PİRHA- Türkiye’yi sarsan kadın cinayetleri ve şüpheli ölümlerin simge isimlerinden Rojin Kabaiş ve Gülistan Doku’nun aileleri Dersim’de bir araya geldi. Van’da cansız bedeni bulunan Rojin Kabaiş’in babası Nizamettin Kabaiş, 6 yıldır adalet bekleyen Doku ailesine destek vermek amacıyla Tunceli Adliyesi önündeki nöbet alanına geldi.
“DERDİMİZ DE KADERİMİZ DE ORTAK”
Adliye binası önünde gerçekleşen buluşmada duygusal anlar yaşandı. 2024 yılında Van’da şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Rojin’in babası Nizamettin Kabaiş ile Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku birbirlerine sarılarak gözyaşı döktü.
Anne Bedriye Doku, Kürtçe “Derdê me yek e” (Derdimiz bir/ortak) diyerek acılarının kardeşliğini vurgularken; baba Nizamettin Kabaiş, faillerin korunmasına ve adaletin gecikmesine isyan etti.
“BU AİLE 6 YILDIR ADALET ARIYOR”
Tunceli Adliyesi önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Nizamettin Kabaiş, evlat acısının zamanaşımına uğramayacağını belirterek şunları söyledi:
“Suçumuz, günahımız nedir? Biz sadece çocuklarımızın akıbetini sormak istiyoruz. Bu aile tam 6 yıldır burada, bu kapıda acı çekiyor. Biz de Van’da aynı belirsizliğin, aynı acının içinden geçiyoruz. Bizim yollarımız adliye koridorlarında birleşti. Adalet yerini bulana kadar birbirimize omuz vermeye devam edeceğiz.”
PİRHA- Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku zanlıların adliye binasına getirilmesinin ardından fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı.
Gülistan Doku soruşturması kapsamında jandarmadaki ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Şüphelilerin adliye binasına girişi sırasında Doku ailesi, ‘Katiller’ diye bağırarak tepki gösterdi. Yaşanan olayların ardından anne Doku fenalaştı ve hastaneye kaldırıldı.
PİRHA- Gülistan Doku’nun ailesi adliye önünde bekleyişini sürdürüyor. Anne Bedriye Doku, eski vali Tuncay Sonel’in tutuklanması çağrısını yaptı.
Gülistan Doku’nun ailesi Tunceli Adliyesi önünde bekleyişini sürdürüyor. Adliye önünde açıklama yapan anne Bedriye Doku, İçişleri ve Adalet bakanlıklarına seslenerek Tuncay Sonel’in tutuklanmasını talep etti
Doku ailesi, Tuncay Sonel’in hala serbest dolaşmasından dolayı soruşturmaya müdahale etmesinden kaygı duyuyor.
PİRHA- Gülistan Doku’nun kaybedilişinin üzerinden 6 yıl geçti. Geçen bu 6 yılda Gülistan’ın akıbeti devlet tarafından aydınlatılmazken, Doku ailesi Gülistan’ın en son görüldüğü Sarı Saltık viyadüğünde açıklama yaparak, kızını okuması için gönderdiği okulunda katledildiğini, bunun devlet koruması altında yapıldığını ve katillerin korunduğunu söyledi. Yapılan açıklamanın ardından Doku ailesi savcılığa geçti.
Gülistan’dan 5 Ocak 2020 tarihinden beri haber alınamıyor. İlk başta ‘intihar etti’ dense de, daha sonra çıkan bulgularla Gülistan’ın intihar etmediği, kasıtlı bir biçimde kaybedildiği açığa çıktı. Her ne kadar olayın ardındaki sır perdesi aralanmasa da, Gülistan Doku’nun katledildiği ve akabinde kaybedildiği aşikar. En son 2025 yılının Nisan ayında Doku dosyasının savcılıkça yeniden açıldığı ve kurulan özel ekiple yeniden inceleneceği açıklansa da dosyada herhangi bir gelişme yaşanmadı.
Bugün Gülistan Doku’nun kaybedilişinin ardından 6 yıl geçti. Doku ailesi Gülistan’ın en son görüldüğü yer olan Sarı Saltuk viyadüğünde açıklama yaptı. Açıklamada konuşan anne Bedriye Doku, kızını okuması için gönderdiği okulunda katledildiğini, bunun devlet koruması altında yapıldığını ve katillerin korunduğunu söyledi. Anne Doku devamında ise şunları dile getirdi:
“Devlete sesleniyorum, Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum, Adalet Bakanı’na, Milletvekillerine sesleniyorum; Allah için bize yardım edin. Benim kızım yanımda kaybolmadı. Kızımı devlete teslim etmiştim. 6 yıldır bir haber yok. Ben ilk günde söyledim bugün de söylüyorum ‘kızım intihar etmedi’. Kızım bana telefon açıp ‘eve geleceğim’ dedi. Yeğenlerine toka, bana ayakkabı almıştı. Bir kez daha soruyorum kızım geleceğini söylemişti; neden intihar etsin? Sizin çocuklarınız yok mu? Bizi neden çaresiz bıraktınız” diyerek kızının akıbetini sordu.
Sarı Saltuk viyadüğünde yapılan açıklamanın ardından, Doku ailesi savcılıkla görüşme yapmak üzere adliye binasına gitti.
PİRHA- Dersim’de kadınlar Gülistan Doku’nun kaybedilişinin 5. yıldönümünde Sanat Sokağı’ndan Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü. Yapılan açıklamada, “Gülistan Doku’nun akıbetinin peşini bırakmayacağız, failler yargılanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” denildi.
Gülistan Doku’nun 5 Ocak 2020’de kayboluşunun ya da kaybettirilişinin üzerinden 5 yıl geçti. Ailesi hala Gülistan’ı arıyor, Gülistan için adalet arıyor. Sadece ailesi değil, avukatları, arkadaşları, Dersim halkı ve kamuoyu da Gülistan’ın akıbetini soruyor.
Sanat Sokağı’nda toplanan kadınlar, buradan ‘Vazgeçmiyoruz Gülistan Doku nerede?’ pankartıyla Seyit Rıza Meydanı’na yürüdü ve burada bir basın açıklaması yaptılar. Kadınlar yürüyüşte sık sık ‘Gülistan Doku nerede’ , ‘koruma, aklama yargıla’ sloganları attı. Dersim Kadın Platformu adına yapılan açıklamayı Munzur Üniversitesi öğrencisi Eylül Yantemur okudu.
“GÜLİSTAN DOKU, 5 YIL ÖNCE BUGÜN KAYBEDİLDİ”
Gülistan Doku’nun Dersim’in ve kadın mücadelesinin sembolik bir değeri olduğunu ifade eden Eylül Yantemur, “Gülistan Doku bundan tam beş yıl önce yine bir pazar günü kaybedildi. Kaybedildi diyoruz çünkü “Gülistan kayboldu” demek biz kadınlar için ne hukuken, ne vicdanen, ne de etik olarak kabul edilebilir bir cümle değil. Her tarafı mobeselerle çevrili, ormanları ve dağları dahi kameralarla izlenen bir şehirde, herkesin ve her şeyin adım adım izlenip takip edildiği, ormanlarındaki dağ keçilerinin bile sayılarak avcılık ihaleleri için raporlanabildiği bir şehrin göbeğinde bir üniversite öğrencisinin beş yıldır bulunamaması hiçbir bakımdan anlaşılabilir, kabul edilebilir veya normalleştirilebilir bir durum değildir. Gülistan Doku’nun kaybedilişinin beşinci yılına girdiğimiz bugüne gelmeden Gülistan dosyasında nice savcılar, hakimler değişti, şehre ve ülkeye nice yeni emniyet yetkilileri, valiler, adalet bakanları geldi. Gelinen noktada hiçbiri sorumluğunu yerine getirmediği gibi Gülistan’ın akıbetinin aydınlatılması için de somut bir ilerleme sağlamadı” dedi.
“GÜLİSTAN DOKU İÇİN ADALET İSTEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Yantemur, konuşmasının devamında şunları dile getirdi:
“Gülistan’ın ailesinin ve kadınların ısrarlı duruşu olmasa dosyanın çoktan kapatılmak isteneceği ve Gülistan’ın akıbetinin sonsuza dek karanlıkta bırakılmak isteneceği açıktır. Ailesinin evinde, okuldaki sırasında, kaldığı yurdunda, kentteki yaşam alanlarında yokluğu bir an bile eksilmeyen Gülistan Doku’nun akıbeti aydınlatılmalı, ailesine, arkadaşlarına, kadınlara ve onu seven ve arayanlara Gülistan’ın kaybedilişindeki hakikatler açıklanmalı, suçlular cezalandırılmalıdır. O gün gelene kadar bulunduğumuz bütün alanlarda Gülistan için adalet istemekten ve “Gülistan Doku Nerede?” sorusunu sormaktan vazgeçmeyeceğiz.”
“DEVLET, NEDEN BİZE YARDIM ETMİYOR”
Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ise şunları söyledi:
“Benim kızımı bulun. Dersim’de her yerde kamera var bir insan burada nasıl kaybolur. Devlet neden bize yardım etmiyor. Eğer vicdanınız varsa kızımı ortaya çıkartın, ben bir anneyim.”
“ADALET İSTİYORUM”
Kızımı neden kaybettiniz diye soran Gülistan Doku’nun babası Halit Doku, “Kızım bir suç işlemişse cezasını verseydiniz, 5 yıldır kızım nerede? Bir baba olarak adalet istiyorum” dedi.
“GÜLİSTAN DOKU^’NUN AKIBETİNİ SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ”
Kadın cinayetlerinin politik olduğunu söyleyen DEM Parti Dersim Milletvekili Ayten Kordu, “Geçen sene bu ülkede yürekli savcılar var mı diye sormuştuk. Ancak görüyoruz ki yetkililer sürekli aileyi oyalıyor. Devlet erkekleri koruyor ve failleri yargılamıyor. İktidarın zihniyeti kadın düşmanı eğer kadın düşmanı olmasalardı İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmezlerdi. Eğer özel güvenlik tedbirlerinin en üst seviyede olduğu Dersim’de 5 yıl boyunca bir üniversite öğrencisi bulunamıyorsa yaşanan politik bir cinayettir. Yetkilileri göreve davet ediyorum, gerçekler açığa çıkana kadar Gülistan Doku’nun akıbetini sormaya devam edeceğiz.
“DOSYADA YENİ GELİŞMELER VAR, YARIN SAVCIYLA GÖRÜŞECEĞİZ”
Dosyada yeni gelişmeler olduğunu vurgulayan Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Kardeşim Gülistan Doku tam beş yıldır yok. Tunceli’de avuç içi kadar bir kentte kuş oldu uçtu dediler. Bizim de buna inanmamızı istiyorlar. Ben onu bulmadan o karanlıktan çıkarmadan onu bu karanlığı yaşatanlar adalet kürsüsüne gelmeden size yemin olsun durmayacağım. Şimdi dosyamıza yeni gelişmeler var. Bu gelişmeler hakkında biz yarın savcı hanımla görüşeceğimiz için bir bilgi veremem. Daha önceki savcı ısrarla ben dosyaya koymadığım dediği mesajları yeni savcı koymuş dosyaya. Biz o mesajları görebildik. Dosyada şu anda üç tane başsavcı değiştirdik. Yeni başsavcı bir kadın, bir üstelik kız evladı olan bir kadın. Dosyayı çok derinlemesine ele aldığını söylüyor. Evet bunu herkes bize söyledi. Ben burada hepinizin huzurunda yeni başsavcıya seslenmek istiyorum. Sayın savcım ben size inanmak istiyorum. Ben sizinle görüştüm. Siz bana dediniz ki ben bu dosyayı teker teker ele alacağım Aygül. Teker teker bu dosyada en ufak kimseyi sorgulamadan bırakmayacağım dediniz. Ben size inanmak istiyorum. Ben adalete inanmak istiyorum. Gülistan için adalet herkes için adalet” diye konuştu.
Açıklama ‘Gülistan Doku nerede?’ sloganlarının atılmasıyla sona erdi.
PİRHA- Dersim Kadın Platformu, 22’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında yürüyüş düzenledi. Yapılan yürüyüşte kadınlar özgür ve eşit bir yaşam taleplerini haykırdı. Yapılan etkinlikte Barış Anneleri, Cumartesi Anneleri ve Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku’nun mesajı okundu.
“Doğamızın ve irademizin gaspına izin vermeyeceğiz” şiarıyla düzenlenen 22’nci Munzur Kültür ve Doğa Festivali’nin 3’üncü gününde kadın etkinliği düzenlendi. Dersim Kadın Platformu’nun düzenlediği etkinliğe Kürt siyasetçi Sebahat Tuncel, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Dersim Milletvekili Ayten Kordu, DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyya Boz, Dersim Belediye Eşbaşkanı Birsen Orhan, siyasi partiler, sivil toplum örgütü temsilcileri ve çok sayıda kadın katıldı.
Seyit Rıza Meydanında bir araya gelen kadınlar Cumartesi Anneleri’nin, Barış Anneleri’nin, Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku’nun, Emine Şenyaşar’ın adalet talepleri, hasta tutsak kadınlar için balon uçurdu.
Ardından “Kadınların isyanı dünyayı sarsacak”, “Gülistan Doku nerede?” ve “Bir kişi daha eksilmeyeceğiz” dövizleriyle yürüyüş yapan kadınlar sık sık “Jin, jiyan,azadi”, “Yaşasın kadın dayanışması”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz” sloganları attı.
Büyük bir coşkuyla Sanat Sokağı’na varan kadınlar, burada şarkılar söyleyip halay çektiler. Sonrasında Cumartesi Anneleri, Barış Anneleri ve Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku’nun kadın etkinliğine gönderdiği mesajlar okundu.
“KAYIPLARIMIZI VE BARIŞI İSTİYORUZ”
Cumartesi Anneleri’nin mesajında “Doğamızın, irademizin, hak ve özgürlüklerimizin gaspına izin vermeyeceğiz. Türkiye’nin değişik yerlerinde güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra varlığı inkar edilen ve kendilerinden bir daha haber alınamayan insanların aileleri ve insan hakları savunucularıyız. Gözaltında kaybettirilen yakınlarımızın bulunması ve onların faillerinin yargılanması için adalet mücadelesi yürütüyoruz. Devlet şiddeti bir araç olarak kullandığı için bu arayışımızda baskıyla karşı karşıya kalıyoruz. Ama asla pes etmeden, mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz. 1009 haftadır haykırıyoruz, kayıplarımızı da istiyoruz, barışı da; kayıplarımızı da istiyoruz, hakikati de” denildi.
“BARIŞ TALEBİMİZE KULAK VERİLSİN”
Cumartesi Anneleri’nin ardından Barış Anneleri’nin mesajı okundu. Savaşların son bulması ve barış taleplerinin yer aldığı mesajda şu ifadelere yer verildi:
“Biz barış annelerinin Türkiye’de ve Kürdistan’da gezmediği dağ, taş, yol kalmamıştır. Barış istemediğimiz bir yer kalmadı. Ankara’dan İstanbul’a, İstanbul’dan Erbil’e. Bir ananın dünyadaki en değerli varlığı evladından başka bir şey değildir. Savaşın kaybedenleri analardır. Biz anaların gözyaşı akmasın diye dili, dini, ırkı ne olursa olsun bize yapılmış biliriz. O yüzden savaşa karşıyız, tepkiliyiz. Savaş ağır bir travmadır. Eğer bir anne evladının parçalanmış bedenini toprağa veriyorsa ve hala barış istiyorsa, devlet yetkilileri, hükümetler kendilerinden utanmalıdır. Lakin kimseye sesimiz duyulmuyor ve bizi görmezden geliyorlar. Bizim kültürümüzde kavga da anneler baş örgülerini yere attı mı, orada barış olur. Biz Ankara’da Adalet Bakanlığı’nda, Meclis’te tülbentlerimizi barış için yere attık ama sesimizi, talebimizi duymazdan geldiler. Her ne olursa olsun biz var oldukça barışı haykıracağız, savunacağız. Son nefesimize kadar barışta, kardeşlikte, eşitlikte ısrar edeceğiz. Barış Anneleri olarak Dersim halkını, dağını, taşını, suyunu saygıyla selamlıyoruz.”
“GÜLİSTAN DOKU NEREDE DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, gönderdiği mesajda 4 buçuk yıldır kızından haber alamadığına dikkat çekerek . Her geçen gün gücümü kaybediyorum. Kızımdan sonra çoğu yaşamsal fonksiyonlarımı kaybettim. Zeynel Abarakov denilen katili yargılayıp, sorgulasaydınız bugün hala ‘Kızım acaba nerede?’ sorusunu sormayacaktım. Ben ölmeden önce kızıma ne olduğunu bilmek istiyorum ve ilk defa bu kadar ölümden korkuyorum. Ben kızıma ne olduğunu bilmeden, bize bu karanlığı yaşatanlar adalet önünde hesap vermeden gözümü yummak istemiyorum. Vicdanınız Gülistan’ın bu şekilde yitip gitmesine, katillerin tatilde olmasına razı mı savcı bey? Dönemin valisi Tuncel Sonel bize, ‘Kızınız intihar etti’ değip, o katili arka kapıdan Rusya’ya gönderdi, neden? Kızımız bizi aradı, bana hediye ayakkabı almıştı. 2 gün sonra eve gelecekti. Kızımın aldığı ayakkabı tam 4 yıldır köşede bekliyor. Kızım nerede? Sorusunun cevabı o katilde. Savcılar da herkes de biliyor, 5 yaşındaki bir çocukta. Katil Abarakov elbet bir gün adaletin önüne gelecek ve o güne kadar biz ‘Gülistan Doku nerede?’ demekten vazgeçmeyeceğiz.”
Mesajların ardından kadın hasta tutsakların isimleri okundu. Sonrasında kadın müzisyenlerin dinletisinin ardından program sona erdi.
Cumartesi Anneleri, eylemlerinin 880’inci haftasında adalet nöbetinde olan Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ve Emine Şenyaşar ile dayanıştıklarını, bu sebeple birer şal hazırlayıp gönderdiklerini söyledi.
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin cezalandırılmasını talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 880’incisini online gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde Urfa ve Dersim adliyesi önünde adalet nöbeti tutan Şenyaşar ve Doku ailesinin mücadelesine dikkat çekildi.
Eylemde bu hafta açıklamayı 27 yıl önce evinden gözaltına alınarak katledilen gazeteci Ferhat Tepe’nin kardeşi Ayşe Tepe okudu.
“ANNELERİ ÇİN ŞAL HAZIRLADIK”
Adalet nöbetlerini sürdüren Emine Şenyaşar ve kaybettirilen Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku’ya dayanışma mesajlarını ileten Tepe, her iki annenin de yalnız olmadığını söyledi. Emine ve Bedriye’ye birer şal ördüklerini dile getiren Tepe, “Adalet arayan her iki anneye de ilmek ilmek işlediğimiz şallar hazırladık. Şalları göndererek onları karın ve adaletsizliğin soğuğundan, dayanışmanın sıcaklığı ile koruma isteğimizi ifade ediyoruz” dedi.
Gülistan’ın iki yıl önce üvey babası polis olan eski erkek arkadaşıyla görüştükten sonra kaybolduğunu hatırlatan Tepe, “Bedriye Doku kızından bir haber alma umuduyla 1 Ocak tarihinden beri adliye önündeki nöbetini sürdürüyor” diye belirtti.
“8 SAVCI DEĞİŞTİ AMA DAVA YOK”
Emine’nin ise eşi ve iki oğlunun AKP Urfa Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınları tarafından katledildiğini anımsatan Tepe, Emine’nin 335 gündür adalet nöbeti tuttuğunu belirtti. Tepe, “Emine Şenyaşar 335 günlük nöbeti boyunca tam 13 kez ifadeye çağrıldı. Peki, Emine Şenyaşar’ı 13 kez ifadeye çağıran adalet sistemi, onun bekleyişine sebep olan cinayetler hakkında ne yaptı? Hiçbir şey! Soruşturmaya bakan savcılar 8 kez değiştirildi ama ortada tek bir dava yok” dedi.
“ADALET GELSİN DİYE MÜCADELE EDİYORUZ”
Tepe devamında şunları dile getirdi:
“Demokratik bir hukuk devletinde, ülkede bir kişi kayıpsa, bir kişi öldürülmüşse adalet sistemi etkin bir soruşturma yapar. Failler saptanır, adil bir yargılama yapılır ve sorumlular hakkında gerekli yaptırımlar uygulanır. Biz ise çocuklarımızı kendimiz arıyoruz. Katledilen evlatlarımız, eşimiz için sessiz çığlıklarımızla ‘adalet nöbetleri’ tutuyoruz. Çığlığımız duyulsun, işlemeyen mekanizmalar çalışsın, adalet gelsin diye mücadele ediyoruz.”
“GALATASARAY’DAN VAZGEÇMEYECEĞİZ”
Etkin bir adalet sisteminin herkesin hakkı olduğunun altını çizen Tepe, “Biz hukukun üstünlüğü için, adaletin haklıdan yana olması için üzerimize düşeni yapmakta kararlıyız. Kaç yıl geçerse geçsin tüm kayıplarımız için, herkes için adalet istemekten, devletin evrensel hukuk normları içinde hareket etmek zorunda olduğunu hatırlatmaktan, 181 haftadır bize yasaklanan kayıplarımızla buluşma mekânımız Galatasaray’dan vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.
PİRHA- Gülistan Doku ailesinin Tunceli Adliyesi önünde başlattığı oturma eylemi 7’nci gününde sürüyor.
Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana kendisinden haber alınamayan Gülistan Doku’nun ailesinin Tunceli Adliyesi önünde başlattığı oturma eylemi 7’nci gününde sürüyor.
Öğlen saatlerinde adliye binası önüne gelerek oturan anne Bedriye Doku, “Gülistan nerede?” diye sordu. Anne Doku, sık sık “adalet istiyoruz” çağrısı yaptı.
Dersim Kadın Platformu ile İnsan Hakları Derneği (İHD) Dersim Şubesi üyeleri de aileye destek ziyaretinde bulundu.
PİRHA-Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku’dan 732 gündür haber yok. Çocuklarını okutmak için çobanlık yaptığını söyleyen baba Halit Doku, “Kızımın katilini arıyoruz ama kimse bize yardım etmiyor” dedi.
Dersim’de 5 Ocak 2020’den bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi 2’nci sınıf öğrencisi 21 yaşındaki Gülistan Doku’nun akıbeti hakkında halen bir bulguya ulaşılmadı.
732 gündür kayıp olan Doku’ya ilişkin Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nca soruşturma başlatılsa da Doku’nun kaybolmasında şüpheli olan Zaynal Abarakov’un şimdiye kadar kapsamlı bir ifadesine başvurulmadı. Cadde ve sokakları mobese kameralarıyla donatılmış kentte, Doku’ya ilişkin bir ize rastlanmazken; ailesi ve kadın örgütleri, kapsamlı bir çalışma yapılarak Doku’nun bulunması ve faillerin cezalandırılmasını istiyor.
İki yıldır haber alınamayan Gülistan Doku için 4 gündür adliye önünde nöbet tutan Doku ailesi, yaşadıklarını PİRHA’ya anlattı.
“GÜLİSTAN’IN HAYALİ ÖĞRETMEN OLMAKTI”
“2 yıldır kızım kayıp ama kimseden bir cevap alamadık” diyen baba Halit Doku, “Kızımı ölüme göndermedim, ben kızımın katilini arıyorum ama kimse bize yardım etmiyor. Gülistan’ın hayali öğretmen olmaktı ben kızımı okula gönderdim ama onu burada kaybettiler. Ben çocuklarımı okutmak için çobanlık yaptım ama kızım iki yıldır kayıp ve kimse bize yardım etmiyor” dedi.
“KİMSE EVLAT ACISI YAŞAMASIN”
2 yıldır kızından hiçbir ses alamadığını dile getiren anne Bedriye Doku da, “Kızım sanki buhar olup, kuş olup uçtu buradan. Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı ile konuştuk ama hiçbir şey yapılmadı bizim umudumuz artık tükendi. Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz? İki hafta önce Adalet Bakanı Dersim’e geldiğinde Valiye gazeteciler Gülistan Doku’yu bana sormasınlar diyor. Gülistan Doku’yu devlete sormayacağız da kime soracağız? Eski Vali Tuncay Sonel bizi bir yıl köprüde oyaladı, ‘sizin kızınız intihar etti cenazesini size vereceğim’ dedi. İki yıl oldu Gülistan’ın cenazesi nerede? İki senedir ne yaşadığımı kimse bilmiyor sürekli Gülistan’ı düşünüyorum, hayat bize zehir oldu. Biz sadece adalet istiyoruz, kimse evlat acısı yaşamasın” diye konuştu.
PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 150 gündür haber alınamazken, Anne Bedriye Doku’nun Gülistan’ın son görüldüğü yerde bekleyişi sürüyor.
Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü 2’nci sınıf öğrencisi Gülistan Doku’nun 150 gündür akıbeti bilinmiyor.
Diyarbakır’ın Ergani ilçesinden Dersim’e gelen Doku ailesi, Gülistan’ın son görüldüğü yer olarak bilinen Dinar Köprüsü’nde bekleyişini sürdürüyor.
Arama kurtarma çalışmalarının yapıldığı bölgede ekiplerin yanından ayrılmayan Anne Bedriye Doku, olayın aydınlatılması, kızının akıbetinin bilinmesi için çağrıda bulunuyor.
Anne Doku, her gün yaktığı Kürtçe ağıtlarla çaresiz bekleyişini sürdürüyor.
“UYANDIRMAYA KIYAMIYORDUM GÜLİSTANIMI”
PİRHA’ya konuşan Anne Bedriye Doku, Gülistan’ı şöyle anlatıyor:
“Gülistan bizim köye 10 km uzaklıkta olan Kesentaş Okulu’na gidiyordu. Kıyamıyordum, sabahın altısında yedisinde Gülistan’ımı uyandırıyordum. Servise binip gidiyordu. 4 yıl böyle okudu.
“‘ANNE AYAKLARIMIN ÜSTÜNDE DURACAĞIM’ DİYORDU”
Gülistan’ım Eğil ilçesinde lise kazandı, gitti orada da 4 yıl okudu. Diyarbakır’da iki yıl dersaneye gönderdik. Kazandı çok mutlu oldu. Öğretmenlik kazandı, çocukları çok seviyordu. Hep ‘Anne ayaklarımın üstünde duracağım, fakir çocuklara yardım edeceğim’ diyordu. Yolda birini görseydi poşetlerini ellerinden alıp yardım etmeyi çok severdi. Gülistan’ımı ne halde besledim ancak Allah bilir. Bilmezdik başımıza böyle bir şey geleceğini.”
Anne Bedriye Doku, “Kızımı istiyorum. Yetkililer, kızımı bulacaklarını söylediler. Aylardır perişan olduk. Sesimizi duysunlar” diye konuştu.
PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan 147 gündür haber alınamıyor. Doku ailesi, Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Dinar Köprüsü’nde bekleyişini sürdürüyor. Anne Bedriye Doku, “Gülistan, gece gündüz hep seni arıyorum, neredesin? Ciğerim yanıyor” diye ağıtlar yakıyor.
Dersim’de 5 Ocak tarihinden bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’yu arama çalışmaları Uzunçayır Barajı’nda sürüyor.
Abla Aygül Doku başta olmak üzere toplumun “Baraj boşaltılsın” çağrısına ilişkin yetkili kurumlarca şu ana kadar bir açıklama yapılmadı.
Haftalardır ‘Kamera çözülsün, baraj boşaltılsın’ ve birinci şüpheli olarak görülen ‘Zainal Abarakov nerede‘ sosyal medyada gündem olmuş durumda.
Gülistan Doku’nun ailesi de Gülistan’ın son görüldüğü yer olan Dinar Köprüsü’nde bekleyişini sürdürüyor.
Anne Bedriye Doku, köprünün üzerinde elinde Gülistan’ın fotoğrafıyla “Gülistan, gece gündüz hep seni arıyorum, neredesin? Ciğerim yanıyor” diye ağıtlar yakıyor.
PİRHA – Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun akıbeti 141 gündür bilinmiyor. Abla Aygül Doku, “Gülistansız ilk bayramımız. Evimizde yas var. Bedriye annenin gözyaşlarını dindirin” diyerek çağrı yaptı.
5 Ocak tarihinden bu yana haber alınamayan 21 yaşındaki Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun ablası Aygül Doku, “Gülistansız ilk bayramımız. Diyarbakır’daki evimizde tüm aile yas tutuyor. Annem bana ‘Kızımı niye getirmedin?’ diyor. Ben anneme ne söyleyeyim şimdi?” dedi.
Geçtiğimiz gün kadınlar, “#WhereIsZainalAbakarov” hashtagı ile sosyal medyada Zainal Abakarov nerede olduğunu ve Gülistan Doku’nun akıbetini sordu. Binlerce kişi tarafından paylaşılan hastag, Türkiye gündemine girerken, çeşitli ülkelerde de yer aldı.
Abla Aygül Doku, “Şu anda Gülistan için büyük bir duyarlılık var. Gülistan da Ceren için, Özgecan için sesini çıkaran birisiydi. Dünya kamuoyu Zainal ve ailesini sorarak öfkesini dile getirdi. Zainal’a ilişkin hiçbir görüntünün olmaması, farklı ifadeler vermesi, yalan beyanlarda bulunmaları bunun sebebidir” diye konuştu.
Abla Doku son olarak, “Bedriye annenin gözyaşlarını dindirin artık” çağrısını yaptı.
PİRHA – Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, kızının bir yıl önce Anneler Gününde kendisine hediye aldığını söyleyerek “Devlet o barajı boşaltsın kızımı geri istiyorum” dedi.
Dersim’de 5 Ocak’tan bu yana kendisinden haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun (21) Annesi Bedriye Doku, sosyal medyada yaptığı paylaşım ile anneler günü mesajı yayınladı. Kızının sosyal medya hesabından açıklama yapan anne Doku, ilk defa kızı olmadan anneler günü geçiriyor.
“KIZIM ANNELER GÜNÜNDE BANA HEDİYE ALMIŞTI”
Anne Doku yayınladığı mesajda şunları söyledi: “Bugün anneler günü. Ben gece gündüz ağlıyorum. Devlet ‘senin kızın barajdadır’ dedi. O barajı boşaltsınlar, ben kızımın cesedini bulacağım. Benim kızım geçen yıl bana hediye almıştı. Devlet o barajı boşaltsın kızımı geri istiyorum. Gece gündüz ağlıyorum. 4 geçti, 5’inci aya girecek”
PİRHA – Dersim’de 5 Ocak’tan bu yana haber alınamayan Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku, “100 gündür kızım yok. Gece gündüz ağlıyorum. Herkes elini vicdanına koysun” diyerek yardım çağrısında bulundu.
Munzur Üniversitesi öğrencisi Gülistan Doku’dan (21), 5 Ocak’tan bu yana haber alınamıyor.
Doku’nun en son görüldüğü Sarı Saltuk Köprüsü ile üniversite kampüsü, Uzunçayır Baraj gölü ve çevresinde aylardır yapıldığı belirtilen arama çalışmalarında herhangi bir bulguya rastlanılmadı.
Olayla ilgili yürütülen soruşturmanın etkin olmadığı tartışmaları yapılırken, sivil toplum örgütleri ve öğrenciler “Gülistan Doku nerede?” diye sormaya devam ediyor.
“100 GÜNDÜR GECE GÜNDÜZ AĞLIYORUM, KIZIM YOK”
Olayda tüm şüpheler, Doku’nun arkadaşı Zainal Abarakov’a işaret ederken, kentte, Doku’nun aslında bir cinayete kurban gittiği ancak Abarakov’un babasının polis olmasından dolayı “intihar” vakasının öne çıkarıldığı algısı hakim.
Tüm bu gelişmelerle birlikte Doku ailesi de sık sık İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Tunceli Valisi, Emniyet Müdürü ve soruşturmayı yürüten savcı ile görüşmeler gerçekleştirdi. Yetkililer, aileye “Arıyoruz, bulacağız. Zainal Abarakov’un bu olayla ilgisi yok” diyerek intihar algısının aile tarafından da kabul edilmesine yönelik girişimlerini sürdürdü ancak 100 gündür Gülistan Doku’ya ait hiçbir bulgu yok.
Kızının kayboluşunun 100’ncü gününde açıklama yapan anne Bedriye Doku, “Bugün 100 gündür kızım yok. 100 gün. 100 gündür gece gündüz ağlıyorum. Sizden kim evlat sahibiyse, elinizi vicdanınıza koyun, sizden kimin elinden ne geliyorsa, alemlerin rabbi için yardım edersiniz” diyerek çağrıda bulundu.