Etiket: barış manço kültür merkezi

  • Tiyatrocu Esatoğlu’nun 55. Sanat Yılı kutlanacak; Muzaffer Gezer’den halka davet – VİDEO

    Tiyatrocu Esatoğlu’nun 55. Sanat Yılı kutlanacak; Muzaffer Gezer’den halka davet – VİDEO

    PİRHA -Tiyatro Sanatçısı Mehmet Esatoğlu’nun 55. Sanat Yılı dolayısıyla İstanbul’da Barış Manço Kültür Merkezi’nde 25 Ocak günü saat 19.30’da etkinlik yapılacak. Sanat Meclisi’nden Şair ve Söz Yazarı Muzaffer Gezer, “Mehmet Esatoğlu, sanatını halkın içinde halkla birlikte yapan devrimci bir sanatçı. Onu kutlamamız gerektiğini biliyorduk. 55. yılı da kaçıramazdık. Bütün halkımızı da bu etkinliğe bekliyoruz” dedi. 

    Sanat Meclisi, Tiyatro Sanatçısı Mehmet Esatoğlu’nun 55. Sanat Yılı Kutlaması için Avcılar Belediyesi’ne bağlı Barış Manço Kültür Merkezi’nde 25 Ocak günü saat 19.30’da etkinlik gerçekleştirecek.

    Sanat Meclisi’nden Şair ve Söz Yazarı Muzaffer Gezer, hem Sanat Meclisi’ni ve yeni projelerini anlattı hem de düzenleyecekleri etkinliğe katılım çağrısı yaptı.

    “SANAT MECLİSİ’NİN MÜCADELESİ 10 YILDIR DEVAM EDİYOR”

    Gezi süreciyle beraber kurulan Sanat Meclisi’nin farklı disiplinlerden sanatçıları çatısı altında toplayan bir kurum olduğunu dile getiren Gezer, Sanat Meclisi’nin 10 yıldan beri mücadelesinin devam ettiğini ve 10 yıl içerisinde festivaller, sempozyumlar düzenlediklerini belirtti. Gezer, halkın içinde halkla birlikte halk için sanat üretmenin yollarını aradıklarını da ifade etti.

    Düzenli olarak her ay Türkiye’de sanat alanındaki hak ihlallerini anlatan bir rapor yayınladıklarını da dile getiren Gezer, şöyle konuştu:

    “Çünkü Türkiye’de her alanda olduğu gibi sanat alanında da hak ihlalleri almış başını yürüyor. Konser yasakları, salonların verilmemesi hatta konser vermeye gitmese bile sanatçıların kapıda gözaltına alınması gibi olaylar da yaşıyoruz. Mesela yine Sanat Meclisi üyelerinden Grup Yorum’un iki emekçisi konser yasaklarına karşı adli yargılanma talebiyle ölüm orucuna da yatmıştı ve onları kaybetmiştik. Bu ülkede maalesef bunlar yaşanıyor.”

    ONURLU AYDINLAR EVİ AÇILDI

    Sanat Meclisi’nin 10. yılında da yeni işler yaptıklarını belirten Gezer, “Onurlu Aydınlar Evi” açtıklarını söyledi.

    Gezer, Onurlu Aydınlar Evi’ne dair şunları anlattı:

    “10. yılın vermiş olduğu bir enerjiyle yeni şeyler de yapıyoruz. Bir ‘Onurlu Aydınlar Evi’ açtık. Yıllarca sanata emek vermiş, gönül vermiş ustalarımızın elinin ayağının çekildiği bir dönemde buna izin vermeyerek onları tekrar sanat sürecine katmak amacıyla oluşturduğumuz bir yer Onurlu Aydınlar Evi. Böylelikle usta sanatçılarımız hem sanat sürecine katılabilecek hem de genç sanatçılara deneyimlerini aktarabilecekler.”

    “TÜM HALKIMIZI ETKİNLİĞE BEKLİYORUZ”

    Gezer, Mehmet Esatoğlu’nun 55. Sanat Yılı dolayısıyla gece düzenleyeceklerini belirterek, “Sanat Meclisi’ni beraber kurduğumuz tiyatro sanatçısı Mehmet Esatoğlu’nun da bu yıl 55. sanat yılı. Normalde biz bunu 50. yılda yapacaktık. Fakat öyle bir döneme denk geldi ki pandemi belası, konser yasaklarından dolayı Grup Yorum emekçilerinin ölüm orucuna yatması gibi farklı gündemler olduğu için bunu yapamadık. Ama 55. yılı da kaçıramazdık. Çünkü Mehmet Esatoğlu, sanatını halkın içinde halkla birlikte yapan devrimci bir sanatçı. Onu kutlamamız gerektiğini biliyorduk. 25 Ocak’ta Avcılar Belediyesi’ne ait Barış Manço Kültür Merkezi’nde bir gece yapacağız. Orada konserlerle, danslarla, tiyatro gösterileriyle güzel bir gece geçmesini umuyoruz. Bütün halkımızı da bu etkinliğe bekliyoruz” dedi.

    MEHMET ESATOĞLU KİMDİR?

    Mehmet Esatoğlu 1954 İstanbul’da doğdu. 1986 yılında İstanbul Sahnesi Topluluğu’nu kurdu. 33 yılda, 14 oyun yazdı; 28 oyun sahneledi.
    Çocuklarla drama çalışmaları yaptı. Sinema ve televizyonda 20’ye yakın yapımda rol aldı.
    Evrensel Kültür, İnsancıl ve Bizim Dergi’de
     yazılar yazdı. Denemelerini “Düşten Gerçeğe Perdeci” adlı kitapta topladı.  

    Devrim FINDIK/İSTANBUL

  • Mahzuni Şerif tiyatro oyunu 10 Şubat’da gösterilecek

    Mahzuni Şerif tiyatro oyunu 10 Şubat’da gösterilecek

    PİRHA – Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Avcılar Şubesi’nin öncülüğünde, 10 Şubat’da Barış Manço Kültür Merkezi’nde Aşık Mahzuni Şerif’in tiyatro oyunu gösterilecek. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Avcılar Şubesi’nin organize etmesiyle, Ankara Birlik Tiyatrosu’nun oynadığı Mahzuni Şerif tiyatro oyunu yapılacak. 10 Şubat Pazar günü İstanbul Barış Manço Kültür Merkezi’nde yapılacak müzikli oyun saat 18.00’de başlayacak.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Memleket Biziz’ diyenler Kadıköy’de buluştu: 22 Nisan’da Ankara’dayız!

    ‘Memleket Biziz’ diyenler Kadıköy’de buluştu: 22 Nisan’da Ankara’dayız!

    “Memleket Biziz! Ses çıkaralım, durduralım, ülkemizi yeniden kuralım!” diyenler İstanbul Kadıköy’de buluştu. “Bugüne kadar hiç siyaset yapmamış bir bireyin bile kendisini öznesi hissedeceği kadar mütevazı, ama ülkemizi yeni baştan kurmaya talip olacak kadar iddialı bir hareket bu”

    Tek adam rejimini durdurup ülkeyi kolektif bir iradeyle yeniden kurmaya çağıran “Memleket Biziz” çağrısı 13 Mart’ta yayımlanmış, 22 Nisan’da Ankara’da tüm Türkiye’den katılımla bir “Özgürlük Buluşması” gerçekleştirileceği açıklanmış ve bu doğrultuda ülkenin dört yanında hazırlık toplantıları düzenlenmeye başlamıştı.

    “ÜLKEYİ BAŞTAN KURMAYA TALİP OLACAK KADAR İDDİALI BİR HAREKET BU”

    Barış Manço Kültür Merkezi’nde düzenlenen buluşma Ali Çerkezoğlu’nun açılış konuşmasıyla başladı.

    Sözlerine “Bugüne kadar hiç siyaset yapmamış bir bireyin bile kendisini öznesi hissedeceği kadar mütevazı, ama ülkemizi yeni baştan kurmaya talip olacak kadar iddialı bir hareket bu” diye başlayan Çerkezoğlu, şöyle devam etti:

    “Her birimiz ben ne yapabilirim sorusuna cevap vererek, mutlaka bu hareket içinde bir görev alarak bu salondan ayrılmalıyız. Toplantı yapmak bir eylem biçimi değildir, bu algıyı kıralım.”

    Ali Çerkezoğlu’nun kısa açılış konuşmasından sonra katılımcılar görüş ve önerilerini paylaştı. Kadın katılımının oldukça görünür olduğu salonda forumlardan ve hayır meclislerinden, Alevi hareketinden, gençlik hareketinden, emek hareketinden eylemciler, akademisyenler ve sanatçıların aralarında bulunduğu heterojen bir topluluk birlikte neler yapılabileceğini tartıştı.

    KADIKÖY ÖZGÜRLÜK BULUŞMASI’NDAN NOTLAR

    • Kadıköy Özgürlük Buluşması’na katılan kadınlar ayağa kalkarak salonda da çoğunluk ve bu harekette de öncü olduklarını gösterdiler. Bir kadın katılımcı kadın mücadelesinin örneklerini, yol ve yöntemlerinin takip edilmesini önerdi.
    • Medyanın eliyle yaratılmaya çalışılan politik atmosferin ağırlığından söz eden bir katılımcı “Televizyonları kapatıyoruz, sokakta buluşuyoruz” sloganıyla etkinlikler düzenlenebileceğini söyledi.
    • Söz alan bir emekçi kadın Memleket Biziz’in işçileri ve kadın emekçileri kapsayan bir hareket olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
    • “Memleket Biziz”in ilk çağrıcı heyetinde yer alan tiyatro oyuncusu Volkan Yosunlu, bu toplantılara katılan herkesin 22 Nisan Ankara buluşmasına katılımı artırmayı iş edinmesi gerektiğini, toplantıya katılan her bir kişinin beraberinde aynı kaygıları paylaşan başkalarını da Ankara’ya taşımasıyla umudu ve mücadeleyi güçlendirecek bir manzara açığa çıkaracağını söyledi.

    • Hayır meclisleri ve “Oy ve Ötesi” çalışmalarında yer almış bir kadın katılımcı Ankara’ya gidiş sürecinin de kolektif bir şekilde organize edilmesi, herkesin olanakları ölçüsünde sorumluluk alması gerektiğini söyledi.
    • Ekim 2017’de katledilen lise öğrencisi Helin Palandöken’in babası da katılımcılar arasındaydı. Palandöken iktidar eliyle tırmandırılan silahlanmaya karşı mücadele ettiğini ve bu mücadelenin büyütülmesi gerektiğini söyledi.
    • 672 sayılı KHK ile ihraç edilen akademisyen Egemen Cevahir, metal sektöründe MESS’e karşı DİSK Birleşik Metal İş’in direnişine değinerek, mücadelede sınıfsal bir bakış açısını korumanın önemli olduğunu söyledi.
    • Kültür Evleri ve Dayanışma Derslikleri’nden bir katılımcı çocuklara yönelik çalışmaların ve bunun sağladığı bir araya gelişlerin önemine değindi.

    • Mühendis bir katılımcı, “Hayatımda ilk defa özgürlüğünün elinden alınmasına biat etmeyen, özgürlüğüne sahip çıkan kalabalıklarla bir araya geliyorum. Bu yüzden kendimi hiç olmadığı kadar iyi hissediyorum” dedi.
    • Gazeteci İrem Afşin, “Ses çıkarmanın ötesinde bir harekete ihtiyacımız var. Ülkeyi terk etmek dışında bir seçeneğimiz olmalı. Memleket Biziz ismi bu yüzden benim için çok anlamlı. Şimdi komşu komşu, mahalle mahalle anlatalım. Böyle böyle büyüyeceğiz” dedi.
    • Gezi direnişinde yer aldığını belirten 24 yaşındaki bir Memleket Biziz katılımcısı, “Gençler de burada ve görev almaya hazır. Şimdi harekete geçme zamanı” dedi

    Toplantı 22 Nisan Özgürlük Buluşması’nda buluşma çağrısıyla son buldu.

  • Ortadoğu’dan sakal hikayeleri: Sakallogiia-VİDEO

    Ortadoğu’dan sakal hikayeleri: Sakallogiia-VİDEO

    PİRHA- “Sakal seni güzel için taşırım. Ben seni kesemem kara sakalım. Güzel görünce hafif kaşırım. Ben seni kesemem kara sakalım.” Mesele sakal olunca çeşitleri, şekli ve anlamı da değişiyor. Yönetmen Mehdi Shabani de sakalı başka bir bakış açısıyla beyazperdeye aktardı. 

    Haberin Videosu

    İranlı yönetmen Mehdi Shabani’nin, sakalın tarihi; hikaye ve belgesel sınırında işlediği ve köktenciliği merkeze aldığı Sakallogia seyirciyle buluştu. Belgesel film İstanbul Kadıköy’de bulunan Barış Manço Kültür Merkezi’nde akordeon sanatçısı Payam Egindami’nin kısa bir müzik dinletisinin ardından gösterildi.

    Kendine has kurmaca özgün belgeselleri bulanan Shabani’nin Sakallogia adlı belgesel filminde, geçmişten bugüne sakala bakış açısını gösteriyor. Erkeklik algısı üzerinde sakalın iktidar ve şiddeti de temsil ettiği görüşüne yer verilirken sakal ile oluşan ön yargıları da işlemiş. Her tercih edilen sakalın kişinin doğrusu olarak ortaya çıktığı belgeselde sakal gibi kimi kodların toplumsal karşılığının olduğuna dikkat çekiliyor. Moderninden gelenekselcisine, tutucusundan muhafazakarına kadar her kişide farklı bir anlama bürünen sakalın anlatıldığı belgesel hiciv özelliği taşıyor.

    Sakal hikayelerinden oluşan belgeselin gösteriminin ardından Yönetmen Mehdi Shabani Sakallogia’nın nasıl çıktığını anlattı.

    DEVRİMCİ SAKAL, DİNİ SAKAL

    Shabani, “Bir gün arkadaşlarla oturduk. Konuşuyorduk mesele sakala döndü. Bu sakal devrimci sakal mı gibi bir olay var. Devrimci, dini sakal gibi. Sonra bir tartışma söz konusu oldu. Ben dedim ki bu marksist  sakalı değil. Sen diyorsun ki sakallıdır ondan dolayı öyledir. Yani biz bir şekilde herkese siyasi bakıyoruz. O da hep sorun oldu. Sakal bir örnek olarak neleri bize gösterdi. Biz bir şekilde toplumsal kodlardan bir şey çıkarmaya çalışıyoruz. Bu giyim de olabilirdi. Demek ki modernsin gelenekselcisin, tutucusun, muhafazakarsın vs… Bu film bir şekilde bunun cevabıdır. Böyle bir şey olur mu olmaz mı? Sakaldan böyle büyük bir anlam çıkartabilir miyiz çıkartamıyor muyuz bu sorunun peşine gittim.”

    DOĞRU MU, TERCİH Mİ?

    “Herkes kendi sakalına ki sakal burada bir örnektir, her şey diyebiliriz, çok övüyor” diyen Shabani bundan da bir çok hikaye çıktığını söylüyor.

    “Doğru sakal budur, herkes bir tane çerçeve koyuyoruz. Bu doğru olanıdır, devrimci olan bunu yapıyor, İslamcı olan başka bir şekilde. Ve benim bulduğum şey budur. Doğru bir şey yok. O doğruluk buradan bir şekilde bulamıyoruz. Bu sadece tercihtir. Ama gerçekten böyle bir coğrafyada yaşıyoruz. Her şey de siyasidir. Siyasi olmayan şeyler de siyasi çıkar felsefik çıkar.”

    “ERKEKLİĞİ ARADAN ÇIKARIRSAK DÜNYA CENNET OLUR”

    Sakal bir şiddet biçimi olarak da karşımıza çıkıyor. Shabani bunu şöyle anlatıyor:

    “Erkek şiddet yapar filmin tartışması da budur. Bizim Hz. Adem dediğimiz kişi biraz feminist kaçıyor ve erkeklik şiddet yapıyor. Ama bana göre mesele sadece cinsiyet değil. Zaten bizim yaşadığımız iktidarda bir şekilde erkekliktir. Bizim film de erkekliği aradan çıkarırsak dünya cennet olur. Burada erkeklik simgesi sakaldır. Ama bana göre mesele öyle değil. Bizim ta gökten insanların ilişkisini değiştirmemiz lazım.”

    FİLMİN KONUSU

    Başarısız belgeseller yönetmeni ‘Mehdi’, bir gece oldukça sarhoş bir halde, kendisine ‘Hz. Adem’ diyen bir adama rastlar. Adem çocuklarının bozgunculuğunun ve fesadının kökünü yeryüzünden kazımaya niyet etmiştir. Bu konuda Hz. Adem’e ancak o’nu görme şansına sahip olan tek kişi yanı ‘Mehdi’ yardım edebilecektir. Yeniden yeryüzüne inişinde Adem; erkeklik ve cinsiyet kaynaklı ‘Şiddet’ pratiğinin ‘Sakal’ görünümüyle uygulandığını ispatlamak ister. Ona göre, ‘sakalı gidermek olur, insanın kurtuluşu ve vaat edilen cennete dönüşü’ bu amaç doğrultusunda ‘Sakal’ belgeselini yapmaya zorlar Mehdi’yi; varsayımının doğruluğunu gösterecektir tüm çocuklara. Bu niyetle Hz.Adem ve Mehdi bir dolu değişik insanla görüşür. Hispter’ından Müslüman ressamına, DAEŞ meraklısından, trans cinsiyetine kadar. Bu süreçte, Adem ile Mehdi arasındaki çekişme de sürüp gider. Adem’in yeniden yeryüzüne inmesi ve daha çok dünyalılaşması, genç yönetmenin günlük yaşamını aksatacaktır; Adem hayal ile gerçekliğin arasında sıkıştığı bu ikilemde bocalar durur. Gerçekten Hz. Adem midir yeryüzüne yeniden inen? Yoksa Mehdi’nin iş hayatında çokça işine yarayan kurgucu dünyasının ürünü müdür? (HABER MERKEZİ)