Etiket: basına baskılar

  • Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO

    Özgürlükçü Demokrasi: Özgür basına kilit vurarak hakikatleri örtemeyecekler-VİDEO

    PİRHA-Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya yapılan polis baskını ve gazeteye atanan kayyum sonrası basın açıklaması yapan Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi. 

    Kürt basınının önemli yazılı basın ayaklarından biri olan Özgürlükçü Demokrasi’nin İstanbul Beyoğlu’ndaki ofisine ve gazetenin basıldığı Gün Matbaa’ya polis baskın düzenledi. Gazete çalışanlarının gözaltına alındığı bildirilirken gazeteye ve matbaaya kayyum atandı.

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi, baskın ve kayyum atanması üzerine İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesinde bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Basın açıklamasına HDK Eş Sözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit’in yanı sıra çok sayıda kurum ve muhalif medya temsilcileri destek verdi.

    “SALDIRI PEK ÇOK ALANA YAPILIYOR”

    İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, basın açıklamasında ilk sözü alarak Özgürlükçü Demokrasi’ye sabaha karşı başlatılan polis baskınının sabah saatlerine kadar sürdüğünü, şu ana kadar 9 kişinin gözaltına alındığını belirtti.

    Yoleri, şunları belirtti:

    “Gözaltıların nereye kadar genişletileceğini bilmiyoruz. Çünkü derneğimize sabah saatlerinde gerçekleştirilen bir başvuruda başka bir şehirde matbaanın eski bir çalışanının da gözaltına alındığı bildirildi. Bu saldırının, sadece basın özgürlüğüne değil ifade özgürlüğü ve fikir açıklama özgürlüğüne kadar pek çok alana gerçekleştiğini söylememiz gerekiyor.”

    “KÜRT BASINI GERÇEĞİ AYDINLATMAYA DEVAM EDECEK”

     Özgürlükçü Demokrasi gazetesi editörlerinden Hicran Ürün ise bu baskıların ilk olmadığını daha önce 79 kez gazetenin internet sitesinin engellendiğini ifade ederek kendilerine resmi olarak tebliği edilen bir bilgi olmadığını ancak gazetenin TMSF’ye devredildiğinin sözlü olarak tebliğ edildiğini kaydetti.

    Ürün sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Tüm bunlar muhalif sesleri bastırmaya yönelik baskılar. Hepimiz bu baskı döneminin mağdurlarından biriyiz. Bu dönemde Kürt basına yönelik baskılar arttı. İfade özgürlüğü tamamen ayaklar altına alındı. En sonunda TMSF eli ile gazetemiz kapatıldı. Bu gazete kapatmanın başka yoludur. Kürt basını onlarca kez basıldı, bombalandı. Bizler susmadık. Özgür basın susturulamadı şimdiye kadar bu geleneği devam ettirecek arkadaşlarımız olacak. Biz inandığımız ve kararlı olduğumuz yolda yürümeye devam edeceğiz gerçeğin sesi bastırılamaz. Kürt basını gerçeği aydınlatmaya devam edecek.”

    “ÖZGÜR BASININ GELENEĞİNDE HAKİKATİN SESİNİ DUYURMA VAR”

    Yine gazetenin editörlerinden olan Reyhan Hacıoğlu da söz konusu saldırının topluma yönelik topyekun bir saldırı olduğunu belirtti. RTÜK yasasından sonra özgür ve muhalif seslerin susturulmak istenmesiyle birlikte böyle bir şeyin beklendiğini ifade eden Hacıoğlu, daha önce KHK’ler ile yapılmaya çalışılan şeyin şimdi TMSF ile yapılmaya çalışıldığını vurgulayarak, “İktidarların doğasında saldırı kapatma varsa özgür basının geleneğinde de hakikatin sesini duyurma doğası var. Özgür basının kapılarına kilit vurarak özgür basının sesini kısamayacağı bilinmelidir.” dedi.

    “TMSF’DEN GELİYORUM DİYEN İSTEDİĞİ BASINA EL KOYABİLİYOR MU?

    DİSK Basın-İş’ten Alp Tekin Babaç ise ortada büyük bir belirsizliğin olduğuna dikkat çekerek “‘TMSF’den geliyorum’ diyen istediği basına el koyabiliyor mu? Matbaaya el koymakla da ‘Bizim istemediğimiz hiçbir şeyi basamazsınız’ mesajı vermek istiyorlar. Hem gazetecilerin hem de matbaacıların haklarını savunacağız” ifadelerini kullandı.

    “HABER İÇİN MÜCADELEYE DEVAM”

    Son olarak konuşan TGS Başkanı Gökhan Durmuş, AKP’nin 2019 seçimlerine giderken tek sesli bir toplum yaratmak istediğini belirtti. Doğan Medya Grubu’nun satılmasına değinen Durmuş, “Geçtiğimiz hafta Doğan Medya Grubu’nun satılmasıyla Türkiye medyasının yüzde 90’ı iktidarın eline geçti. Hala haberi halka ulaştırmaya çalışan medya kuruluşları da işte böyle hedef oluyor. Bu operasyon, bundan sonra yapılacak operasyonların habercisi. KHK’lerin ardından ikinci dalga olarak TMSF eliyle yeni bir dalga başlatıldı. Önümüzdeki günler zor geçecek. Bizler, inadına haber için mücadeleye devam edeceğiz.” (HABER MERKEZİ) 

  • Gazeteci Candan Yıldız: İktidar gazetecilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor-VİDEO

    Gazeteci Candan Yıldız: İktidar gazetecilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor-VİDEO

    PİRHA – OHAL döneminde basına yönelik baskıları değerlendiren gazeteci Candan Yıldız, “İktidar gazetecilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor” ifadelerini kullandı.

    Haberin Videosu

    Gazeteci Candan Yıldız OHAL döneminde basına yönelik baskılarla ilgili değerlendirmelerde bulundu. İktidarın gazetecilerle kedinin fareyle oynadığı gibi oynadığını belirten Candan Yıldız, “Bir tutukluyor, bir bırakıyor. Asla iddianame sayılmayacak copy paste metinleri kamuoyuna iddianame olarak sunuyor ve insanların bir kısmı buna inanıyor” şeklinde konuştu.

    “ZÜLFÜ YARE DOKUNDUKLARI İÇİN YARGILANIYORLAR”

    “Tamamen bizimle oynuyorlar. Bizim zekamızla, deneyimimizle, birikimimizle dalga geçen bir tabloyla karşı karşıyayız” diyen Candan Yıldız, tutuklu olan gazetecilerin tamamen aleni olan bilgileri haberleştirdikleri için içeride olduklarını, zülfü yare dokunduklarını, iktidarın kritik bireylerine dokundukları için yargılandıklarını kaydetti. Meselenin artık bilmekten çıktığını vurgulayan Candan Yıldız, gazeteciliğe sahip çıkmak gerektiğini ifade etti.

    “BİR AVUÇ GAZETECİ BIRAKILDIK”

    AKP’li belediye başkanlarının istifa ettirilmesine de değinen Candan Yıldız, şunları ifade etti: Kaç gündür izliyoruz belediye başkanlarının görevden alınması sürecini. Belli ki ellerde dosyalar var ve o dosyalar tamamen şantaj amaçlı kullanılıyor. O dosyalar haber ve bu şantaj amaçlı kullanılan dosyaları biz bilemeyeceğiz. Çünkü istifa ettiler, etmek zorunda kaldılar. Aslında ortada bir suç var ve biz bu suçun varlığını bile söyleyemeyecek kadar bir avuç gazeteci bırakıldık.

    “TÜRKİYE’DE NE OLUYOR’U BİLME ŞANSIMIZ OLMUYOR”

    OHAL’in herkesin bir yerlerden canını yaktığını ve bir sürü basın emekçisinin işsiz bırakıldığını söyleyen Candan Yıldız, “Bütün bu mecralar daraltıldıkça ‘Türkiye’de ne oluyor?’u bilme şansımız olmuyor. Bilmediğimiz sürece de yorum yapamıyoruz, kendi özgür fikrimizi geliştiremiyoruz, özgür karar sürecimizi işletemiyoruz. Böyle bir tabloyla karşı karşıyayız” dedi.

    Suay ABAK/İsmet SEFER
    İSTANBUL