Etiket: bahadır altan

  • İzmir Barış Forumu: Kalıcı ve onurlu bir barış istiyoruz-VİDEO

    İzmir Barış Forumu: Kalıcı ve onurlu bir barış istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- İzmir Barış Forumu tarafından düzenlenen forumda barışın önemine vurgu yapıldı.

    İzmir Barış Forumu, “Barış istiyoruz, barışı konuşmak istiyoruz” şiarıyla forum düzenledi. Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen forumda salona “Barış istiyoruz, barışı konuşmak istiyoruz” yazılı pankart asıldı. Foruma Barış Anneleri İnisiyatifi, İzmir Barış Forumu imzacıları, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yurttaş katıldı.
    Düzenlenen forumda divana Vezan Karabulut, Kelemet Çiğdem Türk, Fatma Demir ve Coşkun Üsterci seçildi. Forumda açılış konuşmalarını, Akın Birdal ve Tunç Soyer yaptı.

    “EMEK VE EYLEM OLMADAN BARIŞ OLMAZ”

    Zeynep Altıok, “Barışı konuşmaya bir zemin yaratılması son derece kıymetli. Umut inanç ve direniş olmadan emek ve eylem olmadan barış zaten olmaz. O yüzden en zoru konuşmak da bize yükümlülüktür” dedi.

    Daha sonra Madımak Katliamı’nda katledilen Behçet Aysan’ın bir şiirini okuyan Zeynep Altıok, “Barışı konuşuyorsak eğer tankları, tüfekleri, aç yatan çocukları da konuşacağız. Bütüncül bir barış arayışı ve kavramsal tanımlamalar olmaksızın konuştuğumuz her şey bir yanıyla eksik kalacaktır. Demokrasi, özgürlük, barış gibi kavramları yeniden, doğru bir şekilde tanımlamalıyız. Barışı isteyenler, sahici demokrasinin tanımını yapmakla yükümlüdürler. İlkelerimizden ödün vermeksizin evrensel temelli çerçevelere sadık kalarak bu süreci olabildiğince doğru bir şekilde yürütmeye inancım var” diye konuştu.

    “BEDELİ NE OLURSA OLSUN, BİZ BARIŞ DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Açılış konuşmalarının ardından foruma katılanlara söz verildi.

    Söz alan Barış Annesi Behiye Yalçın da “26 senedir barışı haykırdık kimse sesimizi duymadı. Sadece Kürt halkı duydu. 27 Şubat’ta bir çağrı geldi barışa el uzatıldı barışın mimarına yüzlerce kez selam olsun. Kim barışı istiyorsa biz onun yanındayız. Sakine anne ölene kadar barış dedi ama göremeden gitti. Berfo Ana, çocuğunun kemiklerini bulamadan öldü. Halise annenin çocuğunun kemikleri kargoyla geldi ama yine barış istediğini söyledi. Kürt halkı yılladır barış istiyor, barış anneler sadece barış istiyor ama annelere soruşturmalar açılıyor. Bedeli ne olursa olsun, biz barış demekten vazgeçmeyeceğiz. Barış bu ülkeye gelmedikçe barış demeyi bırakmayacağız. Silahlar patlamasın, çiçekler açsın. Hiçbir anne çocukları için ağlamasın, tüm anneler çocukları için el ele versin. Biz çocuklarımızın cenazesini almak istemiyoruz. Biz kalıcı bir barış istiyoruz, onurlu bir barış istiyoruz. Biz hazırız barış için, barış elini kuvvetlendirmemiz gerekiyor, biz de varız dememiz gerekiyor. Biz buradayız, mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “BARIŞ OLMADAN KİMLİKLER BİR ARADA YAŞAYAMAZ”

    Eski savaş pilotu Bahadır Altan, Hava Kuvvetlerinde olduğu yıllarda PKK’li olan ve daha sonra tutuklanan, 30 yıl da cezaevinde kalan ve tahliye olan Gürsel Karaaslan ile kucaklaştı. Bahadır Altan “Biz kucaklaşıyorsak buna barış diyemeyenler utansın” dedi.
    Gürsel Karaaslan ise “30 yılın ardından gelip burada barışı savunuyorsam bu bizim ne kadar samimi olduğumuzu ve barışın da ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Barış bizim yaşam biçimimiz olmalı. Barış olmadan kimlikler bir arada yaşayamaz. Canımızı feda edecek kadar barışı seviyoruz ve barışı hep savunacağız” dedi.

    Forum, katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.

    PİRHA/İZMİR

  • Eski savaş pilotu Altan: Kürt sorununu çözen Türkiye’nin geleceğinde söz sahibidir-VİDEO

    Eski savaş pilotu Altan: Kürt sorununu çözen Türkiye’nin geleceğinde söz sahibidir-VİDEO

    PİRHA- Eski savaş pilotu olan insan hakları savunucusu Bahadır Altan, toplumsal barışın kazanımlarını anlatmanın herkesin görevi olduğunu söyleyerek, “Asıl barışı engelleyen şey toplumun içinde savaşın kaybettirdiklerinin, barışın ise getireceklerinin anlatılamayışı. Bu büyük sorunu, kan kaybına yol açan sorunu çözen, demokratik yolda bunun hukuki zeminini hazırlayan kuşkusuz ki Türkiye’nin geleceğinde söz sahibidir, iktidar olma hakkına sahiptir” diye konuştu.

    Kürt sorununun çatışma ve şiddetten arındırılarak hukuki bir zeminde çözülmesine dair PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın çağrısı gündemdeki yerini koruyor. İktidardan muhalefete, sivil toplum örgütlerinden gazeteci, akademisyen ve sanatçılara kadar birçok kesimin destek verdiği çağrı kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.

    Eski savaş pilotu olan insan hakları savunucusu Bahadır Altan, ‘Barış ve Demokratik Toplum’ çağrısına dair PİRHA’ya konuştu.

    “BARIŞIN TOPLUMSALLAŞTIRILMASI ÖNÜMÜZDE DURUYOR”

    Barışı konuşmanın toplum için büyük bir kazanç olduğunu ifade eden Bahadır Altan, bu süreci baltalayanları anlamanın mümkün olmadığını kaydetti. Altan, bu süreci baltalamaya çalışanları eleştirerek, “Peki ne olsun, savaş devam mı etsin?” diye sordu.

    Ekonomik krizin bile temel sebebinin savaş olduğunu belirten Altan, “Yani bu ekonomik krizin bile temel nedeni olan savaş, savaşa ayrılan kaynaklar, yok olan doğa olmasına rağmen  buna karşı bir şeye katkı sunmak yerine karşı çıkmayı sanki bir ulusalcılığın bir milliyetçiliğin gereği gibi sunuyorlar. Tabi bunun da temel etkeni iktidarın son 10 yıldır kendi iktidarını savaş üzerine temellendirmesi geliyor. Asıl barışı engelleyen şey toplumun içinde savaşın kaybettirdiklerinin anlatılamayışı, barışın getireceklerinin anlatılamayışı. Bence bu anlamda barışın toplumsallaştırılması diye bir sorun var önümüzde. Bizim çabamız da bu yönde olmalı yani hiç kimse, aklı başında hiç kimse ben savaş istiyorum, insanlar ölsün diyebilir mi? Diyemez. Ama sessiz kalarak savaşı desteklediğinin farkında değil insanlar” dedi.

    “BÜTÜN SORUN DEVLETİN NE KADAR SAMİMİ OLDUĞUDUR”

    Yapılan çağrının samimi olduğunu aktaran Altan, “Kürt halkı ve Öcalan bu konuda samimi çağrı yaptı. Devlet bunun gereği olarak demokratik adımları atacak mı?” sorusunu soracağız. Onlar zaten yıllardır barış diyenler. Anaların da mesajı buydu. Barışı istedikleri açık ve burada da samimi oldukları çok net. Bütün mesele devletin burada ne kadar samimi olduğu. Çözüm çünkü demokraside. Yine silaha sarılıp iktidarını milliyetçi hamaset üzerinde mi kuracak bir kesim bunu da zaman gösterecek” diyerek topluma barışın kazanımlarını anlatmanın önemli ve herkesin görevi olduğunu söyledi.

    “ANAYASAL HUKUKİ ZEMİN GÖRMEK İSTİYORLAR”

    Süreçte anayasal ve hukuki sürecin önemine dikkat çeken Altan, “Özellikle Kürtler kendi açısından ödenen bedellerin karşısında tabi birde devletin tarih boyunca samimiyetsiz, toplumu kandıran, barışa elini uzatıyormuş gibi görünüp katliamlar yapan tavırlarına tanık oldular. Bu insanlar bunları yaşadılar. Dolayısıyla anayasal hukuki bir zemin görmek istiyorlar. Mesela bir kesimde Öcalan’ın çağrısı hayal kırıklığına yol açtı. Sanki insanlar bunu beklemiyorlardı ama barışı bekliyorlardı kuşkusuz. Bu noktada umutsuzluğu giderecek olan devletin adım atmasıdır” ifadelerini kullandı.

    “KÜRT SORUNUNU ÇÖZEN TÜRKİYE’NİN GELECEĞİNDE SÖZ SAHİBİDİR”

    Yıllardır yasaklanan anadil hakkını da anımsatan Altan, “Hiç bir devletin ve iktidarın bir halkın anadilini engellemeye, yasaklamaya hakkı yoktur” diye tepki gösterdi. Anadil hakkının anayasal bir temele oturtmasıyla devletin bölünmediğini aktaran Altan, “Devlet, Kürt’lerin varlığını pratikte kabul ediyor  ama bunu ifade etmiyor. Bunu ifade etmenin yolu da anayasa. Hemen bunu söylediğiniz zaman da muhalif kesim işte ‘Erdoğan Cumhurbaşkanı olmak için Kürtleri kandırıyor’ gibi yorumlar yapıyor. Siz bunun çözümüne bir öneri sunun o zaman. Onların bir önerisi yok. Kim çözerse aslında gelecekte bu ülkede iktidarın sahibi de odur. Bu büyük sorunu, kan kaybına yol açan sorunu çözen kim olursa olsun, demokratik yolda bunun hukuki zeminini hazırlayan kuşkusuz Türkiye’nin geleceğinde söz sahibidir, iktidar olma hakkına sahiptir. Bence  bunun en yakın adayları  da  bu sürece başından beri emek veren Kürt halkı olmak üzere demokratikleşmeyi isteyenler” diyerek meselenin artık AKP, CHP sosyal demokrat, MHP meselesi olmadığını, herkesin meselesidir” diye belirtti.

    “SÜRECİ BALTALAYANLAR TUZU KURULAR!”

    Altan, savaştan canı yanan, zarar gören herkesin barıştan taraf olduğunun, karşı çıkıp süreci baltalayanların ise tuzu kuru hamaset yapanlar olduğunu sözlerine ekleyerek, Faşizmin toplumun bir arada yaşamasını istemediğini, buna karşın antifaşist herkesin bir rol üstlenerek demokratik zeminde buluşması gerektiğinin altını çizdi. Altan, son olarak topluma barışı anlatma çağrısında bulunarak sözlerini noktaladı.

    Ersin ÖZGÜL/İZMİR