Etiket: başkan tahsin akpınar

  • Tahsin Akpınar: Dedeler Zirvesi Alevi toplumunda karşılık bulmuyor-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Dedeler Zirvesi Alevi toplumunda karşılık bulmuyor-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümünde düzenlenen “Dedeler Zirvesi”ne katılan dedeleri eleştirerek, “4 Mayıs’ta Dersim’de devletle birlikte gerçekleştirilen bu toplantıya katılmak kabul edilemez” dedi.

    Tunceli Valiliği ile Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın ortaklaşa düzenlediği ve 130 dedenin katıldığı “Dedeler Zirvesi”, Alevi kurumlarının tepkisini çekti. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Dersim Tertelesi’nin yıl dönümüne denk gelen toplantının zamanlamasını eleştirerek, zirveye katılan dedelerin Alevi toplumu nezdinde karşılıklarının olmadığını savundu.

    Alevi toplumunun “Alevi Diyaneti” olarak nitelendirdiği Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, Tunceli Valiliği ile birlikte düzenlediği “Dedeler Zirvesi”ne ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulunan Tahsin Akpınar, toplantıya katılan isimlerin Alevi inancının değerlerini kişisel çıkarları doğrultusunda kullandığını ileri sürdü.

    Akpınar, Dersim halkının büyük acılar yaşadığı 4 Mayıs tarihinde gerçekleştirilen toplantının kabul edilemez olduğunu belirterek, “Dersim’in en ağır bedeller ödediği bir tarihte devletle iş birliği içerisinde hareket edilmesi esef vericidir” dedi.

    “TOPLUM NEZDİNDE KARŞILIKLARI YOK”

    Zirveye katılan dedelerin inançsal birikimden yoksun olduğunu öne süren Akpınar, “4 Mayıs’ın anlamını bilmelerine rağmen oraya giden kişilerin ne ocak bilgileri ne de inançsal anlamda yeterli birikimleri vardır. Bunlar Alevi değerlerini kendi çıkarları için kullanan kişilerdir” ifadelerini kullandı.

    Katılımcıların Alevi toplumu ve cemevlerinde karşılık bulamadıklarını savunan Akpınar, bu nedenle devletin Alevilere yönelik asimilasyon politikalarına destek verdiklerini belirtti.

    “EN BÜYÜK ZARARI DEDELİK KURUMUNA VERİYORLAR”

    Devletle iş birliği yapan dedelerin Alevi inancının özünden uzaklaştığını söyleyen Akpınar, “Eğer bilinçli olsalardı bireysel çıkarları için hareket etmezlerdi. Aslında en büyük zararı topluma değil, dedelik kurumuna ve ocaklara veriyorlar” diye konuştu.

    Ocakların Alevi toplumu açısından önemli bir yere sahip olduğunu vurgulayan Akpınar, yalnızca ocak isimlerini kullanarak çıkar sağlamaya çalışan kişilerin toplum nezdinde kabul görmeyeceğini belirtti.

    “ALEVİLER EN DİNAMİK TOPLUMSAL GÜÇLERDEN BİRİ”

    Alevi toplumunun Türkiye’nin en önemli toplumsal dinamiklerinden biri olduğunu ifade eden Akpınar, bu gücün nüfustan değil, bilinçten kaynaklandığını söyledi.

    “Hükümet yıllardır Aleviler üzerinde çeşitli politikalar uyguluyor ancak istediği dönüşümü sağlayamadı” diyen Akpınar, “Bu anlamda karşılarında duran en dinamik güç Alevi halkıdır” değerlendirmesinde bulundu.

    “ALEVİ TOPLUMU BU OYUNA GELMEYECEK”

    İktidarın Aleviliğin özünü değiştirmeden hedeflediği toplumsal dönüşümü gerçekleştiremeyeceğini savunan Akpınar, “Bu nedenle önce Aleviliğin özünü bozmaya çalışıyorlar. Bunun için de bazı dedeleri çıkarlar üzerinden etkilemeye çalışıyorlar” dedi.

    Alevi toplumunun bu girişimlere prim vermeyeceğini belirten Akpınar, “Toplumun bu kişileri dikkate alacağını düşünmüyorum. Alevi halkı bu oyuna gelmeyecek ve inancının değerlerine sahip çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Tahsin Akpınar: Camiye gitmeyen halkı zorlamı götüreceksiniz!-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Camiye gitmeyen halkı zorlamı götüreceksiniz!-VİDEO

    PİRHA – Dersim’in Nazımiye ilçesine bağlı Alevi köyü Hakis’te (Büyükyurt) İlçe Müftülüğü tarafından yapılmak istenen camiye yönelik tepkiler büyüyor. Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Alevilerin bu tür uygulamalara karşı “binlerce yıldır mücadele yürüttüğünü” belirterek, “Alevi köylerine cami yaparak bizleri Sünnileştiremezler” dedi.

    Hakis’te planlanan cami yapımına ilişkin konuşan Akpınar, Osmanlı’dan bugüne Alevilere yönelik politikaların kesintisiz sürdüğünü vurguladı.

    “OSMANLI’DAN CUMHURİYET’E GEÇİŞLE BİRLİKTE ALEVİ KÖYLERİNE HİZMET VERİLMİYOR” 

    Akpınar, “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçişle birlikte 1928 yılından itibaren Alevi köylerine devlet tarafından herhangi bir hizmet yapılmıyor, bir hizmet gelmiyor” dedi.

    Devletin bilinçli olarak Alevi toplumunu Sünnileştirmeye  çalıştığını vurgulayan Akpınar, şu ifadeleri kullandı:

    “Bir proje kapsamında muhtarlara ‘size elektrik, su, yol, diğer hizmetleri getireceğiz’ diyerek imza attırıyorlar. Sonra muhtarlar bu paketin içinde caminin de olduğunu görüyor. İtiraz edenlere ‘bakın hizmetler gelmez’ mantığıyla baskı kuruluyor. Birçok muhtar ve yetkili mecbur bırakılıyor.”

    Bu yaklaşımın insanlıkla da devlet anlayışıyla da bağdaşmadığını belirten Akpınar, “Alevi toplumunu Sünnileştirerek ellerine ne geçecek? Hâlâ buna devam ediyorlar” diyerek tepki gösterdi.

    Akpınar, mevcut “Köy Kanunu”nun değiştirilmesi gerektiğini belirterek CHP ve DEM Parti’yi göreve çağırdı:
    “Bugün bu sorunları bilen insanların bu yasayı değiştirmesi, hangi mevzuatta geçiyorsa buna müdahale etmesi lazım.”

    “CAMİYE GİTMEYEN HALK ZORLA GÖTÜRÜLMEK İSTENİYOR”

    Akpınar, köy halkının talep ettiği hizmet neyse onun götürülmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:

    “Siz bir köye cemevi değil de cami yapıp camiye gitmeyen halkı zorla camiye mi göndereceksiniz? Bu nasıl bir anlayıştır, bu nasıl bir inançtır?”

    İnancın para, çıkar ilişkisi ya da baskıyla değiştirilemeyeceğini vurgulayan Akpınar, “İnsanların yaşam standartlarını düşürüp sonra bundan faydalanarak inançlarını değiştirmeye çalışmak… Kendini Müslüman sayanlar bunun ahlaklı olduğunu düşünüyor mu?” diye sordu.

    Bu politikaların sadece inançla ilgili olmadığını, aynı zamanda siyasi çıkarlarla da bağlantılı olduğunu söyleyen Akpınar, “Aleviler adaletten, demokrasiden, eşitlikten yana olduğu için mevcut siyasi iktidar bu dinamik kesimi yok etmeye çalışırken diğer yandan kendisine biat eden bir toplum yaratmayı amaçlıyor” dedi.

    Alevilerin bu tür uygulamalara karşı binlerce yıldır mücadele ettiğini hatırlatan Akpınar, şunları söyledi:

    “Son Cumhuriyetle beraber 100 yıldır mücadelemiz devam ediyor. Bugün de yarın da devam edecek. Alevi köylerine cami yaparak Alevileri Sünnileştiremezler bunu kabul etmiyoruz, bu anlayışı kınıyoruz.”

    Akpınar, Alevi toplumunun da bu süreçte bilinçli davranması gerektiğini belirterek, “Biraz da suç bizdedir. Muhtarlarımızın, dedelerimizin daha bilinçli olması, bu tür girişimlere karşı toplumsal dinamiği ayağa kaldırması lazım” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Akpınar: Barış süreci sekteye uğrarsa bu ülke için bedeli çok ağır olur!-VİDEO

    Akpınar: Barış süreci sekteye uğrarsa bu ülke için bedeli çok ağır olur!-VİDEO

    PİRHA-Barış sürecine dair değerlendirmede bulunan Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Türkiye’de barış için Kürtlerin çok büyük bedeller ödediğini ve büyük fedakarlıklar yaptığının altını çizerek, “Barış süreci bir kez daha sekteye uğrarsa bu ülke için bedelleri çok ağır olur” dedi.

    Öcalan’ın 27 Şubat’taki çağrısının ardından başlayan Barış ve Demokratik Toplum Süreci, PKK’nin kendini fesetmesi ve törenle silah yakması sonrası komisyon çalışmaları da hız kazandı.

    Kürt sorunun demokratik çözümü bağlamında Meclis’te kurulan, “Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu” toplanmaya devam ederken, yasal ve hukuksal düzenlemelerin yapılması beklentisi dile getiriliyor.

    Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne ilişkin PİRHA’ ya konuştu.

    Barış sürecinin yürütülmesinde dörtlü ayağın olduğunu belirten Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültür Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, ”Bu dörtlü ayağın biri Devlet Bahçeli, biri Tayyip Erdoğan, biri Abdullah Öcalan diğeri de Suriye’deki süreç olduğunu” söyledi.

    “AKP’NİN SURİYE POLİTİKASI İSTEDİĞİ GİBİ GİTMİYOR”

    Bu sürecin 1 yıl önce başladığını belirten Akpınar, “Amerika’nın, İsrail’in, Türkiye’nin ve Rusya’nın anlaşmasıyla Esat’ın Suriye’de gitmesi ve Suriye’nin yeniden şekillenmesi ile bire bir ilişkilidir. Var olan gelişmelere bakıldığında AKP’nin Suriye politikası istediği gibi gitmiyor. Meclis’te yapılanların hepsi AKP’nin taktiği asıl mesele Suriye’nin ne olacağı meselesidir” dedi.

    Suriye ne olacak sorusunun ve Türkiye ile bağlantısının çok önemli olduğun vurgulayan Akpınar, “Türkiye’deki barış sürecinin Suriye’nin şekillenmesi belirleyecek. Onun için AKP Suriye’de SDG silah bıraksın diyor. SDG ise tamam bizde silah bırakalım ama Suriye’deki Alevilere, Yezidilere, Dürzilere ne yaptınız? Yarın biz silahı bırakırsak bize de aynısını yapacaksınız. Biz size güvenip de nasıl silahları bırakacağız. Bugün Türkiye’yi yöneten Devlet Bahçeli ile Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü politikaların birbirine uyuşmadığını birbirini karşılamadığını düşünüyorum. AKP istediğini Suriye’de hayata geçiremediği için buradaki sürece de gayri geri adım atar gibi bir pozisyon izliyor. Sanki bir neden arıyor gibi”  şeklinde ifade etti.

    “KÜRTLER BARIŞ İÇİN ÇOK BÜYÜK BEDELLER ÖDEDİ”

    Türkiye’de barış isteyen Kürtlerin çok büyük bedeller ödediğini büyük fedakarlıklar yaptığını vurgulayan Akpınar, “DEM Parti’deki siyasetçilerin yüzde 80’i hapislerde çürüyor. Ciddi mücadeleler verdiler. Çünkü Kürtlerin biz barıştan vazgeçiyoruz deme hakkı, böyle bir lüksleri yoktur. Onun için Türkiye’de yaşayan Kürtler her şeye rağmen barışı ve barışın olmasını çok önemsiyorlar. Çünkü bu ülkede Kürtler başta olmak üzere bütün halklar barış için büyük bedeller ödediler” dedi.

    KÜRTLER BARIŞTAN HIÇBIR ZAMAN VAZGEÇMEYECEKTIR”

    Cezaevinde yatan Selahattin Demirtaş diğer siyasi tutuklulara da değinen Akpınar, “Bir sürü siyasetçi hiçbir suçları yokken hapiste çürüyor. Yani Kürtler nasıl barışı istemesin? Kürtler barıştan hiçbir zaman vazgeçmeyecektir. Bir annenin kendi dilinde Kürtçe konuşmasına bile izin vermezken bu barışı nasıl sağlayacaksınız? diye sordu.

    “GEREK AKP GEREKSE DE MHP MÜZAKEREDEN KAÇAMAZLAR BEDELİ ÇOK AĞIR OLUR

    Bir önceki barış müzakerelerini hatırlatan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Mesela masa devrildi. Bir sürü ardı ardına çatışmalar, bir sürü ölümler yaşandı. Şimdi böyle bir durumda Türkiye bunun altından nasıl kalkacak? Bunun faturası daha büyük ve ağır olur. Ama halk bunun bugün bizim yönetenlerin suçu olduğunu hesabı bunlara soracağının farkında olmaları lazım.

    Geçmiş barış müzakereleri döneminde halk bu kadar bilinçli değildi. Müzakere süreci ile ilgili Tayyip Erdoğan, “Ya kime sordunuz da bu anlaşmayı yaptınız?” diye bir de hesap sormaya kalktı. Sanki kendisi yokmuş gibi. Ama bugün bu süreci başlatan Devlet Bahçeli ve Tayyip Erdoğan. Sonuçta bir hesap sorulacaksa onlardan sorulmalı. Bugün DEM Parti işin doğrusunu yapıyor. Barış için ödünler veriyor. Bence DEM Parti barış için bugün her şeyi yapıyor. Bunu da bu ülkenin halkı görmelidir.”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA