Etiket: barış çelik

  • Bornova’da Sivas’ın 33 canı, 33 bağlama, 33 semah ve 33 koro ile anıldı-VİDEO

    Bornova’da Sivas’ın 33 canı, 33 bağlama, 33 semah ve 33 koro ile anıldı-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi, Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 canı, katliamın 33. yılında 33 bağlama sanatçısı, 33 semahçı ve 33 kişilik koro eşliğinde andı. Anmada konuşan Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Kerbela’dan Sivas’a uzanan hakikat, adalet ve özgürlük mücadelesine sahip çıkmaya devam edeceklerini söyledi. PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe ise PSAKD’nin yalnızca Sivas Katliamı için değil, tüm toplumsal kesimler adına adalet talep ettiğini belirterek, Sivas ile yüzleşilmeden adalet ve demokrasi inşa edilemez dedi. 

    İzmir’de Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi tarafından, Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla “33. Yıl, 33 Can” şiarıyla anma etkinliği düzenlendi. Bornova Ayfer Feray Açıkhava Tiyatrosu’nda gerçekleştirilen anmada, 33 bağlama sanatçısı, 33 semahçı ve 33 kişilik koro sahne aldı. Sivas Katliamı’nı anlatan slayt gösterisiyle başlayan programda, katliamda yaşamını yitiren ozanlar Nesimi Çimen, Hasret Gültekin ve Muhlis Akarsu’nun bağlamaları sahneye konulurken, 33 can anısına çerağ uyandırıldı.

    Anmaya PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe’nin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “MÜCADELEMİZ BÜYÜYEREK DEVAM EDECEK”

    Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Muharrem ayının matemini yaşarken diğer yandan insanlık tarihine kara leke olarak geçen Sivas Katliamı’nın anmasını gerçekleştirdiklerini söyledi.

    Muharrem orucunun yalnızca aç ve susuz kalmak olmadığını, paylaşmanın, vicdanın, insanlık onurunun ve zulme karşı direnmenin adı olduğunu belirten Çelik, şunları söyledi:

    “Kerbela’da İmam Hüseyin ve yoldaşları, iktidarın zulmüne boyun eğmeyerek hakikatin yanında durmuşlardır. Onların direnişi, aradan geçen asırlara rağmen bugün hala mazlumların yolunu aydınlatmaktadır” diye konuştu.

    Dünyanın dört bir yanında yaşanan savaşlar, yoksullaşan halk ve doğa talanına vurgu yapan Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Ormanlarımız yanıyor, derelerimiz kurutuluyor, dağlarımız maden şirketlerine teslim edilmek isteniyor. Demokrasi, hukuk ve özgürlükler alanında yaşanan gerilemeler, halkların eşitlik ve adalet taleplerini daha da yakıcı hale getiriyor. Bizler biliyoruz ki doğayı savunmak da, emeği savunmak da, kadınların özgürlüğünü savunmak da, inanç ve düşünce özgürlüğünü savunmak da aynı mücadelenin parçalarıdır. Çünkü Hüseyni duruş, yalnızca Kerbela’da kalmamış, tarih boyunca zulme karşı direnenlerin ortak vicdanı olmuştur.”

    “MADIMAK’TA YAKILMAK İSTENEN HALKLARIN KARDEŞLİĞİDİR”

    2 Temmuz 1993’te Madımak Oteli’nde yaşanan katliamın yalnızca 33 aydının, sanatçının, ozanın ve düşünce insanının katledilmesi olmadığını belirten Çelik, “O gün yakılmak istenen; insanlığın ortak vicdanı, halkların kardeşliği, laiklik, özgür düşünce, sanat ve kültürdü. Madımak’ta yükselen ateş, aslında Kerbela’dan bugüne uzanan zulüm anlayışının bir yansımasıydı. Kerbela’da susuz bırakılan bedenler nasıl hakikati teslim almadıysa, Madımak’ta yakılan canlarımız da karanlığa teslim olmadılar. Onlar düşünceleriyle, eserleriyle ve mücadeleleriyle yaşamaya devam ediyorlar” diye konuştu.

    Çelik, son olarak bu etkinliğin Kerbela’dan Sivas’a uzanan hak, adalet ve özgürlük mücadelesine sahip çıkacaklarını belirtti. 

    Konuşmanın ardından Bolçova Cemevi’nin 33 semah ekibi semah döndü. Semah hizmetinin ardından 33 bağlamacı ve 33 korocu sahnede türkülerini Madımak Katliamı’nda hayatını kaybedenler için söyledi.

    “SİVAS’LA YÜZLEŞMEDEN ADALET VE DEMOKRASİ OLMAZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Sivas Katliamı’nın 33. yılı dolayısıyla yaptığı konuşmada, Türkiye’nin farklı dönemlerde yaşadığı katliamların ve hak ihlallerinin ortak bir hafızada buluşturulamadığını belirterek, bunun toplumsal bir sancıya dönüştüğünü söyledi.

    33 yıldır Madımak’ta yaşamını yitiren 33 can için adalet arayışını sürdürdüklerini ifade eden Erçe, bu mücadelenin aileler ve örgütlü yapıların kararlılığıyla bugünlere taşındığını söyledi. Sivas’ta bu katliamı devletin gerçekleştirdiğini belirten Erçe, Sivas Katliamı’nın münferit bir olay olmadığını, katliam öncesinde sistematik bir kışkırtma sürecinin işletildiğini, nefret söylemleri ve provokasyonlarla saldırının zemininin hazırlandığını dile getirdi.

    Türkiye’de yaşanan Maraş, Çorum, Roboski, Suruç ve 10 Ekim gibi katliamların birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyleyen Erçe, geçmişle yüzleşilememesinin yeni hak ihlallerinin ve toplumsal sorunların önünü açtığını savundu. Kadın cinayetlerinden emek sömürüsüne, doğa talanından cezasızlık politikalarına kadar yaşanan pek çok sorunun temelinde geçmişle hesaplaşamamanın yattığını ifade etti.

    PSAKD’nin yalnızca Sivas Katliamı için değil, tüm toplumsal kesimler adına adalet talep ettiğini belirten Erçe, “Sivas için adalet, herkes için adalet” şiarıyla hareket ettiklerini söyledi. Verilen mücadelenin aynı zamanda eşit yurttaşlık, laiklik ve demokratik bir cumhuriyet mücadelesi olduğunu kaydeden Erçe, Türkiye’deki tüm farklı kimliklerin özgür ve eşit bir yaşam sürdürebilmesi için ortak acıların ve adalet arayışının birleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Erçe, gerçek anlamda barış  ve Sivas Madımak Oteli utanç müzesi oluncaya kadar mücadele edeceklerini söyledi.

    Erçe, son olarak 21 Haziran Pazar günü saat:17.30’da Türkiye’nin birçok kentinde eş zamanlı olarak basın açıklaması yapacaklarını duyurarak, 2 Temmuz’da herkesi Sivas’a davet etti.

    Anma koronun türküleriyle son buldu.

    PİRHA-İZMİR

     

     

     

     

     

     

  • Barış Çelik: Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşması için barışı kucaklaması gerekiyor-VİDEO

    Barış Çelik: Türkiye’nin aydınlık yarınlara ulaşması için barışı kucaklaması gerekiyor-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Barış ve Demokratik Toplum Sürecinin önemli bir fırsat olduğunu belirterek, “Artık ölümlerin olmadığı, kanın akmadığı bir yaşam istiyoruz. Toplumsal barışı Türkiye’de yaşayan bütün halklar birlikte kucaklamalı” dedi.

    Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, Türkiye’de yürütülen barış sürecinin önemli bir adım olduğunu söyledi. Daha önceki çözüm süreçlerini hatırlatan Çelik, yaklaşık 1,5 yıldır ölüm haberlerinin gelmemesinin sürecin en önemli kazanımlarından biri olduğunu belirtti.

    Türkiye’de yaşayan bütün halkların barış sürecini önemsediğini ifade eden Çelik, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerini yineleyerek, başta Dersim olmak üzere Sivas, Çorum ve Maraş katliamlarıyla devletin yüzleşmesi gerektiğini vurguladı.

    AKP’nin eski milletvekillerinden Hüseyin Çelik’in bir televizyon programında Dersim adının iade edilmesi gerektiğine ve Dersim’de yaşananların bir katliam olduğuna ilişkin açıklamalarını hatırlatan Çelik, Dersim isminin yeniden iade edilmesini istedi.

    “DEVLETİN YASAL ADIM ATMASINI BEKLİYORUZ”

    Kürt hareketinin süreç kapsamında gerekli adımları attığını ancak devlet tarafından henüz somut adımların gelmediğini belirten Çelik, bunun toplumda “Süreç yeniden sekteye mi uğrayacak?” endişesi yarattığını söyledi.

    Yasal düzenlemelerin önemine dikkat çeken Çelik, cezaevlerinde bulunan siyasetçilerin, gazetecilerin ve düşüncelerinden dolayı tutuklu bulunan kişilerin serbest bırakılması gerektiğini ifade etti.

    Toplumsal barışın ancak toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla mümkün olacağını belirten Çelik, şunları söyledi:

    “Toplumsal barış sürecinde Kürt’ü, Türk’ü, Alevi’si, Sünni’si demeden hepimiz bu süreci kucaklamalıyız. Toplumsal barışın kazananı Türkiye halkları olacaktır. Barış sadece Kürtlere ya da Alevilere değil; Gürcülere, Boşnaklara ve bu ülkede yaşayan tüm halklara kazandıracaktır. 72 millet barışı kucaklayacaktır.”

    Çelik, sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

    “Türkiye’nin aydınlık yarınlara özgür düşünceyle barışı kucaklaması gerekiyor. Artık ölümlerin olmadığı, kanın akmadığı bir yaşam istiyoruz.”

    Semra ACAR-İZMİR

     

  • PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Çelik: Kılıçdaroğlu kimliğiyle değil siyasetiyle eleştirilmeli-VİDEO

    PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Çelik: Kılıçdaroğlu kimliğiyle değil siyasetiyle eleştirilmeli-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, CHP’deki “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği üzerinden hedef alınmasına tepki gösterdi. Çelik, “Kılıçdaroğlu’nun kimliği veya inancıyla değil, liderlik vasfı ve siyasi tercihleriyle eleştirilmesini beklerdik” dedi.

    Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) mahkemenin verdiği “mutlak butlan” kararının ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun yeniden genel başkanlık görevine gelmesiyle başlayan tartışmalar sürerken, Alevi kimliği üzerinden yapılan eleştiriler de tepki çekiyor.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Bornova Cemevi Başkanı Barış Çelik, yaşanan sürecin toplumda kaygı yarattığını belirterek, PSAKD ve Alevi Bektaşi Federasyonu’nun mutlak butlan kararına karşı olduklarını daha önce yaptıkları açıklamayla kamuoyuna duyurduklarını hatırlattı.

    “KİMLİĞE YÖNELİK SALDIRILAR ALEVİLERİ ÜZDÜ”

    Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliği ve inancı üzerinden yapılan hakaretlerin kabul edilemez olduğunu söyleyen Çelik, CHP içerisinden yükselen bazı söylemlerin Alevi toplumunda rahatsızlık yarattığını ifade etti.

    Bazı çevrelerin Kılıçdaroğlu’nu “düşkün” ilan etmeye çalıştığını belirten Çelik, şunları söyledi:

    “Düşkünlüğün ne olduğunu bilmeyen kişiler bile bu kavramı kullanıyor. İnançla ilgisi olmayan insanlar sırf Alevi kimliği nedeniyle Kılıçdaroğlu’nu düşkün ilan etmeye çalışıyor. Bir insanın kimliği ve inancı üzerinden eleştirilmesini doğru bulmuyoruz.”

    “ELEŞTİRİLER SİYASİ ZEMİNDE YAPILMALI”

    Kemal Kılıçdaroğlu’nun eleştirilecekse yürüttüğü siyaset üzerinden eleştirilmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, kimlik ve inanç temelli saldırıların toplumsal barışa zarar verdiğini söyledi.

    “Bir insan Kürt olabilir, Alevi olabilir ya da farklı bir inanca sahip olabilir” diyen Çelik, “Bunları hedef göstererek eleştiri yapmak kabul edilemez. Güçlü bir muhalefet inşa edilmek isteniyorsa eleştiriler kimlikler üzerinden değil, siyasi tutum ve uygulamalar üzerinden yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.

    “ALEVİLER CHP İÇİNDEKİ TARTIŞMANIN TARAFI DEĞİL”

    Kimlik temelli saldırıların ardından birçok kişinin Kılıçdaroğlu’na destek vermek zorunda hissettiğini dile getiren Çelik, CHP içerisinde tehlikeli bir kutuplaşma yaratılmaya çalışıldığını savundu.

    Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak bir zeminde buluşması gerektiğini belirten Çelik, yaşanan gelişmelerin yalnızca CHP’yi değil, muhalefetin bütününü etkilediğini söyledi.

    Türkiye’de iktidar değişimi beklentisinin yükseldiği bir dönemde yaşanan bu krizin toplumda üzüntü yarattığını ifade eden Çelik, “Bu CHP’nin kendi iç sorunudur. Aleviler bu tartışmanın tarafı değildir” dedi.

    TOPLUMSAL BARIŞ SÜRECİ SAHİPLENİLECEKTİR”

    CHP’de yaşanan güç mücadelesinin toplumsal barış sürecine etkisine ilişkin değerlendirmede bulunan Çelik, hem Özgür Özel’in hem de Kemal Kılıçdaroğlu’nun toplumsal barışa ilişkin süreci sahiplenmeye devam edeceğini düşündüğünü belirtti.

    “Toplumsal barış sürecini her iki tarafın da kucaklayacağını ve sahiplenmeye devam edeceğini düşünüyorum” diyen Çelik, süreci yakından takip ettiklerini kaydetti.

    Semra ACAR / İZMİR

     

     

  • Ahmet Kaya, ölüm yıl dönümünde Bornova Cemevi’nde yapılan etkinlikle anıldı-VİDEO

    Ahmet Kaya, ölüm yıl dönümünde Bornova Cemevi’nde yapılan etkinlikle anıldı-VİDEO

    PİRHA- Ahmet Kaya, 26. ölüm yıl dönümünde Bornova Cemevi’nde, ortak düzenlenen etkinlikte anıldı. İzmir Müzisyenler Derneği, Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Bayraklı Alevi Kültür Derneği, Pir Sultan Abdal Bornova Cemevi, Çorum Eşençay ve Civar Köyleri Yardımlaşma Dayanışma dernek ve kurumlarının ortak düzenlediği etkinlikte Ahmet Kaya şarkılarıyla yeniden yaşatıldı. 

    16 Aralık 2000 yılında aramızdan ayrılan Ahmet Kaya, ardında büyük bir miras bıraktı. Yarattığı kültür ve sanatla halen canlılığını koruyan Ahmet Kaya, günümüzde hala dün gibi hatırlanmakta. Bornova Cemevi’nde düzenlenen etkinlikle Kaya’nın mirası devam ettirildi.

    Şevket Karakuş‘un sunumu ve şiirleriyle gerçekleşen etkinlik, sinevizyon gösterimi ile başladı. Devamında ise Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi Başkanı Barış Çelik‘in açılış konuşmasıyla sürdü:

    “AHMET KAYA SADECE SANATÇI DEĞİL BU ÜLKENİN VİCDANIYDI”

    Ahmet Kaya‘nın sadece sanatçı kimliğinin olmadığını, ülkenin vicdanı olduğunu vurgulayan Barış Çelik, “Halkın acısını omuzlayan, mazlumun sesi olan, barışın türküsünü söylemekten asla vazgeçmeyen büyük ozan Ahmet Kaya’yı anmak için bir araya geldiklerini” söyledi.

    Ahmet Kaya‘nın zulme karşı dik duran, yasaklara rağmen sözünü söyleyen bir karakteri olduğuna dikkat çeken Çelik, “Biz Aleviler için barış sadece bir talep değil; yolun nefesidir, inancın özüdür. Çünkü bizim kültürümüz, insanı merkeze alan; rızalık, eşitlik, adalet ve kardeşlik üzerine kurulu bir kültürdür. Pir Sultan’ın darağacında bile boyun eğmeyen direnci, Hacı Bektaş Veli’nin “Bir olalım, iri olalım, diri olalım” çağrısı bugün de bize yol göstermeye devam ediyor.
    Bugün ülkemizde yeniden bir barış sürecinin konuşulduğu, toplumsal yaraların sarılması için umutların yeşerdiği bir dönemin içindeyiz. Ahmet Kaya yaşasaydı, bu topraklarda silahların susmasını, halkların eşit ve özgür yaşamasını, anaların gözyaşının dinmesini en çok isteyenlerden biri olurdu.
    Çünkü onun türkülerinin mayasında da Alevi yolunun mayasında olduğu gibi barış, kardeşlik ve adalet vardı.
    Biz biliyoruz ki bu toprakların barışa kavuşması, halkların birbirine düşman değil can olması; farklı kimliklerin eşit, özgür ve güven içinde yaşayabilmesi hem Ahmet Kaya’nın hayaliydi hem de Alevi toplumunun yüzyıllardır süren duasıdır” dedi ve Kaya’yı anarak konuşmasını sonlandırdı.

    Açılış konuşmasının ardından devam eden anma programı, Ahmet Kaya’nın şarkılarıyla son buldu.

    PİRHA/İZMİR

  • PSAKD İzmir şubelerinden Madımak anması ve yürüyüş-VİDEO

    PSAKD İzmir şubelerinden Madımak anması ve yürüyüş-VİDEO

    PİRHA- PSAKD İzmir Şubeleri, Sivas Madımak’ta katledilenler için anma düzenledi. Yürüyüşün yapıldığı anmada, 2 Temmuz’da Sivas’ta ve bulundukları her yerde alanlara çıkma çağrısı yapıldı.

    Sivas Madımak Otelinde yapılan katliamın üzerinden tam 32 yıl geçti. Yaşamını yitiren 33 yurttaş için anma etkinlikleri sürüyor.
    2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılı dolayısıyla katledilen 33 aydın, yazar ve sanatçı için Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) İzmir Şubeleri anma programı düzenlendi.

    KONSER ALANINA SLOGANLARLA YÜRÜNDÜ

    Metin Kemal Kahraman’ın konserinin gerçekleşeceği Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’ndan yürüyüşe geçen yurttaşlar, “Sivas’ı yakanlar AKP’yi kuranlar”, ” Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiçbirimiz”, “Sivas’ın ışığı sönmeyecek”, “Sivas’ın hesabı sorulacak” sloganları ile yürüdü.

    “UNUTTURMAYACAĞIZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Bornova Şubesi Cemevi’nde yapılan anmada konuşan Cemevi Başkanı Barış Çelik, “Aydınlık yarınlar için mücadele edeceğiz. Yanan bedenlerdi ama beynimiz ve kalbimizi yakamadılar. Onların mücadelesi bizlerin mücadelesinde devam ediyor. Suriye’de Alevi katliamı devam ediyor. Her gün 2 Temmuz gibi yaşamamız gerekiyor. Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    “YAŞANMIŞ HİÇBİR KATLİAMLA HESAPLAŞILMADI”

    Kurumlar adına açıklamayı yapan Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Ege Bölge Sorumlusu Kemal Yıldız, 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın insanlık tarihinin en kara ve utanç verici katliamlarında biri olduğu vurgulayarak, “Bu vahşi katliamın üzerinden 32 yıl geçti. Ama ne acımız azaldı, ne de öfkemiz dindi. Çünkü adalet yerini bulmadı. Katillerin büyük bir bölümü cezasız kalırken ceza alanlar affedildi, serbest bırakıldı. İnsanlığa karşı işlenmiş bir dava, zaman aşımına uğratıldı. Sivas’ın öncesinde yaşanan katliamlarla da, Sivas’la da, sonrası yaşanan katliamlarla da yüzleşilmedi. Yaşanmış hiçbir katliamla hesaplaşılmadı” dedi.

    “YENİ ANAYASA’DA ALEVİLER VE EZİLENLER YOK”

    Kemal Yıldız, yeni anayasa tartışmalarında ezilenlerin ve Alevilerin hak taleplerinin olmayışını eleştirerek , “Ama o masalarda yine Aleviler yok, emekçiler yok, kadınlar yok, Kürtler yok! Biz olmadan yazılan bir toplumsal sözleşme; ne eşit olabilir, ne özgür, ne de kardeşçe. Aleviler yalnızca bu ülkenin vicdanı değil; aynı zamanda kurucu iradesidir. Bu nedenle yeni anayasada Aleviler söz sahibi olmalı, yalnızca ‘konu’ değil, özne ve kurucu irade olarak kabul edilmelidir” diye belirtti.

    2 TEMMUZ ANMALARINA ÇAĞRI

    2 Temmuz’un hesabının sorulana kadar, Sivas için adalet mücadelesini büyüterek devam ettireceklerini belirten Yıldız, “32 yıl önce Sivas’ta yakılan ateş, bugün hâlâ kalbimizde yanıyor. Karanlığa karşı aydınlık için alanlardayız. Pir Sultan Abdal’ın yolu yolumuzdur, mücadele mirasını sahiplenmeye devam edeceğiz. Er ya da geç ama mutlaka katliamların hesabını soracağız. Er ya da geç ama mutlaka biz kazanacağız. İnsanlık kazanacak, karanlık yenilecek, aydınlık kazanacak. Tüm dostlarımızı 2 Temmuz’da Sivas’a ve bulundukları her yerde alanlara çağırıyoruz. Faşist ve şeriatçı kuşatmaya Karşı birlikte mücadeleye çağırıyoruz. Unutmadık, unutmayacağız, unutturmayacağız” diye konuştu.

    METİN KEMAL KAHRAMAN KONSERİ

    Anma sonrasında Aşık Veysel Rekreasyon Alanı’nda Metin Kemal Kahraman’ın müzik dinletisi oldu.
    Müzik dinletisi izleyicilerin yoğun ilgisini aldı.

    PİRHA/İZMİR

  • Bornova Dersimliler Derneği anadil paneli düzenledi-VİDEO

    Bornova Dersimliler Derneği anadil paneli düzenledi-VİDEO

    PİRHA- Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği dünya anadil günü dolayısıyla, ‘Dilsiz Yaşam Olmaz’ konulu panel gerçekleştirdi.

    İzmir’de Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, 21 Şubat Dünya Anadil Günü etkinlikleri kapsamında “Dilsiz Yaşam Olmaz” konulu panel düzenledi.

    Bornova’da bulunan Atatürk Mahallesi Cemevi Konferans Salonunda gerçekleşen panele Araştırmacı Yazar Hakan Kerimoğlu, Avesta Dil ve Kültür Araştırmaları Derneği’nden Mustafa Borak, Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik ve Sanatçı Bülent Kılıç’ın yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    Panelin yapıldığı salona, ‘Her Vas Kokê Xo Ser Rewino, Her Teyr Zonê Xo De Woneno’ pankartı asıldı. Panelde Sanatçı Bülent Kılıç Kırmancki ve Kurmanci klamlar seslendirdi.

    Panelde, dil üzerindeki yasakların kalkması için değerli bir mücadele verilmeye devam edildiğini ifade edilerek, dilin eğitim ve öğretimde kullanılması talebinin bu mücadelede önemli bir yer kapladığına dikkat çekildi.

    UNESCO verilerine göre dünyada yaklaşık 5 bini yerli dili olmak üzere yaklaşık 7 bin dil konuşulduğu ve bunlardan 2 bininin tehlike altında olduğu hatırlatılan panelde, araştırmalara göre dünya nüfusunun yüzde 40’ının konuştuğu veya anladığı dilde eğitime erişemediği bilgisi verildi.

    Panelde ayrıca resmi dil dışındaki ana dillerin eğitim alanına girmesinin engellendiği, diğer dillerin varlığının uzun süre inkar edilerek sistematik asimilasyon politikaları uygulandığına vurgu yapılarak, hayatın her alanının resmi ideoloji doğrultusunda tek tipleştirilmesi politikalarından en çok da Kırmancki ve Kurmancinin etkilendiğinin altı çizildi.

    PİRHA/İZMİR

  • Bornova Dersimliler Derneği aşure paylaşıp, orman yangınlarına dikkat çekti-VİDEO

    Bornova Dersimliler Derneği aşure paylaşıp, orman yangınlarına dikkat çekti-VİDEO

    PİRHA- Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği çok sayıda kişinin katılımıyla aşure lokmalarını paylaştı. Burada kurumlar adına yapılan açıklamada, Dersim’de devam eden yangının binlerce hektarlık alanı kül ettiği belirtilerek, kolluk kuvvetlerinin “yasaklı bölge” gerekçesiyle halkın söndürme çabalarını engellediğine dikkat çekildi.

    Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği, Muharrem orucunun sona ermesinin ardından aşure lokmalarını paylaştı.

    Bornova’da bulunan dernek binası önünde gerçekleşen aşure lokmasına HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, CHP İzmir Milletvekili Kamil Okyay Sındır, siyasi parti temsilcileri, Demokratik Alevi Dernekleri İzmir Şubesi, yöre derneklerinin yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı.

    “YANGIN SÖNDÜRME ÇABALARI ENGELLENİYOR”

    Ayrıca aşure lokmasında Dersim’de devam eden yangınlara dikkat çekilerek, yetkililerin yangına müdahaleye izin vermemesine tepki gösterildi.

    Kurumlar adına açıklamayı okuyan Ferhat Kotan, Dersim’de devam eden yangının binlerce hektarlık alanın yok olmasına neden olduğunu söyleyerek, kolluk kuvvetlerinin “yasaklı bölge” gerekçesiyle kent halkının söndürme çabalarını engellediğine dikkat çekti.

    Batıda ormanları söndürmek adına yapılan çalışmaların aynısının bölge kentlerinde de yapılması gerektiğini belirten Kotan, “Yangın yayılmadan ve geç kalınmadan havadan ve karadan acil müdahale edilmesini istiyoruz. Ormanlarımızı kül eden yangın değildir, savaşlar, rantlar ve doğanın devletin öncelikler listesinde yer almamasıdır. Buradan bir kez daha söylüyoruz; yanan orman alanlarının yerine maden ocaklarının açılmasını değil, bir an önce fidan dikimi yapılıp eski haline döndürülmesini istiyoruz ve takipçisi olacağımızı belirtiyoruz” şeklinde konuştu.

    “TOPLUMSAL BARIŞ ANCAK GÜÇLÜ BİR BARIŞ İTTİFAKI İLE OLUR”

    Aşure lokmasında konuşan Bornova Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Barış Çelik, aşurede halklarının birliği ve farklılığının tadı olduğuna vurgu yaptı.

    Güncel Kerbelalar ile halklara katliamlar yaşatılmaya devam ettiğini belirten Çelik, toplumsal barışın ancak faşizme karşı kurulacak bir barış ittifakı ile mümkün olabileceğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:

    “Ülkemizde yaşanan tüm acılara sevgiye, barışa dönüştürelim. Hüseyin’in Yezide karşı sergilediği direnme kültürü bugün bize kendisini yansıtmıştır. Bu direniş Alevilerin yaşam felsefesi olmuştur. Zalimin zulmüne boyun eğmeyerek direnme kültürünü yaşatan Hallac-ı Mansurlardan Nesimilere, Pir Sultan’a, Seyit Rıza’dan Alişere ve Mahirlerden Denizlere aydın yarınlar için mücadele edenlere aşuremizi pişiririz. Aşuremizin niyeti bellidir. Aşuremizde aşk ve sevgi vardır. Aşuremiz yol kardeşliğidir. Aşure, toplumdaki farklıların bir bütün tadıdır. AKP-MHP’nin bize yaşattığı katliamlar, orman yangınları, Konya’da Kürt bir ailenin ve Deniz Poyraz’ın katledilmesi toplumsal ayrıştırmadır. Biz Aleviler dahil ülkedeki herkesin toplumsal bir barışa ihtiyacı var. Buda ancak güçlü bir barış ittifakı ile olur. Hiç kimseyi ötekileştirmeden hareket ederek bu faşizme karşı ilk seçimde barış ittifakı kurulmalıdır.”

    Niyazi Çelik Dede’nin lokma gülbengi duası ardından aşure lokmaları paylaştırıldı.

    (PİRHA HABER MERKEZİ)

     

     

  • ‘Dersim, devrimci değerleri olan bir şehir; bizler azınlığa düşürülmek isteniyoruz-VİDEO

    ‘Dersim, devrimci değerleri olan bir şehir; bizler azınlığa düşürülmek isteniyoruz-VİDEO

    PİRHA – Dersim’de yaşanan doğa talanına tepki gösteren Bornova Dersimliler Derneği Başkanı Barış Çelik, “Bizim kutsalımız olan Düzgün Baba, Munzur kıyılarına insanlar yerleştirilmek istenmektedir. Burada bizler azınlığa düşürülmeye çalışılıyoruz” dedi. 

    Dersim’de yaşanan doğa tahribatları, kadın cinayetleri, çocuk istismarına dikkat çeken Bornova Dersimliler Derneği Başkanı Barış Çelik, Dersim’de yaşanan 38 soykırımdan bu yana katliamın devam ettiğini belirtti.

    Çelik, katliamın, sadece insan ölümleriyle değil doğa tahribatı ve talanıyla da gerçekleştiğini söyledi.

    Alevilerin kutsal mekanları olan Munzur kıyısında kurulmak istenen biyo enerji santrallerinin doğa tahribatını daha da arttırdığını belirten Çelik, “Dersim’in doğası talan edilmek istenmektedir. Bizim kutsalımız olan Düzgün Baba, Munzur kıyılarına insanlar yerleştirilmek istenmektedir. Burada bizler azınlığa düşürülmeye çalışılıyoruz” dedi.

    “SİYASİ İKTİDAR DERSİM’İ KULLANMAK İSTİYOR”

    Dersim halkının buna izin vermemesi gerektiğini söyleyen Barış Çelik, “Bu anlamda kurumlar olarak çalışmalarımızı Dersim’e yönlendirmemiz gerekiyor. Dersim halkını yalnız bırakmamamız, talana hayır dememiz gerekiyor” diye konuştu.

    “Osmanlı’dan beri Dersim’de oynanmak istenen oyunlar vardır” diyen Çelik, iktidar tarafından Dersim’in kullanılmak istendiğine dikkat çekti.

    “OYNANAN OYUNLAR VAR, BUNU GÖRMEK GEREKİYOR”

    Dersim’de yaşanan kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına da dikkat Çeken Barış Çelik, “Dersim’de bir katliam, çocuk istismarı, kadın tacizleri, alkol, uyuşturucu gibi çeşitli suistimaller halk üzerinde yapılmaktadır. Oynanan oyunlar çok farklıdır bunu görmek gerekiyor. Dersim’e doğamıza sahip çıkmaya çalışıyoruz. Türkiye’de Dersim devrimci değerleri olan bir şehir ve bu şehir her zaman ayakta durmasını bilmiştir, bu toplum her zaman ayakta durmasını bilmiştir. Devrimci olmak biraz da çözüm olmaktır. Dersim’in bunu başaracağına inanıyorum” diye konuştu.

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir’de Dersim anması: Asimilasyon devam ediyor- VİDEO

    İzmir’de Dersim anması: Asimilasyon devam ediyor- VİDEO

    PİRHA – Dersim Tertelesi’nin 83’ncü yılında yaşamını yitirenler, Bornova Dersimliler Derneği’nde anıldı.

    4 Mayıs Dersim Tertelesi’nin 83. yılında, yaşamını yitirenler anıldı. İzmir Dersimliler Dernekleri, Bornova Dersimliler Derneği, Avrupa Demokratik Dersim Birlikleri Federasyonu (ADEF) ve Demokratik Alevi Derneği İzmir Şubesi tarafından gerçekleştirilen anma dünyayı etkisi altına alan koronavirüs nedeniyle sosyal mesafe korunarak yapıldı.

    Anmada konuşan Bornova Dersimliler Derneği Başkanı Barış Çelik, konuşmasına Dersim Katliamı’nda hayatını kaybedenleri anarak başladı. Çelik, Dersim’de yaşananları soykırım olarak niteledi.  Dersim’in tanzim edilmek istendiğini belirten Çelik, ” 4 Mayıs’da bakanlar kurulu kararıyla 37-38 soykırımı  başlamıştır. Resmi rakamlarda 14 bin olsa da, 70 bini aşkın kayıp yaşanmıştır. Bu olay bir soykırımdır, terteledir” dedi.

    “Yaşanan asimilasyon, inkar ve ayrımcılık dayatmaları ile dilimizi ve kültürümüzü bitirmek istemektedirler” diyen Çelik, doğada üretim adı altında HES ve baraj projeleriyle inanç merkezlerinin yok edildiğine dikkat çekti.

    Çelik, yaşanan asimilasyon politikalarına rağmen inançlarından ve kültürlerinden vazgeçmeyeceklerini söyledi.

    Öte yandan koronavirüs sürecinden yaşanan sıkıntılara da değinen Çelik, bu süreçte işini kaybeden ailelere gıda yardımında bulunduklarını söyledi. Son olarak Çelik, Grup Yorum Üyesi İbrahim Gökçek’in taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulunarak, “Grup Yorum halktır, Grup Yorum talepleri taleplerimizdir, türkü söylemeye devam etmeliler” dedi.

    “DERSİM TERTELESİ KARA GÜNDÜR”

    Çelik’in konuşmasının ardından basın metnini Melhem Dönertaş okudu. “Xo vira meke!” diyen Dönertaş, 4 Mayıs Dersim 1937-1938 Tertelesi’nin Dersimlilerin kara günü olduğunu söyledi.

    “ARŞİVLER AÇILSIN”

    Türkiye Cumhuriyeti devletinin yaşananlardan dolayı özür dilemesi çağrısında bulunan Dönertaş, talepleri şöyle sıraladı:

    • Arşivler açılsın.
    • Dersim ismi iade edilsin.
    • Dersim halkından resmi olarak özür dilensin.
    • Sürgünler, kayıplar ve evlatlık alınan çocukların listeleri, Seyit Rıza ve arkadaşlarının mezar yerleri açıklansın.
    • Dillerimize ve Kızılbaş Alevi inancımıza özgürlük tanınsın.
    • Dersimde Doğanın talanına yol açacak projeleri iptal edilsin! PİRHA/İZMİR

     

     

     

  • Dersimliler Derneği Bornova Şubesi’nden erzak kampanyası – VİDEO

    Dersimliler Derneği Bornova Şubesi’nden erzak kampanyası – VİDEO

    PİRHA – Salgın sürecinde ekonomik olarak zor dönemden geçildiğini belirten Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi Başkanı Barış Çelik, ihtiyaç sahibi ailelerle dayanışmak için erzak kampanyası başlattıklarını söyledi. Çelik, Bornova Belediyesi ile ortak çalışma yürüterek 100 aileye erzak yardımı yapıldığını kaydetti.

    Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi, koronavirüs salgınında ihtiyaç sahibi ailelerle dayanışmak için erzak kampanyası başlattı.

    ‘Dayanışma Zamanı’ denilerek başlatılan kampanya kapsamında şu ana kadar 100 aileye erzak yardımında bulunuldu. Dayanışma kampanyasına ilişkin konuşan Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi Başkanı Barış Çelik, ekonomik olarak zor bir süreçten geçildiğini belirterek, yaşanan koronavirüs salgınıyla birlikte emekçi kesimin yaşam mücadelesinin de hat safhaya ulaştığına dikkat çekti.

    “EMEKÇİ KESİME ÖLÜM DAYATILDI”

    “Özellikle yoksul, çalışan emekçi kitlelere iki ucu ölüm olan evde kalırsan açlık, dışarıya çıkarsan virüs, adeta ölüm dayatılmış oldu” diyen Çelik, kurumların, kitlelerin örgütlü güçleri olduğunu, üyelerin ve çevrenin sorunlarıyla ilgilenip çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.

    Hükümet tarafından bir takım yardım kampanyalarının yapıldığını ancak birçok aileye destek gitmediğini söyleyen Çelik, Bornova Dersimliler Derneği olarak, işten çıkarılan, işini kaybetmiş, ücretsiz izne çıkarılan veya kiracı, ekonomik olarak zor şartlarda olan yurttaşlara destek amaçlı yardım kampanyası başlattıklarını söyledi.

    İlk olarak kurumlarla irtibata geçilerek ihtiyaç sahibi ailelerin belirlendiğini kaydeden Barış Çelik, derneğin kendi gücü, üyelerin ve dostlarının katkılarıyla da 50 aileye kuru erzak yardımı sağlandığını, Bornova Belediyesi ile ortak çalışma yürüterek 50 aileye erzak yardımı yapıldığını kaydetti.

    “İHTİYAÇ SAHİBİ AİLELERİN YANINDA OLALIM, DAYANIŞMA BEKLİYORUZ”

    Koronavirüs salgın sürecinde dayanışmanın önemine vurgu yapan Çelik, “Bu süreçte ihtiyaç sahibi ailelerin yanında olalım onlara destek olalım. Bu anlamda kampanyalarımız devam etmektedir, yardımlarınızı dayanışmanızı bekliyoruz. Bir olalım birlikte olalım bu zor durumda Xızır hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Evde kalın bu virüsü birlikte yeneceğiz birlikte başaracağız” dedi.

    Dersimliler Kültür ve Dayanışma Derneği Bornova Şubesi’nin başlatmış olduğu kampanyaya yardımda bulunmak isteyenlerin şu numaralardan ulaşabilecekleri belirtildi:
    05415905311- 0507 756 14 40

    PİRHA/İZMİR