Etiket: barış forumu

  • 34 sivil toplum örgütünden İstanbul’da forum çağrısı!

    34 sivil toplum örgütünden İstanbul’da forum çağrısı!

    PİRHA-  Aralarında insan hakları, emek, ekoloji, kadın, engelli, Alevi ve LGBTİ+ örgütlerinin de bulunduğu 34 sivil toplum örgütü, Türkiye’de barış ve demokrasi mücadelesinin geldiği aşamaya ilişkin ortak bir forum çağrısı yaptı. Kurumlar, 18 Ocak 2026 Pazar günü İstanbul Bakırköy’de bulunan İBB Cem Karaca Kültür Merkezi’nde “Sivil Toplum Forumu” düzenleyeceklerini duyurdu.

    Yapılan ortak açıklamada, Ekim 2024’te başlayan ve TBMM çatısı altında kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, sivil toplumun katılımına ilişkin karar almasına rağmen barış ve çözüme dair somut adımlar atmadığı vurgulandı. Komisyon çalışmalarının sivil toplumun yalnızca “dinlenmesiyle” sınırlı tutulmasının, sürece olan güveni zayıflattığı ifade edildi.

    Açıklamada, komisyon çalışmaları sürerken yargının araçsallaştırılmasıyla belediyelere yönelik operasyonların arttığına, kayyım uygulamalarının devam ettiğine, infaz yasasındaki ayrımcılığın sürdüğüne ve Anayasa Mahkemesi ile AİHM kararlarının tanınmadığına dikkat çekildi. Zeytinliklerin maden şirketlerine açılmasıyla ekolojik yıkımın derinleştiği, emeğin insanca yaşam ve örgütlenme haklarının çiğnendiği, yoksulluk ve güvencesizliğin toplumsal bir şiddet haline geldiği vurgulandı.

    Din ve inanç özgürlüğünün güvencesi olan laikliğin tasfiye edildiği, Alevilere yönelik asimilasyon politikalarının derinleştirildiği belirtilen açıklamada; kadınlara, engellilere ve LGBTİ+’lara yönelik ayrımcı ve hukuk dışı uygulamaların arttığı ifade edildi. Suriye politikası bağlamında ise Kürt sorununun, bölgenin toprak bütünlüğü içinde barışçıl ve demokratik çözümünü mümkün kılacak bir yaklaşımın benimsenmediği kaydedildi.

    Sivil toplumun sürecin asli bir öznesi haline getirilmemesinin, barış ve demokrasiyi birlikte kazanma olanağını zayıflattığına işaret edilen açıklamada, “Ülkenin geleceğini belirleyecek böylesi bir sürecin iktidarın inisiyatifine bırakılması kabul edilemez” denildi.

    Kurumlar, yaşam alanlarını, emeği, toprağı, suyu ve demokratik hak ve özgürlükleri savunabilmek için toplumun hemen her kesiminde hak mücadelesi yürüten sivil örgütlerin ortak, dönüştürücü ve etkili bir güç haline gelmesinin zorunlu olduğunu vurguladı. Bu kapsamda düzenlenecek forumun; fikirlerin paylaşılacağı, ortaklaştırılacağı ve demokrasi güçlerinin birliğine katkı sunacak bir dayanışma ve tartışma zemini oluşturmasının hedeflendiği belirtildi.

    Forum çağrısı, Türkçe’nin yanı sıra farklı halkların dillerinde de yinelenerek, barış ve demokrasinin çok dilli ve çok kimlikli ortak mücadelesine dikkat çekildi. Açıklama, “Ortak mücadeleyle toplumsal barış ve demokrasiye yol açalım” çağrısıyla sona erdi.

    PİRHA/İSTANBUL

  • İzmir’de barış forumu: Barış, demokratikleşme ile beslenir-VİDEO

    İzmir’de barış forumu: Barış, demokratikleşme ile beslenir-VİDEO

    PİRHA- İzmir Barış Forumu’nun düzenlediği buluşmada konuşan Akın Birdal, “Barış, demokratikleşmeyle, hukuk ve adalet kanalları ile beslenir” derken, Tunç Soyer ise, “Barış dili konusunda daha fazla kafa yormalı ve barış dilini daha çok kullanmalıyız” diye belirtti.

    İzmir Barış Forumu, Kültürpark’ta barış konulu forum düzenledi.

    İzmir Büyükşehir Belediyesi geçmiş dönem başkanı Tunç Soyer’in söyleşiye konuşmacı olarak katılmasının İzmir Fuarcılık Hizmetleri Kültür ve Sanat İşleri Tic. A.Ş. (İZFAŞ) tarafından kabul görmemesi sonrasında söyleşi forum tarzında düzenlendi.

    KARABULUT: BARIŞ SADECE SAVAŞIN TARAFLARINA BIRAKILAMAZ

    İzmir Barış Forumu’ndan Vezan Karabulut barışı savaşın taraflarına bırakmadan inisiyatif alınması gerektiğini ifade etti. Karabulut, “Bir öneri ile barış meclisi kararı aldık ve hemen harekete geçtik. Bir toplantı aldık ve İzmir Barış Forumu’nu oluşturduk ve bunu kamuoyuna duyurduk. Çeşitli sosyal medya hesaplarımız var. Çok değişik günlerden geçiyoruz. Türkiye’de barış netamali bir sözcük. Barış diyenler tutuklanıp, cezaevine konuluyor. Bu ülkede devlet, toplum birbirleri bir türlü barışamıyor. Barışı sadece savaşan taraflara bırakmamak amacıyla bu forum kuruldu. Savaşın mağdurları olan birçok kesime karşı bir savaş hali var. Bizlerin de barış haline ihtiyacı var” dedi.

    SOYER: DEMOKRASİ VE BARIŞ CAN YAKICI BİR SÜREÇ

    İzmir Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Tunç Soyer, İzmir Kitap Fuarı’nda kendisine yönelik sansüre değinerek, “Demokrasi ve barış süreci çok can yakıcı bir süreç. Bizlerin küsmeye, çekip gitmeye hakkı yok diye düşünüyorum. Bizler var oldukça bu mücadelenin bir parçası olacağız” diye konuştu.

    “BARIŞ DİLİNİ GELİŞTİRMELİYİZ”

    Soyer, barış dilinin daha çok kullanılması gerektiğine vurgu yaparak, “Barış dilini geliştirmemiz gerekiyor. Manzarayı güzel kılan şey biyo çeşitliliğin kendisidir. Toplumlarda ne kadar farklılık varsa o kadar güzeldir ve birbiri ile barışıktır. Farklıları zenginlik olarak görürsek barışa o kadar yaklaşırız. Bizi birbirinden ayıran şeylerden çok bizi birbirimize bağlayan şeyler var. Barış dili konusunda daha fazla kafa yormalı ve barış dilini daha çok kullanmalıyız” diye belirtti.

    SANSÜR TEPKİSİ

    Forumda söz alan Avukat İpek Sarıca ise, “Bu formun bu çeşitliliği koruduğunu ve herkese alan açtığını düşünüyorum” diye konuştu.

    Eski savaş pilotun ve insan hakları savunucusu Bahar Altan, İZFAŞ’ın sansürüne tepki göstererek, “Sansür bir korkudur. Ülkedeki iktidarların dışındaki küçük iktidarlarda da aynı tutumu görmek işimizin ne kadar zorlu olduğunu gösteriyor” ifadelerini kullandı.

    BİRDAL: BARIŞ, DEMOKRATİKLEŞME İLE BESLENİR

    Barışın demokratikleşme ile besleneceğini ifade eden İHD Onursal Başkanı Akın Birdal, “Demokrasi adalet diye gelen bir belediye başkanının benim haberim yoktu demesi kabul edilemez. Bunu sansürü yapanlar derhal görevden alınmalıdır. 50 yıldır kesintisiz bir savaş ve çatışma var. Tarihsel bir fırsat yakalanmış durumda. Halen bir adım atılmadı ve ileriki tarihlerde bir gelişmenin olacağına dair açıklama var. Barış herkesin ihtiyacı. Barış, demokratikleşmeyle ve adalet kanalları ile beslenir. Bizler barış yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Hepimizin hayali herkesin dili, inancı, kültürü ve tercihi ile yaşamasıdır” şeklinde konuştu.

    “NEDEN BİR ARAYA GELEMİYORUZ?”

    Forumda söz alan bir diğer yurttaş ise şunları söyledi:

    “Savaş, çıkarlar uğruna toplumu parçalar haline getirerek çatıştırıyor, halklar düşman haline getiriliyor. Sistemin içinde un gibi ezilip parçalanıyor iken neden bir araya gelemiyoruz. Milyon dolarlara mal olan ve bizi fakirleştiren bir savaş var. Bu fırsatı ‘güven olmaz, kandırıyorlar’, mantalitesinden aşıp toplumsal barışı dair çaba göstermeliyiz. Barış dilini kurabilme becerisini gösterebilmeliyiz.”

    PİRHA/İZMİR

  • İzmir Barış Forumu: Kalıcı ve onurlu bir barış istiyoruz-VİDEO

    İzmir Barış Forumu: Kalıcı ve onurlu bir barış istiyoruz-VİDEO

    PİRHA- İzmir Barış Forumu tarafından düzenlenen forumda barışın önemine vurgu yapıldı.

    İzmir Barış Forumu, “Barış istiyoruz, barışı konuşmak istiyoruz” şiarıyla forum düzenledi. Mustafa Necati Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen forumda salona “Barış istiyoruz, barışı konuşmak istiyoruz” yazılı pankart asıldı. Foruma Barış Anneleri İnisiyatifi, İzmir Barış Forumu imzacıları, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, çok sayıda siyasi parti, demokratik kitle örgütü temsilcileri ve yurttaş katıldı.
    Düzenlenen forumda divana Vezan Karabulut, Kelemet Çiğdem Türk, Fatma Demir ve Coşkun Üsterci seçildi. Forumda açılış konuşmalarını, Akın Birdal ve Tunç Soyer yaptı.

    “EMEK VE EYLEM OLMADAN BARIŞ OLMAZ”

    Zeynep Altıok, “Barışı konuşmaya bir zemin yaratılması son derece kıymetli. Umut inanç ve direniş olmadan emek ve eylem olmadan barış zaten olmaz. O yüzden en zoru konuşmak da bize yükümlülüktür” dedi.

    Daha sonra Madımak Katliamı’nda katledilen Behçet Aysan’ın bir şiirini okuyan Zeynep Altıok, “Barışı konuşuyorsak eğer tankları, tüfekleri, aç yatan çocukları da konuşacağız. Bütüncül bir barış arayışı ve kavramsal tanımlamalar olmaksızın konuştuğumuz her şey bir yanıyla eksik kalacaktır. Demokrasi, özgürlük, barış gibi kavramları yeniden, doğru bir şekilde tanımlamalıyız. Barışı isteyenler, sahici demokrasinin tanımını yapmakla yükümlüdürler. İlkelerimizden ödün vermeksizin evrensel temelli çerçevelere sadık kalarak bu süreci olabildiğince doğru bir şekilde yürütmeye inancım var” diye konuştu.

    “BEDELİ NE OLURSA OLSUN, BİZ BARIŞ DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”

    Açılış konuşmalarının ardından foruma katılanlara söz verildi.

    Söz alan Barış Annesi Behiye Yalçın da “26 senedir barışı haykırdık kimse sesimizi duymadı. Sadece Kürt halkı duydu. 27 Şubat’ta bir çağrı geldi barışa el uzatıldı barışın mimarına yüzlerce kez selam olsun. Kim barışı istiyorsa biz onun yanındayız. Sakine anne ölene kadar barış dedi ama göremeden gitti. Berfo Ana, çocuğunun kemiklerini bulamadan öldü. Halise annenin çocuğunun kemikleri kargoyla geldi ama yine barış istediğini söyledi. Kürt halkı yılladır barış istiyor, barış anneler sadece barış istiyor ama annelere soruşturmalar açılıyor. Bedeli ne olursa olsun, biz barış demekten vazgeçmeyeceğiz. Barış bu ülkeye gelmedikçe barış demeyi bırakmayacağız. Silahlar patlamasın, çiçekler açsın. Hiçbir anne çocukları için ağlamasın, tüm anneler çocukları için el ele versin. Biz çocuklarımızın cenazesini almak istemiyoruz. Biz kalıcı bir barış istiyoruz, onurlu bir barış istiyoruz. Biz hazırız barış için, barış elini kuvvetlendirmemiz gerekiyor, biz de varız dememiz gerekiyor. Biz buradayız, mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “BARIŞ OLMADAN KİMLİKLER BİR ARADA YAŞAYAMAZ”

    Eski savaş pilotu Bahadır Altan, Hava Kuvvetlerinde olduğu yıllarda PKK’li olan ve daha sonra tutuklanan, 30 yıl da cezaevinde kalan ve tahliye olan Gürsel Karaaslan ile kucaklaştı. Bahadır Altan “Biz kucaklaşıyorsak buna barış diyemeyenler utansın” dedi.
    Gürsel Karaaslan ise “30 yılın ardından gelip burada barışı savunuyorsam bu bizim ne kadar samimi olduğumuzu ve barışın da ne kadar değerli olduğunu gösteriyor. Barış bizim yaşam biçimimiz olmalı. Barış olmadan kimlikler bir arada yaşayamaz. Canımızı feda edecek kadar barışı seviyoruz ve barışı hep savunacağız” dedi.

    Forum, katılımcıların konuşmalarıyla devam etti.

    PİRHA/İZMİR