Etiket: BBC

  • BBC grevi kazanımla sonuçlandı: Bu başarı sadece bir başlangıçtır

    BBC grevi kazanımla sonuçlandı: Bu başarı sadece bir başlangıçtır

    PİRHA- BBC İstanbul bürosunda çalışan basın emekçilerinin grevi 16. gününde başarıyla sonuçlandı. Grevin başarıyla sonuçlanmasının ardından TGS yaptığı açıklamada; “Biliyoruz ki grevin sağladığı motivasyon ve moral, tüm medya sektöründe güvencesizliğe, düşük ücrete ve kötü çalışma koşullarına maruz kalan meslektaşlarımızı mücadeleye teşvik edecektir” dedi.

    İşverenle yürütülen toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin uzlaşmazlıkla sonuçlanması üzerine 14 Ocak’ta greve çıkan BBC emekçilerinin mücadelesi başarıyla sonuçlandı.

    Grevin başarıyla sonuçlanmasının ardından Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), yaptığı açıklamada, 13 yıl sonra ilk kez bir basın kuruluşunda yapılan grevde gazetecilerin başarılı bir sonuca ulaştığını belirtti.

    “MÜCADELE VE MESLEKİ DAYANIŞMA YAŞATIR”

    TGS tarafından işverenle yapılan anlaşmaya ilişkin şunlar dile getirildi:

    “14 Ocak 2022 günü üyelerimizin kararı ile çıktığımız grevi, BBC işvereni ile yapılan anlaşma sonucu yine üyelerimizin ortak kararı ile 28 Ocak Cuma akşamı kazanımlarla bitirdik. Bir yılı kapsayan anlaşma sonucunda üyelerimiz;

    – Yıllık bazda ücretlerine toplam yüzde 32 zam,

    – Aileleri kapsayan özel sağlık sigortası,

    – Günlük brüt 60 TL yemek desteği,

    – Brüt 1200 TL gözlük yardımı kazandı.

    BBC İstanbul bürosu çalışanlarının elde ettiği bu başarı sadece bir başlangıçtır. Biliyoruz ki grevin sağladığı motivasyon ve moral, tüm medya sektöründe güvencesizliğe, düşük ücrete ve kötü çalışma koşullarına maruz kalan meslektaşlarımızı Sendika çatısı altında buluşmaya ve mücadeleye teşvik edecektir.

    Son medya grevi 2009’daydı. BBC İstanbul bürosu grevinden önce Türkiye’de yabancı basın hiç greve gitmemişti. Bu grev on yıllardır toplu iş sözleşmesi başarısıyla sonuçlanan ilk grevdir.

    Bugün elde edilen kazanımlar hem yerel hem uluslararası basında çalışan tüm meslektaşlarımız, arkadaşlarımız için önemlidir, geleceğe yönelik referanstır. Mesleki dayanışma yaşatır, tekrar buluşmak üzere.”

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • BBC Türkçe çalışanları grev kararını astı: İşverene son çağrımız!-VİDEO

    BBC Türkçe çalışanları grev kararını astı: İşverene son çağrımız!-VİDEO

    PİRHA-BBC işvereni ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından BBC Türkçe çalışanları grev kararını astı. TGS Başkanı Gökhan Durmuş, işverenin pazarlığa kapalı tutumunun grev kararını kaçınılmaz hâle getirdiğini söyledi. 

    British Broadcasting Corporation (BBC) işvereni ile Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) arasında Temmuz ayında başlayan toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine BBC Türkçe servisinin İstanbul bürosu çalışanları grev kararı ilan etti. TGS yetkilileri ile BBC Türkçe çalışanları İstanbul Beyoğlu’nda bulunan ofis binası önünde açıklama yaparak, grev kararını astı.

    “BRÜT YÜZDE 14 ZAM TEKLİFİ KABUL EDİLEMEZ”

    “Sürecin bu noktaya gelmemesi için TGS olarak her çabayı sarf ettik” diyen TGS Başkanı Gökhan Durmuş, işverenin pazarlığa kapalı tutumunun grev kararını kaçınılmaz hâle getirdiğini söyledi. Durmuş, BBC Türkçe çalışanlarının Türkiye’de yaşanan ekonomik zorluklar karşısında ücretlerinin alım güçlerini koruyacak şekilde düzenlenmesini istediğini kaydetti. Durmuş şöyle konuştu:

    “İşveren, 2020 yılında çalışanların maaşlarına resmi enflasyon oranının çok altında bir zam yapmıştı. Şimdi brüt yüzde 14 zam teklif ediyorlar. Enflasyonun resmi kaynaklara göre yüzde 21.31, bağımsız ekonomistlere göre ise yüzde 58.65 olduğu bir ortamda bunu kabul etmemiz beklenemez.

    BBC’nin Birleşik Krallık ve dünyanın diğer ülkelerindeki çalışanlarına sunduğu bazı temel haklardan İstanbul’daki üyelerimizin faydalanma taleplerini ise tartışmaya dahi açmadan reddediyorlar. BBC İstanbul ofisinde çalışan üyelerimiz dünyanın en önemli kamu yayıncısı olan, güçlü ilkelere sahip bu saygın yayın kuruluşunda gazetecilik yapmaktan gurur duyuyor.

    Fakat alım güçlerini korumak, son yıllarda ücretlerinde yaşanan değer kaybını telafi etmek ve her BBC çalışanı ile benzer haklara sahip olmak istiyorlar. Talepleri makul ve karşılanabilir taleplerdir. BBC’nin bu talepleri kendi bütçesine ek yük yaratmadan karşılaması mümkündür.

    “İŞVEREN TÜRK LİRASI KARŞISINDA YÜZDE 80’LİK KAZANÇ SAĞLADI”

    Geçtiğimiz Ocak ayından bugüne Sterlin, Türk lirası karşısında yüzde 80’lik bir kazanç sağlamıştır. Başka bir deyişle, üyelerimizin Türk lirası maaşları karşısında işverenin yüzde 80’lik bir kazancı söz konusudur. Grev sürecini başlatan, BBC işverenin bu şartlara rağmen sergilediği uzlaşmaz tutumudur. TGS olarak bugün BBC işverenine son çağrımızı yapıyoruz. Aksi hâlde grevin kaçınılmaz olacağının bilinmesini isteriz.”

    Durmuş’un ardından söz alan Türk-İş İstanbul 1. Bölge Temsilcisi Adnan Uyar da, grev kararı alan çalışanların yanında olduklarını ifade etti.

    PİRHA / İSTANBUL

  • Bağdat’taki bombalı saldırıları IŞİD üstlendi

    Bağdat’taki bombalı saldırıları IŞİD üstlendi

    Irak’ın başkenti Bağdat’ta 32 kişinin hayatını kaybettiği, 110 kişinin de yaralandığı çifte bombalı saldırıyı IŞİD üstlendi. Örgüt, saldırıların hedefinin Şiiler olduğunu belirtti.

    Irak’ın başkenti Bağdat’taki Tayaran Meydanı’ndaki Pazar yerinde 32 kişinin hayatını kaybettiği, 110 kişinin de yaralandığı iki bombalı saldırıyı Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üstlendi.

    IŞİD, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, saldırıların hedefinin Şiiler olduğunu belirtti.

    Irak’ta bir yıla yakın süredir devam eden kısıtlamaların gevşetilmesiyle birlikte meydandaki ikinci el kıyafet pazarında normalin üstünde bir kalabalık vardı.

    ASKERİ KADROLARDA GÖREVDEN ALMALAR

    Saldırıların ardından Irak’ta askeri kadrolarda önemli değişiklikler yapılırken güvenlik zafiyetine işaret eden Başbakan Mustafa el-Kazımi, Bağdat Operasyonlar Komutanı Kays Muhammedavi’yi görevden aldı. Bağdat Operasyonlar Komutanlığında görevden uzaklaştırılan bir başka yetkili ise istihbarat ve güvenlik işlerinden sorumlu General Basim Velid oldu.

    BBC Türkçe’nin haberine göre Bağdat’ta en son Ocak 2018’de benzer bir bombalı saldırı düzenlenmiş, aynı meydanda 35 kişi hayatını kaybetmişti.

    IŞİD, bir dönem Irak ve Suriye’de, yaklaşık 8 milyon kişinin yaşadığı, 88 bin kilometrekarelik bir alanı kontrol ediyordu.

    Irak hükümeti, IŞİD ile mücadelesinde 2017 sonunda zafer ilan etti. IŞİD’in ABD liderliğindeki koalisyon ve İran destekli milislerin yardımıyla yenilmesinden sonra bu tip bombalı saldırılar da azalmıştı.

    IŞİD, günümüzde Irak’ta herhangi bir bölgeyi elinde tutmasa da zaman zaman kırsal kesimlerdeki hücrelerini devreye koyarak saldırılar düzenliyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Iraklı din adamları kız çocuklarını pazarlayıp, ‘muta nikâhı’ kıyıyor

    Iraklı din adamları kız çocuklarını pazarlayıp, ‘muta nikâhı’ kıyıyor

    BBC Arapça Servisi’nin araştırması, Irak’ta bazı din adamlarının Şii geleneğindeki geçici “muta nikâhını” kullanarak küçük yaştaki kız çocuklarını “cinsel ilişkiye girmeleri için pazarladıklarını” ortaya çıkardı.

    Araştırmada gizlice kaydedilen üç din adamından ikisi, Irak’ın en önemli Şii din adamlarından Ayetullah Sistani’nin takipçileri olduğunu söyledi.

    BBC’ye yazılı bir açıklama yapan Sistani, “Bu uygulamalar, dediğiniz gibi yapılıyorsa, koşulsuz kınıyoruz. Geçici evliliğin, kadının onurunu ve insanlığını aşağılayacak şekilde, seksin pazarlanması için bir araç olarak kullanılmasına izin verilemez” dedi.

    Bir Irak hükümeti sözcüsü de BBC Arapça Servisi’ne yaptığı açıklamada, “Bu kadınlar, din adamlarından şikayetçi olarak polise gitmezse, yetkili makamların harekete geçmesi zor” diye konuştu.

    GİZLİ ARAŞTIRMA

    BBC Arapça Servisi’nin Irak’ın en önemli dini türbelerinin yakınlarında görev yapan din adamları tarafından işletilen evlilik büroları hakkında yaptığı gizli araştırma, din adamlarının büyük çoğunluğunun çok kısa süreler, bazen 1 saat, için bile cinsel ilişkiye girilebilmesi amacıyla muta nikâhı kıymayı kabul ettiğini gösterdi.

    Bazıları, bu süreli evlilikleri 9 yaşındaki kız çocuklarıyla bile yapmaya istekliydi. Ayrıca, muta nikâhında gelin olmaları için kadınları ve küçük yaşta kız çocukları bulmayı da teklif ettiler.

    Belgesel, bazı din adamlarının kadın satıcısı rolünü de oynadıklarını ve çocukların cinsel istismarına dini onay verdiklerini de gösteriyor.

    MUTA NİKAHI

    Muta nikâhı, Şiiler tarafından geçici evlilikler için kullanılan ve kadına para ödenen tartışmalı bir dini uygulama.

    Sünnilerin çoğunlukta olduğu ülkelerde ise “Misyar Nikâhı” benzer bir işlev görüyor.

    Uygulama aslında, bir erkeğin seyahatteyken karısını yanına alabilmesi için ortaya çıktı ancak bugün sınırlı bir süre için cinsel ilişkiye girilmesi için kullanılıyor.

    Müslüman âlimler arasında da tartışma konusu bir uygulama bu. Bazı âlimler, fuhuşu meşru göstermek için kullanıldığını söylüyor ve kısa süreli bir evliliğin nasıl olabileceği konusu hala tartışılıyor.

    BBC’nin Iraklı ve İngiliz ekibi, 11 ay süren bir araştırma yaptı, bazı din adamlarını gizli kameraya kaydetti ve cinsel tacize uğrayan kadınlarla temas kurdu. Aynı zamanda, din adamlarına “muta gelini” bulmaları için para ödeyen erkeklerle görüştü.

    15 yıl süren savaşın ardından, 1 milyon Iraklı kadının dul kaldığı, çok daha fazlasının da yerlerinden olduğu tahmin ediliyor. BBC ekibinin araştırması, çok daha fazla sayıdaki kadının da, yoksulluk yüzünden muta nikâhını kabul etmek zorunda kaldıklarını gösteriyor.

    YAYGIN BİR UYGULAMA

    Belgesel ekibi, Irak’ın en kutsal türbelerinden ikisinin muta nikahı kıyılmasında kullanıldığına dair kanıtlar buldu.

    Örneğin, Şii Müslümanlar için en önemli mekânlardan başkent Bağdat’taki Hadimiye’de 10 din adamıyla temas kurdular. Bunlardan sekizi muta nikâhı kıyabileceklerini söyledi, yarısı da 12 ya da 13 yaşındaki bir kız çocuğuyla yapılan nikahı gerçekleştirebileceklerini belirtti.

    BBC ekibi, aynı zamanda Şii hacılar için dünyanın en büyük mekânı Kerbela’daki 4 din adamıyla görüştü. İkisi, küçük yaştaki kızlarla muta nikahı kıymayı kabul etti.

    Dört din adamı gizlice görüntülendi. Üçü kadın bulabileceklerini, dört din adamından ikisi de küçük yaşta kız bulabileceklerini söyledi.

    Bağdat’ta Sayyid Raad adlı bir din adamı, BBC’nin kimliğini gizleyen muhabirine, Şeriat’ın muta nikâhı için süre sınırı koymadığını söyledi.

    Raad, “Bir erkek istediği kadar çok sayıda kadınla evlenebilir. Bir kızla yarım saatliğine evlenebilirsiniz, biter bitmez de hemen başka biriyle evlenebilirsiniz” dedi.

    “9 YAŞ ÜZERİNDE HİÇ SORUN OLMAZ”

    Muhabir Sayyid Raad’a bir kız çocuğuyla muta nikâhının mümkün olup olmadığını sorduğunda ise “Sadece bekaretini kaybetmemesine dikkat et” yanıtını aldı.

    Raad ayrıca “Ön sevişme yapabilirsiniz, yanında yatabilirsiniz, vücuduna, göğüslerine dokunabilirsiniz. Önden cinsel ilişkiye giremezsin ama anal seks olabilir” dedi.

    Bu durumda kız çocuğunun canı yanarsa ne olacağı sorulduğundaysa, din adamı omuzlarını silkip, “Bu senin ve onun arasında, kızın acıya dayanıp dayanamayacağıyla ilgili bir şey” yanıtını verdi.

    DİNİ KILIF

    Yabancılarla cinsel ilişkiye girmek için düzenli olarak muta nikahını kullanan evli bir kişi ise BBC’ye, “12 yaşındaki bir kız değerlidir çünkü hala ‘tazedir’. Pahalı olur. 500, 700, 800 dolar olur ve bu sadece din adamının aldığı para” diye konuştu.

    Aynı kişi yaptıklarının dini bir kılıfı olduğuna inandığını belirterek, “Bir din adamı size muta nikâhının helal olduğunu söylerse, günah sayılmaz” dedi.

    Irak çapında bir kadın sığınma evleri ağını yöneten Yanar Muhammed, kız çocuklarının insandan çok “mal” gibi görüldüğünü söyledi.

    Aynı zamanda kadın hakları eylemcisi olan Muhammed, “Malı, belirli yollarla kullanmaya izin veriliyor. Ancak bekaret, ileride yapacakları büyük satış için kullanılıyor” dedi. “Büyük satış” burada evlilik anlamına geliyor.

    Muhammed, “Bir kızın bekareti kaybolduğunda o, evlenilemez olarak görülüyor. Hatta namusuna halel getirdiği için ailesi tarafından öldürülmesi riskiyle karşı karşıya kalıyor. Bedel ödeyenler hep kız çocukları ve kadınlar” diye konuştu.

    KADIN SATIŞI

    Belgesel yapımcıları, küçük kızlar bulabileceklerini söyleyen din adamlarıyla diyaloglarını gizlice kaydetti.

    Aynı zamanda, bir din adamı tarafından satıldığını iddia eden ve bu iddiası görgü tanıkları tarafından desteklenen bir kız çocuğuyla görüştüler.

    Belgesel ekibi ayrıca, olası bir 24 saatlik muta nikâhı için, kimliğini saklayan BBC muhabirine küçük yaşta bir kız çocuğu temin etmeyi öneren bir din adamını gizlice filme aldı.

    Din adamı, özünde kadın satıcılığı yapıyordu.

    Gizli muhabir, muta nikâhının kıyılmasından vazgeçince de, din adamı belki 10’lu yaşlarındaki bir kız çocuğu isteyebileceğini söyledi ve birini bulmayı önerdi.

  • BBC’nin 34 yıl önce çektiği 12 Eylül belgeseli ilk kez yayınlandı

    BBC’nin 34 yıl önce çektiği 12 Eylül belgeseli ilk kez yayınlandı

    BBC’nin 34 yıl önce çekilen 12 Eylül hapishanelerindeki hak ihlallerini anlatan “The Forrgetten Prisoners” belgeseli yayınlandı.
    BBC Arşivlerinde Türkiye programında bu hafta, BBC’nin 1984 yılında Türkiye’deki tutuklu ve hükümlülerin karşılaştığı hak ihlalleri, işkence ve kötü muameleyle ilgili hazırladığı belgesel var.

    Yaklaşık 50 dakikalık belgesel 34 yıl sonra ilk kez, Türkçe altyazılı olarak erişime sunuluyor.

    BBC’nin 1980’lerdeki araştırmacı gazetecilik programlarından Brass Tacks kapsamında hazırlanan belgesel, “The Forgetten Prisoners” (Unutulmuş Mahpuslar) adını taşıyor.

    Unutulmuş Mahpuslar’da röportaj yapılan kişiler arasında şu isimler yer alıyor:

    – Barış Derneği davasının sanıklarından eski büyük elçi Mahmut Dikerdem’in oğlu Mehmet Ali Dikerdem

    – Eski öğretim üyesi ve planlamacı, yazar Yalçın Küçük

    – Türkiye’de işkence gören ve mülteci olarak İngiltere’ye giden Sema Uğur ve Nursal Yılmaz

    – Avukatlık yaptığı dönemde tutuklandıktan sonra hapishanede işkence gören Hüseyin Yıldırım

    – Uluslararası Hür İşçi Sendikaları Konfederasyonu (ICFTU) adına DİSK davasını izleyen İngiliz sendikacı Peter De Jonge

    – Avrupa Nükleer Silahsızlanma Kampanyası adına Barış Derneği davasını izleyen İngiliz avukat Nicholas Blake

    – Türkiye’nin Avrupa Konseyi’ne geri alınmasını savunan dönemin İngiliz Muhafazakâr Parti milletvekili Frederic Bennett

    – Dönemin Uluslararası Af Örgütü yöneticilerinden Anne Burley, o dönem Türkiye’de çalışan İngiliz gazeteci David Barchard

    – Türkiye’deki hapishaneleri inceleyen heyetin başında bulunan, dönemin Avrupa Konseyi Hukuki İşler Komitesi Başkanı Björn Elmquist

    – Dönemin Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Diana Louie Elles

    Türkiye’deki davalardan özel görüntülerin aktarıldığı belgeselde amatör kamerayla yapılmış çekimler de yer alıyor. BBC ekibi belgesel için, oğulları ve eşleri hapishanede bulunan bir grup kadınla gizli bir şekilde görüşmüş.

    Yine aydınlar dilekçesiyle ilgili Yalçın Küçük’le yapılan röportaj da gizli bir şekilde gerçekleştirilmiş. Belgeselde Barış Derneği davası ve DİSK davasına özel yer verilmiş.

    İşte 34 yıl önce çekilen ve şimdi yayınlanan o belgesel: