Etiket: bakırköy adliyesi

  • Avukatlardan CMK tepkisi: Kimseye yalvarmıyoruz hakkımızı istiyoruz-VİDEO

    Avukatlardan CMK tepkisi: Kimseye yalvarmıyoruz hakkımızı istiyoruz-VİDEO

    PİRHA-Avukatlar, Bakırköy Adliyesi önünde yaptıkları basın açıklaması ile Ceza Muhakemesi Kanunu tarife ücretlerinde yapılan artışlara tepki gösterdi. Yapılan açıklamada, “Bu sorun gece yarısı işkenceye uğrayan, haksız vergi cezalarıyla cezalandırılan vatandaşlarımızın ve avukatların en büyük sorunudur. Yaşadığımız CMK ücret tarifesi sorunu, avukatları vatandaşların savunmasını yapmasını alıkoymak için tasarlanmıştır” denildi.

    Avukatlar, Bakırköy Adliyesi önünde yaptıkları basın açıklaması ile Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) tarife ücretlerinde yapılan artışlara tepki gösterdi. Adliye önünde bir araya gelen avukatlar adına basın açıklamasını Kerem Donat, okudu.

    Açıklamada, ‘CMK sefalet tarifesini kabul etmiyoruz’ pankartı açıldı. Avukatlar açıklamada sık sık ‘Köle değil avukatız’ sloganları attı.

    “HAKKIMIZI İSTİYORUZ”

    CMK sorununun sadece avukatların sorunu olmadığını belirten Kerem Donat, “Bu sorun gece yarısı işkenceye uğrayan, haksız vergi cezalarıyla cezalandırılan vatandaşlarımızın ve avukatların en büyük sorunudur. Yaşadığımız CMK ücret tarifesi sorunu, avukatları vatandaşların savunmasını yapmasını alıkoymak için tasarlanmıştır. Kimseye yalvarmıyoruz hakkımızı istiyoruz, CMK ücret tarifesinin angaryadan çıkarılmasını istiyoruz. Bunun için barolarımızdan yavaşlatma değil, durdurma talep ediyoruz. Meclisteki partilerden ve sivil toplum örgütlerinden de destek bekliyoruz” dedi.

    “CMK, BÜTÜN HALKIN SORUNUDUR”

    CMK’nın 1990’lı yıllardan itibaren işkence ve kötü muameleye karşı çekilmiş bir insan hakları setti olduğunu ifade eden Handenur Dayıca da, “Halkın, avukatlar aracılığıyla adil yargılanma hakkını kullanmasıdır. İktidar, halk ile birlikte artık avukatları da derin yoksullaşmanın içerisine çekmektedir. CMK ücret sorunu sadece avukatların değil bütün halkın sorunudur. Biz haklarımızı sadece bir araya gelerek alabiliriz, sesimizi çıkarmaktan çekinmeyeceğiz. Biz mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz çünkü bu hepimizin meselesi” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Kadınlar adliye önünden seslendi: Cinsel saldırı faili doktor S.E. cezalandırılsın – VİDEO

    Kadınlar adliye önünden seslendi: Cinsel saldırı faili doktor S.E. cezalandırılsın – VİDEO

    PİRHA – Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde hemşire H.Z’ye cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla asistan doktor S.E. hakkında açılan davanın karar duruşması öncesi Bakırköy Adliyesi önünde kadınlar açıklama yaptı. Açıklamada, “Bu işin peşini bırakmayacağız. Arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kadının beyanını koruyacağız. Kadın arkadaşlarımızla dayanışma içinde olacağız” denilerek, failin cezalandırılması istendi. 

    Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde Mart 2023’te bir asistan doktorun nöbetteki hemşireye cinsel saldırıda bulunmasına ilişkin açılan davanın karar duruşması Bakırköy Adliyesi 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Duruşma öncesinde kadınlar Bakırköy Adliyesi önünde toplandı. KESK Kadın Meclisi üyeleri, DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Gonca Yangöz, Kadın Zamanı Derneği, Yeni Demokrat Kadın, Sosyalist Kadın Meclisleri üyeleri ve çok sayıda kadın adliye önüne geldi.
    Açıklamada kadınlar sık sık “Erkek adalet değil, gerçek adalet” ve “Koruma, aklama, yargıla” sloganları attı.

    “ERKEĞİN DAYATMAYA ÇALIŞTIĞI BU REJİM BİÇİMİNİ REDDETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Açıklama öncesi söz alan DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça, cinsel saldırıya uğrayan hemşire H.Z.’nin yanında olduklarını belirterek şunları ifade etti:
    “Bugün bir kez daha Kadınlar, işyerlerinde, okullarda, evlerinde, yaşadıkları her alanda gördükleri şiddeti mahkemelerde tekrar kanıtlama mecburiyetinde bulunuyorlar. Biz burada kadınlar olarak bir kez daha şunu anlatmak istiyoruz. İstanbul Sözleşmesiyle bir şekilde tartışmaya açılan rıza beyan meselesinin hiçbir şekilde bir erkeğin konuşabileceği tartışabileceği bir mesele olmadığını söylüyoruz. 6284’ü tekrar tartışmaya açarak kadınları koruyan mekanizmaları tekrar ortadan kaldırmaya çalışanlara diyoruz ki Hiranur Vakfı’ndaki 6 yaşındaki çocuğun da rızası yoktu bugün iş yerinde çalışmaya çalışan kendisini var etmeye çalışan arkadaşımızın da rızası yoktu. Ve onların beyanı esastır, kadının beyanı esastır. Her iki elimizde, tacizcilerin, tecavüzcülerin ve onları koruyan siyasilerin yakasında olacak. Bu işin peşini bırakmayacağız. Arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Kadının beyanını koruyacağız. Kadın arkadaşlarımızla dayanışma içinde olacağız. Erkeğin dayatmaya çalıştığı bu itaatkar rejim biçimini de reddetmeye devam edeceğiz.”

    “YARGI, FAİLLERİ KOLLUYOR”

    Basın açıklamasını İstanbul SES Aksaray Şubesi Kadın Sekreteri Helin Göçmenoğlu okudu.

    Kadınların sistematik erkek şiddetine maruz bırakıldıklarını ifade eden Helin Göçmenoğlu, “Her yer kadınlar için şiddet ve suç mahalline dönüşmüş durumda. Yargı, failleri kolluyor, hatta cezasız bırakarak neredeyse ödüllendiriyor. Failin değil mağdurun cezalandırıldığı bu erkek devlet yargısı toplumsal yaşamın genelinde olduğu gibi iş yerlerimizde de erkeğin her türlü şiddetine açık hale gelmemize sebep oluyor” diye belirtti.

    “FAİLLERİN CEZALANDIRILMASINI İSTİYORUZ”

    Gerçek adaleti istedikleri için bir araya geldiklerini söyleyen Göçmenoğlu, şunları ifade etti:

    “Davanın görüldüğü Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı sanığa, arkadaşımızın kendisine karşı koyup koymadığını, bağırıp bağırmadığını ve sanıkla flört edip etmediğini sormuş. Sanık S.E. arkadaşımızın kendisine iftira attığını ve tüm yaşanan sürecin rızaya dayalı olduğunu bir süredir aralarında duygusal bir ilişki olduğunu ileri sürmüş ve beraat istemişti. Tüm iddiaları boşa çıkarılmasına rağmen son görülen celsede savcı mütalaasında sanığın beraatını istedi. Buradan kadına yönelik şiddet davalarında erkek yargının başvurduğu yargılamanın kendisini şiddete dönüştüren tutumunu kabul etmediğimizi bir kez daha vurguluyoruz. Bugün burada bir kez daha, bu ve bu gibi olaylarda işyerlerinin, ilgili kurumların ve adli makamların gereğini yerine getirerek failleri cezalandırmasını istiyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Tahir Elçi Bakırköy Adliyesi önünde anıldı: Hepimiz Tahir Elçi’yiz!- VİDEO

    Tahir Elçi Bakırköy Adliyesi önünde anıldı: Hepimiz Tahir Elçi’yiz!- VİDEO

    PİRHA – Avukatlar, Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katledilişinin 8. yılında İstanbul’da bulunan Bakırköy Adliyesi önünde açıklama yaptı. Avukatlar, “Hepimiz Tahir Elçi’yiz, öldürülmekle bitmeyiz” diyerek mücadeleyi sürdürme sözü verdiler. 

    Diyarbakır’ın Sur ilçesindeki Dört Ayaklı Minare önünde 28 Kasım 2015’te açıklama yaparken katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi, İstanbul’da Bakırköy Adliyesi önünde anıldı.

    Açıklamaya Adalet İçin Hukukçular, Avukat Hareketi, Avukat Dayanışması, Avukatlar Sendikası, Çağdaş Avukatlar Grubu, Çağdaş Hukukçular Derneği(ÇHD) İstanbul Şubesi, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği(ÖHD) İstanbul Şubesi, Demokrasi İçin Hukukçular, Katılımcı Avukatlar, Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı ve Sosyal Hukuk katıldı.
    Açıklamada sık sık “Hepimiz Tahir Elçi’yiz öldürülmekle bitmeyiz” sloganı atıldı.

    Ortak açıklamayı ise Özgürlük için Hukukçular Derneği’nden (ÖHD) Avukat Çağla Leyla Kaya okudu.

    “YARGILANMA CEZASIZLIK SÜREÇLERİNE BIRAKILMAKTADIR”

    Bakırköy Adliyesi önünde Tahir Elçi’yi anmak için bir araya geldiklerini belirten Kaya, “Tahir Elçi’nin katledilmesiyle ilgili yürütülen soruşturma dosyasının geldiği aşama bile katliamın faillerine işaret etmeye yeterlidir. Zira soruşturma evresinde uzun yıllar etkin bir soruşturma yapılmadığı gibi kovuşturma aşamasında da gerçek sorumluların ortaya çıkarılması konusunda talep edilen kovuşturmanın genişletilmesi istemleri ya reddedilmekte ya da uzun cevap süreleri ile işlevsiz hale getirilmekte, uzun duruşma araları ile yargılama cezasızlık süreçlerine bırakılmaktadır” dedi.

    Dava dosyasında yaşanan olumsuz durum bir yana savcılıklar tarafından başlatılan başka soruşturmalarda Tahir Elçi’nin cenaze töreninin de terörist cenazesi olarak değerlendirildiğini dile getiren Kaya, “Bu bile, devletin Tahir Elçi şahsında tüm muhalif avukatları konumlandırdığı yeri göstermektedir” ifadesini kullandı.

    “MÜCADELEYİ SÜRDÜRME KONUSUNDA SÖZ VERİYORUZ”

    Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

    “Bizler, temel hak ve özgürlüklere dönük her türlü sınırlamanın karşısında olan, demokratik bir hukuk devletinin kriterlerinin yerine getirilmesi için mücadele yürüten, savaşı değil barışı esas alan hukukçular olarak ne şahsımıza, ne de adalet mücadelesi yürütürken temsil ettiğimiz toplumsal kesimlere dönük saldırılar karşısında sessiz kalırız. Zira bizler başta Tahir Elçi olmak üzere, katledilen tüm meslektaşlarımızın onurlu yaşamlarını ve mücadelelerini referans alıyoruz. Kürt kimliği nedeni ile hedef gösterilen Tahir Elçi’yi, ödün vermeden yürüttüğü insan hakları, adalet ve onurlu avukat mücadelesi ile sevgi ve saygıyla anıyor; kendisinin ve kendisi gibi mücadelede yitirdiğimiz diğer meslektaşlarımızın mücadelelerini sürdürmek konusunda söz veriyoruz.”

    Açıklamanın ardından avukatlar, Tahir Elçi’nin fotoğrafının üzerine karanfiller bıraktı.

    Cihan BERK- Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Cem Vakfı, Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği’ni dava etmişti: Duruşma 9 Ocak’a ertelendi-VİDEO

    Cem Vakfı, Hacı Bektaş Veli Kültür ve Tanıtma Derneği’ni dava etmişti: Duruşma 9 Ocak’a ertelendi-VİDEO

    PİRHA – Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği, bulunduğu arazi nedeniyle Cem Vakfı tarafından dava edildi. Duruşma sonrası adliye önünde yapılan açıklamada “Bu dava sonuçlanana kadar Alevileri başka bir inancın içine hapsetmeye çalışmakla misyon haline getirmiş olan İzzettin Doğan ve Cem Vakfı’na karşı bir adım geri atmayacağız” denildi.

    Cem Vakfı tarafından beşinci kez dava edilen Bahçelievler Hacı Bektaş Veli Derneği’nin bulunduğu arazinin duruşması Bakırköy Adliyesi’nde görüldü. Mahkeme sonrası adliye önünde açıklama yapıldı.

    Davaya Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Zeynel Abidin Koç ve yönetim kurulu, Bağcılar Cemevi yönetimi, İkitelli Cemevi Başkanı Bekir Güler, Sarıyer Kilyos Cemevi Ali Çiftçi, Bahçeşehir Canlar Cemevi Başkanı Turan Kızılbaş ve yönetimi, Garip Dede Dergahı ve Cemevi Yönetimi, Alevi Bektaşi Federasyonu Saymanı Ali Ekber Göktepe, HEDEP Bahçelievler örgütü, TİP Bahçelievler örgütü ve TKP Bahçelievler örgütü de destek verdi.

    DAVAYA GİZLİLİK KARARI GETİRİLMESİ TALEBİ!

    Davanın avukatlarından Efkan Bolaç, yaptığı açıklamada, Cem Vakfı’nın açtığı davanın bugünkü duruşmasında mahkemenin 1 yıllık kiranın ne kadar olduğunu tespiti amacıyla bilirkişiye dosyayı gönderdiğini söyledi. Bolaç, bilirkişi raporu sonucunun 9 Ocak 2024’e kadar dönmesini beklediklerini de belirtti. Bolaç, Cem Vakfı’nın konuyla ilgili olarak dosyaya gizlilik kararı getirilmesini istediklerini de vurguladı. Bolaç, şöyle devam etti:

    “Cem Vakfı, konuyla ilgili kamuoyunda oluşan duyarlılık sebebiyle kendilerinin sıkıntıya girdiklerini söyleyerek gizlilik kararı alınması ve yapılan işlemlerin tamamen gizlilik içerisinde yürütülmesini istedi. Mahkeme bu konuda bir karar vermedi. Dava duruşmasında ise bilirkişi raporunun beklenmesine ve 9 Ocak 2024 saat 11:30’a bırakılmasına karar verildi.”

    “DOLANDIRICILIKTAN ÖTE BİR ŞEY DEĞİL”

    Ufuk Emre Bektaş, açıklamasında “asıl sahibi olduğumuz yerde bizi işgalci pozisyonuna sokmaya çalışmak dolandırıcılıktan öte bir şey değildir” dedi. Bektaş, ardından “Alevi toplumunun sistem tarafından sıkıştırıldığı, ülkenin laik temellerden uzaklaştırıldığı ve Alevilerin bir şekilde dize getirilmeye çalışıldığı bir dönemde bir Alevi kurumunun bir başka Alevi kurumunu yargının önüne atıyor olması ne insani ne Alevice ne de vicdani bir durum” diye konuştu.

    “BİR ADIM GERİ ATMAYACAĞIZ”

    Bektaş, 9 Ocak’ta görülecek davaya da dayanışma çağrısı yaparak şunları söyledi:

    “Cem Vakfı, tehditlerine, para taleplerine devam etti ve en nihayetinde bizi bugün yargı karşısına çıkardı. Bu dava sonuçlanana kadar Alevileri başka bir inancın içine hapsetmeye çalışmakla misyon haline getirmiş olan İzzettin Doğan ve Cem Vakfı’na karşı bir adım geri atmayacağız. Bu davanın sonucunda bir tahliye durumu çıkarsa ve cemevimizin, derneğimizin önüne kepçeler, kamyonlar gelirse bu yıkımı da engelleyeceğiz. Bizi bugün yargı önüne çıkartan anlayışa karşı tüm Alevi kurumlarının ve toplumsal dinamiklerin, demokratik kitle örgütlerinin de davacı tarafa karşı bir tavır alması gerektiğini düşünüyoruz. Bu anlamda 9 Ocak’ta görülecek olan davaya da dayanışma çağrısı yapıyoruz.”

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Kanser hastası Kesler’e havalimanında gözaltı ve tutuklama

    Kanser hastası Kesler’e havalimanında gözaltı ve tutuklama

    PİRHA-Sabah saatlerinde İsviçre’den İstanbul’a gelen ve havalimanında gözaltınan alınan kanser hastası Ayten Sarıkaya Kesler’in hakkındaki yakalama kararı gerekçe gösterilerek Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanmasına karar verildi. Ağır hasta olan Sarıkaya Kesler, adliyede bayılması üzerine hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. 

    İsviçre’den İstanbul Havalimanı’na gelen Ayten Sarıkaya Kesler (53), sabah saatlerinde havalimanında pasaport kontrolü sırasında hakkında yakalama kararı olduğu gerekçesiyle gözaltına alındı.

    Ağır kanser hastası olan Sarıkaya Kesler, örgüt propagandası yaptığı ve Cumhurbaşkanına hakaret ettiği iddiasıyla önce havalanı karakolunda tutuldu. Hakkındaki yakalama kararı tutuklamaya dönük olduğu için Bakırköy Sulh Ceza Hakimliği tarafından tutuklanan Ayten Sarıkaya Kesler, hastalığı sebebiyle adliye koridorunda fenalaşarak yere yığıldı. Ambulansla Bahçelievler’de özel bir hastaneye kaldırılan Sarıkaya Kesler’in tedavisi sürüyor.

    AĞIR HASTLIĞINA RAĞMEN ADLİYEYE GÖTÜRÜLEN KESLER BAYILDI

    Hastanede Sarıkaya Kesler’in yanında bulunan Avukat Gülizar Tuncer, gözaltına alınma, tutuklanma ve sağlık durumuna ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Tuncer, “Savcılıkta Ayten Sarıkaya Kesler’in kanser hastası olduğunu anlattım. Kanser bütün vücuduna yayılmış vaziyette. Buna rağmen durumunu da görüyorlar. Gece saat 03.00’ten beri yollarda. Bitkin, halsiz. Buna rağmen o halde tutukladılar. Bunun yanında tansiyonu ve bir çok hastalığı var. O yorgunlukla koridoro düşüp bayıldı. Adliyeye ambulans getirildi. Ambulansı bile ben aradım. Ambulansla Bahçelievler’de Medical Park Hastanesi’ne geldik. Doktorlar durumunu gördü, raporları var. Ağır hasta. Ne zaman cezaevine götürecekler bilmiyoruz” dedi.

    Avukat Gülizar Tuncer, Sarıkaya Kesler’in tedavi sonrası Bakırköy Cezaevi’ne götürüleceğini söyledi.

    PİRHA/İSTANBUL

     

     

     

  • Nurcan Arslan’ın katili yetişemedi, duruşma yarına ertelendi-VİDEO

    Nurcan Arslan’ın katili yetişemedi, duruşma yarına ertelendi-VİDEO

    PİRHA- İstanbul Küçükçekmece’de 30 Ocak 2016’da Abdullah Melih Barış adlı şahıs tarafından katledilen Nurcan Arslan’ın duruşması bugün Bakırköy Adliyesi’nde görülecekti ancak katil hava koşulları gerekçesiyle gelemeyince duruşma yarın saat 14.30’da görülecek.

    Haberin videosu

    Nurcan Arslan 30 Ocak 2016’da Tokat’ın Almus ilçesi Kurtuluş Mahallesi Muhtarı olan Abdullah Melih Barış adlı şahıs tarafından İstanbul’da silahla öldürülmüştü. Vücuduna 11 kurşun isabet eden Nurcan Arslan, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı.

    İstanbul Küçükçekmece’de, Abdullah Melih Barış’ın, 2016 yılında Nurcan Arslan’ı ruhsatsız tabancayla 11 kurşun sıkarak öldürmekten yargılandığı, ‘iyi hal’ indirimi uygulanarak, müebbet hapis cezasına çarptırıldığı, Yargıtay’ca bozulan davanın duruşmasına bugün devam edildi. Sanık Barış’ın duruşmaya yetişememesi nedeniyle duruşma yarına ertelendi.

    Nurcan Arslan’ın ailesinin sanığa uygulanan iyi hal indirimini kabul etmeyerek karara itiraz etmesinin ardından , Yargıtay 1. Ceza Dairesi, sanığın “Kasten öldürme” suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuş ve dosyayı yerel mahkemeye geri göndermişti.

    KADIN HAKLARI SAVUNUCULARI YARGITAY’A TEPKİLİ

    Yerel mahkemenin katile verdiği müebbet hapis cezasını çok gören Yargıtay; planlı cinayet olmadığına kanaat getirerek davanın Bakırköy Adliyesi’nde yeniden görülmesine hükmetmişti.

    Duruşmaya katılan kadın hakları savunucuları Yargıtay’ın bu kararını “Katillere sahip çıkmaktır. İşlenecek kadın cinayetlerinde katillere destek olmaktır” ifadelerini kullandılar.

    “KARDEŞİMİN DAVASINA TÜM KADINLARIN SAHİP ÇIKMASINI BEKLİYORUM”

    Katledilen Nurcan Arslan’ın ablası, “Kardeşimin yarın görülecek davasında herkesi bekliyorum. Tüm kadınların bu davayı sahiplenmesini istiyorum. Davaya sahip çıkalım” dedi.

    “ÖNLEMEK YERİNE ÖZENDİRİYOR”

    Bakırköy Adliyesi’ne gelen CHP İstanbul Milletvekili Turan Aydoğan da, “Bu ülkede kadın cinayetleri parti devletinin yargısı tarafından önlenmek yerine özendirici bir konuma geldi” dedi. Ayrıca kadın cinayetlerine karşı her türlü desteği sunacağını belirten Aydoğan “Mücadelemizi her yerde ve her aşamada sürdüreceğiz. Kimseyi yalnız bırakmayacağız” dedi.

    “ERKEK KATLEDİYOR, ERKEK YARGI KORUYOR”

    Bakırköy Adliyesi’nde aileye destek vermek için gelen HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz Kaya ise, “Erkek kadını katlediyor, erkek yargı katili koruyor. Erkek basın kadını susturuyor” dedi. Yargıtay’ın aldığı kararı eleştiren Kaya “Silah belinde belli yoldan gelip katledilen bir kadın varken bu nasıl planlı bir cinayet olmaz” dedi. “Kadınlar katledilmeye devam ediyor. Kadınlar erkek egemenliği tarafından yok sayılmaya ediyor” dedi.

    İDDİANAME

    İddianamede, sanık Abdullah Melih Barış’ın “tasarlayarak kasten öldürme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet ile “6136 sayılı yasaya muhalefet suçlarından 1 yıldan 3 yıla kadar hapsi talep ediliyordu.

    PİRHA/İSTANBUL