PİRHA- Suriye İnsan Hakları İnisiyatifi’nden bir heyet Arnavutluk’taki Bektaşi Babası Baba Mondi’yi ziyaret ederek, Suriye’deki Alevi soykırımı uluslararası platformlara taşımaya dair fikir alışverişinde bulundu.
Suriye İnsan Hakları İnsiyatifi’nden bir heyet Arnavutluk’ta bir dizi temaslarda bulundu. Avukat, Avcılar Eski Belediye Başkanı Turan Hançerli, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu yönetim kurulu üyesi Seydi Koparan, İş İnsanı Tevfik Aslan, yazar Kazım Gündoğan, yönetmen Necati Şahin, Psikolog Dr. Ali Kemal Gün, Romanya Alevi Kültür Merkezi Başkanı Şakir Aydoğan ve Makedonya eski savunma bakanı, tarihçi Prof. Alben Hoca’dan oluşan heyet Bektaşi Babası Baba Mondi’yi ziyaret etti.
Görüşmede Suriye’deki Alevi soykırımının uluslararası platformlarda, Birleşmiş Milletler nezdinde, İnsan Hakları Mahkemelerinde nasıl bir strateji ile gündeme getirilmesi üzerine fikir alışverişinde bulunuldu.
Yönetmen Necati Şahin görüşmeye dair şu bilgi notunu paylaştı:
Arnavutluk’ta MONDİ BABA ile Suriye Alevi Soykırımı’nı konuştuk….
Suriye İnsan Hakları İnisiyatifi, bir heyet ile Arnavutluk’ta Bektaşi Babası MONDİ BABA ve Makedonya eski Savunma Bakanı Prof. ALBEN Hoca ile
Suriye’deki Alevi SOYKIRIMI’nın uluslararası platformlarda, Birleşmiş Milletler nezdinde, İnsan Hakları Mahkemelerinde nasıl bir Strateji ile gündem getirilmesi üzerine uzun bir görüşme yaptık.
Mondi Baba,xMuharrem günlerinde de Suriye’deki Alevi Soykırımı’nı gündemine aldığını, acının büyük olduğunu, uluslararası ilişkilerini seferber edeceğini, Arnavutluk Hükümeti ile konuyu görüşeğini; soykırım ispatının uzun bir yol olduğunu, bu uzun yürüyüşte kurulma aşamasında olan Arnavutluk Bektaşi Devleti’nin öncü rol üstleneciğini söyledi. Eyvallah…
Alben Hoca ve Suriyeli Alevi temsilcilerin içinde olduğu bir çalışma grubunun oluşmasına, bir soykırım dosyası hazırlanmasına, bu görüşmelerin periyodik olarak yapılmasına karar verildi…
Mondi Baba ve Alben Hoca’nın ev sahipliğine eyvallah…”
PİRHA- Ali Kenanoğlu, Türkiye ve Arnavutluk Bektaşileri arasındaki Baba-Dede tartışmalarında Hacı Bektaş erkannameleri ve Balım Sultan kurallarının yok sayıldığını ifade etti. Kenanoğlu, 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu’nun Bektaşileri bölen en büyük felaket olduğuna işaret ederek, “Türkiye’deki Bektaşilerin kendi eksiğini ve sonradan oluşturduklarını görmeden bütünüyle Arnavutluk Bektaşiliğini yok sayan bir tutuma girmelerinin doğru olmadığını ifade etmek isterim. 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu’nun ikinci büyük değil en büyük felakettir. Ama Türkiye’deki Bektaşiler, 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu’na bir cümle olumsuz laf etmek yerine tam tersi bunu öven, ‘iyi ki de olmuş’ dedirten bir tavır içerisindeler” diye konuştu.
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, başkent Tiran’da Bektaşiler için egemen bir mikro devlet kurmayı planladıklarını söyleyerek yeni bir tartışma başlattı.
Bektaşilerin Babagan kolundan İzmir’deki Postnişini Ali Haydar Ercan Dede Baba’nın talimatıyla açıklama yapan Halife Baba Hacı Dursun Gümüşoğlu, Baba Mondi’nin kendisini ‘Dede Baba’ olarak lanse etmesi hakkında, “Bektaşilik erkânına göre geçersizdir” ifadelerini kullanmıştı.
27. Dönem HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu, Arnavutluk’ta kurulacağı duyurulan Bektaşi Devleti söylemi sonrasında ortaya çıkan ‘Baba Dede’ tartışmalarına dair değerlendirmede bulundu.
Kenanoğlu, Bektaşiliğin bir devlete değil inançlarını serbestçe yerine getirebilecekleri özgürlükçü bir ortama ihtiyacı olduğunu kaydederek, “Arnavutluk’taki Bektaşiliğin nasıl önemli bir yere dönüştüğünü anlatmak ve bir devlet kurma gücüne eriştiğini tarihsel süreçlerle anlatarak ifade etmekti. Birçok izleyen doyurucu yorumlar yaparak yeterli bilgiye sahip olduklarını ifade ettiler. Arnavutluk’taki Bektaşi devletinin kurulmasına karşı Türkiye Bektaşilerinden yoğun itiraz var. Bu itirazlar bir takım siyasi nedenlerle yürütülebilir. Bizlerde bazı konularda bunun doğru olmadığını söylüyoruz. Bektaşiliğin bir devlete değil, kurumsal yapılarını koruyabilecekleri, inançlarını özgürce yerine getirebilecekleri özgürlükçü bir ortama ihtiyaçları var. Türkiye’de Ali Haydar Ercan Baba’ya bağlı olan Bektaşi dergahlar, babalar yazılı ve sözlü olarak bir takım itirazlarda bulundular” dedi.
“BABA-DEDE SEÇİMLERİNDE ERKANNAME VE KURALLAR YOK SAYILIYOR”
Türkiye ve Arnavutluk Bektaşilerinde Baba-Dede seçimlerinde Hacı Bektaş erkannamesi ve Bektaşilik kriterlerinin yok sayıldığının altını çizen Kenanoğlu, “Türkiye’deki Bektaşilerin itirazların bir boyutu da Balım Sultan erkannamesine göre Baba Mondi’nin Baba olamayacağı, Salih Baba’nın babalığını bırakarak oraya gittiğini ifade eden mektuptan bahsediliyor. Salih Niyazı Baba’nın mektupları ve karşılıklı mektuplaşmaları okudum. Halife Baba Turgut Koca’nın oğlu olan Şevki Koca bu konularda çok üstad biridir ve herkesin zaman zaman kaynak gösterdiği çalışmaları var. Dursun Gümüşoğlu’nun çalışmalarında da bir çok yerde kaynak olarak gösteriliyor. Şevki Koca, Balım Sultan erkannamesine göre Dede-Babalık seçiminde önemli kriterler sayıyor. Bu kriterlerden iki tanesi çok önemli. Birincisi; Bektaşi Babası makamına ulaşabilmek için mücerret yani hiç evlenmemiş olması gerekiyor. Her şeyden önce bu kural yok sayılıyor. İkincisi; Dede-Babanın Hacıbektaş ilçesinde oturması gerektiği kuralı var. Dede-Babalığın Türkiye’de olduğunu söylüyorsunuz ama Hacıbektaş’ta neden değil? Seçiminin bir kere Hacıbektaş’ta yapılması gerekiyor. Bunu kendinizde uygulamıyorsunuz” ifadelerini kullandı.
“BEKTAŞİK KURALLARI YENİDEN OLUŞTURULDU, KABUL ETMEK DURUMUNDAYIZ”
Kenanoğlu şöyle devam etti:
“Örneğin Arnavutluk Babaları, 1925 Tekke ve Zaviyeler Kanunu’nu ikinci büyük felaket olarak tanımlıyorlar. Birinci felaket ise 2. Mahmut döneminde Yeniçeri Ocağı’ın kapatılması ve Bektaşi tekkelerinin yıkıma uğramasıdır. Tekke ve Zaviye Kanunu’ndan sonra Bektaşiliğin kuralları herkes tarafından yeniden oluşturuluyor. Bunu kabul etmek durumundasınız. Yani Arnavut Bektaşileri oturup kendilerine yeni kurallar, Türkiye Bektaşileri de kendilerine yeni kurallar belirliyorlar. 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu’nu neredeyse övülecek duruma getirdiler. 2 Mahmud döneminden daha fazla tahribat yaratan ve Bektaşilere 3 bölerek tarumar eden bir kanun var.
“TEKKE ZAVİYE KANUNU’NU ÖVEN BİR TAVIR İÇERİSİNDELER!”
Arnavutluk’taki Baba Mondi’nin Dede-Babalığı’nın Balım Sultan kurallarına, Hacı Bektaş erkannamesine, Bektaşiliğin esaslarına uygun olmadığını söylerken, Türkiye Bektaşilerinin seçmiş olduğu Dede-Babalık makamının da tartışmalı olduğunu ve yeniden oluşturulan kurallarla yollarına devam etmek zorunda kaldıklarını bilmeleri gerekiyor. Kendi eksiğini ve sonradan oluşturduklarını görmeden bütünüyle Arnavutluk Bektaşiliğini yok sayan bir tutuma girmenin doğru olmadığını ifade etmek isterim. 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu’nun ikinci büyük değil en büyük felakettir. Bektaşiliğin bu kadar parçalanmasına sebep olmuştur. Ama Türkiye’deki Bektaşilere 1925 Tekke ve Zaviye Kanunu’na bir cümle olumsuz laf etmek yerine tam tersi bunu öven, ‘iyi ki de olmuş’ dedirten bir tavır içerisindeler. Bektaşilik içerisindeki Arnavutluk’un hâkimiyetinin kırılmasına sebep olduğu için belki de bunu hayırlı bir iş olarak görüyorlar. En son Salih Niyazi Baba’nın Dede-Baba olarak Hacı Bektaş dergahındaki pir evinde oturduğu zaman 8 mücerret halife babadan 6’sı Arnavutlardan oluşuyor.”
PİRHA- Arnavutluk’un tarihi kasabalarından biri olan Kruja’da bulunan Sarı Saltık Dergahında aşure lokmaları paylaşıldı. Çok sayıda kişinin katıldığı paylaşımda, Baba Mondi nefesler okudu.
Sarı Saltık’ın Balkanlar’da bulunan makamlarından birisi de, Arnavutluk’un tarihi kasabalarından biri olan Kruja’da. Halk tarafından ziyaret edilen ve kutsal kabul edilen makam, ziyaretgâh yerleri, insanların inanç ve ritüellerini uyguladıkları alanlardır.
Arnavutluk’ta bulunan Sarı Saltık Dergahında, Dünya Bektaşi Merkezi’nin organizasyonu ile aşure lokmaları paylaşıldı. Bu yılki aşure lokmasına Kruja belediye başkanın yanı sıra milletvekilleri Gazmend Bardhi, Enkelejd Alibeaj, Demokrat Parti Grup Başkanı ile Halveti, Rufai tarikatların şeyhleri katıldı.
Aşure merasiminin açılış konuşmasını yapan Baba Mondi, Kerbela vakasını ve Hüseyin’in direnişini anlatarak aşurenin barışlara vesile olmasını dilediğini belirtti. Ardından Shejh Bujar Horosani ve diğer şeyhler Baba Mondi’nin deyiş okumasına eşlik ettiler.
Törenden sonra halk Baba Mondi’ye niyaz edip, aşurelerden pay aldılar.
PİRHA – Alevi kurum temsilcileri Arnavutluk’ta yaşayan Bektaşi önderi Baba Mondi ile görüştü. Görüşmede yaşanan deprem sonrası Türkiye’nin Arnavutluk’ta bulunan cami ve Sünnilere ait binalara yardım ettiği ancak Alevi dergahına yardım edilmediği belirtildi.
Alevi kurum temsilcileri bugün Arnavutluk’ta yaşayan Bektaşi önderi Baba Mondi ile bir görüşme gerçekleştirdi. Yapılan görüşmede Arnavutluk’ta yaşanan depremde dergahların zarar görüldüğü ifade edildi.
Baba Mondi, Türkiye’nin TİKA üzerinden orada bulunan camilere ve Sünnilere ait binalara yardım edildiğini ancak Alevi Bektaşi Dergahlarına yardım edilmediğini söyledi.
YARDIM KAMPANYASI BAŞLATILACAK
Konuyu ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Alevi Dernekler Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Celal Fırat, yapılan ayrımcılığı kınayarak yardım kampanyası başlatacaklarını duyurdu.
Öte yandan Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç da yapılan ayrımcılığa tepki göstererek, Alevilerin ibadethanesinin cemevleri olduğunu söyledi.