayrıca öğretmenler odasında da okul yöneticileri ve öğretmenlerle kısa toplantılar yaptığı ifade edildi.

    BİRÇOK OKULDA SEÇİM ÇALIŞMASI

    Adıyaman Kahta ilçesi belediye başkan adayı Engin Akel’in seçim bölgesindeki okullarda sınıflara kadar girerek propaganda yaptığı öğrenildi. Akel’e, AKP Genel Merkez Siyasi ve Hukuk İşleri Başkan Yardımcısı ve Adıyaman Milletvekili Fatih Toprak’ın da eşlik ettiği belirtildi. AKP Devrek belediye başkan adayı Sezai Bükrü’nün de ilçede bulunan okulları ziyaret ederek, okul müdürleri, öğretmen ve öğrencilerle bir araya geldiği aktarıldı. Öte yandan edinilen bilgilere göre, AKP Sarıyer Belediyesi başkan adayı Salih Bayraktar da Ali Büyükdicle Özel Eğitim Uygulama Okulu’na yaptığı ziyaretle seçim çalışmasını sürdürdü. AKP Siirt belediye başkan adayı Ali İlbaş da belediye meclis üyesi adayları ile seçim çalışmalarını okullara taşıyan bir diğer aday oldu.

    OKULDA DEV POSTER ASILDI

    Öte yandan en dikkati çeken olay ise Balıkesir Ayvalık’da Cunda Mesleki Teknik Anadolu Lisesi pansiyonunda Cumhur İttifakı’nın MHP Balıkesir belediye başkan adayı Nazmi Başaran’ın aday tanıtımının yapılması oldu. Okul saatinde lise binasına MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin dev posteri asıldığı, öğrencilerin tepkisi üzerine lise binasından posterin indirilerek pansiyon binasına taşındığı öğrenildi.

  • Haluk Levent’ten Ferhat Tunç’un Dersim çağrısına yanıt geldi: Dersim de bizim, Ayvalık da

    Haluk Levent’ten Ferhat Tunç’un Dersim çağrısına yanıt geldi: Dersim de bizim, Ayvalık da

    PİRHA- Dersim’de orman yangınları devam ederken, sanatçı Ferhat Tunç’un, Ayvalık’ta fidan dikme kampanyası başlatan şarkıcı Haluk Levent’e “Gel güzel kardeşim Dersim ormanlarını da birlikte ağaçlandıralım”çağrısına yanıt geldi. Levent, “En başından beri twitlerimde belirttim. Ayvalık’tan başlayacağız Yüksekova’ya kadar. Dersim de bizim, Ayvalık da” dedi.

    Dersim’de orman yangınları hala devam ederken, sanatçı Ferhat Tunç, şarkıcı Haluk Levent’e çağrıda bulunarak, “Gel güzel kardeşim Dersim ormanlarını da birlikte ağaçlandıralım” demişti.

    Sanatçı Haluk Levent, Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Şeytan Sofrası mevkiinde çıkan orman yangınından sonra ‘fidan dikme’ kampanyası başlatmıştı. Sanatçı Ferhat Tunç da geçtiğimiz günlerde Haluk Levent’e “Gel güzel kardeşim Dersim ormanlarını da birlikte ağaçlandıralım” çağrısında bulunmuştu.

    Ferhat Tunç’un bu çağrısını Hubyar Sultan Alevi Derneği Kurucu Başkanı Ali Kenanoğlu’nun twetter üzerinden paylaşması üzerine Haluk Levet’ten yanıt geldi. Levent, “Sevgili Ali Kenanoğlu, en başından beri twitlerimde belirttim. Ayvalık’tan başlayacağız Yüksekova’ya kadar. Dersim de bizim, Ayvalık da” dedi.

    FERHAT TUNÇ NE DEMİŞTİ?

    Ayvalık Adaları Tabiat Parkı Şeytan Sofrası mevkiinde çıkan orman yangınından sonra ‘fidan dikme’ kampanyası başlatan şarkıcı Haluk Levent’e çağrıda bulunan Ferhat Tunç şunları ifade etti:

    “Özellikle müzisyen arkadaşım Haluk Levent’e buradan çağrı yapıyorum. Hakikaten çok önemli bir çağrı yapıyor. Ben tebrik ediyorum kendisini. Aynı duyarlılığı Dersim’de yanan ormanlar içinde birlikte gösterelim. Çünkü bu ormanlar sadece buraya ait değil, burada yaşayan insanlara ait değil. Bütün Türkiye’nin, bütün ülkenin ormanıdır. Bu zenginlik hepimizin ortak zenginliğidir. Ve hiçbir gerekçe bu ormanların yakılmasını haklı gösteremez. Gerekçesi ne olursa olsun, orman yakmak hayatı bitirmektir. Ve buradaki doğal yaşamı bitirmektir. Ve Dersim bu düşmanlığı haketmiyor. Bunun önüne geçmemiz lazım.”

    (HABER MERKEZİ)