Etiket: barikat

  • Bingöl’de Amedspor taraftar grubu Barikat’tan kadınlarla dayanışma-VİDEO

    Bingöl’de Amedspor taraftar grubu Barikat’tan kadınlarla dayanışma-VİDEO

    PİRHA- Artan kadın katliamlarına karşı Bingöl’de Amedspor taraftar grubu Barikat’ın Bingöl Temsilciliği Olan Barikat Çewlig kadınlarla dayanışma adına Bingöl’de gül karanfil dağıttı.

    Bingöl’de Amedspor taraftar grubu, barikat artan kadın katliamlarına karşı, kadınlara dayanışma adına Bingöl’de Çarşı Mahallesi ve Üniversite kız öğrenci yurtları önünde gül karanfil dağıtıldı.

    Yapılan etkinlikte kadınlarla bir araya gelen taraftar grubu kadın cinayetlerine tepkilerini dile getirdi. Bingöl halkı ve üniversite öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte, kadın öğrenciler Bingöl’de ve Bingöl Üniversitesi’nde karşılaştıkları problemleri ve endişelerini dile getirdi.
    Etkinlik sonrası üniversite çevresinde ‘Kadına ve çocuğa dokunma şiarıyla kampüslerdeyiz. Jin Jiyan Azadi’ broşürleri dağıtıldı.

    PİRHA/BİNGÖL

     

  • Kadınların Taksim’de ‘kadına şiddeti’ protesto eylemine karşı polisten barikat

    Kadınların Taksim’de ‘kadına şiddeti’ protesto eylemine karşı polisten barikat

    Taksim’deki 25 Kasım eylemleri öncesi Taksim Meydan ve Sıraselviler Caddesi’nde polis barikatları kuruldu. Şişhane metrosu ve Taksim’in belli yerlerine barikatlar istiflendi.

    Beyoğlu Kaymakamlığı, bazı sosyal medya hesaplarındaki eylem çağrılarını gerekçe göstererek dün eylem ve etkinliklere 25/11/2022 günü saat 00:00’dan 25/11/2022 günü saat 23:59’a kadar müsaade edilmeyeceğini duyurmuştu.

    25 Kasım Kadın Platformu “Müsaade İstemiyoruz, Şiddetsiz Bir Hayat İstiyoruz” diyerek yasağı tanımadıklarını açıkladı.Platformun sosyal medya hesaplarından yapılan çağrı şöyle:

    “25 Kasım Kadına Yönelik şiddetle Mücadele Günü’nde Taksim Tünelden başlayacak olan yürüyüşümüz Kaymakamlık kararıyla yasaklandı. Toplumu savaş siyasetiyle, korkuyla, baskıyla sindirerek yönetmeyi hedefleyen iktidar, bu yasağı ‘toplumsal infial uyandırabileceği, iç barışı tehdit edebileceği ve kamu düzenini bozabileceğine’ ilişkin değerlendirmelerine dayandırarak hak ve özgürlükleri koruma (!) amacına dayandırdı.

    Kadınlar, “Her sene olduğu gibi 25 Kasım saat 19.00’da Taksim Tünel’de bir araya geliyoruz” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Kayyum protestoları 13. gününde

    Kayyum protestoları 13. gününde

    HDP’li 3 belediyeye kayyum atanmasına yönelik protestolar 13. gününe girdi.

    HDP’li 3 büyükşehir belediyesine İçişleri Bakanlığı tarafından kayyum atanmasına yönelik protestolar 13. gününde devam ediyor.

    DİYARBAKIR

    Diyarbakır’da kayyum atamalarına karşı 13 gündür süren oturma eylemi, “Diren Ha Diyarbakır Diren” şarkısı ve “Direne direne kazanacağız” sloganı eşliğinde başladı.

    Diyarbakır, Mardin ve Van büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına karşı başlayan eylemler devam ediyor. Oturma eyleminin 13’üncü gününde yurttaşlar Lise Caddesi’nde toplanmaya başladı. Etrafı polis bariyerleriyle çevrilen oturma eylemi, “Diren Ha Diyarbakır Diren” şarkısı ve “Amed ya me ye Şaredarî ya me ye”, “Direne direne kazanacağız” sloganları eşliğinde başladı.

    TÜRK VE MIZRAKLI AYAKTA ALKIŞLANDI

    Oturma eylemine çok sayıda yurttaşın yanı sıra HDP milletvekilleri, Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk, Diyarbakır Barosu, İHD Diyarbakır Şubesi, TJA bileşenleri, Barış Anneleri İnisiyatifi ve HDP Gençlik Meclisi üyeleri katıldı. Oturma eylemine katılan görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı ve Ahmet Türk ayakta alkışlandı. Mızraklı ve Türk, yurttaşlar ve milletvekilleriyle tek tek tokalaştıktan sonra eylemde yerini aldı.

    MARDİN

    Sabah saatlerinden itibaren aralarında HDP’li bölge milletvekillerinin de bulunduğu kitle, Artuklu’da bulunan Karayolları Parkı’nın girişine geçmek istedi. Ancak kaldırım üzerine kalkanlarla barikat kuran polisler, HDP’lilerin geçişlerine izin vermedi. HDP’liler yaşanan tartışmanın ardından oldukları alanda çimlere oturarak eylemlerini başlattı. Polisler HDP’lilerin etrafından “çember” kurarken, eyleme sonradan katılmak isteyen grubun da alana geçişine izin verilmedi. Bunun üzerine polislerle HDP’liler arasında tartışma yaşandı. Polislerin “talimat böyle” sözlerine HDP’liler, “Kayyumu da Valinizi de tanımıyoruz” diyerek cevap verdi.

    ENGELLEMEYE KARŞI EYLEM ALANI GENİŞLETİLDİ

    Tartışmanın devam etmesi üzerine gerginlik büyürken milletvekilleri ile polis amirleri arasında yer yer itişme yaşandı. Gerginlik sırasında alana girişlerine izin verilmeyen HDP’liler, çemberin dışında oturarak, ikinci bir eylem alanı oluşturdu. Devam eden gerginlik sırasında elinde kamera ile çekim yapan bir polis memuru kitlenin içine girerek çekim yapmayı sürdürünce tepki ile karşılaştı. Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Figen Altındağ, tepkisini kameranın önüne geçerek “Böyle çek” sözleri ile gösterdi. Polisin tepki üzerine kitlenin dışına çıkarak çekimini sürdürmesi sırasında Eşbaşkan Altındağ da telefonu ile çekim yapan polisi çekti.

    VAN

    Kayyum protestolarının 13 günü geride bıraktığı Van’da konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, “AKP-MHP gladyo ekipleriyle her ne kadar iktidarlarını sağlamlaştırmaya çalışmışsa da her geçen gün eriyorlar” dedi.

    Van, Mardin ve Diyarbakır büyükşehir belediyelerine kayyumların atanmasına dönük protestolar Van’da 13’üncü gününde de sürdü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İpekyolu İlçe binası önünde yapılan açıklamaya HDP İl eşbaşkanları, belediye eşbaşkanları, HDP’li milletvekilleri, belediye meclis üyeleri ve halk katıldı. HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, AKP iktidarının 18 yıllık iktidarlarının son dönemlerine geldiğini söyledi.

    “ÜLKENİN KEFEN PARASI DAHİ BİTTİ”

    AKP’nin OHAL döneminde yaptığı gaspı ikinci defa tekrarladığını ve AKP iktidarının her geçen gün eridiğini belirten Kaçmaz, “AKP-MHP, gladyo ekipleriyle her ne kadar iktidarını sağlamlaştırmaya çalışmışsa da her geçen gün eriyor. AKP iktidarı düşmanca politikalarını her geçen gün Türkiye halklarına karşı sürdürmede ısrar ediyor. AKP iktidarı yürüttüğü savaş politikaları nedeniyle ülkeyi uçuruma sürükledi. Ülkede işsizlik derinleşmekte, merkez bankası rezervleri erimekte. Yani bu ülkenin kefen parası olan yedek akçeler dahi bitti. AKP savaşta ısrar ettikçe halk yoksullaşıyor. Halk ötekileştiriliyor. Halk zulme maruz kalıyor” dedi.

    (KAYNAK/MA)

  • Gezi 6. yılında: Karanlık gider Gezi kalır-VİDEO

    Gezi 6. yılında: Karanlık gider Gezi kalır-VİDEO

    PİRHA- Gezi Parkı eylemlerinin altıncı yıldönümü nedeniyle çok sayıda kişi Taksim’de bir araya gelerek anma etkinliği düzenlemek istedi. Ancak polis yürüyüş yolunu geçen yılda olduğu gibi barikatlarla kapattı.

    Gezi direnişinin 6. yılında Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla çok sayıda kişi TMMOB önünde toplandı.

    Yürüyüşe, Gezi eylemlerinde hayatlarını kaybeden Berkin Elvan, Erhem Sarısülük ve Ali İsmail Korkmaz’ın anneleri ile CHP milletvekilleri Sezgin Tanrıkulu, Ali Şeker, Ali Haydar Hakverdi ve HDP milletvekilleri Gülistan Kılıç Koçyiğit, Oya Ersoy, Ahmet Şık, Sedat Şenoğlu TİP milletvekilleri Barış Atay, Erkan Baş  ve Taksim Dayanışması bileşenleri katıldı.

    “Gezi umuttur umut bitmez, karanlık gider Gezi kalır” pankartı açıldı. “Gezi umuttur yargilanamaz”, “Her yer Gezi her yer direniş”, “Bu daha başlangıç mücadeleye devam”, “Direne direne kazanacağız”, “Anaların öfkesi katilleri boğacak” sloganları atan kitle, “Karanlık gider Gezi kalır”, “Gezi şehitleri ölümsüzdür”, “Gezi Silivri’de sığmaz”, “Gezi’yi savunuyoruz” yazılı dövizler ve gezi şehitlerinin fotoğraflarını taşıdı.

    Meşelik Sokak’tan İstiklal Caddesi’ne çıkmak isteyen kitleye polis izin vermedi. Sokak polis tarafından kalkanlarla kapatıldı.

    Taksim meydanına çıkmalarına izin verilmemesine tepki gösteren kitle Meşelik Sokak’ta basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasından önce Gezi şehitleri anısına 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.
    Basın metnini Taksim Dayanışması adına Esin Ceren okudu.

    Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Gezi Umuttur, Umut Bitmez… Karanlık Gider Gezi Kalır!

    Taksim Gezi parkında başlayıp 80 ile yayılan, ülkemizin en kitlesel ve en barışçıl hareketinin, Haziran Direnişi’nin;

    Abdocan’ın, Mehmet’in, Ethem’in, Medeni’nin, Hasan Ferit’in, Ali İsmail’in ve Ahmet’in hayatları pahasına öne atıldıkları Gezi’nin üzerinden altı yıl geçmiş.

    Biber gazı ve polis şiddeti ile gözlerini kaybeden, büyük bedensel travmalar yaşayan arkadaşlarımızın yeni yeni iyileşip hayata dönebildikleri koskoca altı yıl.

    Ölümlere ve yaralanmalara yol açan polis şiddetinin açılmayan soruşturma dosyalarında, takipsizlik kararlarında, hafifletilen cezalandırmalarında yaşanan büyük adaletsizliklere rağmen; anıları hep taze, mücadeleye ve hayata dair azimleri hep omuz başımızda.

    Bugün Gezi direnişinin altıncı yıl dönümü. Çok kısa ve çok uzun bir altı yıl. Berkin’in ömrünün neredeyse yarısı kadar uzun! Ülkemizin yüzlerce yıllık özgürlük ve eşitlik mücadelesi için kısacık bir zaman dilimi…

    Geçen bu altı yıl en açık biçimiyle göstermiştir ki, Gezi direnişinde cisimleşen değerlerden ne kadar uzaklaşılıyorsa, ülkemiz o kadar karanlığa gömülüyor.

    Gezi’nin değerlerinden uzaklaşılan her an ve uzaklaştıran her tutum ülkedeki loşluğu zifiri karanlığa doğru evriltiyor.

    Kibir ile özverinin, şatafat ile sefaletin, öfke ile sevginin ülke aynasındaki yansıması büyük bir tezata doğru yol alıyor.

    Ekonomik kriz; sosyal, siyasal ve kültürel bir krize dönüşürken, ortaya çıkan yoksulluk; işçilerin, emekçilerin en çok da yoksul evlerindeki kadınların sırtına biniyor.

    Birkaç oy daha fazla almak için hukuku, adaleti, demokrasiyi, hatta vicdanı ayaklar altına almaktan çekinmeyen bir anlayış, toplumun dokusuna nüfuz etmeye devam ediyor.

    Ülkemiz Gezi direnişinin yaratıcılığından, enerjisinden, duygusundan ne kadar uzaklaşıyorsa o kadar karanlık dipsiz bir kuyuya doğru yol alıyor.

    Ölümcül biber gazı fişeklerinin ülkede yarattığı boğucu sisin dağılması için ne yazık ki sadece zamana değil büyük bir mücadeleye de ihtiyaç var.

    Bencillik, çıkarcılık, güçlüden yana olmak; sömürüye, hukuksuzluğa, adaletsizliğe sessiz kalmak meşru ve olağan hale getirildi. Ülkenin kaynaklarını talan etmek, geleceğine ipotek koymak, üretmemek, paylaşmamak ve talan düzeninden yana olmak doğal bir tutum olarak algılanır oldu.

    Anayasal haklarını, demokratik ve barışçıl gösteri haklarını kullanan binlerce insanı yargılamak, yüzlercesine ceza vermek yetmemiş Olacak ki, daha önce mahkeme kararı ile beraat etmiş olan Taksim Dayanışması’na bir kez daha ve bu defa müebbet hapis istemiyle dava açılmış durumda.

    Öncesindeki onlarca dava da olduğu gibi olmayan suçlar yaratılıp olmayan delillerle cezalandırma hazırlığı yapılıyor. Taksim Dayanışmasını, daha doğrusu bu ülkenin özgürlük umudu Gezi’yi suç kapsamına sokup, bundan sonra hiç kimsenin muhalefet etmeye cüret edememesi murat ediliyor.

    Oysa herkesin, hepimizin çok iyi bildiği gibi, Gezi Umuttur, Umut Bitmez!

    Şehir meydanındaki tek parkı AVM’li kışla yapmak isteyen doğa ve kent talancısı zihniyet gider. Sömürüye dayalı sermaye düzeni Kapitalizm gider…

    Yalancılık, çıkarcılık, riyakârlık gider. Hırsızlık ve uğursuzluk gider…

    Savaş çığırtkanları gider. Gericilik, mezhepçilik, ırkçılık gider. Kadın düşmanları, Göçmen karşıtları, homofobikler gider…

    Fetva veren şeyhler, hacamatçılar ve sülükçüler gider, karanlık sokaklardaki palalı, sopalı saldırganlar gider…

    Ankara’nın meydanında, Gülsuyumun, Uice’nin sokaklarında kurşun Sikan katiller gider. Otobanlarda arabaları öldüresiye kullananlar gider. Antakya’nın Armutlu’sunda biber fişekleri ile gençleri öldüren caniler gider…

    Emirleri uygulayan İçişleri Valiler, Emniyet Müdürleri gider ve herkes bilsin ki emri ben vecdim diyenler de gider, Ama GEZİ kalır!

    Tüm bu kötülüklerin, şiddetin ve hukuksuzluğun hesabım soracak, yargılanmalarını sağlayacak olan GEZİ kalır!

    Çünkü Gezi Umuttur, Umut Kalır!

    Dayanışma kalır. Paylaşma kalır, emek kalır.

    Paranın geçmediği komünler, bir günde oluşturulan kütüphaneler, özveriyle hasta bakan revirler kalın…

    Gençlerin enerjisinin, öfkesinin, coşkusunun yansıdığı konserler, tiyatrolar, şenlikler kalır…

    Doğrudan demokrasinin işletildiği forumlar, cinsiyet eşitsizliğini reddeden toplantılar kalır…

    Yeryüzü sofraları, alternatif medya kanalları kalır.

    Tribünlerden caddelere ” biber sesleri kalır…

    Duvar yatan gençten biz de varit diyen LGBTI bireyler kalır…

    Annelerin zinciri. Kürtlerin halayı, horonu, Trakya’nın karşılaması, Ege’nin zeybeği kalır…

    Duran kadınlar, piyano çalan müzisyenler, sokak çalgıcıları kalır…

    Laikliğin önemine ve ancak demokratik rejimlerde bulabileceğine dair bir miras kalır…

    Kadınlai’i(i, gençlerin, işçilerin, yoksulların, ötekileştirilenlerin taşıdığı meşaleler kalır…

    Gezi’de simgeleşen değerlerle özdeşleşen yitirdiğimiz canlar, ülkenin geleceğini aydınlatan birer deniz feneri olarak kalır…

    Her açıklamamızda ve her tekrarladığımız gibi:

    Bizler, Taksim Dayanışması ve Gezi Direnişi’nde demokratik ve barışçıl tepkisini gösteren milyonlarca yurttaş olarak;

    2012 yılının şubat ilk toplantımın yaptığımı: andaki taleplerimizin de,

    Gezi Parkı’ndaki ağaçların kesildiği ve çadırlarımızın yakıldığı günlerdeki tepkimizin de,

    Gencecik çocuklarımıza kıyan polis şiddetinden hesap tutumumuzun da, parklarda, meydanlarda, sokaklarda özgürlük, demokrasi ve insanca için direnen milyonların taleplerinin de kararlılıkla arkasında durmaya devam ediyoruz,

    Bu taleplerimizi bir kere daha dillendirmek ve savunmak için herkesi 23-24 Haziran’da Silivri duruşma salonlarında görülecek GEZİ davasına bekliyoruz.

    Çünkü biliyor ve inanıyoruz ki, Gezi Umuttur, Umut Bitmez… Karanlık Gider, Gezi Kalır…”

    Açıklamanın ardından söz alan, Gezi Parkı davasının sanıkları arasında yer alan avukat Can Atalay, “27 Mayıs 2013’ten bu yana Türkiye’nin her yeri Taksim’dir, her yer direniş ­alanıdır. Gezi tüm yurttaşların, müşterek kamusal bir alanı korumak için kendi sebepleriyle sokağa çıkmasıdır. Gezi’nin karalanmasına izin vermedik vermeyeceğin. Adaletsizliğin, sarayı, zulmü çok uzun sürmez. Bu toprakların eşitlik, adalet, özgürlük talebi Gezi’dir” diye konuştu.

    PİRHA/İSTANBUL