Etiket: bağış kampanyası

  • Aydar ailesinden SMA’lı çocukları için çağrı: Destek olun, Havin’in acıları dinsin-VİDEO

    Aydar ailesinden SMA’lı çocukları için çağrı: Destek olun, Havin’in acıları dinsin-VİDEO

    PİRHA-SMA Tip-1 tanısı konulan Havin Ömür Aydar’ın ailesi gerekli olan ilaç ve tedavi için destek bekliyor. Koronavirüsü atlatan Havin’in, SMA’yı da yeneceğini söyleyen anne ve babası, “Dini, dili, ırkı, siyasi görüşü, bayrağı ayrım yapmaksızın herkesten destek bekliyoruz. Havin’in bir bayrağı, rengi yok. O bir çocuk ve yaşamak istiyor. Acıları dinsin. Uykusunda rahat nefes alabilsin” diye konuştular.

    Türkiye’deki binlerce Spinal Muskuler Atrofi (SMA) hastası çocuktan yalnızca biri Havin Ömür. Mürüvvet Aydar ile Mehmet Şirin Aydar çiftinin 3,5 yaşındaki çocukları Havin Ömür‘e, SMA Tip-1 tanısı henüz yedi aylıkken konuldu.

    Aydar ailesi çocuklarının sağlığına kavuşması için diğer SMA’lı aileler gibi bağış kampanyası düzenliyor. Valilik tarafından onaylı kampanya henüz istenilen seviyeye ulaşamadı. SMA’lı aileler çocuklarının sağlığı için gerekli olan ilaç ve tedavinin Türkiye’de karşılanmasını talep ediyor. Aydar ailesi de çağrı da bulunarak; “Havin’e ses, nefes olalım” diyor.

    “HAVİN, KORONAVİRÜSÜ YENDİ, SMA’YI DA YENECEK”

    Gerekli olan ilacın yüzde 95 etkili olduğunu ifade eden Mehmet Şirin Aydar, SMA’lı birçok çocuğun iyileşerek, sağlığına kavuştuğunu söyledi. Havin’in kilo şartına değinen Aydar, “Tedavi olabilmesi için kilo almaması gerekiyor. O nedenle ölçülü yemek veriyoruz. 75 gün içerisinde kampanyamız istediğimiz gibi sonuçlanırsa, tedavi için Dubai’ye gideceğiz.

    Tedavi sonrası iyileşen, cihazlarından kurtulan, bisiklet süren, yürüyen, koşan, yüzen çocuklar var. Havin’inimizin de yürümesi, koşmasını istiyoruz. Şu anda kullandığımız cihazlar elektrikle çalışıyor. Gece vakti elektriğin kesilme ihtimaliyle çocuğumuzu kaybetme durumuyla da karşılaşabiliriz. Bunun daha önce örnekleri var” dedi.

    Havin Ömür yakın zamanda ayrıca koronavirüsü de atlattı. “Havin çok güçlü” diyen Aydar, “Koronavirüsü yendiği gibi SMA’yı da yenecek. Birlikte başaracağız” diye konuştu. Aydar son olarak, seslerini duyurmak için SMA’lı aileler olarak Ankara’ya gittiklerini fakat yeterli çoğunluğu yakalayamadıklarını belirtti.

    “HAVİN’İN DİNİ, DİLİ, RENGİ, BAYRAĞI YOK; O BİR ÇOCUK”

    Kızının 18 ay yoğun bakımda kaldığını söyleyen Mürüvvet Aydar ise “Acılarına rağmen Havin çok güçlü ve hayata gülümsemeye devam ediyor. Yüzündeki ifade ile yaşamak istediğini söylüyor bize. Son olarak koronavirüsü yendi. Yine uzunca bir süre yoğun bakımda kaldı. Enerjisi, direnci bir başka Havin’in. Her türlü engeli aşıp, çocuğumuzu kurtaracağız.

    Dini, dili, ırkı, siyasi görüşü, bayrağı ayrım yapmaksızın herkesten destek bekliyoruz. Havin’in bir bayrağı, rengi yok. Havin bir çocuk. Yaşamak istiyor. Onun elinden tutun. Acıları dinsin. Uykusunda rahat nefes alabilsin. Onun iki ismi var. Havin Ömür. Havin’imizin ömrünün uzamasını ve yaşamasını istiyoruz. Bizi yalnız bırakmayın. Bu yük çok ağır. Tek başımıza üstünden gelemiyoruz. Ailece, fiziksel ve ruhsal olarak çok yorulduk. Çocuğumuzu kaybetmek istemiyoruz” diye konuştu.

    Barış KOP / İSTANBUL

  • Gustavsburg Cemevinin inşaatı hızla devam ediyor

    Gustavsburg Cemevinin inşaatı hızla devam ediyor

    PİRHA- Gustavsburg Alevi Kültür Merkezi Cemevi’nin inşası tüm hızla sürüyor. 21 Mart tarihinde yapılan temel atma töreninden sonra çalışmalar kız kazanmış. Cemevi yönetimi inşaatın bir an önce sonlanıp cemevinin hizmete girmesi için bağış kampanyası başlattı.

    Almanya’nın Hessen eyaletinde bulunan Gustavsburg Alevi Kültür Merkezi Cemevinin temel atma töreni 21 Mart tarihinde gerçekleşmiş ve törene çok sayıda yurttaşın yanı sıra özellikle çok sayıda kadın ve genç katılmıştı.

    Yaklaşık 6 aydır devam eden ve belli bir mesafe kat eden Gustavburg Cemevi inşaatının çalışmaları hızla devam ediyor. Cemevi yönetimi inşa sürecine hız kazandırmak için bağış kampanyası başlatarak, canlara dayanışma çağrısı yaptı.

    Yeni alınan arsa üzerinde inşa edilecek ve ibadethane, eğitim, kongre vb. salonlardan oluşacak cemevi binası kısa sürede tamamlanacak.

    (HABER MERKEZİ)

  • Aleviler, Ulm Alevi Kültür Merkezi/ Cemevinin yeni binasına kavuşuyor

    Aleviler, Ulm Alevi Kültür Merkezi/ Cemevinin yeni binasına kavuşuyor

    PİRHA- Ulm Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinin yeni binası için inşa çalışmalarında sona yaklaşılıyor. Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinin açılışı önümüzdeki Ekim ayında gerçekleştirilecek.

    Almanya’da hizmet yürüten Alevi Kültür Merkezi ve Cemevinin yeni binasının inşası hızlandı. 800 metre kare alan üzerine inşa edilen yeni binada sona yaklaşılıyor.

    AKM’nin iki dönemdir başkanlığını yapan Kaan Yalçın, çalışmaları hakkında bilgilendirmede bulunarak, “Canlarımız sunduğu maddi dayanışma sayesinde, inşaatımız son hızla sürüyor. Ulm ve çevresi tüm duyarlı kişi ve kesimlerin desteğini bundan sonra da esirgemeyeceklerinden eminiz” dedi.

    Yönetim kurulunun bir bütün olarak ve tüm dernek kollarının yeni binaları için canla başla çalıştığını kaydeden Yalçın,  bölgedeki çok sayıda devrimci-demokrat kurum ve kişilerin de çalışmalarına maddi-manevi destek sunduklarını ifade etti. Yalçın, bağış kampanyalarının devam ettiği belirterek, maddi desteğe büyük ihtiyaç duyduklarının altını bir kez daha çizdi.

    YENİ BİNA ÇOK SAYIDA FARKLI BÖLÜMDEN OLUŞACAK

    İnşaatı devam eden Yeni Kültür Merkezi ve Cemevi 2 milyon 200 bin Euro’ya mal olacak. Birçok faaliyet alanının yer alacağı bina, çok sayıda farklı bölümden oluşacak.

    Zemin katta küçük salon yer alırken, morg da yine zemin katta. Birinci katta 220 metrekare büyük salon ve büyük mutfak var. İkinci katta Yönetim Kurulu odası, gençler kolu bölümü, kadınlar kolu bölümü ve ibadet/muhabbet bölümleri yer alırken, farklı büro alanları da mevcut.

    Kaba inşaatı biten merkezin, sıva, tesisat, elektrik gibi işleri de başlamış durumda. Diğer ince işlerin de hızla tamamlanıp, mobilya ve diğer aksesuarlara geçilecek. Tüm binada, en modern elektronik teknikten faydalanılıyor ve tüm bölümler bu şekilde teknik olarak döşeniyor.

    Kültür merkezinin her katında mutfak ve tuvalet mevcut. Yeni binada engelliler için en ince ayrıntılar düşünülmüş. Yeşil enerjinin kullanılacağı AKM’de, yerler de tüm katlarda yerden ısıtmalı.

    Ön tetkik çalışmaları 2019’da başlayan inşaatın temeli, geçtiğimiz yıl, 2020 yazından sonra başladı.

    EKİM AYINDA AÇILIŞ YAPILACAK

    Binalarının yıkılması nedeniyle, yeni binanın bitimine kadar, AKM üyeleri ve tüm dernek dostları toplanma yeri olarak belirlenen FC Birumut lokalinde buluşmaya başlamışlardı.

    Salgın nedeniyle ara verilen buluşmalara pandemi sonrası Birumut’taki kahvaltıların yanı sıra, cem, aşure, Hızır orucu, muharrem orucu, panel, söyleşi, gece gibi etkinliklerin daha yoğun olarak devam edeceğini belirten AKM Başkanı Kaan Yalçın, tüm etkinliklerin nerede olacağını zamanında duyuracaklarını söyledi.

    Ekim ayında açılışın yapılacağını belirten Yalçın, “Şu ana kadar 1 milyon 250 bin Euro harcadık ve 200 bin Euro’ya acil ihtiyacımız var. Yani ilk etapta bu miktarı acil olarak toplamamız gerekiyor” dedi. Şu ana kadar toplanan miktarın 200 bin Euro’yu geçmiş durumda olduğunu söyleyen Yalçın, geri kalan miktar için bağış çağrısını yineledi.

    Bağışlarınız için banka hesabı:

    Alevitisches Kulturzentrum Ulm IBAN:

    DE10730611910003388913 BIC: GENODEF1NU1

    “Spende – Kulturzentrum Ulm Cem Evi”

    AKM’nin internet sitesi: www.aleviulm.de

    (Kaynak: Avrupa Demokrat)

  • ‘Kamu emekçilerine bağış dayatması yapılamaz!’-VİDEO

    ‘Kamu emekçilerine bağış dayatması yapılamaz!’-VİDEO

    PİRHA – Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan bağış kampanyası kapsamında kamu emekçilerine yönelik bağış dayatması iddiaları gündemde. KESK Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, kamu emekçilerine böyle bir dayatmanın kabul edilemez olduğunu belirtti. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Eş Genel Başkanı Mehmet Bozgeyik, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından başlatılan bağış kampanyası kapsamında kamu emekçilerine bağış dayatması yapıldığı iddialarına ilişkin twitter hesabından açıklama yaptı.

    Bozgeyik, “Kamuoyuna ve tüm kamu emekçilerine belirtmek isteriz ki; bu ekonomik kriz koşullarında kıt kanaat geçinen ve şimdi de yaşam mücadelesi vermek zorunda kalan hiç kimseye, hiçbir kamu emekçisine bağışta bulunma dayatması yapılamaz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • KESK’ten hükümete: Savaş ve Diyanet ödeneklerini salgınla mücadeleye ayırın

    KESK’ten hükümete: Savaş ve Diyanet ödeneklerini salgınla mücadeleye ayırın

    PİRHA – KESK, koronavirüs salgınına ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, “Salgından en az hasarla çıkmanın tek yolu, kamusal kaynakların kullanılarak toplumsal dayanışmanın yükseltilmesi, başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm çalışanları ve halkı koruyucu önlemlerin hiç vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesidir” denildi. 

    Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu, koronavirüs salgını sürecine dair açıklamalarda bulundu.

    Açıklamada şu ifadeler yer aldı:

    “Zorlu bir süreçten geçmekteyiz. Bu süreç ya sosyal devletin gereklilikleri ve dayanışma ilişkileri ile daha az hasarla atlatılacak ya da sermayenin çıkarlarını merkeze alan otoriter, tekçi, partizan, sorumsuz yönetim anlayışında ısrar nedeniyle çok daha vahim, ağır ve onarılması imkânsız büyük acılara yol açacaktır. Ne yazık ki, iktidarın her gün bir kez daha “bu kadarı da olmaz” dedirten girişimleri, politikası nedeniyle kaygımız giderek artmaktadır.

    İktidar aykırı tek bir sesin çıkmasına dahi tahammül göstermemekte, adeta seçim öncesi bir atmosfer havasında, akıl ve bilim dışı yaklaşımlarda ısrar etmektedir. Neresinden tutarsak elimizde kalan politikalar nedeniyle karamsarlık giderek artmaktadır.

    “İKTİDARIN SÜRECİ SAĞLIKLI OKUMADIĞI GÖRÜLÜYOR”

    İktidarın süreci sağlıklı okumadığı, ciddiyetin farkında olmadığı, fırsata çevirmek istediğine dair sadece son on günde çok sayıda olaya şahit olduk. İlk örneklerden biri sağlık emekçilerinin alkışlanması eyleminde yaşanmıştır. İktidar eylemin amaçladığı sağlıkçıların başta koruyucu malzeme olmak üzere taleplerini karşılamak yerine alkışlara eşlik ederek eylemi medyatik bir piar çalışmasına çevirmek istemiştir.

    İşsiz kalanlar, ücretsiz izine zorlananlar, asgari ücretin dahi altında maaş alan yüzbinlerce emekli, ölümle burun buruna çalışmak zorunda kalan emekçiler, günlerdir çocuklarının yüzünü görmeyen/çok zor koşullar altında çalışan sağlık emekçileri, küçük esnaf, kısacası milyonlar iktidardan/Saraydan dünya devletlerinin birçoğunun yaptığı gibi sosyal yardımlar, sosyal hizmetler içeren paketler açıklamasını beklerken sermayeye 100 milyar TL aktarmayı içeren paket ile, Kanal İstanbul projesinin 8 milyar TL bedelli ilk ihalesi ile, Afrika Yatırım Bankasına 800 milyon doları aktarılması ve gerekli görürse cumhurbaşkanına 5 katına çıkarma yetkisinin verilmesi ile karşılaştılar.

    “EMEKÇİLERİN ELİNDE KALAN BEŞ KURUŞA GÖZ DİKİLMİŞTİR”

    Daha bunların tartışmaları devam ederken bu kez de ‘Milli Dayanışma Kampanyası’ adı altında ciddiyetten yoksun, devletin yükümlülüklerini üzerinden atmayı ve sermayeye minnet duyulması duygusu yaratmayı amaçlayan bir kampanya karşı karşıya kaldık.

    Kampanya vergi indirimi avantajı sağlanan iş insanları ile sınırlanmamış, ekonomik kriz ve salgın koşullarında yaşam mücadelesi veren emekçilerin elinde kalan üç beş kuruşa da göz dikilmiştir.

    Bir yandan emekçilerden bağış talep edilirken diğer yandan muhalif belediyelerin hesaplarının bloke ettirilip “başka devlet, yeni hükümet kurulmak isteniyor” gibi absürt, tehlikeli bir iddia eşliğinde engellenmeye çalışılması yardım kampanyasının amacı ve geleceği ile ilgili kaygı ve kuşkuya neden olmaktadır.

    Öte yandan bir bağış kampanyası gibi sunulmasının, “gönüllülüğün esas alındığı” şeklinde açıklamalar yapılmasının aksine, yaşananlar, kampanyanın başta kamu iş yerlerinde olmak üzere bir dayatmaya, zorunluluğa dönüştürülmek istendiğini göstermektedir.

    “KAMU EMEKÇİLERİNE BAĞIŞ MESAJLARI GÖNDERİLİYOR”

    İktidar bu kez de Sosyal Hizmet İl Müdürlükleri eliyle sosyal hizmet emekçilerine gönderdiği mesajda “Personelden en az 100 TL olmak kaydı ile destek sağlanması kararı alındığı, bireysel olarak daha fazla destek de sunulabileceğini” belirtmiştir. Benzer mesajlar BOTAŞ, Orman Genel Müdürlüğü, MEB, Adalet Bakanlığı, Yargıtay gibi pek çok kurumda salgına açlık ve sefalet ücretleri ile yakalanan kamu emekçilerine de gönderilmiştir.

    Gönderilen yazı ve mesajlarda belirlenen miktarların kurum personelinin maaşlarından kesilerek kampanya hesaplarına aktarılacağı, dekontların kurum merkezine gönderileceği ifade edilmektedir.

    Kısacası katılımı gönüllü olması gereken kampanya, limitleri bile yöneticiler tarafından belirlenmiş,  yüz binlerce kamu personeli için katılımı zorunlu bir kampanyaya dönüştürülmek istenmektedir. 

    “SERVET VERGİSİ UYGULAMASINI BAŞLATIN”

    Bir kez daha iktidara seslenmek istiyoruz; bağış kampanyası ile sermayeyi allayıp pullayacağınıza, binlerce işçiyi işten atanları ceplerinden “harçlık” niyetine verecekleri para ile aklayacağınıza, nasıl bir sömürü mekanizması ile o serveti elde ettiklerinin sorgulanmasını engelleyeceğinize derhal servet vergisi uygulamasını başlatın!

    Hasta garantili şehir hastaneleri ve araç garantili köprü ve yol ödemeleri için müteahhitlere/şirketlere hazineden, yani halkın cebinden yapılan ödemeleri durdurun. Kanal İstanbul başta olmak üzere benzer “çılgın projeler”den vazgeçin, oralara ayırdığınız kaynakları sağlığa aktarın!

    “SAVAŞ VE DİYANET ÖDENEKLERİNİ SALGINLA MÜCADELEYE AYIRIN”

    Güvenlik/savaş harcamalarını, Diyanetin ödeneklerini, gizli ödenekleri azaltın, buralara aktardığınız devasa kaynakları salgınla mücadeleye ayırın!

    Çocuklarımızın tacize, tecavüze uğradığı, yandığı cemaat yurtlarına aktardığınız kaynakları yeni solunum cihazlarına, yoğun bakım ünitelerine ayırın!

    “Düşük faizli” diye övündüğünüz emekçilere yeni borç,bankalara daha fazla kar anlamına gelen kredi reklamı yapmak yerine sosyal devlet olmanın gereklerini yapın, işsizler için koşulsuz işsizlik maaşı ödeyin, tüketici, konut ve taşıt kredileri ile kredi kartı borçları ve elektrik, su, doğalgaz ve iletişim faturaları salgın riski boyunca faiz işletmeden erteleyin!

    İnsanlığın ilk kez bu boyutta ve yaygınlıkta karşı karşıya kaldığı salgına dahi kar, zarar, maliyet hesapları yaparak yaklaşmayın, kamu kaynaklarını patronlar ve sermayeye değil halkın sağlığını işini, gelirini korumaya seferber edin.Lüksten, şatafattan vazgeçin!

    “SERMAYEYİ ŞİRİN GÖSTEREREK SALGINI ÖNLEYEMEZSİNİZ”

    Salgını fırsata çevirip iktidarınızı tahkim ederek, partizanlığı geliştirerek, eleştirileri bastırarak/”hainlik” ile damgalayarak, ‘Milli Dayanışma Kampanyası’ adı altında bir kez daha toplumu kamplaştırarak, on binlerce işçiyi işten çıkaran sermayeyi şirin göstererek salgını önleyemez, aksine çok daha ağır sonuçlara yol açarsınız.

    Kamuoyu, üyelerimiz ve tüm kamu emekçilerine net olarak belirtmek isteriz ki, ekonomik kriz koşullarındaki kanaat geçinirken, şimdi de yaşam mücadelesi vermek zorunda kalan hiç kimseye, hiçbir emekçiye bağışta bulunma dayatması yapılamaz. Bağışta bulunmak istemeyene yönelik ayrımcılık yapılamaz, teşhir edilemez. Bu durum başta anayasanın 128’nci maddesinin ikinci fıkrası ile 657 sayılı devlet memurları Kanunu’nun 18’nci Maddesi olmak üzere ulusal ve uluslararası hukuka aykırıdır.

    Kampanya kapsamında başta sendika üyelerimiz olmak üzere kamu emekçilerinin bağış yapmaya zorlanması halinde bu husus tutanak altına alınacaktır. Sendika genel merkezlerimize ve konfederasyonumuza ulaştırılacak bu tutanak ve bildirimler sonrasında hızla hukuki süreç başlatılacak, suç duyurusunda bulunulacaktır. İradeleri dışında aylıklarından kesinti yapılmasına dair sendika üyelerimizden onay imzası talep edilmesi ya da imza atmaya zorlanmaları halinde üyeler imza atmayacaklardır. Onayları olmadan gelirlerinden kesinti yapılması durumunda ise suç duyurusunda bulunacaklardır.

    Salgından en az hasarla çıkmanın dünyada da sınanmış tek yolu; kamusal kaynakların kullanılarak toplumsal dayanışmanın yükseltilmesi, başta sağlık emekçileri olmak üzere tüm çalışanları ve halkı koruyucu önlemlerin hiç vakit kaybetmeksizin hayata geçirilmesidir.  

    PİRHA/ANKARA

     

  • CHPli 11 büyükşehir belediye başkanından ortak açıklama: Halkımızın yanındayız

    CHPli 11 büyükşehir belediye başkanından ortak açıklama: Halkımızın yanındayız

    PİRHA – İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin yardım kampanyası için açtığı hesaplara bloke koyması sonrası ortak açıklama yapan 11 büyükşehir belediye başkanı, söz konusu tartışmanın gereksiz olduğunu belirterek, amaçlarının halka yardım etmek olduğunu söyledi.

    İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Eskişehir, Aydın, Antalya, Mersin, Muğla, Tekirdağ ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkanları, İçişleri Bakanlığı’nın belediyelerin yardım kampanyası için açtığı hesaplara bloke koymasına ilişkin ortak açıklama yaptı.

    Açıklamada, “Dünya ve ülke olarak siyaset üstü davranmayı gerektiren olağanüstü bir dönemden geçiyoruz. Çağın bu büyük felaketi karşısında, kamunun tüm kurumlan olarak bir araya gelmek ve sorumlu davranmak gibi bir görevimizin olduğunun bilincindeyiz. Bu anlamda siyaset dışı davranmak bizler için bir tercih değil, açık bir mecburiyettir. Söz konusu felaketi durdurmak, hasarları ortadan kaldırmak ve mağdur olanların mağduriyetine yetişmek için işbirliği yapmak, sadece kamu görevi değil, vicdani bir sorumluluktur. Bizler de bu niyetle yola çıktık ve her türlü teşekkürü hak eden vatandaşlarımızın talebi üzerine kampanya başlattık. Belediye başkanları olarak görevimizi yaparken, felaketin büyüklüğü karşısında bütçemizi aşabileceğimizi öngördük. Çünkü devam eden bir salgınla karşı karşıyaydık ve hasarın nerelere ulaşabileceğini düşünüp tedbir geliştirmek durumundaydık” ifadeleri yer aldı.

    “KİM HAKLI KİM HAKSIZ GİRECEK DURUMDA DEĞİLİZ”

    Açıklama şöyle devam etti:

    “İnsanlarımızın, işte böyle günlerde bizi bir kılan, millet kılan, kardeşlik ve dayanışma ruhuna güvenerek bağış çağrısı yaptık. Çanakkale’de düşmanına bile su verecek kadar merhamet sahibi milletimiz, kendi kardeşine elbette yetişecekti ve biz de elbette buna aracılık etmeyi emir sayacaktık. Ancak tamamen iyi niyetli ve samımı bu çağrımız karşılık bulmaya başlamışken, bu kampanyamız “Belediyeler bağış alabilir mi, alamaz mı?” tartışmasının sonucu olarak durduruldu.
    Belediyelerin bağış kabul etmesi tamamen yasalken İçişleri Bakanlığı’nın yıllardır belediyelerce yapılan uygulamayı ‘yardım’ kapsamına sokarak anlaşılması imkânsız bir gerekçeyle engellemesi, hiç bir fayda sağlamayacak, sadece yardım bekleyen vatandaşlarımızın mağduriyetini arttıracaktır.
    Şunu yürekten ifade ediyoruz: Mağdur milyonlarca insanımıza yeni mağdurlar eklenirken bu konuda ‘kim haklı kim haksız* tartışmasına girecek ve insanlarımız çare beklerken zaman kaybedecek durumda değiliz. Bu hususu kamuoyunun takdirine ve hukuka bırakıyoruz. Bu hassas durumun, siyasi kamplaşma çabalarına alet edilmesini istemiyoruz.

    “KUTSAL BİR GÖREVİMİZ VE VAZGEÇİLMEZ BİR DERDİMİZ VAR”

    Yardım niyetiyle yola çıktıktan sonra doğabilecek siyasi karı veya zararı hesaplayacak halde hiç değiliz. İnsanlarımızın mağduriyeti giderilsin de siyasî kân kimin olacaksa olsun, o da önemli değil. Yeter ki bütün bir ülke olarak, bütün kurumlar olarak hep birden sadece elimizi değil, vücudumuzu taşın altına sokalım.
    Bizlerin ’haklı-haksız’ kavgası yapmak yerine, ekmeksiz kalana ekmek götürmek, ihtiyacı olanın gururunu kırmadan cebine hayatını sürdürebileceği kadar para koyabilmek, aç açıkta bırakmamak, zor zamanına eşlik etmek, kardeşinin iyiliğiyle buluşturmak, yaralarımızı karşılıklı sarmak, birbirimize nefes olmak gibi bir önceliğimiz, kutsal bir görevimiz ve vazgeçilmez bir derdimiz var.

    “MAĞDURİYETİ GİDERMEYİ AMAÇLIYORUZ”

    Bu nedenle biz 11 Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, sorumluluğumuzun bilincindeyiz ve bu tartışmalara asla girmek istemiyoruz. Ülkemizin bir an önce bu felaketten kurtulması için, kentlerimizde etkilenmiş kim varsa, hiç ayrım yapmadan, en küçük hücrelere kadar ulaşıp, devletimizin diğer kurumlarıyla birlikte onların mağduriyetini gidermeyi amaçlıyoruz. Şu kara günlerinde arkalarında devleti görmek isteyen mağdurlara yetişmek bizlerin de üzerine düşen borçtur.

    Söz konusu gereksiz tartışmayı kamuoyunun takdirine ve hukuka bırakırken, küresel yangına dönmüş salgın felaketi karşısında halkımızın yanında olacağımızı ve her türlü yardımı kendilerine ulaştırma konusunda kararlılığımızın sürdüğünün bilinmesini istiyoruz.”

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • Diyanet yine taraf tuttu; belediyelerin halka yardım kampanyasını kötüledi

    Diyanet yine taraf tuttu; belediyelerin halka yardım kampanyasını kötüledi

    PİRHA – Din İşleri Yüksek Kurulu, Covid-19 salgını sebebiyle ilan edilen dayanışma kampanyalarına zekât ile katkıda bulunma konusunda vatandaşlardan gelen sorular üzerine açıklama yaptı.

    Diyanet, “Zekatlarınızı ulusal düzeydeki kampanyalara vermeniz caizdir” diyerek, belediyelerin yardım kampanyalarını kötüledi.

    Diyanet’ten yapılan yazılı açıklamada şöyle denildi:

    “Bütün dünya ile birlikte ülkemizi de etkisi altına alan Covid-19 salgını sebebiyle mağdur olan dar gelirli vatandaşlarımıza destek olmak üzere ilan edilen dayanışma kampanyalarına zekât ile katkıda bulunabilme hususunda çok sayıda soru yöneltilmesi üzerine aşağıdaki açıklamanın yapılmasına ihtiyaç duyulmuştur:

    Zekât, İslam dininin en önemli sosyal dayanışma ve yardımlaşma kurumlarından biridir. Bu kurum, özellikle zor zamanlarda daha bir önem kazanmaktadır. İçinden geçtiğimiz küresel salgından dolayı evde kalma zarureti sebebiyle pek çok kişi işini sürdürme imkânı bulamamakta ve zekât alabilecek konuma gelebilmektedir.

    Zekât, şartlarını taşıyan Müslümanların yılda bir defa yerine getirmekle yükümlü oldukları mali bir ibadet olup geçerli olması bir takım şartlara bağlanmıştır. Verilen zekâtın geçerli olması için zekât niyetiyle Kur’an-ı Kerim’de belirtilen yoksullar, düşkünler, borçlular gibi ihtiyaç sahiplerine aynı veya nakdî olarak verilmesi gerekir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Muharrem İnce’den bağış tepkisi: Devlet yardım verir, IBAN vermez-VİDEO

    Muharrem İnce’den bağış tepkisi: Devlet yardım verir, IBAN vermez-VİDEO

    PİRHA – CHP Eski Milletvekili Muharrem İnce, Erdoğan’ın koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında bağış kampanyası başlattığını açıklamasına tepki gösterdi. İnce, “Devlet yardım eli uzatır, yardım verir, IBAN vermez” dedi. 

    Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başlattığı bağış kampanyasına tepki gösteren CHP Eski Milletvekili Muharrem İnce, “Devlet tam da bugünler için vardır. Devlet bağış toplamaz. Devlet vergi toplar. Devlet avuç açmaz, kendisine avuç açanlara incitmeden yardım eder. Devlet bilim kurulunu harfiyen dinler. Devlet bildiklerini halkıyla paylaşır” ifadelerini kullandı.

    İnce, “Devlet yaşamı kollar, ölümü kutsamaz. Devlet, vatandaşını yarı yolda bırakmaz. Devlet, muhalefetin bağış kampanyasını engellemez. Devlet, geleceği görür, küresel kriz kapısındayken umreyi kırk kere düşünür. Devlet, zor günde tavsiye vermez, yardım eli uzatır. Devlet yardım verir, IBAN vermez” diyerek sözlerini tamamladı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bağış kampanyası tepki topladı: Twitter’da #Hükümetİstifa etiketi 100 binlerde

    Bağış kampanyası tepki topladı: Twitter’da #Hükümetİstifa etiketi 100 binlerde

    PİRHA – Dünyada birçok ülke koronavirüs salgınının yarattığı ekonomik güçlüklere karşı halka yardım yapma kararı alırken Türkiye’de devletin bağış kampanyası başlatması tepki topladı. Twitter’da #Hükümetİstifa etiketi birinci sıraya oturdu.

    AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünkü kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Biz Bize Yeteriz Türkiyem Kampanyası’na bir yardım hesabı açıldı. Kısa mesaj numaraları üzerinden de bağış yapılabilecek. Amacımız yevmiye ile geçimini sürdüren kesimler başta olmak üzere, alınan tedbirlerden dolayı mağdur olan dar gelirli vatandaşlarımıza yardım sağlamaktır. İhtiyaç sahibi vatandaşlarımızı belirleyip bu yardımları kendilerine süreceğiz. Muhtarlarımızı da devreye alarak kampanyada toplanan paraları en doğru şekilde yerine ulaşmasını temin edecek. Kampanyaya şahsım olarak 7 aylık maaşımı bağışlayarak açıyorum” ifadelerini kullanmıştı.

    Erdoğan’ın açıklaması ardından sosyal medyada büyük tepki oluşurken tepkiler bugün de devam etti. Twitter’de açılan #Hükümetİstifa etiketine binlerce tweet atıldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerden İmamoğlu’na bağış kampanyasına destek

    Alevilerden İmamoğlu’na bağış kampanyasına destek

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı Kuzey Almanya Yönetim Kurulu üyesi Biçici, ’23 Haziran için seferberlik ilan ediyoruz’ dedi.

    CHP’nin Istanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı mazbatası iptal edilen Ekrem İmamoğlu için başlatılan bağış kampanyasına Almanya’daki Alevilerden de destek geldi.

    Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaletindeki Neumünster Alevi Kültür Derneği, Anneler Günü vesilesiyle düzenlenen bir etkinlikte  500 euro değerinde bağış toplanıldığını ve kampanyanın cuma gününe kadar devam edeceğini bildirdi.

    Artı Gerçek’te yer alan habere göre, Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na (AABF) bağlı Kuzey Almanya Yönetim Kurulu üyesi Erdoğan Biçici, İstanbul seçimlerinin iptal edilmesiyle gerçekleşen siyasi darbeye karşı Aleviler olarak sessiz kalmak istemediklerini belirterek‚ “Aleviler olarak YSK’nın hukuk  dışı kararını ve darbeci zihniyetini kınıyoruz. Aleviler olarak  her nerede yaşanılıyorsa,  tüm halkımızı, demokrasiyi, laikliği, hukukun üstünlüğünü savunmaya ve  23 Haziran’da İstanbul seçimlerini kazanmak için mücadeleye davet ediyoruz ve bütün duyarlı üyelerimizi bağış kampanyasına destek vermeye çağırıyoruz” dedi.

    “YSK’NIN HUKUK DIŞI KARARINA KARŞI HERKESİ BİR OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ”

    Biçici, Alevilerin her zaman demokrasi güçlerinin yanında olduğunu ifade ederek, “Kamu kaynakları ile beslenen siyasal islamcılar, cemaatler, yandaş medya, AK trollerin  nasıl bir demokrasi ve hukuk düşmanı olduğu ayan beyan ortaya çıkmıştır. İslamcı-mezhepçi bir rejimden yana olan AKP iktidarı 17 yıldır, demokrasi, laiklik, hukuk, barış ve insan haklarını hedef almıştır. Aleviler olarak AKP ve MHP bloğunun  bu hukuk dışılığına ve adaletsizliğine ve zulmüne karşı, demokrasiyi, laikliği, adaleti, haklarımızı, evrensel hukuku, barışı savunmaya ve herkesin tüm farklılıklarıyla eşit haklarla, eşit koşullarda ve kardeşçe birarada yaşayacağı bir demokratik cumhuriyet için mücadele kararlılığımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Aleviler olarak  tüm demokrasi güçlerini, YSK’nın bu hukuk dışı darbeci ve skandal kararına karşı, demokrasi, laiklik, adalet, hukuk ve eşit haklar için bir olmaya çağırıyoruz” ifadesini kullandı.

    23 HAZİRAN İÇİN DEMOKRASİ SEFERBERLİĞİ İLAN EDİYORUZ

    Biçici konuşmasını şöyle tamamladı: Tek adam rejimi ile Emevi zihniyetine dayalı hanedanlık kurmak isteyenlere karşı, İstanbul’u kazanmak, laikliği kazanmak, demokrasi ve hukukun üstünlüğünü kazanmak, barışı ve kardeşliği kazanmak ve “Her Şey Güzel Olacak” demek için 23 Haziran için demokrasi seferberliği ilan ediyoruz. (HABER MERKEZİ)