Etiket: başkanı

  • Tahsin Akpınar: Kılıçdaroğlu’nu kimliği üzerinden hedef almak kabul edilemez-VİDEO

    Tahsin Akpınar: Kılıçdaroğlu’nu kimliği üzerinden hedef almak kabul edilemez-VİDEO

    PİRHA- Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik etnik kökeni, inancı ve memleketi üzerinden yapılan saldırıları eleştirerek, “Siyasi eleştiriler yapılabilir ancak ailesine, kimliğine, mezhebine yönelik söylemler yanlıştır” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü ve Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, CHP’de yaşanan tartışmalar ve Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştiriler hakkında değerlendirmelerde bulundu.

    Bir inanç kurumu başkanı olarak CHP’nin iç siyasetine ilişkin değerlendirme yapmayı doğru bulmadığını belirten Akpınar, parti üyesi kimliğiyle konuştuğunda CHP’nin bugün yaşadığı krizin yeni olmadığını söyledi.

    “CHP’nin problemi bugün ortaya çıkmış bir sorun değil” diyen Akpınar, “Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olduğu dönemden bu yana taşınan bir süreçtir. CHP’nin kendi içinde yaşadığı sorunlar bugün partiyi bu noktaya getirdi. Bu süreç İmamoğlu’nun yanlışlarıyla başlar, Özgür Özel’in yanlışlarıyla devam eder, Kılıçdaroğlu’nun yanlışlarıyla biter” ifadelerini kullandı.

    “KILIÇDAROĞLU’NU TEK SORUMLU GÖSTERMEK YANLIŞ”

    Toplumun CHP’ye yönelik desteğinin, uzun yıllardır iktidarda bulunan hükümete karşı duyulan tepkinin sonucu olduğunu söyleyen Akpınar, “Hukuksuzluklara, adaletsizliklere, yoksulluğa karşı oluşan tepki doğrudur. Ancak bu sürecin tek sorumlusu olarak Kılıçdaroğlu’nu göstermek doğru değildir” dedi.

    Kılıçdaroğlu’nun bazı Alevi çevrelerince “düşkün” ilan edilmesi ya da etnik kimliği üzerinden hedef alınmasını da eleştiren Akpınar, “Bir insanı Ermeni olduğu iddiasıyla suçlamak ya da aşağılamak çok yanlış bir yaklaşımdır. Eğer bir Ermeni bu ülkenin vatandaşıysa bu ülkeyi yönetme hakkına da sahiptir” diye konuştu.

    “KILIÇDAROĞLU NE YAPTI DA DÜŞKÜN SAYILIYOR?”

    Alevilikte düşkünlük kavramının siyasi tartışmalara alet edilmemesi gerektiğini vurgulayan Akpınar, şu soruları yöneltti:

    “Kemal Kılıçdaroğlu hırsızlık mı yaptı? Yolsuzluk mu yaptı? Ahlaksızlık mı yaptı? Ne yaptı da bugün Alevilikte düşkün ilan ediliyor? Alevi kurumlarını ve inancını siyasi amaçlar için kullananları kınıyorum.”

    Her siyasetçinin yanlışlarının eleştirilebileceğini ifade eden Akpınar, “Kılıçdaroğlu da, Özgür Özel de, Ekrem İmamoğlu da siyasetçidir. Yanlışlarına yanlış, doğrularına doğru demeliyiz. Bu mesele Alevilerin inanç sorunu haline getirilmemeli, Aleviler bu tartışmaların içine çekilmemelidir” dedi.

    “KİMLİĞİ ÜZERİNDEN SALDIRMAK AHLAKSIZLIKTIR”

    Kılıçdaroğlu’nun siyasi görüşleri ve uygulamalarının tartışılabileceğini ancak etnik kökeni, inancı ya da memleketi üzerinden hedef alınmasının kabul edilemez olduğunu belirten Akpınar, şunları söyledi:

    “Kılıçdaroğlu’nu düşkün kılmak, Ermeni kılmak, Kürt kılmak, Dersimli olması üzerinden saldırmak ahlaksızca bir yaklaşımdır. Siyasi anlamda yanlışları olabilir, bunlar elbette tartışılır. Ancak ailesine, kimliğine, mezhebine yönelik söylemler doğru değildir.”

    Akpınar, Türkiye’de yaşayan tüm yurttaşların eşit haklara sahip olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

    “Ermeniler de bu ülkenin yurttaşıdır, Kürtler de, Aleviler de. Bu ülkenin vatandaşı olan her insanın bu ülkeyi yönetme hakkı vardır. Kim olursa olsun, etnik kökeni, inancı ya da mezhebi üzerinden hedef gösterilmesini doğru bulmuyoruz. Kılıçdaroğlu’na yönelik bu tür söylemleri kınıyor ve şiddetle karşı çıkıyoruz.”

    Cebrail ARSLAN / ANTALYA

  • Tahtacılar Derneği Başkanı Akar: Farklılıklarımızla bir arada yaşamayı ısrarla savunmalıyız!-VİDEO

    Tahtacılar Derneği Başkanı Akar: Farklılıklarımızla bir arada yaşamayı ısrarla savunmalıyız!-VİDEO

    PİRHA- Osmanlı’dan bugüne çok dilliğin, çok kültürlülüğün bir bölünme endişesi ile anlamsız bir toplumsal hafıza yarattığını belirten Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Akar, bütün farklılıklara rağmen bir arada yaşamı savunmak gerektiğini vurgulayarak “Başka şansımız yok” dedi.  

    Çok dillilik ve çok kültürlülük hakkında PİRHA’ ya açıklamada bulunan Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Akar, Türkiye’de farklı inançlardan, farklı dillerden, farklı kültürlerden insanların varlığına işaret etti.

    “ÇOK DİLLİLİK ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK BU ÜLKENİN ZENGİNLİĞİDİR”

    Ankara Üniversitesi’nde Antropoloji okuduğunu belirten Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Akar, “Çok dillilik, çok kültürlülük, maalesef Osmanlı’dan bu tarafa böyle bir bölünme endişesini tetikliyor. Ülkemizde geçmişten bugüne böyle bir anlamsız bir toplumsal bir hafıza yaratılmış durumda. Oysa bu bir zenginliktir. Zenginlik olmaklar birlikte bir taraftan da bu toplumsal barışı hayata geçirmek de o kadar zor. Yani bundan endişe duyan bir toplumsal kesim ve gerici bir siyasi irade varken bizim işimiz zor. Ama ne olursa olsun Aleviler olarak bunu savunmak durumundayız” dedi.

    “BÜTÜN FARKLILIKLARIMIZLA BİR ARADA YAŞAMI SAVUNMAK ZORUNDAYIZ”

    Bütün farklılıklarımızla birlikte bir arada yaşamı savunmak gerektiğini vurgulayan Akar, gerek Türkiye’de gerekse de Suriye’de ve herkes için barışı talep etmekten vazgeçmeyeceklerini ifade ederek, şunları söyledi:

    “Çünkü elimizde başka bir seçenek yok. Örgütlü bir kötülük var karşımızda. Yani biz güzelliği, hoşgörüyü ve barışı savunmaktan başka şansımız yok. Bunun için bütün insanlarla bağ kurmak, en azından dernekler kendi kitleleriyle bağ kurmalılar. Aleviler olarak bir iradenin oluşması için bir araya gelmeli, sohbet etmeli insanlar bilgilendirmeliyiz. Zamanı geldiğinde bunu güçlü bir toplumsal iradeye dönüştürüp gerektiğinde bu kötülükler reddedilebilsin. Bu anlamda coğrafyamıza barış diliyorum. Bunun için mücadele etmeye devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Akar: Alevi kurumları katliam ve asimilasyon politikalarına karşı toplumla bir arada olmalı!-VİDEO

    Akar: Alevi kurumları katliam ve asimilasyon politikalarına karşı toplumla bir arada olmalı!-VİDEO

    PİRHA Suriye’de Alevilere yönelik yapılanların dehşet verici olduğunu belirten Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Akar, “Yanı başımızda işlenen, Alevi Kırımını lanetliyorum. Buna tahammül etmemiz, kabul etmemiz mümkün değil. Bu yüzyılda inançlarından ötürü insanların yok edilmesi, kırıma uğraması kabul edilir bir şey değil” dedi.

    Antalya Tahtacılar Kültür Eğitim Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Mehmet Akar Akar, “Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    İNSANDAN YANA OLAN HERKES SURİYE’DE YAŞANAN KATLİAMI LANETLEMESİ GEREKİYOR”

    İnsandan yana, vicdanı olan herkesin de bu iradeyi, dirayeti göstermesi gerektiğini belirten Akar, “Bütün insanlığın bu kırımı lanetlemesi gerektiğini düşünüyorum” diye belirtti.

    Alevi inancının Alevi yolunun kadim bir inanç olduğunu vurgulayan Akar, “Bu inanç iki günde oluşmadı, iki günde de katlederek yok edemezler. Osmanlı’dan bu tarafa Aleviler her zaman  kırıma ve ötekileştirilmeye uğramışlardır. Ancak yok olmamışlardır” diye konuştu.

    “YÜZ YILLARDIR KATLEDİLDİK AMA HİÇBİR CANI KATLEDEN TOPLUM OLMADIK”

    Alevi toplumunun barışçıl bir toplum olduğunu dile getiren Akar, “Yedi ulu ozanımızın deyişlerine, şiirlerine bakıldığında sevgiden, hoşgörüden bahseder. Aleviler bir başka bir cana kasteden bir toplum hiçbir zaman olmamıştır. Bizim sevgiyi çoğaltmaktan başka bir şansımız da yok. Ama bunu yaparken de bir arada yan yana durmak, örgütlü ve birlikte olmak önemli” dedi.

    “ANTALYA’DA ALEVİ BEKTAŞİ KÜLTÜR VE CEMEVİ BAŞKANLIĞI ALEVİ KURUMLARINI ELE GEÇİRME ÇALIŞMALARI HIZ KAZANMIŞ DURUMDA”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevi kurumlarına dönük faliyetlerine de dikkat çeken Akar, “Bunlarla birlikte hareket eden düşkün ve meyilli olan insanlar hep olmuştur. Nasıl ki tarihimizde Pir Sultanlar vardı ise bu yoldan sapanlar da vardı ve bunlar bugünde yarınde olacak. Onun için bizler Yol’umuzun içeriğinden, güzelliğinden vazgeçmememiz lazım” diye belirtti.

    “ALEVİLER OLARAK KENDİ CANLARIMLA SIK SIK BİR ARAYA GELMEMİZ ÇOK ÇOK ÖNEMLİ”

    Akar, son olarak katliam ve asimilasyon politikalarına karşı Alevi kurumlarının toplumla sık sık bir araya gelmesi çağrısında bulundu.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • ‘İktidar isterse Suriye’de yaşanan katliamı bir dakika içinde durdurabilir’-VİDEO

    ‘İktidar isterse Suriye’de yaşanan katliamı bir dakika içinde durdurabilir’-VİDEO

    PİRHA- Suriye’de Alevilere yönelik süren katliamlara karşı iktidarın Alevilerin sesini duyduğunu ancak hiçbir şey yapmadığını belirten  Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı MİT Başkanı ya da Dışişleri Başkanı bir gün değil, bir saat değil, bir dakika içinde bir telefonla bunların hepsini durdurabilir” dedi.

    Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, Suriye’de Alevilere dönük katliama dair konuştu.

    “TÜRKİYE İSTESE SURİYEDE ALEVİLERE YAPILAN KATLİAMI BİR DAKİKADA DURDURUR”

    Tahsin Akpınar, bugün iktidarın Suriye’deki Alevilere yapılan katliamı durduracak gücü olduğuna dikkat çekerek, “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, MİT Başkanı ya da Dışişleri Başkanı bir gün değil, bir saat değil, bir dakika bir telefon etse bunların hepsi duracaktır” diye belirtti.

    Suriye’de yaşananların ne insani, ne vicdani, ne inançsal, ne de ahlaki olduğunu belirten Akpınar, “Esat’ın yaptığı yanlış, doğru, farklı bir şey ama bugün emperyalizmin hizmetindeki bu İŞİD’çi anlayışın, bu bedelleri Ortadoğu’daki mazlum halktan çıkarılması kabul etmiyor, doğru bulmuyor kınıyoruz” dedi.

    “SURİYE’DE YAŞANAN KATLİAMA KARŞI CHP VE DEM PARTİ PARLEMENTO ÜZERİNDE BASKI GÜCÜ KURMALI”

    Alevi toplumunun sesini bu ülkeyi yönetenlerin duyduğunu ancak hiçbir şey yapmadığını ifade eden Akpınar, Suriye’deki soykırıma karşı CHP ve DEM Parti’nin daha fazla insiyatif alması gerektiğini belirtti.

    Kuzey Doğu Suriye’deki Kürtlerin siyasal gücünün herkes tarafından bilindiğini vurgulayan Akpınar, “Eğer bugün biz Türkiye’de Alevi toplumu olarak son 40 yıldır Kürtlere gösterdiğimiz duyarlılığı, insani, vicdani, siyasal ilişkileri ve sahiplenme duygusunun aynısını Suriye’de Kürtlerin Alevilere göstermesini bekliyoruz” diye konuştu.

    “CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN SURİYE’DE YAŞANANLARA KARŞI 3 MAYMUNU OYNUYOR”

    Suriye’de Alevilere yönelik yaşanan katliamlara rağmen bu ülkeyi yöneten cumhurbaşkanı bu konuda üç maymun oynadığını belirten Akpınar, “Bu ülkenin Dış İşleri Bakanı, MİT Başkanı, oradaki Alevi insanları göz göre göre bir çetenin eline bırakıyor” diyerek tepki gösterdi.

    Aleviler olarak Suriye’de sadece Alevilerin değil oradaki masum halktan insanların burnunun kanamasını istemediklerinin altını çizen Akpınar, “Onun için Hristiyanlar, Ezidiler, Kürtler, Türkmenler, hiçbir halkın ezilmemesi istiyoruz” dedi.

    Ülkeyi yöneten AKP -MHP iktidarına çağrıda bulunan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Biz Suriye’deki bir diktatörün yıktık diyorlarsa onun gereğini yapmaları gerekir. Yoksa yeni bir diktatörle başka toplumların, başka inançların, mazlum halkın ezilmesi doğru değil ve buna çanak tutanları kınıyor ve bir an önce bu sorunun çözülmesini katliamın durmasını bekliyoruz.

    Alevi toplumu olarak Suriye’de yaşanan katliama karşı bunun mücadelesini vermeliyiz. Oradaki halkımızın göz göre göre yok edilmesine gönül ve vicdan kabul etmez. Onun için tüm Türkiye’deki duyarlı Alevi toplumuna görev düşüyor.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Demirkaya: Köyümüzü Taş Ocağı’yla yutmak istiyorlar!-VİDEO

    Demirkaya: Köyümüzü Taş Ocağı’yla yutmak istiyorlar!-VİDEO

    PİRHA- Karakaya Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Taş Ocağı Platformu Sözcüsü Servet Demirkaya, köylerinde açılmak istenen taş ocağını istemediklerini belirterek, “ÇED raporu mahkemeden olumlu çıkarsa yeraltı suları kaybolacak, ağaçlarımız kuruyacak, verimli topraklarımız yok olacak, hayvancılık bitecek, tozdan dolayı insanlarımız akciğer kanseri olacak, bir bütün olarak köyümüzde yaşam biter” diyerek tepkisini dile getirdi.

    Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Karakaya Köyü’nde Çelikler Holding tarafından açılmak istenen taş ocağına karşı köylülerin direnişi sürüyor. ÇED raporuna karşı dava açtıklarını belirten Karakaya Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı ve Taş Ocağı Platformu Sözcüsü Servet Demirkaya, yaşanacak doğa katliamını ve hukuksuzluğu PİRHA’ya anlattı.

    “HER PATLAMA DEPREM ETKİSİ YARATIYOR”

    Proje kapsamında yılda 3,5 milyon ton taş üretileceği, bu üretim için de köyde tam 191 patlatma yapılacağını  belirten Demirkaya, “Taşocağı bizim köyümüzün hemen dibinde. Bunu yüksek hızlı tren ihalesini kazanan Çelikler Holding yapıyor. Karakaya köyünün içerisinde bulunan taşocağını açacak. Buradan yıllık 3.500.000 ton taş alacak. Bunu elde edebilmesi için köyde 1 yılda tam 191 kere patlama yapılacak” dedi.

    Demirkaya, bu patlatmaların 3.7 büyüklüğünde deprem etkisi yaratacağını vurguluyor: “Burası sallandığında köyümüzün altyapısı bozulacak. İçme suyu kaçacak, tabiatımız bozulacak, ağaçlarımız kuruyacak, verimli topraklarımız yok olacak, hayvancılık bitecek. Yılda 191 kere patlama yapılan yerde ne su kalacak ne de ağaç.”

    “100 BİN KAMYON TOPRAĞI ÇİĞNEYECEK TARIM BİTECEK”

    Köy yolları ve tarım alanlarının her yıl yüz bin kamyon taş ile ezileceğine dikkat çeken Demirkaya, “Yıllık 100 bin kamyonla taşınacak. Bu, ayda 970, günlük 330 kamyon demek. Çorum-Sungurlu karayolu üzerinde taşıma yapılırken tarım topraklarımız bu kamyonların altında kalacak. Gelincik Deresi dediğimiz köyümüzün sulu tarımlarına hitap eden dere kuruyacak ve bugüne kadar yapılan tarım bitecek” dedi.

    “ZATEN FAKİR BİR KÖYÜZ NEREYE GİDECEĞİZ?”

    Demirkaya’nın sözleri, taş ocağının sosyal boyutunu da gözler önüne seriyor: “Köyümüzü toz duman kapladıktan sonra, burada tarım arazileri zarar gördükten sonra köyde de yaşam bitecek, köy çoraklaşacak. Bu köyün halkı fakir köy. Zaten bir yere gitme şansları yok. Köyde kalan vatandaşlarımız ise bu taşın tozu insan vücudunun en zor erittiği bir madde olmasından dolayı akciğer kanserine yakalanacaklar ve ölecekler.”

    Demirkaya, yetkisiz şekilde ÇED onayı verildiğini ve bu işin arkasında Çorum Valisi’nin olduğunu söylüyor:
    “Çorum valisi yetkisinde olmayan işleri yapmaya çalışarak ‘ÇED raporu olumludur’ diyor. O da yetmiyormuş gibi görev yetkisi olmadığı halde çalışma izni veriyor. ÇED raporunu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vermesi gerekiyor. Vali ancak araştırma yapar, bakanlığa yazar. ÇED veremez.”

    Demirkaya köylülerle hiçbir toplantı yapılmadığını,  bilgi verilmediğini, raporun yüzlerine okunmadığını söylüyor. 
    “Eğer ÇED raporuna uygunluk yazısı verdiler ise getirecekler köy muhtarına ibraz edecekler ve köy muhtarına ‘Biz şu gün geliyoruz, bunu burada köylünün yüzüne okuyacağız’ diyecekler. Biz de diyoruz ki, maden uygunduysa neden bunu köylünün yüzüne okumadınız?”

    KÖYÜMÜZÜ SEÇMELERİNİN NEDENİ ALEVİ OLMAMIZ MI? 

    Demirkaya, taş ocağı için Karakaya’nın seçilmesinde mezhepsel ayrımcılığa dikkat çekiyor:
    “Her 15 km’de bir taş ocağı açılmak isteniyor. Neden bizim köyümüz? Bizim köyümüz Alevi Bektaşi bir köy. Bizim köyümüz İbrahim Kaypakkaya’nın köyü olduğu için mi? Bizi yerimizden mi kaldırmak istiyorlar?”

    Yalnızca Karakaya’nın değil, bölgedeki diğer köyler ve tarihin de tehdit altında olduğunu söyleyen Demirkaya, 
    “Küçükkeşlik ve Narlı köyü de zarar görecek. Hitit İmparatorluğu’nun başkenti Alacahöyük de zarar görecek. Turizm Bakanlığı nasıl böyle bir projeye ÇED olumlu verdi, anlamıyoruz.”

    Demirkaya, devletin içindeki baskı mekanizmalarını da şöyle özetliyor:
    “Çorum Sağlık Müdürlüğünden gelen görevli ‘ÇED olumsuz’ diyor. Ankara’dan müfettiş geliyor, raporu olumluya çevirmesi için memura baskı yapılıyor. Memur ‘Ben boşa rapor verdiysem cezama razıyım’ diyor. Yerine gidiyorlar, müfettiş ‘Burada taş ocağı olmaz’ diyor. Ancak vali orman müdürünü ve sağlık müdürünü dışarı çıkartıyor, müfettişle yalnız kalıyor. Sonra sağlık müdürünün verdiği olumsuz rapor ortadan kayboluyor.”

    Demirkaya son olarak şunları söyledi “ÇED raporunun iptali için dava açtık. Dava sonuçlanmadan köyümüze gelirlerse bir gram taş vermeyeceğiz. Bedelini de ödeyeceğiz, bedeline de katlanacağız.Sayın vali, köye geldiniz mi? Hayır! Haritadan baktım diyorsunuz. Harita üzerinden bakarak mı karar veriyorsunuz? Patlayan dinamit haritaya mı düşüyor? Siz halkın valisi misiniz, zenginlerin mi? Bu topraklarda tarım, yaşam, tarih yok edilmek isteniyor. Köylüler direnişte. Karakaya’da taş değil, yaşam sökülmek isteniyor”

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • Nurettin Erdoğan: İmamoğlu’nun tutuklanması hukuksuz bir uygulamadır! VİDEO

    Nurettin Erdoğan: İmamoğlu’nun tutuklanması hukuksuz bir uygulamadır! VİDEO

    PİRHA- İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasına tepki gösteren HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, “İmamoğlu’nun anti- demokratik ve hukuksuz bir şekilde tutuklanması İstanbul’da yaşayan 16 milyon yurttaşın iradesinin ellerinden alınması demektir” dedi.

    İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “‘suç örgütü yöneticisi olmak” kapsamında “yolsuzluk” suçundan başlattığı soruşturma kapsamında tutuklandı.

    İmamoğlu’nun tutuklanmasına tepkiler yükselmeye devam ediyor. HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “16 MİLYON İSTANBUL SEÇMENİNİN İRADESİ YOK SAYILIYOR”

    İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun önce diplomasının elinden alınması sonra da gözaltına alınıp tutuklanmasının anti demokratik bir uygulama olduğunu belirten Erdoğan, “İstanbul Belediyesi’nin Avrupa’nın birçok devletten büyük nüfusu bir var. Kaybedilen bu belediyenin tekrar geri alınması için hukuksuz yollarla İstanbul’da yaşayan 16 milyonun hizmet hakkını ve iradesini elerinden almak demektir” diye belirtti.

    “SİYASAL İKTİDAR KENDİNDEN OLMAYAN HERKESE KARŞI”

    İktidarın kendine muhalif olan kim varsa hedef haline getirdiğini ifade eden Erdoğan, “Muhalif güçlere karşı yaptırım uygulaması ülkenin geleceği açısından gidişatını göstermektedir” dedi.

    İmamoğlu’nun gözaltına alınıp tutuklanasının ülke ekonomisini derinden etkilediğine dikkat çeken Erdoğan, “Ülke ekonomisini, borsanın ne hale geldiğini, döviz kurlarının nasıl yükseldiğini gördük. Bunun ülke ekonomisi açısından rahatsız edici bir durum” şeklinde ifade etti.

    “TÜM ALINAN HAKLAR GERİ İADE EDİLSİN”

    Bir an önce ülkenin barışa ve huzura ihtiyacı olduğuna dikkat çeken Erdoğan, “Ülkenin kendi iç işleyişine dönmesi ve iktidarın üzerine düşen görevlerini yerine getirilmesi gerekir. Anayasal haklar neyse anayasa neyi emrediyorsa onun yapılması ve hakları ihlal edilen kişilerin haklarının geri iade edilmesi gerekiyor” dedi.

    “İNSANLAR KENDİ HAKLARI İÇİN MEYDANLARDA”

    HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, konuşmasının devamında şunları belirtti.

    “Ülke genelinde insanları sokaklara döktüler. Bu ülkemiz için iyi bir şey değil. Burada yapılan halkın kendi iradesinin elinden alınması, gasp edilmesidir. Bunun için herkes kendi hakkını aramak ve almak için mücadeleyi vermektedir. Umarız sorunlar çözülür ve en kısa zamanda da ülkemiz daha huzurlu günlere kavuşur.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

  • PSAKD’li Arslan: Alevileri tutuklamayla, katliamla bitiremezsiniz-VİDEO

    PSAKD’li Arslan: Alevileri tutuklamayla, katliamla bitiremezsiniz-VİDEO

    PİRHA-HBVAKV Avcılar Şubesi Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun’un, Colani hakkında suç duyurusunda bulunduğu için gözaltına alınıp tutuklanmasına tepki gösteren PSAKD Altınova Şube Başkanı Adnan Arslan “Aleviler tutuklamayla, cezaevine atmayla, katliamla bitiremezsiniz” dedi.

    HBVAKV Avcılar Şubesi Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun’un, Colani hakkında suç duyurusunda bulunduğu için gözaltına alınıp tutuklandı. Tepkiler sonucu serbest bırakılan Uzun, yaptığından pişman olmadığını belirterek, “Biz Aleviler olarak bu ülkenin karanlıktan kurtulması için elimizden gelen neyse yapmak istiyoruz” demişti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, “Bu ülkede şikâyet eden suçlu oluyor” diyerek Aslan Uzun’un gözaltına alınıp tutuklanmasına tepki gösterdi.

    “ASLAN ÜZERİNDEN BİZ ALEVİLERE MESAJ MI VERİLMEK İSTENİYOR”

    Arslan’ın tutuklanmasına karşı Alevilerin çok ciddi tepki vermesi üzerine Uzun’u bırakmak zorunda kaldıklarını belirten Arslan, “Savcılık verilen dilekçeyi işleme almam diyebilir ama niye tutukluyorsun” dedi.

    Arslan, “Aslan arkadaşın üzerinden Alevilere bir gözdağı mı verilmek isteniyor? Acaba bunun üzerinden bir mesajı mı veriyorlar; sesinizi çıkarmayın böyle şeylere karışmayın diye. Bizi yaktınız, kestiniz, astınız, bizi bitirmediniz ki tutuklamalarla bitireceksiniz” diye belirtti.

    Artık Alevilerin 30-35 önceki Aleviler olmadığının altını çizen Arslan, “Eskiden baskı vardı, zulüm ve katliam vardı insanlar Aleviyiz diyemiyorlardı. Aleviler artık örgütlüdür dernekleri var, vakıfları, federasyonları var ve artık bir aradalar, haberleşiyorlar. Alevileri tutuklamayla, cezaevine atmayla, katliamla bitiremezsiniz” diye ekledi.

    Alevileri katletmenin çözüm olmadığını bundan bir an evvel vazgeçilmesi gerektiğini vurgulayan Arslan, “Sadece Türkiye değil dünyadaki bu zihniyetle hareket edenler artık bundan biran önce vazgeçsin” diye çağrıda bulundu.

    “HTŞ TERÖR ÖRGÜTÜDÜR”

    HTŞ’nin Aleviler nezdinde teröristtir bir örgüt olduğunu belirten Arslan, “Bunlar Suriye’de ilk göreve geldiklerinde ‘Suriye’ye demokrasi getireceğiz, eşit bir anayasa hazırlayacağız’ dediler ancak aradan çok geçmeden Alevilere dönük katliamlar başladı” dedi.

    “DÜNYANIN GÖZLERİ ÖNÜNDE ALEVİLER KATLEDİLİYOR”

    Suriye’de özellikle Alevilerin yoğun olduğu bölgelerde katliamların yapıldığını ifade eden Arslan, “Masum insanları, çocukları, yaşlıları katlettiler. Bunların hepsinin videoları var ve bu videolar dünyada seyredildi. Bu yaşanan katliama neden sessiz kalınıyor?” diye sordu.

    Suriye’de yaşanan katliamlara Alevilerin sessiz kalmadığını ayaklandığını vurgulayan Arslan, “Suriye’de bu zulüm Sünni yurttaşlara da yapılsa biz yine ayaklanırız. Çünkü bizim temelimizde insan var, ‘Kabemiz insandır’ diyoruz. İnsanlara niye zulüm yapılsın. Ama ne yazık ki bu yapılan katliamı seyrediyorlar” şeklinde konuştu.

    HTŞ’ye bağlı güçlerin, IŞİD ve SMO ile birlikte katliam yapmaya devam ettiğinin altını çizen Arslan, Ankara ve Avrupa’da terör listesinde yer almasına rağmen kırmızı halıyla karşıladıklarını dile getirdi.

    “SURİYE’DE KATLİAMLAR HALA DEVAM EDİYOR”

    Suriye’de sıkıntılı süreçlerin ve kaosun hala devam ettiğini dile getiren Arslan, konuşmasının devamında şunları belirtti:

    “Bu katliamlarını durdurulması gerekir. Ülkeyi yönetenlere büyük görevler düşüyor. Özellikle Türkiye istese bu katliamı 24 saat içerisinde durdurur. Ama maalesef katliamlar hala devam ediyor, zulüm devam ediyor. İnsanlar evlerinden dışarı çıkmaktan korkuyor. Bizim kimseye bir düşmanlığımız ve bir derdimiz yok. Herkes bu ülkede bu dünyada eşit bir şekilde kardeşçe yaşasın. Senin inancına nasıl ben saygı duyuyorsam sende benim inancıma saygı duy.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER

    >Yeşilkent Cemevi Başkanı Uzun’a Alevi kurumlarından destek: Bu zulme sessiz kalmayacağız!-VİDEO

    >‘Aslan Uzun üzerinden Alevilere yönelik gözdağı verilmek isteniyor’-VİDEO

    >Aslan Uzun Tahliye Edildi: Savcılığa verdiği dilekçe nedeniyle gözaltına alınmıştı

    >Colani hakkında suç duyurusunda bulunan Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun tutuklandı!-VİDEO

    >Yeşilkent Cemevi Başkanı Aslan Uzun gözaltına alındı!

     

     

  • Akpınar: Madımak Katliamı faillerinin tahliyesine karşı ortak hareket edilmeli!-VİDEO

    Akpınar: Madımak Katliamı faillerinin tahliyesine karşı ortak hareket edilmeli!-VİDEO

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı faillerinin tahliye edilmesine karşı PSAKD Genel Merkezi’nin başlatmış olduğu ‘Adalet Nöbeti’nin anlamlı olduğunu vurgulayan Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, “Orada devrimciler, aydınlar, yazarlar, şairler, Aleviler, Sünniler, Kürtler ve Türkler katledildi. Onun için tüm toplumsal kesimleri kapsayan bir şekilde tepki göstermemiz lazım” diye belirtti.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Merkezi, 2 Temmuz 1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine tepki göstererek, 33 gün boyunca sürecek ‘Adalet Nöbeti’ kararı almıştı.

    1993’te Sivas Madımak ’ta gerçekleştirilen ve 33 sanatçı, aydın ve yazarın yakılarak katledildiği katliamda müebbet hüküm cezası alan 17 kişinin tahliye edilmesine ilişkin Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu

    “MADIMAK KATLİAMI ILIMLI İSLAM PROJESİNİN HAYATA GEÇİRİLME PROJESİNİ BİR PARÇASIDIR “

    Madımak Katliamı’nın, Türkiye’de Amerika’nın talimatıyla ‘Ilımlı İslam’ projesini yaratma adına Kenan Evren tarafından yapılan 12 Eylül 80 darbesiyle başlayan bir sürecin devamı olduğunu belirten Akpınar, “Sivas Madımak Katliamı bunun ilk ayak sesleriydi. Ama bu ülkenin aydınları, devrimcileri olarak biz bunu fark edemedik” dedi.

    AKP’nin zaman içerisinde bir devlet partisi haline geldiğini söyleyen Akpınar, “Hukuku kendi lehine kullanarak bu hale getirdiler. Onun için bugün bizi yöneten hükümet bu katilleri affetti” diye ifade etti.

    “DÜŞÜNCELERİNDEN DOLAYI İNSANLAR CEZAEVLERİNDE ÇÜRÜYOR”

    Siyasi düşüncelerinden dolayı cezaevinde yatan hasta tutuklulara da dikkat çeken Akpınar, “Hapislerde sadece fikir düşüncesi olan ve kimseye zarar vermeyen, şiddet uygulamayan insanlar bugün cezaevlerinde çürüyor” diyerek tepki gösterdi.

    “KATİLLERİN BIRAKILMASI SADECE PSAKD DEĞİL, TÜM TOPLUMSAL KESİMLERİN SORUNUDUR”

    Madımak katillerinin bırakılmasına ilişkin bu sorunun sadece PSAKD’nin sorunu olmadığının altını çizen Konyaaltı Alevi Bektaşi Kültürü Cemevi Derneği Başkanı Tahsin Akpınar, konuşmasını söyle sürdürdü:

    “Orada devrimciler, aydınlar, yazarlar, şairler, Aleviler, Sünniler, Kürtler, Türkler katledildi. Onun için örgütlü bir şekilde bizim tepki göstermemiz lazım. Örgütlerimizi üst kurulları bu tür olayları daha planlı örgütleyip, yukarıdan aşağıya doğru hayata geçirmesi lazım.Hep beraber daha örgütlü, daha güçlü sesimizi çıkarmamız lazım.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Efe: Türkiye Suriye’de Alevilere yönelik katliamı durdurmak için harekete geçmelidir-VİDEO

    Efe: Türkiye Suriye’de Alevilere yönelik katliamı durdurmak için harekete geçmelidir-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, Suriye’de Alevilere yönelik şiddet eylemlerine ve katliam girişimlerine karşı devletin harekete geçmesi çağrısında bulundu.

    Suriye’de Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) örgütünün Esad yönetimini devirmesi ardından Alevilerin de tedirginliği arttı. Suriye nüfusunun yaklaşık yüzde 13’ünü oluşturan Aleviler, ülkenin daha çok sahil kesiminde yaşam sürmekteydi. Şam’ın düşmesi ardından HTŞ’liler, başta Lazkiye olmak üzere birçok kentte Alevilerin yaşam alanlarını adeta gasp etti.

    Suriye’deki Alevilere ait inanç merkezlerine yönelik saldırılar da tepkilere neden oluyor.

    Hüseyin bin Hamdan el Hasibi’nin türbesinin yakılıp, görevli beş sivilin öldürülmesi sonrasında bölgedeki korku daha da arttı. Arap Alevileri Humus, Hama, Tartus ve Lazkiye’de bu ölümlere karşı protesto düzenledi ancak HTŞ, yapılan protestolara da silahla karşılık verdi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, Suriye’de Alevilere yönelik yapılan saldırılarla ilgili PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

     “ESAT KENDİSİ ALEVİYDİ HÜKÜMETİN BÜTÜN BAKANLARI İSE SÜNNİ’ İDİ”

    Suriye’de Esat’ın Alevi olduğunu ancak hükümet bakanlarının tamamıyla Sünni olduğunu belirten Efe,” Suriye’de hükümetin tamamına yakınının Sünni olmasına rağmen sanki Suriye Alevilerin yönetiminde olduğu düşüncesiyle bir algı operasyonu yönetiliyor” dedi.

    SANKİ SURİYEDE ALEVİLERE VE FARKLILIKLARA BİRŞEY YAPILMIYORMUŞ GİBİ ALGI YARATILMAYA ÇALIŞILIYOR”

    Suriye’de Alevilere yönelik yapılan katliama Türkiye’nin yaklaşımının yanlış olduğuna dikkat çeken Efe, “Türkiye’nin anlayış biçimi tamamen yanlış. Sanki Aleviler orada yok sayılmamış veya öldürülmemiş gibi bakıyorlar. En önemlisi de Alevilerin demokratik haklarının verileceğinin, hiçbir ayrım yapılmayacağının, eşit derecede davranılacağının garantisi yok” diye konuştu.

    “SURİYE’DE ALEVİLERE YÖNELİK ÖLDÜRMELERİN VE İŞKENCELERİN HALA HABERLERİNİ ALIYORUZ”

    HBVAKV Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, konuşmasının devamında şunları kaydetti:
    “Bize gelen haberlere göre oradaki Alevilerin tamamına yakınına işkence yapılıyor. Alevilere yapılanlara rağmen ‘ortalığı Aleviler karıştırıyor, bundan Aleviler sorumlular’ diyorlar ama öyle bir şey yok. Alevilerin gerek Türkiye’de gerekse de dünyanın her yerinde barıştan, demokrasiden, laiklikten yana çağdaş ve medeni bir halk olduğumuz bilmeleri lazım. Suriye’de yaşananlarla ilgili özellikle Türkiye Cumhuriyeti’nin cumhurbaşkanı mutlaka bu yaşananların önüne geçip oradaki Alevi katliamını durdurmalıdır. Bizim tek isteğimiz budur.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

     

  • Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Ana dilde eğitim almak anayasal haktır-VİDEO

    Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Öztürk: Ana dilde eğitim almak anayasal haktır-VİDEO

    PİRHA-AKP hükümetinin eğitimde sürekli müfredat ve yönetmelik değişikliklerine tepki gösteren Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “İktidar kendi çıkarına uygun gerici ve biatçı bir eğitim sistemi yaratmaya çalışıyor. Buna karşı eğitim emekçileri olarak laik, bilimsel, ana dilinde eğitim hakkını savunuyoruz. Bu bizim en temel ilkelerimizden, amaçlarımızdan biridir” dedi.

    AKP hükümetinin ÇEDES projesiyle imamların derslere girmesi, seçmeli din derslerinin zorunlu hale getirilmesi gibi politikalar ile eğitimin dincileştirilmesine tepkiler sürerken 2024-2025 eğitim öğretim yılında yeni müfredat uygulamaya konuldu.

    Konuya ilişkin Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “DERSLERDE SAVAŞI DEĞİL, BARIŞI ANLATMALIYIZ”

    Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) okullara gönderdiği genelgeyle Çanakkale ve Gazze temalı dersin anlatılmasının yanlış olduğunu belirten Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, “Bütün okullarda savaşı değil, barışı savunur şekilde ders anlatılmalıdır. Biz Eğitim-Sen olarak okullar açıldığında her derste barış anlatılmasını savunuyoruz” dedi.

    “AKP BİAT EDEN GERİCİ BİR TOPLUM YARATMAK İSTİYOR”

    AKP hükümetinin özellikle eğitimde sürekli müfredat ve yönetmelik değişikliklerine gittiği vurgulayan Öztürk, “AKP kendi çıkarına uygun gerici ve biatçı bir eğitim sistemi yaratmaya çalışıyor. Biz Eğitim Sen olarak laik, bilimsel ana dilinde eğitim hakkını savunuyoruz. Bu bizim en genel ilkelerimizden, amaçlarımızdan biridir” diye belirtti.

    “TÜRKİYEDE EĞİTİM HERKES İÇİN EŞİT OLMALI”

    Yıllardır eğitim hakkının herkes için eşit olması gerektiğini savunduklarını ifade eden Öztürk, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bunlardan biri ana dille ilgilidir. Bir diğeri ise ortak kullandığımız dille ilgili herkes eğitim almalı. Bu tüm çocukların tüm okuyan öğrencilerin eğitim hakkıdır. Nasıl ki dünyada tüm canlılar kendi dillerinde konuşuyorlarsa insanlar da kendi ana dilinde konuşmalı, kendi ana dilinde eğitim almalıdır. Hiçbir ana dilin yok edilmemesi gerekiyor. Bunlar bizim kültürel zenginliğimiz ve bunu savunmak zorundayız ve bu bizim en temel ilkemizdir.”

    “BU ÜLKEDE TARİKATLARA VE CEMAATLERE HER ŞEY SERBEST

    Bugün ülkenin gerici bir eğitimle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Öztürk, “AKP, bilimsel, laik, ana dilde eğitimi savunmuyor. Tam tersi bilimi, ana dilini, laikliği, kamusal eğitimi reddeden bir eğitim sistemi oturtturmaya, biatçı ve gerici bir eğitim sistemini yaratmaya çalışıyor. Bu ülkede tarikatlara, cemaatlere her şey serbest iken, laik ve bilimsel eğitimi savunanların ise önünü tıkıyorlar. Daha geçtiğimiz günlerde bir kadın sokakta açıklama yaptı diye gözaltına alındı ve tutuklandı” dedi.

    “ÜLKEYİ TEK DİL TEK İNANÇ ÜZERİNDEN YÖNETMEYE ÇALIŞIYORLAR”

    İnsanları gözaltına alıp tutuklamalarının arkasında yatan nedenin korku toplumu yaratmak olduğunun altını çizen Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk, konuşmasının devamında şunları kaydetti:

    “Ülkeyi gerici, tek dil, tek din, tek inanç gibi bir niteliğe büründürmeye çalışıyorlar. Halbuki kendi ana dilinde eğitim yapan ülkeler var. İsveç, İsviçre, Hollanda ve buna benzer birçok ülke var. Bu ülkelerde görüldüğü gibi ne ülke bölünüyor ne herhangi bir olumsuzluk yaratıyor. Bu ülkelerde eğitim gerçekten daha nitelikli, daha bilimsel, daha kaliteli oluyor. Çünkü öğrenci kendi ana dilinde eğitim aldığı zaman daha başarılı oluyor. Herkes kendi ana dilinde konuşmalı, kendi ana dilinde eğitim alabilmelidir. Bu herkesin anayasal hakkıdır.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Antalya’da her öğrenciye 1 öğün ücretsiz yemek için 20 STK bir araya geldi-VİDEO

    Antalya’da her öğrenciye 1 öğün ücretsiz yemek için 20 STK bir araya geldi-VİDEO

    PİRHA- Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, çok sayıda sivil toplum örgütüyle birlikte illerindeki tüm okullarda öğrencilere 1 öğün ücretsiz yemek verilmesi için girişimde bulunduklarını belirtti. Tülin Koç, hazırladıkları projeyi mayıs ayı içerisinde Antalya Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğüne sunacaklarını söyledi.

    Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, 2 Mart 2024’te aralarında Türk Tabipler Birliği, Eğitim Sen, Veli Der, Çağdaş Yaşam Derneği, TMMOB Gıda Mühendisler Odası’nın da olduğu çok sayıda kurumla birlikte ücretsiz bir öğün okul yemeği koalisyonu oluşturduklarını belirtti.

    Tülin Koç, süre giden ekonomik krize işaret ederek “Tüm illerde derin bir yoksulluk ağına düşen ailelere ve çocuklarımıza okullarda ücretsiz, erişilebilir ve besleyici bir öğün çocuk okul yemeği talebimiz var. Belirli illerde il koalisyonları oluşturmak üzere Antalya’da Veli Der’in çağrısı ile yaklaşık 20 STK bir araya gelerek Antalya il okul yemeği koalisyonu oluşturduk” dedi.

    “GIDA YAZARLIĞI ADI ALTINDA ÇALIŞMALAR DA YAPACAĞIZ”

    Tülin Koç, planlamalarının içinde “gıda yazarlığı” adı altında bir çalışmaları olduğunu da söyleyerek “Beslenme, obezite ve yetersiz beslenen çocukların gelecekte karşılaşacakları sağlık sorunları, psikolojik sorunlar ve gelecekte devlete sağlık alanında yükleyeceği ekonomik anlamdaki giderleri de dikkate alarak çocukların, öğretmenlerin ve velilerin bu konuda eğitim alması ile ilgili bir proje” diye belirtti.

    “DERİN YOKSULLUKTA EN ÇOK ÇOCUKLAR MAĞDUR OLUYOR”

    Oluşturdukları projeyi Antalya Valiliği ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sunacaklarını belirten Veli Der Antalya Şube Başkanı Tülin Koç, konuşmasının devamında şunları söyledi:

    “Okullarda farklı beslenme ile ilgili bir farkındalık yaratma planımız var. Dünya genelinde bir yoksulluk yaşanıyor ama Türkiye’de derin bir yoksulluk var ve bu yoksulluğun en büyük mağdur olanları da çocuklar. O yüzden biz Veli-Der olarak tüm demokratik kitle örgütlerine çağrıda bulunuyoruz. Bu doğrultuda bir öğün ücretsiz okul yemeği koalisyonuna tüm örgütlerin desteğini bekliyoruz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • CHP Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere mazbatasını aldı

    CHP Adıyaman Belediye Başkanı Tutdere mazbatasını aldı

    PİRHAAdıyaman Belediye Başkanı seçilen Abdurrahman Tutdere mazbatasını aldı. Tutdere, 1977 genel seçimlerinde CHP’nin ve 1989 yerel seçimlerinde SHP’nin ardından büyük bir başarıya imza atarak, Adıyaman’da yüzde 50,36 oy ile belediye başkanı seçildi.

    31 Mart seçimlerinde yüzde 50,36 oy ile Adıyaman Belediye Başkanı seçilen Abdurrahman Tutdere mazbatasını aldı. Adıyaman’da 1977 Genel Seçimleri’nden bugüne CHP ilk kez kazanmış oldu.

    Tutdere bugün Adıyaman Adliyesi’nde düzenlenen törende önce mazbatasını aldı, ardından belediye binasındaki devir teslim törenine katıldı. Eski Belediye Başkanı Süleyman Kılınç’dan görevi devralan Tutdere, Kılınç’a 5 yıl boyunca yaptığı hizmetlerinden dolayı teşekkür etti.

    “HERKESİN BAŞKANIYIM”

    Konuşmasında herkese eşit şekilde hizmet edeceğini söyleyen Tutdere, “Fikri, görüşü ne olursa olsun Adıyaman halkının tamamının başkanı olacağız, tamamına hizmet edeceğiz. Seçim sandıklarının açıldığı andan itibaren Adıyaman Türkiye’de, dünya gündeminde bir numara. Bütün Adıyaman halkına ‘eğer değişim olursa bütün dünyanın dikkatlerini Adıyaman’a çekeceğiz’ demiştim. Sizler Adıyaman halkı olarak değişimi gerçekleştirdiniz, teşekkür ediyorum.” dedi.

    PİRHA/ADIYAMAN

     

     

  • Adıyaman Baro Başkanı: Deprem soruşturmasında kamu görevlileri de yargılanmalı-VİDEO

    Adıyaman Baro Başkanı: Deprem soruşturmasında kamu görevlileri de yargılanmalı-VİDEO

    PİRHA- Adıyaman Baro Başkanı Bilal Doğan, 11 ili etkileyen 6 Şubat depremlerini ve sonuçlarını değerlendirdi. Doğan, yapılan soruşturmalarda kamu görevlilerine dokunmadığını belirterek, “Sadece müteahhitler, inşaat mühendisleri ya da yapı denetim gibi alanlarda yapıldı. Soruşturma belli başlı kişilerle kaldı. Deprem soruşturmalarında kamu görevlilerinin de yargılanmasını istiyoruz” dedi.

     

    6 Şubat 2023 Maraş merkezli depremlerinin üzerinden bir yıl geçti. Bu süre zarfı boyunca soruşturmalar kapsamında belli başlı inşaat sahibi ve müteahhit tutuklandı. Yapı firmalarına ruhsat veren belediyeler hakkında herhangi bir tutanak veya işlem yapılmadı.

    Konuyla ilgili PİRHA’ya konuşan Adıyaman Baro Başkanı Bilal Doğan, medyada bir algı operasyonu yapıldığını ifade ederek, “Birkaç kişi yakalandı diye gündem ediliyor. Sadece resmi olmayan kişilerle sınırlı kaldı. Kamu alanında yürütülen bir soruşturma yok” dedi.

    SORUŞTURMALAR KAMUDAKİ SORUMLULARA YAPILMADI”

    Depremin adının büyüterek sorumluluktan kaçılamayacağını, sorumlu olan insanların hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Siyasi anlamda sorumluluk vatandaşlar tarafından seçimde gösterilir. Şu an açılmış onlarca dava var ancak Adıyaman’da sadece İsias Hotel gündeme gelebiliyor. Medya da algı operasyonları yapıyor. Baştan herkesi suçlu ilan etmek de doğru değil. Masumiyet karnesi vardır. Suçlu olduğu kabul edilmeyene kadar kimse suçlu sayılmaz. Bu tür soruşturmalar yapılırken olayın kamu tarafındaki sorumlularına dokunulmadı. Eğer bu binalar çürük ve yönetmeliğe aykırı yapılmış ise buna ruhsat veren bir kamu gücü de var. Bu kamu gücüyle ilgili herhangi bir soruşturma yürütülmüş değil. Bu yönüyle de üzerine gidilmesi lazım.”

    ‘ÜLKEDE BİR CEZASIZLIKLA KARŞI KARŞIYAYIZ’

    Doğan, Türkiye’de bir cezasızlık politikasıyla karşı karşıya olunduğunu dile getirerek, “Bunu nereden görebiliyoruz? Özellikle toplumsal davalarda görebiliyoruz. Soma maden faciasında, Karaman maden faciası, Kastamonu’daki sel felaketi, Tahir Elçi’nin öldürülmesi, kadın cinayetleri, yurtlarda çocuklara yapılan cinsel istismar gibi olayların neredeyse genelinde bir cezasızlık politikasıyla karşı karşıyayız. Biz yine bu deprem soruşturmalarında bir cezasızlık politikasının yapılmamasını istiyoruz. Sorumluların gerçek anlamda cezalandırılması gerektiğini düşünüyoruz ve bununla ilgili de ciddi mücadele yürütüyoruz” diye belirtti.

    “DEPREMİ FELAKETE ÇEVİREN BİZİZ”

    Depremlerin doğal olaylar olduğunu, bunları durdurmanın mümkün olmadığını ifade eden Doğan, “Depremlere karşı yapılması gereken sağlam binalar ve zemin tespiti. Toplumda deprem için felaket deniliyor. Depremi felakete çeviren biziz. Biz fay hattının üzerine inşaat yaparsak, yanlış zemin üzerine bina yapılmasına izin verirsek, felakete dönüşür” ifadelerini kullandı.

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

     

  • Efe: Cemevi Başkanlığını ziyaret edenler kendi çıkarları için inancımızı pazarlıyor-VİDEO

    Efe: Cemevi Başkanlığını ziyaret edenler kendi çıkarları için inancımızı pazarlıyor-VİDEO

    PİRHA- Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi Yönetim Kurulu üyelerinin Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Ali Rıza Özdemir’i ziyaret etmelerine tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, bütün Alevi kurumlarının Cemevi Başkanlığı’na karşı çıkmasına rağmen bu ziyareti yapanların, kendi çıkar ve menfaatleri için faaliyet gösterdiklerini kaydetti. 

    Alevi örgütlerinin ve Alevi toplumunun karşı çıkmasına rağmen bazı derneklerin temsilcileri, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nı ve kurumun başına getirilen Ali Rıza Özdemir’i ziyaret ediyor.

    Bu ziyaretçiler arasında Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Antep Şubesi yöneticileri de var.

    Geçen günlerde, AKD Antep Şubesi Başkanı Yılmaz Demirdelen, Yönetim Kurulu Üyeleri Ali Bedir, Mehmet Ali Arpart, Abbas Demirkol’dan oluşan heyetin, Ali Rıza Özdemir’i ziyaret ettiği sosyal medyadan duyurulmuştu.

    Alevi Kültür Dernekleri GYK üyesi ve Antep Şubesi yöneticisi Ali Bedir, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na yaptıkları ziyaretin, kendi köyüne yaptırdığı cemevi ile ilgili olduğunu öne sürmüştü.

    Söz konusu ziyarete tepki gösteren Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Döşemealtı Cemevi Başkanı Binali Efe, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “ALEVİLİĞİN KÜLTÜR BAKANLIĞI’NA BAĞLANMASI BİR DAYATMADIR”

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Döşeme altı Şube Başkanı Binali Efe, “İktidar bizleri dışlamak amacıyla Alevilik bir kültürmüş gibi bizlere dayatmaları ve bizi Kültür Bakanlığı’na bağlamaları anlamsız lüzumsuz ve gereksizdir” dedi.

    İktidarın bunu bilerek yaptığını belirten Efe, “Diyanet İşleri Başkanlığı’nın vermiş olduğu fetvalarla hareket eden cemaat, tarikat gibi bu toplulukları da arkasına alan iktidar Alevilere karşı bir cephe açmış durumda” ifadesini kullandı.

    “ALEVİLER TOPYEKÛN KARŞI”

    Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na tüm Alevi kurumlarının karşı olduğunu vurgulayan Efe, şöyle devam etti:

    “Topyekûn buna karşı olmamıza rağmen içimizde bazı çürük elmalar var. Örgütsel disiplinin dışına çıkarak kendi çıkar ve menfaatleri ve makam peşinde koşan, kendi inancını pazarlayarak Aleviler üzerinden rant peşinde koşanlar var. Bir Alevinin bırakın örgütlü olmasını şahsi olarak da o kapıdan geçmesi bile bizim için bir zulümdür. Cemevinin yapılması nedeniyle parayı bahane ederek oraya gitmesi zaten hakikaten akıl alacak bir mesele değildir. Dolayısıyla ben hiçbir zaman gerçek bir Alevinin çıkarı ve menfaati için böyle eğileceğini düşünmüyorum.

    “İKTİDAR NE YAPARSA YAPSIN ALEVİLER BOYUN EĞMEZ”

    Biz dik duruşumuzla, Hüseyin’i duruşla inancımıza, dedemize, pirimize, mürşidimize, pirimize rehberimize yolumuza sahip çıkacağız. Bu yaşananlar karşısında AKD Genel Başkanı inancı ve saygınlığı için bunu yapanlara karşı cesaretle bir demeç verip, masaya yumruğunu vurup onları yok mu sayacak? İhraç mı edecek? Önümüzdeki günlerde göreceğiz.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği başta olmak üzere Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı ve diğer başını eğmeyen bir çok örgütün yanında Alevi Kültür Dernekleri’nin bir şekilde toparlanıp, bu işi masaya yatırıp, tüm diğer Alevi örgütleri ile beraber bunu çözmesi zorunlu hale gelmiştir.”

     Cebrail ARSLAN/ANTALYA

    İLGİLİ HABERLER:

    AKD Antep Şubesi yöneticileri, Cemevi Başkanlığı’na ödenek için gitmiş!
    Alevi Kültür Dernekleri Antep Şubesi yöneticilerinden Cemevi Başkanlığı’na ziyaret!
    ‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    ‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    ‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO

     

  • Özkan: Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın vereceği yardımları asla kabul etmeyiz-VİDEO

    Özkan: Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın vereceği yardımları asla kabul etmeyiz-VİDEO

    PİRHA- Kepez Alevi Bektaşi Kültür Derneği Başkanı Abidin Özkan, şube faaliyetleri hakkında konuşarak, “Alevi Kültür Deneği Kepez şubesi olarak zor şartlarda dernekçilik yapmaya çalışıyoruz. Buna rağmen yassı matem oruçlarımızı, cemlerimizi, aşurelerimizi elimizden geldiğince yapmaya ve canlarımız paylaşmaya çalışıyoruz” dedi.

    Kepez Alevi Bektaşi Kültür Derneği Başkanı Abidin Özkan, şubelerinde gerçekleştirdikleri faaliyetler hakkında konuştu.

    “DERNEĞİMİZ 2021 YILINDA KURULDU”

    Derneklerinin 2021 yılında kurulduğunda Tüm dünyayı etkisi altına alan pandemi süreci ile karşı karşıya kaldıkların belirten Alevi Kültür Deneği Kepez Şube Başkanı Özkan, “Bu süreçte derneğimiz bütün kurumların olduğu gibi bizim kurumlarımız da kapalı kalmak zorundaydı. Ama biz yine de faaliyetlerimizi devam ettirmeye çalıştık.  Özellikle çeşitli kuruluşlardan temin ettiğimiz gıda ve giysi ve benzer yardımları halkımıza üyelerimize ekonomik durumu iyi olmayan  canlara ulaştırmaya çalıştık” dedi.

    “KÜÇÜK BİR OFİSTE FAALİYET YÜRÜTÜYORUZ”

    En büyük handikaplarının yer sorunu olduğunu vurgulayan Özkan, “Derneğimizi kurduktan sonra küçük bir ofiste faaliyetlerimize devam ettik. Zor şartlarda dernekçilik yapmaya çalışıyoruz. Aşurelerimizi cemlerimizi hiç kaçırmadık. Muharrem ayında yassı matem oruçlarımızı tuttuk, lokmalarımızı ve aşurelerimizi canlarımıza ulaşmaya çalıştık” diye ifade etti.

    “HİÇBİR KURUMDAN YARDIM ALMADAN 2000 KİŞİYE AŞURE LOKMASI DAĞITTIK

    Bir Alevi derneğinin yapması gereken bütün işleri ellerinden geldiğince kendi imkanlarıyla yapmaya çalıştıklarını belirten Özkan, “Özellikle bazı kuruluşlar aşure malzemelerini belediyelerden temin ederek yaptı ama biz bunu yapmadık. Üyelerimizden aldığımız bu küçük lokmalarla malzemelerimizi alarak aşurelerimizi yaptık. En son yaklaşık 2000 kişilik aşure yapıp elimizden geldiği kadar canlara ulaştırdık” diye belirtti.

    “CEMEVİ ARSASI İÇİN SÖZ VERİLDİ BUGÜNE KADAR YERİNE GETİRİLMEDİ”

    Kepez ilçesine bağlı  Dokuma bölgesinde cemevine ihtiyaçları olduğunu belirten Özkan,” Resmi olarak yazılı ve sözlü olarak ilgiyle kurumlara kuruluşlara ilettik. Belediyelerden bir cemevi arsası tahsisinde bulunduk. Sözler verildi ancak bugüne kadar ne yazık ki herhangi bir adım atılmadı. Yaptığımız her etkinlikte davet ettiğimiz konuklara bunları anlatıyoruz. Bölgemize güzel bir cemevini kazandırmayı hedefledik, bunu da başaracağız” şeklinde konuştu.

    Özellikle hükümetin kendine uygun bir Alevilik yaratmaya çalıştığının bilincinde olduğunu  aktaran Özkan, “Aleviler olarak bunu bilincindeyiz ve işin açıkçası bu bizi rahatsız ediyor. Biz bunu kabul edemeyiz ve onlarla da hiçbir şekilde irtibata geçmeyiz” dedi.

    Demokratik Alev hareketinin özellikle Sivas olaylarından sonra çok ciddi bir ivme kazandığını vurgulayan Özkan, “İşbaşına gelen bütün hükümetler de bundan ciddi bir rahatsızlık duyuyor. Bizler bu hareketi sekteye uğratacak herhangi bir hamleye girmeyiz “diye ifade etti.

    ALEVİ BEKTAŞİ CEMEVİ BAŞKANLIĞININ VERECEĞİ YARDIMLARI ASLA KABUL ETMEYİZ”

    Alevi Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın vereceği yardımları asla kabul etmeyeceklerinin de altını çizen Özkan, “Bu tür yapacağımız etkinlikleri aşure lokmalarımız ve  benzeri dernek içerisindeki tamiratları kendi imkanlarımızla olduğu kadarıyla varsın gecekondu gibi olsun ama kendi imkanlarımızla yaparız. Asla küçük hesaplar peşinde koşmayacağız” dedi.

    İnançlarıyla ilgili gereksinimlerinin belediyeler tarafından karşılanması gerektiğini vurgulayan Özkan, “Belediyeler imar planlarını yaparken nasıl ki camilere yer taksisi yapıyorlarsa aynı şekilde cemevleri ve diğer inanç grupları içinde varsa orada bir ihtiyaç bir talep Havra veya Kilise için de yer ayırmaları gerekir” diye belirtti.

    “BU ÜLKEDE ÖZGÜR VE EŞİT YAŞAMAK İSTİYORUZ”

    Alevilerin eşit yurttaş olmak istediğini sözlerine ekleyen Özkan, “Tabii ki bu topluluğun bu halkın yaşadığı bu ülkede haliyle beklentiler de var. Nedir bu beklentiler? Aleviler kendi inancını, felsefesini, düşüncelerini, demokratik bir şekilde özgürce yaşamak istiyorlar. Bu ülkenin eşit yurttaşlık taleplerine bütün hak ve hürriyetlerden faydalanmak istiyorlar” şeklinde ifade etti.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    ‘Cemevi Başkanlığı bir tuzaktır; maaşı kabul edenler onurlu değildir’-VİDEO

    PİRHA- Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe, AKP’nin ‘Alevi Diyaneti’ olarak bilinen Cemevi Başkanlığı aracılığıyla Alevileri bölme hamlesine tepki gösterdi. Efe, Kültür Bakanlığı tarafından kurulan tuzağa rağmen hiçbir zaman Alevileri birbirinden ayıramayacaklar” dedi.

    Türkiye’de Alevi inancının hala devlet tarafından tanınmadığı bir süreç yaşanıyor. Alevi toplumunun, zorunlu din dersinin kaldırılması, cemevine ibadethane statüsü verilmesi, eşit yurttaşlığı içeren yeni bir anayasanın yapılması, Alevilere karşı işlenen nefret suçlarının açığa çıkarılması ve nefret suçlarının önüne geçilmesi için hukuki tedbirlerin alınması, Alevilere karşı yapılmış kıyım, katliam ve asimilasyon uygulamalarıyla yüzletilmesi, gerek kamu kaynaklarının ve gerekse kamu kadrolarının liyakat, adalet ve eşitlik ilkelerine göre dağılımının sağlanması gibi temel talepleri var. Ancak bu talepler hükümet tarafından yerine getirilmiyor, mahkeme kararları tanınmıyor.

    Neredeyse tüm Alevi örgütleri, “Alevi Diyaneti” olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’na ve üstelik de Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulmasına büyük tepki gösterdi.

    İki yıldır yüzlerce cemevini dolaşarak liste tutan, Aleviliği bir inanç olarak görmeyen ve kültürel bir ögeye indirgeyen AKP hükümeti, şimdi ise bir ekip oluşturup Alevi köylerini, cemevlerini ve dernekleri dolaşarak maaşlı dedeler, elemanlar arıyor.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkan Yardımcısı Döşemealtı Şube Başkanı Binali Efe ‘Alevi Diyaneti’ olarak adlandırılan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın, maaşlı dedeler bulma arayışını ve Alevileri bölme girişimlerini PİRHA’ya değerlendirdi.

    Binali Efe, konuşmasına, Pir Haber Ajansı’nın Alevilerin hak ve hukukunu, adaletini, özgürlüğünü savunan bir ajans olmasından dolayı hiçbir haber ajansının yapmadığı bir görevi yaptığını, hiçbir ajansta olmayan samimiyeti PİRHA’da bulduklarını ifade ederek başladı.

    Efe, Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde kurulan Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın Alevileri asimile etmek amacıyla kurulan bir düzenleme olduğunu belirterek, “Yavuz Sultan Selim’den 2. Mahmut’tan yemiş olduğumuz darbeleri, katliamları, Sivas ve diğer katliamları da unutmadık. Daha unutmadık unutmayacağız. Aleviler sanki bu devletin düşmanıymış gibi bir algı yaratmaları bizleri ne yıldırır ne de usandırır” dedi.

    “ALEVİLERDEN BİR ŞEY KOPARAMAYACAKLAR”

    Binali Efe, Kültür Bakanlığı tarafından bir tuzak kurulduğunu ifade ederek şöyle devam etti:

    “Türkiye’deki bütün cemevlerini, köy odalarını, Alevi köylerini ziyaret ediyorlar. Eğer başa çıkamıyorlarsa kaymakamı devreye sokarak ya da hatrı sayılır insanları devreye sokarak kayadan bir parça koparma amaçlarını taşıyorlar. Bu çağda, bu zamanda milyonlarca örgütlenmiş olan Aleviler ve Alevi çatısı altında Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD), Alevi Kültür Dernekleri (AKD) ve özellikle Avrupa’daki Alevilere bundan sonra devlet ne kötülük yaparsa yapsın asla ve kesinlikle biz Alevilerden bir şey koparamayacaklar, kendi yaptıkları pisliklerin içerisinde boğulacaklar.”

    16 Eylül’de İzmir’de yapılacak laik eğitim, laik yaşam ve eşit yurttaşlık mitinginin hazırlığı içerisinde olduklarını söyleyen Efe, “Miting sonrası tüm Alevi bileşenleri ile toplanacağız, devletin şu anda Alevlere yönelik yapmış olduğu oyunları nasıl bozabileceğimizi konuşacağız. Ardından bir deklarasyon yayınlayacağız” dedi.

    “AKP GÖREVLİLERİ KÖY ODALARINA CEMEVİ LEVHASI ASIYORLAR”

    AKP’nin görevlilerinin Alevi köylerine gidip muhtara ‘köye bir cami yaparsak sana yardımcı olacağız’ denildiğini belirten Binali Efe, köy odalarına da ‘cemevidir’ diye levha astıklarını hatırlattı.

    Efe, muhtarların kaymakamların isteklerine göz yumarak köy odasının levhasını, cemevi diye değiştirmek zorunda kaldığını dile getirerek, “Devlet ne yaparsa yapsın hiçbir Alevi asla ve kesinlikle kendini satmaz. Kabul edenler de zaten kişiliği ve ahlakı bozuk olan işbirlikçilerdir. Onursuz olduklarını her yerde ve her zaman söyleyeceğiz” dedi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

     

    İLGİLİ HABERLER:

    1-‘İnce bir Sünnilik yaparak Alevileri asimile etmek amaçlanıyor’- VİDEO
    2-‘Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı, toplumumuza ‘Alevisiz Aleviliği’ vaat etmektedir’
    3-‘AKP üzerimizde at oynatıyor; bizi yok etmeye çalışan zihniyetle beraber olmayın’-VİDEO
    4-‘Maddi teklifleri reddettik; biz Alevi köyleriyle iletişim sağlamalıyız’-VİDEO
    5-‘AKP, Cemevi Başkanlığı’yla sinsice bir çalışma yapıyor, Alevileri avlamaya çalışıyor’-VİDEO
    6-‘Cemevi Başkanlığı’nda görev kabul edenler inancına ihanet içindedir’-VİDEO
    7-Baba Demir: Alevi kurumları birlikte hareket etmeli-VİDEO
    8-Pir Mustafa Mısır: Ulularımız hiç biat etmedi, lokmanın peşine düşmedi!
    9-‘AKP hükümetinin dedelere maaş projesi soykırım politikasıdır’-VİDEO
    10-‘Maaşı kabul etmiyoruz; nefsine yenik düşen olursa düşkündür’-VİDEO
    11-‘Devletten maaş aldığın zaman amir-memur ilişkisine dönüşür, maaş reddedilmeli’

  • Arslan: Kılıçdaroğlu’nun Alevi açıklaması çok yerinde ve doğru bir karar-VİDEO

    Arslan: Kılıçdaroğlu’nun Alevi açıklaması çok yerinde ve doğru bir karar-VİDEO

    PİRHA- Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “Alevi” başlığı ile yayınladığı videoya ilişkin konuşan Antalya Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklaması çok yerinde ve doğru” dedi.

    Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘Alevi’ başlıklı videosuna olumlu tepkiler gelmeye devam ediyor.

    Antalya Altınova Şube Başkanı Akdeniz Bölge Sorumlusu Adnan Arslan, Kılıçdaroğlu‘nun paylaştığı ‘Alevi‘ başlıklı videosuna ilişkin, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıklaması yerinde ve çok doğru” dedi.

    Arslan, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir yerde Alevi açılımı yapıyor, Alevi Daire Başkanlığı kuruyor, cemevlerini ziyaret ediyor. Diğer taraftan da Kılıçdaroğlu’na Müslüman mı belli değil diyor. Nerede samimiyet?  Kılıçdaroğlu’da prim bırakmadı. Niye biliyor musunuz?  Erdoğan meydanlarda çıkıp cahil insanlara, ‘seccadeye bastı çünkü Müslüman değil’ diye siyasi malzeme yapacaktı. Kılıçdaroğlu ona prim vermemek kaydıyla zaten yıllardan beri hep söylüyordu Alevi olduğunu. ‘Dedem Şehit Mahmut Hayrani Akşehir’de yatıyor’ diye söylüyor” ifadelerini kullandı.

    “KILIÇDAROĞLU İNANCINI ÖN PLANA ÇIKARMADI”

    Kılıçdaroğlu’nun paylaşımı ile özellikle gençlere seslendiğini söyleyen Aslan, şöyle devam etti:

    “Gençlerin bilmesi için dedi ki ben bir Aleviyim. Hak Muhammed Ali yolundan geçiyorum. Ben kul hakkı yemem, insan ayrımı yapmam, Ubeydullah’a el uzatmam dedi. Kendi kimliğini, varlığını tescilledi ve prim bırakmadığını gösterdi. Bunu da milyonlarca insan izlemiş, çok da iyi oldu. Yoksa bunu alanlarda, meydanlarda siyasi malzeme olarak kullanırlardı. Yani Kuran-ı Kerim’i eline aldı, salladılar. Bunun Müslümanlıkla İslamiyet ile alakası yok. Bu sadece dini siyasete alet etmek. Ama Sayın Kılıçdaroğlu o primi vermedi, hiçbir zaman da inancını kimliğini ön plana çıkarmadı.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • ‘Hükümetin Alevilere yönelik adımları, inancımıza zarar verecektir’ -VİDEO

    ‘Hükümetin Alevilere yönelik adımları, inancımıza zarar verecektir’ -VİDEO

    PİRHA- PSAKD Marmaris Şubesi Başkanı Mehmet Ali Akyol, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi ve Şah Kulu Dergâhına yaptığı ziyarete ilişkin konuşarak, “Dedeler oradan maaş aldığında, oranın enstrümanını çalmaya başlayacaklar ve bizim onlardan bir farkımız kalmayacak. Tamamen devlet dini olacağız. Oranın bütçesinden dedelere maaş veren kendi talimatlarını da verecektir. Dolayısıyla Alevilik inancı ve Aleviler burada zarar görecek” dedi.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Marmaris Şubesi Başkanı Mehmet Ali Akyol, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Hüseyin Gazi Cemevi ve Şah Kulu Dergâhına yaptığı ziyarete ve ardından yapılan açıklamalara ilişkin konuştu.

    Cumhurbaşkanının cemevlerini, dergahları ziyaret etmesinin doğal olduğunu ifade eden Akyol, bu ziyaretlerin asimilasyon amacıyla yapılmasının ise kabul edilemez olduğunu söyledi.

    “CEMEVİNİ DİZAYN ETMEK DEĞERLERİMİZİ YOK SAYMAKTIR”

    Alevilik inancında, cemevinde posta oturacak dedenin bile meydana çıkıp dara durduğunu, ibadeti başlatmadan önce ceme katılan canlardan rızalık aldığını kaydeden Akyol, “Eğer orada 5-10 yaşında herhangi bir can bile rızalık vermezse oturamaz. Cemevinde Hünkarın, kanaat önderimizin ya da 12 imamların, yedi ulu ozanlarımızın portreleri bulunur. Bunlar bizim değerlerimiz. Cumhurbaşkanı gelecek diye bu değerleri kaldırıp bir tarafa asıp, onun yerine bilmediğimiz Arapça birtakım görseller getirilip asılırsa bu bizim değerlerimize saygının olmadığı anlamına gelir. Bizim değerlerimizi, inancımızı kabul etmediği anlamına gelir”dedi.

    “ALEVİ KURUMLARINI KENDİ İSTEKLERİNE GÖRE ŞEKİLLLENDİRECEKLER”

    Cumhurbaşkanının Şah Kulu Dergahı’nı ziyaretini anımsatarak sözlerine devam eden Akyol, şunları aktardı:

    “Cumhurbaşkanının Şah Kulu Dergâh’nı ziyaretini samimi görmüyorum. Aleviler olarak yıllardan beri yaşadığımız sorunlara ve taleplerimize her zaman kulaklarını tıkadı bu hükümet. Bu zamana kadar en ufak bir adım atmadılar. Bundan sonra bir adım atacağını da zannetmiyorum. Diğer bir taraftan Alevi kurumlarının Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlanması söz konusu. Oluşturulacak dairenin başına da 11 üye getirilecek ve bunları Cumhurbaşkanı belirleyecek. Bunu asla doğru bulmuyorum. Bu adeta Alevi kurumlarına kayyum atamaktır. Alevi kurumlarını kendilerine göre şekillendireceklerine açık delalettir. Bu tür yapılanmanın biz Aleviler açısından da bir getirisi olacağına inanmıyorum. Tam tersine Aleviliği asimile etmeye yönelik bir çalışmadır bu.

    “BU POLİTİKADAN, ALEVİLİK İNANCI VE ALEVİLER ZARAR GÖRECEKTİR”

    Bütün bunlara rağmen Alevi kurumlarından böyle bir şeye ‘evet’ diyen veya ocaklardan dedelerin böyle bir şeye ‘evet’ demesi içler acısı bir durum yaratır. Dedeler oradan maaş aldığında, oranın enstrümanını çalmaya başlayacaklar ve bizim onlardan bir farkımız kalmayacak. Tamamen devlet dini olacağız. Oranın bütçesinden dedelere maaş veren kendi talimatlarını da verecektir. Dolayısıyla yine Alevilik inancı ve Aleviler burada zarar görecek. Bunun hayra delalet olduğuna inanmıyorum. Bunların bizleri sadece aldatmaktan ve seçim yatırımı yapmaktan öte gitmeyeceğini düşünüyorum. Umarım dedeler cephesinde rağbet görmez ve bizim yüzümüzü kara çıkarmazlar.”

    Cebrail ARSLAN/MUĞLA

     

     

     

  • Erdoğan: İktidarın, Alevi kurumlarının ağzına bir parmak bal çalmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    Erdoğan: İktidarın, Alevi kurumlarının ağzına bir parmak bal çalmasını kabul etmiyoruz-VİDEO

    PİRHA- HBVAKV Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, Diyanetin lüks ve saltanat içerisinde yaşarken gariban halka şükretmesini talep eden bir yapıya sahip olduğunu ifade ederek, Aleviler olarak taleplerinin net olduğunu, Diyanetten de bir beklentilerinin olmadığını söyledi.

    Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Antalya Şube Başkanı Nurettin Erdoğan, dedelere maaş ve personel istihdam edilmesine ilişkin PİRHA‘ya konuştu.

    Aleviler olarak taleplerinin belli olduğunu ve bu talepleri yıllardır iktidarlarla paylaştıklarının altını çizen Erdoğan, “Her seçim yaklaştığında birileri ortaya çıkıp Alevi kurumlarının ağızlarına bir parmak bal çalar gibi girişimlerde bulunuyorlar. Biz bunların hiçbir tanesini kabul etmiyoruz” dedi.

    Diyanet’in 3-4 tane bakanlığın bütçesi kadar pay aldığını belirten Nurettin Erdoğan, Diyanet’in lüks ve saltanat içerisinde yaşarken gariban halka şükretmesini talep eden bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.

    “Cemevlerimiz kırmızı çizgimiz” diyen Erdoğan, şunları dile getirdi:

    “İbadet yerlerimize “cümbüş evi” diyen Diyanetin, önce yapmış oldukları söylemlerinden dolayı geçmişten günümüze bir özür borcu var. Özür dilemiyorsunuz, helalleşmede bulunmuyorsunuz ama seçim arifesinde kapımıza geliyorsunuz ve vaatlerde bulunuyorsunuz. Bizim Diyanetin düşüncelerine ihtiyacımız yok. Biz kendi inancımızı kendi ritüellerimizi kendi hakullah ya da rızalık lokmasıyla götürüyoruz, götürmeye de devam edeceğiz.”

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA

  • Deniz: Önümüzdeki seçimleri fırsata çevirebiliriz-VİDEO

    Deniz: Önümüzdeki seçimleri fırsata çevirebiliriz-VİDEO

    PİRHA- ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Alevilerin eşit yurttaşlık talebini seçimlerde öne çıkarması gerektiğine dikkat çekerek, “Aleviler seçimlere iyi harılanmalı ve bu fırsatı iyi değerlendirmeli. Aksi takdirde önümüzdeki yüzyılda yine asimilasyon politikalarına, acılara, katliamlara maruz kalma durumu devam edecektir” dedi.

    Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Basın yayın ve Marmara Bölgesi Sorumlusu ve Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, erken yada zamanında yapılacak seçime dair PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu.

    “ALEVİLER EŞİT YURTTAŞLIĞI BULUNDUĞU TÜM SİYASAL ÇEVRELERE DAYATMAK ZORUNDADIR”

    ABF Genel Başkan Yardımcısı Aydın Deniz, Alevilerin seçme hakkı olduğu gibi seçilme ve yönetme hakkının da olduğunun altını çizerek, “Mevcut tek adam rejiminin değiştirilmesi konusunda hemfikir olmuş farklı kesimlerin yan yana geldiği bir ittifak sürecini yaşıyoruz. Dolayısıyla cumhuriyetin ikinci yüzyılında Aleviler talepleri için çaba sarf etmektense, ana talebimiz olan eşit yurttaşlığı bulunduğu tüm siyasal çevrelere muhakkak dayatmak zorundadır” dedi.

    Aydın Deniz, Millet İttifakı içinde siyasi çalışma yapan Alevilerin eşit yurttaşlık hakkı başta olmak üzere ana taleplerini ‘Güçlendirmiş parlamenter sistem’ içerisine mutlaka koyması gerektiğini belirterek, “Keza 7’li ittifakta da Alevilerin ‘nasıl bir demokrasi?  Nasıl bir anayasa? Nasıl bir ikinci yüzyıl istiyor?’ sorularına dair cevaplarını muhakkak dile getirmesi lazım. Bir yol haritası ortaya konulmalı” diye konuştu.

    “ALEVİLER FIRSATI İYİ DEĞERLENDİRMELİ”

    Alevilerin fırsatı iyi değerlendirmezse önümüzdeki yüzyılda yine asimilasyon politikalarına, acılara, katliamlara maruz kalma durumunun devam edeceğine dikkat çeken Deniz, “Bu anlamda tüm Aleviler bulunduğu alanlarda Alevilik için siyaset öngörüsü ile hareket etmeli ve bu süreci öyle açmalıyız. Öbür türlü gelecek yüzyıla hazırlamamızın başka yolu yok. Alevi çatı kurum örgütleri Alevilerin tüm yereldeki örgütleri de bu zihniyetle hareket ederse en azından hak talep mücadelemizin 30 yıl sonra karşılık bulacağına inanıyorum” ifadelerine yer verdi.

    Cebrail ARSLAN/ANTALYA