Etiket: baskın

  • Akbelen’de ağaç kıyımı: 4 gözaltı VİDEO

    Akbelen’de ağaç kıyımı: 4 gözaltı VİDEO

    PİRHA- Akbelen Ormanı’na erken saatlerde kamyonlar, kesim ekipleri ve çok sayıda jandarma sevk edilirken, alana giriş çıkışların kapatıldığı ve köylülerin engellendiği belirtildi.

    Muğla Milas’a bağlı İkizköy yakınlarındaki Akbelen Ormanı’nda bu sabah erken saatlerde zeytinliklere yönelik yeni bir müdahale başlatıldı.

    Bölgeye kamyonlar ve kesim ekipleriyle birlikte çok sayıda jandarma personeli sevk edildi.

    Yaşam savunucuları, giriş çıkışların jandarma tarafından tutulduğunu, alanın çevresinin kapatıldığını ve köylülerin engellendiğini aktardı.

    “Zeytinlerimiz için buradayız, kıyıma izin vermeyeceğiz” diyen köylüler, kesim girişimine tepki gösterdi.

    GÖZALTILAR

    Yine Akbelen ormanı içindeki zeytinliklerin sabah saatlerinde kesilmeye başlanmasına tepki gösteren yurttaşlar Halil Şallı, Seçil Şallı, Serpil Şallı ile İkizköy Muhtarı Nejla Işık gözaltına alındı.

    PİRHA/MUĞLA  (daha&helliip;)

  • Sendika.Org bürosuna polis baskını: Kitaplar dağıtıldı, kapı kilidi değiştirildi

    Sendika.Org bürosuna polis baskını: Kitaplar dağıtıldı, kapı kilidi değiştirildi

    PİRHA- İstanbul’da Sendika.Org bürosu sabahın erken saatlerinde polis tarafından basıldı. Polislerin geldiği sırada büroda kimse olmasa da bürodaki kitaplıkların dağıtıldığı, dolapların karıştırıldığı ve kapı kilidinin değiştirildiği görüldü.

    İstanbul’da Sendika.Org bürosu sabahın erken saatlerinde polis tarafından basıldı.

    Sendika.Org’un haberine göre, polisin geldiği sırada büroda kimse olmadığı, bürodaki kitaplıkların dağıtıldığı, dolapların karıştırıldığı ve kapı kilidinin değiştirildiği görüldü. Büroda asılı olan fotoğraflardan ikisinin çıkarıldığı, daha önce Ankara’da Yüksel Caddesi’nde işine iade edilmesi talebiyle yaptığı eylemlerle anılan Nuriye Gülmen’in fotoğrafının polislerce alındığı anlaşıldı.

    Polis baskını, İstanbul’da 1 Mayıs’a katılanlara yönelik ev baskınlarıyla aynı saatlerde gerçekleşti.

    (HABER MERKERZİ)

  • Gebze’deki fabrikada rehine krizi sürüyor!

    Gebze’deki fabrikada rehine krizi sürüyor!

    PİRHA – Kocaeli Gebze’de fabrikayı basan iki saldırgan, işçileri rehin aldı. Saldırganlardan birisinin, fabrikada taşeron işçi olarak çalıştığı ve bir süre önce çıkarıldığı öğrenildi. Saldırganların, Gazze’ye yönelik saldırıları protesto etmek amacıyla eylem yaptığı ifade ediliyor.

    Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki (GOSB) ABD firması olan Procter and Gamble (P&G) fabrikasının ana binasındaki rehine krizi sürüyor.

    Fabrikaya gizlice giren silahlı iki saldırganın, 6’sı erkek 1’i kadın olmak üzere toplamda 7 kişiyi rehin aldığı belirtildi. Şüphelilerin üstünde bomba olduğu da iddialar arasında.

    İhbar üzerine olay yerine özel harekatçılar ile çok sayıda polis, jandarma, sağlık ve itfaiye ekibi de sevk edildi. Fabrikanın yer aldığı caddedeki trafiği kapatan ekipler, geniş çaplı güvenlik önlemi aldı.

    Saldırganların, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarını protesto etmek amacıyla eylem yaptığı iddia edildi. Öte yandan bir şüphelinin fotoğrafı da ortaya çıktı. Elinde tabanca olan şüphelinin “Kapılarak açılacak. Gazze için ya musalla ya ölüm” yazısı önünde poz verdiği görülüyor.

    DOĞUM GÜNÜ KUTLAMASI YAPILDI!

    Rehin alınanların 3’ünün şirketin muhasebecisi, 1 kişinin ise proje sorumlusu, diğer 3 kişinin de fabrika personeli olduğu öne sürüldü.

    Saatler ilerledikçe olayla ilgili yeni görüntüler de ortaya çıktı. Rehin alınan kişilerden birinin doğum günü olması sebebiyle daha önceden hazırlık yapan iş arkadaşları, saldırganlardan doğum günü kutlamak için izin istedi.

    Saldırganın izin vermesi üzerine fabrika çalışanlarından birinin doğum günü kutlaması yapıldı. Daha önceden alınan pastaya koyulan mumlar üflenirken, arkadaşları doğum günü olan personeli kutladı.

    SALDIRGANLARDAN BİRİNİN KİMLİĞİ BELİRLENDİ!

    Öte yandan saldırganlardan birinin alçı, boya, sıva ve bina dekorasyonu işleri yapan İbrahim Y. olduğu öğrenildi. İbrahim Y.’nin sosyal medya paylaşımları da ortaya çıktı. Saldırgan paylaşımında, “Bu saatten sonra sevdiklerimin yapacağı tek şey benim için Filistin’e dua ettikleri gibi dua etmektir” ifadeleri yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • İdil Kültür Merkezi’ne baskın: 9 gözaltı

    İdil Kültür Merkezi’ne baskın: 9 gözaltı

    PİRHA-Grup Yorum’un müzik çalışmalarını yürüttüğü İdil Kültür Merkezi’ne baskın düzenleyen İstanbul polisi, 9 kişiyi gözaltına aldı.

    İstanbul Okmeydanı’nda faaliyet yürüten İdil Kültür Merkezi’ne polis baskın düzenledi. Kültür merkezinin girişi polisler tarafından koçbaşı ile kırılırken, baskında 8 Grup Yorum üyesinin ve kültür merkezini ziyarete gelen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencisi Sevcan Akdoğan’ın gözaltına alındığı öğrenildi.

    Gözaltına alınanların isimleri şöyle:

    Rezzan Şengül, Fırat Kaya, Rıdvan Akbaş, Vedat Doğan, Hakan İnci, Eser Çelik, Barış Yüksel, Seher Adıgüzel ve Sevcan Akdoğan.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • Cemevinin kapılarını kıran polis protesto edildi: Suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    Cemevinin kapılarını kıran polis protesto edildi: Suç duyurusunda bulunacağız-VİDEO

    PİRHA-Aleviler, cemevine yapılan polis baskınını ve şiddetini protesto etmek için PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’nde basın açıklaması yaptı. Açıklamada konuşan PSAKD Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, “Cemevleri bizim ibadethanemizdir hiç kimsenin saygısızlık yapma hakkı yoktur. Suç duyurusunda bulunacağız” dedi.

    Sarıyer Armutlu Mahallesi’nde bulunan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Sarıyer Şubesi/ Zeynep Yıldırım Cemevi, sabah saat 06.00 sıralarında polis tarafından basılarak kapıları kırıldı. Cemevi yöneticisi Dursun Çiçek ile birlikte birçok kişi gözaltına alındı. Polis, PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’nde bulunan bazı evraklara da el koydu.

    Gözaltına alınan Dursun Çiçek, daha sonra serbest bırakıldı.

    Aleviler, cemevine yapılan polis baskınını ve şiddetini protesto etmek için PSAKD Sarıyer Şubesi/Zeynep Yıldırım Cemevi’nde basın açıklaması yaptı.

    “PSAKD VE ALEVİ ÖRGÜTLERİ OLARAK BU DURUMU KINIYORUZ”

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Karakaya, cemevine yapılan polis baskınını protesto ederek, “Cemevleri bizim ibadethanemizdir, hukuk devletinde bütün inanç merkezlerine gösterilen saygının cemevlerine de gösterilmesi zorunludur. Devletin suç işleme hakkı yoktur. Ama bugün burada bir suç işlenmiştir” dedi.

    Polis hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını belirten Karakaya şöyle devam etti:

    “Geçmişte de burada bizim kabul etmediğimiz olaylar yaşanmıştı ve bu duruma tepki gösterdiği için Zeynep Yıldırım tutuklanmıştı. Cemevi yöneticileri aransaydı, cemevinin kapısı açılıp bulunmak istenen ne ise arama yapılırdı ama cemevinin yöneticisi olmadığı bir saatte kapıları kırarak içeri girip arama yapıyorsunuz. Cemevi başkanı ve saymanı tutuklu şu anda. Acaba bu kişilerle ilgili elde edemedikleri kanıtları bulmak için mi baskın yapıldı? Eğer cemevine bir suç unsuru bırakıldıysa bunun tespiti nasıl yapılacak? Böyle bir hukuksuzluk olabilir mi? Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Alevi örgütleri olarak bu durumu kınıyoruz ve yasal olarak da suç duyurusunda bulunacağız. Cemevleri bizim ibadethanemizdir hiç kimsenin saygısızlık yapma hakkı yoktur.”

    Gözaltına alınan cemevi yöneticisi Dursun Çiçek ise sabah 06.00’da emniyetten arandığını ve cemevine gelmesinin istendiğini söyleyerek, “Cemevine gittiğimde kapılarımızın kırıldığını gördüm. İçeride bir şey bulamadıkları için beni emniyete götürdüler. Bana cemevinde örgütsel dokümanlar olduğunu söylediler. Ben onlara öyle bir şey olmadığını söyledim. İfademi aldıktan sonra beni serbest bıraktılar. İlerleyen zamanda neler olacağını bilemiyorum, belki yine operasyon olabilir” diye konuştu.

    Açıklamanın canlı yayınına buradan ulaşabilirsiniz.

    PİRHA/İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:
    > PSAKD Zeynep Yıldırım Cemevi’ne polis operasyonu: Kapıları kırdılar, gözaltılar var

    > ABF’den polis baskınına ve şiddetine tepki: Cemevine kapıları kırarak giremezsiniz!

  • HDP Esenyurt ilçe binasına polis baskını

    HDP Esenyurt ilçe binasına polis baskını

    HDP Esenyurt ilçe binasına polislerce baskın düzenlendi. 

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Esenyurt ilçe binasına polisler tarafından baskın düzenlendi. Sabah ilçe binasını açmaya giden HDP’liler, polislerle karşılaşırken, polislerin aramaya dair herhangi bir gerekçe göstermediği belirtildi.

    Parti binasının kapısını kırarak içeriye giren polis, ilçe binasında bulunan birçok fotoğrafa el koyduğu kaydedildi. Aramanın ardından polisler HDP ilçe binasından ayrıldı.

    (HABER MERKEZİ) 

  • DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, gözaltına alındı

    DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, gözaltına alındı

    PİRHA-DBP Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, evine düzenlenen baskında gözaltına alındı. 

    Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Dersim İl Yöneticisi Hıdır Çiçek, Atatürk Mahallesi’nde ki evine sabah saatlerinde yapılan baskında evde yapılan aramanın ardından gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçesi öğrenilmeyen Hıdır Çiçek, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    PİRHA/DERSİM

  • İHD Diyarbakır Şubesine baskın yapıldı

    İHD Diyarbakır Şubesine baskın yapıldı

    PİRHA-İHD Diyarbakır Şube binasına baskın düzenlendi. Binayı ablukaya alan polis, dernekte arama yaparken, dernekte bulunan bütün dosyalara el konuldu.

    İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi’nin Yenişehir ilçesinde bulunan binasına sabah saatlerinde polisler tarafından baskın düzenlendi.

    Polisler, etrafını ablukaya aldıkları dernekte bulunan bütün dosyalara el konuldu. Baskının gerekçesinin, Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İHD Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Ferhat Berkpınar hakkında yürütülen bir soruşturma olduğu belirtildi.

    Baskına dair açıklama yapan İHD yöneticileri baskının kabul edilemez olduğunu belirterek, baskında hukukun ayaklar altına alındığını ifade etti. TİHV ve Diyarbakır Barosu da destek açıklamasında bulunarak,  35 yıllık bir derneğin arşivinin alınmasının kabul edilemez olduğuna dikkat çekti.

    PİRHA/DİYARBAKIR

     

     

  • Diyarbakır merkezli operasyon: 100 eve polis baskını

    Diyarbakır merkezli operasyon: 100 eve polis baskını

    Diyarbakır’da başlatılan soruşturma kapsamında, 5 kent ve ilçelerde 100’ü aşkın eve baskın düzenlendi. Çoğu Lice, Hazro ve Kocaköy ilçelerine bağlı mahallelerde olmak üzere çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Diyarbakır’da, “örgüte finans sağladıkları” iddiasıyla başlatılan bir soruşturma kapsamında 105 kişi hakkında yakalama kararı çıkarıldı. Kararla birlikte Diyarbakır, İstanbul, Ankara, Adana ve Aydın kentlerinde bu sabah saatlerinde 100’ü aşkın eve askerlerce baskın düzenlendi.

    BASKINLARIN ÇOĞU 3 İLÇEDE YAPILDI

    Ev baskınlarının çoğu Lice, Hazro ve Kocaköy ilçelerinin kırsal mahallelerinde yapıldı. Hazro ilçesine bağlı Çitlibahçe (Helhel) ve Lice’ye bağlı Ortaç (Nenyas) mahallelerine sabah saatlerinde asker tarafından baskınlar düzenlendi. Baskınlarda çok sayıda evde arama yapıldığı, evlerdeki eşyaların dağıtıldığı ve bazı yurttaşların darp edildiği belirtildi. İki mahallede, Hasıl Tekin, Cevdet Tekin, Yahya Tekin, Önder Yıldırım, Yusuf Yıldırım, Mustafa Toprak, Metin Çakır, Nevzet Demirhan, Vedat Çakır, Sedat Çakır, Vedat Çakır, Metin Çakır ve Şemsettin Çakır’ın gözaltına alındığı kaydedildi.

    Ev baskınlarında toplam kaç kişinin gözaltına alındığı konusunda bilgi alınmazken, alınanların Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı’na götürüldüğü belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Suç örgütü elemanı Peker: Hürriyet baskınını ben yaptırdım; Soylu, Kalın’ı takip ettiriyor

    Suç örgütü elemanı Peker: Hürriyet baskınını ben yaptırdım; Soylu, Kalın’ı takip ettiriyor

    Organize suç örgütü elemanı Sedat Peker, devlet içerisindeki çatışmanın kırılma noktalarını anlatarak, Hürriyet gazetesine yapılan saldırıyı bir milletvekilinin istemi üzere kendisinin yaptırdığını ve Süleyman Soylu’nun Cumhurbaşkanı Sözcüsü İbrahim Kalın’ı takip ettirdiğini söyledi.

    Susurluk Davası’nda “Suç örgütü yöneticiliğinden” ceza alan dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Ağar ile İçişleri Bakanı Süleyman Soylu hakkındaki iddialarıyla gündemden düşmeyen organize suç örgütü elemanı Sedat Peker, Youtube üzerinden 6. videosunu yayınladı. Peker, bu  videosunda devlet içerisindeki yapılarla yaşanılan çatışmanın kırılma noktalarını anlattı.

    İLK KIRILMA

    İlk kırılma noktasının yazar Michel Rubin’in yazdığı bir yazı olduğunu kaydeden Peker, yazıda “Sedat Peker etki alanını bu şekilde geliştirmeye devam ederse, Tayyip Erdoğan sonrasında oraya simge olarak birinin seçilmesini sağlar arka perdeden de ülkeyi o yönetir” dendiğini ve bu yazının “tuzak” olduğunu düşündüğünü söyledi. Peker, “Dedim ki bu tuzak. Bize tuzak kurdular. Tayyip Erdoğan sonrasına kimin planları varsa bizi mahvedecekler dedim” diye kaydetti.

    İKİNCİ KIRILMA

    “Derin Mehmet” olarak nitelendirdiği Ağar’ın kendisini arayarak Elazığ’a yapacağı ziyareti iptal etmesini istediğini aktaran Peker, kendisinin bu teklifi reddettiğini daha sonra Elazığ Valiliği’nin ziyaret gerçekleşmesin diye miting yasağı getirdiğini kaydetti. İkinci kırılma noktasının bu olduğunu kaydeden Peker, “Bana dedi ki ‘orada CHP’nin de yanı gün mitingi var. Bilgi geldi devletten karışıklık çıkacak.’ Dedim ki ‘abi bizim yetiştiğim kültürde şehit aileleri devlet başkanından bile önce gelir benim buraya gitmem lazım.’ Sonra ‘kalabalık tekrar görüşelim ben seni arayayım’ dedim. Sonra bir daha aradı kendisi. Dedim ‘abi ben orada en az 30 bin arkadaşın geldi bir miting yaparım hem de çok güzel olur.’ Dedi ki ‘seni seviyorlar bizim oranın gençleri seni çok seviyor daha önce birçok ilde yaptın yine olur ama provokasyon çıkacak, çatışma çatışma saldırı’. Dedim ‘abi devletin polisi var.’ Sonra telefonu kapattık ama konu netleşmedi” şeklinde konuştu.

    Sonrasında Elazığ’daki gazetelerde “Sedat Peker Elazığ mitingini iptal etti” şeklinde haberler çıktığına dikkati çeken Peker, “Ben de dedim ki açıklama yapın, arkadaşlarım hazır olun Elazığ’a gidiyoruz oradaki kardeşlerimizle buluşacağız. Sonra yine hükümetin içinde bakanlık yapan bir beyefendi o zaman özel kalem müdürü kendisi benim bir yakınımla görüştü ya oraya gitmesin karışıklık olacak diyor. O arkadaş da bana söyledi. Dedim ki ya şehit aileleri çağırdı, ahmet mehmet çağırsa iptal edeyim ama olmaz. Sonra valilikten karar çıkardılar. Güvenlik nedeniyle iptal edildi diye. İkinci kırılma noktası bu oldu” dedi.

    “Bizi herhalde kullanışsız gördüler” diyen Peker, “Biz emir ve tahakküm altına girmeye ruh dünyamız uygun olmadığı için boynumuzu hiçbir suretle hiç kimseye eğmediğimiz için bizi herhalde kullanışsız gördüler. Kendi inanmadığım doğruya ne kendimi ne kimseyi sürüklemedim sürüklemem.

    PİS İŞLERİ KİM BİLECEK?

    Peker, şunları söyledi: “Çakma gazetecileri unuttuğumu sanmasınlar. Bunlar diyorlar ki ‘Suç örgütünün liderine inanılır mı?’ Cami hocasının dediğine mi inanacaksın, bu işler pis iş, pis işleri kim bilir pislikler (Süleyman Soylu’nun kendisine pislik demesine atfen) bilir… Dünyadaki en büyük skandallar cami hocalarının ya da bir kilise papazının anlattıklarından mı ortaya çıktı? Benim söylediklerimi etkisiz hale getirmek için üretebildikleri en büyük hikaye bu…

    Suç örgütü olmadan dünyada büyük skandallar ortaya çıkar mı ya da devletin içinden bir adam olmadan, cami hocası mı anlatacak skandal olacak bu işleri… Çakma gazeteciler siz ne verirlerse onu diyorsunuz, siz hediye, prim peşindesiniz, şerefiniz maaşınız kadar.”

    HÜRRİYET’İ BEN BASTIRTTIM  

    Peker, 7 Eylül 2015’e Hürriyet Gazetesine yapılan taşlı sopalı saldırıyı da kendisinin yaptırdığını açıkladı. Peker, şöyle konuştu: “Gazeteciler diyor ya ‘organize suç örgütünün dediğinden bişey mi olur?’ Tamam, kendi yaptırdığımı anlatacağım, ispatlarıyla anlatacağım, delilleriyle. Hürriyet gazetesindekilerden, pambık Demirören ekibi dinliyor musunuz? Şatafatlı gazeteciler, ünvanlı gazeteciler, sizin gazetenizi ben bastırttım. Bak suç ikrarı yapıyorum. Hürriyet’i bastırmadan önce gelen milletvekilinin telefon sinyallerine de bakın, ismini söylemeyeyim ayıp olur, bakabilirsiniz. ‘Bizim gençlik kollarından bir takım arkadaşlar gidecek, eee, ama onlar profesyonel değil, sen böyle arkada’ dedi milletvekili, tamam dedim, ben gönderdim. Savcılar alın size ağır delil, ikrar; Milletvekili rica etti, ben de yaptırdım. Milletvekili rica etti böyle böyle diye…

    KOLTUĞUNDA EMEĞİM VAR

    Eeee, Aydın Doğan yaşlı adam, bir yandan ölüm korkusu sardı, bir yandan devam eden mahkemeler, ben ölürüm çocuklarıma dert kalmasın, ondan sonra hoopp (Hürriyet gazetesinin Demirören’e satışı…) Senin (Demirören) oturduğun koltukta benim emeğim var, ben pisliğim siz temiz ha. Pambık Demirören, seni elime aldım, adım adım takip edeceğim, Azerbaycan, her şeyde…

    SUÇ ÖRGÜTERİ TÜRKİYE’Yİ SARMIŞ 

    Bir gün Tayyip Abi (Erdoğan) görecek, uluslararası ölçekte suç örgütleri var, ahtapot gibi, Türkiye’yi, çevre ülkeleri sarmışlar. Tüm dünyanın bir çok ülkesine çöreklenmişler. Çevresini saran bunları budayacağına inanıyorum.”

    AKP’Lİ BOYNUKALIN

    Size bir delil daha söyleyeyim; AK Parti’nin gençlik kolları Abdurrahim Boynukalın, milletvekili, spor bakanı yardımcısıydı, şimdi hangi görevde bilmiyorum. O bir kaç gazeteciyle röportaj yapıyor, yanında da AK Parti’nin kelle isimleri, gazeteci soruyor ‘İşte sizin adınız da geçiyor (Hürriyet baskını)…’ Yok diyor, gazeteci dövdürme olayıyla, Hürriyet binasının basılması olayını Sedat Peker’in yaptırdığı anlaşılınca ben rahatladım’ diyor. Adam da bunu yazmış mı, açın bundan büyük delil olur mu sayın savcılar?

    Sülü sen öyle plancısın, öyle plancısın, ama Allah yardım etti pisliklerin ortaya çıktı. Bizi yenemezsin. Bir de diyorlar FETÖ’den bilgi alıyor diye, FETÖ kim… Biz milyonlarca kişiyiz, belki senin arabanı süren şoför kardeş, belki sana yemek getiren, belki bahçıvan, gittiğin yerdeki… Biz herkesten kalabalığız, vatan fedaileri, arasında gözle görülmeyen bağlar vardır…

    ARACILARLA BENİ KANDIRAMAYACAKSINIZ

    Bu sefer yolladığınız aracılarla beni kandıramayacaksınız. Çünkü ölümler insanlara bilgi bırakır. Hazreti Ali Efendimize yaptığınız gibi mızrakların ucuna Kuran yaprakları koyup en hassas yerinden vuramayacaksınız. Zaman kazanmak için o yolları yemem ben. Tezgahçı Sülü…Ehl-i Beyt’e kurulan tezgahın aynısını kuruyordun, yakalandın…

    613 KİŞİYE DİNLEME KARARI 

    Şimdi 613 kişiye dinleme kararı almışlar, bir organizasyon içindeler. Ancak hem kendisi hem yardımcısı, danışmanı hep FETÖ kelimesini geçiriyor, yapmayın. Devletin namusunu yaraladınız ama devletin aklını yaralarsanız mahvoluruz. İnsanların kafasındaki FETÖ sorgulamalarını yüzde 50’ye 50’ye getirdiler, şaibeli bunlar, hile var diye, yapma büyük hata. Bana Sedat Peker terör örgütü soruşturması açın, cezadan korkmam. FETÖ derseniz, bu sefer insanlar bu yargılamalar sahte diyecek, aptallık yapma.

    NEREDE BU UYUŞTURUCU?

    Peker, Soylu ailesiyle ilgili de bazı yeni iddialar ortaya attı. Peker, şunları söyledi: “Resul var, organizeden sorumlu emniyet genel müdür yardımcısı. Senin özel operasyon adamın. Geldik bir daha aslan Sülü. Bu dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonu diye bir operasyon yaptınız ya. Gazetelerde herkese inandırdınız buna. Dünyanın en büyük operasyonunda yarım kilo uyuşturucu olmazdı, nerede bu uyuşturucu? Sayın savcılar, delilleriyle anlatacağım, dinleyin. O operasyonda Nevzat Kaya diye bir şahıs var, Yeniköy Motors’un sahibi. Operasyondan 10 gün öncesine kadar kendi bindiği arabada Süleyman Soylu’nun oğlunun ihtisaslı plakası var. Yani oradan geçer, buradan geçer. Yani İçişleri Bakanı’nın ailesine ait görünüyor ve durdurulmaz. Ayrıcaklıklı, benim gibi. Ben de öyleydim, şimdi küstüm benim ayrıcalıklarımı aldılar.

    5 MİLYONA DOSYADAN ÇIKARIRIZ

    Operasyondan 10 gün önce gidiyor, Engin, oğlu. Diyor böyle böyle büyük bir operasyon olacak, bu ihtisası iptal etmemiz lazım diyor. Tarihe bakın, operasyondan kaç gün önce. O Nevzat Kaya’nın aracının ihtisası 10 gün önce iptal edildi. Telefon irtibatları Engin’le ne zaman kesildi, 10 gün önce. Engin buna diyor ki, 5 milyon dolar verirsen seni bu dosyadan çıkarabiliriz. O da diyor ki ben onlara iki araba sattım niye para vereyim, anlamıyor. Operasyon oluyor, bunu da alıyorlar. Sonra karısı Engin’i arıyor. Bunlar dostlarına yaparlar, en güzel özellikleri, çok severiz, boğ.

    Bu Resul var, bu operasyonu bir anlatayım, bizimkini de bağlayacağım. Bu operasyonda kaç kişi gözaltına alındı. Hiçbirinin Ankara ile bir alakası yok. Sen Ankara’dan bu operasyonu nasıl yapıyorsun, Resul, orada tamam. Bir de MASAK’ın başkanının avukat eşi hakkında FETÖ soruşturması diye bir şey yapmışlar. Adamı köle gibi yapmışlar, adam Hazine Bakanlığı’na bağlı, bu diyor gel, adam tak yanında. MASAK raporunu çıkarıp Ankara’dan yapıyor, kim, Resul. Resul kim, bunun evlatlık.

    Suçun hiçbirinin Ankara’yla bir alakası yok, operasyon Ankara’dan. Bir buçuk yıl geçti, niye hala dava açılmıyor. Oğlu Engin ve senin saz heyeti, sanıkların hepsinin var 150, 150 milyon dolar parası. Hepsine gidiyorlar, işte bak senin işin çok tehlikeli ama hallederiz. Argo tabirle kesiyorlar milletin parasını. Dünyanın en büyük uyuşturucu operasyonu, asla gördüğünüze inanmayın kardeşim.”,,

    Peker, Soylu’nun DYP Genel Başkanlığı’na seçilirken kendisinin “elemanı” olan sabıkalı Erdal Aras’ı DYP MKYK üyesi yaptığını iddia etti. Peker, şöyle devam etti:

    “Süslü Sülo diyor ya, delil nerde? Erdal Araz… Benim adamım diye gözaltına alındı. Herkes biliyor, benim adamım, sabıkalı. Sabıkası olan Erdal Araz’ı 14 farkla oyla genel başkan seçildiğinde MKYK’ya üye sen yapmadın mı, sabıkası var, nasıl yaptın? Savcılar gelir bir gün, vallahi tutuklanacaksın, 10 tane en az ağırlaştırılmış müebbet alacaksın. Unutma. Alacaksın. FETÖ, FETÖ, siz bu hale getirdiniz. FETÖ’nün çocuğu gibi dolanıyordun peşinde. Hep bu zenginler mi FETÖ’cü, senin ilgi alanına zenginler giriyor.

    SURİYE’DEKİ ESRAR

    Suriye açıklarında bir buçuk ton esrar yakalandı. Bir buçuk ton otun değeri 300 bin dolar. Lan 5 ton kokain yakalasana, bir buçuk ton esrar yakalandı filan. Lan paranıza bile kıyamıyorsunuz, derin Mehmet hastanede şimdi ona söylemeyeceğim. Onun ekibi.”

    KALIN’I TAKİP ETTİRİYOR

    Peker’in Soylu’yla ilgili bir iddiası da, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ı takip ettirdiği yönünde oldu. Peker, şu iddiayı ortaya attı: “İbrahim Kalın, Twit paylaşıyor sana destek veriyor. Bu İbrahim Kalın’ı takip ettiriyor biliyor musunuz? Günün bombalarından biri de bu olsun. Senin haberin yok, sana söyleyeyim, kıyağım olsun. O Resul var ya, tak bir tanesi resimleri vermiş. Özel Kalem Müdürü Hasan Bey’i de takip ettiriyorlar. Sen nasıl bir adamsın arkadaş ya. Sen AK partidekileri kandırabilirsin. Ben yemem.”

    (MA)

     

  • Karaçoban Belediyesi’ne baskın: Eşbaşkan gözaltına alındı

    Karaçoban Belediyesi’ne baskın: Eşbaşkan gözaltına alındı

    HDP’li Karaçoban Belediyesi’ne baskın düzenleyen polisler, Eşbaşkan Halit Uğun’u gözaltına aldı.  

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) yönetimindeki Erzurum Karaçoban Belediyesi’ne sabah saatlerinde polisler tarafından baskın düzenlendi. Polisler, ablukaya aldıkları belediyede arama gerçekleştiriyor.

    Belediye Eşbaşkanı Halit Uğun da evine yapılan baskında gözaltına alındı.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • DTK binasına ve evlere polis baskını: Çok sayıda kişi gözaltına alındı

    DTK binasına ve evlere polis baskını: Çok sayıda kişi gözaltına alındı

    Diyarbakır’da DTK binası ile birçok eve baskın düzenlendi. Silvan Belediye Eş Başkanı Naşide Toprak’ın da aralarında olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Diyarbakır’da sabah saatlerinde Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK) Kayapınar ilçesindeki binası, J&J yayınevi ile birçok eve polislerce baskın düzenlendi.

    Baskınlarda Rosa Kadın Derneği yöneticilerinden Rojda Barış, ev hapsinde olan görevden alınan Silvan Belediye Eş Başkanı Naşide Toprak, MEBYA-DER yöneticisi Yıldız Damla, DBP PM üyesi Leyla Bağatır, Büro Emekçileri Sendikası’ndan (BES) Suphi İzol ile birlikte çok sayıda kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

    Gözaltı gerekçesi hakkında bilgi alınmazken, DTK ve J&J yayınevindeki arama sürüyor.

    Rosa Kadın Derneği, yöneticilerinin gözaltına alınmasını sosyal medya hesabından şu şekilde duyurdu; “Bu sabah dernek yöneticimiz Rojda Barış evine baskın düzenlenerek gözaltına alınmıştır. Dünyanın her yerinde, tarih boyunca mücadele vermiş tüm kadınların mücadelesinin parçası olmaktan gurur duyuyoruz!! Yaşasın kadın mücadelemiz.” (MA)

  • Nusaybin Belediye Eş Başkanı Ferhat Kut gözaltına alındı

    Nusaybin Belediye Eş Başkanı Ferhat Kut gözaltına alındı

    Mardin’de HDP’li Nusaybin Belediye Eş Başkanı Ferhat Kut’un da aralarında bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı.

    Mardin’de yapılan ev baskınlarında, aralarında HDP’li Nusaybin Belediye Eş Başkanı Ferhat Kut’un da bulunduğu 3 kişi gözaltına alındı.

    Mardin’in Nusaybin ve Kızıltepe ilçelerinde sabah saatlerinde çok sayıda eve baskın düzenlendi. Baskınlarda, Halkların Demokratik Partili (HDP) Nusaybin Belediye Eş Başkanı Ferhat Kut, Nusaybin Belediye Meclis Üyesi Mehmet Emin Alkan ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Mardin İl Eş Başkanı Leyla Bozkurt gözaltına alındı.

    Mardin’de açılan bir soruşturma kapsamında gözaltına alındıkları öğrenilen kişilerin, İl Emniyet Müdürlüğüne götürüleceği aktarıldı. Avukatlar, soruşturmaya kısıtlılık kararı getirildiğini ve dosya hakkında bilgi edinemediklerini ifade etti. Baskınlarda gözaltı sayısının artabileceği belirtildi.

    Söz konusu operasyon kapsamında HDP Nusaybin ilçe binasına da polisler tarafından baskın düzenlendiği ve binadaki eşyaların dağıtıldığı öğrenildi.

  • Halkın Hukuk Bürosu’na polis baskını: 7 kişi gözaltına alındı

    Halkın Hukuk Bürosu’na polis baskını: 7 kişi gözaltına alındı

    Halkın Hukuk Bürosu’na polis tarafından gerçekleştirilen baskında dördü avukat yedi kişi gözaltına alındı.  

    İstanbul’da bulunan Halkın Hukuk Bürosu’na sabahın erken saatlerinde polis tarafından baskın düzenlendi. Polis tarafından yapılan baskında avukatlar Ebru Timtik, Ayşegül Çağatay, Görkem Ağdede, Nadide Özdemir, büro sekreteri Gülser Sarıgül, avukatların müvekkilleri Kamile Kayır ile bir avukatın kardeşi olan Özhan Aslan gözaltına alındı.

    Halkın Hukuk Bürosu’nun Twitter hesabından yapılan açıklamada, “Feyzioğlu’nun alkışlamaktan ellerinin aşındığı yargı reformu meyvelerini veriyor” denildi.

    “İstediğiniz kadar kırın dökün bizi gözaltına almakla tutuklamakla tehdit edin, boyun eğmeyeceğiz vazgeçmeyeceğiz. Adalet mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz, arkadaşlarımıza özgürlük istemekten, Barkın’a sağlık hakkı ve özgürlük istemekten vazgeçmeyeceğiz.

    Bizi gözaltılarla tutuklamalarla cezalarla yıldıramadılar şimdi çalışma ve yaşama alanımıza saldırıyorlar. Bu kaçıncı baskın… Öfkemiz artar yeniden güç toplar daha sıkı mücadele ederiz o olur. Başka da bir şey olmaz.”

    Gözaltına alınanların nereye götürüldüğü ise henüz bilinmiyor.

  • 11 eve baskın, biri çocuk 7 gözaltı

    11 eve baskın, biri çocuk 7 gözaltı

    Diyarbakır’ın Lice, Hazro ve Kocaköy ilçelerine bağlı 23 mahalle ve mezrada ilan edilen sokağa çıkma yasağıyla birlikte başlatılan askeri operasyonda 11 eve baskın yapıldı, biri çocuk 6’sı aynı aileden toplan 7 kişi gözaltına alındı.

    Lice ilçesine bağlı Serince, Kayacık, Uçarı, Ziyaret, Esenler, Ortaç, Yalaza, Çavundur, Dolunay, Bağlan, Kabakaya, Kutlu ve Oyuklu mahalleleri ile bağlı mezralar; Kocaköy ilçesine bağlı Boyunlu mahallesi ve bağlı mezralar; Hazro ilçesine bağlı Gözebaşı, Sarıerik, Meşebağları, Kavaklıboğaz, Kırmataş, Terdöken, Çitlibahçe, Dadaş ve Ormankaya mahalleleri ve bağlı mezralarında dün sabah saat 06.00’dan itibaren ilan edilen sokağa çıkma yasağı gece saatlerinde sonlandırıldı. Diyarbakır Valiliği de yaptığı açıklamada, bölgede 13 Ocak’ta başlatılan askeri operasyonun 14 Ocak gece saatlerinde tamamlandığını belirtti.

    11 EVE BASKIN YAPILDI

    Bölgede kurulan yol kontrol noktalarında birçok araç ile yurttaşların, aranarak kimlik kontrollerinin yapıldığı belirtilirken, 11 eve baskın düzenlendiği kaydedildi. Operasyonda Hazro ilçesi Çiftlibahçe mahallesinde evlere düzenlenen baskında bir aileden Hasan Tekin ve oğlu Yahya Tekin hakkında kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu gerekçesiyle, Mülkiye Tekin ise 3 Eylül 2018’de mahalle civarında çıkan çatışmadan kaynaklı hakkında yakalama kararı çıkarıldığı gerekçesiyle, Rukiye ve Fevziye Tekin ise “örgüt propagandası” iddiasıyla Mülkiye Tekin’in 2 yaşındaki çocuğu Roza Tekin ile birlikte gözaltına alındı.

    Valilik açıklamasında, gözaltına alınan 2 yaşındaki çocuktan bahsedilmezken, ev baskınlarında uyuşturucudan kaynaklı M.Ö. ile birlikte 6 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.

    (Kaynak: MA)

  • Munzur Çevre Derneği üye ve yöneticilerinin evlerine polis baskını

    Munzur Çevre Derneği üye ve yöneticilerinin evlerine polis baskını

    PİRHA- Munzur Çevre Derneği üye ve yöneticilerinin evlerine polis baskını gerçekleşti.

    Doğa katliamları ve çevreye dönük saldırılara karşı özellikle de son dönemde Dersim’de yaşanan orman yakmalarına karşı çalışmalar yürüten Munzur Çevre Derneği’nin Okmeydanı ve Beyoğlu’nda bulunan üye ve yöneticilerinin evlerine polis baskını gerçekleşti.

    5 Eylül tarihinde, gece saatlerinde “ihbar” olduğu belirtilerek yapılan baskınlarda gözaltı yaşanmazken, evlerde aramalar gerçekleştirildi. Dosyada gizlilik kararı olduğu ifade edilirken, baskınların neden yaşandığına dair bir bilgi edinilemedi. (HABER MERKEZİ)

     

  • Yıldırım: Acaba cemevini ziyaret eden İçişleri Bakanı ne düşünüyor?

    Yıldırım: Acaba cemevini ziyaret eden İçişleri Bakanı ne düşünüyor?

    PİRHA- Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, İstanbul Sarıyer’deki Küçük Armutlu Cemevi’ne yapılan saldırıya tepki gösterdi. Yıldırım, “Cemevleri bir dernek mi, ibadethane mi? Sistemin bakışı ile bizim bakışımız birbirinden farklı ve bu saldırıda bir kez daha gördük ki cemevlerini ibadethane olarak hali hazırda tanımak gibi dertleri yok” dedi.

    Araştırmacı Yazar Ali Yıldırım, Armutlu Cemevi’ne yapılan saldırıyı değerlendirdi. Cemevleri konusunda sistemin bakışıyla Alevilerin bakışının tamamen farklı olduğunu belirten Yıldırım, AKP iktidarının cemevlerini tanımak gibi dertleri olmadığının altını çizdi.

    İstanbul’da PSAKD Sarıyer Şubesi’ne bağlı Armutlu Cemevi’ne polis baskınını hatırlatan Yıldırım, polisin cemevini tarumar ettiğini, bunun kabul edilemeyeceğini söyledi.

    “KENDİMİZİ MAĞDUR HİSSEDİYORUZ”

    “Alevi toplumu olarak kendimizi mağdur hissediyoruz” diyen Yazar Ali Yıldırım, şöyle konuştu:

    “Bir cemevine sorgusuz, sualsiz giriyorsunuz, hiçbir adaba, hiçbir normal insani davranışa dahi uymayacak tavırlar içerisinde ortalığı tahrip ediyorsunuz. Duvarlara yazı yazıyorsunuz, eşyaları kırıp döküyorsunuz. Ne yapsın peki Aleviler? Elbette kendisini mağdur hissediyor. Bu durumda ve bir bütün olarak yapılan bir işin somut bir iş olmaktan öte tüm topluma, inancına yönelik bir saldırı olduğunu düşünüyor, hissediyor. Bunda da son derece haklıyız. Seçimler öncesinde çeşitli vaatler vardı. cemevlerinin ibadethane sayılacağı, cemevlerine statü tanınacağı yönünde.”

    “CEMEVİNİ ZİYARET EDEN BAKANIN GÜVENLİK GÜÇLERİ CEMEVİNİ TAHRİP ETTİ”

    Yazar Yıldırım, “Biz öteden beri cemevlerinin ibadethane olmasını istiyoruz” diyerek şöyle devam etti:

    “İktidar partisi cemevlerine  statü tanıyacağını söylüyordu. Ve iktidar partisinin şu andaki İçişleri Bakanı (Süleyman Soylu) Alibeyköy Cemevi’ni ziyaret etmişti, seçim bölgemde bir ibadethane var gerekçesiyle. Şimdi cemevini ibadethane olarak ziyaret eden İçişleri Bakanının güvenlik görevlileri cemevine bu kez olmadık bir şekilde giriyorlar, tahrip ediyorlar. Acaba cemevini ziyaret eden İçişleri Bakanı ve o ziyareti kabul eden insanlarımız ne düşünüyorlar. Dün bir ziyaret, bugün saldırıya dönüşen bir takip. Bunun kabul edilebilir bir yanı yok. Ne hukuken kabul edilebilir bir yanı var, ne de vicdanen kabul edilebilir bir yanı var.”

    “İBADETHANEMİZİN TARUMAR EDİLMESİNE TAVIR ALMAK DURUMUNDAYIZ”

    Gezi direnişi sırasında “camiye ayakkabıyla girdiler diye provokasyon yapıldığını hatırlatan Yıldırım, “Bırakın ayakkabı ile girmeyi, bir ibadethanenin tarumar edilmesi var. Biz bunun karşısında elbette mağdur olmuş ve bütün bir topluma yapılmış bir hareket olarak kendimizi hissedip ona göre tavır almak durumundayız. Yani Küçük Armutlu Cemevi’ne yapılan bir saldırı olmaktan öteye geçmiş. O nedenle de Alevi toplumunun bu konuda daha geniş bir duyarlılık sergilediğini gördük ve bu da önemli bir şey. Bizi var eden değerlerimize sahip çıkmamız esasında hakka, hukuka sahip çıkmak anlamına geliyor” diye konuştu.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

  • PSAKD Başkanı Kaplan: Baskın yapılarak ibadethanede arama yapılamaz-VİDEO

    PSAKD Başkanı Kaplan: Baskın yapılarak ibadethanede arama yapılamaz-VİDEO

    PİRHA- İstanbul’da Küçük Armutlu Cemevi’ne polis tarafından yapılan baskına tepki gösteren Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, “Baskın yaparak, oradaki yöneticileri tartaklayarak bir ibadethanede arama yapılamaz, şiddetle kınıyoruz” dedi.

    PSAKD Sarıyer Şubesi’ne bağlı olan Küçük Armutlu Cemevi’ne polis tarafından düzenlenen baskın ile tahrip edilmesine Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan tepki gösterdi.

    “CEMEVLERİMİZİN TERÖRİZE EDİLMESİ KABUL EDİLEMEZ”

    “Devletin bir yandan cemevlerine yasal statü vereceğiz derken bir yandan da cemevlerimizi terörize etmesi kabul edilebilir bir durum değildir” diye konuşan Kaplan şunları belirtti:

    “Biz Alevi kurumlarını düşündüren, sıkıntıya sokan davranışlar bunlar. Bir yandan devletle cemevi temelini atma törenini yaparken, diğer taraftan devlet de şubemizin bulunduğu bir cemevimize saldırı niteliğinde bir arama tarama gerçekleştirdi. Bizim cemevlerimize tüm kesimlerden insanlar geliyor. Oraya gelenin kimliğine, inancına ve hangi milletten olduğuna bakmıyoruz. Armutlu cemevimiz de bu nitelikte bir cemevidir. Polisin cemevinde arama yapacaksa önce elinde arama kararı olması ve yönetim nezaretinde yapması gerekirdi. Dün içeri girerek bahçede bulunan 7 kişiyi ters kelepçe yaparak ve cemevinin içini tahrip ederek arama yapıyorlar. Söylenen oradaki boyalarla duvara yazılama yapılması ve emniyet amirinin gelip kızarak yazıyı sildirdiğidir. Devletin bir yandan cemevlerine yasal statü vereceğiz derken bir yandan da cemevlerimizi terörize etmesi kabul edilebilir bir durum değildir.”

    “BASKIN YAPARAK YÖNETİCİLERİ TARTAKLAMAYI ŞİDDETLE KINIYORUZ”

    Cemevini baskın yapılarak ve yöneticilere fiziki yönelimde bulunarak yapılan aramayı kınayan Kaplan şunları vurguladı:

    “Cemevlerimize gelen cenazelerin, insanların cemevlerinin 1 metre dışında ne yaptığına bakmayız. Hangi cenaze gelirse gelsin kaldırmakla ve gelen misafiri ağırlamakla mükellefiz. Gelen misafir mihmandır. Sözde basında çıkan ‘cemevleri terörist yuvasıdır, teröristler barınıyor’ gibi ibareleri şiddetle kınıyoruz. Cemevlerine gelen herkesle ilişkimizi geliştirir, yürürüz. Ancak ibadathane olan cemevinin dışındaki gelenlerler onların kurumlarına, siyasi duruşlarına göre bizler de tavır geliştirmek durumundayız. Bu yaşanan durum bizler için çok sıkıntılı bir durumdur. Seçim beyannamesini açıklayan cumhurbaşkanı cemevlerinin statüsünü tanıyacağız diye açıklamada bulundu. Aslında buna ve yaygaraya hiç gerek yoktu. Dediğimiz gibi cemevlerimizde arama yapılacaksa bu yönetim nezaretinde arama izni ile yapılmalıdır. Baskın yaparak, oradaki yöneticileri tartaklayarak bir ibadathanede arama yapılamaz. Oradaki durumu örgütümüz olarak şiddetle kınıyoruz.”

    PİRHA/İSTANBUL

  • Pir Celal Fırat: Armutlu Cemevi’ne yapılmış saldırı tüm cemevlerimize yapılmıştır-VİDEO

    Pir Celal Fırat: Armutlu Cemevi’ne yapılmış saldırı tüm cemevlerimize yapılmıştır-VİDEO

    PİRHA – İstanbul Sarıyer’de bulunan Küçük Armutlu Cemevi’ne polis tarafından yapılan baskına tepki gösteren Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat, “Bu saldırıyı tüm cemevlerimize yapılmış bir saldırı olarak olarak görüyoruz” dedi.

    PSAKD Sarıyer Şubesi’ne bağlı olan Küçük Armutlu Cemevi’ne düzenlenen polis baskınına Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat tepki gösterdi.

    “TÜM BU YAPILANLAR ZULÜMDÜR”

    Saldırıyı kınayan pir Fırat şunları söyledi:

    “Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Sarıyer Şubesi’ne bağlı Küçük Armutlu Cemevine bir saldırı gerçekleşti. Bu saldırı polis tarafından gerçekleşti. Orada iki arkadaşımızı almak için yapılmış. Tüm bu yapılanlar bir zulümdür. İki gün önce KHK ile OHAL’in kaldırıldığını söylemişlerdi. Oysaki görülüyor ki Türkiye’de OHAL her zaman devam edecek. Bu yapılacak zulmü ve baskıları biz kesinlikle kabul etmiyoruz. Küçük Armutlu Cemevi’ne yapılmış olan bu saldırıyı tüm cemevlerimize yapılmış bir saldırı olarak görüyoruz.”

    “BU ZULME SON VERİN”

    Gezi olaylarında Beşiktaş’ta bir camiye ayakkabı ile girildiği için yıllarca konuşulduğunu hatırlatan Fırat, “Biz hiçbir ibadethaneye ne ayakkabılarla girilmesini ne de coplarla cemevlerinin kapılarını kırarak içeri girilmesini istiyoruz. Polisin bu zulmünü şiddetle kınıyoruz. Bu doğru bir yaklaşım değil. Eğer bu ülkede kardeşlik isteniyorsa bu zulme iktidarın bir an önce son vermesi gerekiyor” diye konuştu.

    GÖZALTINDAKİLER SERBEST BIRAKILSIN”

    Bu saldırıyı Alevi federasyonları ve kurumları olarak etkin bir şekilde kınayacaklarını belirten Fırat, şunları kaydetti:

    “Hiçbir ibadethaneye kimse coplarla saldıramaz ve bahçede oturan insanları ters kelepçe ile gözaltına alamaz. Tüm bu yapılanları doğru bulmuyoruz. Pirlerimiz hep şunu söylemiştir, ‘Bir yerde bir haksızlık varsa ve görüpte söylemiyorsanız dilsiz şeytansınızdır.’  Bugün cemevlerine yönelik açılımlar yapıldığı söyleniyor. Ancak bu yapılanlarla nasıl bir açılım yapılacağını görüyoruz adeta. Verilen sözler vardı. Bu sözlerle ne yapılmak istendiğini görmek istiyoruz.”

    Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat son olarak şu çağrıda bulundu:

    “Bu zulmün ivedi bir şekilde son bulmasını ve  cemevinde gözaltına alınan dostların bırakılmasını istiyoruz. Elbetteki bugünler geçecektir. Vicdan sahibi her toplumun buna tepki vermesini bekliyoruz.” (HABER MERKEZİ)

  • İstanbul’da HDP’ye operasyon: 31 gözaltı

    İstanbul’da HDP’ye operasyon: 31 gözaltı

    İstanbul’da sabah saatlerinde polis çok sayıda eve düzenlediği baskınla HDP ve HDK yöneticisi 31 kişiyi gözaltına aldı. 

    İstanbul’da bu sabah saatlerinde çok sayıda eve baskın düzenleyen polis HDP ve HDK yöneticisi 31 kişiyi gözaltına aldı.

    İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri İstanbul’un çeşitli ilçelerinde birçok adreste ev baskınları düzenledi. Baskınlarda çok sayıda kişi gözaltına alındı.

    Gözaltına alınanlar Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne getirilerek sağlık kontrolünden geçirildikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    43 kişi hakkında  gözaltı kararı var ve bunlardan 31 kişi gözaltına alındı.

    Şu ana kadar gözaltına alınan ve isimleri netleşenler şunlar: İsmail Adalmış, Şamil Altan, Gülsen Biter, Can Memiş, Celalettin Can, Gonca Yangöz, Elif Bulut, Çiğdem Kılıçgün Uçar, Filiz Yılmaz, Beşir Aydemir.

    Özgürlükçü Demokrasi gazetesi çalışanı Pınar Tarlak’ın da ev baskınlarında gözaltına alındığı belirtildi.

    (HABER MERKEZİ)