Etiket: bakanlık

  • Kazdağları’nda maden ısrarına karşı köylüler ve ekoloji örgütleri Bakanlık önünde buluştu-VİDEO

    Kazdağları’nda maden ısrarına karşı köylüler ve ekoloji örgütleri Bakanlık önünde buluştu-VİDEO

    PİRHA – Balıkesir’de CVK Madencilik AŞ tarafından yürütülmek istenen altın-bakır madeni projesine karşı köylüler ve çevre örgütleri, proje alanının Gökçeyazı Fay hattı yakınına denk geldiğini belirterek “cana kast” vurgusu yaptı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı önünde açıklama yapan yurttaşlar, “Yeni ÇED süreci sonlandırılmalı, proje iptal edilmeli” dedi.

    Basın açıklamasını Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Süheyla Doğan ve Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma Derneği Başkanı Dilek Yalçın okudu. Toplantıya ayrıca TEMA temsilcisi Onur Küçük ve Gökçeyazı köylüleri de katılarak itirazlarını dile getirdi. CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal da hem açıklamaya hem İDK toplantısına destek verdi.

    PROJEDE HUKUKA AYKIRILIKLAR ZİNCİRİ

    Açıklamada, CVK Madencilik AŞ’nin Balıkesir ili İvrindi ve Altıeylül ilçeleri sınırlarında toplam 1.562,84 hektarlık alanda verilen işletme ruhsatına ilişkin ÇED sürecinin uzun yıllardır hukuki mücadeleye konu olduğuna dikkat çekildi.

     Hatırlatılan süreç şöyle aktarıldı:

    • 2017’de “ÇED gerekli değildir” kararı

    • 2021 ve 2022’de iki kez “ÇED olumlu” kararı

    • İkinci ÇED olumlu kararının bilimsel bilirkişi raporları doğrultusunda iptali

    • İşletme izni, çalışma ruhsatı ve acele kamulaştırmaya dair dava süreçlerinin devam etmesi

    Buna karşın şirketin, 2009/7 sayılı genelgeye dayanarak revize bir ÇED raporu hazırlayıp yeniden başvurduğu belirtildi.
    Bu kapsamda İnceleme ve Değerlendirme Komisyonu (İDK), bugün (5 Kasım 2025) Bakanlıkta toplandı.

    “DEPREM RİSKİ GÖZ ARDI EDİLEMEZ”

    Açıklamada en kritik uyarı, Balıkesir’de son haftalarda artan depremler ile proje alanının Gökçeyazı Fay hattına çok yakın olması üzerinden yapıldı:

    “Balıkesir her gün sallanıyor! Fay hattı yakınında maden açılması cana kast demektir. Kabul edilemez!”

    Bölgede Balıkesir Karesi Belediyesi tarafından Prof. Dr. Hasan Sözbilir ve Dr. Özkan Cevdet Özdağ’a hazırlatılan deprem raporunun da dikkate alınması gerektiği vurgulandı.

    “AYNI HATALAR SÜRÜYOR BU ÇED KABUL EDİLEMEZ”

    Revize edilen raporun, mahkeme kararında belirtilen tüm eksiklikleri aynen koruduğu, şu başlıklarla sıralandı:

    • DSİ görüşüne aykırılıklar
    • Sulak alan ve Büyük Ova’nın dikkate alınmaması
    • Sağlık Koruma Bandı içinde mesken bulunması
    • Yeraltı suyu etkilerinin hatalı değerlendirilmesi
    • Patlatmalar nedeniyle köylerde hasar oluşması
    • Acele kamulaştırmada yürütmeyi durdurma kararı
    • Yanlış mesafe bilgileri ve eksik hidrojeoloji çalışmaları

    Açıklamada, yalan–yanlış–eksik beyanların sürdüğü, projenin hukuka aykırı şekilde ilerletildiği ifade edildi.

    Dernek temsilcileri, taleplerini İDK toplantısında Bakanlık yetkililerine ileteceklerini ifade etti.

    Açıklama, Kazdağı Doğal ve Kültürel Varlıkları Koruma Derneği ile Gökçeyazı Türkmen Dağı Çevre Koruma ve Dayanışma Derneği’nin imzasıyla sona erdi.

    HABER MERKEZİ

  • CHP’den yalanlama: Ümit Özdağ’la bakanlık konuşulmadı

    CHP’den yalanlama: Ümit Özdağ’la bakanlık konuşulmadı

    Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a içişleri bakanlığı görevi verileceği iddialarını CHP Sözcüsü Faik Öztrak yalanladı. 

    CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’a içişleri bakanlığı görevinin verildiği iddialarını yalanladı.

    Özdağ, millet ittifakının cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüşmeden önce yayınladığı mesajda şunları söylemişti: “Öncelikle elinize sağlık gençler. Size Zafer Partisi’ndeki şablonları da verelim. Ve söz ben İçişleri Bakanı olarak yollayacağım. Ancak sadece Suriyeliler değil Türkiye’yi dünyanın lunaparkı zanneden, kadınlarımıza cariye muamelesi yapan, sokaklarımızı uyuşturucu cennetine çeviren, selefi cihatçı örgütlenme yapan ve yılda 11 milyar dolarımızı yiyen herkes gidecek. Bugün saat 11.00’i bekleyin.”

    Özdağ’ın bu tweet’i Özdağ’a içişleri bakanlığı görevi verileceği şeklinde yorumlanınca CHP’den açıklama geldi.

    CHP Genel Merkezi’nde basın açıklaması yapan Öztrak, şunları kaydetti:

    *Metin son derece açık. 4’üncü madde, millet ittifakının metninde detaylarıyla yer alan maddenin özet halidir. İki metinde de ‘yargı kararı olmadan adım atılmayacağı’ net şekilde ifade ediliyor.

    *Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, bakanlar kurulunu (cumhurbaşkanlığı kabinesi) millet ittifakını oluşturan partilerle yapacağı toplantılar sonrasında belirleyecektir. Genel başkanımızın sayın Ümit Özdağ ile yaptığı görüşmede bakanlık konusu hiçbir şekilde yer almamıştır.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kaymakamlık aradı; ancak giderlerimizin Bakanlıkça karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    ‘Kaymakamlık aradı; ancak giderlerimizin Bakanlıkça karşılanmasını istemiyoruz’-VİDEO

    PİRHA- Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Hakikat, elektrik ve su gibi giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından karşılanacağına dair Muratpaşa Kaymakamlığı’ndan arandıklarını ancak bu teklifi reddettiklerini söyledi. Hakikat, “6 yıldır belediyenin yerinde hizmet veriyoruz. Bundan sonrada öyle yapmaya devam edeceğiz” dedi.

    Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Başkanı Fatma Hakikat, Antalya Valiliğinin talimatıyla Muratpaşa Kaymakamlığı tarafından arandıklarını, elektrik ve su giderlerinin Kültür ve Turizm Bakanlığınca ödeneceğinin kendilerine bildirildiğini söyledi. Kaymakamlık, aboneliklerini belediyeden alıp üzerlerine mesken olarak geçirmelerini de istedi.

    “KAYMAKAMLIK GİDERLERİMİZİ KÜLTÜR BAKANLIĞI’NIN ÖDEYECEĞİNİ SÖYLEDİ”

    Hakikat yaşadıkları durumu şöyle anlattı:

    “Antalya Muratpaşa ilçesi Zeytinköy Mahallesi’nde Antalya Anadolu Aleviliğini Yaşatma ve Güçlendirme Derneği Zeytinköy Derneği olarak bu sınırlar içerisinde hizmet vermekteyiz. Muratpaşa Belediyesi’ne ait bir kültür merkezini kullanıyoruz. 6 yıldır kendi inanç ve yolumuzu, kültürümüzü yaşatabilmek adına faaliyet yürütüyoruz. Bu binada elektrik ve su aboneliklerimiz Muratpaşa Belediyesi’ne ait olup tüm ödemeler belediyemiz tarafından karşılanmaktadır. Geçtiğimiz bir hafta süre içerisinde Kaymakamlık aracılığıyla arandık. Su ve elektrik abonelerinin derneğimizin üzerine alınmasını ve mesken olarak geçirilmesini, Kültür Bakanlığı’nın giderlerimizi karşılayacağını söylediler.

    “6 YILDIR BURADA HİZMET VERİYORUZ”

    Biz de elektrik ve su abonelimizi Muratpaşa Belediyesinin karşıladığını, 6 yıldır bu binada dernek olarak hizmet verdiğimizi kendilerine yazılı olarak ilettik. Bizim aboneliğimiz Muratpaşa Belediyesi üzerindedir diye de belirttik ve yazıyı bu hafta gönderdik. Herhangi bir cevap ya da bir iletişime geçilmedi henüz.”

    Muratpaşa sınırları içerisinde Konuksever Mahallesi’ndeki HBVAKV’nin de arandığını belirten Fatma Hakikat, “Nurettin Başkanla da görüştük. Aynı fikirleri paylaşıyoruz. Onların elektrik, su abonelikleri üzerlerinde. Onlar kendilerinin ödemeye devam edeceğine istinaden bir yazı gönderdiler. Bizim zaten üzerimizde değil, belediyemize ait. Biz belediyemiz üzerinden elektrik ve su giderlerini şu ana kadar kullanıyoruz. Herhangi bir işlem yapmadık, bir girişimde bulunmadık. Bunu da yazılı olarak kaymakamlığa gönderdik” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Bakanlıktan kreşlerde alınacak koronavirüs tedbirleri açıklaması

    Bakanlıktan kreşlerde alınacak koronavirüs tedbirleri açıklaması

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 1 Haziran’da açılacak özel kreş, çocuk kulüpleri ve gündüz bakımevlerinde alınacak tedbirleri açıkladı. Buna göre, en fazla 10 çocuğun olacağı kreşlerde, 4 saatte bir ateş ölçümü yapılacak.

    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, 1 Haziran’da açılacak özel kreş, çocuk kulüpleri ve gündüz bakımevlerinde alınacak tedbirleri belirledi.

    Buna göre;

    *Özel kreş, gündüz bakımevi ve çocuk kulüpleri hizmete başlamadan önce dezenfekte edilecek.

    *Özel kreş, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerine girişte, ayrılırken ve gün içinde 4 saatte bir çocukların ateşi ölçülecek ve kayıt altına alınacak.

    *Açılış izni verilen özel kreşler, gündüz bakımevleri ve çocuk kulüplerinde bir grupta en çok 10 çocuk bulunacak.

  • KESK Malatya Şubeler Platformu’ndan ‘8 Mart tatil olsun’ talebi

    KESK Malatya Şubeler Platformu’ndan ‘8 Mart tatil olsun’ talebi

    PİRHA- KESK Malatya Şubeler Platformu, 8 Mart’ın resmî tatil olması talebiyle merkez postane önünde basın açıklaması yaptı.

    Açıklamayı Sakine Doğan okudu. Doğan, “KESK olarak kadınların uğradıkları eşitsizlik, ayrımcılık ve sömürüye karşı seslerini daha fazla yükseltebilmeleri, taleplerini alanlarda dillendirmelerinin önündeki engellerin kaldırılması için 8 Mart’ın ülkemizde de tüm kadınlar için “Resmi tatil” olarak ilan edilmesini talep ediyoruz. Bu amaçla; talebimizi Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na sunuyoruz” dedi.

    Doğan, “Kadınların erkek egemen sisteme karşı mücadele ederek, bedeller ödeyerek yarattıkları ve bugüne kadar taşıdıkları direniş günü olan 8 Mart’ta bu haklı talebimizin karşılık bulmasını istiyoruz” ifadesini kullandı.

    Açıklamanın ardından Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na 8 Mart’ın resmî tatil olması talebi ile fax çekildi.

    Mehmet YALMAN/MALATYA

  • Ankara’da hızlı tren kazası: 9 ölü 47 yaralı

    Ankara’da hızlı tren kazası: 9 ölü 47 yaralı

    PİRHA- Ankara-Konya seferini yapan Yüksek Hızlı Tren, Yenimahalle ilçesine bağlı Marşandiz istasyonunda yol kontrolüyle görevli kılavuz trene çarptı. Ankara Valiliği kazada biri makinist 9 yurttaşın hayatını kaybettiğini, 47 kişinin de yaralandığını açıkladı.

    Kaza, saat 06.30 sıralarında Yenimahalle ilçesinde meydana geldi. Ankara’dan Konya’ya gitmek üzere, Yüksek Hızlı Tren Garı’ndan hareket eden yüksek hızlı tren, yaklaşık 4 dakika sonra Marşandiz İstasyonu’na geldiğinde yol kontrolü yapan kılavuz tren ile çarpıştı.

    Hızının 80- 90 kilometre civarında olduğu belirtilen yüksek hızlı trenin iki vagonu raydan çıktı. Kazanın olduğu bölgede bulunan üst geçit de vagonların üzerine yıkıldı. Kazanın ardından bölgeye çok sayıda itfaiye sağlık, polis ve kurtarma ekipleri sevk edildi.

    BAKANLIKTAN AÇIKLAMA

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Kontrol lokomotifinin Yüksek Hızlı Tren rayında olmaması gerekiyordu” denildi.

    KAZAYA DAİR ÇOK SAYIDA İDDİA

    Öte yandan kazaya dair çok sayıda iddia ileri sürüldü. Yüksek hızlı trenin üst geçide çarpması sonucu meydana geldiği ifade edildi.

    Ancak ilerleyen saatlerde Ankara Valiliği’nden yapılan açıklamada bu bilgi kısmen yalanlandı. Valilik, kazanın yüksek hızlı trenin banliyö trenine çarpması sonucu meydana geldiğini ifade etti.

    Valilik açıklamasında trenin üst geçidin ayağına çarptığı, üst geçidin bunun üzerine çöktüğü aktarıldı.

    ULAŞTIRMA BAKANLIĞI, ANKARA VALİLİĞİNİ DÜZELTTİ

    Bundan yarım saat sonra kazaya dair bir açıklama da Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’ndan geldi.

    Ankara Valiliği’nin yüksek hızlı trenin banliyö trenine çarpması sonucu gerçekleştiği yönündeki açıklamasını düzelten bakanlık, kazanın yüksek hızlı trenin kontrol lokomotifine çarpmasıyla meydana geldiğini duyurdu. Bakanlık açıklamasında ayrıca “Lokomotifin orada olmaması gerekiyordu” dendi.

    SAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI

    Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kazayla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı.

    “Ankara-Konya seferini yapan YHT’nin Yenimahalle’deki Marşandiz istasyonunda yapmış olduğu kaza ile ilgili Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturma başlatılmıştır” denen başsavcılık açıklamasında, olaya ilişkin üç savcının görevlendirildiği duyuruldu. (HABER MERKEZİ)

     

  • Bakanlık’tan Artvin Camili’deki HES’i durdurma kararı

    Bakanlık’tan Artvin Camili’deki HES’i durdurma kararı

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, tarım alanlarına, biyoçeşitliliğe ve ekosisteme zarar vereceği gerekçesiyle Artvin’in Borçka ilçesi Camili Köyü’nde yapımı planlanan Camili Regülatörü ve Hidroelektrik Santrali (HES) projesinin, Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini sonlandırması kararı aldı. 

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Artvin’in Borçka ilçesinde çevrecilerin doğaya zarar vereceği gerekçesiyle karşı çıktığı, UNESCO tarafından Dünya Biyosfer Rezerv Alanı ilan edilerek koruma altına alınan Camili köyünde yapımı planlanan Camili Regülatörü ve HES projesinin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecini sonlandırdı.

    Bakanlık, ÇED sürecini sonlandırma kararında projenin tarım alanlarına, bölgeye has ‘Kafkas Irkı Arı Popülasyonu’na, biyoçeşitliliğe ve doğal yaşlı ormanların yer aldığı ekosisteme vereceği bütüncül zararlar dolayısıyla telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğuracağı kanaatine vardı.

    KARAR ÇEVRECİLERİ SEVİNDİRDİ

    Bakanlığın, Türkiye’nin tek biyosfer rezerv alanında HES’i durduran ÇED sürecini sonlandırma kararı çevrecileri sevindirdi. Macahel Vakfı kurucusu Halit Zengin, HES projelerinde şirketlerin ÇED raporu almasının zorunluluk olduğunu hatırlattı, bakanlığın bazen ‘ÇED gerekli değildir’ ya da ‘ÇED olumlu’ kararı verebildiğini söyledi. Zengin, “Bakanlığın verdiği ÇED süreci sonlandırma kararı çok nadir görülen bir durumdur. Bakanlık orada projenin uygulanması için verilmesi gereken ÇED raporunu uygun bulmadı ve onay vermedi. Güzelde bir karar verdi. Emsal olabilecek bir karar. O bölgede yapılabilecek diğer HES’ler için de bu karar emsal olabilecek” dedi.

    Avukat Yakup Okumuşoğlu da “Çevre ve Şehircilik Bankalığı uzun aradan sonra ilk defa doğru bir karar verdi. Macahel bölgesi  UNESCO tarafından Dünya Biyosfer Rezerv alanı ilan edilmiş Türkiye’deki tek biyosfer rezerv alanıdır. Camili’de 8 HES projesi var. Geçmişte, 3 HES için 5 dava açtık.  8 tanesinden 3’ü gündeme gelmişti. Sonuncusu da Camili HES projesiydi. ÇED sürecinin sonlandırılması ile bakanlık bizimle aynı fikirde karar verdi. Bu önemli bir gelişmedir. Bakanlık yetkililerine teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

    CAMİLİ BÖLGESİ NEREDE?  

    Camili havzası, Artvin ili, Borçka ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor. Havza, Borçka ilçesine 45 kilometre uzaklıkta, Gürcistan sınırında. Camili; Dünya Bankası ve Küresel Çevre Fonu tarafından belirlenen biyolojik açıdan zengin ve tehdit altında olan dünyadaki 25 karasal ekolojik bölgeden birinde yer alıyor. Camili havzası, Kafkas Ekolojik Bölgesi içerisinde WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) tarafından uygulanan ‘Yüksek Koruma Değerli Ormanlar Projesi’ kapsamında WWF tarafından izlenmekte. Ayrıca ‘Karçal Dağları Önemli Bitki Alanı’nın da bir parçası olan ve UNESCO tarafından Dünya Biyosfer Rezerv Alanı ilan edilerek koruma altına alınan Camili havzası Türkiye’nin de tek biyosfer rezerv alanı olma özelliğini taşıyor. Camili, saf Kafkas arı ırkının varlığını sürdürdüğü bir alandır. Ayrıca, en önemli süzülen kuş göç yollarından birisi üzerinde bulunduğu için küresel öneme sahiptir.  Türkiye’nin ilk ve öncü biyosfer rezervi olan Camili de Biyolojik Çeşitlilik ve Doğal Kaynak Yönetimi projesi yürütülüyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kaynar su ile işkence edilen kadını Aile Bakanlığı koruma altına aldı

    Kaynar su ile işkence edilen kadını Aile Bakanlığı koruma altına aldı

    Eşi Ali Yıldız’ın, “Seni Mersin’de ikinci Özgecan vakası yapacağım” diyerek üzerine kaynar su döktüğü Gündüz Yıldız ve çocuğunun Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından koruma altına alındığı öğrenildi. 

     Mersin’in Toroslar ilçesinde bulunan Halkkent mahallesinde yaşayan Gündüz Yıldız, 14 Aralık’ta Osmaniye Açık Cezaevi’nde kalan ve izne gelen eşi Düzgün Ali Yıldız’ın şiddetine uğramıştı. Uyuşturucu kullanmak ve satmak suçundan cezaevinde bulunan ve son 1 yılda 3 ayda bir izne gelen Yıldız, son cezaevi izninde eşi Gündüz Yıldız’a şiddet uygulayarak üzerine kaynar su dökmüştü.
    Yıldız, şiddet sırasında “Bu Mersin’de seni ikinci Özgecan vakası yapacağım” demişti. Mersin Şehir Hastanesi’nde 4 gündür tedavi altında olan Gündüz Yıldız’ın bugün birinci derece yanıklarından dolayı bir ameliyat geçirdiği ve durumunun iyi olduğu öğrenildi.
    BAKANLIK KORUMA ALTINA ALDI 
    Öte yandan, Gündüz Yıldız’ın ablası Ayten Yıldız, kardeşine uygulanan şiddetin basına yansıması ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın devreye girdiğini ve dün gece bir heyetin hastaneyi ziyaret ettiğini söyledi. Ziyaret sırasında heyetin kardeşinin durumu hakkında bilgi aldığını ve kardeşiyle çocuğunun koruma altına alındığını belirtti.
    Abla Yıldız, aynı zamanda şiddete uğrayan kardeşinin çocuğunun, Düzgün Yıldız’ın ailesinin yanından da alındığını dile getirdi.
    Yıldız’ın hastanedeki tedavisi devam ediyor.
  • PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan: AKP hükümeti ‘cihat’tan vazgeçmeli-VİDEO

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan: AKP hükümeti ‘cihat’tan vazgeçmeli-VİDEO

    PİRHA- Milli Eğitim Bakanlığı tarafından açıklanan ve başta Aleviler olmak üzere kamuoyu tarafından tepkiyle karşılanan yeni müfredata yönelik PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan PİRHA’ya konuştu. “Milli Eğitim müfredatına konmak istenen cihatın biz Aleviler için ne anlama geldiğini gayet iyi biliyoruz. Benim hükümete tavsiyem bir an önce bu cihatın da içine aldığı son değişikliklerden vazgeçmesidir” dedi.

    Haberin Videosu

    Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz tarafından açıklanan ve “cihat” konusunun da dahil edildiği yeni eğitim müfredatı tepkiyle karşılandı.

    AKP’li yetkililer ve milletvekilleri “cihat” olmadan din anlatılmaz” diyerek değişikliği savunurken, başta Alevi toplumu olmak üzere bir çok kesimden de tepkiler yükseldi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, yeni müfredata ilişkin PİRHA’ya konuştu. Kaplan, bağımsız olması gereken Cumhurbaşkanının AKP grup toplantısında yaptığı konuşmaya dikkat çekerek, şunları belirtti:

    “Orada Cumhurbaşkanı, cihat ile silah alıp insan öldürmek değildir, örgütlenme yapmak değildir, Cihat hoşgörüdür, İslam’ın temel direklerden birisidir” diye açıklamalarda bulundu. Milli eğitim müfredatına konmak istenen özellikle cihadın, Aleviler olarak ne anlama geldiğini gayet iyi biliyoruz. Bu cihat çağrısı yapan örgütlerin temel hedeflerinin de ne olduğunu iyi biliyoruz. Dolayısıyla cihat kelimesinin barışın simgesidir, İslamın  temel maddelerinden birisidir diye kimse bize açıklamaya kalkmasın.”

    “ARAP ÜLKELERİNE ÖYKÜNME VAR”

    “Türkiye’de hükümetlerin özellikle 2002’den bu yana gelen hükümette Arap ülkelerine öykünme var” diyen Kaplan, “Bundan vazgeçmediğimiz sürece bu ülkenin başarıya ulaşması zaten mümkün değildir” diyerek şöyle konuştu:

    “Özellikle cihadın orta öğretimde öğretilmeye başlatılmasının ana kaynağı tarikatlar. Şu anda devleti sarmalayan tarikatlar vasıtası ile hükümete önerildiğini ve dayatıldığını biliyoruz. Şimdi Felsefe ders saati azaltıldı, biyoloji ders saati azaltıldı. Bugün bu derslere baktığımız zaman bir çocuğun kişiliğini oturtturan felsefe temel derslerden biridir. Şu anda hükümetin yapmak istediği gelecek nesillere dair biat eden, sorgulamayan, kaderci bir gelecek nesil yetiştirmek istiyor.”

    “ALEVİ TOPLUMU DAYATMALARA KARŞI ÇIKAR, SUNNİ KARDEŞLERİMİZ DE YANIMIZDA OLSUN”

    Alevi toplumunun, temelden bu tür dayatmalara karşı çıkacağını ifade eden Kaplan, sunnilerin özellikle buna temelden karşı çıkması ve birlikte hareket edilmesi gerektiğini belitti.

    “Yapılan değişikliklerden sadece Alevi çocukların geleceği etkilenmiyor” diyen Kaplan şunları söyledi;

    “Türkiye’de yaşayan 80 milyon yurttaşın çocukları da bu Türkiye’nin temel sorunlarından özellikle eğitim sorunlarından da etkilenir durumda. Bizim, önümüzdeki dönemlerde koyacağımız eylem biçimlerinde sunni kardeşlerimizi özellikle bu eğitim konusunda yanımızda görmek istiyoruz, görürsek çok daha mutlu ve güçlü oluruz.”

    “Türkiye’nin eğitimi çıkmazdadır” diyen PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan “Benim hükümete tavsiyem bir an önce bu cihadın da içinde olduğu son değişikliklerden bir an önce vazgeçmesidir. Çünkü gelecekte Türkiye’yi büyük çıkmazlara sürükleyecektir” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • HBVAKV Başkan Yardımcısı: Cihat kavramıyla şeriat adım adım topluma sindiriliyor-VİDEO

    HBVAKV Başkan Yardımcısı: Cihat kavramıyla şeriat adım adım topluma sindiriliyor-VİDEO

    PİRHA – Açıklanan 2017-2018 Eğitim – Öğretim müfredatına Alevi kurum temsilcilerinden tepkiler gelmeye devam ediyor. HBVAKV Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aykanat, “Cihat kavramının okutulmasıyla birlikte, şeriat alıştıra alıştıra bu topluma sindiriliyor” dedi. 

    HABERİN VİDEOSU,

    Geçtiğimiz günlerde 2017-2018 Yılı Eğitim-Öğretim müfredatı açıklandı. Açıklanan yeni eğitim müfredatına konulan ‘cihat’ konusu Aleviler tarafından tepkiyle karşılandı. AKP’nin eğitim politikalarına karşı yıllardır mücadele veren Alevi kurum temsilcilerinden biri olan Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkan Yardımcısı Kamil Aykanat PİRHA’ya konuştu.

    Yıllardır bu müfredata tepki koyduklarını söyleyen Kamil Aykanat, “Özellikle ilköğretimdeki din derslerinde Aleviliğin yok sayılacak derecede yazılması, Alevi kurum temsilcileri dışındakilerin, Alevi olmayanların Aleviliği tarif ederek kitaplara koymaları baştan beri tepki koyduğumuz bir olaydır” dedi.

    Her Milli Eğitim Bakanı’nın değişmesiyle milli eğitimdeki müfredatın da değiştiğini belirten Aykanat, Aleviler olarak diğer müfredatlarla ilgilendikleri gibi özellikle de din derslerindeki değişiklikleri yakından takip ettiklerini söyledi.

    “EĞİTİM İNANÇSAL BOYUT DIŞINDA BİLİMDEN UZAKLAŞTIRILIYOR”

    Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin(AHİM) vermiş olduğu kararların uygulanmasını istediklerini söyleyen Kamil Aykanat, “AHİM’in kararlarına rağmen zorunlu din derslerinin olması, din derslerinde Alevilikle ilgili Alevi kurumlarının beğenmediği yazıların konması bizler açısından hoş bir olay değildir” dedi.

    “Şuan ki müfredatı tasvip etmiyoruz” diyen Aykanat, “Adım adım cihat kavramlarının okutulmasıyla, alıştıra alıştıra bu topluma şeriatı sindirmeleri hoş değildir” dedi.

    Aykanat, “Şuandaki müfredatın, inançsal boyut dışında felsefeyi, mantığı, matematiği yok sayması yani eğitimi sadece dini temellere dayandırması Türkiye’nin geleceğinin, özellikle de gençliğin birkaç yıl sonra ne olacağının kestirilemeyeceğini ifade etti.

    “HERKES MÜCADELE ETMELİ”

    Bütün okulların özellikle Anadolu liselerinin imam hatip’e çevrilmesinin, dini okulların yapılmasının, merdiven altı kursların açılmasının ülkenin geleceği açısından vahim olduğunu belirten Kamil Aykanat, şu çağrıda bulundu:

    “Artık herkes kendi çocuğu ve geleceği için sesini çıkartmadığı sürece düşünülemeyecek sonuçlara ulaşacağı kesin. Bu durumda herkes mücadele etmelidir.”

    HABER MERKEZİ