Etiket: bağcılar cemevi

  • Bağcılar Cemevi’nde muharrem sohbeti yapıldı, oruçlar açıldı-VİDEO

    Bağcılar Cemevi’nde muharrem sohbeti yapıldı, oruçlar açıldı-VİDEO

    PİRHA – Bağcılar Cemevi’nde Muharrem ayının 10. gününde Muharrem Sohbeti yapıldı, oruçlar açıldı. 

    Alevi toplumu Yası Kerbela Orucu’nu tutmaya devam ediyor.

    Bağcılar Cemevi’nde bir araya gelen yurttaşlar, muharrem sohbetine katıldı. Kureyşan Ocağına mensup Ali Efe ile Zakir Aydın Gündüz yürüttüğü sohbette İmam Hüseyin’in duruşuna dair konuşma yapıldı, nefesler ve deyişler okundu. 

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bağcılar Cemevi’nin, yeni cem salonu açıldı-VİDEO

    Bağcılar Cemevi’nin, yeni cem salonu açıldı-VİDEO

    PİRHA-Bağcılar Cemevi, yeni cem salonunu açılışını yaptı. 

    Açılışa Türkiye Alevi Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan, Bakırköy Belediye Başkanı Ayşegül Ovalı, CHP Milletvekilleri Evrim Rızvanoğlu ve Cem Avşar katıldı.

    Açılışta konuşan ADFE Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç, katkılarından dolayı Ekrem İmamoğlu ve ekibine teşekkür etti.

    İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Nuri Aslan da, yaptığı konuşmada şunları ifade etti:

    “Sözlerime başlamadan önce; kalbi burada, aklı burada, ruhu burada ama kendisi Silivri’de tutsak tutulan Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun selam ve sevgilerini getirdim size. İnanıyorum ki özgür günler gelecek. Biz ne tutsaklıklar ne hapishaneler gördük. Sonuçta fikri hür, vicdanı hür bir nesilden geliyoruz. Göreceksiniz; en kısa sürede Büyükşehir Belediye Başkanımıza, Ekrem İmamoğlu’na, yol arkadaşımıza, yol erenine kavuşacağız.”

    Konuşmaların ardıdan lokmalar pay ediltikten sonra cem salonu açıldı ve Hızır Cemi yürütüldü.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bağcılar Cemevi: Toplumumuzun sesine kulak vererek tabelanın “Hacı Bektaş Veli Bağcılar Cemevi” olarak değiştirdik!

    Bağcılar Cemevi: Toplumumuzun sesine kulak vererek tabelanın “Hacı Bektaş Veli Bağcılar Cemevi” olarak değiştirdik!

    PİRHA- Bağcılar Cemevi’nden ‘Bağcılar Gürsel Erol Cemevi’ne dair açıklama yapılarak, ” Bizler, canlarımızın taleplerini Gürsel Erol ile birlikte dinleyerek, yapılan istişareler sonucunda tabelanın “Hacı Bektaş Veli Bağcılar Cemevi” olarak değiştirilmesine karar verdik. Bağcılar Cemevi olarak bizler, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, hem hizmeti geçenin hakkını teslim etmeye hem de toplumumuzun sesine kulak vermeye devam edeceğiz” denildi.

    CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol tarafından restore edilen ve adına ‘Bağcılar Gürsel Erol Cemevi’ denilen ibadethanenin açılışı Alevi kamuoyunda tartışmaları da beraberinde getirdi.

    Konuya dair açıklama yapan Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF), cemevine Gürsel Erol’un isminin verilmesinin yola uygun olmayacağını Bağcılar Cemevine aktardıklarını ve bu çağrının sağduyuyla karşılanarak gerekli adımların atılacağının taraflarına iletildiğini bildirdi.

    Bağcılar Cemevi ile yapılan istişare sonrasında ‘Bağcılar Gürsel Erol Cemevi’ isminin ‘Hacı Bektaş Veli Bağcılar Cemevi’ olarak değiştirileceği kamuoyuna bildirildi.

    Konuya dair Bağcılar Cemevi’nden açıklama geldi. Hacı Bektaş Veli Dergâhı, yüzyıllardır Alevi toplumunun gönül merkezi, birlik ve muhabbetin ocağı olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Her yıl binlerce canımız bu topraklara niyaz etmekte, yolumuzun değerleriyle buluşmaktadır. Hacıbektaş, yalnızca bir ilçe değil, bizler için Hakk’a duanın, hizmetin ve rızalığın mekanıdır” denildi.

    Bağcılar Cemevi’nin yayınladığı açıklama şöyle:

    “Bağcılar Cemevi olarak 2012 yılında burada kurduğumuz konukevi, bugüne kadar binlerce canımıza hizmet etmiş, Hacıbektaş’a gelenlerin konaklama ihtiyacını karşılamıştır. Konukevimiz, sadece bir bina değil; yıllardır gönüllerin buluştuğu, paylaşımın ve muhabbetin mekânı olmuştur.

    Ne var ki hepimizin bildiği gibi, Hacıbektaş’ta çok daha derin bir eksiklik vardır: cenaze hizmetlerinin Alevice yürütülmemesi ve ilçede gasilhane ile morgun bulunmaması. Bu ihtiyaç, toplumumuzun uzun zamandır dile getirdiği, gönüllerde ağır bir yük olarak duran bir meseledir.

    Bu yarayı gören ve samimiyetle çözüm için adım atan siyasetçi ve iş insanı Gürsel Erol, cemevimizle görüşmeler yaparak konukevimize gasilhane ve morg kazandırılması ve binamızın tadilatının yapılması için destek olmuştur. Bu çerçeve ile toplumumuzun temel bir ihtiyacının karşılanması yönünde önemli bir adım atılmıştır. Bu hizmetlerinden ötürü kendisine yolumuz adına teşekkür ediyoruz.

    Sayın Gürsel Erol, sürecin bir aşamasında, yapılan hizmetin kalıcı bir anı olması için konukevimize adının verilmesini talep etmiş ve adı verilmiştir. Ancak toplumumuzun farklı kesimlerinden bu yönde eleştiriler yükselmiştir. Bizler, canlarımızın taleplerini Gürsel Erol ile birlikte dinleyerek, yapılan istişareler sonucunda tabelanın “Hacı Bektaş Veli Bağcılar Cemevi” olarak değiştirilmesine karar verdik.

    Bu karar, hem hizmeti geçenin emeğini teslim etmenin, hem de toplumumuzun rızalığını gözetmenin bir sonucudur. Biz biliyoruz ki yolumuzun esası rızalıktır; rızalık olmayan yerde birlik olmaz.

    Bağcılar Cemevi olarak bizler, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da, hem hizmeti geçenin hakkını teslim etmeye hem de toplumumuzun sesine kulak vermeye devam edeceğiz.”

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER

    Özgür Özel: Meclis’teki komisyona Alevilerin yaşadığı sorunları da içeren demokratikleşme paketi sunduk

    ‘Bağcılar Gürsel Erol Cemevi’ ismi Alevi kamuoyunda tepkilere yol açtı!

  • Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü ve vekil adaylarından Bağcılar Cemevi’ne ziyaret-VİDEO

    Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü ve vekil adaylarından Bağcılar Cemevi’ne ziyaret-VİDEO

    PİRHA- Yeşil Sol Parti adayları Bağcılar Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyarette konuşan Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar, “İnkar karşısında her türlü direnişi sergileyen bir Alevi toplumu var. Biz Yeşil Sol Parti olarak Alevilerin yürüttüğü mücadelenin ortağıyız” dedi.

    Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi ( Yeşil Sol Parti) İstanbul’da bulunan Bağcılar Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyarete Yeşil Sol Parti Eş Sözcü’sü Çiğdem Kılıçgün Uçar, milletvekilli adayları Celal Fırat ve Cemil Güngören ile beraberindeki heyet katıldı.

    Ziyarette konuşan Uçar, “Çok kritik bir seçime gidiyoruz. Bu seçime giderken Türkiye Cumhuriyeti’nin yeni yüzyılının hangi dinamikler üzerine kurulacağı ve yakın geleceğimizde hangi iktidarın yöneteceğini seçme aşamasındayız. Alevi halkının mücadelesi çok kıymetli. Sadece Dersim Tertelesi değil, varlık gösterdiği günden bugüne inkar edilen bir mücadele. Bu inkar karşısında her türlü direnişi sergileyen bir Alevi toplumu var. Biz Yeşil Sol Parti olarak Alevilerin yürüttüğü mücadelenin ortağıyız” dedi.

    BU CEBERRÜT MANTIKTAN KURTULMAMIZ GEREK”

    Alevilerin Türkiye’de ötekileştirildiğini söyleyen Celal Fırat ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bugün Dersim Tertelesi’nin yıl dönümü. Alevi toplumumun katliamlarla dolu bir tarihi var. Biz Türkiye’de her gün ötekileştiriliyoruz. Birkaç gün önce bu ülkenin cumhurbaşkanı tarafından bir türden geldiğimizi “bütün türlere saygı gösteriyorum” diyerek ifade edildi. 14 Mayıs günü tüm halkların el ele vererek bu ceberrut mantıktan kurtulması gerektiğine inanıyoruz. Hızır hepimizin yoldaşı olsun. Bu toprakları sevgiyle buluşturacağız.”

    Cemil Güngören ise “Biz Pir Sultan geleneğinden geliyoruz. Yoksul halkların, ötekileştirilenlerin yanında olan, onların şarkılarını, türkülerini söyleyen bir gelenekten geliyoruz. Halkların kendi ülkelerinde özgürce yaşamalarını istiyoruz” dedi.

    DERSİM TERTELESİ ANISINA SAYGI DURUŞU

    Ziyarette, Dersim Tertelesi’nin 86. yılı nedeniyle katledilenlerin anısına saygı duruşunda bulunuldu.

    Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç da, “1938’de resmi olmayan kaynaklara göre 50 bin insanımız öldürüldü. Canlarımızı saygı ile anıyorum” dedi. Türkiye’de yok sayılan herkes adına cumhurbaşkanlığı seçiminde Kemal Kılıçdaroğlu’nu, tüm ezilmişler adına Yeşil Sol Parti’yi destekleyeceğiz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Koç: ‘Alevi Diyaneti’ anlamına gelen Cemevi Başkanlığını kesinlikle kabul etmeyeceğiz-VİDEO

    Koç: ‘Alevi Diyaneti’ anlamına gelen Cemevi Başkanlığını kesinlikle kabul etmeyeceğiz-VİDEO

    PİRHA-AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Şahkulu Sultan Dergahı’ndaki toplu açılış töreninde yaptığı açıklamalara tepki gösteren Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, “Eğer Kültür Bakanlığı’nda kurduğunuz bir dairenin içerisinden oluşacak yönetim ile cemevlerini yönetmeye kalkarsanız bu ‘Alevi Diyaneti’ anlamına gelir. Alevi örgütleri ve Alevi biri olarak bunu kesinlikle kabul etmeyeceğiz” dedi.  

    Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, cemevinin Youtube kanalında konuşarak, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın toplu açılış töreni için gittiği Şahkulu Sultan Dergahı’ndaki açıklamalarına tepki gösterdi.

    Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulacağı belirtilen Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na tepki gösteren Koç, “Eğer Kültür Bakanlığı’nda kurduğunuz bir dairenin içerisinden oluşacak yönetim ile cemevlerini yönetmeye kalkarsanız bu ‘Alevi Diyaneti’ anlamına gelir. Alevi örgütleri ve Alevi biri olarak bunu kesinlikle kabul etmeyeceğiz” dedi.

    “ALEVİ DİYANETİ GİBİ BİR KURUM SÖZ KONUSU”

    Erdoğan’ın Şahkulu’na gidişi ve açıklamalarını eleştiren Koç, şunları söyledi:

    “O gün Şahkulu’nda bir açıklama yapıldı. Açıklamaya hiçbir Alevi kurumu davet edilmedi. 140 kişilik bir salona sadece belli başlı kişiler katıldı. Bir şeyde sonuç alınabilmesi için iki grubun bir araya gelerek, müzakere ederek, ortak bir yol alması gerekir. Zaten böyle bir yol izlenmediği için bir sonuç elde edeceğimizi hiç düşünmedik. Öncelikle talebimiz bu değil. Alevi örgütlerinin talepleri çok basit. TBMM’de kanun ile geçecek, bağımsız bir konfederasyon. Bu özerk yapı kurulmadığı gibi ‘Alevi Diyaneti’ gibi bir kurum söz konusu. Kültür Bakanlığı’nda bir daire kurmak, bunun içerisinde oluşacak bir yönetimin tüm cemevlerinin yönetimini devralacakmış gibi bir konuşma yapıldı. Bu da cemevlerinin yönetimine darbe demektir. Alevi örgütleri 30 yıldır kendi seçtikleri yönetimler tarafından yönetiliyor. Eğer Kültür Bakanlığı’nda kurduğunuz bir dairenin içerisinden oluşacak yönetim ile yönetmeye kalkarsanız bu ‘Alevi Diyaneti’ anlamına gelir. Alevi örgütleri ve Alevi biri olarak bunu kesinlikle kabul etmeyeceğiz.”

    “BİR MERKEZDEN ALEVİLERE FETVA MAKAMI OLUŞUR”

    Koç, Alevilerin açık ve net taleplerinin olduğunu belirtirken, “Alevi örgütlerinin hukuksal talepleri söz konusuyken yani cemevlerinin anayasada ibadethane olarak kabul edilmesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması gibi açık ve net talepleri varken; Alevilere ‘siz bunlardan vazgeçin. Biz size yağ, bal, börek verelim’ diyorlar. Bu doğru bir yaklaşım değil. Alevi örgütleri olarak hiçbir zaman böyle taleplerde bulunmadık. Halkımızın ve bulunduğumuz bölgelerdeki belediyelerin desteğiyle cemevlerimiz yapıldı” diye konuştu.

    Dedelere maaş verilmesi konusuna da değinen Zeynel Abidin Koç, “Aleviliğe hiç çalışmamışlar. Alevileri hiç tanımıyorlar. Alevi dedeleri bugüne kadar hiçbir zaman devletten maaş alarak, taliplerine hizmet vermediler. Bundan sonra da vermeyecekler. Eğer dedeleri, Kültür Bakanlığı bünyesindeki dairenin içerisinde merkeziyetçi bir konuma getirirseniz, ‘Alevi Diyaneti’ kurulmuş olur. Bir merkezden Alevilere fetva makamı oluşur. Alevi örgütleri ve canları hiçbir zaman bunu kabul etmez.”

    “ALEVİLERİN DEVLETTEN TALEPLERİ AYNIDIR”

    Alevilerin ortak talepler etrafında bir bütün olduğunu söyleyen Koç, laikliğin önemine değinerek, şunları kaydetti:

    “Devlet ile olan bütün taleplerimiz hepimizin ortak. Hiçbir kurum bunun dışında değil. Türkiye’de üç tane büyük federasyon var. Avrupa’da Alevi konfederasyonu var. Bunun dışında Türkiye’de bağımsız Alevi örgütleri var. Hukuksal konuların tamamında aynı taleplerde bulunuyoruz. Ayrıştığımız konular Aleviliğin kendi içerisindeki teolojik konular. Türkiye nüfusunun üçte biri Aleviyken, üçte ikisi de Sünni vatandaşlarımızdan oluşuyor. Türkiye’de dört tane büyük mezhep ve bunların alt kadrolarında birçok tarikat var. Bunlar da hiçbir şekilde aynı düşünmüyorlar. Ama kimse onları sorgulamıyor. Bizi de sorgulamak kimsenin haddi de, hakkı da değil. Biz de ufak tefek teolojik farklılıklar düşünsek de devletten taleplerimiz aynıdır.

    Laik devletin bütün inançlara eşit mesafede olması gerekiyor. Laik devlet hiçbir inanca maddi destek sağlamaz. Cemevlerinin ibadethane kabul edilmesi, zorunlu din derslerinin kaldırılması, devlette görev yapan bir Alevi üst makamlara çıkabilmesi için liyakata dayalı çalışılması gerekir. Şu anki devlette ise şöyle bir ön yargı var: ‘Alevi ise fazla yükseltmeyelim’ diyorlar. Liyakata dayalı bir çalışma istiyoruz.”

    “AÇILIŞI YAPILAN YERLERE CEMEVİ DEĞİL ‘ESER’ DENİLDİ”

    Koç, Erdoğan’ın Şahkulu Sultan Dergahı’nda gerçekleştirdiği toplu açılış törenine de değinirken, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Açılışı yapılan her yere ‘eser’ denildi. Bir Alevi açılımının yapıldığı iddia ediliyor. Ama adına cemevi bile diyemiyorlar. İbadethaneden vazgeçtim, cemevi bile diyemiyorlar. Adına cemevi diyemediğiniz bir kuruma, ‘demokratik açılım’ olarak neyle adlandıracaksınız? Cemevlerinin ibadethane olarak kabul edilmesi Aleviler için neden bu kadar önemli? Cemevi bir Alevinin aynı zamanda kimliğini de ifade ediyor. 100 yıllık cumhuriyet tarihinde Aleviler bugüne kadar pek çok katliama ve soykırıma uğramıştır. Aleviler artık ikinci yüzyılımızda anayasada tanınmış olsun. Cemevleri ibadethane olarak kabul edilirse, Aleviler tanınmış olur. Cemevleri üzerinden bir kimlik kazanımıdır aslında. O yüzden bizim için çok önemli. İkinci olarak ise birçok Alevi köyünde cami var. Çünkü kanunda bir köyün köy olabilmesi için cami, mescit, kilise, havra bulunması gerektiği belirtiliyor. Oysa Alevilerin köyünde cemevi olmalı. Eğer cemevleri anayasal olarak kabul edilirse bundan sonraki çalışmalarda cemevi olarak kabul görür.”

    “ALEVİ ÖRGÜTLERİ DURDUĞU NOKTADAN GERİ ADIM ATMAYACAKTIR”

    Alevi örgütleri olarak bugüne kadar durdukları noktadan geri adım atmayacaklarını kaydeden Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, “Cemevleri içerisinde verilen eğitim ve kültür faaliyetleri belli. Bağlama, semah, dede eğitimleri, kültürel etkinlikler yapılıyor. Kültür Bakanlığı’na bağlı dairenin bundan sonra bu eğitimleri de üstleneceği söyleniyor. Eğer hedef camilerde yapıldığı gibi Arapça Kur’an kursu eğitimiyse Alevilerin böyle bir talebi yok. Eğer verilen eğitimlere maddi destek sağlanacaksa da öyle bir talebimiz de yok.

    Alevi örgütleri bugüne kadar durduğu noktadan bir adım geri atmayacaktır. Bugüne kadar taleplerimiz ne ise bundan sonrada aynı olacaktır. Bunun için mücadeleye devam edeceğiz. Taleplerimiz karşılanmayacak, zor talepler değil. Cemevlerinin ibadethane olarak tanınması, zorunlu din derslerinin kaldırılması, devletin laik çizgiye çekilmesi, eşit yaşam koşullarının sağlanması bizim için çok önemli. Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan tüm vatandaşların eşit haklardan faydalanmalıdır. Bunların sağlanması için de elimizden gelen mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Umarım sorunlar bir an önce çözülür ve biz de daha çok eğitim ve kültür faaliyetlerinde bulunmak için çalışmalarımızı sürdürürüz” ifadelerini kullandı.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Alevi Dernekleri Federasyonu’nun iki günlük Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri sona erdi-VİDEO

    Alevi Dernekleri Federasyonu’nun iki günlük Hacı Bektaş Veli anma etkinlikleri sona erdi-VİDEO

    PİRHA-Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ve bileşenlerinin düzenlediği iki günlük Hacı Bektaş Veli anma programında konuşan ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Aleviler, insanı, tüm canlıları ve doğayı her şeyden üstün ve değerli görmüş ve sonrasında bunu sevgiyle, bağlılığa dönüştürmüştür. Her dönem Sünni dindarlığa zorlanan Aleviler buna tepki olarak daha çok Bektaşi, Alevi, Kızılbaş olmayı başarmış; Şah Hüseyin gibi yolundan dönmemiş ve dönmeyecektir. Toplumsal yapımızın farklılıklarıyla birlikte yaşamayı önemseriz” dedi.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) ve bileşenlerinin iki günlük Hacıbektaş ziyareti, Kapadokya gezisi, kurban lokması paylaşımı ve konserler ile sona erdi.

    UNESCO’nun 2021 yılını Hacı Bektaş Veli yılı olarak ilan etmesiyle beraber Hakka yürüyüşünün 750’inci yıl dönümünde Hacı Bektaş Veli’yi anma etkinlikleri devam ediyor. Bu kapsamda Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesini ziyaret eden ADFE, çeşitli programlar düzenledi. İkinci günde Kapadokya gezisi yapılırken; gezinin ardından kurban lokmaları paylaşıldı.

    Hacıbektaş Belediyesi önünde yapılan konserler ile sona eren anma programına; Garip Dede Cemevi, Bağcılar Cemevi, Esenler Cemevi, Uğur Mumcu Cemevi, Güvercintepe Cemevi, Gazi Cemevi, Bahçeşehir Cemevi, Habibler Cemevi, Okmeydanı Cemevi, Avrupa Yakası Dersimliler Derneği, Varto Cemevi, Esenler Ana Fatma Cemevi, Ümraniye Kazım Karabekir Cemevi, Yunus Emre Cemevi ile çok sayıda kişi katıldı.

    “ALEVİLER BU TOPLUMUN MERKEZİDİR”

    ADFE İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım‘ın verdiği dua ile başlayan kapanış programında ilk sözü Hacıbektaş Belediye Başkanı Arif Yoldaş Altıok aldı. 2021 yılının ayrı bir anlam taşıdığını ifade eden Altıok; “UNESCO Hacı Bektaş Veli’nin Hakka yürüyüşünün 750’inci yılı dolayısıyla anma listesine aldı. Türkiye’nin ve Avrupa’nın birçok yerinde anma etkinliği yaptık. ADFE ve bileşenleri ile de yapıyoruz. Barıştan, sevgiden, kardeşlikten yana olan milyonlarca insanın yüreğinde Hacı Bektaş sevgisi var.

    Merkezi yönetime seslenmek istiyorum. Ağzımızı her açtığımızda Hünkar’dan bahsediyoruz. ‘Aleviler bu toplumun çimentosudur’ diyoruz. Ama hizmete geldiği zaman maalesef bu karşılığı göremiyoruz. Biz ne çimentoyuz ne başka bir şey. Biz Aleviler bu toplumun tam merkeziyiz. Sizler bizi ne kadar ötelemeye, yok saymaya, hakkımızı yemeye çalışsanız da biz Aleviler bu topluma sevgiyi, barışı, dostluğu devam ettirmek için çalışmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

    “BİZLERİ ÖZVERİYE GÖTÜREN TEK ŞEY SEVGİDİR”

    “Sevgi her şeyin içinde var olabilmektir” diyen ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Sevgi gelince tüm eksikle biter; bütün kötülükler yok olur der, Yunus Emre. Yolumuz ilim irfan insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur der, Hünkar Hacı Bektaş Veli. Aleviler, insanı, tüm canlıları ve doğayı her şeyden üstün ve değerli görmüş ve sonrasında bunu sevgiyle, bağlılığa dönüştürmüştür. Tanrı yeryüzüne aslında kendisini resmetmiştir. Sureti sıfatımızda, adaleti vicdanımızdadır. Sevginin gücü inancımızın güzelliklerine hakikat ile tutkuyla bağlanmamızı sağlamıştır. Bizleri özveriye götüren tek şey sevgidir” ifadelerini kullandı.

    “UNESCO, ALEVİLİĞİN DÜNYADA AZ BULUNUR BİR YAŞAM FELSEFESİ OLDUĞUNU KABUL ETMİŞTİR”

    UNESCO’nun Alevi inancı ile ilgili olarak attığı adımlara da değinen Fırat, “UNESCO Alevi-Bektaşi inancının dünyada az bulunur bir yaşam felsefesi, inanç öğretisi olduğunu, yol göstericisi Hacı Bektaş Veli’nin de insanlık adına bir yol göstericisi olduğunu kabul etmiş ve 2021 yılını Hacı Bektaş Veli yılı olarak tanımıştır. Alevi inanç ve felsefesinin yüzyılları aşarak insanlığa yol göstericiliğini tescil etmiştir. Bu neyin tescilidir?

    İnsanlar arasındaki ilişkinin sadece mal, mülk ve iş olmadığının tescilidir. Ekonomik sisteminin belirlediği yaşam pratiklerinin insan duygu ve düşüncelerini yok edemediğinin tescilidir. İnsana kişiliğini ve gücünü veren şeyin para olmadığını sadece öz değerler olduğunun tescilidir” şeklinde konuştu.

    “ALEVİLER YAŞADIĞI HER YERDE ÖRNEK OLURLAR”

    Fırat son olarak şunları söyledi; “Bu inanç zalimleri hep korkutmuştur. Her dönem Sünni dindarlığa zorlanan Aleviler buna tepki olarak daha çok Bektaşi, Alevi, Kızılbaş olmayı başarmış; Şah Hüseyin gibi yolundan dönmemiş ve dönmeyecektir. Toplumsal yapımızın farklılıklarıyla birlikte yaşamayı önemseriz. Aleviler yaşadıkları her ülkeye ve dünyaya örnek olurlar.”

    Konuşmaların ardından sanatçılar Tolga Sağ, Özlem Taner, Muharrem Temiz, Demali Çelik ve Gülcihan Koç sahne alırken; ADFE’nin düzenlediği anma etkinlikleri sona erdi.

    Barış KOP / HACIBEKTAŞ

  • Bağcılar Cemevi yöneticileri ve üyeleri Hacı Bektaş Veli Dergahına niyaz olmaya gidiyor

    Bağcılar Cemevi yöneticileri ve üyeleri Hacı Bektaş Veli Dergahına niyaz olmaya gidiyor

    PİRHA- İstanbul’da bulunan Bağcılar Cemevi yöneticileri ve üyeleri, 9-10-11 Eylül günlerinde Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına niyaz olmaya, cem tutmaya gidiyor. 

    İstanbul Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına niyaz olacaklarını, cem tutacaklarını duyurdu.

    Bir açıklama yapan Koç,  “9-10-11 Eylül günlerinde Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli dergahına niyaz olmaya, cem tutmaya, bir olmaya gidiyoruz. Kültürel ziyaret olarak Kapadokya turu da gerçekleştireceğimiz etkinliğimize gelmek isteyenler cemevimize isimlerini yazdırabilirler” dedi.

    Bağcılar Cemevi, Hacı Bektaş Veli Dergahını yılda iki veya  üç defa ziyaret ediyor.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Wels AKM’den ‘Yol Kardeşliği Projesi’ kapsamında Bağcılar Cemevine ziyaret

    Wels AKM’den ‘Yol Kardeşliği Projesi’ kapsamında Bağcılar Cemevine ziyaret

    PİRHA- “Yol Kardeşliği Projesi” kapsamında Wels Alevi Kültür Merkezi Eşit Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri Bağcılar Cemevi’ni ziyaret etti. Ziyarette karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu.

    “Yol Kardeşliği Projesi” kapsamında Avusturya Wels Alevi Kültür Merkezi Eşit Başkanları ve yönetim kurulu üyeleri İstanbul Bağcılar Cemevini ziyaret etti.

    Bağcılar Cemevi Başkanı Pir Zeynel Abidin Koç ve yönetimi tarafından karşılanan Wels Alevi Kültür Merkezi yöneticileri, ‘Kardeş Cemevi’ projesi kapsamında fikir alışverişinde bulundular.

     Bağcılar Cemevi  tarafından yapılan açıklamada, Yol Kardeşliği Projesi’ne ilişkin şunlar ifade edildi:

    “Dayanışma yolu ile eksiklerimizi tamama erdireceğimiz, kurumsal ikrarlaşma yolu ile birliği sağlayarak hem siyasal, hem de bilimsel-inançsal alanlarda ortak paydalarda geleceğe umut ışığı yakacağına inandığımız ‘Kurumsal Yol Kardeşliği’ projesi kapsamında uzun süredir iletişim kanalları aracılığıyla muhabbet ettiğimiz kardeş Cemevimiz Avusturya Wels Alevi Kültür Merkezi eşit başkanları ve yönetim kurulu üyeleri bugün Bağcılar Cemevimize ziyarette bulundular. Hak, hakikat, özgürlük ve barış içinde bir yaşam için insanlığın sağlığı, yaşamı ve mutluluğu için Hak Muhammed Ali cümlemizin yardımcısı, Hızır yoldaşımız olsun..”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Bağcılar Cemevi, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına ziyaret düzenleyerek cem oldu

    Bağcılar Cemevi, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına ziyaret düzenleyerek cem oldu

    PİRHA- Bağcılar Cemevi, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahını ziyaret ederek cem tuttu, lokmalarını paylaştı.

    Alevi Dernekleri Federasyonu’na bağlı Bağcılar Cemevi bu sene belediyenin yaptığı etkinliğe katılmama kararı almıştı. İbadetlerin dahi ertelenmek zorunda kaldığı pandemi sürecinin normalleşmesi sonrasında Bağcılar Cemevi’nden yurttaşlar Hacı Bektaş Veli Dergahını ziyaret etti.

    3 gün sürecek ziyaret kapsamında dün akşam cem tutuldu. Baba Mansur Ocağı pirlerinden Eren Yıldırım’ın yürüttüğü cemde çerağlar uyandırılarak lokmalar paylaştırıldı.

    Bağcılar Cemevinin ziyaretleri bugünde devam edecek.

    (PİRHA/HABER MERKEZİ)

     

  • Bağcılar Cemevi 1 Temmuz’da cemin başlayacağını duyurdu-VİDEO

    Bağcılar Cemevi 1 Temmuz’da cemin başlayacağını duyurdu-VİDEO

    PİRHA- Bağcılar Cemevi, perşembe günü saat 19.30 itibariyle cem ibadetine başlayacaklarını duyurdu. 

    İstanbul’da bulunan Bağcılar Cemevinde cem ibadeti 1 Temmuz Perşembe günü başlıyor.

    Perşembe günü saat 19.30 itibariyle cemin başlayacağını duyuran Bağcılar Cemevi açıklamasında “1 Temmuz Perşembe 19.30 itibari ile cem olmaya davet ediyoruz” dedi.

    “CEM OLACAĞIZ DİYE HEYECANLIYIZ”

    Bağcılar Cemevi Dedesi Eren Yıldırım, Pir Sultan Abdal’ın “Şükür olsun bu sevdaya ulaştım/ Muhabbet bağını gezdim dolaştım /Muhammed Ali’nin cemine düştüm /Şimdi boynumuzda aşk kemendi var” dizeleriye başladığı açıklamasına şöyle devam etti:

    “Pir Sultan Abdal’ın da dizelerinde anlattığı gibi cem bir sevda, bir muhabbet ve bir aşk iklimidir. Ve heyecanlıyız. Uzun süredir özlemini çektiğimiz siz canlarımızla buluşacağımız için heyecanlıyız. Hak meydanında adaleti, doğruluğu, ahlaklı olmayı ve sevgiyi haykıran telli kuran bağlamamız ile aşka geleceğimiz için heyecanlıyız. Karanlıkların aydınlığa kavuşması için uyandıracağımız çerağ için heyecanlıyız. Cem olacağız diye heyecanlıyız. 1 Temmuz Perşembe günü 19.30’da cem olmaya, gönülleri birlemeye Bağcılar Cemevine davet ediyoruz.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Bağcılar Cemevi, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına ziyaret düzenledi: ‘Cem olacağız’

    Bağcılar Cemevi, Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına ziyaret düzenledi: ‘Cem olacağız’

    PİRHA-İstanbul Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahını ziyaret edeceklerini duyurarak, “Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahına niyaz olmaya, cem tutmaya, bir olmaya gidiyoruz” dedi.

    İstanbul Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahını ziyaret edeceklerini duyurdu.

    Duyuruda ziyaretin 20-21-22 Temmuz tarihlerinde gerçekleştirileceği ve katılmak isteyenlerin cemevine isimlerini yazdırabilecekleri belirtildi.

    Koç, ziyaret ile ilgili ayrıntılı bilgiyi PİRHA‘ya paylaştı.

    “BU BAĞCILAR CEMEVİNE AİT ÖZEL BİR ZİYARET”

    Bağcılar Cemevi olarak, Hacı Bektaş Veli Dergahını yılda iki veya  üç defa ziyaret ettiklerini ifade eden Koç, şunları kaydetti:

    “Biz Alevi Dernekleri Federasyonu bileşeniyiz. Alevi Dernekleri Federasyonu’na bağlı bir dernek olduğumuz için bu sene belediyenin yaptığı etkinliğe katılmıyoruz. Etkinliğin yapıldığı tarihten bir hafta sonra Pir Hünkar Hacı Bektaş Veli Dergahını ziyaret edeceğiz. Bunun programını henüz paylaşmadık. Bu Bağcılar Cemevine ait özel bir ziyaret.”

    Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç,  “Temmuz ayının 20, 21 ve 22’sinde, Kurban Bayramı’nın 1’inci gün akşamında buradan hareket edeceğiz ve bir gece orada konaklayacağız. Orada bulunduğumuz gece, cem oluyoruz ertesi gün dönüyoruz. Sadece bir ziyaret. Bir buçuk yıldır pandemiden dolayı gidemiyorduk, normalleşme süreci sonrası bu ilk ziyaretimiz olacak” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bağcılar Cemevinin 300 kişilik misafirhane binası hizmete açıldı

    Bağcılar Cemevinin 300 kişilik misafirhane binası hizmete açıldı

    PİRHA- Bağcılar Cemevi Misafirhanesi hizmete açıldı. 300 kişilik misafirhanede 500 yatak bulunuyor. Misafirhanenin içinde cem salonu ve yemekhane de var. 

    İstanbul’da bulunan Bağcılar Cemevi Misafirhanesi hizmete açıldı.

    Bağcılar Cemevi, misafirhaneye ilişkin şu duyuruyu yayınladı:

    “Huzur-u Pir Hacı Bektaş Veli’nin topraklarında bulunan Bağcılar Cemevi ve Misafirhane evimiz bu hafta itibariyle siz değerli canlarımızın hizmetine açılmıştır.
    Uzun yıllardır Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden binlerce insanı misafir eden binamız 300 kişi kapasiteli Yatakhane 500 kişi kapasiteli Yemekhane ve Cem Salonunu içerisinde barındırıyor.
    İçinde bulunduğumuz bu zor dönemde Hazreti Pir cümle canların Yar ve yardımcısı olsun.”

    PİRHA/ İSTANBUL 

  • Bağcılar Cemevi Başkanı, Covid-19 önlemlerini anlattı VİDEO

    Bağcılar Cemevi Başkanı, Covid-19 önlemlerini anlattı VİDEO

    PİRHA- Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, salgının başında yönetim kurulu olarak toplandıklarını ve cem ibadetlerini, yemek ve lokma hizmetlerinin durdurulduğunu sadece hakka uğurlama erkanlarının yapıldığını belirterek salgının durumu göre kararlar alacaklarını söyledi.

    Haberin videosu;

    Koronavirüs salgınında son günlerde yaşanan artışın ardından Alevi kurumları da çeşitli tedbirler alıyor.

    Koronavirüs salgının ardından cem yürütme, lokma ve yemek hizmetinin durdurulduğunu belirten Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç’a Covid-19 kapsamında aldıkları önlemleri ve devletin salgın noktasında yaptığı çalışmaları nasıl değerlendirdiğini sorduk.

    “CENAZE HİZMETİ ZORUNLU HİZMET OLDUĞU İÇİN CENAZE HİZMETLERİNE DEVAM ETTİK”

    Bağcılar Cemevinde cenaze erkanı hariç bütün hizmetlerin ve çalışmalarının durduklarını belirten Zeynel Abidin Koç, “Bir tek cenaze hizmeti zorunlu hizmet olduğu için cenaze hizmetlerine devam ettik. Bunda hiç boşluk vermedik. Burada da özellikle doktorların belirlemiş olduğu, sosyal mesafeyi koruma, maske takılması ve hijyen kurallarına uymak kaydıyla cenaze erkanlarımızı yerine getirdik” dedi.

    DEZENFEKTAN KONUSU DIŞINDA HİÇBİR YARDIM ALMADIK

    Sadece Bağcılar Belediyesi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesinin dezenfektan konusunda verdiği destekle cemevinde  iki, üç günde bir komple dezenfekte edildiğini söyleyen Koç, devletin aldığı önlemler hakkında şu ifadelerde bulundu:

    “Dezenfektan konusu dışında hiçbir yardım almadık. Ne devletten ne de başka bir kurumdan, bize herhangi bir konuda desteği olmadı. Pandemi bize gösterdi ki devletin böyle bir çalışması yokmuş. Devlet sadece zorunlu ihtiyaçlarla uğraşıyormuş. Bunların peşindeymiş. Devletin çalışmalarının yeterli buldunuz mu dediğiniz zaman yeterli bulmadım. Hem ekonomik kaygısı olan bir düşünce hem de sağlık kaygısı olan bir düşünce aynı anda yürümez. Ya sağlık kaygısını yerine getireceksiniz ya ticari kaygıları. Bu konuda sadece sağlık kaygılarının yerine gelmesi gerekirken devlet ticari kaygıları düşünerek çok erken bir zamanda pandemiyi bitmiş gibi gösterdi. Hâlbuki daha önceden ticari kaygılar olmadan devlet sosyal hukuk devleti olarak bir ay sokağa çıkma yasağı ilan edip bu vatandaşında bütün ihtiyaçlarını karşılamış olsaydı bugün belki bu pandemiyi sıfırlamış olabilirdik.”

    “HERKESİN KENDİ SAĞLIĞINI DÜŞÜNMESİNDEN YANAYIM” 

    Koronavirüs salgınında toplu ulaşımlara kısıtlamanın geldiğini hatırlatan Koç, “Ancak şimdi ailesini geçindirmekle hükümlü olan bir insanın işe gitmek gibi bir mecburiyeti varken yürüyerek gitme şansının olmayacağı düşünürsek mecbur aynı arabaya birçok insanın binmesi gerekiyor. Doğal olarak bu konuyu Alevi yurttaşından çok bütün insanlara söylemek lazım. Maske bütün sağlık camiasının bize öneride bulunduğu bir şey. Diyor ki ‘maskenizi takın’. Tabi ki sağlıkçılarımızın bizi korumak yönünden söylediği bütün uyarılara uymamız gerekir. Burada çok dikkatli olmamız gerekir. Çünkü bizim sağlığımızı bizden iyi düşünecek hiç kimse yoktur. Herkesin kendi sağlığını düşünmesinden yanayım. Zorunlu olmadıkça insanları dışarıya çıkmamaları veya birilerini ziyarete gitmelerini de doğru bulmuyorum” dedi.

    Koç, son olarak “Dünyayı takip eden herkes görüyor ki bu aşı çalışmaları yılbaşından bir iki ay sonra bitecek. Dünya Sağlık Örgütü bir açıklama yaptı. Son süreçte birçok davetiye geldiğinden bildiğim için söylüyorum. Düğünlerinizi bir sene erteleseniz bir şey olmaz hem daha iyi olur, düğün yapılır gerçekten hem de çok insan bir araya gelmez sağlık konusunda biraz daha dikkatli oluruz” diyerek insanları salgın noktasında kendilerine düşün görev noktasında uyarıda bulundu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Muharrem ayının 10. gününde Bağcılar Cemevinde lokmalar paylaşılacak-VİDEO

    Muharrem ayının 10. gününde Bağcılar Cemevinde lokmalar paylaşılacak-VİDEO

    PİRHA-Alevilerin matem ayı olarak bilinen Muharrem ayının 10. gününde Bağcılar Cemevinde lokmalar paylaşılacak.

    Haberin videosu;

    Muharrem (Matem) Orucu tutulmaya devam ediliyor. Orucun 10. gününde Bağcılar Cemevi, “İmam Hüseyin aşkına gönülleri birleştirmeye, lokmaları paylaşmaya çağırıyoruz.” diyerek tüm Alevi canlarını lokmaları pay etmek için Bağcılar Cemevine davet etti.

    Bağcılar Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Pir Eren Yıldırım, yayınladığı videoda şunları dile getirdi:

    Bir vadinin kumla kaplı köşesi
    Beni alır Kerbela’ya götürür
    Mazlumları ezenlerin neşesi
    Beni alır Kerbela’ya götürür

    Hüseyin özgürlüğü haykırarak “ölüm benim için bir ar, bir ayıp; utanılacak ve kaçınılacak bir şey değildir. Allah’ın yarattığı Dünyanın iki kapısı vardır; birinden girilir, diğerinden gidilir.
    “ben ölümü saadet bilirim / zalimlerle yaşama ise zillet” diyerek
    haksıza ve ahlaksıza karşı koymuştur ki bu bir insani duruş ve direniştir.

    Melanet hırkasın giyindik,
    Aliyy’ül Murtaza’mız var.
    Bu gün Mah’ı Muharremdir,
    Yezid ile gavgamız var

    Bugün Mah’i Muharrem’dir.
    Muhibi Hanedan Ağlar.
    Bugün Eyyam’ı Matemdir.
    Bugün Ab’ı Revan Ağlar

    Kamber ağlar, Düldül ağlar, Zülfükâr ağlar.

    Edeb ağlar, Erkan ağlar, Yol ağlar.

    Şah HÜSEYİN’e cümle cihan kan ağlar.

    Hüseyin velayet medarı
    Hüseyin adalet hisarı
    Hüseyin Ali zülfikârı
    Hüseyin muazzam ihtişamı ile bir özgürlük çığlığı, Bir barış türküsü, bir insanlık öyküsüdür.

    Selam sana ya Hüseyin..

    29 Ağustos Cumartesi,
    10 Muharrem günü
    İmam Hüseyin aşkına gönülleri birlemeye, lokmaları paylaşmaya Bağcılar Cemevine bekliyoruz..”

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Muharrem Orucu ile Yezid’de sembolleşen bütün kötülüklere lanet ediyoruz’

    ‘Muharrem Orucu ile Yezid’de sembolleşen bütün kötülüklere lanet ediyoruz’

    PİRHA- Bağcılar Alevi Toplumu/Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım, Muharrem Orucu dolayısıyla bir yazı kaleme aldı. Yıldırım “Aleviler olarak Muharrem Orucu ile Hz. Hüseyin’in şahsında Ehlibeyt’e, Ehlibeyt’te temsilini bulan insanlık değerlerine bağlılığımızı yineliyoruz. Yezid’e ve Yezid’de sembolleşen bütün kötülüklere lanet ediyoruz” dedi. 

    Bağcılar Alevi Toplumu/Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım, Kerbela ve Muharrem Orucu’na ilişkin bir yazı kaleme aldı.

    “Kerbela, dava insanlık davası” başlıklı yazısında, Kerbela ve Muharrem Orucu’na ilişkin bilgiler veren Yıldırım, “Kerbela; zalimin dört günlük dünya saltanatı uğruna işlediği faciadır. Kerbela, hırsın, nefsin, ihtirasın ve doyumsuzluğun yol açtığı bir insanlık utancıdır. Kerbela, Yezid zulmüyle eyleme dönüşmüş bir vahşet örneğidir” dedi.

    Bağcılar Alevi Toplumu/Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım’ın yazısı şöyle:

    “Kerbela Hüseyin’in sahrasıdır
    Özgürlük Hüseyin’in kavgasıdır
    Mertlik, yiğitlik Hüseyin’in dehasıdır
    Dava insanlık davasıdır.

    Kerbela;

    Irak’ın 100 km. güneybatısında, yaklaşık 300.000 civarında nüfusa sahip bir yerleşim merkezidir. Ancak Kerbela coğrafyasıyla değil kanlı bir insanlık faciası ile bilinir ve anılır.
    Kerbela denilince akla acı gelir, zulüm gelir, keder ve elem gelir. Kerbela denilince bir keder, bir hüzün alır götürür bizi.

    Geçmişi inkâr edebilirsiniz. Geçmişe karşı çıkabilirsiniz ama geçmişi yok edemezsiniz. Eğer geçmişi yok ederseniz, geleceğinizi iyi kuramazsınız,
    Çünkü geçmiş geleceğin ibretidir. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir. Bu nedenle Kerbelayı anmak insanlığın gereği olmalıdır. Kerbela’da İmam Hüseyin bir insanlık abidesidir.
    İmam Hüseyin Kerbela’da ileri sosyal demokrasi öncüsü ve şehididir. Kerbela’yı anarken; İmam Hüseyin’in şahsında bütün mazlumlar anılır, Yezid’in şahsiyetsizliğinde bütün zalimler lanetlenir, kınanır.
    Kerbela; zalimin dört günlük dünya saltanatı uğruna işlediği faciadır. Kerbela, hırsın, nefsin, ihtirasın ve doyumsuzluğun yol açtığı bir insanlık utancıdır. Kerbela, Yezid zulmüyle eyleme dönüşmüş bir vahşet örneğidir.

    Muharrem orucu;

    Biz Aleviler için Adem peygamberden başlayarak bütün peygamberlerin yerine getirdikleri bir ibadettir. Bunun yanı sıra başta Hz. Hüseyin olmak üzere On İki İmamların şahadetlerinden dolayı aynı zamanda bir yastır. Bundan dolayıdır ki Muharrem Orucu’nun diğer bir adı da Yas-ı Matemdir.

    Muharrem Orucu, insanın kendi iç benliğine yönelmesi, yanlışlarını, doğrularını, eksilerini, artılarını hesaplaması ve bütün bunların sonucunda daha iyiye, doğruya, güzele yönelmesine davettir. Nefsini terbiyeye, Hacı Bektaş Veli’nin de buyurduğu gibi nefsini bilmeye vesiledir oruç.

    “YEZİD’DE SEMBOLLEŞEN BÜTÜN KÖTÜLÜKLERE LANET EDİYORUZ”

    Aleviler olarak Muharrem Orucu ile Hz. Adem’den günümüze gelen bir ibadeti yerine getirirken aynı zamanda Hz. Hüseyin’in şahsında Ehlibeyt’e, Ehlibeyt’te temsilini bulan insanlık değerlerine bağlılığımızı yineliyoruz. Yezid’e ve Yezid’de sembolleşen bütün kötülüklere lanet ediyoruz.

    Mazlumların yad edildiği, zalime/zulüme boyun eğilmediği, haksızlıklara karşı haykırış ayı.

    “YOLUN TALİBİ OLMAK DIŞINDA BİR ŞANSIMIZ YOK”

    Bizler, Alevi inancına, yoluna, kimliğine sahip çıkan bireyler olarak, çok net ve Zeynep Ana kadar cesur olmamız gereken zamanlardan geçiyoruz. Yezid gibi açık düşmanlardan başka, Mervan gibi sinsi düşmanların ortalıkta cirit attığı, Hızır paşaların küçük çıkarları uğruna işbirliğine hazır beklediği, Yoluna sıtk-ı sadakatle bağlı yurttaşların sindirilmeye çalışıldığı, içeriden işbirlikçilerle manipüle edildiği bir dönem yaşıyoruz. Hala Muaviye’nin bıraktığı kötülük ateşi, semalarda kol geziyor. İşte tam bugünlerde, biz Ali’ye Selman olanlar; fikirlerimiz net, duruşumuz net olmalı. Hiçbir konuda şüpheye düşmeden, korkmadan; bu yolun talibi olmak dışında bir şansımız yok.
    Bu yol ki; Kal-u Beladan beri bizim yaşam kanunumuzdur. ELİMİZİN, DİLİMİZİN, BELİMİZİN KİLİDİDİR. İçtiğimiz suyun gözesi, paylaştığımız lokmamızın zerresidir.

    “YOLA SAHİP ÇIKALIM”

    Bu yola sahip çıkalım canlar, çıkalım ki; Hakk da bize bu zor zamanlar geçirdiğimiz dünyada sahip çıksın, Hızır carımıza yetişsin.

    Hz. Hüseyin gibi yiğit, Zeynep Ana gibi dik durup insanlık onuruna gururuna davasına sahip çıkmak için tüm canları Muharrem ayında 12 imamlar aşkına Kerbela’da şehit olan imamlar aşkına bu davaya sahip çıkmaya ve inancımızı hep birlikte yaşamaya davet ediyorum.”

    BAĞCILAR CEMEVİNDE AKŞAM MUHABBET VE LOKMA PAYLAŞIMI

    Eren Yıldırım Dede, 12 gün boyunca Bağcılar Cemevi yemekhanesinde; 19.30’da muhabbet, 20.00’de lokma paylaşımı olacağını belirterek, “Tutacağımız Muharrem Orucu, çektiğimiz Kerbela yası Hak katında kabul ola” dedi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Bağcılar Cemevinden canlar Hacıbektaş’a hareket etti-VİDEO

    Bağcılar Cemevinden canlar Hacıbektaş’a hareket etti-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Bağcılar Cemevinden 55 kişi, Hacıbektaş’a gitmek üzere iki otobüsle hareket etti. Eren Yıldırım Dede, yola çıkmadan önce gülbenk okudu. 

    Hacı Bektaş Veli Anma etkinlikleri nedeniyle Aleviler, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesine gitmek üzere bu akşamdan yola çıkma başladılar.

    İstanbul’da bulunan Bağcılar Cemevi de yöneticileri ve üyeleriyle Hacıbektaş’a olacak.

    ADFE İnanç Kurulu Başkanı / Bağcılar Cemevi Kurum Dedesi Eren Yıldırım yola çıkılmadan önce gülbenk okudu.

    Gülbenkin ardından bir konuşma yapam Yıldırım, “Bağcılar Cemevimizin Hacı Bektaş Veli Dergahındaki konaklama ve misafirhanesindeki kapasitesine göre 6 otobüsle yola çıkıyorduk ama bu sene koronavirüs pandemisi sebebiyle kısıtlı bir sayıda ulu Hünkarı, Anadoluya gelerek insanları irşat eden, sevgi iklimini yayan o büyük Hünkarı ziyaret etmek boynumuzun borcudur diyerek canlarla birlikte yola çıkmak için burada toplandık. Bir otobüs sınırımız vardı. Sosyal mesafe kuralına uyarak iki otobüsle, her bir can yanındaki koltuk boş olacak şekilde yola çıkacağız. Bağcılar Cemevinin Hacıbektaş’taki yeri 300 kişi kapasiteli, biz yaklaşık 50-55 kişi buradan gidiyoruz” dedi.

    Daha sonra canlar, fiziksel mesafe kuralına uyarak, iki otobüsle Hacıbektaş’a hareket etti.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Bağcılar Cemevinde bu akşam cem tutulacak

    Bağcılar Cemevinde bu akşam cem tutulacak

    PİRHA- Koronavirüs salgını sürecinde kapalı kalan İstanbul’da Bağcılar Cemevinde bu akşam saat 19.30’da cem tutulacak. 

    Bağcılar Alevi Toplumu/ Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Eren Yıldırım, bu akşam cemevinde saat 18.00’de lokma verileceğini, 19.30’da ise cem tutulacağını duyurdu.

    Bir açıklama yapan Eren Yıldırım Dede, şunları kaydetti:

    “Hakk’ı insandan bilip, ‘la mevcuda illalla hü’ diyerek yeryüzünü mabed edinenleri dar ve didar olmaya, divana durmaya, huzura çıkmaya CEM olmaya bekliyoruz.

    Uzun zamandır hasretini çektiğimiz canlarla cemal cemale gelip gönülleri birlemeyi, bir sevda, bir muhabbet ve bir aşk iklimi olan CEM’de buluşmayı arzuluyoruz.

    FİZİKSEL MESAFEYE UYULAYACAK

    İnsanın yaşama hakkı kutsallığının önemini bilerek hijyen, dezenfekte ve sosyal mesafe konularında gerekli önlemleri aldığımızı ve gelen canların da aynı titizlikle bu kurallara uyması gerektiğini anlatacak görselleri ve mesafeli oturma düzenlerini ayarladığımızı bildiririz.”

    Bağcılar Cemevinde bu akşam saat 18.00’de lokma verileceğini, saat 19.30’da ise cem olunacağını belirten Eren Yıldırım, şu deyişle seslendi:

    Dervişlik payesi verildi bize
    Erenlerle demi devranımız var
    Ehli irfan ile geldik diz dize
    Cem-i muhabbet de seyranımız var.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • ‘IŞİD zihniyeti serbest kalırsa ülkenin geleceği doğru yerlere gitmez’-VİDEO

    ‘IŞİD zihniyeti serbest kalırsa ülkenin geleceği doğru yerlere gitmez’-VİDEO

    PİRHA – Alevi Dernekleri Federasyonu Başkanvekili ve İstanbul Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına ve genel gündeme ilişkin konuştu. Koç, “Türkiye’de halkların bir araya gelebilmesi için devletin ayrıştırıcı dilden vazgeçmesi gerekiyor” dedi. 

    Haberin videosu

    Alevi Dernekler Federasyonu Başkanvekili ve Bağcılar Cemevi Başkanı Zeynel Abidin Koç, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına ve genel gündeme ilişkin konuştu.

    Zorunlu din derslerine tepki gösteren Koç, “Avrupa’daki okullarda Alevi Kızılbaş inancına mensup öğrencilerimizin, çocuklarımızın dini inançlarını Alevi dedeleri veriyor. Doğal olarak bizim bu sorunu Milli Eğitim Bakanlığı’yla veya devletin bu bölümlerine bakan insanlarla bir şekilde Türkiye’de faaliyete geçirmemiz gerekir. Dedelerimiz okullara giderek oradaki Alevi çocuklarını bir araya toplayarak, din derslerini muhakkak vermesi gerekir. Tabii bu Türkiye’de uygulanabilir mi? Uygulanamaz mı? bunu zaman gösterecek. Zorunlu din dersleri Sünni-İslam inancının Alevi yurttaşlara, çocuklarımıza zorla bir dayatmasıdır” dedi.

    “TÜRKİYE’DE VAHABİLİĞE DOĞRU BİR KAYIŞ VAR”

    “Aileler, din derslerini, kendi inançları doğrultusunda çocuklarına aktarabilirler. Bu dersleri, Türkiye’de gitgide azalan ahlak derslerine çevirseler çok daha uygun olur” diyen Koç, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Bu ülkede işçi arkadaşlarımıza şu soru soruluyor: Bir Yahudi’nin bir Hristiyan’ın yanında mı çalışmak istersin yoksa bir Müslümanın yanında mı çalışmak istersin? Bu soruya Yahudi veya Hıristiyan diye cevap geldiğinde, neden böyle dediğiniz zaman, ‘çünkü onlar hak yemezler. Onlar bizim alacaklarımızı kuruşu kuruşuna ve net bir şekilde verirler. Sigortalarımızı çalıştığımız para üzerinde yatırırlar’ cevabı geliyor. Düşünebiliyor musunuz, Müslüman bir ülkede Müslümanların adaletsiz olduklarını ama Hristiyan ve Yahudilerin adaletli olduklarını söyleyen bir topluluk var. Bana bazen diyorlar, Aleviler asimilasyona uğruyor, diye… Evet belki Türkiye’de Aleviler kendi inançlarının farklılaştırılması konusunda asimilasyona uğruyorlar ama Türkiye’de en büyük asimilasyona Sünni kardeşlerimiz, Sünni arkadaşlarımız uğruyor. Türkiye’de  Vahabiliğe doğru bir kayış var.”

    “İMAM HATİPLERDE ÇOCUKLARIN HEPSİ NİTELİKSİZ YETİŞİYOR”

    Bütün liselerin imam hatip haline getirilmesini eleştiren Koç, “Bütün okullarının isminin imam hatip olması, Türkiye’de imam hatipli öğrencinin çoğalması anlamına gelmiyor. Düşünsenize 2020’li yıllarda hangi duruma geldik. Demek ki baskıyla, insanları zorlamayla bir siyasal düşünceyi veya bir görüşü hiçbir yerde uygulayamıyorsunuz. Siz bütün okulları Diyanet yapsanız dahi Diyanet’e gitmek isteyen öğrenci bulamıyorsunuz. Beş vakit namazını kılan, camiye gidip gelen bir aile, çocuğunu bu okula göndermek istemiyor. Neden? Çünkü çocukların hepsi niteliksiz yetişiyor” dedi.

    “AYRIŞTIRILAN TOPLUMLARIN BARIŞMASI ÇOK ZOR OLUR”

    Koç, şöyle devam etti:

    “Mevcut iktidar veya devlet anlayışı, nitelikli insanları o kadroların başına getirmiyor. Sağlıkla ilgili bir yerde bir görevlendirme yapılacak ama adam sağlıkçı değil. Son zamanlarda görüyorsunuz bu okullara ve liselere gidenlerin çoğu deist oluyor, yani Allah’a inanıyor ama dine inanmıyor. Kur’an-ı Kerim’in Türkçe okumasını neden istemiyorlar? Kur’an’a baktığınız zaman bu ülkede yaşanan dinin Kur’an’la da bir alakası yok. Türkiye’de her şey tekrar yerine muhakkak oturur. Ama şuna çok dikkat etmek lazım. Toplumları ayrıştırmak kolay olur, barıştırmak çok zor olur.

    “DEVLETİN, AYRIŞTIRMAKTAN VAZGEÇİP İNSANLARI BİR ARAYA GETİRMESİ GEREKİYOR”

    Türkiye’de çok ciddi Kürt nüfus var. Gözünüzü kapattığınızda Kürt halkı yok olacaksa kapatın ama nereye kadar kapatacaksınız. İktidara hangi siyasal parti gelirse o siyasal parti kendi fikirlerini bütün halka dayatmaya çalışıyor. Oysa ki siyasal partiler, insanların talepleri için kurulan kurumlardır. Devletler, halkın çıkar ve menfaatini, halkın refah seviyesini daha yukarıya çıkarmak için kurulur ama bizim ülkemizde sanki halk devlet için varmış gibi bir algı oluşturuluyor. Bu anlayışı doğru bulmuyorum.

    “İNSANLARI YAKAN ZİHNİYET SERBEST BIRAKILDI”

    Sivas Katliamı hükümlüsü Ahmet Turan Kılıç’ın Cumhurbaşkanı tarafından affedilerek serbest bırakılmasına da tepki gösteren Koç, “85 yaşına gelmiş bir adamı serbest bıraksanız ne olur bırakmazsanız ne olur ama şu çok önemli, zihniyet. Türkiye’de sadece fikirlerinden dolayı hapse atılmış birçok insan var. Türkiye’de sadece siyasal görüşlerini ifade ettikleri için hapse atılmış birçok insan var. Bugün af konusu cumhurbaşkanının kendi tasarrufunda olan bir konudur. Keşke cumhurbaşkanı bu affı yaşından dolayı olduğunu söylese, bu afla beraber sadece fikirlerinden dolayı hapse atılmış insanları da bu af kapsamına alsaydı, Türkiye’yeye belki farklı bir barış ortamı gündeme gelebilirdi. Ama böyle yapılmadı. Türkiye’de sadece kendi fikirlerine yakın olan, insanları düşüncesinden dolayı yakan bir zihniyeti Cumhurbaşkanı serbest bıraktı. Kişiyi demiyorum bakın, zihniyeti serbest bıraktı diyorum” diye konuştu.

    “IŞİD ZİHNİYETİ SERBEST KALIRSA ÜLKENİN GELECEĞİ DOĞRU YERLERE GİTMEZ”

    Türkiye ile Suriye gündemine de değinen Koç, şunları aktardı:

    “Bugün Suriye’de  yıllardır savaş var. Bütün Suriye savaşı bu İdlib’e kilitlendi. Bu bölgedeki savaşan insanlar, normal insanlar değil. Bunlar şeriatçı dediğimiz, insanları katletmekten zevk alan, IŞİD dediğimiz insanların bir araya getirilip toplandığı bir yer. Bunları Suriye istemiyor, bunları biz de istemiyoruz, bunları Rusya da, Amerika da istemiyor. Şimdi ortada kalmış bir grup var. Bu düşünce Türkiye’de serbest kalırsa Türkiye’nin geleceği doğru yerlere kanalize olmaz, doğru yerlere gitmez. Türkiye’de oğlunun ismini Yezit koyan bir düşünce Türkiye’ye hakim olmadı. Ama bu düşünce oğlunun ismini Yezit koyma düşüncesinin önünü açar. Bu doğru bir yaklaşım olmamıştır. Türkiye’de fikir suçundan dolayı hapiste olan, ölümün eşiğinde olan, birçok yurttaşımız var. Bu afla beraber hepsi affedilseydi belki Türkiye’de bir barış iklimi gündeme gelirdi.”

    Alevi örgütlülüğüne ilişkin aktarımda bulunan Koç, şunları söyledi:

    “Siyasi düşüncemiz ne olursa olsun farklılıklar muhakkak olacaktır. İnançsal düşüncemizde de muhakkak farklılıklar olacaktır ama hepimizin ortak paydası, Alevi olmamız. Biz Kızılbaş Alevisiyiz. Avrupa Alevi hareketi, özellikle Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu fikirlerini hiçbir şekilde ifade etmekten geri durmuyor. Avrupa Parlamentosu ile bir dostluk grubu var. Bu dostluk grubunun sayesinde Avrupa Parlamentosu’yla çok iyi lobi faaliyetleri yapıyor. Bu lobi faaliyetleri, mevcut iktidara, Türkiye’deki Alevilerin haklarını kabul etmesi yönünde baskı uyguluyor ve bu baskının sonuç alması belki de çok yakındır. Haziran’a kadar hükümetimiz Avrupa Konseyi’ne Alevi sorununun çözümü konusunda bir yol haritası vermek mecburiyetinde. Dünya Alevi Birliği kurulduğu zaman dünya üzerindeki tanınmışlığımız, taleplerimiz konusunda daha büyük bir baskı oluşturacak ve taleplerimiz karşılanmaya başlayacaktır.

    “TÜM ALEVİLERİN HAK VE TALEPLERİ KONUSUNDA MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Her siyasal partinin genel başkanı Türkiye’deki Alevilerin hakları ve talepleri konusunda haklı olup olmadığımızı ifade etmesi gerekir. Ama nedense bunlar yapılmıyor. Bütün dünyada Alevi hak mücadelesini veren Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun üzerinde bir çalışma yapmaya çalışıyorlar. Biz Alevi Dernekleri Federasyonu olarak tarafımız bellidir, dünyadaki bütün Alevi yurttaşlarımızın hak ve talepleri konusunda daima yanlarındayız.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Uluslararası Barış Senfonisi, Bağcılar Cemevi’nde atölye çalışmalarına başladı

    Uluslararası Barış Senfonisi, Bağcılar Cemevi’nde atölye çalışmalarına başladı

    PİRHA – Uluslararası Barış Senfonisi, atölye çalışmaları Bağcılar Cemevi’nde başladı. 

    Maltepe Belediyesi’nin ev sahipliği ve Necati Şahin’in Genel Sanat Yönetmenliğinde, Kasım ayında İstanbul’da yapılacak “Uluslararası Barış Senfonisi” Projesi atölye çalışmalarına İstanbul Bağcılar Cemevi’nde başladı.

    Uluslararası Barış Senfonisi tarafından yapılan çağrıda şu ifadeler yer aldı:

    “Halkların, dillerin, inançların, kültürlerin, harmanlanacağı; binbir rengin, 1001 kişi ile dile geleceği, “Uluslararası BARIŞ SENFONİSİ”, Koro, Bağlama-Doğu Sazlar-Batı Sazlar orkestraları atölye çalışmalarına sesiniz veya enstrümanınız ile katılabilirsiniz.

    Atölye Çalışmaları Almanya – Mannheim Pop Akademisi, Doğu Müzikleri Bölüm Başkanı, Projenin Müzik Direktörü Kemal Dinç yönetiminde yapılıyor.”

    Atölye Çalışma Takvimi:

    16 Şubat, Pazar, 12.00 -16.00
    01 Mart, Pazar, 12.00 -16.00
    22 Mart, Pazar, 12.00-16.00
    05 Nisan, Pazar, 12.00-16.00
    10 Mayıs, Pazar, 12.00-16.00
    17 Mayıs, Pazar, 12.00-16.00
    07 Haziran, Pazar, 12.00-16.00
    21 Haziran, Pazar, 12.00-16.00

    Yer:
    İSTANBUL-MALTEPE Belediyesi,
    Türkan Saylan Kültür Merkezi (Anadolu yakası)

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Sadaka değil eşit yurttaşlık istiyoruz’-VİDEO

    ‘Sadaka değil eşit yurttaşlık istiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Muharrem ayı dolayısıyla İstanbul Bağcılar Cemevinde muhabbet cemi yapıldı. Cem öncesi PİRHA’ya konuşan kadınlar Aleviler olarak eşit yurttaşlık hakkı istediklerini belirttiler.

    Haberin videosu

    Muharrem ayında yas orucu tutan Alevi yurttaşlar oruçlarını açtıktan sonra cemevlerinde bir araya gelerek Kerbela Katliamı, İmam Hüseyin’in direnişi, şehit edilmesi ve 12 imamlarla ilgili muhabbet cemleri gerçekleştiriyor.

    İstanbul Bağcılar Cemevinde de Baba Mansur Ocağı dedelerinden Eren Yıldırım’ın lokma gülbengiyle oruçlarını açan yurttaşlar muhabbet cemine katıldı.

    Cem öncesi PİRHA’ya konuşan Dewreş Gewr Ocağı dedelerinden Hüseyin Kayar, İmam Hüseyin’in Kerbela’daki dik duruşuna vurgu yaparak günümüzde bu dik duruşu sergileyen kimsenin olmadığını söyledi.

    “ALEVİLERE EŞİT DAVRANILMIYOR”

    Alevilere baskıların günümüzde de devam ettiğini söyleyen kadınlar kamuda, eğitimde ve hizmet noktasında Alevilere eşit davranılmadığını kaydettiler.

    Medyada Muharrem ayı ile ilgili programların yer almamasını da eleştiren kadınlar Alevilerin yolunu, erkanını, inancını, kültürünü yaşatmak için cemevlerine sahip çıkmaları gerektiğini belirttiler.

    “SADAKA DEĞİL EŞİT YURTTAŞLIK HAKKI İSTİYORUZ”

    İnançlarını rahat yaşayamadıklarını belirten Güllü Yılmaz, “Biz herkese saygı duyuyoruz ama herkes bize saygı duymuyor. Televizyonlarda her gün Kuran okunuyor ama İmam Hüseyin adı hiçbir yerde geçmiyor. Yazıklar olsun ki bizden vergi alıyorlar. Ama vatandaşlığa gelince yok” diye konuştu.

    Hükümete seslenen Yılmaz, “Beni dışlıyorsun, bana ibadet yeri vermiyorsun, benim ibadetime saygı duymuyorsun o zaman bizden bir şey de bekleme. Biz eline, beline, diline sadık olan bir felsefeye sahibiz onun için de kimseden sadaka değil eşit yurttaşlık hakkı istiyoruz” dedi.

    PİRHA/İSTANBUL