Etiket: Barış Kerem

  • İstinaf mahkemesi iki genci öldüren polislere verilen para cezası kararını onayladı

    İstinaf mahkemesi iki genci öldüren polislere verilen para cezası kararını onayladı

    PİRHA-Gazi Mahallesi’nde 14 Nisan 2017 günü polislerin açtığı ateş sonucu iki kişinin öldüğü üç kişinin de yaralandığı olayda sanık polisler hakkında verilen 24 bin 300 TL para cezasını İstinaf  mahkemesi yerinde buldu.

    İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki Kent Ormanı çıkışında 14 Nisan 2017 tarihinde polislerin “dur ihtarına uymadıkları” gerekçesiyle ateş açtığı araçta hayatını kaybeden Barış Kerem ile Oğuzhan Erkul davasında sanık polisler hakkında verilen 6’şar yıl hapis cezaları 24 bin 300 TL adli para cezasına verilmiş, ceza 24 ay takside bölünmüştü. İstinaf mahkemesi ise verilen kararı yerinde buldu.

    İSTİNAF KARARI YERİNDE BULDU

    Beş kişinin bulunduğu araca 14 Nisan 2017 günü polislerin açtığı ateş sonucu, Barış Kerem ile Oğuzhan Erkul yaşamını yitirmiş; Demirhan Erkul, Ramazan Altürk ve Birkan Yüksel de yaralanmıştı. Olay ile ilgili polisler Erkan Ekmekci, Kenan Akıl, Zafer Sağlam ve Davut Bakır hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek” suçlamasıyla dava açıldı. Yargılama sonucunda sanık polislere verilen 6’şar yıl hapis cezaları 24 bin 300 TL adli para cezasına çevrildi. Verilen ceza 24 ay takside bölündü. Yerel mahkemenin verdiği kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi yerinde buldu.

    “İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE KARAR VERİLDİ”

    Kararda şu ifadeler yer aldı:

    “Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, İstinaf başvurusunda bulunan katılanlar vekili, Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafinin ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurularının esastan reddine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kesin olmak üzere 24/03/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Barış ve Oğuzhan’ın aileleri: Çocuklarımızı Alevi diye katlettiler

    Barış ve Oğuzhan’ın aileleri: Çocuklarımızı Alevi diye katlettiler

    12 Mart Platformu’nun düzenlediği ‘Adalet’ panelinde konuşan 2017 yılında polislerce katledilen Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un aileleri, çocuklarının Alevi oldukları için katledildiklerini söyledi

    12 Mart Platformu, 14 Nisan 2017 yılında polisler tarafından Gazi Barajı’nda katledilen Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un anısına Gazi Cemevi’nde “Adalet” konulu panel düzenledi. Panele Kerem ve Erkul’un ailelerinin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Musa Piroğlu’nun yanı sıra birçok sivil toplum örgütü yöneticisi katıldı. Panelin yapıldığı salona “Bahar yüzlü çocuklar. Gazi Barajı’nda katledilen Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un anısına” yazılı pankart asıldı.

    “ARAÇTAKİ SAZI SİLAHA BENZETTİK DEMİŞLERDİ”

    Dava avukatlarından Ümit Sisligül, katliamın tanıkları olduğunu belirterek, dava sürecinde cezasızlık politikası ile karşı karşıya kaldıklarını ifade etti. Sisligül, “Polise giden ihbar sonrasında Gazi Barajı’na gitti. Ardından araçta bulunan kişilere tehdit ve hakaret ederek, araca ateş etmeye başlamış. Oğuzhan ve Kerem polis kurşunu ile katlediliyor ve diğer çocuklar da yaralanıyor. İki genci kaybettik. Davadan sonuç alacağımızı düşündük fakat düşündüğümüz gibi olmadı. Nisan ayında başlayan dava 5 ay sonra polislerin lehine döndü. Bütün delilleri yok edildi. Gaziosmanpaşa Adliyesi’nden Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’ne gönderildi. Bütün deliller kasten adam öldürmeyi gösterirken. Her zaman olduğu gibi polisler kollandı. Çok çaba sarf ettik. Ancak 3 kez heyet değişti. Duruşma savcısının bile talep ettiği cezanın altında ceza verildi. Mahkeme yine polislerin yargılandığı bir davada cezasızlık politikasını uyguladı. Polisler yine işlerinin başına döndü. ‘Araçtaki sazı silaha benzettik’ demişlerdi. Fakat olayın aslı dava sürecinde ortaya çıktı. Sonuç hukuksuzdu ve buna karşılık AYM’ye başvurduk ve sonuç alana kadar mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “YAPILAN KATLİAMDI”

    Barış Kerem’in annesi Melike Taş, o gün çocuklarının şarkı ve türkü söylediğinin altını çizerek, “Bizim çocuklarımız 24 bin lira mı ediyor? Yapılan katliamdı. Bizim çocuklarımızın bedel 24 bin liraymış. 19 yaşındaki bir çocuğa 9 kurşun ne demek? Kaç çocuğun daha ölmesi gerekiyor ses çıkarmanız için” diye konuştu.

    “POLİSİN SALDIRGANLIĞI POLİTİK”

    Polis şiddetinin tavan yaptığını belirten HDP Milletvekili Musa Piroğlu, “Katliamlar dolu bir tarihimiz var. Kürdistan tarihi bunlara örülü. Son sürece damgasını vuran katliamlar gibi çocukların cenazesinin sokaklarda bekletildiği bir döneminin içerisinden geçiyoruz. Bütün eylemlerde polisler güç gösterisi yapıyor. Polislerin saldırganlığı politik seçime göre” diye belirtti.

    “ÇOCUKLARIMIZIN SUÇU NEYDİ”

    Son olarak söz alan Oğuzhan Erkul’un annesi Seyran Erkul da çocuklarının suçsuz yere katledildiğini belirterek, “Adalet yerini bulur dedik, fakat adalet bize öyle bir oyun oynadı ki ödül gibi ceza verdi. Suçumuz neydi? Vuruldukları yerde büyüdüler. Soruyorum ne suçu var? Benim oğlumun ne yaptı? Çocuklarımızın Suçu neydi? Bizim çiçeklerimiz soldurdular. 4 yıldır gecemiz gündüzümüz yok. Kızım ‘Abim neden gelmiyor’ diye soruyor, abin katledildi diyemiyorum. Baştakiler sağır ve dilsiz. Halk olunca sesleri çıkmıyor. Alevi diye katlettiler” ifadelerini kullandı.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi Kent Ormanı girişinde 14 Nisan 2017 tarihinde içerisinde bulundukları aracın polislerce taranması sonucu yaşları 15-18 arasında değişen 5 çocuktan Barış Kerem (18) ve Oğuzhan Erkul (18) hayatını kaybetmişti. Her iki gencin ölümüne neden olan polisler hakkında İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde açılan davanın karar duruşması 5 Şubat’ta görüldü ve sanık polisler Erkan Ekmekçi, Zafer Sağlam, Davut Bakır ve Kenan Akıl’a ayrı ayrı “bilinçli taksir ile birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma” suçundan 3 yıl 4 ay hapis cezaları verildi. Her bir sanık polis için 24 bin 300 TL para cezasına çeviren bu ceza da 24 taksite bölündü.

    (Yeni Yaşam)

     

  • HDP’li Dilşat Canbaz, Gazi’de katledilen gençler için araştırma talebinde bulundu

    HDP’li Dilşat Canbaz, Gazi’de katledilen gençler için araştırma talebinde bulundu

    PİRHA- Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un katledilmeleri hakkında HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonu kurulması için başvuru yaptı.

    HDP Milletvekili Dilşat Canbaz, İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Kent Ormanı girişinde, yaşlar 15-18 arasında değişen 5 çocuğun bulunduğu aracın polisler tarafından taranması sonucu hayatını kaybeden Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un katledilmelerine ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonu kurulması için başvuru yaptı.

    TBMM’ye araştırma önergesi sunan Canbaz, “Türkiye; polis-asker, genel tanımlamayla kolluk kuvvetlerinin, işledikleri suçların cezalandırılması konusunda kötü bir geçmişe ve karneye sahiptir. Kolluk kuvvetlerinin sanık sandalyelerinde oturdukları hemen hemen bütün suçlarda yargı makamları ya verilmesi gereken cezaların çok altında cezalar vermekte ya da bu suçlar cezasızlıkla ödüllendirilmektedir. Cezasızlık ya da göstermelik cezaların verildiği suçlarda yargı makamlarının coğrafi ‘hassasiyetleri’ ise artık saklanamayacak kadar açıktır. Gazi Mahallesi-Ümraniye Katliamları Davası, Kızıltepe Jitem Davası, Şemdinli Umut Kitapevinin Bombalanması Davası, Ali İsmail Korkmaz, Berkin Elvan, Uğur Kaymaz, Ceylan Önkol gibi birçok davada yargı organlarının etkin bir soruşturma işletmediği, gerekli cezaların verilmediği ve süreç işletilirken suçun işlendiği bölgelerin adeta cezanın hafifletilme gerekçesi yapıldığı yönünde kamuoyunda yaygın ve haklı bir yargı oluşmuş durumdadır” ifadelerini kullandı.

    “ADLİ MAKAMLAR BİLİNÇLİ OLARAK OLAYIN ÜZERİNİ KAPATMAK İSTİYOR”

    HDP İstanbul Milletvekili ılbaşvurusunda; “Gelinen aşamada adli makamların dahi gerçeği soruşturmada istekli olmadıkları ya da bilinçli olarak olayın üzerini kapatmak istedikleri görülmektedir. Bu nedenle; gerçeğin açığa çıkarılması, kamuoyunun şeffaf bir biçimde aydınlatılması ve sorumluların gerçek bir cezai yaptırım almalarının sağlanması için Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un yaşamını yitirdiği olayla ilgili Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından bir araştırma komisyonu kurulması, TBMM’nin halka karşı sorumluluğudur” ibarelerine yer verdi.

    NE OLMUŞTU?

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde bulunan Gazi Kent Ormanı girişinde, 14 Nisan 2017 tarihinde yaşları 15-18 arasında değişen 5 çocuğun bulunduğu aracın polisler tarafından taranması sonucu hayatını kaybeden Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un katilleri hakkında açılan davanın karar duruşması, İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmüştü. Sanık polisler, olayın Gazi Mahallesi’nde gerçekleşmesinin haksız ve ölümcül olacak şekilde silah kullanmalarına gerekçe yaparak savunma yapmış, mahkeme de iki çocuğun katili 4 polis memuruna 24.300 TL ‘ceza’ vererek, bunu da taksitlendirmişti. Mahkemenin katil polisleri koruyan kararı kamuoyu ve aileler tarafından büyük tepkiyle karşılanmıştı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Gazi Mahallesi’nde iki çocuğu öldüren polislere para cezası verildi; aileler isyan etti-VİDEO

    Gazi Mahallesi’nde iki çocuğu öldüren polislere para cezası verildi; aileler isyan etti-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Gazi Mahallesi Kent Ormanında polisin dur ihtarına uymadıkları gerekçesiyle araçları taranarak öldürülen Oğuzhan Erkul ve Barış Kerem’in bugün Çağlayan Adliyesi’nde 11’inci duruşması görüldü. Mahkeme, sanık polislere 24 bin 300 TL para cezası verdi. Her iki çocuğun annesi karara isyan etti. 

    Yaşları 15 ile 18 arasındaki 5 arkadaş, 14 Nisan 2017’de doğum günü kutlayıp bağlama çalmak için  Gazi Kent Ormanına gitmişti. Park çıkışında polisin dur ihtarına uymadıkları gerekçesiyle araçları taranmıştı. 23’ü araca isabet eden toplam 35 kovan bulunan olay yerinde Barış ve Oğuzhan hayatını kaybederken 2 kişi ise yaralanmıştı.

    Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un ölümünden sorumlu Erkan Ekmekci, Kenan Akıl, Zafer Sağlam ve Davut Bakır hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek” suçlamasıyla açılan davanın 11. duruşması bugün (5 Şubat) Çağlayan’da İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Ailelerin ve avukatların yanı sıra duruşmayı izlemek üzere CHP Milletvekili Ali Şeker, HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, Bağımsız Milletvekili Ahmet Şık, CHP İl Başkanı Yardımcıları, CHP Sultangazi İnsan Hakları Komisyon Başkanı, Sosyalist Meclisler Federasyonu’ndan temsilciler katıldı.

    Duruşmada sanıklara verilen 3 yıl 4 ay hapis cezası 24 bin 300 TL para cezasına çevrildi.

    AİLELERDEN TEPKİ

    Karara aileler ve avukatlar tepki gösterdi.

    Sultangazi’de Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’u öldüren polislere verilen para cezasına tepki gösteren aileler, “Çocuklarımızın değeri para değil. Nerede görülmüş bir arabaya 36 kurşun sıkmak” diyerek isyan etti.

    Para cezasını duyan aileler sinir krizi geçirirken, adliyede yaşananları takip eden basın çalışanları da özel güvenlik tarafından engellenmeye çalışıldı. Karara itiraz eden aileler, adliyenin C kapısı önünde açıklama yaptı.
    İlk olarak söz alan Oğuzhan Erkul’un annesi Seyran Erkul, “Adalet var diyenler duysun. Ben kaç yıldır buna güvendim. Yavrumu toprağa koydum, kanı yerde kalmayacak diye güvendim. Yavruma para biçtiler. Saz çalmak suç mu, türkü söylemek suç mu?” diye sordu.

    “0 PARAYI BEN VERİRİM”

    “O parayı ben onlara verim” diye haykıran anne Erkul, “Oğlumun değeri para değil. Nerede görülmüş bir arabaya 36 kurşun sıkmak. Türk bayrağının altına gizlenmiş teröristler var. ‘Avukatım, savcıyım’ diyerek gezen teröristler var. Hani nerede adalet? Söyleyin suçumuz nedir? Oğlum ne suç işlemiş diye sorduğumda cevap vermiyorlar” ifadelerini kullandı.

    Dört yıldır adliyelerde adalet aradığını söyleyen anne Erkul, “Gazi mahallesiymiş suçlu. Polislerin hiç suçu yokmuş. Mahallesinin parkında saz çalarak türkü söyleyen yavrummuş suçlu olan. Dört yıldır yaşamıyorum. Küçük kardeşi dört yıldır, ‘abim nerede’ diye soruyor. Ben daha onun cevabını veremedim. Umutlarım burada suya düştü” dedi. 


    “BİZİMLE DALGA GEÇTİLER”

    Ardından konuşan Kerem’in annesi Melike Taş da, bayramda oğlunun mezarına giderek taş beğendiklerini ifade ederek, “Her gittiğimde ona söz verdim. Kanın yerde kalmayacak, hiç vazgeçmiyorum dedim. Bizimle dalga geçtiler. Evlat onların değil ne güzel karar verdiler.  Onlarda aynı acıyı yaşamadan ölmesinler” diye konuştu.

    Davanın avukatı Meral Hanbayat ise, sürece değinerek, yargı tarihine kara bir leke sürüldüğünü söyledi. Hanbayat, şöyle devam etti:
    “BU KADAR BASİT Mİ ÇOCUK ÖLDÜRMEK”
    “Polislerin fail olduğu davalarda cezasızlık var. Ama bu kadar korkunç bir kararla karşılaşacağımızı beklemiyorduk. Dört yıl önce yaşanan ağır travma yeniden yaşandı. İstanbul 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi resmen polislerin sorgusuz ateş edebilecekleri emrini verdi. Cezasızlıktan başka ailelere bir işkencedir. Çocuklar öldürüldü ama cezası para. Çocukları öldürebilirsiniz ama alacağınız ceza bu kadar basit. Türkiye gerçeği bu. İnsanlar nefes alamıyor. Bu kadar mı pervasızlar. Onlarca kurşun araca, onlarcası ise çocuklara isabet etmiş. Atış sayısı ortada. Hedef gözeterek yapılmış. Aydınlık bir yerde onların çocuk olduğunu biliyorlar. Bu kadar basit mi çocuk öldürmek? Bu cezasızlıktan da öte bir ceza, bu bir teşvik. Bir vur emridir.”


    NE OLMUŞTU? GEÇMİŞ DURUŞMALARDA NELER YAŞANDI?

    14 Nisan 2017 günü, İstanbul Gazi Mahallesi’ndeki Kent Ormanı çıkışında, polislerin “dur ihtarına uymadığı” gerekçesiyle ateş açtığı araçta, yaşları 15 ila 18 arasında olan beş çocuk bulunuyordu. Oğuzhan Erkul ve Barış Kerem polislerin açtığı ateş sonucu hayatını kaybederken; Demirhan Erkul, Ramazan Altürk ve Birkan Yüksel ise yaralandı.

    Savcılığın gizlilik ve yayın yasağı kararları altında yürüttüğü soruşturma neticesinde polisler Erkan Ekmekci, Kenan Akıl, Zafer Sağlam  ve Davut Bakır hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek” suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, 21 Mart 2018 tarihinde İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    27 Haziran 2018 tarihli ikinci duruşmada, ilk duruşmada hazır edilmeyen pedagog eşliğinde olaydan yaralı olarak kurtulan çocukların tanıklıklarına başvuruldu. 8 Kasım 2018 tarihli duruşmada, olay gününe ait telsiz kayıtları dosyaya girdi. Kayıtlara göre müdahale gerekçesi olarak sunulan ihbarın asılsız olduğu olaydan önce sanık polislerce biliniyordu. Duruşmada tanık olarak dinlenen polis memurları emniyette alınan ifadeleriyle çelişen beyanlarda bulundu. 14 Mart 2019 tarihli duruşmada katılan vekillerinin talebiyle olay yerinde keşif yapılmasına karar verildi. 27 Haziran 2019 tarihli 5. duruşmada, mahkeme başkanı değişti. Duruşma arası olay mahalinde keşif yapılmış, ancak bilirkişi raporu mahkemeye henüz ulaşmadığı için duruşmada bir gelişme yaşanmadı.

    26 Eylül 2019 tarihli duruşmada, bilirkişi raporu mahkemeye ulaşmış ve heyet tarafından incelenmişti. Sanık avukatına bilirkişi raporunu inceleyip beyanda bulunmak üzere ek süre verildi. Mağdur avukatlarından, Av. Hanbayat, Mahkemenin 08/11/2018 tarihli ara kararlarının ikinci maddesinde yanlış maktule ait bilgiler verildiğini söyledi. Belirtilen görüntü ve video kayıtlarının, olayın gerçekleştiği tarih olan 2017 yılına değil, 2018 yılına ait olduğunu belirterek, kayıtların doğru gönderilmesi husunda Adli Tıp Kurumu’na yazı yazılmasını talep etti. Talep heyet tarafından kabul edildi.

    13 Şubat 2020 tarihli duruşmada, uzman görüşü veren Adli Tıp Uzmanı Prof. Ümit Biçer, bütün yaralanmaların arkadan ve her iki yandan atışlarla olduğunu ve bu durumun tanığın aktarmış olduğu ifadelerle tutarlı olduğunu beyan etti. Katılanlar vekili Av. Dink, olay yerinde 35 kovan bulunduğunu ve bunların 23’ünün araca isabet ettiğini söyledi. Ayrıca, tüm atışların bagaj ve arka camda, yani araç içindekilerin yaşamsal organlarına denk gelen yerlere yoğunlaştığını belirterek, sanıkların kasten öldürüldüğünü söyledi. Mahkeme heyeti, dava dosyasını esas hakkındaki mütalaanın hazırlanması için Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesine karar verdi.

    10 Temmuz 2020 tarihli duruşmada mahkeme heyeti kovuşturmanın genişletilmesi talebinin gerekli olmadığı yönünde karar verdi. Esas hakkındaki mütalaanın dava dosyasına sunulduğu bildirildi. Mütalaada, sanıklar Erkan Ekmekçi, Zafer Sağlam, Davut Bakır ve Kenan Akıl’ın eylemleri ile kanun hükmünü yerine getirdikleri ancak hukuka uygunluk nedenlerine ilişkin olarak çizilen orantılı hareket sınırını, dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareketleri ile aşarak geçekleştirdikleri savunuldu. “Sanıkların böylelikle üzerilerine atılı bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işledikleri anlaşılmakla sanıklar Erkan Ekmekçi, Zafer Sağlam, Davut Bakır ve Kenan Akıl’ın TCK 85/2 maddesi gereğince cezalandırılmalarına, sanıkların suç işlenmesi sırasında bilinçli taksirle hareket ettikleri anlaşılmakla verilecek cezalarında TCK 22/3 maddesi gereğince artırım yapılmasına, sanıkların hakkında TCK 53/6 maddesi gereğince belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılmaları iddia ve talep olunur” dendi. Katılan vekilleriyle sanıklar müdafiine mütalaayı inceleyerek esasa ilişkin savunmalarına hazırlamak üzere süre verilmesine karar verildi.

    18 Aralık 2020 tarihli son duruşmada ise taraflara esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere ek süre verilmesine karar verildi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Polis, sazı silah sanıp 2 çocuğu öldürmüştü; 11. duruşma bugün

    Polis, sazı silah sanıp 2 çocuğu öldürmüştü; 11. duruşma bugün

    PİRHA- İstanbul’da Gazi Mahallesi Kent Ormanında polisin dur ihtarına uymadıkları gerekçesi araçları taranarak öldürülen Oğuzhan Erkul ve Barış Kerem’in bugün Çağlayan Adliyesi’nde 11’inci duruşması görülecek. 

    Yaşları 15 ile 18 arasındaki 5 arkadaş, 14 Nisan 2017’de doğum günü kutlayıp bağlama çalmak için  Gazi Kent Ormanına gitmişti. Park çıkışında polisin dur ihtarına uymadıkları gerekçesiyle araçları taranmıştı. 23’ü araca isabet eden toplam 35 kovan bulunan olay yerinde Barış ve Oğuzhan hayatını kaybederken 2 kişi ise yaralanmıştı.

    Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un ölümünden sorumlu Erkan Ekmekci, Kenan Akıl, Zafer Sağlam ve Davut Bakır hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet vermek” suçlamasıyla açılan davanın 11. duruşması bugün (5 Şubat) Çağlayan’da İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek.

    Davanın ilk duruşmasında sanık polis Erkan Ekmekci, sağ ön koltukta oturan kişinin bacaklarının arasında uzun namlulu bir silah gördüğünü, bu silahın av tüfeğininkine benzer siyah bir kılıf içerisinde olduğunu söyledi. Ekmekci, silahı gördükten sonra bağırarak diğer polisleri uyarmıştı. Uzun namlulu silah sanılan cismin, araçtaki çocuklardan biri olan 17 yaşındaki Birkan Yüksel’in sazı olduğu ortaya çıkmıştı.

    18 Aralık 2020 tarihli duruşmada, taraflara esas hakkındaki mütalaaya karşı beyanda bulunmak üzere ek süre verilmesine karar verilmişti.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazi’de polisin öldürdüğü iki gencin davası ertelendi

    Gazi’de polisin öldürdüğü iki gencin davası ertelendi

    İstanbul Sultangazi’de polis tarafından ateş sonucu 2 gencin öldürülmesi; 3 gencin de yaralanmasına ilişkin davaya devam edildi. Duruşma görüntü ve video kayıtlarının beklenmesi için ertelendi.

    İstanbul Sultangazi’ye bağlı Gazi Mahallesinde Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un polis kurşunuyla öldürülmesi ve 3 kişinin yaralanmasına ilişkin davaya devam edildi. Çağlayan’da bulunan İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaya hayatını kaybeden Barış Kerem’in annesi Melike Altınışık, Oğuzhan Erkul’un annesi Seyran Erkul, ablası Figen Erkul, olayda ağır yaralan Ramazan Altürk’ün ailesi ve diğer müşteki aileleri ile avukatlar katıldı.

    Duruşmada söz alan Av. Meral Hanbayat, “8 Kasım 2018 tarihli ara kararda belirtilen maktullere ilişkin otopsi görüntülerinde hata mevcuttur. Görüntü ve videolar 2018 yılına ait. Doğru otopsi görüntülerinin gönderilmesi konusunda Adli Tıp Kurumuna yazı yazılmasını talep ediyoruz” dedi.

    Sanık avukatı Tolga Yurdakul ise bilirkişi raporunu inceleyip beyanda bulunmak üzere mahkemeden süre talep etti.

    Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, maktullere ilişkin doğru görüntü ve video kayıtlarının gönderilmesi hususunda adli tıp kurumuna yazı yazılmasına karar vererek duruşmayı 13 Şubat 2020 saat 09.30’a erteledi.

    NE OLMUŞTU?

    14 Nisan 2017’de İstanbul Sultangazi’de bulunan Gazi Kent Ormanından araçla çıkan 5 gence polis tarafından ateş açılmıştı. Kent Ormanı çıkışında “dur ihtarına uymadı” iddiasıyla polis aracından ateş açılması sonucu 2 genç hayatını kaybetmiş, 3 genç ise yaralanmıştı. Olayda yaralanan gençler, polise verdikleri ifadelerinde panikledikleri için durmadıklarını ve sonrasında ateş açıldığını belirtmişti.

  • Gazi’de polis kurşunuyla öldürülen gençlerin davası: Sanık polisler tutuksuz yargılanacak

    Gazi’de polis kurşunuyla öldürülen gençlerin davası: Sanık polisler tutuksuz yargılanacak

    Gazi’de polisin açtığı ateş sonucu Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un öldürülüşüne ilişkin açılan dava görüldü. Duruşmada konuşan sanık polis Ekmekçi, emniyette verdiği “silah namlusu gördüm” şeklindeki ifadesini değiştirerek, “Silah kılıflıydı. Silahı görmedim. Kılıfın içinde silah olabileceğini düşündüm” dedi. Mahkeme 4 sanık polisin tutuksuz yargılanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

    İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi Mahallesi’nde 14 Nisan gecesi bir araca polis tarafından ateş açılmıştı.

    Açılan ateş sonucu araçta bulunan Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul isimli gençler hayatını kaybetmiş, Ramazan Altürk de ağır yaralanmıştı.

    Kerem ve Erkul’un ölümüne sebebiyet veren polislerin yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

    Kerem ve Erkul ailelerinin katıldığı duruşmada konuşan sanık polis Erkan Ekmekçi, kendilerine Mimar Sinan Kent Ormanı’nda silahlı, puşili bazı şahısların bulunduğu ve yol kestiği ihbarı geldiğini iddia etti.

    Zafer Sağlam’ın emriyle parkın girişinden, çıkışında güvenlik önlemleri aldıklarını söyleyen Ekmekçi devamla şunları aktardı:

    “Bir süre sonra Audi marka bir araç geldi. İçinde iki orta yaşlı adam vardı. Bıraktık. Bize bildirilen araç Reno markaydı. Ardından yaklaşık 15 saniye gibi bir süre sonra bir aracın hızlı bir şekilde geldiğini gördük. Siyah renkli bir araçtı. Yaklaştığında aracı durdurması yönünde uyardık. Yavaşladı durur gibi yaptı fakat durmadı. Ön sağ tarafa geçtim.”

    SANIK POLİSTEN ÇELİŞKİLİ İFADELER

    Daha önce Emniyet’te verdiği ifadesinde arabanın içinde silah namlusu gördüğünü söyleyen Ekmekçi mahkeme bu ifadesini değiştirerek şunları dile getirdi:

    “İçerisi karanlıktı. Işıkları açmadılar. Camı yarı araladılar. Şoförün yanındaki kişinin bacakları arasında silah vardı. ‘Silah var’ diye bağırdım. Silah kılıflıydı. Silahı görmedim. Kılıfın içinde silah olabileceğini düşündüm. Zafer abi aracın sol arkasındaydı. Ben silah var diye bağırınca araç hızlandı. Sol taraftan 4-5 el silah sesi duydum. Araç hızlandı. Ben sağ arka tekerleğe 8-9 el ateş ettim. Zafer ağabey de sol tarafta aracın alt tarafına ateş ediyordu. Uyarı ateşi yapmadım.”

    Ekmekçi, yargıcın ifadesiyle çeliştiğini söylemesi üzerine “Emniyetteki verdiğim ifade doğrudur” dedi.

    “ATEŞ EDİN TALİMATI VERİLMEDİ”

    Uyarı ateşi yapmadığını kendisinden önce ateş edilmeye başlandığını belirten Ekmekçi, ” 6-7 el ateş ettim. Araç ateş yapacağımız mesafeden çıktı. Dışardan veya aracın içerisinde başka bir şahsın ateş ettiğini görmedim. Uyarı atışı olduğunu sesten anladım. Ateş edin diye talimat verilmedi” diye konuştu.

    “ARACIN İÇİNE ATEŞ ETMEDİM”

    Olay mahalinde bekleyen güvenlikçilerden bilgi aldığını söyleyen sanık polis Zafer Sağlam ise, “Erkan ‘silah var’ diye bağırdı. Ben iki üç el havaya ateş ettim. Araç durmadı. Ben aracın içerisine ateş etmedim” dedi.

    SANIK BAKIR: ‘SİLAH VAR’ SESİ DUYDUM

    Sanık polis Davut Bakır da “Arka tarafın güvenliğini sağlıyordum. ‘Silah var’ sesi duydum. En arkada olduğum için gelen silah seslerinin kime ait olduğunu anlamadım. Sağ arka tekere 8-9 el ateş ettim” ifadelerini kullandı.

    Polisin taradığı aracın içinde ağır yaralanan Ramazan Altürk ise olay günü okuldan çıkıp eğlenmek için ormana gittiklerini belirterek yaşananları şöyle anlattı:

    “Oğuzhan ve Birkan ile yürüyerek gittik. Sonrasında diğer arkadaşlar geldi. Kalkmaya yakın Demirhan araçla geldi. Aracın camları filmliydi. Fakat aracın içi görünüyordu. Yola çıktık. Polis çevirmesini gördük. Demirhan ‘ehliyetim yok’ dedi. Biraz yavaşlayıp devam ettik. Camları açıp, ışıkları yakmasını söyledim. Demirhan’ın ve yanında oturan Birkan’ın camı zaten açıktı. Hızımız yavaştı. 4 polis silahları çekmiş küfür ederek ‘dur’ diyordu. Ardından bir polis şoförün yanına geldi. Polis arka camdan bana doğru silahını tuttu. Bana ateş ettiğinde cam kapalıydı. Ben kendimi geri çekince ateş etti. Öncesinde silah sesi gelmedi. Ben vuruldum. Oğuzhan cam tarafına, Barış da onun kucağına düştü. Ara ara ben kendimi kaybediyordum. En son kalktığımda hastanedeydim.”

    POLİSLER TUTUKSUZ YARGILANACAK

    İfadelerin ardından mahkeme 4 polisin tutuksuz olarak yargılanmaları kararını vererek duruşmayı 27 Haziran 2018 tarihine erteledi.

  • İstanbul’da 2 genci öldüren polislere OHAL kalkanı!

    İstanbul’da 2 genci öldüren polislere OHAL kalkanı!

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde 14 Nisan gecesi polisin açtığı ateş sonucu  hayatını kaybeden Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul  Davası’nda sanık 4 polisin tutuklanması talebi OHAL gerekçesiyle reddedildi. Karara tepki gösteren avukatı Meral Hanbayat polislerin keyfi ve hukuk dışı bir şekilde defalarca hedef gözeterek silah kullandığını ifade ederek maktullerin öldürücü bölgelerine ateş edildiğini belirtti.         

    Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul adlı gençlerin ölümüne sebebiyet veren polisler, ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek’ suçlamasıyla İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.

    Artı Gerçek’in haberine göre, mağdur ailelerin avukatı Meral Hanbayat, sanık polisler E.E, K.A, Z.S. ve D.B’nin tutuklanmasını talep etti. Talebi reddeden mahkeme, kararında cumhuriyet savcısının yazılı mütalaasının alındığını ve dosyanın incelendiğini belirterek”… talep edilen kanun maddelerindeki hapis cezalarının alt ve üst sınırları 2935 sayılı OHAL Kanunlarının 23/2-3 maddesi birlikte değerlendirildiğinde müştekiler vekilinin yerinde görülmeyen sanıkların tutuklanmalarına dair talebinin reddine…” ifadelerini kullandı.

    Karara bir üst mahkemede itiraz eden Hanbayat, dilekçesinde kararın yasaya ve hukuka aykırı olduğunu belirtti. Hanbayat polislerin keyfi ve hukuk dışı bir şekilde defalarca hedef gözeterek silah kullandığını ifade ederek maktullerin öldürücü bölgelerine ateş edildiğini belirtti.

    NE OLMUŞTU?   

    İstanbul Sultangazi’de Gazi Kent Ormanı’na doğum günü kutlamaya giden gençlerin olduğu araca polis ‘dur ihtirarına uymadı’ gerekçesiyle ateş etmişti. Polisin ateş açması sonucu Oğuzhan Erkul ve Barış Kerem olay yerinde hayatını kaybederken D.E. ve R.A.’nın hastaneye kaldırılmıştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Gazi’de öldürülen 2 gencin iddianamesi kabul edildi: 4 polis şüpheli

    Gazi’de öldürülen 2 gencin iddianamesi kabul edildi: 4 polis şüpheli

    İstanbul Gazi Mahallesi’nde Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’u öldüren ve 3 kişiyi de yaralayan polisler hakkında hazırlanan iddianame mahkemece kabul edildi. 4 polis “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten” yargılanacak. 

    Mezopotamya Ajansı’nın haberine göre, İstanbul’un Sultangazi ilçesine bağlı Gazi mahallesinde 14 Nisan akşamı polisin açtığı ateş sonucu araçta bulunan Barış Kerem ve Oğuzhan Erkul’un yaşamını yitirdiği, 3 kişinin yaralandığı olaya ilişkin soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iddianameyi tamamladı.

    İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianame kabul edildi. 4 polisin şüpheli olarak yer aldığı iddianamede polisler, “Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet vermekten” yargılanacak.