Etiket: basın engeli

  • ‘Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?’

    ‘Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?’

    PİRHA – Gazeteciler Cemiyeti 2022 yılık medya raporunu ve mesleki memnuniyet araştırmasını yayınladı. Yapılan açıklamada “Gazeteciler sefalet ücretleriyle, 13 saati aşan mesailerle, basın iş kanunu kapsamı dışında çalıştırılıyor ve tehditlere, saldırılara, engellemelere uğruyor. Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?” denildi.

    Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, basın özgürlüğü önündeki ekonomik ve siyasi engeller nedeniyle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nün kutlanacak bir gün olmaktan çıktığını vurguladı. Gazetecilerin karşı karşıya olduğu sorunların tüm toplumu derinden etkilediğini ve giderek kalıcı hale geldiğini belirten Bilgin, tüm gazetecileri meslek örgütlerinde bir araya gelmeye çağırdı.

    Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, 2022 yılında 78 gazetecinin gözaltına alındığını, 60’tan fazla gazetecinin saldırıya uğradığını, 43 gazetecinin cezaevinde olduğunu, para cezalarıyla gazetecilerin susturulmaya çalışıldığını hatırlattı ve bu ortamda 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutlayamadıklarını söyledi. Bilgin, gazetecilerin çalışma şartlarını düzenleyen Basın İş Kanunu’nun yıl dönümünde bu kanunun uygulanmadığı işyerlerinin sayısının arttığını belirterek “Gazeteciler köle gibi çalıştırılıyor, cezalarla boğuşuyor, saldırıya uğruyor, öldürülüyor. Bu düzeni hep beraber değiştirmeliyiz” dedi.

    “MESLEKTAŞLARIMIZ YASA DIŞI ÇALIŞTIRILIYOR”

    Nazmi Bilgin, Cemiyet’in 77’nci kuruluş yıl dönümü 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü nedeniyle yaptığı açıklamada, Gazeteciler Cemiyeti’nin yürüttüğü Demokrasi İçin Medya/Medya İçin Demokrasi Projesi’nin 2022 yılı Medya İzleme Raporu ve Mesleki Memnuniyet Araştırmasının ön sonuçlarının yayınlandığını duyurdu. Bilgin, Mesleki Memnuniyet Araştırmasının 331 gazetecinin katılımıyla yapıldığını ve yılın en kapsamlı alan araştırması olarak çok çarpıcı sonuçlar ortaya koyduğunu söyledi. Medya izleme raporunun da 2022 yılı içinde Türkiye’deki basın özgürlüğü atmosferindeki gerilemeyi ve gazetecilerin çalışma koşullarını ortaya koyduğunu belirten Bilgin, izleme raporu ve araştırmanın ayrıntılı sonuçlarının Mart ayında yayınlanacağını bildirdi.

    Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin, “Bugün 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü. Yani bizim iş kanunumuzun yayınlandığı günün yıl dönümü. Ne acıdır ki bugün bu kanun uygulanmıyor. Karşı karşıya kaldığımız saldırılar ve cezalar yetmezmiş gibi meslektaşlarımız yasa dışı çalıştırılıyor ve sefalet ücretleriyle geçinmeye çalışıyor. Biz gazetecilere reva görülen çağ dışı baskılar ve köle gibi çalışma düzeni tüm toplumu çölleştiriyor” ifadelerini kullandı. Bilgin, 2022 raporundaki başlıkları şöyle anlattı:

    “Geride bıraktığımız yıl basın özgürlüğü açısından maalesef son derece karanlık bir yıldı. Gazetecilere 40’tan fazla saldırı olayı raporladık, onlarca meslektaşımız ölümle tehdit edildi. 331 gazetecinin zaman ayırıp katkı sunduğu Mesleki Memnuniyet Araştırması sonuçlarına göre, gazetecilerin yüzde 61’i haberleri nedeniyle tehdit edildi. Yerel basındaki meslektaşlarımız en ağır tehditlere ve saldırılara uğruyor. Bu saldırılar önlenmedi, siyasetçiler gazetecileri hedef göstermeye devam etti, gazetecilerin açtığı davalar, suç duyuruları sonuçsuz kaldı. Böyle olunca saldırganların cesaretlenmesi kaçınılmazdır. Ve maalesef Kocaeli’de meslektaşımız Güngör Arslan gazetesinde kurşunlanarak öldürüldü.

    Gazetecilere saldırıların önlenmesi için etkili, caydırıcı yasal önlemlere ihtiyaç var ama gazetecileri korumak yerine gazetecileri cezalandıracak bir yasa, sansür yasası yürürlüğe konuldu.

    “78 GAZETECİ GÖZALTINA ALINDI”

    “Gazeteciler sıklıkla ya toplumsal olayları, sokak eylemlerini takip ettikleri sırada ya da haklarında açılan soruşturmalar nedeniyle gözaltına alındı. 2022 boyunca Türkiye’de gözaltına alınan gazeteci, basın çalışanı ve yayıncı sayısı en az 78 oldu. Gazetecilerin iktidar politikalarına karşı protesto haklarını kullananların eylemlerini takip ettikleri sırada, çekim yapmalarının engellenmesi ya da olay yerinden uzaklaştırılmaları sırasında gözaltına alındığını görüyoruz. Yıl içinde 40 gazeteci değişen sürelerde hapis cezalarına çarptırıldı.

    Araştırmamıza katılan gazeteciler de işlerini yapmalarına engel olan, oto-sansüre neden olan yasal uygulamalarla ilgili bilgiler verdi. Buna göre, gazetecilerin üçte birinden fazlası (yüzde 33,2) gazetecilik faaliyetleri nedeniyle yargılandığını ya da gözaltına alındığını belirtti. Yaptığı haberler nedeniyle suçlanma ya da yargılanma kaygısı taşımayan gazetecilerin oranı ise sadece yüzde 15,8 oldu.”

    “YASA DIŞI ÇALIŞTIRILAN GAZETECİ SAYISI ARTIYOR”

    “Araştırmamızın sonuçlarına göre gazetecilerin sadece üçte biri Basın İş Kanunu çerçevesinde çalıştırılıyor. Gazeteciler şiddet, sansür ve oto-sünsür ortamında günlük yasal çalışma süresinin üzerinde yer yer 13 saati aşan mesailerle görev yapmak zorunda kalıyor. Araştırma sonuçlarına göre gazetecilerin sadece yüzde 46,8’i yasal çalışma süresi olan 8 saat ve altında çalıştığını beliriyor. Yani gazetecilerin yarıdan fazlası yasal sürenin üzerinde çalışıyor. Bu ağır çalışma içinde ücretler ise sefalet düzeyinde. Aralık 2022 itibariyle gazetecilerin yüzde 38,1’i yani üçte birinden fazlası asgari ücret ve altında maaş alıyor. Gazetecilerin yüzde 82,2’si 10 bin TL altındaki ücretlerle geçinmeye çalışıyor.

    Gazetecilerin sadece üçte biri (yüzde 32,3) bir medya kuruluşunda Basın İş Kanunu kapsamında çalışıyor. Basın İş Kanunu dışında istihdam edilen gazetecilerin oranı ise yüzde 19,6. Gazetecilerin beşte biri (yüzde 20,5) ise serbest/freelance gazetecilik yapıyor. 2021’de yüzde 6,6 olarak tespit edilen işsizlik oranı ise 2022’de arttı ve yüzde 7,9 oldu.

    İşleriyle ilgili gelecek kaygısı duyduğunu belirten gazetecilerin oranı ise yüzde 88,4 olarak tespit edildi. En çok kaygı duyulan konu düzenli ve tatmin edici ücret alamama oldu. Gazetecilerin yüzde 45,7’si seçme şansı olsa öncelikli olarak iş güvencesini tercih edeceğini belirtmiş, 40,4’ü ise yüksek ücreti tercih edeceğini belirtmiştir.”

    GAZETECİLERE ÇAĞRI!

    “Gazeteciler sefalet ücretleriyle, 13 saati aşan mesailerle, basın iş kanunu kapsamı dışında çalıştırılıyor ve tehditlere, saldırılara, engellemelere uğruyor. Sansür ve oto-sansür kıskacında yazdıkları haberler için suçlanma ve yargılanma kaygısı taşıyor. İş güvencesi endişesi yüksek, ücretler ise en düşük seviyede. Bu koşullar altında mesleğimizi nasıl yapalım, basın bayramını nasıl kutlayalım?

    10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü bir araya gelmek, örgütlenmek için haklarımızı elde edebilmek amacıyla dayanışmak için bir fırsata çevirelim. Meslek örgütlerimizi, sendikalarımızı güçlendirelim.”

    PİRHA/ANKARA

  • ‘Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz’ diyen gazetecilere yine polis engeli!-VİDEO

    ‘Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz’ diyen gazetecilere yine polis engeli!-VİDEO

    PİRHA-Basın meslek örgütleri, Ankara’da gazetecilerin yaşadıkları baskıları protesto etmek için Valilik önünde eylem yapmak istedi ancak yine polis engeliyle karşılaştı. Gazeteciler adına yapılan açıklamada “Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

    Ankara’daki basın meslek örgütleri, maruz kaldıkları şiddet ve baskıları protesto etmek için Ankara Valiliği önünde bir araya geldi.

    Yapılmak istenen basın açıklamasına polis izin vermedi. Abdi İpekçi Parkı’na yürüyen basın çalışanları, ‘Şiddete hayır’, ‘Nefes alamıyoruz’, ‘Özgür basın susturulamaz’ sloganlarını atarken “Nefes alamıyoruz, gazetecilik boğulamaz” pankartı açıldı.

    Gazetecilerin eylemine TMMOB Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan ve HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da destek verdi.

    “GAZETECİLİK YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

    Basın meslek örgütleri adına ortak açıklamayı Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Ankara Şube Başkanı Esra Koçak Mayda okudu. “Gazeteciliği boğamayacaksınız!’” diyen Koçak Mayda, şu açıklamayı yaptı:

    “Anayasa ile güvence altına alınan protesto hakkı fiilen yasaklanmış durumda. Geçim sıkıntısı yaşayan, haksızca işten atılan, mahallesine, ormanına, denizine sahip çıkmak isteyen, kimliklerine saldırılmasına karşı çıkan insanlar, polis ve jandarma şiddetine uğruyor, seslerini duyuramıyor. İşte hakkını aramak için sokağa çıkan bu yurttaşları haberleştirmek gazetecinin kamusal görevidir.

    Ancak meslektaşlarımız toplum adına görevlerini yürütürken ağır şiddetle karşı karşıya kalıyor. İçişleri Bakanlığının gösteriler sırasında polislerin görüntülerinin alınamayacağına yönelik yasadışı genelgesinin ardından, bu şiddet çok daha tehlikeli bir hâl almış durumda.

    “BÜLENT KILIÇ ÖLÜMDEN DÖNDÜ”

    26 Haziran Cumartesi günü LGBTİ+ bireylerin ve onlara destek veren yurttaşların düzenlemek istediği onur yürüyüşüne müdahale eden güvenlik görevlileri, uygulanan şiddeti kayda almak isteyen AFP Fotomuhabiri Bülent Kılıç’ı yere yatırıp boynuna bastırarak nefessiz bırakmak istedi. Güçlükle ‘Nefes alamıyorum’ diyebilen Bülent Kılıç ölümden döndü.

    Amerika’da bir polis tarafından aynı yöntemle öldürülen George Floyd’un görüntüleri tüm dünyada infial yaratmışken, ülkemizdeki güvenlik güçlerinin bunu örnek alırcasına şiddet uygulaması hepimizi derinden endişelendirmektedir.

    Aynı gün başka meslektaşlarımızın da işlerini yapmaları engellendi. Darp edilen, taciz edilen, çektikleri görüntüleri silmek zorunda bırakılan meslektaşlarımız oldu.

    “Kolluk güçleri bu kanun tanımaz uygulamaları ile halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemektedir. Nefessiz bıraktıkları yalnız meslektaşımız değil, halkın haber alma hakkıdır.

    “UYARIYORUZ: CEZASIZLIK ZIRHINA GÜVENMEYİN!”

    Bu şiddet dalgasının amacı medya çalışanlarını bezdirmek ve görevini yapmaktan uzak tutmak ise, bu amaca ulaşmanın mümkün olmadığını bir kez daha, gür bir sesle haykırıyoruz. Gazetecilik suç değildir ve bizler gazetecilik yapmaya devam edeceğiz. Gazetecilere şiddet uygulanmasını kanıksamayacağız, asla kabul etmeyeceğiz!

    Bu insanlık dışı yöntemlerde ısrar etmeyi düşünen memurları da uyarıyoruz: Cezasızlık zırhına güvenmeyin! Size bu kanunsuz emri verenlerle birlikte mutlaka yargılanırsınız!

    Gazeteciliği boğmanıza izin vermeyeceğiz!”

    Açıklamaya destek veren örgütler:

    Avrupa Gazeteciler Birliği (AEJ) Türkiye Temsilciliği

    Basın Konseyi

    Çağdaş Gazeteciler Derneği

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği

    Diplomasi Muhabirleri Derneği

    DİSK Basın-İş

    Ekonomi Muhabirleri Derneği

    Gazeteciler Cemiyeti

    Haber-Sen

    İzmir Gazeteciler Cemiyeti

    Parlamento Muhabirleri Derneği

    Samsun Gazeteciler Cemiyeti

    Türkiye Foto Muhabirleri Derneği

    Türkiye Gazeteciler Sendikası

    Türkiye Gazeteciler Federasyonu

    Türkiye Haber Kameramanları Derneği

    PİRHA/ ANKARA

  • Gazeteciler, artan polis şiddetine karşı sokağa çıkıyor!

    Gazeteciler, artan polis şiddetine karşı sokağa çıkıyor!

    PİRHA- Basın meslek örgütleri, ülke genelinde gazetecilere dönük polis baskısına ‘dur’ demek için 29 Haziran’da İstanbul, Ankara ve İzmir Valilikleri önünde açıklama yapacak.

    Basın meslek örgütleri, gazetecilere yönelik polis şiddetine karşı üç ilde sokağa çıkacak. “Basının nefesini kesemezsiniz!” başlığı ile duyuru yapan basın meslek örgütleri, “Gazeteciye şiddet uygulayan kamu görevlileri suç işliyor, bu gidişe hep birlikte dur demeliyiz. Tüm basın emekçilerine çağrımızdır!” diyerek İstanbul’da saat 14:00’te, Ankara’da 11:30’da İzmir’de ise 14:00’te valilik binaları önünde eylem yapacağını açıkladı.

    “ELLERİNİZİ GAZETECİLERİN ÜZERİNDEN ÇEKİN”

    14 Basın meslek örgütü imzası ile yapılan duyuruda şu açıklamaya yer verildi:

    “Haklarını aramak için sokağa çıkan yurttaşları takip edip haberleştirmek gazetecinin kamusal görevidir. Meslektaşlarımız son günlerde tüm toplum adına bu görevlerini yürütürken ağır şiddetle karşı karşıya kalmaya başladı. Yaşananlar çok tehlikeli bir boyuta ulaştı. Taksim’de yapılmak istenen protesto eylemini izlemeye çalışan çok sayıda gazeteci darp edildi, gözaltına alınmak istendi, görüntü almaları engellendi, makinelerindeki görüntüler silinmek istendi. Ama artık gazeteciler görevlerini yaparken ölümle de yüz yüze kalıyor! Bunun son örneği Taksim’deki protestoları takip eden AFP Fotomuhabiri Bülent Kılıç’ın uğradığı şiddettir. Haksız ve hukuksuz şekilde Kılıç’ın görev yapmasını engelleyen polis, yere yatırdığı meslektaşımızın boynuna diziyle bastırarak ölümle sonuçlanabilecek bir şiddet sergiledi. Amerika’da bir polis tarafından aynı yöntemle boğazına çökülerek öldürülen George Floyd’un görüntüleri tüm dünyada infial uyandırmışken, ülkemizdeki güvenlik güçlerinin bunu örnek alırcasına şiddet uygulaması hepimizi derinden endişelendirmektedir. Emniyet güçleri bu hareketleri ile halkın gerçekleri öğrenme hakkını engellemektedir, nefessiz bıraktıkları yalnız meslektaşımız değil, halkın bu hakkıdır. Gösterileri izleyen gazetecilerin görüntü almasını engellemeye yönelik İçişleri Bakanlığı genelgesi hukuka ayrılıktan davalıktır. Tüm basın meslek örgütleri bu genelgeye tepkilerini gösterdi, Danıştay’da dava açıldı. Bu şiddet uygulamasının amacı basını bezdirmek ve görevini yapmaktan uzak tutmak ise, bu amaca ulaşmanın mümkün olmadığını bir kez daha gür bir sesle haykırıyoruz. Bu kabul edilemez anlayışı şiddetle kınıyoruz. Tepkimizi dile getirmek için tüm meslektaşlarımızı üç ilde Valilik önüne kameralarımızı, fotoğraf makinelerimizi, not defterlerimizi bırakarak, şiddeti barışçıl şekilde protesto etmeye çağırıyoruz. Gazetecilere şiddet uygulanmasını kanıksamayacağız, asla kabul etmeyeceğiz! Ellerinizi gazetecilerin üzerinden çekin! Bu ablukayı dayanışma ile kıracağız!”

    Açıklamaya destek veren örgütler:

    Basın Konseyi

    Çağdaş Gazeteciler Derneği

    Dicle Fırat Gazeteciler Derneği

    Diplomasi Muhabirleri Derneği

    DİSK Basın-İş

    Ekonomi Muhabirleri Derneği

    Gazeteciler Cemiyeti

    Haber-Sen

    İzmir Gazeteciler Cemiyeti

    Parlamento Muhabirleri Derneği

    Samsun Gazeteciler Cemiyeti

    Türkiye Foto Muhabirleri Derneği

    Türkiye Gazeteciler Sendikası

    Türkiye Haber Kameramanları Derneği

    (HABER MERKEZİ)