Etiket: başbakan

  • İngiltere Başbakanı Johnson koronavirüs salgınına yakalandı

    İngiltere Başbakanı Johnson koronavirüs salgınına yakalandı

    İngiltere Başbakanı Boris Johnson, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada kendisine yapılan koronavirüs testinin pozitif çıktığını duyurdu.

    Yeni tip koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında süpermarket ve eczaneler dışında tüm işletmelerin kapatılması kararının ardından hükümet büyük karantina için orduyu göreve çağırmaya hazırlanıyor. Ülke genelinde hakim olan krizi aldığı yanlış kararlardan dolayı idare edememekle suçlanan İngiliz Başbakan Boris Johnson dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile koronavirüs salgınına yakalandığını duyurdu.

    SAĞLIK BAKANI HANCOCK’DA KORONAVİRÜS HASTASI

    İngiltere Sağlık Bakanı Matt Hancock’ın da yeni tip koronavirüs hastalığına yakalandığı duyurulmuştu. Ülkede virüsün yöneticilere kadar tesir etmesi halk arasında huzursuzluk yarattı. Birçok İngiltere vatandaşı ülkeyi terkediyor. Sağlık Bakanlığı evde kalın çağrısını sürdürürken, hükümet ülkenin tam karantinaya alınması için orduyu göreve davet etmeyi planlıyor.

    KRALİÇE, AİLE FERTLERİ İLE BİLE GÖRÜŞMÜYOR

    Buckingham Sarayı’ndan yapılan açıklamada Kraliçe Elizabeth’in karantina altında olduğu aile fertleri ile görüştürülmediği bildirildi. Yapılan açıklamada Kraliçe’nin sağlık durumunun iyi olduğu ve test sonuçlarının negatif çıktığı bildirildi. Ayrıca saray sözcüsü “Veliaht Prens Charles’in virüse yakalanması sonrasında II. Veliahtı Prens William içinde yoğun bir karantina sürecinin başlatıldığı ve Prensinde kimseyle görüşmediği bildirildi.

     

    Haber Merkezi

  • Finlandiya, dünyanın en genç başbakanını seçti

    Finlandiya, dünyanın en genç başbakanını seçti

    Finlandiya’da, 34 yaşındaki Ulaştırma Bakanı Sanna Marin, partisi Sosyal Demokratlar’ın lideri seçildi ve ülkenin yeni başbakanı oldu. Hafta içinde, Antti Rinne koltuğu bıraktıktan sonra yerine geçecek Marin, dünyanın en genç ve ülkesinin üçüncü kadın başbakanı unvanını kazanacak.

    BBC’deki habere göre, Marin bu hafta içinde yemin ederek göreve başlayacak ve hepsinin başında kadın lider bulunan beş partiden oluşan koalisyon hükümetinin başbakanı olarak görev yapacak.

    Başbakan Rinne, posta idaresi çalışanlarının birkaç hafta süren grevi sonrasında talep edilen güven oylamasında muhalefet partilerinin aleyhinde oy kullanacağı, dolayısıyla kaybedeceğini anlayınca istifa etmişti.

    ‘Genç başbakanlar’ listesinde yalnız bir anne tarafından yetiştirilen Marin’i, 35 yaşındaki Ukrayna Başbakanı Oleksiy Honçaruk ve 39 yaşındaki Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern takip ediyor.

  • Türkiye’de kadınların üçte ikisi iş bulamıyor

    Türkiye’de kadınların üçte ikisi iş bulamıyor

     CHP’nin hazırladığı İşsizlik ve Yoksulluk bültenine göre, Türkiye’de uygulanan istihdam politikaları işsize iş bulmaktan uzak. Kadınların üçte ikisi iş bulamıyor.

    AKP hükümeti, işsizliği azaltıcı ve istihdamı artırıcı politikalar geliştiremedi. CHP’nin raporuna göre Türkiye, kadınların işgücüne katılımı ve istihdamında OECD ülkeleri arasında sonuncu oldu. Raporda kadın istihdamını OECD ortalaması seviyesine çıkaramamanın ülkeye faturasının sadece 2017 yılı için 282 milyar dolar olduğu bildirildi.

    CHP Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcılığı’nın, Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak koordinasyonunda hazırladığı ‘İşsizlik ve Yoksulluk Bülteni’nin ilk sayısı yayımlandı. CHP Merkez Yönetim Kurulu’na sunulan bültende özetle şu bilgi ve tespitlere yer verildi:

    TÜRKİYE İŞGÜCÜNE KATILIM ORANI EN DÜŞÜK ÜLKE

    *Türkiye’nin 60 milyon 223 bin kişiye ulaşan çalışma çağındaki nüfusu, dünya üzerindeki 169 ülkenin nüfusundan fazla. Buna karşın, Türkiye bu göreceli üstünlüğünü yeterince kullanamıyor. OECD verilerine göre de Türkiye, OECD içinde işgücüne katılım oranı en düşük olan ülke. Bunun ardında özellikle kadınların iş yaşamına düşük katılımı yatıyor. Nitekim Türkiye, OECD içinde kadınların işgücüne katılım ve istihdam oranının da en düşük olduğu ülke konumunda.

    KADINLAR İSTİHDAMLA BULUŞTURULAMADI

    *Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 33,8 iken OECD’de aynı oran yüzde 63,6 seviyesinde bulunuyor. Türkiye 2017 yılında, kadınlara OECD ülkelerindeki kadar istihdam sağlayabilseydi milli geliri 282 milyar dolar artarak 1,1 trilyon dolar seviyesinde olacaktı. Bu durumda kişi başına gelir de 10 bin 693 dolardan 14 bin 217 dolara çıkacaktı. Kadınları, OECD ülkeleri kadar, istihdamla buluşturamamanın kişi başına maliyeti 3 bin 524 dolar.

    YÜZDE 39 KAYIT DIŞI

    *İstihdamın meslek grupları itibariyle dağılımının da incelendiğinde, son bir yılda işe alınan her üç kişiden biri çok fazla nitelik gerektirmeyen, ücreti de nispeten düşük olan mesleklerde iş bulabildi. İstihdamla ilgili göze çarpan bir diğer husus da kayıt dışı istihdamdaki artış. Buna göre son bir yılda istihdam edilen 1 milyon 448 bin kişiden 561 bini, yaptığı işten dolayı herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıt olmadan çalıştı. Yani son bir yılda istihdam edilenlerin yüzde 39’u kayıt dışında kaldı.

    STAJYERLERİ İSTİHDAMDAN SAYDILAR

    *Başbakan Binali Yıldırım’ın, istihdamdaki artışın stajyer ve kursiyer sayısındaki artışla ilgisi olmadığı yönündeki açıklamasına karşın Başbakan’ın, bizzat Türkiye İstatistik Kurumu yalanlıyor. TÜİK, hane halkı işgücü anketinde stajyerlerin istihdamda sayıldığını açıkça belirtiyor. Bu nedenle 2017 Kasım ayı ile 2016’nın aynı ayı arasında stajyer ve kursiyerlerin sayısında 843 bin kişilik olağanüstü artış göz önüne alındığında, bunun istihdamdaki artışa çok büyük katkısı bulunuyor.

    AKTİF SİGORTALI SUNİ OLARAK ŞİŞİRİLDİ

    *Son bir yılda aktif olarak sigortalanan ve sigorta sistemine prim ödeyen neredeyse her 2 kişiden 1’ini “stajyer ve kursiyerler” oluşturdu. Bunların ücretleri ise büyük ölçüde devlet tarafından karşılanıyor. Stajyer ve kursiyer tanımını genişleten ve bunlara verilen ücretlerin belirli bir kısmını devlet desteğiyle ödemeye dönük düzenlemeler, aktif sigortalı sayısını suni olarak şişiriyor.

    YURTTAŞLAR GELECEĞE UMUTLA BAKAMIYOR

    Bültende TÜİK’in 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’yla ilgili de önemli tespitler de bulunuyor. Buna göre Türkiye’de 2017’de yurttaşların genel mutluluk algısında ve geleceğe umutla bakanların oranında azalış söz konusu. Bültende, ekonominin yüzde 7 büyüdüğünün söylendiği bir yılda vatandaşların mutluluk algısının ve umudunun azalmış olmasının izaha muhtaç bir husus olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte, TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nda dikkat çeken önemli bir diğer husus ise araştırma kapsamında daha önce yayımlanan “son bir yılda ekonomik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkisi” verisinin artık yayımlanmaması. Bültende bu verilerin yayınlanmaması “resmi karartma” olarak nitelenirken, verilerin açıklanmamasının “hükümetin söylemleri ile vatandaşın yaşadıkları arasındaki uçurumun kapanamayacak kadar büyük olduğunu gösterdiği” ifade ediliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • ‘Kişilerin göreve iade edilmelerinde savcılık kararları neden dikkate alınmıyor?’

    ‘Kişilerin göreve iade edilmelerinde savcılık kararları neden dikkate alınmıyor?’

    CHP Balıkesir Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Mehmet Tüm, son yayınlanan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerine iade edilen kişiler arasında ayrımcılık yapıldığını ve yargı kararlarının dikkate alınmadığını ifade etti.

    24 Aralık 2017 tarihli Kanun Hük​münde Kararname (KHK) ile birlikte 115 kişinin görevlerine iade edildiğini belirten CHP’li Mehmet Tüm, Eğitim-Sen’li öğretmenlerin haklarında yargı kararları olmasına rağmen görevlerine iade edilmediklerini ve mağdur edildiklerini belirtti.

    Hükûmetin son KHK ile yargı kararlarını da hiçe saydığını ifade eden CHP’li Tüm, konuya ilişkin “Bugüne dek 18 KHK yayınlandı ve her birinde on binlerce insan mağdur edildi, akla mantığa sığmayan kararlara imza atıldı ve hukuksuzluk meşrulaştırılmaya çalışıldı. Özellikle ihraçlar konusunda tarihe geçecek derecede hukuk garabeti kararlar alındı. Son KHK’da yer alan ihraçlar ve iadelerle ilgili de yine artık alışık olduğumuz bir hukuk skandalına daha tanık olduk. Birçok kişi hakkında olumlu yargı kararı olmasına rağmen, işine iade edilmedi. Eğitim-Sen’li iki öğretmen İsmet Akyol ve Şahin Yücel, savcılığın haklarında ‘FETÖ ile irtibatı yoktur’ kararına rağmen hâlâ hukuksuz ve gerekçesiz bir şekilde mağdur ediliyorlar. İnsanlar yargıya başvuruyorlar, OHAL Komisyonu’na başvuruyorlar, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, bakanlıklara başvuruyorlar, tüm bu yargı kararlarına rağmen işe iade yine de edilmiyorlar. Hükûmet, muhatapları muhalif olunca Anayasa, hukuk, yargı kararı vs. dinlemiyor. İnsanlar ne yapacaklarını, nereye başvuracaklarını bilmiyorlar. Nuriye ve Semih’in durumu da bundan farklı değil. İşte OHAL Türkiyesi’nin özeti budur.” dedi.

    “SAVCILIK KARARLARI NEDEN DİKKATE ALINMIYOR”   

    Başbakan Binali Yıldırım’a soru önergesi veren CHP’li Mehmet Tüm, KHK ile ihraç edilen Eğitim-Sen Zonguldak Şube Sekreteri İsmet Akyol ve Mersin Tarsus Eğitim-Sen Şube Sekreteri Şahin Yücel’in hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen ‘kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair’ karara rağmen, görevlerine iade edilmemesinin gerekçesini sordu.

    CHP’li Mehmet Tüm’ün önergesinde şu sorular yer aldı:​

    1. 24 Aralık 2017 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 695 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile görevlerine iade edilen özelde 33 MEB personeli genelde ise 115 kişi hangi kriterlere göre görevlerine iade edilmiştir?​
    2. Görevlerine iade edilen kişiler hakkında Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından ‘kovuşturmaya yer olmadığına dair’ kararlar verilmiş midir? Verildiyse söz konusu kişilerin göreve iade edilmelerinde savcılık kararları dikkate alınmış mıdır?
    3. Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından haklarında ‘Kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair’ karar verilen Eğitim-Sen yöneticileri İsmet Akyol ve Şahin Yücel’in KHK ile göreve iade edilme talepli dilekçelerine Başbakanlık tarafından ‘OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna başvurunuz’ cevabı verilmesi savcılık kararıyla çelişki arz etmekte midir?
    4. Savcılık kararları, Eğitim-Sen yönetici ve üyelerinin KHK ile göreve iade edilmesinde hangi gerekçeyle uygulanmamaktadır?
    5. Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından ihraç edilen kaç kamu çalışanı hakkında ‘kovuşturmaya yer olmadığına dair’ kararlar verilmiştir?
    6. İsmet Akyol ve Şahin Yücel ile Cumhuriyet Başsavcılıkları tarafından haklarında ‘kovuşturmaya yer olmadığına dair’ karar verilen diğer kişilerin KHK ile göreve dönmeleri için çalışma yapılacak mıdır?
    7. KHK ile göreve iade edilmeyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilme arasında bir fark var mıdır?
    8. KHK ile göreve iade olduğunda, göreve iade edilenler, ihraç edilmeden önceki görev yerlerine aynı statüde verilirken ve geçmişe dönük hak kayıplarını alırken; OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonu kararıyla göreve iade edilenler de önceki görev yerlerine aynı statüde verilecek midir ve geçmişe dönük hak kayıplarını alacaklar mıdır? (HABER MERKEZİ)
  • CHP’li Tanrıkulu, TV10 ve İMC TV’nin mal varlıklarının satışa çıkarılmasını meclise taşıdı

    CHP’li Tanrıkulu, TV10 ve İMC TV’nin mal varlıklarının satışa çıkarılmasını meclise taşıdı

    CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, OHAL sürecinde kapatılan basın kuruluşlarının mallarının TMSF tarafından satışa çıkarılmasını Meclise taşıdı.

    OHAL sürecinde hukuksuz bir biçimde kapatılan basın kuruluşlarının mallarının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından satışa çıkarılmasını CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu Meclis gündemine taşıdı.

    Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’a, “Başbakanlığa bağlı Tasarruf Mevduatları Sigorta Fonu’nun, OHAL sürecinde kapatılan İMC TV ve TV10’un mallarını, yargı sürecini beklemeden satışa çıkarmasının sebebi nedir?” diye sordu.

    OHAL süreciyle birlikte baskınlar yapılarak el konulan İMC TV, TV10, Jiyan TV, Azadi TV, Radyo Nur, Meydan, Yayına Bakış, Yeni Hayat, Kocaeli Manşet, Demokrat Gebze gazetesi ve Dost Ajansın demirbaş eşyalarının satışa çıkarılması, kurulan OHAL Komisyonunun mağduriyetleri giderme iddiasını da çürüttüğüne dikkat çeken Sezgin Tanrıkulu, “Zira söz konusu basın kuruluşlarından İMC TV, TV10, Yeni Hayat TV, Jiyan TV, Azadi TV, Gün TV, Van TV el konan demirbaşlarının iadesi konusunda OHAL Komisyonuna başvuru yapması, internet formunda söz konusu kuruluşların isimleri olmadığı yapılamamıştır. Ayrıca basına yansıyan bilgilere göre İMC TV ve TV10’un İdare Mahkemelerinde yaptıkları itiraz daha devam ederken; yargının bu konuda vermesi muhtemel herhangi bir kararını beklemeden TMSF’nin bu kuruluşlara ait eşyaları apar-topar satışa çıkarması da düşündürücüdür” dedi.

    YAYIN HAYATLARINA DÖNEBİLECEKLER Mİ?

    Tanrıkulu, Başbakan Binali Yıldırım’dan şu sorulara yanıt vermesini istedi:

    – Başbakanlığa bağlı Tasarruf Mevduatları Sigorta Fonu’nun, OHAL sürecinde kapatılan İMC TV ve TV10’un mallarını, yargı sürecini beklemeden satışa çıkarmasının sebebi nedir?

    – Basına yansıyan bilgilere göre İMC TV yöneticileri, el konulan mallardan bazılarının kendilerine zimmetli Reuters ekipmanı olduğunu, bazı malların ise başka bir şirkete ait olduğunu ifade etmektedir. Bu durumda hangi dayanakla İMC TV binasında el konulan her malzeme, sahibine bakılmaksızın satışa çıkarılabilmektedir?

    – El konulan basın kuruluşlarının mallarının, ederinden çok daha düşük fiyata satışa çıkarıldığı iddiası doğru mudur? Bu iddia doğruysa, TMSF ne amaçlamaktadır?

    -Kapatılan basın kuruluşlarının mallarının iktidara yakın şirketlere satılması mı planlanmaktadır?

    – Söz konusu basın kuruluşları KHK ile kapatılmadıkları için OHAL Komisyonuna da başvuramamakta, yargı sürecinin de yılları alabileceği ifade edilmektedir. KHK ile kapatılmamış ama OHAL döneminde el konulmuş basın kuruluşlarının da OHAL Komisyonuna başvuru yapabilmesi için herhangi bir düzenleme yapacak mısınız?

    – OHAL döneminde kapatılan söz konusu basın kuruluşlarının tekrar yayın hayatlarına başlamaları söz konusu olacak mıdır?”

    (HABER MERKEZİ)