Etiket: aziz güler

  • ‘Barışı büyütmek için mücadele boynumuzun borcu’ – VİDEO

    ‘Barışı büyütmek için mücadele boynumuzun borcu’ – VİDEO

    PİRHA – HDK Halklar ve İnançlar Meclisi’nin Taksim Hill Otel’de “Birlikte, Farklı İnanç ve Halklarla Barışı Kucaklıyoruz” şiarıyla düzenlediği toplantıda, barışı büyütmek için mücadele vurgusu yapıldı.

    Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Halklar ve İnançlar Meclisi, Beyoğlu’nda bulunan Taksim Hill Otel’de “Birlikte, Farklı İnanç ve Halklarla Barışı Kucaklıyoruz” şiarıyla toplantı yaptı.

    Toplantıya, HDK Eş Sözcüleri Ali Kenanoğlu, Meral Danış Beştaş, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, DEM Parti Milletvekilleri George Aslan, Mehmet Kamaç, Türkiye Alevi Federasyonu(ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, Demokratik Alevi Dernekleri(DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Asi-Der Başkanı Tevfik Usluoğlu, AGOS Gazetesi Yazarı Pakrat Estukyan, Ağuçan Ocağı Piri Aziz Güler, Yalıncak Sultan Ocağı Yol Yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu’nun yanı sıra çok sayıda kişi katılım sağladı.

    Toplantının yapıldığı salona ‘Halklar ve inançlar barış için yan yana!’ yazılı pankart asıldı.

    HDK Eş Sözcüleri Meral Danış Beştaş ve Ali Kenanoğlu toplantının açılış konuşmasını yaptılar.

    “HEP BİRLİKTE BARIŞI SÖYLEMEK İÇİN BİRARADA DURMAYA ÇALIŞIYORUZ”

    Açılış konuşmasında ilk sözü alan HDK Eş Sözcüsü Ali Kenanoğlu, Ortadoğu’da yaşanan savaşların önüne geçmek adına halkların, inançların bir tutum sergilemesi gerektiğine inandıklarını belirterek, şunları söyledi:

    “Bizim HDK olarak kuruluş amacımız zaten bu. Bu topraklarda yaşayanlarla ortak mücadele hattını oluşturarak varlığımızı korumak adına HDK Halklar ve İnançlar Meclisi ile bunu ilerletmeye çalışıyoruz. Çoklukta birliği savunuyoruz. Ortak mücadeleyi esas alıyoruz. Bütün dinler, inançlar iyi insanı, ahlaklı toplumu ve barış içinde yaşamayı tahayyül eder. Bizim bir araya gelişimiz iyiyi, güzeli bir araya çıkarmak içindir. Biz iyiler olarak yan yana gelmeye çalışıyoruz. Hep birlikte barışı söylemek için bir arada durmaya çalışıyoruz.”

    “İKTİDAR HUKUKSUZ VE ANTİDEMOKRATİK ADIMLAR ATIYOR”

    Meral Danış Beştaş ise HDK olarak Türkiye’de farklı kesimlere yönelik katliam, dışlayıcı, öteki politikalarının farkında olduklarını ifade etti. Azınlıkların özgürce örgütlenebildikleri demokratik zeminin mevcut olmadığını belirten Beştaş, “İktidar her fırsatta zenginlik, mozaik, güller bahçesi gibi nitelemeler yapsa da Diyanet İşleri Başkanlığıyla başka bir baskı, cemevlerine yönelik yasal düzenlemelerle bir başka baskı, Rumlara, Çerkeslere, Ermenilere, Süryanilere yönelik hukuksuz ve antidemokratik adımlar atıyor” dedi.

    “BU POLİTİKALARA KARŞI ÇARESİZ DEĞİLİZ”

    3. Dünya Savaşı’nın eşiğinde olunduğunu da ifadelerine ekleyen Beştaş, “Artık savaşlar canlı yayında magazin gibi sunuluyor, üzülerek izliyoruz. Suriye en yakıcı örneklerden biri. HTŞ şemsiyesi altında pratikleri geçmişten biliyoruz. Bu tehditler ciddi bir boyuta ulaşmış durumda. Tüm Arap Aleviler ülkemizde bile şuan tehdit altında hissediyor. Bu politikalara karşı elbette çaresiz değiliz. Farklılıklarımızla birarada eşit yaşamak ve barışı örmek bizim yan yana duruşumuza, mücadelemize bağlı. İğne ucu kadar barış ihtimali varsa bunu büyütmek için mücadele boynumuzun borcudur. Bu topraklarda daha fazla ölüm, kan, şiddet istemiyoruz. Barışı tesis etmek için bu yolda yürümeye devam edeceğiz” diye konuştu.

    “BARIŞ İÇİN SAVAŞMAK GEREKİYOR”

    Açılış konuşmasının ardından söz alan AGOS Gazetesi Yazarı Pakrat Estukyan, şunları söyledi:

    “Barış çok zor bir şey çünkü şiddetli bir savaşı gerektiriyor. Barış için savaşmak gerekiyor. Dünyanın dengesinde egemenler ve mazlumlar arasında çok ciddi bir kırılma var. Dünyanın bütün mazlumları, birleşik bir cephe olarak dünyanın bütün egemenlerine karşı topyekün mücadele ederse başarıya ulaşır. Barışı hayal etmek, şarkılar söylemek güzeldir ama mücadele etmek gerekir. Sözünü ettiğim bölgesel değil evrensel bir barıştır. Barış çağrım kararlılık, bilinç, örgütlenme üzerinedir.”

    Topçu Baba Alevi Dergahı Kurucu Başkanı Mustafa Can da, “Salonlarda laf söylemenin ötesine çıkıp eşit yurttaşlığı sokak sokak anlatarak iktidara taşımalıyız. Bize biri barışı getirmemeli. Aşağıdan yukarıya inşa etmeliyiz ve her birimiz kilometre taşı olmalıyız” dedi.

    “BİZDE ÇOK NET BİR ŞEKİLDE ZALİMLER VE MAZLUMLAR AYRIMI VARDIR”

    Yalıncak Sultan Ocağı Yol yürütücüsü Sevim Yalıncakoğlu da şunları kaydetti:

    “Bize çok net bir şekilde zalimler ve mazlumlar ayrımı getirilmiştir. Burada barıştan bahsettiğimiz de mazlumlar ve zalimler arasındaki mücadeledir. Barış inşa edilecekse öncelikle zalimin zalimliğinden vazgeçmesi gerekir, aksi takdirde bir mücadeleden vazgeçmek mümkün değildir. Alevilerin hak mücadelesinde yalnızca gasp edilen hakların alınmasına yönelik bir mücadelemiz var. Eşit yurttaş oluşumuzdan kaynaklanan haklarımızın gasp edilmesi. Alevi erkanında hak mücadelesi vermiş biri olarak konuşmam gerekirse bizim için barış coğrafyamızda yaşayan cümle halkların, azınlıkların ve çoğunlukların kendini ifade edebildiği, ibadetini gizlemek zorunda kalmadığı bir dünya ancak barışın tam anlamıyla tesis edildiği bir dünyadır.

    “YEZİDİN KARŞISINDA DİMDİK DURAN ZEYNEP ANA OLMAKTAN VAZGEÇMEYİZ”

    Suriye’deki Alevilere yönelik saldırılar üzerinden buradaki Alevilere de çok ciddi saldırılar yapılmaya başlandı. Sosyal medyada yoğun saldırılar yaşanıyor. Elbette siz Yavuz Sultan Selim olursunuz, biz de Pir Sultan oluruz, Kalender Çelebi oluruz. Siz zalimlikten vazgeçmediğiniz sürece biz de yezidin karşısında dimdik durmuş Zeynep Ana olmaktan vazgeçmeyiz.”

    “NEREDE ZULÜM VARSA BİZ ONA KARŞIYIZ”

    Son olarak konuşan Ağuçan Ocağı Piri Aziz Güler de şunları söyledi:

    “Bizler barış için geçmişten beri mücadele veriyoruz. Ezidi canlarımız 72 kez katliama uğradı. Doğduğumuzdan beri katliam içindeyiz. Bir sürü katliam sayılabilir. Maraş katliamı mağdurlarından biri de benim. Alevi toplumu olarak yolumuz sevgi barış ve kardeşliktir. Birlik ve beraberlik için her türlü mücadeleye varız. Nerede zulüm varsa biz ona karşıyız.”

    Toplantı, yapılan konuşmaların ardından basına kapalı bir şekilde devam etti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD, İstanbul’da ‘Maraş, Roboski unutma unutturma’ paneli yaptı -VİDEO

    DAD, İstanbul’da ‘Maraş, Roboski unutma unutturma’ paneli yaptı -VİDEO

    PİRHA- DAD İstanbul Şubesi, Gazi Cemevi’nde, Maraş ve Roboski Katliamlarıyla ilgili bir panel düzenledi. Konuşmasında, Gidip Emevi Camiinde namaz kılmanın Türkiye toplumuna, Orta Doğu’ya barış getirmeyeceğini söyleyen DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Bu kini nefreti daha derinleştirir. Onun için bizim el ele vermemiz lazım” dedi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD), İstanbul Şubesi, Maraş ve Roboski Katliamlarıyla ilgili bir panel düzenledi. ‘Maraş, Roboski unutma unutturma’ başlıklı panele panelist olarak, katliamlarda tanıklıkları ile bilinen Ağuçan Ocağı’ndan Pir Aziz Güler ve Araştırmacı-Yazar Mehmet Kömür katıldı. DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, AKD Sultangazi Pir Sultan Abdal Cemevi Başkanı Zeynel Odabaş, İbrahim Erdoğan Dede de birer konuşma yaptılar.

    “EMEVİ CAMİİNDE NAMAZ KILMAK ORTADOĞU’YA BARIŞ GETİRMEZ”

    Gidip Emevi Camiinde namaz kılmanın Türkiye toplumuna, Orta Doğu’ya barış getirmeyeceğini söyleyen DEM Parti İstanbul Milletvekili Celal Fırat, “Bu kini nefreti daha derinleştirir. Onun için bizim el ele vermemiz lazım. Birbirimizin Xızır’ı olmamız lazım. Şu an oradaki Arap Alevileri olsun, Nusayriler olsun, itikat, inanç, gelenek, görenek anlamında çok farklılıklarımız var. Onlar da Sünni canlarımız gibi namaz kılıyorlar, camilere gidiyorlar. ama biz sazımızı çalıyoruz, beraber kadın erkek ibadetimizi yapıyoruz. Biz can olarak biliyoruz birbirimizi. Orada böyle bir şey de yok ama mesela onların Alevi olması, Sünni olması, Hristiyan olması da fark etmiyor. Çünkü orada bir acı yaşanıyor, katliam yaşanıyor. Oradakilerin Arap Alevisi olması, benim Kürt Alevi olmam, birinin Türk Alevi olması, Çepni olması fark etmiyor. Nitekim Aleviyiz. Bu ülkenin ötekisiyiz. Aynı şekilde orada da katliamlara maruz kalıyorlar. Onun için el ele vermemiz lazım” değerlendirmesinde bulundu.

    “HANEFİLERE DEĞİL DEVLETİN POLİTİKASINA KARŞIYIZ”

    Ağuçan Ocağı’ndan Pir Aziz Güler, “Alevler yoktu, isyanlar yoktu. Sadece Hanefiler vardı. Biz haşa Hanefilere karşı değiliz. Ama devletin politikasına karşıyız biz burada. Ve bu politika içine aldığı insanları ayrıştırmak için her türlü yola başvurdu. Ve bu durum hızlanarak bizi mahkum ettirdi. Maalesef içimizdeki bazı çıkarcı gruplar da nemalanmak için onların yanında yer alıp bizleri sattılar” şeklinde görüş belirtti.

    “KÜRDE TÜRKSÜN, ALEVİYE SÜNNİSİN DİYORLAR”

    Ağuçan Ocağı pirlerinden İbrahim Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Şimdiye kadar, çeşitli zamanlarda Kürtlerle barışacağız, Alevilerle barışacağız gibi saçma sapan şeyleri bize okudular, biz de dinledik. Şimdi dün akşam televizyonda CHP’nin bir milletvekili, ‘Türk İslam sentezini asla anayasadan çıkarmayız’ dedi. Türk İslam sentezini anayasadan çıkarmayınca sen kiminle barışıyorsun? Kürde Türksün diyorsun, Alevi’ye Sünni diyorsun. Ermeni’ye ve diğer azınlıkların hepsine Sünni diyorsun. Peki kimle barışıyorsun sen? Nasıl barış olacak? Bunun için ezilenler, ama özellikle de bu sorunun sahibi olan Aleviler ve Kürtler’in bu barış ayaklarında çok dikkatli olmaları lazım. Biz bunun bedelini asırlarca ödedik.”

    “ÜLKE ŞU AN MEVCUT ANAYASAYLA YÖNETİLMİYOR”

    Ortada bir iyi polis – kötü polis durumu olduğunu ve ülkenin şu an mevcut anayasayla yönetilmediğini ifade eden Araştırmacı-Yazar Mehmet Kömür, “Zaten kendileri de uymuyor anayasaya. Beğenmiyorlar. Şu anda mecliste milletvekillerinden hiçbir tanesi anayasaı beğenmiyor. Bu konuda sadece mutabıklar, başka hiçbir konuda değil. Anayasanın şu anda bize uymadığı, değiştirilmesi gerektiğini onlar da söylüyor. Ama bir türlü değişmedi. Niye? Çünkü mevcut rejime şu anda yeni bir anayasa gerekli değil. Çünkü bir anayasaları var. Biz şu anda Şark Islahat Planıyla yönetiliyoruz. 1924 yılında bunun temelleri atıldı ve bu politikaları hayata geçirmişler. Şu anda yaşadığımız gerçekliğimize biz baktığımız zaman biz bunu görebiliyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İstanbul Şubesi Seyid Rıza ve yoldaşlarını andı: Unutmadık, unutmayacağız!- VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi Seyid Rıza ve yoldaşlarını andı: Unutmadık, unutmayacağız!- VİDEO

    PİRHA-87 yıl önce Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edilen Seyit Rıza ve yoldaşları DAD İstanbul Şubesi tarafından anıldı. Anmada, katliamcı zihniyetin günümüzde de değişmediğinin altı çizildi.

    87 yıl önce Dersim’in önde gelenleri, seyitleri, Seyd Rıza, Wusênê Seydi, Aliye Mirzê Sili, Hesen Ağa, Findik Ağa, Resik Uşen ve Hesenê Ivraimê, Ankara’dan özel görevle gönderilen İhsan Sabri Çağlayangil’in denetiminde yapılan yasadışı bir mahkeme neticesinde Elazığ Buğday Meydanı’nda idam edildiler.

    İdam edilişlerinin 87. yılında Seyit Rıza ve yoldaşları Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi’nin Gazi Cemevi’nde yaptığı program ile anıldı.
    Anmaya, DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan ve Mehmet Kömür panelist olarak katılırken, Zakir Ali Ekber Gül deyişler söyledi.  Anma, DAD İstanbul Şubesi Eş Başkanı Berna Güzel’in açılış konuşması ile başladı. Pir Aziz Güler, Haşim Kızılveren, Mehmet Doğan çerağ uyandırması ve lokma gülbangları ile devam etti. Saygı duruşunun ardından, sinevizyon gösterimi yapıldı.

    “TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN DERSİMLE İLGİLİ ARŞİVLERİ HENÜZ AÇILMADI”

    DAD Eş Başkanı Kadriye Doğan, “Katliamda kaybettiğimiz canların acısı yüreğimizde, Dersim ile ilgili söylenmedik, yazılıp çizilmedik ne kaldı söyleyeceğiz ama daha çok şey kaldı. Türkiye Cumhuriyeti’nin Dersimle ilgili arşivleri henüz açılmadı. Bedel ödedik, Firik Dede’nin nasihati kendi hakikatimiz ile buluşmaktır. Hakikatimiz toprağımız, hakikatimiz inancımızdır” dedi.

    “KÜRTLERE VE KIZILBAŞLARA REVA GÖRÜLEN BU POLİTİKALAR DEĞİŞMEDİ”
    Araştırmacı- Yazar Mehmet Kömür ise şunları ifade etti:

    “Yaşadığımız topraklarda, her ne kadar kavramlar değişse de zihniyet hiçbir zaman değişmedi. Birçok şey değişse de Kürtlere ve Kızılbaşlara reva görülen bu politikalar değişmedi. Yaşadıklarımıza baktığımızda olayın sonuçlarını görüyoruz. Çünkü coğrafya baştan başa boşaltıldı. Bugün İstanbul’un ya da Türkiye’nin herhangi bir metropolündeki Dersimlilerin sayısı şu an Dersimde yaşayanların sayısından fazla ise, Avrupa’da keza yaşayan Dersimlilerin sayısı bugün Türkiye’de yaşayanların sayısından daha fazladır. Bu da aslında kültürel soykırım ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Biz genelde katliamlarda bir direniş damarından söz ederiz ama Dersimde bir ihanet damarı var biz bunu konuşmayız. Bölgedeki aşiretlere baktığımız zaman birçok hak arama mücadelesinin kendi içindeki çelişkiler ile bastırıldığını biliyoruz. Sorun aslında kendi iç yapımızda, kendi birliğimizi, kendi dirliğimizi koruyamadığımız için bugün bu durumdayız. Yoksa devlet işini yapıyor, sistem işini yapıyor. Kesinlikle mekanımızla ikrarlaşmamız lazım, yüzümüzü coğrafyaya dönmemiz lazım.”

    Panelistlerin sunumunun ardından zakirler deyişler okudu. Lokmaların pay edilmesinin ardından ise panel sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • DAD İstanbul Şubesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret edip birlik cemi yürüttü-VİDEO

    DAD İstanbul Şubesi, Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret edip birlik cemi yürüttü-VİDEO

    PİRHA-DAD İstanbul Şubesi, Kadıncık Ana ve Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nı ziyaret etti. Hacı Bektaş Veli Dergâhı’nda tutulan birlik cemini Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler ve Kureyşan Ocağı evladı Selda Güneş yürüttü.  

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi, Kadıncık Ana, Hacı Bektaşi Veli Dergâhı, Hasan Baba Türbesi, çilehane, deliklitaş ve ozanlar yolunu ziyaret etti. Ziyarete Kürecikliler Derneği, Akel Derneği ve Sev-Der Derneği üyesi kadınlar da katıldı.

    Hacı Bektaşi Veli Dergâhı’nda Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler’in yapmak istediği konuşma polisler tarafından engellenmek istedi ancak gelen kitle polislere tepki gösterdi.

    “HACI BEKTAŞ DERGÂHI ALEVİLERİNDİR, MÜZE OLMAKTAN ÇIKARILSIN”

    Hacı Bektaşi Veli Dergâhı’na gelerek Hünkârın huzurunda lokmaları pay etmeye geldiklerini ifade eden DAD Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, “Devlet Hacı Bektaş Dergâhı’nı hiçbir zaman rahat bırakmamıştır. Osmanlı’dan günümüze kadar sürekli baskı altına alınmak istenmiştir. 1964 yılında 16 Ağustos’ta burayı müzeye çevirdiler ve artık o tarihte dergâhta anma yapıyorlar. Aleviler için bir dergâhın ziyaret edilmesi bir günlük bir şey değildir, içimizden geldiği zaman o dergâha gideriz ve niyaz oluruz. Rea Heq, Bektaşi, Çepni ve Tahtacı Aleviliğinin hepsi özünde aynıdır. Biz kendi yolumuzdan taviz vermeden inancımızı gelecek kuşaklara taşımak için çalışacağız. Hacı Bektaş Dergahı Alevilerindir, müze olmaktan çıkarılmasını istiyoruz” dedi.

    “BİZE HOŞ GÖRÜNMEK İÇİN KUTSAL MEKÂNLARIMIZDA SİYASET YAPIYORLAR”

    Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler ise konuşmasında şunları dile getirdi:

    “16-17-18 Ağustos’ta Hacı Bektaş Veli Anma Etkinlikleri düzenlendi. Siyasi parti temsilcileri, anma etkinliklerini siyasi arenaya çevirdiler. Burası Alevilerin inanç mekânıdır, buralar siyaset meydanları değildir. Camilerde siyaset yapmıyorlar ama Alevilere hoş görünmek için bizim kutsal mekânlarımızda siyaset yapıyorlar. Bizi rahat bıraksınlar, biz kendi inancımızı yaşayalım.”

    BİRLİK CEMİ YÜRÜTÜLDÜ

    Konuşmaların sonrasında Dergâh’da birlik cemi yürütüldü. Ağuçan Ocağı evladı Aziz Güler ve Kureyşan Ocağı evladı Selda Güneş’in yürüttüğü birlik cemi sonrası lokmalar pay edildi.

    PİRHA/HACIBEKTAŞ

  • Pir Aziz Güler: Yakınlarım göçük altında, haber alamıyoruz

    Pir Aziz Güler: Yakınlarım göçük altında, haber alamıyoruz

    PİRHA- Pir Aziz Güler yayımladığı mesajda, Maraş’ta bulunan yakınlarının hala göçük altında olduğunu ve haber alamadıklarını söyledi.

    Ağuçan Ocağından Pir Aziz Güler, Maraş’ta yaşanan depreme ilişkin bir mesaj yayımladı.

    Güler yayımladığı mesajda, Maraş’ta bulunan yakınlarının hala göçük altında olduğunu ve haber alamadıklarını söyledi.

    Güler mesajında şu ifadelere yer verdi:

    “Maraş’ta Pizza AVM karşısında, Hacı Ömer Apartmanında kardeşim Mazlum Güler ve ailesi göçük altında kalmışlar. Kimseden haber alamıyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Aziz Güler Dede: Alevilik bir inançtır, Kültür Bakanlığı’na bağlanamaz-VİDEO

    Aziz Güler Dede: Alevilik bir inançtır, Kültür Bakanlığı’na bağlanamaz-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından duyurulan Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na tepki gösteren Ağuçan Ocağı’ndan Aziz Güler Dede, “Alevilik bir inançtır. Bizi rahat bıraksınlar. Kendi inancımızı yaşayalım. Eşit yurttaşlık istiyoruz” dedi.

    Ağuçan Ocağı’ndan Aziz Güler Dede, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplu açılış töreni için gittiği Şahkulu Sultan Dergahı’nda duyurduğu Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ilişkin PİRHA‘ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİLİK BİR KÜLTÜR DEĞİL İNANÇTIR”

    Alevilerin taleplerini yıllardır dile getirdiğini ifade eden Güler, iktidarın son dönemdeki çalışmalarını üzüntüyle karşıladığını belirtti. Güler şöyle konuştu:

    “Son dönemlerde Aleviler hakkında yapılan çalışmaları maalesef üzüntüler ile seyretmekteyiz. Biz Aleviler haklarımızı daha önceden talep etmiştik. İstediğimiz haklar sadece Aleviler için değildir. Türkiye’de yaşayan bütün diğer insanlar ve inançlar için de biz bunu talep ettik. Fakat bazı kişilerin zaaflarından dolayı hareket etmeye başladılar. Önümüzde bir seçim var. Bu seçimlerde bir oy fazla alabilmek için zaaflarımızdan faydalanmaya çalışıyorlar. Bizleri götürüp Kültür Bakanlığına bağlamaya çalışıyorlar. Kültür Bakanlığı’yla işimiz yoktur.

    Alevilik bir kültür değildir. Alevilik bir inançtır. Tabii ki her inancın da kendisinin içerisinde kültürü vardır. Aleviliğin de kültürü ve felsefesi vardır. Nedir felsefesi? Bütün insanları, yaratılanların hepsini eşit görmektir. Var olan bütün canlıların haklarını savunmaya mecburuz. Madem ki bir inanç kurumunu Kültür Bakanlığı’na bağlıyorsa şayet o zaman ilk başta Diyanet’i de Kültür Bakanlığı’na bağlasın. Bugün Diyanet Cumhurbaşkanı’na bağlı. Kültür Bakanlığına bağlı olan diğer kurumlarımızın da bir an önce iadesini istiyoruz.”

    “DİYANET’E GİDEN VERGİLERİMİZE RIZALIK GÖSTERMİYORUM”

    Güler, siyasi partilerin oy amacıyla Alevilere yaklaştığını kaydederken, şunları söyledi:

    “Aleviler de biraz kendini toparlamalıdır. Bizde birlik beraberlik olmadığı için bütün partilerin hepsi Alevilerin oylarının peşine düşmüşlerdir. Cemevlerinin elektriğini, suyunu, doğalgazını devletin ödemesini istemiyoruz. Alevi toplumu olarak cemevlerimizin giderlerini karşılarız. Orada herhangi bir dedenin veyahut da çalışanın devlet tarafından maaş almasına karşıyız. Çünkü haram lokma yeniliyor. Diyanet’in almış olduğu o kadar para kul hakkı değil midir? Çünkü bütün inançlardan alınan vergilerden veriliyor Biz rızalık göstermiyoruz. Rızasız da yenilen lokma haramdır. Ben hakkımı helal etmiyorum.”

    “BİZİ RAHAT BIRAKSINLAR, İNANCIMIZI YAŞAYALIM”

    Alevilerin daha önce yaşadığı hak ihlallerini hatırlatan Güler, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Sivas, Maraş, Çorum, Gazi, Gezi katliamlarını ne çabuk unutacağız? Sivas’ta insanları inançlarından dolayı yaktılar. Dersim, Aleviler için çok kutsal bir yerdir. Bugün hala oradaki inanç merkezlerimize, doğamıza, sularımıza, ormanlarımıza saldırılar yapılıyor. Orada yaşamı bitirmek için maden aramaları ve baraj projeleri çıkarttılar. Biz istemiyoruz, hayatımıza dokunmasınlar. Dersim kanayan yaramızdır. Dersim bizim kutsalımızdır. Dersim bizim asıl savunduğumuz bir davadır. Dersim davasını halletmedikten sonra gelip de Alevilerle hiçbir zaman masaya oturmasınlar.

    Bu hükümet döneminde nerede bir Alevi çalışan varsa hepsini iş işten çıkarttılar, fişlediler. Götürüp çeşitli suçlar yüklediler. FETÖ’yle hiçbir Alevi’nin bağlantısı olmadığı halde götürdüler, FETÖ örgütüne bağlı diye işten çıkarttılar. Devletten herhangi bir şey talep etmiyoruz. İstediğimiz tek şey şudur: Bizi rahat bıraksınlar. Bizi kendi halimize bıraksınlar. Kendi inancımızı yaşayalım. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin almış olduğu kararları uygulasınlar. Eşit yurttaşlık istiyoruz. Başka istediğimiz bir şey yoktur.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • Pir Aziz Güler, hakkında açılan soruşturma nedeniyle ifade verdi

    Pir Aziz Güler, hakkında açılan soruşturma nedeniyle ifade verdi

    PİRHA-Ağuçan Ocağı pirlerinden Aziz Güler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hakkında açılan soruşturma kapsamında bugün ifade verdi. Güler, “Gözümüzü korkutmaya çalışıyorlar. Bizler hiçbir zaman Hak, Muhammet, Ali’nin yolundan taviz vermeyiz. Ceddim İmam Hüseyin’in duruşunu her zaman için sergileyeceğim. O yolun yolcusuyum. İsterse başım gitsin ama bu yoldan taviz vermem. Yol her şeyden uludur” dedi. 

    Ağuçan Ocağı pirlerinden Aziz Güler bugün Çağlayan’daki İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’na giderek, hakkında açılan soruşturmaya ilişkin ifade verdi.

    Güler hakkında soruşturmanın, 3 Haziran 2016 tarihli dijital veri incelemesinde örgüt üyelerinin bulunduğu fotoğraflar önünde yer aldığı gerekçesiyle açıldığı belirtildi. Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi Eş Başkanı Dilber Aslan ile DAD yöneticisi Bülent Felekoğlu da Güler’e destek için adliyede hazır bulundu.

    “ALEVİLERİN PİRİYİM, SUÇLAMALARI KABUL ETMİYORUM”

    Gösterilen fotoğraftaki yeri hatırlayamadığını söyleyen Güler, ifadesinde şunları kaydetti:

    “Ben Alevilerin piriyim. Cenaze ve nikah sahipleri; dedeleri, pirleri ve Alevilikte dini unvanlara sahip olan insanları davet ederler. Dedeler dini vecibeleri yerine getirdikten sonra da cenaze sahibine baş sağlığı diler ve oradan ayrılır. Gittiğimiz yerdeki insanların düşüncelerine karşı müdahalede bulunmayız. Örgütsel herhangi bir faaliyette bulunmadım, konuşmada bulunmadım. Örgütsel hiçbir bağlantım yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.”

    “GÖZÜMÜZÜ KORKUTMAYA ÇALIŞIYORLAR”

    Savcılık ifadesinin ardından PİRHA‘ya konuşan Aziz Güler, soruşturmanın gözdağı vermek amacıyla açıldığını belirtirken, “Bizim Alevi önderi olduğumuzu onlar da iyi biliyorlar. Bu yaşta beni buraya çağırarak, terör suçu ile yargılamaları “Aleviler ayağınızı denk alın. Bugün sizin pirlerinizi yargılıyoruz. Yarın sıra size gelecek. İnancınızdan, örgütlenmenizden vazgeçin” demektir. Bizim gözümüzü korkutmaya çalışıyorlar. Ama bizler hiçbir zaman Hak, Muhammet, Ali’nin yolundan taviz vermeyiz. Ceddim İmam Hüseyin’in duruşunu her zaman için sergileyeceğim. O yolun yolcusuyum. İsterse başım gitsin ama bu yoldan taviz vermem. Verenlerin de karşısındayım. Davamız insanlık davasıdır. Dil, din, ırk, cinsiyet, mezhep ayrımı yapmadan insanlara aynı gözle bakan bir toplumuz. Yol her şeyden uludur” dedi.

    “KİMSE NE ALEVİLİĞİ NE DE ALEVİ PİRİNİ YARGILAYABİLİR”

    Alevi aktivist Selda Güneş ise Güler hakkında açılan soruşturmaya tepki göstererek, şöyle konuştu:

    “Tarihler boyunca biz (Ehl-i haklardan söz ediyorum) Hak dışında kimseye secde etmeyen bir ekolden gelenlerin ürünüyüz. Bizdeki rehber, mürşit ve pirler hiyerarşisi bir tahakküm hiyerarşisi değildir. Hiç kimse bizim toplum modelimizi, inancımızı yargılayamaz. Kimse bizi hizaya sokamaz. Pirimizi de buraya çağırıp, ifadesini alamaz. Tarihler boyunca ne Emevi İslam’ına ne Roma’da Pavlus’a, ne de Nemrut’a biat ettik. Bugün de Recep Tayyip Erdoğan tayfasına biat etmeyeceğiz. Bir selefi İslam kendisini yine muktedir olarak tanımladı.

    Cemevlerinde bu durumu zaten her gün yaşıyoruz. “Böyle ibadet mi olur? Burası cümbüşhanedir” diyenden tutun da “Bunlar hakkı bilmiyorlar. Mum söndürüyorlar” diyenlere kadar varan bir ötekileştirme diliyle bu selefi iktidarın döneminde de devam ediyor. Dolayısıyla yabancısı olduğumuz bir durum değil aslında. Geçmişte Nesimi’yi yüzen kimse, İsa’yı çarmıha geren kimse bugün de DİAYDER’li bir imamı yargılayan ile piri yargılayan da aynı zihnin parçasıdır. Hiç kimseden, hiçbir devletten, iktidardan ibadet etmek için rıza almadık, almayacağız. İbadeti nasıl yapacağımıza kendimiz karar veririz. Onların belirlediği bir inanç silsilesi içerisine girmeyeceğiz.

    Biz pirsiz yol yürümeyeceğiz. Pirimiz hangi suçtan yargılanıyorsa bizi de aynı suça tabi edebilirler. Pirimizin arkasında durmaya devam edeceğiz. Musa-i Kazım’a kurşun atan zihin ile bugün Aziz Güler’i yargılayan zihin arasında zerre fark görmüyoruz. Zulümleri arttıkça kaybetmeye devam edecekler. İki cihanda da hesabını verecekler. Kimse ne Aleviliği ne de Alevi pirini yargılayabilir.”

    Barış KOP / İSTANBUL

  • DAD ve HDK Maraş’ı andı: Failler karşımıza ak sakallı dedeler olarak çıkarıldı-VİDEO

    DAD ve HDK Maraş’ı andı: Failler karşımıza ak sakallı dedeler olarak çıkarıldı-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) İstanbul Şubesi ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Maraş Katliamı’nın 42. yılında yaptığı basın açıklamasında katliamlarla Alevilerin yaşadığı bölgelerin demografik dönüşüme uğratılmaya çalışılarak, topraklarını terk etmek zorunda kalanların yerlerine yerleştirenler ile devletin ideolojik kurumsallaşmanın garanti altına alınmaya çalışıldığının altı çizildi.

    DAD İstanbul Şube ve HDK, Maraş Katliamı’nın yıl dönümüne ilişkin Gazi’de basın açıklaması gerçekleştirdi. HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu, DAD Genel Merkez Eş Başkanı Saime Topçu, DAD İstanbul Eş Başkanı Nergiz Güzel, Axuçan Ocağı Piri Aziz Güzel ve DAD üyelerinin katıldığı açıklamada Maraş Katliamı’nın unutulmadığı belirtilerek, savaş dilinin yıkılması gerektiği ifade edildi.

    “KATLEDİLEN DE SUÇLU OLAN DA BİZDİK”

    DAD İstanbul Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel, “Gün geçmiyor ki ölmediğimiz bir gün olmasın. Maraş’ta Allah adına ölüme gidenler Sivas’ta insan yaktılar, Sivas’ta Allah adına ölüme gidenler Şengal’de insanları öldürdüler. O katliam zihniyeti hala yaşamakta. Söz söyleyenler cezaevine atılıyor” diyerek, cezaevlerinde devam açlık grevlerine, kadın cinayetlerine ve intihar eden işçilerin durumuna değindi.

    Dönemin tanıklarından olan Axuçan Ocağı Piri Aziz Güler ise, “Devletin uçan kuştan haberi vardır. Bu katliama göz yumuldu. Düne kadar bize gelen, lokmamızı paylaşan insanlar cami minaresinden babamları hedef alarak ateş edin çağrısında bulunuyor. Apartmanı ateşe veriyorlar. Katledilen, öldürülen bizler yine suçlu çıkarıldık” ifadelerini kullandı.

    “FAİLLER KARŞIMIZA AK SAKALLI DEDELER OLARAK ÇIKARTILDI”

    Maraş Katliamı’nın Kürt-Alevilerin toplumsal varlığını dağıtmak için uygulanan bir plan olduğuna vurgu yapan DAD Genel Merkez Eş Başkanı Saime Topçu bunun Şark Islahat projesinin devamı olduğunu dile getirdi. Topçu ayrıca Maraş Katliamı’nın yıl dönümünde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Seval Türkeş’i ziyaretini eleştirdi.

    HDK Eş Sözcüsü İdil Uğurlu da iktidarın toplumsal yaşanmışlıkları hafızasızlaştırmaya ve katliam politikalarını canlı tutmaya çalıştığına dikkat çekerek, “Sivas’ta, Maraş’ta faillerin kimi ismini, soyismini değiştirdi. Kimi ise değiştirmeden ak sakallı dedeler olarak karşımıza çıkartılmaya çalışıldı. Kimileri vekil olarak mecliste oturtuldu. Verilen mesaj ise; katlederiz, yakarız ve kendimizi aklayıp karşınıza çıkarız idi” diye konuştu.

    “BOŞALAN YERLERE DEVLETİN  İDEOLOJİK KURUMSALLAŞMASI YERLEŞTİ”

    ‘Hayata Dönüş Operasyonları’ adı altında 30 kişinin yaşamını yitirdiği cezaevi ve Roboski katliamlarına ayrıca değinilen açıklamada, iktidarların halen halkları birbirine düşmanlaştıran siyasi ahlak ve sorumluluktan uzak bir dili hakim kılmak istediği belirtildi.

    Maraş’ın özel savaş politikalarından birisi olarak 12 Eylül rejimini hazırlayan eşiklerden biri olduğu ifade edilerek, “Halklar arasından kin ve öfke yaratarak iktidarlarını sürdürme yöntemi olarak devreye sokulmuştur. Temel sorgulanması gereken noktalardan biri de devletin ideolojik kodlarıdır. Bu kodlar Anadolu ve Mezopotamya halklarının dokusuna uymadığı için, kendini zor aygıtı ile ayakta tutmak istemektedir. Lakin bu kadar uzun süre kendi sınırlarında dağını, taşını hiçbir aidiyet ve vicdani sorumluluk hissetmeden bombalayan dünyada ki ender ülkelerden birisidir. Çünkü temelde ait hissetmiyor, tehlikede görüyor kendini, kodlarını böyle korumaya çalıştıkça da ait olamıyor ve çatışıyor” denildi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Dersimliler Sarıgazi’de zerfet lokmalarını pay etti-VİDEO

    Dersimliler Sarıgazi’de zerfet lokmalarını pay etti-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Sarıgazi’de bir araya gelen Dersimli aileler Hawtemal’ı geleneksel zerfetleri pişirip lokmalarını pay etti.

    İstanbul Sarıgazi’de Dersimli aileler bir araya gelerek Hawtemal etkinliği gerçekleştirdi. Ailelerin pişirdiği geleneksel zerfet yemeğiyle yapılan Hawtemal etkinliği Pir Aziz Güler’in gülbeng okumasıyla başladı.

    Pir Güler kısa bir değerlendirme yaparak, “Toplumu yıkmak isterseniz topa, tüfeğe, silaha gerek yok. O toplumun gelenek görenekleri ortadan kalkarsa işte o zaman o toplum kendini ihma eder. Bugün herkesin emeği var. Umarım bu gelenekler sonsuza kadar devam eder” şeklinde konuştu.

    “HAWTEMAL ZAMANI AĞAÇLAR KESİLMEZ”

    Daha sonra Ali Şeker Hawtemal’ın Aleviler için ne anlama geldiğini anlattı. Şeker, Alevi inancının Mezopotamya’nın en eski inançlarından olduğunu kaydetti.

    21 Aralık 21 Mart bu üç aylık döngü içerisinde önce Gağan daha sonra kutsal olan Xızır ayına geçilir. Daha sonra ise Hawtemal, Kara Çarşamba ve Newroz var. Newroz bazı yerlerde kutlanmıyor. Hawtemalde ise yaşlılarımız söğüt, kavak ve meşe ağacını kesmezler. Ağaçlar canlı olduğu için kesmezler.”

    Konuşmaların ardından sanatçı Nurettin Güleç türkülerini söyledi.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DAD Eyüp Şubesi Hızır Kavutu ve lokması pay etti

    DAD Eyüp Şubesi Hızır Kavutu ve lokması pay etti

    PİRHA – İstanbul Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesi dernek binasında yaptığı muhabbet ceminde Hızır kavutu (Qawutu) ve lokması pay edildi. Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, “Hepimiz birbirimizi bir Hızır gibi görüp, birbirimizin elinde tutmalıyız” dedi.

    HABERİN VİDEOSU

    İstanbul Demokratik Alevi  Dernekleri (DAD) Eyüp Şubesinde Hızır ayı dolayısı ile muhabbet cemi yapıldı. Cemi Ağuçan Ocağı Pirlerinden Aziz Güler ve İmam Rıza Ocağı Pirlerinden Celal Fırat yürüttü.

    Cemden önce ilk konuşmayı yapan DAD Eyüp Şube Eş Başkanı Nergiz Güzel, “Aleviler için kutsal olan Hızır ayında herkesi yan yana görmenin anlamlı ve önemli olduğunu” söyledi. Güzel’in konuşmasından sonra çerağlar uyandırıldı ve Ağuçan Ocağı Pirlerinden Aziz Güler dua vererek kısaca Hızır ayının anlam ve öneminden bahsetti.

    “HIZIR BÜTÜN BEREKET VE YARDIMLARI İLE ÇAĞRILIR”

    Güler’den sonra konuşan Garip Dede Başkanı ve İmam Rıza Ocoğı Pirlerin’den Celal Fırat ise, “Toplumsal iletişimi iyilikte ve güzellikte arayan Aleviler Hızır’a niyazlarını en içten duygularıyla sunarlar. İnanç motifi haline getirir, lokma sunar oruç tutarlar. Cemre düşmeye yakın, ambarlarda unun azalmaya yüz tuttuğu; peynirin, çayın, şekerin, yağın, odunun, tezeğin, yakacağın, otun, samanın yavaş, yavaş bitmeye başladığı günler kış aylarının en sıkıntılı günleridir. Bu günlerde Hızır bütün bereketi ve yardımları ile çağrılır. Toplumun ortak iletişim aracı haline gelir” dedi.

    “TÜRKİYE’DE ZOR BİR SÜREÇTEN GEÇİYORUZ” 

    Türkiye’de gerçekten çok zor bir süreçten geçtiklerine dikkat çeken Fırat, “Bizim inancımız ve gelenek göreneklerimize göre Hızır her yerde hazır ve nazırdır. Hepimiz birbirimizi bir Hızır gibi görüp birbirimizin elinde tutmamız lazım. Birilerin gelip bizi kurtarmasını beklersek çok bekleriz. Dara düştüğümüzde herkes birbiri ile dayanışma içinde olursa ancak bu sorun ve sıkıntıları aşarız” diye konuştu.

    “GÜNÜMÜZDE HINZIR PAŞALARA ÇOK RASTLAMAKTAYIZ”

    Hızır var birde Hınzır paşalar var diyen Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat son olarak şunları ifade etti:

    “Özellikle günümüzde Hınzır Paşalara çok rastlamaktayız. İçimizde ve dışımızda bu Hınzır paşalar ile kolay bir şekilde karşılaşabiliyoruz. Alevileri ve çeşitli kesimleri renklerinden, dillerinden ve ırklarından dolayı her zaman dışlıyor ve ötekileştiriyorlar. Bu nedenle biz Alevilerin üzerine çok sorumluk ve görev düşüyor. Birlik beraberlik içinde olmayı başarmamız gerekiyor. Biz Aleviler 72 millete renk, dil, din ve ırk ayırımı yapmadan aynı nazardan bakarız. Ve Ermeni’si, Yahudi’si Laz’ı, Kürd’ü hangi milleten olursa olsun nerede bir ezilen varsa biz Aleviler onun yanındayız.”

    Muhabbet ceminden sonra Ağuçan Ocağı Pirlerinden Aziz Güler ve İmam Rıza Ocağı Pirlerinden Celal Fırat lokma duası vererek lokmalar pay edildi. Lokmalar pay edildikten sonra Hızır ayının önemli geleneklerinde biri olan ve her yıl Hızır ayı içerisinde yapılan Hızır Qawutu pay edildi. (HABER MERKEZİ)

     

     

     

  • Kıbrıs PSAKD’de Hızır ayında Muhabbet Cemi yapıldı-VİDEO

    Kıbrıs PSAKD’de Hızır ayında Muhabbet Cemi yapıldı-VİDEO

    PİRHA- Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği, Hızır ayı dolayısıyla Muhabbet Cemi gerçekleştirdi. Cem öncesi evler tek tek dolaşılarak lokmalar toplandı. 

    Haberin Videosu

    Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Hızır ayı dolayısıyla Muhabbet Cemi gerçekleştirdi. Türkiye’den yıllar öncesinden Kıbrıs’a göç etmiş olan Kürt ve Türkmen Aleviler, inançlarına dair geçmişten kalan geleneklerini yerine getiriyorlar.

    Bunlardan biri olan Kalo Gaxan geleneğini gerine getirmek için Hızır ayında bir araya gelen dernek üyeleri ve yöneticileri birinin yaşlı yani Kal olması ve diğerinin ise yaşlı kadın olmasıyla üzerilerine giydikleri, eski elbiselerle Kıbrıs’ta bulunan evlere ziyaret gerçekleştirdiler.

    Ziyaretlerde lokmalar toplandı ve ziyaret sırasında eğlenceli dakikalar yaşandı. Kimi zaman verilen lokmalar az bulundu, tekrardan istendi kimi zaman yanlarında getirdikleri davulcunun davula vurmasıyla halaylar çekildi, kimi zaman ise Kal, küçük çocukları sevdi.

    Geçtiğimiz Cumartesi günü Türkiye’den giden Ağuçan Ocağı pirlerinden Aziz Güler ve Ağuçan Ocağına Mensup Selda Güneş’in katıldığı Muhabbet Cemi gerçekleştirildi. Cem öncesi kadınların yoğun çalışmasıyla kömbeler yapıldı. (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’daki Dersimlilerin köyü Akpınar’a ziyaret

    İstanbul’daki Dersimlilerin köyü Akpınar’a ziyaret

    Dersim Gazetesi, Dersim Araştırmaları Merkezi ve Pertekliler Derneği yöneticileri ile Alevi Dedesi Aziz Güler, İstanbul Göktürk’teki Akpınar Köyü’nü ziyaret etti. Ziyarette Dersimliler yaşadıkları sıkıntıları anlattı ardından da gelenlere zerefet ikram ettiler.

    İstanbul Göktürk’te Akpınar Köyünde yaşayan Dersimlileri ziyaret eden Dersim Gazetesi, Dersim Araştırmaları Merkezi ve Pertekliler Derneği yöneticileri ile Alevi Dedesi Aziz Güler büyük bir ilgiyle karşılandı.

    Eskiden göçmenlerin yaşadığı küçük bir köy olan Akpınar, 1960’ların başında kömür ocağında çalışmaya gelen Dersim Pertekli Haydar Akçelik’in ardından maden ocağı işletip 1960’dan itibaren hemşehrilerini, maden bölgesine taşıması sonucu Dersimlilerin yaşam alanı haline geldi.
    Dersimlilerin gelip kömür ocaklarında çalışması sonucu hızla büyüyen köyün nüfusunu şimdilerde Dersimliler oluşturuyor.

    DERSİM’DEN AKPINAR’A

    Ziyaret sırasında görüştükleri köylülerden Hasan Taze, zor şartlarda çalışıp, düzen kurduklarını söylüyor. Pertek’in Dere Nahiyesi’ne bağlı Ağzunik köyünden gelip buraya yerleşen 1938 doğumlu Taze, hikayesini şöyle anlatıyor:
    “1961’de Almanya işçi alıyordu. Ben de başvurdum. Babam ‘Almanya’da adam kesiyorlar’ deyince, korktum ve vazgeçtim gitmekten. Haydar Ağa’nın son hanımı bizim akrabaydı, babam, benim için ona söylemiş ve buraya geldik. Çok zor şartlarda kömüre girdim. O ara Zonguldak’tan işçiler gelmişti, tünel sistemiyle kömür çıkarılıyor. Haydar Ağa’da makine yoktu daha. Sonra makine girdi madene. Tünel yöntemi bitti. Açık işletme başladı. İşletme açılınca duyan geldi memleketten. Hiç ayrımcılık görmedik yerlilerden. Burada bizi dışlayanlar olmadı.”

    “ÇOCUKLARIMIZ ASİMİLE OLUYOR”

    1999 yılından beri muhtar ve aslen Pertek’in Gülbari köyünden olan Ali Genç’in verdiği bilgiye göre toplam köy nüfusu 1936 kişi. Dersimlilerin tahmini nüfusu ise 450-500 kadar. Dersimliler normalde daha çok ama göç vermişler.
    Dersimlilerden biri “En büyük sorunumuz çocuklar. Çocuklarımıza kültürümüzü veremediğimiz için asimile oluyorlar” diyerek, Pir Aziz Güler’e dert yanıyor.

    “DERSİMLİLER GİTTİĞİ HER YERİ GÜZELLEŞTİRİYOR”

    Yoğun bir ilgiyle karşılanan sanatçı Ferhat Tunç da yaptığı açıklamada; “Dersimliler gittiği her yeri güzelleştiriyor. Görüyorum ki sizler de bu maden sahasını emektar ellerinizle, emeğinizle güzelleştirmişsiniz, sizinle gurur duyorum” diyor.

    Kurum temsilcileri, Dersimlilerin yoğun gittiği kahvehane ziyareti ve köy gezisi sonunda; Hıdır ve Selvi Genç’in evine konuk oldular. Ev sahiplerinin geleneksel Dersim yemeği olan Zerefet ikramından sonra, köyden ayrıldılar.

    Ziyarete Ahmet Doğru, Aziz Güler, Esra Çiftçi, Ferhat Tunç, Hüseyin Ayrılmaz, Murat Onay, Muzaffer Kocaman, Nesimi Aday, Nihat Öz ve Selman Yeşilgöz katıldı. (HABER MERKEZİ)