Etiket: barolar birliği

  • Adıyaman’da avukatların çalışmasına valilik engeli!

    Adıyaman’da avukatların çalışmasına valilik engeli!

    PİRHA – Türkiye Barolar Birliği’ne (TBB) bağlı avukatların, depremzedelere hakları konusunda bilgi vermesi engellendi. Çadır alanlarına girmeleri engellenen avukatlar, “Müteahhitlere, belediyelere, çevre ve şehircilik bakanlığı’na açılacak davalar var. halkın haklarını anlatmak istiyoruz” dedi.

    Depremin yaşandığı illerde çalışmaları engellenen bir kesim de avukatlar oldu.

    Türkiye Barolar Birliğine bağlı avukatlar, deprem sonrası yurttaşlara hakları konusunda bilgi vermek için Adıyaman’a gitti. Zonguldak, Bartın ve Kastamonu’dan deprem bölgesine giden avukatlar, AFAD yetkililerinin engeliyle karşılaştı. “Valilik talimatı var” denilerek çadır alanlarına girmesi engellenen avukatlar, hukuki bilgilendirme için bölgede olduklarını vurguladı.

    “HALKA HAKLARINI ANLATMAK İSTİYORUZ”

    Yaşanan engele ilişkin PİRHA’ya konuşan avukatlar, engelin kaldırılması için çabalarının sürdüğünü belirterek şunları söyledi:

    “Bizler, normalde çadır kentte yaşayan insanlara gidip bilgilendirme yapıyoruz. Ancak 3 gündür Ehlikeyf Parkı ve birkaç çadır kentte valilik engeline takılıyoruz. Genelde AFAD yetkilisi bizleri durduruyor ve ‘giremezsiniz’ diyor. Ardından vali yardımcısını arıyor ve kamu alanlarına girebileceğimizi ancak çadır alanlarına giremeyeceğimizi söylüyorlar.
    Bir haftadır bu sorunla uğraşıyoruz. OHAL valiliği ile temaslarımız oldu ancak olumsuz sonuçlandı.

    Deprem oldu ve yıkılan evler var. Bu durumda müteahhitlerin sorumlulukları var. Belediyeye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na açılacak davalar var. Halkın haklarını anlatmak istiyoruz. Adıyaman Barosu olarak da adliyenin önünde konteyner kurduk. Halkımıza ücretsiz hizmet veriyoruz. Dilekçe, suç duyurusu ve hukuki bilgilendirme adı altında desteğimiz sürüyor. Ayrıca bu yaptığımız bireysel bir çalışma değil, Türkiye Barolar Birliği’nin yapmış olduğu bir çalışmadır. Biz de aynı zamanda depremzedeyiz. Yakınlarımızı kaybettik. Ona rağmen halkımızı bazı hukuksal konularda bilinçlendirmek istiyoruz ama şu an engelleniyoruz.”

    PİRHA/ADIYAMAN 

     

  • Baro başkanları açlık grevleriyle ilgili TBMM Başkanıyla görüştü

    Baro başkanları açlık grevleriyle ilgili TBMM Başkanıyla görüştü

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve 7 bölge ilinin baro başkanı, açlık grevleriyle ilgili TBMM Başkanı Mustafa Şentop’la görüştü.

    Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu ve Diyarbakır, Siirt, Şırnak, Batman, Bingöl, Van ve Dersim baro başkanları, açlık grevleri ve ölüm oruçlarıyla ilgili olarak Meclis Başkanı Mustafa Şentop ve Kamu Denetçisi Şerefek Malkoç ile bir araya geldi.

    “OLUMLU BİR İZLENİMLE AYRILDIK”

    Basına kapalı yapılan görüşme sonrası sosyal medya hesabından açıklama yapan Diyarbakır Baro Başkanı Cihan Aydın, “Olumlu bir izlenim ile ayrıldık” dedi.

    “KARŞILIKLI GÖRÜŞ ALIŞVERİŞİNDE BULUNDUK”

    Görüşmeye dair yazılı açıklama yapan Dersim Barosu da şu ifadeleri kullandı: “Cezaevlerinde açlık grevleri ve ölüm oruçlarının bundan sonra herhangi bir can kaybı yaşanmadan sonlandırılması konusunda Meclis Başkanı ve kamu baş denetçisiyle yapılan görüşmelerde sorunun çözümü konusunda karşılıklı görüş alışverişinde bulunuldu. Sorunun bir an önce iç hukukumuz ve evrensel hukuk kuralları çerçevesinde kimsenin zarar görmediği insancıl bir yöntemle çözülmesini temenni ediyoruz. Ayrıca baştan beri belirttiğimiz üzere insan hayatını riske atan bu eylemleri açlık grevi ile ölüm orucundaki kişilerin kendi hayatlarına telafisi imkansız zarar vermemesi ve insan hayatına verdiğimiz önem ve değer gereği ve bizlere başvuran aile ve annelerin istemi üzerine herkese sorunun çözümü ve sonlandırmaları çabasının çağrısını yapıyoruz” denildi.

  • “Bu hukuk katliamını görünür kılıyoruz”

    “Bu hukuk katliamını görünür kılıyoruz”

    PİRHA – 39 İl barosundan, 18 avukat hakkında verilen hapis cezası kararına tepki geldi. Hukukçular “Bağımsızmış, tarafsızmış gibi bile davranmayan, yargının görüntüsünü bile katlanılmaz kılan, adil yargılama bir yana, yargılama bile yapılmadan gerçekleştirilen bu hukuk katliamını görünür kılıyoruz” dedi.

     Halkın Hukuk Bürosu ve Çağdaş Hukukçular Derneği üyeleri hakkında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 3 yıl dokuz aydan 18 yıl dokuz aya kadar varan hapis cezalarına ilişkin tepki gecikmedi. 39 İl Barosu, ortak kaleme aldığı açıklamada “Soruşturmanın en başından bugüne kadar kamuoyunca yakından izlenen süreç, olağandışı ve olağanüstü hukuk düzenlerinde bile benzerine rastlanmayan bir şekilde gelişmiştir” denildi.

    “MAHKEME HEYETİ ADETA KENDİ HUKUKUNU YARATTI”

    Açıklamanın devamında şunlar ifade edildi:

    “Günler süren duruşma sonunda, iddia makamının tutukluluğun devamına ilişkin mütalasına karşın, suçun vasıf ve mahiyetinin değişme olasılığına, AİHM’in uzun tutukluluk sürelerine ilişkin kararlarına ve yargılanan kişilerin avukat olmalarına özel vurgu yapılarak, meslektaşlarımızın tahliyelerine oybirliğiyle karar verilmiş, savcılığın itirazı üzerine, aynı mahkeme heyetince, henüz bir gün bile geçmeden, bu kez, tahliye edilen meslektaşlarımızın bir kısmının yeniden tutuklanmasına ilişkin yakalama kararı verilmiştir. Bu kararın hemen ardından, mahkeme heyeti üyelerinin bir kısmının görev yeri değiştirilmiştir.

    Görev yerleri değiştirilen mahkeme heyetinin yerine, soruşturma aşamasında verilen tutuklama kararı altında imzası bulunan hakimler atanarak, doğal hakim ilkesi yerle bir edilmiştir. Nitekim, yeni atanan heyet doğal bir heyet olmadığını devam eden duruşmalardaki tavrıyla göstermiştir.

    Şubat – Mart 2019 aylarında yapılan tutukluluğun incelenmesi oturumlarında; sanık müdafilerinin, sanıkların duruşmada hazır edilmelerine yönelik talepleri reddedilmiş, bunun üzerine yapılan reddi hakim talepleri de yerinde görülmeyerek sanık müdafiileri duruşma salonundan çıkarılmış ve ‘sanki mahkûmiyet hükmü kurulmuşcasına gerekçelendirilerek’ sanıkların tutukluluklarının devamına karar verilmiştir.

    Mahkeme heyeti, duruşmalar sırasında birçok kez savunma makamını duruşma salonundan çıkartarak adeta savunmasız yargı yaratma çabası içine girmiştir.

    İkinci duruşmanın ara kararıyla savunma makamına 18 Mart 2019 tarihli duruşmaya kadar kovuşturmanın genişletilmesi ve tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmalarına ilişkin süre verilmiş olmasına karşın bu sürenin bitmesi sanık ve müdafilerinin talepte bulunması beklenmeksizin dosya mütalaa için savcılığa gönderilmiştir. Görevli savcının mütalaa vermemesi üzerine mahkemece mütalaa talebi yenilenmiş, bu talebin, duruşma savcılığınca yerine getirilmemesi üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca duruşma savcısı değiştirilmek suretiyle, yeni görevlendirilen savcı tarafından mütalaa verilmesi sağlanmıştır.

    18 Mart 2019 tarihinde, henüz duruşma başlar başlamaz, yargılamayı yapan mahkeme heyeti tarafından alelacele oluşturulan ara kararla, ikinci duruşmadan sonra geçen 35 günlük sürede beyanda bulunulmadığı, makul sürede kovuşturmanın genişletilmesi talebinde bulunulmadığı gerekçe gösterilerek; celse arasında dosyanın esas hakkında mütalaa için savcılığa tevdi edildiği, tüm bu sebeplerle de kovuşturmanın genişletilmesi taleplerinin reddine karar verildiği açıklanmıştır.

    Ancak, yargılama yapan mahkemenin, bir önceki celse kurmuş olduğu ara kararında yer almamasına ve tevsii tahkikat talepleri sunulmamış ve henüz tevsii tahkikat hususunda karar verilmemiş olmasına rağmen, mahkeme heyeti tarafından adeta zorla mütalaa aldığı gerçeği gözlerden kaçmamıştır.

    Özetle, mahkemece, sanık meslektaşlarımız ve müdafileri tarafından, gerek UYAP üzerinden ve gerekse duruşma sırasında kovuşturmanın genişletilmesi talepleri konusunda değerlendirme yapmak bir tarafa, okumaya dahi gerek duymaksızın ‘makul sürede beyanlarda bulunulmadığı’ gerekçesiyle, savunma makamının bütün talepleri reddedilmiştir.

    Mahkeme heyeti adeta kendi hukukunu yaratmış, ceza usul hukukuna, olmayan bir makul süre kavramı hediye etmiştir.

    16’sı Baro Başkanı, üçü TBB Yönetim Kurulu üyesi olmak üzere, yüzlerce avukat arasından, her bir sanık için sadece bir avukata ‘lütfen’ söz verilmiş, dile getirilen ısrarlı talepler yine mahkeme heyeti tarafından reddedilmiştir.

    Duruşmanın ikinci gününde söz verilen sanıklardan Av. Selçuk Kozağaçlı, ‘Arama tutanağında yer almayan delillere dayalı olarak yargılama yapılmaya çalışıldığını, 20’yi aşkın belgenin sahte olduğunu, sahte belgelerle karar verilemeyeceğini, hakimlerin devletin emrinde ve devlet erki içinde yer aldığını fark ettiğini; ama, bu erkin yargı erki olmadığından emin olduğunu, bu sebeple hakimleri reddettiğini’ ifade etmiş, bunun üzerine mahkeme başkanı sanık ve müdafilerini duruşma salonundan çıkararak duruşmaya ertesi güne kadar ara vermiştir.

    Dün de duruşma salonunda sanık ve müdafileri olmaksızın, boş salona mahkumiyet hükümleri açıklanmıştır.

    Özetle, polis fezlekeleri mahkeme kararı haline getirilerek, meslektaşlarımız hakkında mahkumiyet kararları verilmiştir. Ceza Usul Kanununda yer alan, ceza yargılamalarında geçerli olan sözlü duruşma ve sözlü savunma yok sayılmıştır. Bağımsızmış, tarafsızmış gibi bile davranmayan, yargının görüntüsünü bile katlanılmaz kılan, adil yargılama bir yana, yargılama bile yapılmadan gerçekleştirilen bu hukuk katliamını görünür kılıyoruz. Tarihe geçsin: Bırakınız adil yargılanmayı, bu bir yargılama bile değildir!

    Bu nedenle 20.03.2019 tarihinde açıklanmış olan mahkeme ilamı hukuka aykırı tesis edilmiştir. Adil yargılanma hakkı ile ceza usul kanunu ve mevzuat hükümleri mahkeme heyeti tarafından defalarca ihlal edilmiştir. Adalet arayışında olduğumuz bugünlerde meslektaşlarımız hakkında kanunsuz yöntemlerle hüküm kurulduğundan, bu açıklamayı yapma zaruretimiz doğmuştur. Savunma susmayacak, susturulamayacaktır. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

     

    Açıklamada imzası olan barolar:

    Adana Barosu Başkanı Veli Küçük

    Ağrı Barosu Başkanı Mehmet Salih Aydın

    Amasya Barosu Başkanı Melik Derindere

    Ankara Barosu Başkanı R.Erinç Sağkan

    Antalya Barosu Başkanı Polat Balkan

    Artvin Barosu Başkanı Ali Uğur Çağal

    Aydın Barosu Başkanı Gökhan Bozkurt

    Balıkesir Barosu Başkanı Erol Kayabay

    Batman Barosu Başkanı Abdülhamit Çakan

    Bingöl Barosu Başkanı Hanifi Budancamanak

    Bolu Barosu Başkanı Sabri Hendekçi

    Burdur Barosu Başkanı Ramazan Gedik

    Bursa Barosu Başkanı Gürkan Altun

    Çanakkale Barosu Başkanı Bülent Şarlan

    Denizli Barosu Başkanı Müjdat İlhan

    Diyarbakır Barosu Başkanı Cihan Aydın

    Düzce Barosu Başkanı Azade Ay

    Eskişehir Barosu Başkanı Mustafa Elagöz

    Gaziantep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı

    Giresun Barosu Başkanı Soner Karademir

    Hatay Barosu Başkanı Ekrem Dönmez

    Isparta Barosu Başkanı Ünsal Çankaya

    İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu

    İzmir Barosu Başkanı Özkan Yücel

    Kırklareli Barosu Başkanı Turgay Hınız

    Kocaeli Barosu Başkanı Bahar Gültekin

    Manisa Barosu Başkanı Ali Arslan

    Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz

    Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun

    Muş Barosu Başkanı Abdulbaki Çelebi

    Ordu Barosu Başkanı Haluk Murat Poyraz

    Siirt Barosu Başkanı Nizam Dilek

    Şanlıurfa Barosu Başkanı Abdullah Öncel

    Şırnak Barosu Başkanı Nuşirevan Elçi

    Tekirdağ Barosu Başkanı Sedat Tekneci

    Trabzon Barosu Başkanı Sibel Suiçmez

    Tunceli Barosu Başkanı Kenan Çetin

    Van Barosu Başkanı Zülküf Uçar

    Yalova Barosu Başkanı Fedayi Doğruyol

    PİRHA / ANKARA