Etiket: badan köyü

  • Başka Varto yok: Halk JES projelerine karşı birleşti!-VİDEO

    Başka Varto yok: Halk JES projelerine karşı birleşti!-VİDEO

    PİRHA- Çaylar köyü ve çevre köylerin katılımıyla Varto halkının gerçekleştirdiği istişare toplantısının ardından direniş kararı alındı. Bu karar doğrultusunda Varto Ekoloji Platformu, Çalıdere’de yapılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) projesine karşı basın açıklaması düzenledi. Açıklamada, “Varto’nun doğası rant kuşatmasına teslim edilmeyecek” denildi.

    Varto’nun doğası ve yaşam alanları, jeotermal enerji santrali (JES) ve maden projelerinin tehdidi altında. Varto Ekoloji Platformu, önceki günlerde yaptığı toplantı ile rant projelerine karşı kararlı duruşunu bugün gerçekleştirdiği basın açıklamasıyla ilan etti. Açıklamaya DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz’da katıldı.

    Açıklamayı platform adına Alev Yılmaz okudu. Yılmaz, JES projelerinin bölgeyi yaşanmaz hale getireceğini söyledi ve şu şekilde devam etti:

    “JES VE MADEN PROJELERİ VARTO’NUN DOĞASI İÇİN KATLİAMDIR”

    “Varto’nun doğası rant kuşatmasına teslim edilmeyecek” diyen Yılmaz, JES projelerinin bölgeyi yaşanmaz hale getireceğini söyledi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı: “Değerli Varto halkı, kıymetli basın emekçileri ve doğa dostları; bugün burada sadece köylerimizi değil; suyumuzu, nefesimizi ve çocuklarımızın geleceğini savunmak için bir araya geldik. Varto’nun kadim coğrafyası, ‘enerji’ ve ‘kalkınma’ maskesi altında büyük bir ekolojik yıkımın eşiğine getirilmiştir. İlkbaharda Çalıdere ve çevre köylerimizde başlatılması planlanan Jeotermal Elektrik Santrali (JES) projeleri, Varto’yu yaşanmaz hale getirecek bir zincirin ilk halkasıdır” denildi.

    JES projelerinin, ‘sessiz bir felaket’ olduğuna dikkat çeken Yılmaz, jeotermal projelerin kamuoyuna “zararsız” gibi sunulduğunu ancak Ege’de tarımın ve Aydın’da halk sağlığının nasıl olumsuz etkilendiğini hatırlatarak şunları söyledi:

    “Zehirli Akışkanlar ve Su Kirliliği: Yer altından çıkarılan binlerce ton sıcak su; bor, arsenik ve ağır metaller içerir. Bu suların derelerimize ve yeraltı sularımıza karışması, içme suyumuzun ve tarım alanlarımızın zehirlenmesi demektir. Toprak Verimsizliği: Salınan hidrojen sülfür gazı, nem dengesini bozarak meraları kurutur, hayvancılığı bitirme noktasına getirir. Depremsellik Riski: Yeraltı dengesinin bozulması, sismik hareketliliği tetikler. Ekolojik Yıkım: Arılar ölür, ağaçlar kurur, yaban hayatı yer değiştirir. Varto’nun doğası endüstriyel bir çöplüğe dönüşür”

    “HES BİTTİ, JES BAŞLADI, SIRADA MADENLER VAR”

    Yılmaz, JES projelerinin ardından maden sahalarının gündeme geleceğini belirterek köylerin, yaylaların ve inanç merkezlerinin bir bütün olduğunu, bu projelerin yalnızca doğayı değil kültürel yaşamı da hedef aldığını vurguladı. Taleplerinin net olduğunu aktaran Yılmaz, taleplerini şu şekilde sıraladı:

    1. Projeleri durdurun: Varto’da planlanan tüm JES projeleri ve ÇED süreçleri derhal iptal edilmelidir.
    2. Maden aramalarına son verin: Köyleri kuşatan maden ruhsatları iptal edilmeli, bu alanlar koruma altına alınmalıdır.
    3. Halkın iradesini tanıyın: Varto halkının rızası olmayan hiçbir proje kamu yararı taşımaz.
    4. Hukuka ve bilime dönün: Bölgenin tarım ve hayvancılık potansiyeli şirketlere kurban edilmemelidir.

    Alev Yılmaz, açıklamasını “Bizim başka Varto’muz yok. Doğa bizimle yaşar, biz doğayla varız. Varto ranta teslim olmayacak!” sözleriyle tamamladı.

    “RAZI DEĞİLİZ, RIZAMIZ DA YOKTUR”

    Basın açıklamasının hemen akabinde söz alan DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz, birtakım şirketlerin rantını sağlayacak, onların karına kar katacak ve bunu yaparken de buradaki canlıların her birinin yaşamını hiçe sayacak hiçbir projeye razımız yoktur. Rızamız da yoktur; razı da değiliz” dedi ve sözlerine şöyle devam etti:

    “Bu sebeple de gerek maden arama şirketlerinin ortaya çıkaracağı zararlar gerekse sülfür gazı salınımıyla bu insanların hayatını tehlikeye atacak bütün girişimlerin karşısında bizler direnişimizle var olmaya çalışacağız. Bugün burada sadece bir siyasi temsiliyet olarak yokuz. Burada yaşayan, buradaki doğayı savunan, buradaki kaynakların şirketlere peşkeş çekilmesine karşı itirazımızı dile getirmek için buradayız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

    PİRHA/VARTO

  • Sise Ananın serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı

    Sise Ananın serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı

    PİRHA – 2016 yılında tutuklanan ve sağlığı kötüleşen 78 yaşındaki Muş Vartolu Sise Bingöl Ananın serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı.

    2016 yılında Muş’un  Varto ilçesine bağlı Badan Köyü’nde gözaltına alınarak tutuklanan 78 yaşındaki Sise Bingöl’ün sağlık durumu giderek kötüleşiyor. Sise Ananın serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı.

    Tarsus T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilirken buraya 3 gün boyunca ring aracıyla götürülen 78 yaşındaki Sise Bingöl’ün sağlık sorunları her geçen gün ağırlaşırken, hala tahliye edilmeyen Sise Ananın serbest bırakılması için imza kampanyası başlatıldı.

    Kampanya metninde Kalp, tansiyon, akciğer rahatsızlıkları bulunan 78 yaşındaki Sise Bingöl’ün sağlığının gün geçtikçe kötüleştiği ve koğuştaki diğer kadınların ona baktığı belirtilerek denetimli serbestlik uygulanarak serbest bırakılması talep edildi.

    Geçen hafta annesini görmek için İstanbul’dan Mersin’e giden kızı Hasbike Kanmaz, annesinin son durumunu, “Annem çok hasta, çok yaşlı; onun en temel ihtiyacı şuan o dört duvar arasından çıkabilmesi” diye anlatmıştı.

    Önceki hafta bir yetkilinin annesiyle görüştüğünü de aktaran Kanmaz, annesinin söz konusu yetkiliye, “Benim günahım sizin boynunuza beni bırakın. Cezaevinde kalacak durumum yok” dediğini söylemişti.

     


    İmza kampanyasına BURADAN ulaşabilirsiniz.

  • 78 yaşındaki Sise Bingöl’ün komşuları: Sise’yi serbest bıraksınlar, biz onu çok özledik-VİDEO

    78 yaşındaki Sise Bingöl’ün komşuları: Sise’yi serbest bıraksınlar, biz onu çok özledik-VİDEO

    PİRHA – Muş’un Varto ilçesine bağlı Badan köyünde yaşayan 78 yaşındaki Sise Bingöl, oğlu Zafer Bingöl ile birlikte örgüt üyeliği iddiasıyla yeniden tutuklanıp üç aydır cezaevinde. Alevi köyü Badan (Teknedüzü) da bulunan evini ziyaret edip komşuları ve gelinine PİRHA mikrofonunu uzattık. Köydeki komşuları ve gelini, Sise Nine’nin suçsuz olduğunu belirterek, serbest bırakılmasını istediler. Öte yandan yarın Sise Bingöl’ün Adli Tıp raporu için Muş cezaevinden İstanbul’a getirileceği de kaydedildi. 

    Haberin Videosu

    Muş Varto Badan Köyü’nde yaşayan 78 yaşındaki Sise Bingöl örgüt üyeliği iddiasıyla geçen yıl tutuklanıp 2.5 ay tutuklu kaldıktan sonra tekrar bırakılmıştı. Sise Bingöl üç ay önce tekrar oğlu Zafer Bingöl ile tutuklanıp Muş E Tipi Kapalı Cezaevi’ne götürüldü. Öte yandan Sise Bingöl’ün yarın Muş Cezaevinden İstanbul’a Adli Tıp raporu için getirileceği de kaydedildi.

    Muş Varto Badan (Teknedüzü) Köyü’nde bulunan evini ziyaret edip komşularına ve gelinine PİRHA mikrofonunu uzattık.

    “DOĞUYA İLK GELİYORUM, BUNLARI GÖRÜNCE HAKSIZLIĞA UĞRADIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUM”

    Bingöl’lü olan ve yedi yaşından itibaren İzmit’te yaşamaya başlayan ancak evlendikten sonra üç yıldır Badan’a yerleşen Sise Nine’nin gelini Suriyen Bingöl, “Ben ilk defa doğuya geliyorum, bunları görünce çok haksızlığa uğradığımızı düşünüyorum. Çok zoruma gidiyor” diye başlıyor olanları anlatmaya…

    “Olaylar olurken ben burada yoktum. Ertesi gün geldim” diyor gelini Bingöl, “Ben çok fazla bir şey bilmiyorum ama bir çatışma çıkıyor ve kaynanam ‘örgüte yataklık’ iddiasıyla tutuklanıyor” diyor.

    “SİSE NİNE İDRARINI TUTAMADIĞI İÇİN SÜREKLİ BEZ BAĞLIYOR”

    O gün yaşananlar sırasında bende burada olsaydım beni de alacaklardı diyerek bir kez daha haksızlığa uğradıklarını ifade ediyor Suriyen Bingöl.

    Sise nenenin hasta olduğunu söyleyerek şunları belirtiyor Bingöl: “Kadın yerinden kalkamıyor, rahatsız, tansiyonu var, Akciğerinde yağlanma var, kulakları duymuyor, idrar yollarında rahatsız, idrarını tutamadığı için sürekli bez kullanıyor. Onun orada tutuklanması bile çok yanlış.”

    “Bu gidişatımız çok kötü, kimsenin bir suçu yokken içeri atıyorlar” diyen Bingöl, “Dört duvar arasında o yaşlı haliyle kalmak onun için ne kadar zor bir şey. Ne eşimin suçu var ne de kaynanamın suçu var. Üç sene bu evin altında tek başına yaşamak kolay değil. Ne eşim var nede kaynanam. Yani çok haksızlık yapıyorlar, kaynanama ‘teröristlere yardım ediyormuş’ diyorlar, yok ‘kod adı Sise Bingöl’ diyorlar. Hayır öyle bir şey yok, kadın kendi halinde bir insan, kimseye zararı olmayan mert bir kadındır” dedi.

    “ZAMAN ÇOK KISITLI GİRİP ÇIKMAMIZ BİR OLUYOR”

    Cezaevi ziyaretleri için Muş’a gittiğini ve aynı gün hem kaynanasını hem de eşini ziyaret ettiğini söyleyen Bingöl, Sise nenenin cezaevinde sevildiğini söylerek şunları belirtiyor:

    “Muş’a gidiyorum onları görmeye üzüle üzüle gidiyorum. Eşimi sabah 10.00’da görüyorum, kaynanamı da 13.00’de görüyorum. Çok zor bir şey o gençlerin içinde yaşlı birinin olması. Cezaevindeki herkes tarafından çok seviliyor. Cezaevinde kaldığı koğuştaki en yaşlısı benim kaynanam. Zaten çok zaman geçiremiyoruz, girmemizle çıkmamız bir oluyor” dedi.

    “NE YAPMIŞ Kİ PİŞMANLIK DUYSUN?”

    Tek istediği şeyin onların bırakılması olduğunu ve suçsuz bütün insanların bırakılmasını istediğini söyleyen Suriyen Bingöl, bu yaşananlara yeteri kadar tepkinin verilmediğini, yapılanlara insanların tepki göstermesi gerektiğini de vurguluyor.

    Eşinin ve kaynanasının davalarını ayrı olduğunu söyleyen Bingöl, “İyi bir avukat tutarsak belki eşim çıkabilir. Birde pişmanlık diyorlar sanki ne yapmış ki pişman olacak” dedi.

    Son olarak eşinin kendisine,“Biz biliyoruz suçsuz olduğumuzu ama herşey devletin elinde. Onların vicdanına kalmış” dediğini ekliyor Suriyen Bingöl.  

    “SİSE’YLE ÇOCUKLARIMIZ İÇ İÇE BÜYÜDÜ”

    50 yıldan fazladır yan yana yaşadıklarını ve birbirlerini hiç kırmadıklarını söyleyen komşusu Cemile Bingöl, “önceleri fakirlerdi sonra durumları biraz düzeldi ama çocuklarını  kaybedince Sise de hastalanmaya başladı” dedi.

    “Önceleri koyunları vardı yaylaya gidiyorlardı, kendi işini de kendi yapardı ama şimdi artık çok hasta onuda yapamıyor” diyen Cemile Bingöl, ağlayarak başlıyor anlatmaya Sise neneyi:

    “Bütün komşularıyla arası çok iyiydi. Herkes onu çok seviyordu. Ekmeğimiz suyumuz bir aradaydı Sise’yle. Çocuklarımız iç içe büyüdü, şimdi çok hasta. Akciğerinde yara var şimdi de içeride onu bıraksınlar yazıktır. 78 yaşında hiçbir suçu yok. İki aydır cezaevinde biz çok özlüyoruz onu. Biz istiyoruz ki hem onu hem de Zafer’i bıraksınlar. Zafer’de çok genç.”

    “DEVLET SİSE’Yİ SERBEST BIRAKSIN”

    Geçen yıl cezaevine girdiğinde ziyaret ettiğini ancak bu yıl hasta olduğu için gidemediğini belirterek Sise Nine’nin hasta olduğunu ifade ederek şunları belirtti Cemile Bingöl, “Sise’nin de ciğerinde yara var, doktora götürüp getiriyorlar. Tansiyonu yüksek, idrarını tutamıyor. Doktor ameliyat olursan felç olur, yatağa düşer diyor. O sebeple ameliyatta olmuyor. Üç aydır cezaevinde. Geçen yılda cezaevine girdi her zaman gidip geliyordum ama bu yıl hasta olduğum için gidemiyorum. Sise nene oğlu için çok üzülüyor.”

    Son olarak Cemile Bingöl, devletin Sise’yi serbest bırakmasını istediğini ifade ederek onu çok özlediğini söyledi.

    “SİSE OĞLUNA, OĞLU ANNESİNE ÜZÜLÜYOR”

    Selvi Bingöl ise 68 Varto depreminden bu yana yan yana olduklarını bugüne kadar birbirlerine hiçbir laf söylemediklerini ifade eden etti. Bingöl, “Komşularıyla ilişkisi çok iyiydi. İki aydır içeride biz devletten istiyoruz ki serbest bıraksınlar. O da günah, oğlu Zafer’de günah. O Zafer’e Zafer’de Annesine üzülüyor. Cezaevinde hem hasta hem de dil bilmiyor, kulakları sağır. Biz istiyoruz ki hem Sise’yi hem de Zafer’i bıraksınlar” dedi.

    Sevim KAHRAMAN – Semra ACAR

    MUŞ- VARTO