Etiket: başkan

  • Kocabıyık: Ömer Deniz Dündar, insanlığa karşı işlenmiş suçtan yargılanmalı!-VİDEO

    Kocabıyık: Ömer Deniz Dündar, insanlığa karşı işlenmiş suçtan yargılanmalı!-VİDEO

    PİRHA-10 Ekim Barış Derneği Başkanı İsak Kocabıyık, IŞİD üyesi Ömer Deniz Dündar’ın Türkiye’ye iadesinin Ankara Gar Katliamı, Suruç Katliamı, 5 Haziran Amed Katliamı gibi katliamların aydınlatılmasında önemli bir eşik olacağını vurgulayarak, adaletin sağlanması, katliamların gerçek anlamda faillerinin bulunması, hukukun ve adaletin tesis edilmesi, barışın yolunun açılmasının en büyük istekleri ve talepleri olduğunun altını çizdi.

    30 Haziran’da Ankara’da başta Ömer Deniz Dündar olmak üzere IŞİD’ ler için insanlığa karşı işlenmiş suçtan dolayı iddianame hazırlanmasını bir kez daha mahkemeden, yargıdan talep edeceğiz.

    Suriye’den Türkiye’ye teslim edilen Ankara Gar Katliamı davasının firari sanıkları arasında yer alan Ömer Deniz Dündar, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdiği ifadede, Ankara Tren Garı saldırısı sırasında Türkiye’de olmadığını iddia etti. Dündar, Suriye’de yeni yönetim tarafından yetkililere teslim edildiğini ve 2021 yılından itibaren İdlib’de cezaevinde bulunduğunu söyledi.

    10 Ekim Barış Derneği Başkanı İsak Kocabıyık, IŞİD üyesi Ömer Deniz Dündar’ın Türkiye’ye iadesine ilişkin açıklama yaptı.

    Ömer Deniz Dündar’ın IŞİD’in çok önemli isimlerinden biri olduğunu belirten İsak Kocabıyık, “Ankara Gar Katliamı davasında adı geçen iddianamede yeri olan ve 11 seneden beri de firari olan bir sanık. Birkaç gün önce Anadolu Ajansı manşetli bir haberle yakalandığını ve Türkiye’ye getirildiğini öğrendik” dedi.

    ÖMER DENİZ DÜNDAR, İŞİD’İN ‘DOKUMACILAR GRUBU’NUN EN ÖNDE GELEN İSİMLERİNDEN BİRİ”

    Ömer Deniz Dündar’ın iddianamede üstüne atılı olan suçun ‘örgüt üyeliği’ ve ‘resmi evrakta sahtecilik’ ile sınırlı olduğu bilgisini paylaşan Kocabıyık, “Oysa bütün yargılama süreçlerinde ortaya çıktı ki hatta sadece bizim ‘10 Ekim Ankara Gar Katliamı’ davası değil, başka katliam hazırlıkları ve başka katliamlar da açığa çıktı ki Ömer Deniz Dündar, İŞİD’in ‘Dokumacılar Grubu’nun yani Suruç Katliamı’nı, 5 Haziran Amed Katliamı’nı, 10 Ekim Ankara Garı Katliamı’nı yapan ekibin en önde gelen isimlerinden biri” diye belirtti.

    Mahkemeden taleplerinin insanlığa karşı işlenmiş bir suçtan dolayı yargılanmasını istemek olduğunu belirten Kocabıyık, “Bu konuda 30 Haziran’da yapılacak duruşmada mahkeme heyetinden talep edeceğiz ”dedi.

    “İŞİD KATLİAMI TÜRKİYENİN GELECEĞİNİN KAYBEDİLMESİNDE EN ÖNEMLİ KIRILMA NOKTASIDIR”

    İsak Kocabıyık, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Düşünün 2015 yılının o karanlık katliamla kanla dolu geçen günlerini aylarını onlarca kişi, yüzlerce kişi IŞİD’in hala aydınlatılamamış katliamlarıyla hayatını kaybetti. Barış için, demokrasi için, emek için. 2015 yılında yaşadıklarım IŞİD’in yaptığı katliamları sadece arkadaşlarının hayatlarını kaybetmesiyle yüzlerce binlerce kişinin yaralanmasıyla değil. Geleceklerini kaybetmenin çok önemli bir kırılma noktasıdır. Dolayısıyla bu katliamların aydınlatılması büyük önem taşımakta.”

    “İŞİD YERYÜZÜNE GELMİŞ YÜZYILIN EN KARANLIK ELİ KANLI ÖRGÜTLERİNDEN BİRİDİR

    Siyasi iktidarın, yargının ve kolluk güçleri tehlikenin yeterince farkında olmadığını vurgulayan Kocabıyık, “Belki isteyerek, belki istemeyerek ama farkında olmadıkları kesin. Düşünün daha 4-5 ay önce Yalova’da bir köy evine yapılan baskında 3 polis hayatını kaybetti. Daha önce Antep emniyetine IŞİD’in yaptığı saldırılarla polisler hayatını kaybetmişti. Bu bile devletin kurumlarını kendine getirmekte yeterli olmamış. Demek ki, İsrail Başkonsolosluğu’na yapılan saldırı da benzer bir durum oldu. Ama hala IŞİD’ler kullanılıyor ve hala ‘öfkeli çocuklar’ olarak değerlendiriliyor” sözlerine yer verdi.

    IŞİD bugüne kadar yeryüzüne gelmiş bu yüzyılın en karanlık eli kanlı örgütlerinden bir olduğunu belirten Kocabıyık, “Buna karşı hiçbir şekilde tavizsiz mücadele etmek ve ortadan kaldırmak gerekir” diye belirtti.

    “ADALETİN, HUKUKUN TESİSİ VE BARIŞIN YOLUNUN AÇILMASI EN BÜYÜK ARZUMUZ”

    Adaletin sağlanması, katliamların gerçek anlamda faillerinin bulunması, hukukun ve adaletin tesis edilmesi, barışın yolunun açılmasının en büyük istekleri ve talepleri olduğunun altını çizen 10 Ekim Barış Derneği Başkanı İsak Kocabıyık, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bu halklar için bu bir lütuf değil, bir gerekliliktir. Ekmek kadar, su kadar hava kadar adalet ve barış istiyoruz. Bunun için IŞİD’ lilerin gerçek anlamda yargılanmasını istiyoruz.

    30 Haziran’daki mahkememizde bugüne kadar olduğu gibi ailelerimizde, avukatlarımızda bunu bir kez daha dile getireceğiz. Demokratik kamuoyunu mücadelede yan yana durmaya, bizimle olmaya, adaletin olmadan barışın olamayacağını bir kez daha haykırmaya çağırıyoruz.”

    Cebrail Aslan/ANKARA

  • Özgür Yetiş Aslan: Varto’da doğa ve inanç merkezleri risk altında-VİDEO

    Özgür Yetiş Aslan: Varto’da doğa ve inanç merkezleri risk altında-VİDEO

    PİRHA- Varto’da planlanan JES projesine karşı konuşan VADEF Genel Başkanı Özgür Yetiş Aslan, projenin kapsamını, yaratacağı ekolojik ve toplumsal etkileri ve yürütülen mücadeleyi anlattı. Aslan, “Bu sadece bir enerji projesi değil” diyerek kamuoyuna çağrı yaptı.

    Varto’da yapılmak istenen jeotermal enerji santrali (JES) projesi tartışma yaratmaya devam ediyor. Varto Dernekler Federasyonu (VADEF) Genel Başkanı Özgür Yetiş Aslan, projeye ilişkin değerlendirmelerinde hem kapsamı hem de olası sonuçları ayrıntılı biçimde ortaya koydu. Aslan’ın açıklamaları, projenin yalnızca teknik bir yatırım değil aynı zamanda doğrudan yaşam alanlarını etkileyen bir müdahale olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.

    “YAKLAŞIK YARIM MİLYONLUK BİR ALAN SÖZ KONUSU”

    Projenin büyüklüğüne dikkat çeken Aslan, alanın genişliğini şu sözlerle tarif etti:

    “Uzun süredir hem Vartulular olarak hem de biraz Türkiye kamuoyuna bir miktar da dünya kamuoyuna da duyurmaya çalıştığımız bu projenin kapsamı toplamda 453.000 metrekarelik bir alana tekabül ediyor. Yani yaklaşık yarım milyonluk bir alan söz konusu.”

    Bu büyüklükte bir projenin yalnızca belirli bir noktayı değil, bütün bir havzayı etkileyebileceğine işaret eden Aslan, etkilenecek yerleşimleri tek tek saydı:

    “Bu alanda özellikle Alevi köylerinin de içinde olduğu bir proje. Böyle batıdan başlarsak Onpınar, Köprücük, Onpınar’ın eski ismi Emeran,  Kasıma, Dağcılar, Canesera, Tekne Düzü, Badan, Yeşildal, Çorsan, Küçüktepe, Hemuk, Çaylar, Uskuran, Güzelkent, Tatan, Doğanca, Armutkarşı ve devam ediyor. Toplamda 16 köyü kapsıyor. Köylerin bir kısmı hemen dibinde, sınırda kalıyor, komşu kalıyor ama netice itibariyle bütün bölgeyi etkileyen bir projeden bahsediyoruz.”

    “ALEVİ KÖYLERİNİN SEÇİLMESİ TESADÜF DEĞİL”

    Aslan’a göre projenin konumlandığı alan da tesadüf değil. Türkiye genelindeki eğilimlere dikkat çeken Aslan, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “Son yıllarda özellikle Kürt coğrafyasına ve Alevi köylerine, Alevi yaşam alanlarına dönük projeler geliştirildiğini görüyoruz.”

    Bu durumun tarihsel bir arka planla birlikte ele alınması gerektiğini vurgulayan Aslan, şöyle devam etti:

    “Bu iki toplumun öteden beri maruz kaldığı sıkıntıların yanına böyle bir projenin konulduğunu görüyorum. Biraz bilinçli yapıldığını düşünüyorum.”

    Aslan, projenin yaklaşımını ise şu sözlerle eleştirdi:

    “Çünkü insan odaklı bir proje değil. Yaşam alanını merkeze alan bir proje değil. Anlaşılan o ki bu bilinçli yapılıyor.”

    “BU MÜDAHALE SUYU, TARIMI VE HAYVANCILIĞI DOĞRUDAN ETKİLER”

    Projenin teknik boyutunun ötesinde, bölgenin ekolojik yapısı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Aslan, Varto’nun coğrafi özelliklerini hatırlattı:

    “Varto coğrafyası Dersim coğrafyasının içinde bulunduğu fiziksel yapılarla kendine has bir iklim, has bir doğa, has bir yaşam alanı yaratmış. O bölgelerin tertemiz suları var.”

    Bölgenin su kaynaklarının kritik önemine işaret eden Aslan, şunları söyledi:

    “Şerafettin Dağları, Bingöl Dağları var ve bu dağlar o havzanın sulama ihtiyacını karşılıyor. İçme ve sulama ihtiyacını karşılıyor. Dolayısıyla bu proje suyu etkiliyor her şeyden önce.”

    Bu durumun doğrudan geçim kaynaklarına yansıdığını vurgulayan Aslan, “Hayvancılıkla uğraşan vatandaşın geçim kaynağını etkiliyor. Tarımla uğraşan vatandaşın tarımını etkiliyor” dedi.

    Sondaj ve üretim sürecine ilişkin risklere de değinen Aslan, “2500-3000 metreden çıkan bu akışkanın bir havuza aktarılması sırasında çevreye hangi problemler yaratacağını tahmin etmek gerekiyor. Bazı bölgelerde bu havuzların aktığını, çevreye bir felaket olarak aktığını gördük. Akarsulara eriştiğini gördük” diye belirtti.

    Bu sürecin uzun vadeli etkilerine dikkat çeken Aslan, “Bu buharın yağmurla tekrar doğaya salınabileceğini biliyoruz. Bu hem sağlık açısından hem de orada yaşayan toplumun ekonomik alanı açısından bir tehdittir” dedi.

    PROJE İNANÇ MERKEZLERİNİN TAM KALBİNDE YER ALIYOR”

    Bölgenin yalnızca doğal değil aynı zamanda inançsal bir merkez olduğunu vurgulayan Aslan, projenin bu açıdan da kritik bir noktada olduğunu belirtti:

    “Tam da kalbinde. Çünkü dört tarafında ziyaretler, inanç merkezlerimiz var. Toplumun gidip niyaz olduğu mekanlarımız var. Hızır çeşmesi,sey Nesemi, Gıre boxa, Goşkar baba, Kaniye Bado var. Netice itibariyle inanç merkezinin kalbinde olan bir proje burası.”

    “SAHADA GÜÇLÜ BİR ÖRGÜTLENME VE DAYANIŞMA VAR”

    Projeye karşı yalnızca bireysel değil, kolektif bir tepki olduğunu belirten Aslan, sahadaki durumu şöyle anlattı:

    “Çok belirgin ve çok dirençli bir örgütlenme var. Özellikle muhtarlarımızın öncülük ettiği toplumsal bir dayanışma var. Türkiye’nin dört bir tarafında dayanışmayı hissediyoruz, Avrupa’da hissediyoruz. Herkes ‘ne yapabiliriz’ diye düşünüyor.”

    Yaklaşan sürece dikkat çeken Aslan, “Çok yakın zamanda yapılacak ilk sondaj noktasında bizler de orada olacağız” diyerek sahadaki varlıklarını sürdüreceklerini belirtti.

    “BU MESELE SADECE VARTO’NUN DEĞİL, HERKESİN MESELESİ”

    Aslan, konunun yalnızca yerel bir sorun olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayarak kamuoyuna çağrıda bulundu:

    “Bu meselenin sadece Vartolulara özgü bir mesele olmadığını görmek gerekiyor.Türkiye’nin dört tarafında bir tahribatın, bir yağmalamanın olduğunu görüyoruz.”

    Enerji ihtiyacına karşı olmadıklarını belirten Aslan, şu dengeyi kurdu:

    “Elbette üretim alanlarına ihtiyaç var, enerjiye ihtiyaç var. Ama doğa tahribatlarının hepimizin meselesi olduğunu bilmek gerekiyor.”

    Mayıs ayında planlanan sondaj sürecine işaret eden Aslan, “Kamuoyundan burayı dikkate almalarını ve o süreçte yanımızda olmalarını istiyoruz” çağrısında bulundu.

    “HUKUKİ SÜREÇ BAŞLADI, İPTAL İÇİN GÜÇLÜ DAYANAKLAR VAR”

    Sahadaki mücadelenin yanı sıra hukuki sürecin de yürütüldüğünü belirten Aslan, şu bilgileri paylaştı:

    “Hukuki mücadele çok önemli. Avukat arkadaşlarımız süreci başlattılar.Toplamda 10 sondaj noktası var” dedi.

    Bu süreçte yerel halkın da doğrudan dahil olduğunu belirten Aslan, “Bu noktalara yakın arazisi olan vatandaşlarımızın verdiği vekaletle süreç takip ediliyor. Bu projenin iptal olması noktasında güçlü argümanlarımız var. Hukuk mutlaka buna son noktayı koyacak” ifadelerine yer verdi.

    HABER MERKEZİ

  • Antalya Tahtacılar Derneği dayanışma kahvaltısı düzenledi!-VİDEO

    Antalya Tahtacılar Derneği dayanışma kahvaltısı düzenledi!-VİDEO

    PİRHA – Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öğrencilere burs için kahvaltı etkinliği düzenledi. Etkinlikte konuşan Mehmet Akar, yıl boyunca 12 öğrenciye burs verdiklerini belirterek, bunu arttırmak için dayanışmayı büyütme çağrısı yaptı.

    Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği öğrencilere burs için kahvaltı etkinliği düzenledi. PSAKD Altınova Cemevi’nde gerçekleştirilen kahvaltıya Alevi kurumlarının başkan ve yönetim kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri STÖ temsilcileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “DAYANIŞMA ETKİNLİKLERİ ÜYELERİMİZLE VE TOPLUMLA BAĞ KURMADA ÖNEMLİ BİR FAKTÖR”

    Etkinlikte konuşan Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Akar, dayanışma duygusuna vurgu yaparak şunları belirtti:

    “Geleneksel hale getirdiğimiz kahvaltı etkinliğinde bir araya geldik. Ücretsiz bir etkinlikti. Bunu çok önemsiyoruz. Çünkü çağrıyı yaptığımız andan itibaren inanılmaz bir dayanışma örneği gösteriliyor. Çünkü bu tür etkinlikler bizim üyelerimizle genel olarak da toplumla bağ kurmamıza vesile oluyor. Dayanışma ve yardımlaşma kültürünü ön plana çıkarıyoruz. Bunu geleneksel hale getirdik.

    Masaya bir bağış kutusu koyuyoruz. İnsanlar gönlünden ne kopuyorsa onu da oraya atıyorlar. Bizim derneğimizin üyelerden aldığımız aidatlar ya da bağışların ya da yaptığımız herhangi bir ücretli etkinlikteki bütün gelirin yüzde 98’i üniversite öğrencilerine burs olarak gidiyor. Biz her sene eylül ile haziran arasında 12 öğrenciye burs veriyoruz.”

    BURS VERECEĞİMİZ ÖĞRENCİLERİ SEÇERKEN GENÇ KADIN OLMASINA ÖZEN GÖSTERİYORUZ

    Hem başarılı hem de ihtiyacı olan öğrencilere burs verdiklerini belirten Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Mehmet Akar, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bunu üniversite öğrencilerinden seçiyoruz. Öğrencileri seçerken özellikle genç kadın öğrencilerden de olmasına gayret gösteriyoruz. Bunun için bir araya geldik. Dışarıdan STÖ’den, siyaset kurumundan da misafirlerimiz vardı. Çok keyifli ve çok kalabalık bir gün oldu. Devamını yine yapmaya çalışacağız. Bu kalabalık bizi çok yüreklendirdi. Bir dahaki sefere bu dayanışmayı daha da güzelleştirmeye çalışacağız.”

    PİRHA/ANTALYA

     

  • Arslan: Alevilere yönelik katliama karşı çıkmak bir insanlık görevidir!-VİDEO

    Arslan: Alevilere yönelik katliama karşı çıkmak bir insanlık görevidir!-VİDEO

    PİRHA- PSAKD Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Suriye’de Alevilere yönelik şiddet eylemleri ve katliamın HTŞ’nin iş başına geldiği günden bugüne devam etmesine rağmen dünya kamuoyunun ve insan hakları kuruluşlarının seyretmeye devam etmesini anlamadığını belirterek, “Alevilere yönelik yapılan katliamlara karşı çıkmak bir insanlık görevidir!” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “SURİYE’DE HTŞ VE ÇETELERİNİN ALEVİLERE YÖNELİK KATLİAMI HİÇİR ZAMAN DURMADI”

    Suriye’de HTŞ göreve getirildiğinden bugüne Alevi katliamının hiçbir zaman durmadığını belirten Adnan Arslan, “Artık Suriye’de bir Yavuz var. Nasıl ki Osmanlı döneminde bir Yavuz Sultan Selim geldi. Resmi rakamlara göre 40 bin Alevi katlettiyse Suriye’de de bugün o yaşanıyor. Ama maalesef dünya buna seyirci kalıyor” dedi.

    “SURİYE’DE ALEVİLERE DÖNÜK SOYKIRIM YAPILIYOR”

    Suriye’de bir insanlık suçu işlendiğinin altını çizen Arslan, “Bir soykırım yapılıyor. Evler kundaklanıyor evinde insanlar diri diri katlediliyor. Sebep ne? Niye yapıyorlar? Alevilik inancı yok edilmek isteniyor, yapılan ırkçılık başka bir şey yok” diye belirtti.

    “ALEVİLER KARŞI YAPILAN KATLİAMLARA KARŞI ÇIKMAK BİR İNSANLIK GÖREVİDİR”

    Uluslararası insan hakları örgütlerinin bu yaşanan katliam karşısında sessiz kaldığına dikkat çeken Arslan, “Hiç kimse sesini çıkartmıyor. Türkiye’deki Alevi kurumları daha öncesinde yaşanan katliamla ilgili Suriye’ye gitme taleplerini Dışişleri Bakanlığına iletmelerine rağmen izin çıkmadı. Ne yazık ki orada insanlar suçsuz yere öldürülüyor. Türkiye rejimi ve dünya buna seyirci kalıyor. Kimse sesini çıkartmıyor ve de halen bu katliamlar devam ediyor. Nerede bu insan hakları kurumları? Ne yapıyor? Niye sessizler?” diyerek sessizliğe tepki gösterdi.

    Alevi örgütleri olarak Suriye’de yaşanan katliamlara karşı sessiz kalmayacaklarını belirten Arslan, “Gereken tepkimizi tüm Türkiye’ye yayacağız. Bütün şubelerimizde ‘Suriye’de soykırım var, soykırım devam ediyor ‘diye pankartlar asacağız. Halkımızı bu yönde de bilgilendirmeye çalışacağız. Önümüzdeki günlerde geniş katılımlı bir basın açıklaması planlıyoruz. Antalya’da Alevi çatı örgütlerimizin aldığı karar doğrusunda hareket edeceğiz. Eğer yapılan soykırıma sessiz ve seyirci kalırsak Alevilik‘ten öte insanlığımızı kaybederiz. Binlerce on binlerce insan yurtlarında oldu. Nereye gittikleri, nereye götürdükleri bilinmiyor. Bu kabul edilecek bir durum değil” diye konuştu.

    ” MÜCADELE ETMEKTEN GERİ DURMAYACAĞIZ

    Suriye’deki mevcut rejimin Aleviler yok etmek için soykırım yaptığını ifade eden PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Nasıl ki Kerbela’da Muaviye Alevilerin soyunu bitirin demişti, bunlar da aynı bu zihniyetin devamı. Onun için Alevilerin soyunu tüketmeye çalışıyorlar. Bu zihniyete karşı gereken tavrı ve mücadeleyi sürdürecek bu duruşumuzdan asla ve asla vazgeçmeyeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: İhtiyacı olan gençlerimize burs vermeye dönük çalışmalarımız devam edecek!-VİDEO

    Uçarcan: İhtiyacı olan gençlerimize burs vermeye dönük çalışmalarımız devam edecek!-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş-ı Veli’nin Bilimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır’ anlayışıyla öğrencilere burs vermek için dayanışma yemeği düzenlediklerini belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, “Çünkü Alevi kurumları olarak bilinçli ve donanımlı gençlere ve kadrolara ihtiyacımız var” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şubesi öğrencilere burs vermek için etkinlik düzenledi. Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Zeytinköy Cemevi Başkanı Kazım Uçarcan, kurum olarak çocukların eğitimle ilgili nitelikli ve donanımlı olmaları için çalışma yürüttüklerini söyledi.

    Eğitimin ekmek ve su kadar önemli bir ihtiyaç olduğunu belirten Uçarcan, “Ekmek, su için nasıl bir bütçe yapıyorsak eğitim için de bir bütçe yapmalıyız” diye konuştu.

    “OKUMAK İSTEYİPDE OKUYAMAYAN GENÇLERİMİZE BURS VERECEĞİZ”

    Okumak isteyip te olanaksızlıklardan kaynaklı okuyamayan gençler için bir fon oluşturmak istediklerini vurgulayan Uçarcan, “Yetişen gençlerimiz hem bizim toplum içerisinde yerimizi daha üst bir noktaya taşır, hem de toplumla bağımızın daha sıkı olmasını sağlar. Bu amaçla bir gece düzenleme kararı aldık” dedi.

    “ÖZ GÜCÜMÜZE DAYALI İŞLER YAPMAK İSTİYORUZ”

    Öz güçlerine dayanarak yola çıktıklarının altını çizen Uçarcan, “Eğitime destek için Alevi kurumları ve dostlarıyla bir araya gelip güçlü bir fotoğraf oluşturduk. Eğitimle ilgili dayanışma yemeğimizle tekrar kurumlar arası ilişkide güven tazeledik” diye belirtti.

    Bu fotoğraftan sonra daha büyük projelere imza atabileceklerini umudunu taşıdıklarını belirten Uçarcan, “Kanaat önderlerimizden, akademisyenlerimizden oluşan bir danışma meclisimize bu gecenin değerlendirmesini sunacağız. Onlar içerisinden bir heyet oluşturulacak. Oluşacak heyet burs verme kriterlerini belirleyecek. Böyle yolumuza devam edeceğiz” şeklinde ifade etti.

    İHTİYACI OLAN ÖĞRENCİLERİ OKUTMAYA DÖNÜK ÇALIŞMALARIMIZ DEVAM EDECEK”

    Uçarcan, konuşamasının devamında şunları vurguladı:

    “Yöre dernekleriyle de görüşme yapıp öğrencilere burs vereceklerse bizim üzerimizden vermelerini isteyeceğiz. Çünkü biz burs verirken her şeyi gözetmeyeceğiz. Şu buralı, bu buralı diye bir uygulama yapmayacağız, tam tersi kim daha çok burs almaya muhtaçsa onları araştırıp bulacağız. Onların gerçekten yaşamını kolaylaştıracağız” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • Uçarcan: Antalya’da tüm toplumsal kesimlerle ortak muhalefeti örgütlemenin çabası içerisindeyiz-VİDEO

    Uçarcan: Antalya’da tüm toplumsal kesimlerle ortak muhalefeti örgütlemenin çabası içerisindeyiz-VİDEO

    PİRHA- AKD Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, şube olarak iki boyutlu bir çalışma yürüttüklerini belirterek, “Örgütten uzaklaşan, küskün, dargın olan canların sorunlarını çözüp çalışmalara katmayı planlıyoruz. Aynı zamanda eğitim ağırlıklı akademik çalışmalar yürüteceğiz. Tüm kesimlerle birlikte de toplumsal muhalefeti örgütlemenin çabası içerisinde olacağız” dedi.

    Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, çalışmalarına ve gerçekleştirecekleri faaliyetlere ilişkin konuştu.

    “ANTALYADA TÜM KESİMLERLE İLİŞKİLENEREK TOPLUMSAL MUHALEFETİ ÖRGÜTLEYECEĞİZ”

    Alevi kurumlarında bir şekliyle kırılıp veya farklı nedenlerle ayrılanları yeniden örgüte kazandırmanın derdinde olduklarını belirten Uçarcan, “Bu canların hepsiyle görüşme içerisindeyiz. Sonra da öteki toplumsal kesimlerle yeniden bir toplumsal muhalefet örgütlenmenin çabası içerisinde olacağız. Bu görüşmelerimizi ve programlarımızı bu temele dayandırarak yapıyoruz. Öteki toplumsal kesimlerle bir yerde buluşmak zorundayız” dedi.

    “AKADEMİK DÜZEYDE ÇALIŞMALAR YAPMAYI DÜŞÜNÜYORUZ”

    Şube yönetimini devraldıktan sonra şubelerine akademisyenlerin gelip gitmeye başladığını ifade eden Uçarcan,”Burada kültürel faaliyetler anlamında semah, halk müziği korosu, bağlama kursu için üniversitede bir öğretim üyesi arkadaşımız bizimle ilişkilendi. Akademik düzeyde bir şeyler yapmaya çalışacağız” şeklinde dile getirdi.

    “ANTALYANIN BÜTÜNÜNDE ALEVİ KURUMLARINA KÜSÜP AYRILANLARI YENİDEN KAZANMANIN ÇABASI İÇİNDE OLACAĞIZ”

    Şube olarak iki boyutlu bir çalışma yürüteceklerini vurgulayan Uçarcan, şunları aktardı:

    “Nasıl örgütleyebiliriz? Alevilerin Antalya’daki, Türkiye’deki ve Avrupa’daki duruşuna nasıl bir ayna tutabiliriz? Bunun çabası içindeyiz ve bütün mesaimizi bu bağlamda harcıyoruz. Geçmişe dönük böyle kırgınlıkları, dargınlıkları ortadan kaldırabilmek için yoğun bir çalışma içinde olacağız. Yani bu konuda önderlik yapacağız. Bütün bu çalışmalarımızı denetleyen bir mekanizma kuracağız.

    “ABF BAŞKAN YARDIMCISI GÖREVİNİ YÜRÜTEN KİŞİNİN AKP’DEN ENCÜMEN ADAYI OLMASI KABUL EDİLEMEZ”

    ABF Başkan Yardımcısının AKP’ aday olmasının sorgulaması gerektiğini belirten Alevi Kültür Dernekleri Antalya Şube Başkanı Kazım Uçarcan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bir insanın Alevi Federasyon başkanı olarak Türkiye’yi bırak dünyayı radarına alacak. Basında Alevi Bektaşi Federasyonu AKP’yi destekliyor diye haber çıktı. Bu yapılanları bu yaşananları incelemeleri ve bakmaları gerekiyor. Bunlar bizim açımızdan çok önemli süreçler. Yani biz kimseyi yargılamıyor, kimseyi ötekileştirmiyor ama ince eleyip sık dokuyoruz. Gerçekten bu görevi layıkıyla yerine getirebilecek insanlarla hareket ediyoruz. Bu bizim yolumuz açısından çok çok önemli.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Akpınar: Toplum hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı sokakta!-VİDEO

    Akpınar: Toplum hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı sokakta!-VİDEO

    PİRHA- İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasına tepki gösteren Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “DEM Parti’nin birçok belediyesine kayyum atandığında CHP sesini çıkartmadı. Kayyumlar ne zaman gelip İmamoğlu’na dayandı o zaman CHP işin ciddiyetini anladı. Toplum sadece İmamoğlu’na yapılan haksızlık için değil aynı zamanda adaletsizliğe, hukuksuzluğa ve yaşanan yoksulluğa isyan ettiği için sokakta” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturması kapsamında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla başlayan sürece dair konuştu.

    “CHP ADALETSİZLİKLER KARŞISINDA DİMDİK DURMALI”

    DEM Parti’nin birçok belediyesine kayyum atandığında CHP’nin yeterli tepkiyi vermediğini belirten Akpınar, “Kayyumlar ne zaman gelip  İmamoğlu’na dayandı o zaman CHP  işin ciddiyetini anladı. Bugün sokaklara dökülen gençler, emekliler, kadınlar,  sadece İmamoğlu’na yapılan haksızlık için değil, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı sokakta. Kimi yaşam standardı, kimi kadın cinayetlerine, kimi üniversitedeki sorunlara karşı sokağa çıktı. Adaletsizliğin, yoksulluğun, hukuksuzluğun giderilmesi için sesini yükseltiyor. CHP de bu ülkede yaşanan bütün adaletsizliklere karşı gençlere, kadınlara, herkese sahip çıkmalıdır ve bu adaletsizliğin önünde dimdik yürümelidir” dedi.

    “CHP GENÇLERİ KORUMALI”

    CHP’nin, iktidarın gençlere zarar vermesine izin vermemesi gerektiğinin altını çizen Akpınar, “Çünkü Gezi’de bunu gördük ve bunun ikinci provası olmasın. Bu ülkede madem çocuklar bu bedeli ödüyorsa bunun bir sonucu olmalı, yoksa bunun sonuçsuz kalmasının tek sorumlusu CHP olur. Onun için sadece İmamoğlu üzerinden bunun işlemesi doğru değil” diye konuştu.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, son olarak, Türkiye’de yaşanan tüm adaletsizlikler üzerinden bir mücadelenin yürütülmesi gerektiğini söyledi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Altun: Belediyenin katkılarıyla yapılan aşure, beraberliğin ruhunu yansıtmıyor-VİDEO

    Altun: Belediyenin katkılarıyla yapılan aşure, beraberliğin ruhunu yansıtmıyor-VİDEO

    PİRHA- Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Başkanı Meral Altun, 1997 yılından bugüne üyelerinden ve dostlarından gelen bağışlarla aşure lokmalarını paylaştıklarını belirtti. Altun, “Aşure beraberliğin ve dayanışmanın ruhunu ifade ediyor. Belediyelerden alınan aşurelerle yapılan paylaşımlarda bir dayanışma, bir beraberlik ruhu, bir emek yok” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Alanya Şube Başkanı Meral Altun, yaptıkları faaliyetleri PİRHA’ya anlattı.

    BELEDİYENİN KİRACISIYIZ HERKES NE ÖDÜYORSA BİZDE AYNI PARAYI ÖDÜYORUZ”

    Meral Altun, derneğin 1997 yılından bu yana faaliyette olduğunu belirterek, “Şu anda belediyenin yerinden oturuyoruz. 3 yılda bir ihaleye giriyoruz, her ay kiramızı ödüyoruz. Herkes ne ödüyorsa biz de onu ödüyoruz. Kesinlikle belediyeden kiramızı az ödeyelim diye bir talebimiz olmadı. Hem cemevinin yerinin hem de derneğimizin bulunduğu yerin kirasını, elektrik ve su faturalarını üyelerimizin ve dostlarımızın katkılarıyla kendimiz ödüyoruz” diye belirtti.

    “ŞİMDİYE KADAR HİÇBİR KURUMDAN ELEKTRİK VE SU PARASI İSTEMEDİK”

    Şimdiye kadar hiçbir kurumdan elektrik ve su parası gibi bir talepleri olmadığını belirten Altun, “Şimdiye kadar Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’ndan şubemize bir ziyaret olmadı. Eğer gelecek olurlarsa da onlara söyleyeceğimiz tek şey ‘cemevlerimizi yasal statüye kavuşturun’ olacak. O zaman elbette sorulduğunda elektrik, su paramızı ödeyin, diye bir cevabımız olacaktır” ifadelerini kullandı.

    “BELEDİYENİN KATKILARIYLA YAPILAN AŞURE BERABERLİĞİN RUHUNU YANSITMIYOR”

    Aşurenin, birliğin ve beraberliğin simgesi olduğunu belirten Meral Altun, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Alanya Şube olarak 1997 beri her yıl geleneksel olarak aşure lokmasını veriyoruz. Üyelerimizden, dostlarımızdan gelen katkılar ve bağışlar bir havuzda toplanıyor. Bu toplanan paralarla eksikliklerimizi alıyoruz. Sadece maddi bağış değil, pişirilmesinde, taşınmasında, yapılmasında, dağıtımında sevdiklerimizin dostlarımızın emeği var. Kesinlikle birlik ve beraberliğin simgesi olan aşurenin bu şekilde yapılmasından yanayız. Belediyelerden alınan aşureler sipariş usulü bence. Bir emek yok, bir birliğin bir beraberliğin simgesi değil. Böyle olunca dayanışma ruhu da olmuyor. Biz derneğimizde kesinlikle bunu yapıyoruz. Çünkü dayanışma ruhu var. Herkes bir şekilde elini taşın altına koyuyor.”

    Cebrail ARSLAN/ALANYA

  • Arslan: ‘Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyoruz, toplantıya katılmayacağız’-VİDEO

    Arslan: ‘Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nı tanımıyoruz, toplantıya katılmayacağız’-VİDEO

    PİRHA- Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının Alevi kurumlarını ve bağımsız cemevlerini arayıp, toplantıya katılmalarını istemesine tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şube Cemevi Başkanı Akdeniz Bölge sorumlusu Adnan Arslan,  “Ne böyle bir toplantıyı kabul ediyoruz ne de Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığını tanıyoruz dedik bu nedenle toplantıya katılmayacağımızı söyledik” dedi.

    Aralık ayında Abdal Musa Postnişini Hüseyin Eriş ve beraberindeki heyetin Kültür Bakanlığı’nın Abdal Musa Türbesi’nin tadilat ve bakımı için ayrılan 12 milyon TL bütçeye ve dergâh içerinde bulunan arsanın kendilerine tahsisine ilişkin Ali Rıza Özdemir’i ziyaret etmişlerdi. Ardından Mart ayı içerisinde Alevi Bektaşi Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in Abdal Musa dergâh ziyaretinin ardından yapacağı toplantı öncesi Alevi kurumlarıyla birlikte Korkuteline bağlı Büyük Köy, Değirmen Köyü, Akçeniş,  Kırkpınar köylerindeki dede ve babalar aranarak bir toplantı gerçekleştirilmişti.

    Söz konusu ziyaret ve ardından yapılan toplantı ile  ilgili Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi Altınova Şube Cemevi Başkanı Akdeniz Bölge sorumlusu Adnan Arslan, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞI’NI TANIMIYORUZ”

    Başından beri Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Merkezi ve Şubeler olarak Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’na karşı olduklarını belirten,  Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi Altınova Şube Cemevi Başkanı Akdeniz Bölge sorumlusu Adnan Arslan, “Antalya Elmalı Tekke köyünde bulunan Abdal Musa dergâhında Alevi Bektaşi Cemevi başkanı Ali Rıza Özdemir’in yapacağı toplantı öncesi beni de aradılar. Böyle bir toplantıya katılmamız söz konusu değildir, Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığını tanıyoruz. Bu nedenle toplantıya katılmayacağımızı kendilerine söyledik” diye konuştu.

    Tekke Köyü Abdal Musa Kültürünü Araştırma ve Yaşatma Derneği  Başkanı Mehmet Özer’i aradığını belirten Arslan,  “Pirin huzurunda Pirin dergâhında Alevi Bektaşi Cemevi Başkanının düzenlediği bir toplantı yapıyorsunuz, niye buna müsaade ediyorsunuz dedim. Onlar da dergâh içerisinde bulunan bazı yerlerin Kültür Bakanlığı’na bağlı olduğunu, daha önce Ali Rıza Özdemir’le bu yerlerin Kültür Bakanlığı’ndan devralmak istedikleri için Özdemir’le görüştüklerini, onların da gelelim, görelim yerinde karar verelim diye ziyareti gerçekleştirdiklerini aktardılar” dedi.

    “ABDAL MUSA AÇILIŞ ETKİNLİĞiNİ YAPMALARINA ASLA İZİN VERMEYECEĞİZ”

    Yıllardan beri Alevi dergâhlarının kendilerine geri verilmesi için mücadele ettiklerini belirten Arslan, “Hacı Bektaş Veli ve Abdal Musa Dergâhının açılış etkinliklerini biz yapalım demişler. Ben de Mehmet Başkana bunlara kesinlikle fırsat vermeyin. Biz Pir Sultan örgütü olarak orada kamp kurar buna müsaade etmeyiz dedim. Yıllardır bu tür etkinlikleri kendimiz yapıyoruz, yine öyle olacak, buna müsaade etmeyiz” sözlerini kullandı.

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’in Abdal Musa dergâhında yapacağı toplantıya Büyük köy, Değirmen Köyü, Akçeniş, Kırkpınar köylerinden dede babaların katıldığı bilgisini aldıklarını belirten Arslan, Bunun haberini aldık hatta oradaki canlarla da görüştük. Daha sonra Kırkpınar köyünde cem vardı ceme katıldık. Alevi Bektaşi cemevi Başkanlığının ne kadar tehlikeli olduğunu neye hizmet ettiklerini orada anlattık” dedi.

    “ALEVİLERİN BİRÇOĞU ASIL AMAÇTAN HABERSİZ”

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığının ne için kurulduğu konusunda birçok insanın bilgi sahibi olmadığını vurgulayan Arslan, “Çoğu yerde başkanım siz niye engel oluyorsunuz bakın devlet Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı kurmuş ne güzel diyen canlarımız oldu. Niye bunu diyorlar? Aleviler için hizmet yaptıklarını düşünüyorlar. Alevi Bektaşi Cemevi Bakanlığının hangi amaçlar için kurulduğu anlatıldığında ise çoğu canlarımız artık buna şiddetle karşı çıkıyorlar” sözlerini kullandı.

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı tarafından dedelerin eğitilmesine ve Alevi ansiklopedisinin hazırlanmasına da tepki gösteren Arslan, “Bu size mi düşmüş? Aleviler tarihten bugüne dedelerden pirelerden aldıkları bilgiyle bugüne kadar bu yolu getirdiler. Size mi düşmüş, kim oluyorsunuz, size mi kalmış” dedi.

    “TEK AMAÇ ALEVİLERİ ASİMİLE ETMEK

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığına herkesin karşı çıkması konusunda çağrıda bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Merkezi Altınova Şube Cemevi Başkanı Akdeniz Bölge sorumlusu Adnan Arslan,  konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Eğer Aleviler düşünüyorlarsa önce cemevlerinin yasal statüsünü versinler. Cemevlerinde Alevi dedeleri ve aydınları kendi yol erkânı üzerinde gelecek kuşakları yetiştirirler. Bu devlete kalmamış devletin şu andaki amacı özellikle tek Adam rejiminin Aleviler asimile etmekten başka bir amacı yoktur. Pir Sultan Kültür Derneği olarak Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığına karşı durmaya devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Akpınar: Alevi öğrenciye yapılan işkence davasının takipçisi olacağız-VİDEO

    Akpınar: Alevi öğrenciye yapılan işkence davasının takipçisi olacağız-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, ocak ayında İstanbul Koç Üniversitesi öğrencisi F.B.’nin Kürt ve Alevi kimliği nedeniyle saldırıya uğramasına tepki gösterdi. Saldırıya uğrayan öğrenci Alevi olduğu için hala davada bir gelişme olmadığını belirten Akpınar,” Eğer bugün saldırıya uğrayan kişi dindar bir öğrenci olsaydı saldırıyı yapanlar ise Alevi olsaydı tutuklanıp hapse atılırdı” dedi.

    TÜBİTAK birincilik ödülü sahibi üniversite öğrencisi F.B., iki öğrenci ile birlikte kaldığı Koç Üniversitesi yurdunda ocak ayında işkence gördü. Irkçı sözlerle saldırdıkları öğrencinin odadan ayrılmasını isteyen Hasan Ege K, F.B.’ye kemerle şiddet uyguladı, kızgın ütüyü yüzüne yapıştırmak istedi. Hasan Ege K.’nin yönlendirmesiyle Arda D. isimli aynı odada kalan diğer saldırgan ise kesici aletle F.B.’nin yüzünü ve karnını kesti.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturmaya göre saldırı 15 Kasım 2023 gecesi yaşandı. Yaşanan işkenceye ilişkin daha sonra soruşturma başlatılmadı. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) ve Türkiye’deki Alevi örgütlerinin yöneticileri basın açıklamalarıyla saldırıya tepki gösterdiler.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Alevi, Kürt-Alevi üniversite öğrencisi F.B.’ye yurt odasında yapılan işkenceye tepki gösterdi.

    “KOÇ ÜNİVERSİTESİNİN SORUMLULUĞUNU YERİNE GETİRMESİNİ İSTİYORUZ”

    Alevilerin bilimden, çağdaşlıktan, aydınlıktan ve laiklikten yana olan bir toplum olduğunu belirten Tahsin Akpınar, “Aynı değerleri taşıdığını düşündüğümüz ve çok önemsediğim Koç grubuna ait bir üniversitede bir Alevi öğrencinin yaşadığı haksızlığa karşılık Koç Üniversitesi’nin sorumluluğunu yerine getirmediğini düşünüyoruz. Böyle bir haksızlığı karşın ülkedeki hukuki süreci biliyoruz. Eğer bugün bu vatandaş dindar bir vatandaş olsaydı o insanlar tutuklanıp hapse atılırdı. Ama Alevi çocuğu olduğu için üniversite mevcut olan siyasal iktidardan korkup bu öğrenciye sahip çıkmaması saygı duyduğumuz Koç Üniversitesi’ne de yakışmıyor” dedi.

    “ALEVİ ÖĞRENCİYE YÖNELİK YAPILAN İŞKENCE DAVASININ TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ”

    Türkiye’de ekonominin dinamiği olan Koç Holding’in üzerine düşeni yapması gerektiğini belirten Akpınar, “Biz Alevi toplumu olarak Koç Holding’in ve Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinin üzerine düşeni yapmasını bekliyoruz. Konyaaltı Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı olarak davanın takipçisi olacağız” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA 

    İLGİLİ HABERLER:
    -Alevi öğrenciye yurttaki oda arkadaşlarından korkunç işkence!

  • DEM Parti Adıyaman Belediye Eş Başkan Adayı Bilgin: Şeffaf olacağız-VİDEO

    DEM Parti Adıyaman Belediye Eş Başkan Adayı Bilgin: Şeffaf olacağız-VİDEO

    PİRHA-DEM Parti Adıyaman Belediye Eş Başkan Adayı Bahattin Bilgin, “Yönetime geldiğimizde halka hesap verecek bir anlayışımız olacak. Şeffaf olacağız, kimseye rant sağlamayacağız. Kimsenin hakkını yemeyeceğiz, kimsenin de hakkını yedirmeyeceğiz” dedi.  

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Adıyaman il, ilçe ve belde adaylarını açıkladı. Adıyaman DEM Parti Belediye Eş Başkan adayları Türkan Erkenek ile Bahattin Bilgin.

    PİRHA‘ya konuşan Bahattin Bilgin, iktidarın imar affını eleştirerek, “Yapılan imar barışı insanlara ölüm barışı olarak geri döndü. Biz iktidara geldiğimizde ranta değil insanı temel alan bir anlayışla yöneteceğiz” dedi.

    “RANTA DEĞİL İNSANA YÖNELİK BİR ANLAYIŞIMIZ VAR”

    AKP’nin imar affına tepki gösteren Bilgin, “Bizim anlayışımız ranta değil insana yönelik bir anlayışımız var. Bizim Adıyaman’a yeşil bir paradigma ile hesap verebilecek bir anlayışımız olacak. Adıyaman’ı yıllardır AKP yönetiyor. Ne bir şehir olabildi ne köy ile kent arasında bir şehir olabildi. Hala da bu şekilde devam ediyor. Yeni yapılan binalarda sağlıklı bir imar yok. Çok kötü bir durumdayız, yeteneksiz bir kadro var. Biz bunları kırmayı düşünüyoruz ” diye konuştu.

    “BARIŞIN ADINI DA KİRLETTİLER”

    Devletin yaptığı imar affının insanların ölümüne yol açtığına da değinen Bilgin, “Kamudaki yapılar denetlenebiliyor ama insanlara yapılan binalar denetlenmiyor. Yeterince denetim olmadı. İmar affı altındaki yapılar Adıyaman’da çok büyük ölümlere neden oldu. İmar barışı insanlara bir ölüm barışı olarak verildi. Barışın da adını kirlettiler. Hükümet bu imar aflarını çıkarmamış olsaydı belki ölümlerimiz on binleri bulmayacaktı. Bunu üzerlerine de almıyorlar, bunu bir kadermiş gibi insanlara lanse ediyorlar. Bunun kaderle bir ilgisi yoktur” ifadelerini kullandı.

    “AB’NİN YAPTIĞI KÜTÜPHANENİN CAMLARI BİLE KIRILMADI AMA BELEDİYE YERLE BİR OLDU”

    Aynı yerlerde bulunmasına rağmen Avrupa Birliği’nin yapımına katkı sağladığı kütüphanenin yıkılmadığını ancak belediye binasının yıkıldığını söyleyen Adıyaman DEM Parti Belediye Eş Başkan adayı Bahattin Bilgin, şöyle devam etti:

    “Mesela Adıyaman’da bir belediye var, bir de Avrupa Birliği’nin yaptığı bir kütüphane var. Kütüphanenin camları kırılmamış ama belediye yerle bir olmuş. Bunun kaderle ne alakası var. İnsanları sürekli kandırarak bu bizim kaderimizdir, diye suçu başka yerlere atıyorlar. Biz geldiğimizde halkı ön planda tutan, insanı ön planda tutan bir belediye anlayışıyla yöneteceğiz. Şeffaf olacağız, kimseye rant sağlamayacağız. Kimsenin hakkını yemeyeceğiz, kimsenin de hakkını yedirmeyeceğiz.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

  • ‘Asimilasyon nedeniyle Karatepe’de Hakk’a uğurlama erkanı yapamıyoruz’- VİDEO

    ‘Asimilasyon nedeniyle Karatepe’de Hakk’a uğurlama erkanı yapamıyoruz’- VİDEO

    PİRHA- Tahtacı Alevi köyünde kurulan Karatepe Mahallesi Kültür ve Dayanışma Derneği, Alevi inancını ve geleneğini yaşatma misyonu ile çalışmalar yürütüyor. Dernek Başkanı Abidin İfrit, “Köyümüzde asimilasyon sebebiyle Hakk’a uğurlama erkanı yapılmamaktadır. Örgütlenip bunun çalışmasını yaparak tekrar başlatacağız. Dernek olarak asimilasyona karşı mücadele edeceğiz” dedi.

    Antalya’da Karatepe Mahallesi Kültür Dayanışma  Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği, 2009 yılından bu yana Alevi kültür ve inancını yaşatmak için faaliyet yürütüyor.

    Karatepe Mahallesi Kültür Dayanışma  Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Abidin İfrit, kapatılan bir okulu dernek binası olarak kullandıklarını belirterek, yaptıkları çalışmaları PİRHA’ya anlattı.

    KARATEPE, TEK TAHTACI ALEVİ KÖYÜ 

    Karatepe’nin çevredeki tek Tahtacı Alevi köyü olduğunu söyleyen Abidin İfrit, inanç ve geleneklerini sürdürmek için derneği kurduklarını anlattı.

    İfrit, “Köyümüz 9 yekpare Sünni köyün içerisinde tek Alevi Tahtacı köyüdür. Derneğimiz 2009 yılında gençler tarafından kuruldu. Kapatılan bir ilkokulda dernek olarak 10 yıldır faaliyet yürütüyoruz. Buranın belli bir kısmı kültür salonu, bir kısmı ise cem odası olarak kullanmaktadır. Bulunduğumuz yer beş dönüm alan üzerindedir. Bu açık alanda hem düğünlerimizi yapıyoruz, hem cenazelerimizi kaldırıyoruz, hem de cenaze yemeklerimiz ve etkinliklerimizi için kullanmaya devam ediyoruz. Öncesinde 4 cem erkanı yürüttük. Cemde canlarımızın burada adakları yerine getirildi” dedi.

    İfrit, Tahtacı şenliği de yaptıklarını dile getirerek, “İlkini geçen sene yaptığımız Tahtacı şenliğini her yıl yaparak geleneksel hale getirmek istiyoruz. Geçen yıl bin 500 kişinin katılımıyla derneğin bulunduğu alanda yaptık. Ayrıca haziran ayının ilk haftasında geleneksel olarak ‘Karatepe Yaza Merhaba’ şenliği de gerçekleştirdik” diye konuştu.

    “SEMAHÇILARIN TAMAMI KADINLARDAN OLUŞUYOR” 

    2017 yılında semah ekibinin kurulduğunu ve tamamının kadınlardan oluştuğunu aktaran İfrit, “Semah ekibi 2017’den beri faal olarak çalışmaları devam etmektedir. Semah ekibimiz Balıkesir Edremit kadar gidip Semah yarışmasında iyi bir derece alarak geri döndü” sözlerini kullandı.

    Yedi senedir Karatepe Kültür Dayanışma  Yaşatma ve Yardımlaşma Derneği bünyesinde semah döndüğünü belirten Ayten Güneş ise şunları söyledi:

    “Aşure etkinliklerinde, Abdal Musa’yı anma şenliklerinde daima derneğimiz bize yol gösteriyor. Onların eşliğinde gider semahlarımızı döneriz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde geçen dönem dernek olarak bütün kadınların tek tek kapılarını çalarak çiçek dağıtık. Kadına şiddet konusunda tabii ki ses çıkarmak lazım. Bir kadına yapılan hepimize yapılıyordur.”

    “Karatepe’de doğdum burada büyüdüm burada evlendim” diyen Sinem Güneş İfrit de, “Biz kadınlar olarak Hacı Bektaş Veli gezisi yaptık, türbe ziyaretlerinde bulunduk. Abdal Musa’ya gittik ve kadınların katılımı çoğunluktaydı ve kadınların her yerde olmasını istiyoruz” dedi.

    “ASİMİLASYONA KARŞI MÜCADELE EDECEĞİZ”

    Köylerinin asimilasyondan etkilendiğini ve bu sebeple uzun yıllardır Hakk’a yürüme erkanlarının yapılamadığını aktaran İfrit, “Hakk’a yürüme erkanı şu anda yapılmamaktadır. Daha doğrusu asimilasyona uğramamızdan bu yana Tahtacılar olarak Hakk’a uğurlama erkanı yapılmamaktadır. Örgütlenip yeniden başlatacağız. Dernek olarak asimilasyona karşı mücadele edeceğiz” ifadelerini kullandı.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Emire Ulutaş: ‘Dede olmak istiyorum’ deyip cemevine gelen gençler var-VİDEO

    Emire Ulutaş: ‘Dede olmak istiyorum’ deyip cemevine gelen gençler var-VİDEO

    PİRHA-Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş çalışmalarını anlattı. Ulutaş, Alevi inancını, felsefesini, rızalığı, Dört Kapı, Kırk Makam’ı internet aracılığıyla konferanslar vererek, yurt dışında eğitim almış insanlarla, dedelerle, tarihçilerle ve gençlerle birlikte konuştuklarını dile getirdi. Ulutaş, dede olmak isteyen gençlerin varlığına da dikkat çekerek, bunun mutluluk verici olduğunu söyledi. 

    Antalya Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkan Yardımcısı Emire Ulutaş, pandemi öncesi ve sonrasında kurum olarak yürüttükleri faaliyetleri PİRHA‘ya anlattı.

    Ulutaş, pandemi öncesindeki çalışmalara değinerek, “Halk oyunları, tiyatro, bağlama, semah, piyano kursu vardı. Müziğin evrenselliğinde buluşabilmek adıyla yola çıkarak Ukrayna ve Rusya ile birlikte dernek başkanlarıyla beraber bir koro oluşturuldu. Onlara bizim deyişlerimizi, müziğimizi aktardık. Ayrıca 8 Mart’ta burada bir konser verdik. Burada bulunan konsoloslar ve büyükelçiler de konseri izlemeye geldiler. Ortak çalışmamız müthiş bir ses getirdi” diye konuştu.

    “‘DEDE OLMAK İSTİYORUM’ DİYEN GENÇLERİ GÖRMEYE BAŞLADIK”

    Pandeminin başlamasıyla çalışmalarına ara vermek zorunda kaldıklarını belirten Ulutaş, şöyle devam etti:

    “Gitar ve bağlama derslerini internet üzerinden çocuklarımıza ulaştırdık. Bunun yanı sıra Alevilik inancını, felsefesini, “Rızalık nedir? Dört Kapı Kırk Makam nedir?” bunları, internet üstünden konferanslar vererek, yurtdışında eğitim almış insanlarla, dedelerimizle, tarihçilerimiz ve gençlerle birlikte tartıştık.

    Gençlerin cemevlerine olan bakış açıları daha da değişti. “Ben dede olmak istiyorum” deyip gelen gençleri görmeye başladık. Bu da bizi çok mutlu etti. Bu yolda da ilerlemeye başlayan gençlerimiz var. Pandemiden önce cenaze hizmetlerimizi devam ettirdik. Herhangi bir sıkıntı yaşamadık. Cenaze yemeklerimizi, lokmalarımızı belirli kurallar çerçevesinde cemevimizde sürdürdük. Pandemiden sonrasında aynı şekilde devam etmekteyiz.”

    “EMEKÇİ KADINLARLA TİYATRO GRUBU OLUŞTURDUK”

    Ulutaş, kadınlarla da bir araya geldiklerini ve bir tiyatro grubu oluşturduklarını belirten Ulutaş, “Böyle bir sosyal projede olmaktan dolayı çok mutluyum. İlk tiyatro oyununu burada gösterime alacağız. Çünkü evde oturup artık özgüvenlerini kaybetmiş kadınların değil, özgüvenleri gelişmiş kadınların toplumda yerleri olduğunu, bugün burada yarın Meclis’te, bir yerde belediye başkanlığında, toplumun her yerinde kadının olması gerektiğini vurgulamak için kadınlarla böyle bir projede bir aradayız. Geçenlerde okuma yazma bilmeyen iki kadın geldi ve buna çok şaşırdım. Bir Alevi kadını ve okuma yazma bilmiyor. ‘Okuma yazma öğrenmek istiyoruz’ dediler. Biz de böyle bir kursun olmadığını fakat onlara seve seve kurs verdirebileceğimizi söyledim. Belki de bu yolda da okuma yazma bilmeyen büyüklerimizin de önünü açmış olacağız” diye konuştu.

    “30 ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİSİNE BURS VERİYORUZ”

    “Ayrıca 30 öğrencimize burs veriyoruz” diyen Ulutaş, öğrencilerin barınma sorunlarına da değindi. Ulutaş, “Biliyorsunuz yurt sorunu ülkemizde çok gündemdeydi ve çocuklarımız yurtlara yerleşemiyordu. Bu konuda birçok çocuğumuzu yurda yerleştirmek için bütün kapıları çaldık ve çocuklarımızı yurtlara yerleştirmeye çalıştık. Çünkü bizim bulunduğumuz cemevi bir misafirin konaklayabileceği yapıda olmadığından dolayı onları buralarda misafir edemedim ama onları en güzel yurtlara yerleştirmekte bulduk” dedi.

    “TARİKAT YUVALARINA ÇOCUKLARIMZI KAPTIRMAYACAĞIZ”

    Ulutaş sözlerini şöyle sonlandırdı:

    “Bundan sonraki dönemlerde ise bence her derneğin kendilerine ait bir misafirhanesinin olması gerektiğini düşünüyorum. Gelen çocukların mağdur olmamaları adına bundan sonraki hedef sadece bu olmalı. Bizim hedefimiz de bu zaten. Eylülde okulların açılmasıyla beraber çocuklarımızın bir misafirhaneleri olacak ve çocuklarımızı tarikat yuvalarına kaptırmayacağız.. Bunu önlemek için bunun adımlarını da yavaş yavaş atmaya başladık. Umarım bunda da başarılı olacağız.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

     

     

  • Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı koronavirüse yakalandı

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı koronavirüse yakalandı

    Korona virüse yakalandığını belirten Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, “Şu an durumum iyi. Hastanede kontrol amaçlı izole durumdayım” dedi.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, sosyal medya hesabından korona virüse yakalandığını duyurdu. Böcek, dün kendisine yapılan testin sonucunun pozitif çıktığını belirtti.

    Böcek, sağlık durumuna ilişkin, “Şu an durumum iyi, moralim yüksek. Hastanede kontrol amaçlı izole durumdayım” bilgisini verdi.

    Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı, takipçilerini, maske takmaları, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uymaları konusunda da uyardı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Bir yıldır tutuklu Zeynep Yıldırım yeniden Armutlu Cemevi Başkanı oldu

    Bir yıldır tutuklu Zeynep Yıldırım yeniden Armutlu Cemevi Başkanı oldu

    PİRHA- Armutlu Cemevine polis baskını sonrasında gözaltına alınan ve 26 Temmuz 2018 tarihinden bu yana tutuklu bulunan Zeynep Yıldırım, hafta sonu yapılan olağan genel kurulda yeniden Armutlu Cemevi Başkanı seçildi. 

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şube- Armutlu Cemevi Olağan Genel Kurulu hafta sonu yapıldı. Başkanlığa yeniden bir yıldan fazla bir süredir tutuklu olan Zeynep Yıldırım seçildi.

    Zeynep Yıldırım, 26 Temmuz 2018’den bu yana tutuklu. Hala iddianamesi hazırlanmayan Yıldırım, Silivri Cezaevi’nden Gebze Cezaevi’ne sürgün edilmişti.

    Bu arada, Yıldırım’ın annesi Kezban Bektaş ise bir yıldan uzun bir süredir cemevindeki oturma eylemini sürdürüyor.

    DOSYASINDA HALA GİZLİLİK KARARI VAR  

    Yıldırım’ın görüşçüsü PSAKD Sultangazi Şubesi Gazi Şehitleri Cemevi Başkanı Göksel Fidan, sürgünün ardından Yıldırım’a verilen iletişim yasağının görüş yasağına çevrildiği bilgisini aktarmıştı.

    Yıldırım’ın dosyasında gizlilik kararı olduğu için dosyayla ilgili herhangi bir bilgi alamadıklarını söyleyen avukatı Yaprak Türkmen de dosyayla ilgili sundukları dilekçelere ve savcıyla görüşme taleplerine hiçbir cevap alamadıklarını dile getirmişti.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Demirtaş’tan İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’na çağrı

    Demirtaş’tan İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’na çağrı

    HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, seçimlere iki sağ ittifakla gidildiğini ve tek sol adayın kendisi olduğunu belirtti. Diğer adaylar meydanlardayken kendisinin hücrede olacağını söyleyen Demirtaş, “Bu bir adaletsizlik yaratıyor olsa da, ikinci turda diğer bütün adayların desteğini bekliyorum” dedi ve ikinci tura gidilmesi durumunda İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’na kendisini destekleme çağrısı yaptı.

    Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) Cumhurbaşkanı adayı Selahattin Demirtaş, tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden avukatları aracılığıyla BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici’nin sorularını yanıtladı.

    HDP’nin Türkiye partisi olma konusunda geçmişten daha iddialı olduğunu söyleyen Demirtaş, şunları ifade etti:

    “HDP güçlü bir Türkiye partisidir. Bu konuda bugün dünden daha iddialıyız. Koşullar HDP’nin ne kadar önemli bir siyasi çizgi olduğunu ortaya koymuştur. 2015’ten bu yana yaşanan toplumsal kutuplaşma ve gerilimler ile Kürt sorununda yeniden çatışmalı sürece girilmiş olması HDP’yi daha da önemli hale getirmiştir. 24 Haziran seçimleri HDP’yi önceki seçimlere kıyasla çok daha ileri bir noktaya taşıyacaktır. Bu seçimin sürprizi HDP’dir. Herkes bizi yakından takip etsin, bunun kof bir iddia olmadığı görülecektir.”

    “HDP’Yİ YOK SAYANLARLA YOL YÜRÜMEK MÜMKÜN DEĞİL”    

    Demirtaş, seçimlere iki sağ ittifakla gidildiğini, tek sol adayın kendisi olduğunu da vurguladı.

    “Her iki sağ ittifak nereye kadar bizi yok saymaya devam edecek, hep birlikte göreceğiz. Tek sol aday ve ittifak gücü olarak ben ve partim HDP, her koşulda bütün ezilenlerin çıkarlarını savunmaya ve kazanımları için mücadele etmeye devam edeceğiz” diyen HDP’nin Cumhurbaşkanı adayı, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

    “HDP’yi yok sayan, vebalı muamelesi yapan anlayışlarla yol yürümek, sorunların çözümünü konuşmak da mümkün olmaz. Ülkenin ve toplumun sorunlarının çözümü noktasında ilkeli ve ahlaklı bir duruşumuz vardır. Bu çerçevede kapımız hiç kimseye kapalı olmaz. Siyaset intikam değil çözüm zeminidir.”

    CEZAEVİNDEN SEÇİM KAMPANYASI NASIL YÜRÜTÜLECEK?  

    Demirtaş, cezaevinden nasıl kampanya yürüteceğiyle ilgili soruya, bu kampanyayı dışarıdaki gençler ve kadınların üstleneceği karşılığını verdi:

    “Burada imkânlarım yok denecek kadar azdır. Sadece avukatlarımla ve posta yoluyla dışarıya mesaj gönderebiliyorum. Bunlar da cezaevindeki idarenin denetimine tabii maalesef. Ancak benim adıma partim HDP ve milyonlarca genç arkadaşım gönüllü olarak bu kampanyayı üstlenecektir.”

    Demirtaş, kampanyada ‘demokrasi, ekonomi, adalet, eşitlik ve barış’ konularının ön planda olacağını da belirtti.

    İNCE, AKŞENER VE KARAMOLLAOĞLU’NA ÇAĞRI   

    Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci tura gidilmesi durumunda İnce, Akşener ve Karamollaoğlu’na kendisini destekleme çağrısı da yapan Demirtaş, şunları kaydetti:

    “Umarım kaliteli, toplum adına yararlı, kutuplaşmayı azaltan bir seçim dönemi yaşarız. Tabii adaylar meydanlardayken ben hücrede olacağım. Bu bir adaletsizlik yaratıyor olsa da, ikinci turda diğer bütün adayların desteğini bekliyorum.

    Sayın İnce, Sayın Akşener ve Sayın Karamollaoğlu ikinci turda beni desteklerse, hep birlikte ülkede demokratik bir yönetim ve adaletli bir sistem inşa edebiliriz.”

    “BUGÜN ARTIK BENİ BAŞKAN YAPTIRACAĞIZ”    

    BBC Türkçe’nin, Mart 2015’te sarf ettiği ve tartışma yaratan “Seni başkan yaptırmayacağız” açıklamasıyla ilgili sorusunu da yanıtlayan Demirtaş, soruyu şöyle yanıtladı: Bugün artık ‘beni başkan yaptıracağız.