PİRHA- Arap Alevilerin Ğadir Hum Bayramı hazırlıkları başladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları da, Ğadir-Hum Bayramına dair kutlama mesajı yayınlayarak, “Hakkın, hakikatin ve adaletin ışığı bütün insanlığı aydınlatsın; bu kutsal gün barışı, kardeşliği ve ortak yaşam umudunu büyütsün” dedi.
Ortadoğu’da devam eden savaşlar ve Suriye’de Alevilere dönük soykırımın gölgesinde kutlanan bayram, geceden hazırlanan bolluk ve bereketin yanı sıra dik duruşun da sembolü olarak görülen “Hirisi” lokmasıyla başlıyor.
Mersin, Adana, Hatay başta olmak üzere bir çok kentten yurttaşlar, imece usulü Hırisi kazanlarını kurarak, lokmalarını pişiriyorlar.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Ğadir-Hum Bayramına dair kutlama mesajı yayınladı. Tülay Hatimoğulları, mesajında şunlara yer verdi:
“Yüzyıllardır inancını, hafızasını ve lokmasını zulme, inkâra ve ayrımcılığa rağmen yaşatan Arap Alevi halkının en kutsal bayramı olan Ğadir Hum Bayramı kutlu olsun. Hakkın, hakikatin ve adaletin ışığı bütün insanlığı aydınlatsın; bu kutsal gün barışı, kardeşliği ve ortak yaşam umudunu büyütsün. Yakılan her baxur, kaynayan her hırisi kazanı ve edilen her dua; halklarımızın eşit, özgür ve bir arada yaşayacağı aydınlık yarınlara yol olsun.”
PİRHA- Kurban Bayramı için memleket yoluna düşenleri bu kez ne trafik kontrolü ne de bayramlaşma kuyruğu karşıladı. Hozat yolunda ortaya çıkan dağ keçileri, adeta “Hoş geldiniz, bayramınız kutlu olsun” dercesine sürücülere eşlik etti.
Dersim’in simgelerinden olan dağ keçileri, bayram arifesinde Hozat kara yoluna kadar indi. Yol kenarında sakin sakin dolaşan keçiler, araçlarından inip onları görüntüleyen yurttaşların ilgi odağı oldu. Kimi sürücüler araçlarını yavaşlatırken, kimi de “Bayram komitesi göreve başlamış” diyerek bu anları cep telefonlarıyla kaydetti.
Her bayram olduğu gibi bu yıl da yüzlerce kişi memleket hasretiyle Dersim yollarına düşerken, bölgenin kadim sakinleri olan dağ keçileri de sanki bayram karşılamasına çıktı. Uzun süre yol kenarında kalan keçiler, meraklı bakışlar arasında daha sonra yeniden dağların serin yamaçlarına çekildi.
Dersim’de yalnızca bir yaban hayvanı olarak görülmeyen dağ keçileri, inanç ve kültürde özel bir yere sahip. Bu nedenle yurttaşlar için onları görmek sıradan bir doğa olayı değil; aynı zamanda doğayla kurulan bağın, bereketin ve yaşamın bir işareti olarak kabul ediliyor.
Son yıllarda maden projeleri ve ekolojik tahribat tartışmalarıyla gündeme gelen Dersim’de, dağ keçilerinin özgürce dolaşabildiği bu görüntüler birçok kişiye umut verdi. Bayram telaşı içinde karşılarına çıkan keçileri izleyen yurttaşlar, “Bayramın ilk ziyaretçileri onlar oldu” yorumunu yaptı.
Hozat yolunda yaşanan bu kısa karşılaşma, bayramın sadece insanlar arasında değil, doğayla da bir buluşma olduğunu hatırlattı. Çünkü Dersim’de bazen bayramlaşmaya ilk gelen komşular değil, dağların sessiz sahipleri oluyor.
PİRHA- CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de bulunan Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu ve hükümlü isimlerle bir araya geldi. Yaklaşık yedi saat süren ziyaretlerde belediye başkanlarından Gezi Davası hükümlülerine kadar çok sayıda isimle görüşüldü.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Kurban Bayramı sürecinde Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na giderek tutuklu ve hükümlüleri ziyaret etti. Gün boyu süren temaslarda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yanı sıra çok sayıda belediye başkanı, siyasetçi ve gazeteciyle görüşmeler gerçekleştirildi.
Yaklaşık yedi saat cezaevinde kalan Özel’in, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerin ardından Ekrem İmamoğlu ile yüz yüze görüşme yaptığı belirtildi.
Özel’in ziyaret ettiği isimler arasında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Bayrampaşa Belediye Başkanı Hasan Mutlu, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, Gaziosmanpaşa Belediye Başkanı Hakan Bahçetepe, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ve Büyükçekmece Belediye Başkanı Hasan Akgün de yer aldı.
Cezaevindeki görüşmeler kapsamında CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu da ziyaret edilen isimler arasında bulundu.
Özel ayrıca Gezi Parkı Davası kapsamında tutuklu bulunan Can Atalay, Osman Kavala ve Tayfun Kahraman ile gazeteci Merdan Yanardağ’la da görüştü.
Görüşmelerini tamamlayan CHP Genel Başkanı Özgür Özel, cezaevinden ayrılırken ziyaretlere ilişkin herhangi bir açıklama yapmadı. Ziyaretlerin bayram döneminde tutuklu ve hükümlülerle dayanışma amacı taşıdığı ifade edildi.
PİRHA – Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu üyeleri bayramda Konak YKM önünden iktidara seslendi. Üyeler, emekliye seyyanen 20 Bin TL zam yapılması çağrı yaptı.
Tüm Emeklilerin Sendikası İzmir Şubeler Platformu, Konak YKM önünde 18. oturma eylemini gerçekleştirdi. “Emekliler için Kurban Bayramı yok” çağrısıyla bir araya gelen üyeler iktidara çağrıda bulundu. Basın metnini Tüm Emeklilerin Sendikası 2017 Torbalı Temsilcisi İsmet Dalmış okudu.
AKP-MHP ittifakının emeklinin taleplerini görmezden geldiğini belirten Dalmış, her emeklinin maaşına 20 Bin TL seyyanen zaman yapılmasını istedi.
“HER EMEKLİNİN YAŞAMINDAN AKP-MHP SORUMLUDUR”
İnsanca bir yaşam için taleplerinin yerine getirilmesi gerektiğini aksi halde eylemliklerine devam edeceklerini belirten Dalmış, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Tüm emeklilerin ayrım yapmaksızın insanca yaşayabilecekleri bir artış zaman geçirmeden yapılmalıdır. Geçen yıl bütçeden emekliler için ayrılan paydan kırparak tasarruf edilerek emeklilere ödemediğiniz 282 milyar lirayı da ekleyerek, emekli aylıklarına yansıtın. Çalışma ve sosyal güvenlik bakanı hiç utanmadan gözümüzün içine baka baka SGK’yi 2025 yılında kara geçirdik deme cüretini göstermiştir. Böylece her emeklinin aylığına 20 000 lira seyyanen zam yapın. İktidar ve iktidar destekçisi milletvekillerine bir kez daha hatırlatıyoruz: Bıçak kemikte. Bundan sonra; çalışırken kazaya kurban giden, soğukta kaybedilen, tedavi edilemeyen, beslenemeyen, barınamayan her emeklinin yaşamından sizler sorumlusunuz.”
“20 BİN TL SEYYANEN ZAM İSTİYORUZ”
Dalmış, emeklilerin taleplerini şöyle sıraladı:
“- Memurlara verilen seyyanen ödeme ayrımsız bütün emeklilere güncellenerek en az olmak üzere 20.000 lira verilmelidir!
– AKP, 2008 yılında 5510 sayılı yasayı çıkarmasaydı, bugün en düşük emekli aylığı 56 000 lira olacaktı. 5510 sayılı yasa kaldırılmalıdır!
-En düşük emekli aylığı, en düşük memur maaşına eşitlenerek kademelendirilmelidir!
-İntibak yasası çıkarılmalıdır! 5. 3600 ek gösterge bütün memur emeklilerine verilmelidir!
– Bayram ikramiyesi yılda 4 kez olmalı ve asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir!
-Sağlık hizmetlerine kolay, erişilebilir ve ücretsiz olmalı, sağlıkta soyguna son verilmelidir! Emeklilerin sendikalaşmaları önündeki engeller kaldırılmalıdır!
-Toplu sözleşme masalarına emekliler dâhil edilmelidir!10. Amaca uygun yaşlı bakımevleri-huzurevleri sayısı yeterince arttırılmalı, yeterli ve donanımlı personel istihdam edilmelidir!” PİRHA/İZMİR
PİRHA- Mersin Newroz kutlaması için binlerce yurttaş bir araya geldi. Yağışlı havaya rağmen coşkunun eksik olmadığı kutlamada konuşan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne değinerek, “Orta Doğu yine yangın yerine döndürülmeye çalışılıyor. Meclisin bir an önce bu anlamda adım atması gerekiyor. Bekleyecek zaman yok!” dedi.
Mersin’de Newroz kutlamaları yağışlı havaya rağmen coşkuyla kutlandı. Mersin’in Akdeniz ilçesinde bulunan Tırmıl Alanında kutlanan Newroz için sabahın erken saatlerinde alana girişler başladı. Yöresel kıyafetleriyle 7’den 70’e her kesimden insanın akın ettiği alan sarı-kırmızı-yeşile boyandı.
Alanı dolduran kalabalık sloganlarla Newroz halayı çekti. Saygı duruşu ile başlayan kutlamada DEM Parti İl EŞ Başkanları Bedriye Kuş ve Reşad Aşan birer konuşma yaptı.
Newroz ateşi yakıldığı alanda Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesaj okundu.
Kutlamada konuşan Tevgera Jinen Azad (TJA) aktivisti Sara Kaya, cezaevinde bulunanları selamalayarak başladığı konuşmasında, sürecin gereğinin yapılması çağrısında bulundu.
“BEKLEYECEK ZAMAN YOK!”
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit ise, yaptığı konuşmada şunlara dikkat çekti:
“Buradan İmralı’ya selamlarımızı yolluyoruz. Sayın Öcalan’ın Newroz’unu kutluyoruz. Kürtler Newroz alanlarında barış, özgürlük, demokrasi ve eşitlik taleplerini haykırıyor. Kürtler, ‘Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat’ta yaptığı çağrının arkasındayız’ diyor. Bizler Başur, Bakur, Rojava ve Rojhilat başta olmak üzere yaşadığımız tüm ülkelerde özgür, demokratik ve barışçıl bir yaşam istiyoruz. Biz bu bedelleri ödemiş milyonluk bir halkız. 3 kibrit çöpüyle aydınlanan zindanlar ve halkımızın mücadelesi bizi buraya getirdi. Rojava sürecinde ete kemiğe bürüne o ulusal ruhu güçlendirme ve büyütme zamanıdır.
Orta Doğu yine yangın yerine döndürülmeye çalışılıyor. Meclisin bir an önce bu anlamda adım atması gerekiyor. Bekleyecek zaman yok! Sürecin yasal zemini bir an önce hazırlanmalıdır. Zindanların kapılarının açılması sürgündeki arkadaşlarımızın dönmesi gerekiyor. Bütün kentlerdeki kayyımların amasız fakatsız sonlandırılması belediye eşbaşkanlarının işlerine geri döndürülmesi gerekiyor. Kürtler ulusal birliğini kuracak, Bakur’dan Başura oradan Rojava’ya Rojhilat’ta haNgi görüşten olursak olalım bu birliği sağlayacağız.”
Gülistan Kılıç Koçyiğit’in konuşmasının ardından sanatçı Ruken Yılmaz’ın şarkıları ve halaylarla kutlama sonlandı.
PİRHA- Gağan Bayramına ilişkin konuşan Dersimli yurttaşlar, geçmişte yapılan ritüelleri hatırlatarak, yeni yılın barış getirmesini diledi.
Her toplum yeni yılın gelişini kendine özgü bayramlarıyla kutlarken, Aleviler, 2026 yılının gelişini ‘Gağan Bayramı’yla kutlamaya hazırlanıyor. Karanlığın yenilip, ışığın ve umudun dönüşü olarak adlandırılan Gağan Bayramı, diğer bir deyişle ‘Ser Sala Nu’ diye de adlandırılıyor.
Dersimli yurttaşlardan Fidan Erdoğan, iklim, doğa, insan ilişkisine dikkat çekerek, “İş yok güç yok, gençlerimiz boşta. Kar yok, yağmur yağmıyor, tabiat kurudu. Bütün gençlerimiz işsizlikten yurt dışına gitti, kimse kalmadı” dedi.
Gağan Bayramı’nı yeni yıl olarak karşıladıklarını belirten Erdoğan, “Annem sabah erken kalkar çeşmeden su getirirdi. Zemzem suyudur derdi. O sudan eve ve ahırlara serperdi, bizi banyo yaptırırdı. Çarşamba günü de lokma pişirirdik çeşmeye götürdük. Perşembe günü de pirlerimizi giderdik. Pirinin evinde cem tutardık. Şimdi öyle bir şey yok” diye konuştu. Fidan Erdoğan,yeni yıldan temennisini gençlerin iş bulması olduğunu sözlerine ekledi.
Bir diğer Dersimli yurttaş, yeni yıldan beklentisini “barış oldun, cezaevleri boşalsın” diyerek özetledi.Songül İldeniz de, Gağan gelmeden bütün evi ve sokağı temizlediklerini dile getirerek, “Küsler barışır, dargınlık olmadan Gağan’ı kutlardık. Komşularımıza lokmaları dağıtırdık. Temiz su getirip eve serperdik. Yetim, fakir olanları ziyaret eder, mutlu ederdik” dedi.
Hüseyin Çağlayan, eskiden gağan ayı geldiğinde çocukların, gençlerin kapı kapı dolaşıp yemiş topladığını aktararak, şunları söyledi:
“Burun dışında evlerde hedik pişirilirdi, dağıtılırdı, özellikle de hayvanlara verilirdi bereket getirsin diye. Son birkaç yıldır herkes kutlamaya başlayınca çocuklarımız, gençlerimiz de öğrenmeye başladı. Ziyaretlere gidip çıra yakıyoruz, niyaz yapıp, dağıtıyoruz. Gençlerimiz ve çocuklarımız bu ritüeli bilsin, çünkü bir halk kendi kültürü ile vardır, bunu da bilmeleri önemlidir. Bu ritüellerle toplum ayakta kalır, varlığını korur. Eski yıl bitiyor, yeni yıl geliyor. Yeni yıl iyilik ve barış dolu bir yıl olmasını diliyorum.”
PİRHA- 2026 yılına girilirken halk, ‘Gağan Bayramı’nı kutlamaya hazırlanıyor. Piri Sevdin Ocağı evladı Ali Doğan ‘Gağan Bayramı’nın temel inanç, itikat, kültür yaşamında kadim bir halk geleneği olduğunu söyleyerek, “Her toplum yeni yılın gelişini çeşitli kutlamalar yaparak kutluyor. Belki herkeste farklı bir isimle adlandırılıyor ama tüm toplumlar için kadim bir gelenektir” dedi.
Her toplum yeni yılın gelişini kendine özgü bayramlarıyla kutlarken, Aleviler, 2026 yılının gelişini ‘Gağan Bayramı’yla kutlamaya hazırlanıyor. Karanlığın yenilip, ışığın ve umudun dönüşü olarak adlandırılan Gağan Bayramı, diğer bir deyişle ‘Ser Sala Nu’ diye de adlandırılıyor.
Ali Doğan ile gerçekleştirdiğimiz röportajda Gağan Bayramı’nı konu aldık. 1956 doğumlu olduğunu ve çocukluğundan beri bu bayramı kutladığını ifade eden Doğan, ” Gağan Bayramı’nda üç gün boyunca yapılan her şeyi a’dan z’ye yaşadım. Gağan bir yaşamdı. Ama aynı zamanda bir inançtı, bir kültürdü” dedi.
“GAĞAN BAYRAMI KADİM BİR GELENEĞİMİZDİR”
Gağan Bayramı’nın belli bir günü, ayı ve zamanı olduğunu söyleyen Doğan, “Bu kadim geleneğimizin belli bir günü, ayı, mevsimi vardır. Bunu her istediğin günde, ayda, mevsimde kutlayamazsın. Toplumumuz bunu biliyor. Yani ne zamandır, hangi gün başlıyor, hangi gün bitiyor” dedi.
Gağan’ı bize anlatırlarken, “ Gağan, dört haftadır. İlk üç hafta diğer milletlerin, son hafta da bizimdir” diye anlatırlardı. Devamında ise şunları aktardı: “Gağan Bayramı kimseye ait değil, herkese ait bir bayram. Herkes sırasıyla bu bayramı kutlamışlar. Her hafta bir halk kutlamış. Şimdi bunlar kimdir? Ermenilerdir, Süryanilerdir, Hristiyanlardır.”
Gağan Bayramı’nın Aralık ayının ortasında başlayıp, Ocak ayının ortasına kadar devam eden bir aylık süreç olduğunu ifade eden Doğan, “Yeryüzündeki toplumların tümü, bu ayı kutlayarak karşılıyorlar. Bu bizde de öyledir. Yani bu insanlığın kadiminde gelen bir gelenektir. Adı farklı olabilir. Şimdi bizde de adı ‘Gağan’dır. Ya da ‘Ser Sala Nu’ diyoruz” diye belirtti.
Gağan sürecinde 7’den 70’e herkesin yaptığı bir şey olduğunu ifade eden Ali Doğan, “Ben çocukken köydeydim. Gağan olduğu zaman o üç gün bizim için bayram niteliğinde geçiyordu. Geziyorduk, lokmalarımızı topluyorduk. Büyüklerimiz ise farklı uğraşlar içine giriyordu. En başta Gağan’a küs girilmezdi. Eğer küs olanlar varsa barıştırılırdı. Diğer yandan hem beden temizliği hem de ev temizliği yapılır. Mezarlara gidilir, lokma ve niyazlar verilirdi. Bunların hepsi toplumun yaşam, gelenek, inanç ve kültürünü temsil eden ritüellerdir” dedi.
Öte yandan Gağan kütüğü yakma, bütün hayvanlara buğday pişirilerek lokma dağıtıma, ‘ser sala’ gecesi çeşmeden eve su getirme gibi başka ritüellerin olduğuna da dikkat çeken Doğan, ‘Ser Sala Nu’ gecesinin hem yeni yılın başlangıcı hem de Gağan haftası olduğunu söyledi.
PİRHA-Bugün dünyanın en eski inanışlarından biri olan Hıdırellez. Hıdırellez gecesinde karaların ermişi Hızır ile denizlerin ermişi İlyas’ın buluşacağına, bu buluşma anının ise gökte iki yıldızın birleşmesiyle olacağına inanılır. İnanışa göre bu buluşmayı görenlerin dilekleri kabul olacaktır.
Hıdırellez ve Nebî (Hızır-Nebî) bayramı… Hıdırellez, büyük bir çoğunlukla Anadolu ve Balkanlarda yaşamakta olan Aleviler arasında biliniyor. Eskiden Roze Xızır’de (Hızır günü) denilen Hıdırellez, halk arasındaki yaygın inanca göre, Hızır ile İlyas’ın bir araya geldikleri ya da buluştukları gündür. Hızır ile İlyas’ın buluştukları günün anısına iki ismin birleşmesinden doğan Hıdırellez kavramı da böyle ortaya çıkmıştır.
Hıdırellez 6 Mayıs günü kutlanmaktadır. Anadolu’da 6 Mayıs’ta yaz mevsiminin başlaması olarak kabul edilir. Halk arasındaki inanca göre 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar süren 186 gün Hızır günleri, 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadarı ise Kasım günleri yani kış günleri olarak kabul görmektedir. Yine 6 Mayıs’ta bülbülün güle kavuştuğuna inanılır. Çoğu yerde bundan dolayı dilekler kağıtlara yazılarak 6 Mayıs sabahı gül ağaçlarının dallarına bağlanır. Sabah olduğunda ise dilekler gül ağaçlarından alınarak suya bırakılır. Bazıları da dileklerinin gerçekleşmesi için gül ağaçlarının altına dileklerini simgeleyen resimler çizerler.
HIDIRELLEZ ÇOK ESKİ BİR GELENEK
Hıdırellez çok eski bir gelenektir. Bu geleneğe ait törenler baharın gelmesiyle başlar ve bahar mevsimi içerisinde devam eder. Geçmişte Hıdırellez günü insanlar kadın, erkek, büyük, küçük her kesimden insanlar tercihen beyaz giysiler giyerek eğlenceye çıkarlardı. Çünkü inanç ve geleneğe göre Hızır da beyaz elbiseler giymiştir. Hızır’ın gezdiği kabul edilen yeşil yerlerde dolaşarak, her derde deva olarak bilinen 41 çeşit çiçekler toplanır, salıncaklar kurulur, türküler söylenir, oyunlar oynanırdı.
Asur, Sümer, Hitit gibi birçok uygarlıklardan süzülerek gelen bu törenlerin ve geleneklerin inançsal sebepleri şöyle sıralanır; Sağlık ve şifa, yeşillik ve bahar, bereket ve bolluk, uğur ve şans, mucize ve keramet, talih ve kısmet.
PİRHA-Dersim’de Newroz coşkuyla kutlandı. Yapılan konuşmalarda, gözaltı, tutuklama ve baskı politikalarına karşı “ortak mücadele” vurgusu yapıldı.
Dersim’de Seyit Rıza Meydanı’nda Newroz kutlaması yapıldı. Sanat Sokağı’nda bir araya gelen kitle, Newroz’un kutlanacağı alana kadar yürüdü. Ulusal kıyafetin polislerce engellenmek istenmesi tepkilere neden oldu. Ulusal kıyafetli gençler, polis gösterilen tepki sonrası alana giriş yaptı.
Coşkulu Newroz’da konuşan DEM Parti Dersim İl Eşbaşkanı Hümeyra Yeğin, iktidarın politikalarını eleştirerek, Newroz’u kutladı. Yerine kayyım atanan Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, kayyım atamalarına tepki göstererek, “Halkın iradesiyiz. Seçilmişleriyiz, buradayız” diye kaydetti. Belediye Eşbaşkanı Cevdet Konak, kayyımlara tepki göstererek, ortak mücadele çağrısı yaptı.
İMAMOĞLU’NUN GÖZALTINA ALINMASINA TEPKİ
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem imamoğlu’nun gözaltına alınmasına tepki göstererek, “Kayyım atamanın hazırlıklarını yapıyorlar” dedi. Aslan, “Bu zalim, tek adam iktidarına karşı birlikte savaşıp kazanacağız. Vesayetten bahsedenler, 22 yılda kendi vesayetlerini oluşturdular. Yargı ellerinde, bürokrasi ellerinde… Halen ülkede vesayet var diyorlar. Mazlumu oynamaya çalışıyorlar. Bugün bütün yargı sistemi siyasallaşmıştır. AKP’nin yargısı haline gelmiştir” dedi.
‘MÜCADELE’ VURGUSU
Sosyalist Meclisler Federasyonu Dönem Sözcüsü Mahir Gürz de, “özgürlük mücadelelerini” büyüteceklerini vurgularken, ESP MYK üyesi Orhan Çelebi ise, “İktidarın kendisine muhalif olan tüm güçlere karşı topyekûn bir saldırı dalgası var. Bu saldırı dalgasında Kürt halkı büyük bedeller ödedi. Kürt halkının kazanımlarını korumak, büyütmek, adil bir barışı yaratmak için bugün mücadeleye daha çok sarılmamız gerekiyor” diye belirtti.
“BU NEWROZ BARIŞIN NEWROZU OLSUN”
Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, bu yılki Newroz’un “Barış, demokratik toplum ve özgürlük Newrozu. Çerağlarımızı barış için yaktık. Bu Newroz barışın Newrozu olsun. Barış gelsin, özgürlük gelsin” diye belirtti.
“BİRLEŞİK MÜCADELEMİZİN ESERİ”
DEM Parti İzmir Milletvekili Burcugül Çubuk, “Dersim, işçi sınıfının, kadınların, halkların barış mücadelesinin simgesi. Bugün barış konuşuluyorsa mücadelemizin eseri. Bugün barış konuşuluyorsa, birleşik mücadelemizin eseri” şeklinde ifade etti.
Dersim Milletvekili Ayten Kordu ise, “Bizler Seyit Rıza’nın yoldaşlarının torunlarıyız. Değerlerimizi korumaya mutlaka devam edeceğiz. Dersim halkı her zaman barıştan, özgürlükten, adaletten oldu. Bundan sonra da o tutumunu sürdürmeye devam edecek” diye konuştu.
Newroz ateşinin yakılmasının ardından sanatçı Quartet, Kadir Çat ve Cevdet Bağca sahne aldı.
PİRHA- Tutuklu yakınları ile Adalet Bakanı Yılmaz Tunç 12 Haziran’da bir araya geldi. Görüşme talebinin bakanlıktan geldiğini belirten DEM Partili Uysal, “Bayramdan sonraki çarşamba için randevulaştık” dedi.
‘Abdullah Öcalan’a özgürlük, Kürt sorununa demokratik çözüm’ kampanyası kapsamında 27 Kasım 2023’te başlatılan açlık grevi 4 Nisan’da mahkeme boykotu, aile ve telefon görüşmelerine çıkmama eylemi ile sürüyor. Tutuklu yakınları ise her çarşamba farklı kentlerden Adalet Bakanlığı’na giderek tutukluların taleplerini iletiyor. Tutuklu yakınları 12 Haziran’da Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ile bir araya geldi.
“2024’TE 23 KİŞİ CEZAEVİNDE YAŞAMINI YİTİRDİ”
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili ve Meclis İnsan Hakları Komisyonu Üyesi Newroz Uysal Aslan, görüşmeyi Mezopotamya Ajansı’na anlattı. Cezaevlerinde yaşamını yitirenler hakkında bilgi veren Uysal, “2023’te 42 kişi cezaevinde yaşamını yitirdi. 2024’teyiz ve şu ana kadar 23 kişi yaşamını yitirdi. Biz buna siyasi cinayet diyoruz. Bunlar devletin politikası sonucu yaşamını yitirdiği için birer cinayettir. Örneğin Şakir Turan’a ATK, ‘cezaevinde kalabilir’ dedi ve 15 gün sonra yaşamını yitirdi. Ya da cezaevinde kalamaz dediği ve cezaevinden çıktıktan sonra bir hafta 15 gün sonra hayatını kaybedenler var. Bunlar tesadüfi olan şeyler değil. Devletin hasta tutsaklar üzerinden politik olarak fayda sağlayama çalıştığı bu durumdan vazgeçmesi gerekiyor” dedi.
“SESLERİNİ DUYURMAYA ÇALIŞTILAR”
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’la yapılan görüşmeyi anlatan Uysal, “Cezaevlerinde yürütülen bu işkence politikalarının temel muhataplarından bir tanesi de Adalet Bakanlığıdır. Hem hukuken bundan sorumlu olan makam olmasından hem de Sayın Öcalan üzerindeki tecridin hukuki açısından birinci dereceden muhatabı olmasından dolayı Anneler hem bu açlık grevi sürecinde hem de boykot sürecinde adalet bakanlığı yetkililerine seslerini duyurmaya çalıştılar. Anneler, 6 haftadır her Çarşamba günü adalet bakanlığı önünde açıklama yaparak seslerini duyurmaya çalışıyorlar. Her hafta farklı kentlerden anneler geliyor. 6’ncı haftaya kadar Adalet Bakanlığı annelerle görüşmeyi reddetti. Annelerin adalet bakanlığı önündeki açıklamasını engelledi. İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu hasta tutsaklar üzerine bir konuyu görüşmek üzere toplanmıştı. Anneler de komisyon toplantısının olduğu yerde toplandı. Daha sonra Adalet Bakanından görüşme talebi geldi.
Görüşmede İnsan Hakları Komisyon başkanı, Tutuklu ve Hükümlü Hakları İnceleme Alt Komisyonu başkanı, diğer milletvekilleri ve bizler vardık. Bu görüşme 15-20 dakikalık bir görüşme oldu. Aileler, cezaevlerindeki tecrit halini, çocuklarının işkence altında olduğunu, kurul kararlarıyla özgürlüklerinin alındığını, hasta olan tutsakların tedavi edilmediğini belirterek bakanlığını neden sorumluluğunu yerine getirmediğini sordu. Aileler, kimi taleplerini iletti. Bakanlık ise ailelerin taleplerini not eden klasik bürokratik bir tarzda sorunların çözümüne ilişkin herhangi bir takvim vermedi. Annelerle bu görüşmenin çok kısa olduğunu hem bizler hem de kendileri ifade etti. Bayramdan sonraki Çarşamba günü tekrar daha detaylı görüşmek içini randevulaştık.”
“DEVLETİN CEZAEVLERİNDEKİ BU İŞKENCE POLİTİKALARINDAN VAZGEÇİLMESİ GEREKİYOR”
Görüşmeyi önemli bulan, ancak somut adımlar konusunda yetersiz bulan Uysal, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu görüşmenin kendisi de çok önemli, ama konu hakkında Meclis ayağıyla sorumlu her iki komisyon başkanının somut bir şey söylemekten imtina ettiği, çözüme dair bir söz söylemekten kaçındıklarını gözlemlediğimizi söylemek gerekir. Bu sürecin takipçisi olacağız. Bu konu bir görüşmeyle çözülebilecek bir şey değil, ancak bu bir adımdı. Oradaki bir hassasiyet ya da durumu not eden bir sürecin çoktan aşılması gerektiğini düşünüyoruz. Bu süreç tekil, spesifik ve bir an da ortaya çıkan meseleler değil, bir devlet politikası olarak ortaya çıkan bir meseledir. Bu noktada politik bir değişime ve çözümleyici bir akla ihtiyaç var. O nedenle bu görüşme önemli, ancak bu görüşmenin devamında devletin, ‘Bilmiyorum, duymadım, etmiyorum’ üzerinden bir bakış açısı değil, hasta tutsaklar ve İmralı tecridi başta olmak üzere cezaevlerindeki bu işkence politikalarından vazgeçmesi gerekiyor.”
PİRHA-Havaların ısınması ve bayram tatiliyle birlikte çok sayıda insan Dersim’e akın etti.
Dersim, bayram dolayısıyla ziyaretçi akınına uğruyor. Munzur ve Pülümür Vadisi’nde yaşanan insan yoğunluğu dikkat çekiyor. Kent nüfusunun hızla artması sonucu Munzur Vadisi Milli Parkı’nın fauna ve florası da olumsuz etkilenmeye başladı.
PİRHA-CHP Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, bayram dolayısıyla halk ile bir araya geldi. 31 Mart seçimlerinde belediye başkanı seçilen Tutdere’ye yoğun ilgi vardı.
CHP Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, Ramazan Bayramı’nın 2. gününde Altınşehir Sosyal Tesisleri’nde halk ile bayramlaştı. Saat 11.00’de başlayan bayramlaşma saat 16.00’ya kadar sürdü. Baylaşmaya yoğun katılım oldu.
Tutdere burada bir konuşma yaparak, belediye başkanı olduğu süreçte herkese eşit bit şekilde hizmet edeceğini belirterek, “Belediyemizin kapıları din, dil, görüş ayırmaksızın herkese açık olacak. Adıyamanımızın yaralarını birlikte saracağız, şehrimizi hep birlikte ayağa kaldıracağız” dedi.
Tutdere, herkesin Ramazan Bayramı’nı kutlayarak, şunları ifade etti:
“İnşallah barışa, kardeşliğe vesile olur. Bir kez daha depremde yaşamını yitirmiş hemşehrilerimize Allah’tan rahmet diliyorum, yakınlarına sabır diliyorum. İnşallah Adıyaman’ımızın yaralarını birlikte saracağız. Halkımızla birlikte şehrimize sahip çıkacağız. Bu vesileyle tüm halkımızın bayramını kutluyorum.”
Bayramın ilk gününü Urfa Adliyesi önünde karşılayan Emine Şenyaşar, “Bugün bayram, herkes torunları, çocuklarıyla birlikte ama ben yine adliye önündeyim” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018 tarihinde AKP eski Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınları tarafından eşi ve iki oğlu katledilen Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın 9 Mart 2021’de Urfa Adliyesi önünde başlattığı Adalet Nöbeti, Kurban Bayramı’nda da sürdü. Emine, nöbetin 828’inci gününde de Suruç’ta bulunan evlerinden Urfa Adliyesi önüne geldi.
“OĞLUMU BIRAKIN”
Adliye önünde konuşan Emine Şenyaşar, şunları söyledi:
“Bugün bayram, herkes torunları, çocuklarının yanında ama ben yine adliye önündeyim. Artık bayramlarımı evimde geçirmek istiyorum. Sıcak, soğuk demeden adliye önüne gelerek burada oturma eylemimizi sürdürüyoruz. Adliye kapılarında göçebe olmuş durumdayız. Kayıtlarımızı çıkarın, oğlumu bırakın, biz de evimize dönelim. Çocuğumu bırakmadığınız sürece hakkımı kimseye helal etmiyorum. Adalet gelmediği sürece evimde oturmayacağım. Eğer burada adalet sağlanmazsa Ankara’ya gider orada otururum.”
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’a seslenen Emine, “Kendi çocuklarınız bu şekilde öldürülseydi, siz ne yapardınız” diye sordu.
PİRHA- DİSK/Emekli-Sen, ekonomik kriz nedeniyle emekli yurttaşların geçinemediklerine işaret ederek Ankara’da basın açıklaması yaptı. Bayram öncesi verilecek ikramiyelere ilişkin konuşan Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz, “Üç kuruşluk ikramiyeyi büyük müjdeler söylemiyle alacağız. Ne yazık ki bu ücretle soframıza et dahi giremeyecek” dedi.
DİSK’e bağlı Emekliler Sendikası (Emekli-Sen) emekli maaşlarının iyileştirilmesine ilişkin basın açıklaması yaptı. Ulus meydanda yapılan açıklamada “Zamlara, enflasyona karşı adil ve yasal bir emekli ikramiyesi talep ediyoruz” denildi. Emekliler, “Sefalete mahkum olmayacağız. Sadaka değil toplu sözleşme” sloganları attı.
DİSK İç Anadolu Bölge Temsilcisi Tayfun Görgün yaptığı konuşmada, “Vatandaşların büyük bir geçim sıkıntısı var. Ve çalışanların yarısının asgari ücret meselesi var. Dağın fare doğurmaması yönünde toplumun bir beklentisi var. Biz asgari ücreti, vatandaşın yaşamını normalleştirecek bir düzeye gelmesini istiyoruz. Emeklilerin ekonomik durumunun da çok acil iyileştirilmesi gerekiyor. Emekliler, maaşlar konuşulduğunda daima unutuluyor. O nedenle bugün bu açıklamayı yapıyoruz.” dedi.
Emekli Sen Genel Başkanı Cengiz Yavuz da, emeklilerle birlikte asgari ücretli çalışanların ve çocuk işçilerin durumuna işaret ederek şu açıklamayı yaptı:
“Türkiye’de yaklaşık 14 milyon emekli ve EYT ile birlikte yaşandığını sorunların paylaşıyoruz artık Asgari ücretin aşı sınırının çok altında yaşamaya mahkum edilmiş milyonlarız. Ancak bugünkü asıl meselemiz yaklaşan bayram. Emekliler artık bayramı torunlarıyla çocuklarıyla kutlayamıyor.
Ankara Elmadağ ilçesinde bugün 5 genç kardeşimizin defin töreni var. Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nda mutlaka önlemler alınmalı Yüzyıl öncesine ait teknolojiyle üretime devam ediliyor. Ve 5 arkadaşımızı kaybettik. Türkiye işçi cinayetlerinde dünya birincisi. Utanç hem bizlerin hem de iktidarındır. O bir işi cinayetidir. Arkadaşlarımızı anıyoruz.
Zamlara, enflasyona, yoksulluğa karşı zam gelmeyen tek kalem, bayram ikramiyesi…”
PİRHA – Adıyaman’daki tüm mezarlıklardan gün boyu ağıtlar yükseldi. Maraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenler, mezarları başında yakınları tarafından anıldı.
Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde yaşamını yitirenler, mezarları başında anıldı. Bayram öncesi mezarlıklara giden Adıyamanlılar, yitirdikleri yakınları için ağıtlar yaktı.
Şehirdeki tüm mezarlıklarda büyük bir yas oluştu. Yurttaşlar, yitirdikleri yakınları için mezarların üzerinde şeker, gofret ve çikolata bıraktı.
Çocuk mezarlarının üzerinde ise oyuncaklar görüldü.
Yeşil Sol Parti Adıyaman Milletvekili Adayı Ali Kenanoğlu da mezarlık ziyaretlerine katılarak ailelere başsağlığı diledi.
PİRHA- Evlerde yapılan yemeklerin bir araya getirildiği ve yeni yıla merhaba dedikleri Ras-el seni Arap Aleviler’de geleneksel olarak yüzyıllardır kutlanmaya devam ediyor.
Arap Alevilerin kutladığı Ras-el seni Rumi-(Şemsi) miladi takvime göre ayın birine denk gelen 14 Ocak’ta kutlanıyor.
Antakya, Adana, Mersin ağırlıklı olmak üzere nüfuslarının Türkiye sınırları içinde 2 milyona yakın olduğu tahmin edilen Arap Aleviler kültürlerinin önemli bir parçası olan Ras el-Seni’yi (yılbaşı) 13 Ocak’ı 14 Ocak’a bağlayan bu gece ve ertesi gün kutluyor.
Baskı, inkar ve imha politikaları nedeniyle, Anadolu ve Mezopotamya halkları dini ritüellerini, kültür ve geleneklerini özgürce gerçekleştirememesi gerçeğinden Arap Aleviler de payını alıyor.
Her şeye rağmen Arap Aleviler bugün de bayramlaşmaktan, manevi olarak da olsa kucaklaşmaktan, yardımlaşmadan vazgeçmiyorlar. Umutla, inatla ve tüm hüzne, kedere rağmen neşesini yitirmeden Ras el-Seni kutlamalarını devam ettiriyorlar.
OKULLAR TATİL, KUTLAMALAR GERÇEKLEŞİYOR
Arap Alevileri arasında Ras-el seni geleneksel olarak bir dini bayram şeklinde kutlanır. 14 Ocak sabahı küçükler büyüklerin elini öper, büyükler küçüklere hediyeler (aydiye), harçlık vb verir; bir araya gelinip eğlenilir; bugüne özgü yapılan kıbbi (bir tür içli köfte), zlibi (zeytinyağında kızartılmış ekmek) gibi yemekler yenir.
Ras-es Seni Hz. Musa’nın halkını firavunun elinden kurtardığı gün olarak kabul edilir. Nusayrilerin, Ras-es Seni’den 6 gün sonra kutladığı Ğidil Kiddes bayramı ise Hz. İsa’nın vaftiz edildiği gün olarak sayılır. Geleneklere göre bu bayramda çocuğu olmayan karı-kocalar akarsuya dalıp çıkar. Bu gelenek uzun yıllar devam ettikten sonra günümüzde unutulmaya yüz tutmuştur.
Nüfusunun büyük bir bölümü Arap Alevilerden oluşan Hatay’ın Samandağ da 14 Ocak’ta okulların gayri resmi tatil olduğu tek ilçe.
Ramazan Bayramı’nı annesiyle birlikte adliye önünde karşılayan Ferit Şenyaşar, “Adalet sağlanana kadar adliye binası önünden ayrılmayacağız” dedi.
Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın koruma ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren Emine Şenyaşar ile saldırılardan yaralı kurtulan oğlu Ferit Şenyaşar’ın, Urfa Adliyesi önünde 9 Mart’ta 2021’de başlattığı Adalet Nöbeti 420’nci gününde. Anne Emine Şenyaşar ve oğlu Ferit Şenyaşar, Ramazan Bayramının 1’inci gününü de adliye önünde karşıladı.
AİLENİN TALEBİ
Ferit Şenyaşar, Ramazan ayı boyunca adliye önünde olduklarına işaret ederek, “Bugün de bayramın ilk günü yine adliye önündeyiz. Nöbetimize, mücadelemize devam ediyoruz. Anne 4 yıldır bir hukuk mücadelesi veriyor. Davamız yargı aşamasında ama olaydan sonra milletvekilini dinleyen hükümet ve cumhurbaşkanı, ailemizi yargılayıp cezamızı infaz etmiş durumda” diye konuştu.
Yargının “psikolojik baskı” altında olduğunu ifade eden Şenyaşar, şunları söyledi: “Hak, hukuk, adalet mücadelemize devam edeceğiz. Adalet gelene kadar da adliye önünden ayrılmayacağız. Ramazan bayramımızı adliye önünde kutluyoruz. Burada 4 aile mağdur olmuş. Ailenin yetim kalan torunları da adliye önünde. Yetkililerin bir an önce davamızla ilgili hukuki süreci başlatmasını istiyoruz. 4 yıldır üstünlerin talimatıyla tutuklu bulunan kardeşimizin eve dönmesini istiyoruz.”
‘GEREKİRSE BURADA ÖLÜRÜM’
Anne Emine Şenyaşar ise, “Bütün Ramazanı burada geçirdik. Bu bayramda oğlumun yanımızda olacağını umuyordum. Ancak oğlumu bırakmadılar. Herkes de onun suçsuz olduğunu biliyor. Oğlumu bıraksınlar biz de evimize gidelim. Torunlarımı bırakıp adliye önüne geliyorum. Ben herkes için adalet istiyorum. Adalet yerine gelmediği sürece de buradan ayrılmayacağım. Öleceksem de burada ölürüm” şeklinde konuştu.
PİRHA- HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, Ezidi halkının Çarşema Sor bayramını kutlayarak, “Êzidîler için mutlak iyiliği temsil eden Çarsema Sor Bayramının, Ezîdî kadın ve çocukların kurtuluşunun ve Ezidi halkının özgürlüğünün müjdeleyicisi olmasını umut ediyoruz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları, Ezidi halkının, ilkbaharın başlangıç günü olarak kabul ettiği Çarşema Serê Nîsanê’ye (Çarşema Sor) ilişkin açıklama yayınladı.
Hatimoğulları, Ezidi halkı tarafından ilkbaharın başlangıç günü olarak kabul edilen ve yeni yılın ilk günü olarak kutlanan Çarşema Serê Nîsanê yani Çarşema Sor’u kutlayarak, Çarşema Sor bayramının esir alınan Ezidi kadınların-çocukların kurtuluşu ve Ezidi halkının özgürlüğünün müjdeleyicisi olmasını diledi.
HDP Halklar ve İnançlar Komisyonundan Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Tülay Hatimoğulları imzası ile yayınlanan açıklama şöyle:
“BİNLERCE KADIN VE ÇOCUĞUN AKIBETLERİ HALEN BELİRSİZ”
Dili, kültürü, kimliği ve inancı sebebiyle Êzidîler; sonuncusu Şengal’de olmak üzere 73 defa katliama uğradı. 73’üncü ferman tüm dünyanın gözü önünde yaşanırken, soykırımın gerçekleştiği 2014’ten bugüne IŞİD çetelerinin elinde esir tutulan binlerce kadın ve çocuğun akıbetleri halen belirsiz. 18 Nisan’da, Çarşema Sor Bayramı arifesi sayılan günlerde Êzidîler bir kez daha saldırıya uğradı. Êzidî halkının yaşadığı acıları yürekten hissediyoruz. Onlarla dayanışarak bu şiddet sarmalından hep birlikte çıkacağız. Ve bayramları acılarla değil, bayram tadında kutlayacağımız günleri hep beraber göreceğiz.
Êzidîler için mutlak iyiliği temsil eden Çarsema Sor Bayramının, Ezîdî kadın ve çocukların kurtuluşunun ve Ezidi halkının özgürlüğünün müjdeleyicisi olmasını umut ediyoruz. Halkların ve inançların bir arada özgürce yaşayabileceğine olan inancımızla; yeni yaşamın simgesi olan Çarşema Sor Bayramının; bütün insanlık için barışa, özgürlüğe, adalete ve eşitliğe vesile olmasını diliyor, kadim Ezîdî halkının bayramını kutluyoruz. Cejna pîroz Çarşema Sor ya Gelê Êzidî pîroz be!”
PİRHA-İçinde toplumsallığı, birliği, dayanışmayı, ortaklaşmayı barındıran inançsal ve kültürel ritüellerden olan ve baharın gelişini müjdeleyen Hawtemal’e ilişkin konuşan Seyid Sabun Ocağı’ndan Mehmet Seyitalioğlu, “Alevilikte de eşitlikçi, doğal, dayanışmacı bir toplum kültürü vardır ve o bu geleneklerde yatıyor. Tarım alanındaki üretimi, sanayideki üretimi gerçekleştirenlerin özgürlük aşkıyla birleşmesinin günü olan Newroz ve Howtemal hepimize kutlu olsun” dedi.
Kışın zorluklarından kurtulup baharın aydınlığına, bereketine kavuşmayı her toplum, kendi dili, kendi inancı ve yaşam tarzı üzerinden ifadelendiriyor. Bugünlerden biri de Howtemal.
Aleviler için kutsal kabul edilen Howtemal, mart ayının ilk haftasında başladı. Howtemal, Dersim, Bingöl, Hınıs, Varto, Erzincan’da yaşayan yurttaşlarda önemli bir yere sahiptir. Gaxan ile başlayan dönem, Hızır ayı ve ardından da Howtemal ile devam eder.
İçinde toplumsallığı, birliği, dayanışmayı, ortaklaşmayı barındıran inançsal ve kültürel ritüellerden olan ve baharın gelişini müjdeleyen Howtemal yeni yılın da başlangıcı kabul edilir.
“ALEVİLİKTEKİ BÜTÜN İNANÇSAL RİTÜELLER TOPLUMSALLIKLA DOĞRUDAN BAĞLANTILIDIR”
Howtemal, çeşitli asimilasyon politikalarıyla birlikte bazı yerlerde unutulmaya yüz tutmuş bir gelenek olsa da günümüzde hala kutlayanlar var. Aleviler için kutsal kabul edilen Howtemal’e ilişkin konuşan Seyid Sabun Ocağı’ndan Mehmet Seyitalioğlu, Alevilik inancında Gaxan, Xızır, Howtemal ve Newroz’un birbiri ile ilişkili olduğunu belirterek, Alevilikteki bütün inançsal ritüellerin toplumsallıkla doğrudan bağlantılı olduğunu aktardı.
“HOWTEMAL BİR LOKMA ETRAFINDA BULUŞMA, BİRLEŞMEDİR”
Mart’ın ikinci haftasında başlayan Howtemal’ın yörelere göre değişiklikler gösterse de, ortak noktasının bir lokma etrafında buluşma, birleşme olduğunun altını çizen Mehmet Seyitalioğlu, “Cemrelerin ilk olarak havaya, sonra suya, son olarak da toprağa düşer. Cemre toprağa düşer ve artık toprakta saklı bulunan çiçekler, kardelenler çıkar” dedi.
Seyitalioğlu, Howtemal ve Newroz’un birbirinin devamı olan bir süreç içinde yaşandığına işaret ederek, “Tabiattaki değişikliğin bir diğer yansıması da göçmen kuşların gelişidir. Beyaz yorganın yerini yeşil örtünün sardığı doğaya insanlar kucak açarlar ve bayram ederler” diye konuştu.
“NEWROZ VE HOWTEMAL ÖZGÜRLÜK AŞKIYLA BİRLEŞMENİN GÜNÜDÜR”
Eşitlikçi doğal toplum fikrini esas alan bir inanç ve yaşam sisteminin var olduğunu ifade eden Seyitalioğlu, “Aslında Alevilikte de eşitlikçi, doğal, dayanışmacı bir toplum kültürü vardır ve o bu geleneklerde yatıyor. Tarım alanındaki üretimi, sanayideki üretimi gerçekleştirenlerin özgürlük aşkıyla birleşmesinin günü olan Newroz ve Howtemal hepimize kutlu olsun” ifadelerine yer verdi.
PİRHA- Sabahın ilk saatlerinde yola koyulan ve Newroz alanına girmeye çalışan binlerce yurttaşa polis biber gazı ve tomalarla müdahale ederken, yurttaşlar Newroz Meydanı’nı doldurdu.
“Dem dema serkeftinê ye” (Şimdi kazanma zamanı) şiarıyla gerçekleştirilen 2022 Newrozu’nun finali, Diyarbakır’da Bağlar ilçesinde bulunan Newroz Parkı’nda gerçekleştiriliyor.
Sabahın erken saatlerinde yola koyulan onbinlerce yurttaş Newroz Parkı etrafına konulan polis kontrol noktalarında saatlerce bekletildi. Engellemeyi protesto eden yurttaşlara polis biber gazı ve tomalarla müdahale etti.
Müdahaleye karşılık yurttaşlar alanı doldurmaya devam ediyor.