Etiket: Bakan SOYLU

  • HDP’li vekilden Soylu’ya: Kaç Alevi yurttaşın evi, kimler tarafından işaretlenmiştir?

    HDP’li vekilden Soylu’ya: Kaç Alevi yurttaşın evi, kimler tarafından işaretlenmiştir?

    PİRHA – HDP’li Tülay Hatimoğulları, İzmir, Adana ve son olarak Mersin’de Alevi ailelerin evlerinin işaretlenmesini İçişleri Bakanı Soylu’ya sordu. 2012’den bu yana Alevi yurttaşların evlerine benzer saldırıların olduğuna dikkat çeken Hatimoğulları, “Alevi yurttaşlara yönelik yapılan bu saldırıların failleri açığa çıkartılmış mıdır?” diye sordu.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları İzmir’de evlerinin duvarına “Defol Alevi” yazılan ailenin ardından Adana ve Mersin’de de Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesini İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.

    2012’den bu yana Alevi yurttaşların evlerine benzer saldırıların olduğunu belirten Hatimoğulları, konuyla ilgili şimdiye dek kamuoyu vicdanını rahatlatacak herhangi bir açıklama gelmediğini tekrarlanan bu saldırıların ise önlenemediğini belirtti.

    7 yıldır süren bu saldırıların halkların birlikte güven ve huzur içinde yaşamasına sekte vurduğunu kaydeden Hatimoğulları, Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarını hatırlatarak, “Sorumluların cezalandırılmamış olması, topluma karşı işlenen bu nefret suçlarının -evlerin işaretlenmesi- toplumdaki travmanın nüksettirilmesine neden olmaktadır” dedi.

    Bu bağlamda HDP’li Tülay Hatimoğulları, Bakan Soylu’ya şu soruları yöneltti:

    • Adana’da Alevi yurttaşların evlerinin çarpı işareti ile işaretlenmesi iddiasını araştırmak üzere soruşturma açılmış mıdır? Açıldıysa soruşturma hangi aşamadadır?
    • Mersin’de ağırlıklı olarak Alevilerin yaşadığı mahallede evlerin duvarlarına tarihler hangi amaçla ve kimler tarafından yazılmıştır? Konuyu araştırmak için soruşturma açılmış mıdır? Açıldıysa soruşturma hangi aşamadadır?
    • İzmir Gaziemir’de evinin duvarına “defol Alevi” yazılan yurttaşa polisin ilk tepkisinin “sarhoşlar veya çocuklar yapmıştır” şeklinde olması ve yazıların hemen sivil polislerce silinmiş olması, sorumluların ortaya çıkartılması için gereken önemle çalışılmayacağı algısını/endişesini yaratmaktadır. Bireysel olmayan, İzmir’in ardından Adana ve Mersin’e de sıçrayan bu olayları önlemek ve sorumluları ortaya çıkarmak için hangi adımlar tarafınızca atılacaktır?
    • İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun İzmir’deki saldırının ardından  “Benim bakanlığım döneminde bu tür olaylar çok az yaşandı ama hiçbiri faili meçhul olarak kalmadı” şeklinde açıklaması kamuoyuna yansımıştır. “faili belirlenen” bu olaylar ve sorumluları Bakanlığınızca kamuoyuna da açıklanacak mıdır?
    • 2012’de Adıyaman, Çorum, Malatya ve İzmir’de bazı semtlerdeki Alevi yurttaşların evlerine “çarpı” işaretleri konulmuş, küfürler, tehditler yazılmıştı. 2012’den bugüne kaç yurttaşın evi, kimler tarafından işaretlenmiştir? Bakanlığınız sorumluları ortaya çıkarmak için hangi çalışmaları yapmıştır? Alevi yurttaşlara yönelik yapılan bu saldırıların failleri açığa çıkartılmış mıdır?
    • Yedi yıl önce yaşanan Alevi yurttaşların evlerinin işaretlenmesi saldırılarına ilişkin dönemin İçişleri Bakanının söylediği “çocuklar yapmıştır” ifadesinin bugün de güvenlik güçlerince tekrarlanıyor olması düşündürücüdür. Olayı azımsayan bu yerleşmiş bakış açısını değiştirmek ve konuyu ciddiyetle ele alarak gerekli adımları atabilmek için Bakanlığınızca çalışmalar yapılmakta mıdır? Yapılıyorsa çalışmalar nelerdir?(HABER MERKEZİ)

     

  • İHD Genel Başkanı Türkdoğan: Ülke halkıyla alay etmeyin- VİDEO

    İHD Genel Başkanı Türkdoğan: Ülke halkıyla alay etmeyin- VİDEO

    PİRHA – İHD, 31 Mart yerel seçimleri ile ilgili tespit ettiği ihlaller ve seçim süreci değerlendirmesi raporunu açıkladı. “Türkiye halkıyla lütfen alay etmeyin” diyen Türkdoğan mazbatası verilmeyen belediye başkanlarını işaret ederek, “YSK, adaylara tuzak kurup atama yapamaz” dedi.

    31 Mart yerel seçimleri bitti ancak tartışmaları günden güne artıyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) seçim günü ve sonrasındaki ihlalleri raporlaştırarak kamuoyu ile paylaştı.

    İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 31 Mart’ta yapılan seçimleri “KHK’lar ile hükümet tarafından el konularak kayyum atanan 101 belediye ile iktidar partisine mensup belediye başkanları istifa ettirilerek seçime gidildi” sözleriyle tarif etti. Türkdoğan ayrıca “Devlet, vatandaşlarına tuzak kuruyor. Cumhur İttifakı, İstanbul yenilgisini artık kabul etmelidir” dedi.

    “BAKAN SOYLU SEÇİM ORTAMINI GERGİNLEŞTİRDİ”

    İHD’nin raporunda İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun seçim sürecindeki konuşmalarına dikkat çekilerek, “Bakan Soylu, seçim ortamını gerginleştirip kutuplaşma yarattı” denildi. Türkdoğan, 13 Mart 2018’de çıkarılan bir kanuna da işaret ederek, “Bu kanunla seçimlerin temel hükümleri ve seçmen kütükleri hakkında kanunda önemli değişiklikler yapılmıştır” diyerek şöyle devam etti:

    “Bu değişiklikleri incelediğimizde iktidarda bulunan siyasi parti lehine sonuçlar doğuracak ve seçimlerin manipüle edilmesini sağlayacak değişiklikler olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre; aynı binada oturan seçmenler farklı sandıklara kaydedilebilecektir. Böylece aynı binada oturan komşuların hangi sandıkta oy kullandığını seçmen kütük listelerinden öğrenemeyeceğiz. Kendi seçmen kütüğü listemize baktığımızda kendi sandığımızdaki seçmenleri sadece görebileceğiz. Komşumuz bir başka sandığa yazılmışsa onu göremeyeceğiz. Böylece seçmen kütüklerine müdahale edilip edilemeyeceğini öğrenemeyeceğiz. Örneğin binamızdaki boş dairelere seçmen kaydedilip kaydedilemeyeceğini öğrenemeyeceğiz. Nitekim yerel seçim sürecinde on binlerce seçmenin boş bina veya dairelere yazıldığı ortaya çıkmış, yoğun itiraz ve şikayetler yapılmıştır. Türkiye’nin Doğu ve Güneydoğusunda ağırlıklı olarak Halkların Demokratik Partisi (HDP) seçmeninin bulunduğu illerde sandık taşınma ve birleştirme talepleri kabul edilmiştir. Ancak güvenlik sorunu var diye 98 bin seçmeni etkileyecek sandık taşınması ve birleştirilmesi kararlarının verilmesi iktidarın emrindeki valilerin isteği üzerine olmuştur. Böylece bu bölgelerde seçimlerin manipüle edilmesine zemin hazırlanmıştır. Seçmenlerin özellikle köylerdeki seçmenlerin il veya ilçe merkezlerine veya korucu köylerinin bulunduğu yerlere gidip oy kullanması oldukça zorlaştırılmıştır.”

    “TÜRKİYE HALKI İLE ALAY GEÇMEYİN”

    Türkdoğan, yapılan usulsüzlükler ile seçmen iradesine gölge düşürüldüğünü ifade ederek seçim idaresi hakkında görüşlerini de şu sözlerle aktardı:

    “Seçimlerin YSK tarafından yapılmasına karşın seçimlerin güvenliğinin İçişleri Bakanlığı tarafından sağlanması, sandık sonuçlarını içeren torbaların İçişleri Bakanlığı’na bağlı görevliler tarafından taşınması, il ve ilçe seçim kurullarında görevli hakimlerin HSK’ya bağlı olması ve HSK Başkanı’nın da Adalet Bakanı olması seçim idaresine olan güvensizliği artırmıştır, çünkü mevcut İçişleri ve Adalet bakanları doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı’nın atadığı kişilerdir. Cumhurbaşkanı artık partilidir. Türkiye halkı ile alay geçmeyin.”

    “284 BİN SEÇMEN KAYDIRILDI”

    İHD raporunda ayrıca Doğu ve Güneydoğu illerinde 284 bin seçmen kütüğünün kaydırıldığına da dikkat çekildi.

    Seçmen kütüklerini işaret eden Türkdoğan, ‘Hayali Seçmen’ iddialarına da vurgu yaparak, “Son 10 yılda Türkiye’nin nüfus artış hızı göz önüne alındığında seçmen sayısında 1,5 milyonluk artış izah edilemez. Bu veriler bile Türkiye’deki seçmen kütüklerinin hatalı olduğunu, her türlü manipülasyona açık olduğunu göstermektedir. Boş bina veya dairelerde, konut olmadığı halde konut gibi gösterilen yerlerde veya çeşitli işyerlerinde “yığma seçmen” diye tarif edilen hayali seçmen yazıldığı görülmüştür. Ayrıca belirli seçim bölgelerine “bindirme seçmen” adı altında seçmen kaydırıldığı görülmüştür. HDP’nin tespitlerine göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde neredeyse tamamı kolluk görevlerinden oluşan 14.284 seçmen kaydının seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla çeşitli il ve ilçelere kaydırıldığı tespiti yapılmıştır” dedi.

    “YSK, ADAYLARA TUZAK KURAMAZ”     

    Raporda belediye başkanlığına hak kazanıp mazbata alamayanların durumuna da değinildi. Türkdoğan, “YSK, OHAL KHK’ları ile seçme ve seçilme hakkını ihlal etmiştir” diyerek şunları sıraladı:

    “Seçimlerden sonra da muhalefet partilerinin itirazları kabul edilmezken iktidarda bulunan Cumhur İttifakı partilerinin itirazları kabul edilerek işleme alınmıştır. 167 farklı itirazda HDP’nin 17 itirazının sadece 3’ünün kabul edildiği görülürken AKP’nin gerçekleştirdiği 78 itirazdan 68’inin kabul edildiği tespit edilmiştir.”

     “GÖZLEM YAPILMASINDAN NEDEN RAHATSIZSINIZ?”

    ‘Uluslararası Gözlemcilik’ konusu da Türkdoğan’ın gündeminde olan bir diğer başlık oldu. Türkdoğan “İHD ve ESHİD’in bağımsız seçim gözlemi talepleri YSK tarafından her zaman olduğu gibi bu sefer de reddedilmiştir. AGİT, Türkiye’de izlediği bütün seçimlerle ilgili hazırladığı raporlarda YSK’nin izin vermeme tutumunu eleştirmiş, izin verilmesi tavsiyesinde bulunmuştur.  İHD’nin gözlemciliği bağımsız olup herhangi bir siyasi partinin müşahit kartı alınarak yapılmamaktadır” dedi.

    PİRHA / ANKARA

  • HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Nesimi Aday: Bakan Soylu neyin peşinde?

    HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu üyesi Nesimi Aday: Bakan Soylu neyin peşinde?

    PİRHA- İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Maraş ve Çorum katliamları için  ‘Tamamen tiyatroydu, tamamen kurgulanmış bir fitneydi’ şeklindeki sözleri tepki çekti. HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu ve PM üyesi Yazar Nesimi Aday bir açıklama yaparak, “İçişleri Bakanı Soylu neyin peşinde?” diye sordu. 

    Yüzlerce Alevinin vahşice öldürüldüğü Çorum ve Maraş katliamlarına ilişkin açıklamada bulunan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, ‘Tamamen tiyatroydu, tamamen kurgulanmış bir fitneydi’ dedi.

    Soylu’nun bu açıklamasına tepki gecikmedi. HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu ve PM üyesi Yazar Nesimi Aday bir açıklama yaparak, “İçişleri Bakanı Soylu neyin peşinde?” diye sordu.

    “MEKAN SEÇİMİ ÇOK ZEKİCE VE O KADAR DA HİN”

    “Süleyman Soylu, ‘Çorum ve Maraş tamamen tiyatroydu, kurgulanmış bir fitneydi” demiş. Peki nerede demiş? Dersim’de. Mekan seçimi çok zekice ve o kadar da hin! Alevi diyarında Alevilerin tarihiyle, acısıyla ve aklıyla alay etmiyorsa, asıl tiyatro (oyun anlamında) bu söylenenler değil de nedir?” diyen Aday şöyle devam etti:

    “Daha geçen gün (Kemal Göktaş haberi) yazıldı. Maraş olaylarının MİT kontrolünde Ülkücülere nasıl yaptırıldığı, Alevi-Sünni çatışması değil de Türk – Kürt çatışması olarak tezgahlandığı mahkeme kayıtlarına girmiş. 1978 yılında yapılan Maraş Katliamı devletin derin odakların bir projesi olarak uygulandığı belgelerle ortada. Süleyman Soylu İçişleri Bakanı olduğuna göre bu ‘derin’ ve gizli bilgilere vakıftır. O halde hala neyin peşinde?”

    “MARAŞ’TA VE ÇORUM’DA NELER OLMUŞTU?”

    “Maraş ve Çorum’da neler olmuştu?” diyen Nesimi Aday şunları hatırlattı:

    “Maraş’ta 19-26 Aralık 1978 tarihinde, resmi verilere göre 111 kişi katledilmiş, 100’ün üzerinde kişi yaralanmıştı.
    1925 yılında gizlice hazırlanan Şark Islahat Planı, Fırat’ın batısındaki Kızılbaş Kürtlerin Anadolu içlerine sürülmesini emrediyordu. Maraş Katliamı’ndan sonra, Maraş’ta toplu Alevi göçleri yaşanmıştı. Bu demografik operasyon hala devam ediyor. Terolar’daki paramiliter kamp ile Narlı’ya yerleştirilen ve koruculaştırılan göçmenler bu siyasete örnek verilebilir.
    1980 Mayıs-Temmuz aylarında Çorum’da yapılan katliam da diğer Alevi katliamları gibi Özel Harp Dairesi ve uzantılarının işiydi. 1980 yılının Mayıs ve Temmuz ayları arasında ülkücülerin, Alevi mahallesi olarak bilinen Milönü Mahallesi’ne saldırması üzerine, resmi kaynaklara göre 57 Alevi yurttaş öldürülmüş ve yüzlercesi de yaralanmıştı. Yine bu katliamdan sonra binlerce Alevi, yurtlarını terk edip büyük şehirlere göçmek zorunda kalmıştı. Bu büyük şehirlerde başlarına ne geldiği merak edilirse Gazi Mahallesi olaylarına bakmak yeterli bilgiyi verecektir.”   (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Yıldırım, Alevi yurttaşların kapılarının işaretlenmesini Bakan Soylu’ya sordu

    HDP’li Yıldırım, Alevi yurttaşların kapılarının işaretlenmesini Bakan Soylu’ya sordu

    PİRHA – HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, Malatya’da Alevi ailelerin evlerinin işaretlenmesini, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya sordu.  

    Malatya’da Alevilerin yoğun olarak yaşadığı Cemal Gürsel Mahallesinde 22 Kasım akşamı 13 Alevi ailenin evi işaretlenmişti.

    Konuya ilişkin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından yanıtlanması istemiyle yazılı soru önergesi veren Yıldırım:

    “Malatya’da Alevi ailelerin yoğunlukta yaşadığı Cemal Gürsel mahallesinde 22 Kasım 2017 tarihinde 13 evin kapı ve duvarlarına kırmızı boyayla çarpı işaretleri atılmıştır. Endişeli olan Alevi yurttaşlar Malatya’da kapıların işaretlenmesinin ilk olmadığını, işaretlenme olaylarında Alevilere yönelik geçmiş katliamlar öncesinde yapılan işaretlemelerin akla geldiğini, bu yüzden bu sorunun biran önce çözülmesi gerektiğini belirtmektedirler. İnançları, felsefeleri ve yaşama biçimlerinden dolayı kendi kültürlerinden vazgeçirilmek amacıyla daha önce de Malatya, Adıyaman, Antep, İstanbul gibi Alevi yurttaşların yaşadığı bölgelerde benzer olaylar yaşanmış ancak bu nefret suçunun çözülmesi için herhangi bir çözüm üretilmemiştir.”

    HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım, Bakan Soylu’ya şu soruları sordu:

    • Malatya’da Alevi yurttaşların kapılarını işaretleyen kişi ya da kişiler hakkında herhangi bir soruşturma açılmış mıdır?
    • AKP iktidarı döneminde Malatya ilinde kaç defa Alevi yurttaşların kapıları işaretlenmiştir?
    • AKP iktidarı döneminde başka hangi illerde, kaç defa Alevi yurttaşların kapıları işaretlenmiştir?
    • Ülkemizde yaşanan bu tür provakatif olayların iktidarın kutuplaştırıcı ve ötekileştirici dil ve politikalarından kaynaklandığını düşünüyor musunuz?
    • Tehdit altında olan Alevi mahallelerine yönelik bu tür saldırıların önlenmesi için ne gibi tedbirler aldınız?
    • Daha önce Alevi mahallelerinde Alevi yurttaşlara saldıran kişiler tespit edilmiş midir? Tespit edilmiş ise bu kişiler kimlerdir?
    • Daha önce Malatya, Adıyaman, Antep, İstanbul gibi Alevi yurttaşların yaşadığı bölgelerde yaşanan benzer olaylardan sonra kaç kişi yakalanmıştır? Bu kişilerden kaçı tutuklanmıştır?
    • Çorum, Maraş, Sivas, Malatya Alevilere yönelik katliamların bir daha yaşanmaması için bakanlığınızca ne gibi tedbirler alınmıştır?
    • (HABER MERKEZİ)