Etiket: bedriye kuş

  • Mersin’de Halep’teki saldırılar protesto edildi- VİDEO

    Mersin’de Halep’teki saldırılar protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- Mersin Demokratik Kurumlar Platformu’nun Suriye’deki saldırılara ilişkin yaptığı basın açıklamasında “Bugün Halep’te yaşananlar durdurulmazsa, yarın çok daha büyük yıkımların ve geri dönülmez kırılmaların önü açılacaktır” denildi.

    Mersin Demokratik Kurumlar Platformu, Halep’te Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şêxmeqsûd ve Eşrefiye mahallelerine yönelik HTŞ saldırılarına ilişkin Özgür Çocuk Parkında basin açıklaması yaptı. Açıklamaya DEM Parti Mersin Milletvekilleri Perihan Koca ile Ali Bozan, Barış Anneleri, İnsan Hakları Derneği ve çok sayıda kurum temsilcisi katıldı. “Rojava vicdandır, direniştir, özgürlüktür teslim alınamaz” yazılı pankartın açıldığı eylemde “Rojava halkı yalnız değildir” sloganları atıldı. Basın metnini platform adına DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    PERİHAN KOCA: SOYKIRIM POLİTİKALARINI KABUL ETMİYORUZ

    Burada ilk olarak konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, Halep’te Kürt ve Süryani mahallelerinde sivil halkı hedef alan saldırıların sürdüğüne dikkat çekerek, söz konusu saldırıların bugüne özgü ya da münferit olmadığını söyledi. Geçmişten bu yana süregelen bir saldırı hattının devamı olduğunu vurgulayan Perihan Koca, “Geçtiğimiz yıl 8 Aralık 2024 tarihleri itibarıyla Suriye’de oluşan yeni inşa süreciyle beraber, HTŞ’nin, yani IŞİD artığı olan cihatçı çetelerin Alevi halkına yönelik katliamlarla, Dürzi halkına yönelik katliamlarla, Hristiyan halkına yönelik katliamlarla devam ettirdiği kıyım pratiği bugün Kürt halkıyla devam ediyor. Bizler bugün buradan bir kez daha ifade ediyoruz: Bu saldırıları kabul etmiyoruz. Suriye halklarına kandan, katliamdan, savaştan, soykırım politikalarından başka bir şey vadetmeyen bu kaosu kabul etmiyoruz” dedi.

    “SÜREÇ SABOTE EDİLMEK İSTENDİ”

    Ardından basın açıklamasını okuyan Bedriye Kuş, saldırıların tam da Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye ordusuyla siyasi çözüm arayışlarının tartışıldığı bir süreçte gerçekleşmesinin manidar olduğuna değindi. Bu durumun, çözüm ihtimalinin sabote etmeyi amaçladığını belirten Kuş, “Kürtleri hedef alan bu saldırılar yalnızca bugünü değil, Suriye’nin geleceğine dair olası siyasi uzlaşma zeminlerini de dinamitlemektedir. Bu saldırıların aynı zamanda Türkiye’de devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecini olumsuz etkileyeceği açıktır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik bu saldırılar, daha önce Süveyda’da Dürzilere, Alevi yerleşimlerine yönelik gerçekleştirilen saldırıların devamı niteliğindedir. Bu saldırılar, Suriye’nin çok kimlikli ve çok inançlı toplumsal dokusunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştırmayı amaçlayan karanlık bir aklın ürünüdür” dedi.

    “KÜRDE ÖLÜM VARKEN BARIŞ OLMAZ”

    Son olarak söz alan DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, hükümeti eleştirerek şunları söyledi: “Ankara’da oturup Suriye için ‘Suriye’nin toprak bütünlüğü’ diyenlere, Suriye için ‘tek millet, tek devlet, tek ordu’ diyenlere sesleniyoruz. Daha üç gün önce sizin şahitliğinizde Paris’te yapılan görüşmelerde Suriye’nin güneyi İsrail’e teslim edildi. İsrail’e söyleyecek sözünüz yok mu? İsrail’e Suriye’nin güneyi teslim edilirken Suriye’nin toprak bütünlüğü bozulmuyor mu? Halep’te Kürt’e ölüm varken Mersin’deki, Van’daki, İstanbul’daki, Amed’deki Kürt’le kardeşlik olur mu? Artık bir karar verin. Kürtler gerçekten sizin kardeşiniz mi? Yoksa Kürtlere saldıranlar, kazanımlarına saldıranlar, Kürtleri katledenler IŞİD artığı çeteler olsa dahi onları mı destekleyeceksiniz? Barış diyen, kardeşlik diyen, çözüm diyen Kürtleri mi istiyorsunuz, yoksa IŞİD artığı çeteleri mi istiyorsunuz? Bizler Kürtler ve dostları olarak Halep’te Kürtlere yönelik saldırılar durduruluncaya kadar sokakta olacağız, alanda olacağız. Halep’te yaşayan Kürtleri yalnız bırakmayacağız, yalnız bırakmayalım.”
    Açıklama, sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin DEM Parti il örgütünden TFF’ye çağrı: Leyla Zana’ya yönelik söylem incelensin- VİDEO

    Mersin DEM Parti il örgütünden TFF’ye çağrı: Leyla Zana’ya yönelik söylem incelensin- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, Leyla Zana’ya dönük cinsiyetçi söylemi kınayarak, “Yaşanan yalnızca bir ‘slogan’ değil, ülkenin barış umuduna ve birlikte yaşama iradesine yöneltilmiş açık bir saldırıdır. TFF bu konuda inceleme başlatmalıdır” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, Bursaspor taraftarının Leyla Zana’yı hedef alan küfürlü tezahüratına ilişkin parti binası önünde basın açıklaması yaptı. “Leyla Zana onurumuzdur” yazılı pankartın açıldığı açıklamada “Jin jiyan Azadi” ve “Leyla Zana onurumuzdur” sloganları atıldı. Basın metnini DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    “BU NEFRET DİLİ BARIŞIN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL”

    Bedriye Kuş, yaşanan yalnızca bir “slogan” değil, ülkenin barış umuduna ve birlikte yaşama iradesine yöneltilmiş açık bir saldırı olduğunu dile getirdi. Leyla Zana’ya yönelik tribünlerden yükselen ırkçı ve cinsiyetçi söylemin öfke ve derin bir üzüntü yarattığını belirten Bedriye Kuş,” Leyla Zana ismi, bu topraklar için yalnızca bir siyasetçi ismi değildir; bir halkın eşitlik arayışının, kadın mücadelesinin ve barış iradesinin sembolüdür. Ona yöneltilen her hakaret, kadınların siyasal alandaki varlığına ve Kürt halkının demokratik çözüm talebine dönük açık bir saldırıdır. Kadınları ve Kürt kimliğini hedef alan bu dışlayıcı ve nefret yüklü dil, toplumsal barışın önündeki en büyük engellerden biridir” diye konuştu.

    TFF’YE ÇAĞRI

    Kuş, bu yaklaşımın nefret söylemini normalleştirdiğini ve cesaretlendirdiğini vurgulayarak, “Yaşananlar karşısında sessiz kalmayı ya da bu olayları “taraftar taşkınlığı” olarak geçiştirmeyi kabul etmiyoruz. Bu yaklaşım, nefret söylemini normalleştirmekte ve cesaretlendirmektedir. Bu nedenle Türkiye Futbol Federasyonu’nu ve ilgili tüm kurumları, şeffaf, bağımsız ve titiz bir inceleme başlatmaya davet ediyoruz. Hukukun işletilmesi, yalnızca bugün için değil; çocuklarımızın daha demokratik, daha eşit bir ülkede yaşayabilmesi için hayati önemdedir” dedi.

    Bedriye Kuş, sözlerini “Leyla Zana’ya yapılan haksızlığın karşısında; barışın ve kardeşliğin örgütlü gücüyle duruyoruz. Ne olursa olsun; kadınların özgürleştiği, Kürt halkının onuruyla yaşadığı ve ırkçılığın son bulduğu bir geleceği hep birlikte inşa edeceğiz” diye sonlandırdı.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin’den Yüksekdağ ve Demirtaş için özgürlük çağrısı- VİDEO

    DEM Parti Mersin’den Yüksekdağ ve Demirtaş için özgürlük çağrısı- VİDEO

    PİRHA- HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’la birlikte 7 HDP’li vekilin 4 Kasım 2019’da hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandığı operasyonun yıldönümünde DEM Parti Mersin İl Örgütü, “DEM Parti’ye yönelik yapılanlar siyasi darbedir, tutsaklar derhal serbest bırakılsın!” mesajı verdi.

    HDP Eş Genel Başkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş’la birlikte 7 HDP’li vekilin 4 Kasım 2019’da hukuksuzca gözaltına alınıp tutuklandığı operasyonun yıldönümünde DEM Parti Mersin İl Örgütü Basın açıklaması düzenledi. 9 yıldır sebepsiz yere tutsak edilen siyasiler adına iradelerine sahip çıkmak için sokağa çıkan yurttaşlar, “Siyasi tutsaklar onurumuzdur” sloganları eşliğinde seslendi.

    KUŞ: DEM PARTİYE YÖNELİK YAPILANLAR SİYASİ DARBEDİR

    Açıklamada DEM Parti’ye yönelik yapılan operasyonun bir darbe olduğunu dile getiren DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Aralarında o dönem HDP Eş Genel Başkanlarımız Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın da olduğu 12 milletvekili arkadaşımız gözaltına alınmış, 9 milletvekili arkadaşımız hukuksuz bir şekilde tutuklanmıştır. Akabinde gerçekleştirilen operasyonlarda MYK üyelerimiz, birçok partili yoldaşımız 6-7 Ekim Kobani olayları gerekçe gösterilerek gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır. Nitekim bu darbeyle birlikte tutuklanan ve tutuklulukları siyasi saiklerle halen devam eden Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş hakkında AİHM tarafından defalarca kez serbest bırakılması yönünde karar verilmiş olmasına rağmen bu karar uygulanmamıştır” dedi. Operasyonun halkın iradesine yönelik bir saldırı olduğunun ve HDP’li belediyelere kayyım atandığının altını çizen Kuş, “Şimdiye kadar 10 belediyemiz kayyım darbesiyle gasp edilirken bu darbe siyaseti muhalefet belediyelerine yönelik saldırılarla devam etmektedir” sözlerine yer verdi.

    “KAYYIM SİYASETİNDEN VAZGEÇİLMELİ, SİYASİ TUTSAKLAR DERHAL SERBEST BIRAKILMALI”

    Başlatılan Barış sürecine rağmen DEM Partili Belediyelere yönelik kayyım rejiminde ısrarcı olduğunun altını çizen Kuş, “Kayyım siyasetinden vazgeçilmesi, belediyelerin gerçek sahiplerine iade edilmesi, Kobani Kumpas davasından tutuklu bulunan Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş başta olmak üzere bu davadan tutuklu tüm tutsakların derhal serbest bırakılması sürecin gerekliliğidir. 4 Kasım HDP’ye yönelik gerçekleştirilen siyasi darbenin ve Batman, Mardin ve Halfeti’ye yönelik gerçekleştirilen kayyım darbesinin yıldönümünde tüm il ve ilçe örgütlerimiz basın açıklamaları ve yürüyüşlerle protesto etkinlikleri gerçekleştirmelidir” çağrısı yaptı.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de şarkılar barış için söylendi- VİDEO

    Mersin’de şarkılar barış için söylendi- VİDEO

    PİRHA- Sanatolia Kolektif Atölyeleri’nin düzenlediği “Sanat Günleri” etkinliğinde Mersin Barış Anneleri Meclisi ile dayanışma adına şarkılar seslendirildi. Etkinlikte barış vurgusu yapıldı.

    Sanatolia Kolektif Atölyeleri, ilk kez düzenlediği “Sanat Günleri” etkinliği kapsamında Mersin Barış Anneleri Meclisi ile dayanışma amacıyla atölye binasında müzik etkinliği gerçekleştirdi. Etkinliğe Barış Anneleri, Akdeniz Belediye Meclis Üyeleri, DEM Parti il ve ilçe örgütü yöneticileri ve çok sayıda kişi katıldı.

    Etkinlikten önce kısa bir konuşma yapan Mersin Barış Anneleri Meclisi Sözcüsü Emine Eren, bugüne kadar yürüttükleri çalışmalar için Barış Anneleri’ne teşekkür ederek, “Artık hiçbir anne ağlamasın, acı çekmesin diye barışa el uzatmak gerekiyor. Bunun için hep mücadele ettik, mücadele etmeye de barışa ses olmaya da devam edeceğiz” dedi.

    DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş ise yaklaşan 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün gerçek bir barışa vesile olmasını diledi.

    Ardından Kürtçe şarkılar seslendirildi. Etkinlik, dengbêj dinletisi ve halaylarla sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin’den polis şiddetine tepki- VİDEO

    DEM Parti Mersin’den polis şiddetine tepki- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, Bayrampaşa’da Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle bir ailenin polisler tarafından darp edilmesine tepki göstererek, olayın münferit değil sistematik bir devlet politikası olduğunu vurguladı.

    Bayrampaşa’da yaşanan polis şiddeti olayı, kamuoyunda büyük yankı uyandırırken, DEM Parti Mersin İl Örgütü konuya ilişkin bir basın açıklaması gerçekleştirdi. İl binası önünde yapılan açıklamada “Kürtçeye karşı hazımsızlığa geçit vermeyeceğiz” yazılı pankart açıldı. Basın metnini okuyan DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş,14 yaşındaki bir çocuğa biber gazı sıkılmasını, 7 aylık hamile bir kadının tekmelenerek hastaneye kaldırılmasını ve bebeğin kafatası hasarıyla yoğun bakımda olmasını “insanlık suçu” olarak nitelendirdi.

    “KÜRTLERE YÖNELİK SİSTEMATİK BİR SALDIRI”

    Bedriye Kuş, olayın yalnızca birkaç polis memurunun orantısız güç kullanımı değil, Kürt halkına yönelik sürdürülen inkâr ve imha siyaseti kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Kuş, “Bugün bir bebek yaşam mücadelesi verirken, bir anne yoğun bakımda hayatta kalmaya çalışıyor. Bu bir hak ihlali değil, açık bir insanlık suçudur” dedi.
    Darp raporlarının hastane kayıtlarına yansıtılmamasını, yoğun bakımdaki annenin ifadesinin baskı altında alınmaya çalışılmasını ve polisler hakkında hiçbir işlem başlatılmamasını eleştiren Kuş, “Saldırıya karışan polisler değil, mağdurlar sorgulanıyor. Ceza yerine koruma kalkanı devreye girmiştir” ifadelerini kullandı.

    “POLİSLER HAKKINDA YARGILAMA SÜRECİ BAŞLATILMALI”

    Kürt diline, kültürüne ve kimliğine yönelik baskının kabul edilemez olduğunu belirten Bedriye Kuş, Kürtçe müziğin kriminalize edildiğini söyleyerek, “Kürtçe müzik dinledikleri gerekçesiyle insanların darp edilmesi, gözaltına alınması; bu ülkede hukukun ne kadar tek taraflı işlediğinin kanıtıdır. Kürtçe dinlemek suç değildir. Bu saldırıya sessiz kalan herkes bu zulmün ortağıdır” dedi.

    Saldırıya karışan tüm polislerin derhal açığa alınması, bağımsız ve etkin bir soruşturmanın yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Bedriye Kuş, “Yoğun bakımda olan kadının ve bebeğinin tedavisi devlet güvencesinde sağlanmalı; aileye yönelik tüm maddi ve manevi zararlar tazmin edilmelidir. Darp izlerini saklayan sağlık çalışanları ile mağdurlara baskı yapan kolluk görevlileri hakkında yargı süreci başlatılmalıdır. Kürt halkının dili, kimliği ve kültürü kriminalize edilemez. Kürtçe müzik dinlemek suç değildir. Bu saldırıya sessiz kalan herkes bu zulmün ortağıdır. DEM Parti olarak yargıdan, sokaktan, meclisten ve yaşamın her alanından bu insanlık suçuna karşı ses yükseltmeye devam edeceğiz” mesajını verdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Deniz Poyraz Mersin’de anıldı: Sözümüz, onurlu bir barışın tesisi- VİDEO

    Deniz Poyraz Mersin’de anıldı: Sözümüz, onurlu bir barışın tesisi- VİDEO

    PİRHA- HDP İzmir İl Örgütü binasına yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz, ölümünün 4. yılında Mersin’de anıldı. Anmada, “Deniz Poyraz ve Türkiye halklarına sözümüz; bu topraklarda onurlu bir barışın tesis edilmesidir” mesajı verildi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir İl Örgütü binasına 17 Haziran 2021’de Onur Gencer isimli failin gerçekleştirdiği saldırıda katledilen Deniz Poyraz, ölümünün dördüncü yılında Mersin’de anıldı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Örgütü tarafından parti binası önünde yapılan basın açıklamasına DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, Barış Anneleri, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile çok sayıda yurttaş katıldı.

    “Deniz Poyraz ölümsüzdür” yazılı pankartın açıldığı açıklamada “Jin, jiyan, azadi”, “Deniz Poyraz ölümsüzdür” sloganları atıldı. Basın metnini DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    “TETİĞİ ÇEKEN EL YALNIZ DEĞİLDİ”

    Deniz Poyraz’ın katledilmesini Kürt kadın mücadelesine ve halkların birlikteliğine yönelik sistematik bir saldırı olarak niteleyen Bedriye Kuş, “Biz biliyoruz ki o tetiği çeken parmak bu düzende yalnız değildi. O el, yıllardır Kürt halkına, kadınlara, muhaliflere ve devrimcilere yöneltilen inkarın, asimilasyonun ve şiddetin uzantısıdır. Deniz’i hedef haline getiren, cezasızlığı teşvik eden, nefret dilini körükleyen, saldırganın sırtını sıvazlayarak büyüten bu rejimdir” dedi.

    Deniz Poyraz’ın katledilmesinin ardından yürütülen yargı sürecinin adaletsiz bir biçimde yürütüldüğünü dile getiren Bedriye Kuş; yalnızca katilin ceza almasının yeterli olmadığını, azmettiricilerin de yargılanması gerektiğinin altını çizdi.

    “POLİTİK BİR CİNAYET”

    Açıklamadan sonra konuşan DEM Parti Milletvekili Perihan Koca, Deniz Poyraz’ın politik bir cinayetle hayattan koparıldığını söyleyerek, “Bu kan ve katliam hukuku ancak halkların güçlü bir barış mücadelesiyle durdurulabilir. Demokratik bir cumhuriyetin inşasıyla yeni bir toplum taçlanabilir. O yüzden bugün Deniz Poyraz yoldaşımıza, Fehime anneye, Barış Anneleri’ne ve Türkiye halklarına sözümüz onurlu bir barışın tesis edilmesi olacaktır” ifadelerini kullandı.

    Açıklama, slogan ve zılgıtlar eşliğinde son buldu.

    PİRHA/ MERSİN

  • Altun ve Kaytan Mersin’de anıldı- VİDEO

    Altun ve Kaytan Mersin’de anıldı- VİDEO

    PİRHA- PKK’nin kurucularından Rıza Altun ve Ali Haydar Kaytan Mersin’de anıldı.

    PKK’nin 12’nci Kongresinde öncü kadrolarından Ali Haydar Kaytan’ın 3 Temmuz 2018 tarihinde, Rıza Altun’un ise 25 Eylül 2019 tarihinde hayatını kaybettiğini açıklamasının ardından birçok yerde anma programları yapılıyor.

    Mersin’de de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kaytan ve Altun için anma programı yaptı. Anmaya çok sayıda kurum temsilcisi, sosyalist örgütler, Barış anneleri ve yurttaşlar katıldı. Saygı duruşu ile başlayan anmada Rıza Altun’un hayat hikayesi okundu.

    Ardından konuşma yapan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, Ali Haydar Kaytan’ın ‘yorulmak bilmez bir hakikat savaşçısı’ olduğunu söyleyerek, “Ali Haydar Kaytan, bu yürüyüşün en önlerinde yer aldı. Her anına anlam katma arayışıyla geçen bir ömür, söze bağlılığın donattığı bir öncü oldu” dedi.

    Anma, Ali Haydar Kaytan’ın okuduğu şiirin dinletilmesiyle sona erdi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Sırrı Süreyya Önder için Mersin’de taziye kuruldu- VİDEO

    Sırrı Süreyya Önder için Mersin’de taziye kuruldu- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de Sırrı Süreyya Önder için kurulan taziyede konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Sırrı Süreyya Önder’in mücadelesine sahip çıkıp, yarım bıraktığı barış özlemini tüm halklar olarak hep birlikte inşa edeceğiz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, 3 Mayıs’ta yaşamını yitiren TBMM Başkanvekili, İmralı Heyeti üyesi ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder için il binasında taziyeleri kabul etti. Taziyeye çok sayıda sivil toplum kurumu, Barış Annesi, parti temsilcileri ve yurttaş katıldı.

    Taziyede konuşma yapan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Tüm halkların başı sağolsun” diyerek, Sırrı Süreyya Önder’in toplumsal barış için verdiği emeklerden söz etti. Barış tohumlarının filizlendiğini vurgulayan Bedriye Kuş, “Sırrı Süreyya Önder, bu ülkeye büyük emek veren, büyük fedakarlık yapan, kendi sağlığını bile hiçe sayarak bu mücadele için kendini feda eden çok önemli bir şahsiyetti. Halklar için de büyük bir değerdi. Hasta döşeğinde bile özlemini duyduğu onurlu barışı tüm toplumun gündemine taşınmasında büyük emeği var. Bütün halkları bir araya getiren bir şahsiyetti. Bu anlamda aslında barışın tohumlarının filizlendiğini düşünüyorum. Umarız, herkes onun mücadelesine sahip çıkar ve yarım bıraktığı barış özlemini halklar hep birlikte inşa eder” dedi.

    Taziyeye katılanlar da Önder ile ilgili konuşmalar yaparak barış için verdiği mücadeleye değindi.

    DEM Parti Mersin İl Örgütü, taziyeleri 3 gün boyunca il binasında kabul etmeye devam edecek.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin İl Örgütü: 8 Mart’ın verdiği cesaret, Newroz’un verdiği umut ile 1 Mayıs’ta alanlardayız! – VİDEO

    DEM Parti Mersin İl Örgütü: 8 Mart’ın verdiği cesaret, Newroz’un verdiği umut ile 1 Mayıs’ta alanlardayız! – VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, “Emeğin özgürlüğü ve demokratik toplum şiarıyla haydi 1 Mayıs’a” diyerek, 1 Mayıs İşçi Bayramı’nda alanlarda olma çağrısı yaptı.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü, 1 Mayıs İşçi Bayramı ile ilgili il binasında basın toplantısı yaptı. “Emeğin özgürlüğü ve demokratik toplum şiarıyla haydi 1 Mayıs’a” diyen DEM Parti Mersin İl Örgütü, 1 Mayıs Perşembe günü eski Tevfik Sırrı Gür Stadyumu’nda başlayıp Cumhuriyet Meydanında yapılacak olan mitinge çağrı yaptı.

    “1 MAYIS’I TARİHİ Bİ SÜREÇTE KARŞILIYORUZ”

    Basın metnini okuyan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıya işaret ederek tarihsel bir süreçte 1 Mayıs’a gidildiğini belirterek, “Halkların demokratik ittifakını, eşitlik temelinde yeniden kurmayı esas alan tarihi çağrı, ezilenler ve sömürülenler için büyük bir umut olmuştur. Sayın Öcalan’ın çağrısında yer alan, ‘Her kesimin, kendilerini esas aldıkları sosyo-ekonomik ve siyasal yapılanmaların ancak demokratik toplum ve siyasal alanın mevcudiyetiyle mümkündür’ ifadesi, işçi sınıfına, emekçilere ve ezilenlere, demokratik bir toplum inşasında büyük sorumluluk ve görevler yüklemektedir. Bu antidemokratik düzen ve sömürü sistemine itirazımız var diyoruz. Adil, barışçıl, demokratik bir toplum ve ülkenin, ancak enternasyonal ve devrimci dayanışma ile mümkün olduğunu biliyoruz” dedi.

    Kayyım politikalarının birçok işçiyi mağdur ettiğini vurgulayan Bedriye Kuş, “Kayyum dönemlerinde yerel yönetim emekçilerinin sendikal hakları yok sayılmış, imzalanan toplu sözleşmeler iptal edilmiş, görevden alma, sürgün, mobbing, sendikal ayrımcılık, angarya ve keyfi çalıştırma rutin hale getirilmiştir” diyerek, şu taleplerle 1 Mayıs’ta alanlarda olacaklarını ifade etti:

    “- Kayyım gaspına hayır demek için 1 Mayıs’ta alanlara çıkıyoruz.

    -Tecrit bir insanlık suçudur. Yaşanan bu insanlık dışı uygulamaya hayır demek için halkımızı 1 Mayıs’ta alanlar davet ediyoruz.

    -Biz dünyanın ezilenleri, kadınları, gençleri, işçileri, işsizleri, mülksüzleri ve mültecileri olarak umutlarımızı, gücümüzü, inancımızı bir kez daha 1 Mayıs alanlarına taşıyoruz!

    -Demokratik haklarını kullanarak alanlarda itirazlarını yükselten gençlerin, öğrencilerin işkence ve taciz ile gözaltına alınmasını, tutuklanmasını kabul etmediğimizi 1 Mayıs’ta alanlarda haykıracağız!

    -İş cinayetlerinin, geçim sıkıntısından ötürü yaşanan intiharların kader olmadığını haykırmak ve bu düzene mahkûm olmadığımızı göstermek için 1 Mayıs’ta alanlarda itirazımızı yüseltiyoruz!

    -Sefalet ücretine karşı insan onuruna yakışır bir ücret için itiraz ediyoruz!

    -Erkek egemen zihniyet tarafından kadın emeğinin sömürülmesine, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine hayır dediğimizi 1 Mayıs’ta alanlarda haykırıyoruz!

    -Halkları ayrıştırarak sömürü çarkında mülteci emeğini sömüren sermaye zorbalığına karşı sınırların anlamsız olduğunu, göçmen ve mülteci işçilerin köle olmadığını haykırmak için 1 Mayıs’ta alanlara çıkıyoruz!

    -Küçük bedenlerde büyük sömürü çarklarının dönmemesi ve çocuk işçiliğine hayır demek için 1 Mayıs’ta alanlarda haykırıyoruz!

    -Ekolojik yıkıma, talana, doğanın sermayeye peşkeş çekilmesine, yoksullaşmaya hayır demek için 1 Mayıs’ta alanlarda buluşuyoruz!

    -İş cinayetlerine, güvencesizliğe, sömürüye, toplumsal cinsiyet eşitsizliklerine, ölümlere, savaş politikalarına, meydan okuyor, artık yeter diyoruz!

    -8 Mart’ın verdiği cesaret, Newroz’un verdiği umut ile 1 Mayıs’ta alanlardayız!”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de ‘Alevi soykırımı biran önce durdurulsun’ çağrısı- VİDEO

    Mersin’de ‘Alevi soykırımı biran önce durdurulsun’ çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Suriye’deki Katliamlara Karşı Dayanışma İnisiyatifi, Mersin’de yaptığı eylemde Suriye’de Alevilere ve kadınlara yapılan katliamlara ses çıkararak, “Suriye’de kadınlar kaçırılıyor, her türlü işkence yapılarak tecavüze uğruyor ve katlediliyor. Soykırım yapan HTŞ yönetimine ve Colani’ye başta Türkiye ve diğer ülkeler derhal harekete geçmeli” dedi.

    Mersin’de kurulan Suriye’deki Katliamlara Karşı Dayanışma İnisiyatifi; Suriye’deki katliamların, kadınların kaçırılmasını ve HTŞ Lideri Colani’nin Türkiye’yi ziyaret etmesini protesto etti. Özgür Çocuk Parkında bir araya gelen kitle, “Suriye’de Alevi katliamını durdurun” yazılı pankart açarak katliamda öldürülen sivillerin fotoğraflarını taşıdı.

    İnisiyatif adına basın açıklamasını okuyan Arap Alevi Kültür Derneği üyesi Özcan Damla, HTŞ’ye bağlı grupların Alevileri yerlerinden ettiğine, kutsal mekanları tahrip ettiğine ve yapılan işkencelerle katliamı soykırıma dönüştürdüğüne dikkat çekti.

    “SOYKIRIM EN ÇOK ALEVİ KADINLARA UYGULANDI”

    Soykırımın tüm dünyanın gözü önünde yapıldığını söyleyen Özcan Damla,Soykırım en çok Alevi kadınlara ve çocuklara uygulanmıştır. Son günlerde her gün Suriye’de Kadınlar kaçırılıyor, her türlü işkence yapılarak, tecavüze uğruyor ve katlediliyor. Milyonlarca Suriyeli gibi, çok sayıda kadın da evlerini terk etmek zorunda kalmış ve mülteci olarak zorlu yaşam koşullarına katlanmak durumunda bırakılmıştır. Suriye’de maalesef bugün kaybedilen canların sayısının binlerle ölçüldüğü bir aşamaya gelinmiştir. Eli kanlı ve soykırım yapan HTŞ yönetimine ve Colani’ye başta Türkiye ve diğer ülkeler hiçbir destek sağlamamalı ve ülkelere girişleri yasaklanmalıdır” diye konuştu.

    Damla, katliamların derhal son bulması gerektiğini kaydederek Suriye’deki bütün kimlikleri ve inançları kapsayacak demokratik bir yönetimin kurulması gerekliliğine vurgu yaptı.

    “ALEVİ SOYKIRIMI BİR AN ÖNCE DURDURULMALI”

    Basın açıklamasının ardından kurum temsilcileri söz alarak katliamı durdurma çağrısı yaptı. Mersin Cemevi adına konuşan Aysel Demir Kılavuz, Colani’nin Türkiye’ye davet edilmesine dair AKP hükümetini eleştirdi ve katliamlara karşı bir olmanın önemine işaret etti.

    Mersin Dersimliler Derneği Başkanı Nurşen Çığlık, AKP hükümetine seslenerek katliamların durdurulması için harekete geçmeleri gerektiğini dile getirdi.

    Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Mersin Eş Başkanı Hüsniye Çelik, Suriye’de laik demokratik bir hükümet kurulması gerektiğinin elzem olduğunu söyledi.

    Halkların  Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, HTŞ’nin IŞİD zihniyetiyle aynı olduğunu belirterek tüm farklılıklara ve kadınlara düşman olan bu zihniyetle mücadele edeceklerinin altını çizdi.

    İnsan Hakları Derneği Kadın Komisyonu Üyesi Zeynep Kara, “Suriye topraklarını paylaşmak isteyen emperyalist güçlerinin desteğiyle Alevilere, Kürtlere, Dürzilere, Hristiyanlara yönelik bir soykırım başladı ve tüm dünya ülkeleri bu soykırıma sessiz kalıyorlar. Biz Aleviler şiddeti hiçbir zaman savunmadık. Barışı yine her zaman olduğu gibi kadınlar örecek” dedi.

    Eğitim Sen Şube Başkanı Mahmut Sümbül halklara, inançlara yapılan katliamlara karşı demokratik bir Suriye’nin inşası için mücadeleyi büyüteceklerini dile getirdi.

    Siyasetçi Aytuğ Atıcı da katliamlarda en çok kadınların etkilendiğini kaydederek, yapılanın açıkça bir Alevi katliamı olduğunu belirtti.

    PİRHA/ MERSİN

  • Akdeniz Belediyesi önündeki kayyım nöbeti sürüyor: Tutuklamalar son bulsun!- VİDEO

    Akdeniz Belediyesi önündeki kayyım nöbeti sürüyor: Tutuklamalar son bulsun!- VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi önünde sürdürülen kayyım nöbetinde konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Demokratik talep ve tepkilerini dile getirenlere karşı keyfi gözaltı ve tutuklamalara derhal son verilmeli, tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır” dedi.

    Mersin’in Akdeniz İlçe Belediyesi’ne 14 Ocak’ta kayyım atanmasının ardından belediye önünde başlatılan nöbet devam ediyor. Belediyenin önünde sürdürülen nöbete kentte bulunan sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda yurttaş katılım sağladı. Nöbette, “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir” pankartı açıldı.

    Burada yapılan basın açıklamasında Ekrem İmamoğlu ile diğer belediye başkanlarının tutuklanmasına, Şişli Belediyesi’ne kayyım atanmasına, İstanbul Barosu yönetiminin görevden alınması ve Eğitim Sen hakkında soruşturma başlatılmasına değinildi.

    “KAYYIM ANLAYIŞI TÜM TÜRKİYE İÇİN BİR TEHDİTTİR”

    Basın açıklamasını okuyan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, kayyım uygulamalarının demokratik toplum yapısı için büyük bir tehdit olduğunu belirterek, “Ekrem İmamoğlu’nun şahsında, halkın seçtiği temsilcilerin görevlerini özgürce yapabilmesi en temel demokratik haktır. Yerel yönetimlerin vesayet altına alınması tüm Türkiye’nin geleceğine yönelik bir tehdittir. Demokrasinin olmazsa olmazı, çoğunluğun iradesine saygı duymak ve azınlık haklarını korumaktır. Bu ilkeler ışığında, İstanbul’un ve tüm kentlerimizin, siyasi kaygılardan uzak, halkın ihtiyaçlarına odaklanan bir yönetim anlayışına ihtiyacı vardır” dedi.

    Dilek İmamoğlu’na yönelik cinsiyetçi söylemlere de değinen Bedriye Kuş, eril zihniyetin kayyımcı zihniyet ile aynı olduğunu vurgulayarak nefret söylemi dile getirenlerin yargılanmasını talep etti.

    “BAĞIMSIZ YARGIYA AÇIK BİR SALDIRI”

    İstanbul Barosu yönetimin görevden alınmasının bağımsız yargıya karşı açık bir saldırı niteliği taşıdığını ve kaydeden Bedriye Kuş, “İstanbul Barosu’nun demokratik iradeyle seçilmiş yönetimine yönelik bu müdahale girişimi, kayyım zihniyetinin hukuk alanına sıçradığının ve tüm demokratik kurumları vesayet altına alma hedefinin bir yansımasıdır.Bu süreç, yalnızca İstanbul Barosu’nu değil, tüm meslek örgütlerinin özerkliğini ve demokratik işleyişini tehdit etmektedir” diye konuştu.

    TALEPLER SIRALANDI

    Son olarak Eğitim Sen Merkez Yönetimine yönelik açılan soruşturmanın sendikal özgürlüklerin, akademik özerkliğin ve demokratik hakların hedef alındığı siyasi bir saldırı olduğunu belirten Bedriye Kuş, yaşanan tüm hukuksuzluklara son verilmesi için şu çağrıda bulundu:

    “Demokratik talep ve tepkilerini dile getirenlere karşı keyfi göz altı ve tutuklamalara derhal son verilmeli, bu nedenlerden dolayı tutuklananlar derhal serbest bırakılmalıdır.

    Siyasi iktidarı, sendikal özgürlükleri baskı altına alma politikalarından derhal vazgeçmeye ve Eğitim Sen’e yönelik hukuk dışı soruşturmayı geri çekmeye davet ediyoruz.

    Yargıyı, tarafsızlık ve bağımsızlık ilkelerine bağlı kalarak bu siyasi operasyona alet olmamaya çağırıyoruz.

    Tüm eğitim emekçilerini, akademisyenleri, demokrasi güçlerini ve kamuoyunu, “sendikal mücadeleye ve örgütlü hak arayışına sahip çıkmaya davet ediyoruz.”

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart startını verdi- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi 8 Mart startını verdi- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü haftasının startını verdiğini duyurarak, “Bu 8 Mart’ta da direniş coşkumuzu her yere yayarak özgürlüğe yürüyoruz. Tüm kadınları 8 Mart’ta alanlara, direnişimizi yükseltmeye çağırıyoruz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi, 8 Mart etkinliklerinin startını Yoğurtçu Parkı’nda düzenlediği açıklamasıyla verdi. “Kadın yaşam özgürlük” ve “Jin jiyan azadi” sloganlarının atıldığı açıklamada Kürtçe ve Türkçe “Kadın özgürlük mücadelesiyle barışı örgütlüyoruz” pankartı açıldı.

    İlk olarak konuşan DEM Parti Mersin Milletvekili Perihan Koca, “8 Mart startımızı başlatıyoruz. Bu süreçte fabrikalarda, tarlalarda, tekstil atölyelerinde, iş yerlerinde, evlerde, sokaklarda karanlığa karşı umut kadınlarda diyeceğiz. Barışı ve özgürlüğü kadınlar getirecek” dedi.

    “JİN JİYAN AZADİ FELSEFESİYLE 8 MART’I KARŞILIYORUZ”

    Ardından basın metnini okuyan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş erkek egemenliğine, kapitalist sömürüye, kadına yönelik şiddete, ayrımcılığa ve özel savaş politikalarına karşı ‘Jin Jîyan Azadî’ felsefesiyle 8 Mart’ı karşıladıklarını söyledi.

    Kadın yoksulluğunun, kadın işsizliğinin ve “emek sömürüsünün” iktidarın politikalarından bağımsız olmadığını belirten Bedriye Kuş, “Eşitlik ilkesi yerine sadaka kültürüyle inşa edilen toplumsal yapıya karşı, doğayla uyumlu bir ekonomi için mücadele ediyoruz. 8 Mart alanlarında erkek devlet şiddetine, özel savaşa, işgale, tecrite ve sömürüye karşı direnişin sesini yükseltiyoruz. Kadına yönelik şiddet ve katliamlara karşı daha fazla örgütlenerek mücadele edeceğiz. Uyuşturucu, fuhuş, tüketim kültürü gibi özel savaş politikalarına izin vermeyeceğiz. Savaş, işgal, asimilasyon ve tecrit politikalarına karşı mutlak özgürlük için mücadelemizi büyütüyoruz. Anadilimizle, kültürümüzle yeni yaşamı inşa edeceğiz. Özgür yaşam iddiamızı büyütüyor, kadın direnişi ve ittifakıyla yaşamı aydınlatacağız. Tüm dünya kadınlarıyla birlik olmanın coşkusunu bu 8 Mart’ta da önümüze koyuyoruz. Ortak saldırılara karşı ortak mücadele hattını örüyoruz. Tüm kadınları 8 Mart’ta alanlara, direnişimizi yükseltmeye çağırıyoruz. Onurlu bir barış inşa edilene, örgütlülüğümüz özgürlüğümüze dönüşene dek alanlarda olacağız. Bu 8 Mart’ta da direniş coşkumuzu her yere yayarak özgürlüğe yürüyoruz” diye konuştu.

    DEM Parti Kadın Meclisi’nin 8 Mart haftası etkinlik takvimi şöyle:

    “-2 Mart’ta Karaduvar Mahallesi’nde tarım işçisi kadınlar ziyaret edilecek. (08:00)
    -2 Mart’ta Tarsus ilçesinde kadın toplantısı gerçekleştirilecek. (14:00)
    *3 Mart’ta İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi’nde kadın tutsaklara kart gönderme etkinliği düzenlenecek. (11:00)
    -4 Mart’ta Forum AVM’de yaşam zinciri oluşturulacak. (17:30)
    -5 Mart’ta Yunus Emre Kültür Merkezi’nde kadın cinayetlerine ve toplumsal cinsiyet rolleri üzerine panel düzenlenecek. (14:00)
    -6 Mart’ta “Türkiye’de kadın olmak” başlığı ile Mimoza Kadın Derneği’nde panel düzenlenecek. (13:00)
    -7 Mart’ta DEM Parti’li kadın vekillerin katılımı ile Barış Parkı’nda şölen düzenlenecek. (14:00)
    -8 Mart’ta Kushimato Sokağı’ndan Özgecan Aslan Meydanı’na yürüyüş gerçekleştirilecek. (19:30)”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de kayyım eylemi sürüyor: AKP’nin usulsüzlüklerini teşhir edeceğiz- VİDEO

    Mersin’de kayyım eylemi sürüyor: AKP’nin usulsüzlüklerini teşhir edeceğiz- VİDEO

    PİRHA- Akdeniz Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı düzenlenen nöbet eyleminde konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, AKP’nin yönetimindeyken Akdeniz Belediyesi’nde yapılan usulsüzlükleri teşhir edeceklerini duyurdu.

    Mersin’de Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) yönetimindeki Akdeniz İlçe Belediyesi’ne 14 Ocak’ta kayyım atanmasına karşı başlatılan nöbet eylemi devam ediyor. Yaklaşık bir buçuk aydır abluka altındaki belediye binası önünde sürdürülen nöbette, “Kayyım rejimi halk iradesine darbedir” pankartı açıldı.

    NİZAR ESEN: BARIŞ KAYYIMLARLA GELMEZ

    Nöbette ilk olarak konuşan DEM Parti Akdeniz İlçe Eşbaşkanı Nizar Esen, AKP iktidarını, ülkenin kurumlarını kendi çıkarları için kullanmakla eleştirdi. Esen, “Talebimiz ısrarla barıştır, demokrasidir, eşit yurttaşlıktır. Barışın yolu barikatlarla, kayyımlarla olmaz. Bu kayyım, barikatlar ülkedeki eşitsizliğin temel sebebidir. Bu ülkede eşitliğin, barışın yolu bu barikatları kaldırmaktan geçer. Sandığın başına oy kullanmaya giden herkes size lanet ediyor. Sizler, bu halkın içinde teşhir olmuş hırsızlarsınız. Talebimiz ısrarla barıştır, demokrasidir, eşit yurttaşlıktır. Bu ülkedeki demokratik koşulların güçlenmesi ve siyasetin eşit şartlarda yapılması için mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

    “YOLSUZLUKLARI TEŞHİR EDECEĞİZ”

    Ardından konuşan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, belediye meclis üyelerinin ve eşbaşkanların başka cezaevlerine sürgün edildiğini söyledi. AKP yönetiminin Akdeniz Belediyesi’nde yaptığı yolsuzlukları ilerleyen günlerde açıklayacaklarını duyuran Bedriye Kuş, “Belediye eş başkanlarımızı, meclis üyelerimizi sürgün ettikleri yetmiyormuş gibi bulundukları cezaevlerinde tekli koğuşlarda tecrit altında tutuyorlar. Kayyımın yönlendirmesi ile eş başkanlarımız hakkında usulsüzlük ve yolsuzluk yapıldığına dair yalan beyanlar ve iftiralar yandaş basına servis edildi. Eğer bir yolsuzluk arıyorlarsa geçmiş döneme gidip baksınlar. Yolsuzluk ve usulsüzlüğün nasıl yapıldığını orada göreceklerdir. Buna ilişkin çalışmalarımız sürüyor. Önümüzdeki günlerde 5 yıllık AKP döneminde nasıl yolsuzluklar yapıldığını kamuoyu ile paylaşacağız. Kayyımı ve kayyım zihniyetini teşhir etmeye devam edeceğiz” dedi.

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de kayyımlara, gözaltı ve tutuklamalara karşı ses çıkarıldı- VİDEO

    Mersin’de kayyımlara, gözaltı ve tutuklamalara karşı ses çıkarıldı- VİDEO

    PİRHA- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, iktidarın gözaltı ve tutuklamalarla Kent Uzlaşısı ile HDK’yi kriminalize etmeye çalıştığını, yargı eliyle toplumsal muhalefeti bastırmak istediğini ve kayyım uygulamalarıyla halkın sesinin kısmak istendiğinin altını çizdi.

    Mersin Emek ve Demokrasi Platformu ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) 18 Şubat’ta, İstanbul merkezli soruşturma kapsamında 30 kişinin tutuklanması, 20 kişinin de ev hapsi alması ve Kars’ın Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına karşı Özgür Çocuk Parkında basın açıklaması yaptı.

    Platform adına basın metnini okuyan Kemal Göçmen, adalet mücadelesi veren herkese karşı baskıların hız kesmeden devam ettiğini vurguladı.

    “BASKILARLA TOPLUMU SUSTURAMAZSINIZ”

    Kemal Göçmen son on gün içerisindeki gözaltı, tutuklamalar ve kayyımlara ilişkin şunları söyledi:

    “İstanbul’da CHP Belediyelerine yapılan operasyonlarda sadece ‘kent uzlaşısı’ nın adayları olarak seçilen belediye meclis üyeleri ve başkan yardımcıları dahil olmak üzere 10 kişi tutuklandı. Aynı gün Van Büyükşehir Belediyesi Eş Başkan’ı Abdullah Zeydan’a 3 yıl 9 ay hapis cezası verildi ve belediyeye kayyım atandı. Antep OSB İşçilerinin direnişi Antep Valiliğinin 15 günlük eylem yasağıyla engellenmeye çalışıldı. BİRTEK-SEN Genel Başkan’ı Mehmet Türkmen Antep OSB İşçi Direnişlerinin bir parçası olduğu için tutuklandı. Tatvan Belediyesi Eş Başkanı Mümin Erol gözaltına alınıp, ifade işlemini ardından serbest bırakıldı. Yine Van’da irade gaspına karşı direndiği için gözaltına alınan 20 kişi tutuklandı. Eylemleri gerekçesiyle tutuklanan Ayşe Barım tahliye edilmesine rağmen yapılan itirazla tutukluluğuna devam kararı verildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 18.02.2025 tarihinde gözaltına alınanlara dönük başlattığı soruşturmada aralarında gazeteci, sendikacı, sanatçı, ve siyasetçinin bulunduğu 50 arkadaşımız 21 Şubat Cuma günü adliyeye sevk etti 30 kişi haksız, hukuksuz bir biçimde tutuklandı, 13 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Geçen hafta sonu Kağızman Belediye Eş Başkanı Mehmet Alkan’ın hapis cezasına çarptırılması sonrası kayyım atandı. 21 Şubat Cuma günü adliyeye sevk etti 30 kişi haksız, hukuksuz bir biçimde tutuklandı, 13 kişi hakkında ev hapsi kararı verildi, 7 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Gözaltılar ile, kayyımlarla, baskılarla toplumu susturamazsınız!”

    “KAYYIM HALKA KARŞI BİR SAVAŞ İLANIDIR”

    Kars’ın Kağızman Belediyesi’ne kayyım atanmasına ilişkin konuşan DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, iktidarın kayyım uygulamaları ile halkın seçme ve seçilme iradesine karşı savaş başlattığını dile getirdi. Geçmişte de halkın iradesinin çiğnendiğini hatırlatan Bedriye Kuş, “Bu halk kendi iradesiyle, kendi seçtiği temsilcileriyle her zaman direnmiştir. Bu saldırılar karşısında asla geri adım atmayacağız. Kayyım uygulamaları, halkın iradesine karşı aleni bir savaş ilanıdır. Bizler her koşulda direneceğiz” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

  • DEM Parti Mersin Kadın Meclisi ve TJA, polis şiddetini protesto etti- VİDEO

    DEM Parti Mersin Kadın Meclisi ve TJA, polis şiddetini protesto etti- VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin Kadın Meclisi ve TJA, Milletvekili Nevroz Uysal Aslan’ın Van’da polis şiddetine maruz kalmasına tepki gösterdi. Yapılan basın açıklamasında, “Bizler TJA’lı kadınlar olarak Newroz Uysal, Neslihan Şedal, Helin Demirtepe şahsında yoldaşlarımıza yönelik erkek devlet şiddetine ve kadın düşmanı anlayışa karşı mücadelemizi büyütme sözü veriyoruz. Erkek devlet şiddetine karşı nerede olursak olalım örgütlü mücadelemizi en büyük dayanak görerek, jin jiyan azadi felsefemizin ışığında direnişimizi büyüteceğiz” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Kadın Meclisi ve Özgür Kadın Hareketi (TJA) Van’da DEM Parti Şırnak Milletvekili Nevroz Uysal Aslan’ın polisin saldırısına maruz kalmasına ilişkin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. Açıklamada “Erkek devlet şiddetine karşı jin jiyan azadi” pankartını taşıyan kadınlar sık sık; “jin, jîyan, azadî” sloganlarını attı.

    Ortak basın metnini DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş okudu.

    “İKTİDAR SUÇ İŞLEMEYE DEVAM EDİYOR”

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne yaklaşırken erkek-devlet şiddetine karşı direnişi büyüteceklerini dile getiren Bedriye Kuş, AKP’nin, direnen kadınların ve Kürt halkının kazanımlarını gasp etmeye çalıştığını vurguladı. Bedriye Kuş, “AKP faşist iktidarının, direnen kadınların bileşkesi olan TJA kimliğine saldırısı tesadüf değil. Kadınları şiddet cenderesi altına alarak baskılayan, kazanımlarını gasp eden, mücadelesini kriminalize etmek için hukuksuzca gözaltı ve tutuklama talimatı veren iktidar, suç işlemeye devam etmekte” dedi.

    “ERKEK-DEVLET ŞİDDETİNE KARŞI MÜCADELEMİZ SÜRECEK”

    Nevroz Uysal Aslan’ın polisin saldırısına maruz kalmasına tepki gösteren Bedriye Kuş, şu ifadeleri kullandı:

    “Erkek devlet şiddetini sürekli hale getiren bu iktidarın politikaları sonucunda, TJA’lı kadın yoldaşlarımız Şırnak Milletvekilimiz Newroz Uysal ve Van Büyükşehir Belediye Eşbaşkanımız Neslihan Şedal, polis şiddetine maruz kalmıştır. Newroz yoldaşımız başta olmak üzere kadınlara yönelik bu üniformalı şiddeti, 5 bin yıllık erkek egemen anlayışın kadın düşmanı tarihinden biliyoruz; bu tekçi, cinsiyetçi zihniyetin sürdürücüsü faşist iktidarların teşvik ettiği kadın kırımlarından tanıyoruz. Günlerdir kazanımlarını korumak ve irade beyanlarını ortaya koymak için direnen, protesto eden kadınlara her türlü şiddet uygulanmıştır. Van sanat sokağında kadın yürüyüşüne müdahale ederek kadınlara şiddet uygulayan, Helin Demirtepe arkadaşımıza kasıtlı bir şekilde şiddet uygulayan polis cesaretini erkek devletten almaktadır. Bu zihniyetin bir sonraki adımı halkın seçilmiş milletvekiline, belediye eş başkanına saldırmak oldu. Bizler TJA’lı kadınlar olarak Newroz Uysal, Neslihan Şedal, Helin Demirtepe şahsında yoldaşlarımıza yönelik erkek devlet şiddetine ve kadın düşmanı anlayışa karşı mücadelemizi büyütme sözü veriyoruz. Erkek devlet şiddetine karşı nerede olursak olalım örgütlü mücadelemizi en büyük dayanak görerek, jin jîyan azadî felsefemizin ışığında direnişimizi büyüteceğiz. Kazanımlarımızı haklarımızı ve hayatlarımızı bizler koruyacağız. Örgütlenen kadınlar kazanacak, direnişimiz kazanacak!” diye konuştu.

    PİRHA/ MERSİN

     

  • Akdeniz Belediyesi önünde kayyım nöbeti 6. gününde: Direnmeye devam edeceğiz-VİDEO

    Akdeniz Belediyesi önünde kayyım nöbeti 6. gününde: Direnmeye devam edeceğiz-VİDEO

    PİRHA- Kayyım atanan Akdeniz Belediyesi önünde iktidara tepki gösteren siyasi parti temsilcileri, “Kayyımlar gidecek, halk kalacak. Boyun eğmeyeceğiz” mesajı verdi.

    Mersin’in Akdeniz ilçesinde belediyeye 13 Ocak’ta kayyım atanmasına karşı başlayan protesto eylemleri sürüyor. Eylemlerin 6’ıncı gününde, polis ablukası altında olan belediye binası önünde açıklama yapıldı.

    Açıklamaya DEM Parti milletvekilleri, Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk, Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) sözcüler kurulu üyesi Pelin Kahiloğlu, Emek Partisi (EMEP) başkan yardımcısı Sedat Başkavak, Türkiye İşçi Partisi (TİP), Parti Meclis üyesi Hasan Yılmaz, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) MYK üyesi ve DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Sosyalist Dayanışma Partisi (SODAP) MYK üyesi Doğanay Karas, Barış Anneleri ve birçok yurttaş katıldı. Açıklamada sık sık “Direne direne kazanacağız” ve “Akdeniz ya me ye, şaredarî ya me ye” sloganları atıldı.

    “KAYYIM HIRSIZLIKTIR”

    Yapılan açıklamada ilk sözü alan DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “6 gündür belediye eş başkanlarımız tutsak. Bunu kabul etmiyoruz. Daha önce kayyımları tanımadık yine tanımayacağız. Belediye eş başkanlarımız görevlerine dönene kadar mücadele edeceğiz. Kayyım hırsızlıktır. Kayyım zihniyetini tanımıyoruz” diye belirtti.

    “BİRLİKTE MÜCADELEYE DEVAM EDECEĞİZ”

    Kayyım atamasına tepki gösteren Emekçi Hareket Partisi Genel Başkanı Hakan Öztürk, “3 ay önce barış yapalım dediler ama kayyım atadılar. Biz bunu kabul etmiyoruz.  Kayyıma rağmen bu halk hala barış diyor, bu halkın kıymetini bilin. Kürt halkının ve barışçıl halkların kıymetini bilin. Kürtler ‘bunu kabul etmem’ diyor. Kürtler ‘huzursuzluk çıkardı’ diyorsunuz. Kayyım atmazsanız neden protesto yapsınlar? Sonra ‘terör’ diyorsunuz, ‘terör’ yok, sizin vicdansızlığınız var. Bu, dünyada görülmemiş bir hukuksuzluk. Dünyada görevinden alınan bir belediye başkanı yok. Buna karşı ortak birleşik mücadeleyi büyütmek bize düşüyor. Kayyımları tek tek gönderene kadar birlikte mücadele etmeye devam edeceğiz” dedi.

    “MÜCADELEYİ HER YERDE BÜYÜTECEĞİZ”

    AKP iktidarının yasaları keyfine göre düzenlediğini ifade eden Toplumsal Özgürlük Partisi Sözcüler Kurulu üyesi Pelin Kahinoğlu, “Başlattığı soruşturmalar ile iktidarını sürdürmek istiyor. Kürt halkının mücadelesi sonucu başlatmak zorunda kaldıkları barış süreci konuşulurken kayyım atama yoluna gidiyorlar. Demokratik cumhuriyet iradesini selamlıyoruz. Mücadeleyi her yerde büyüteceğiz. Biz kazanacağız” ifadelerini kullandı.

    “KAYYIMLAR GİDECEK, HALK KALACAK”

    6 gündür halkın iradesine sahip çıktığını vurgulayan Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Sedat Başkavak, “Buraya gelirken bir polis ‘Burada hep toplanıp bağırıyorlar, belediye yerinde hizmet devam ediyor’ dedi. Kayyım emek hırsızlığıdır. Halk kendi belediyesine giremiyor. Kayyım sanata, sinemaya, geleceğe düşman. Kayyım hizmet hırsızı. Kayyımlar gidecek, halk kalacak” diye konuştu.

    “BEBEKLERİ KATLEDEN ÇETELERE KAYYIM ATAYIN”

    Türkiye İşçi Partisi Parti Meclis Üyesi Hasan Yıldız, ise konuşmasında şunları ifade etti:

    “Biz ilk defa kayyım zihniyeti ile karşı karşıya kalmıyoruz. Bebekleri katleden çetelere kayyım atayın. Kayyımlar kaybedecek halk kazanacak. Kayyım zihniyetinin mutlaka sonu gelecek. Bu zihniyet kaybetmeye mahkumdur.”

    “BU HALKA BOYUN EĞDİREMEZSİNİZ”

    Neden Anadolu’da halkın iradesi tanınıyor ama Kürt halkının iradesi tanınmıyor diye soran Kürdistan Komünist Partisi MYK Üyesi ve DEM Parti Milletvekili Sinan Çiftyürek, “Kayyım siyasetini kınıyoruz. Kürtler her kayyımdan sonra sandıkta kayyıma ‘hayır’ diyor. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletin’ diyorlar, ‘Yeter söz milletin’ diyorlar. Sandıkta halkın iradesi çıktı ama bunu tanımıyorlar. Bunu dün tanımadık yarın da tanımayacağız. Siz bu halka boyun eğdiremezsiniz. Bir süreç var diyorlar ama adı yok. Kürtlere el uzatıp kayyım atadılar, Rojava’ya saldırıyor. Biz bu kardeşliği kabul etmiyoruz” şeklinde konuştu.

    “KAYYIM KORKUNUN GÖSTERGESİDİR”

    Faşizmin Kürt halkına yönelik uyguladığı savaş politikalarından biriyle karşı karşıya olduklarını vurgulayan Sosyalist Dayanışma Platformu MYK Üyesi Doğanay Karasu, konuşmasının devamında şunları ifade etti:

    “İktidarın Kürt halkını sindirme çabaları, baskı ve inkâr politikaları, tarihin çöplüğüne gömülmeye mahkumdur. Bugün Akdeniz Belediyesi’ne yapılan kayyım hamlesi, gözaltılar, tutuklamalar halkların barış ve özgürlük talebine duyulan korkunun bir göstergesidir.”

    Açıklama “Direne direne kazanacağız” sloganlarıyla son buldu.

    PİRHA/MERSİN

  • Mersin’de mücadele yürütenlerin 2025 mesajı: Barış ve eşit bir yıl diliyoruz- VİDEO

    Mersin’de mücadele yürütenlerin 2025 mesajı: Barış ve eşit bir yıl diliyoruz- VİDEO

    PİRHA- Mersin’de siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten yurttaşların 2025 dileği, barış ve eşitlik oldu.

    2024 yılı dünyanın birçok yerinde savaşların yoğun bir biçimde sürdüğü, kadınlara ve çocuklara yönelik erkek şiddetinin artış gösterdiği, Alevilere ve azınlık gruplarına yönelik hak ihlallerinin devam ettiği, kayyım politikalarının yeniden devreye sokulduğu bir yıl oldu. Mersin’de siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinde mücadele yürüten yurttaşlar yeni yıla dair dileklerini PİRHA ile paylaştı.

    “SAVAŞLAR SON BULSUN”

    2024 yılının hem Türkiye’de hem de Ortadoğu’da büyük felaketlerle geçtiğini söyleyen DEM Parti Mersin İl Eş Başkanı Bedriye Kuş, “Rojava’da, Suriye’de, Filistin’de ve savaşın, kaosun hüküm sürdüğü diğer yerlerde birçok insan katledildi. Dünyada yaşanan savaşların en büyük bedelini ise yine kadınlar yaşadı. Bu nedenle kadın cinayetlerinin olmadığı, savaşların son bulduğu, yoksulluğun sona erdiği, özgür ve eşit bir sene diliyorum” diye konuştu.

    Maşallah Nas, “2024 yılı hep savaş ve şiddetle geçti. Tüm bu olanların odağında ise elbette kadınlar var. En çok etkilenen kadınlar ve anneler oluyor. Barış Anneleri kayıpları olmasına rağmen yıllardır barış için mücadele ediyorlar. Dileriz ki, 2025 yılı barış, huzur getirsin. İnsanların ölmesini, annelerin ağlamasını istemiyoruz” sözlerini kullandı.

    “2024 KARANLIK BİR YIL OLDU”

    Dünya genelinde yaşanan savaşlara ve buradaki hak ihlallerine değinen İhsan Derinöz, 2024’ü ‘İnsanlık tarihinin en karanlık sayfalarından biri’ olarak değerlendirdi. Haksız yere hapis yatan yurttaşlar için genel af çağrısı yapan Derinöz, “Bir kaç aydır süreç tartışması var. Heyetin İmralı’ya gitmesinin ardından toplumda bir beklenti oluştu. Bundan 8-10 yıl önce yaşanan sürece benzememesini umut ediyorum. Hükümetin mevcut anayasaya uymadığı bir süreçten geçiyoruz. Gazetecilerin, aydınların, siyasi tutsakların, haksız bir biçimde tutsak edilenlerin genel afla serbest bırakılması gerekiyor. Her şeye rağmen dünyanın bütün mazlum halklarına 2025 yılının barış ve umut getirmesini diliyorum” dedi.

    EŞİT YURTTAŞLIK DİLEĞİ

    Hasan Cide, savaş ortamının yanı sıra 2024 yılının kayyımların gölgesinde geçtiğine değinerek, “AKP hükümeti kayyım politikalarıyla kazanılan belediyeleri hedef aldı. Kayyım politikalarına son verilmesi gerekiyor. Dünyanın birçok yerinde savaş var ancak bunun yanında inançlara, yaşayış tarzına yönelik de saldırılar var. 2025 yılının çok farklı geçeceğini düşünmüyorum. Kaos Ortadoğu’nun kaderi olmuş gibi. Bu coğrafyada savaş, kan, gözyaşı istemiyoruz. 2025 yılında barış, huzur istiyoruz. Herkesin eşit yurttaş hakkına sahip olduğu bir yıl diliyorum” diye kaydetti.

    “2025 MÜCALEDE BAŞARIYA ULAŞTIĞIMIZ BİR YIL OLSUN”

    Güler Cırlaz ise, 2025 yılının mücadelenin başarıya ulaştığı bir yıl olmasını dileyerek şunları söyledi:

    “2024 yılına büyük beklentilerle girdik ancak umut ettiğimiz hiçbir şey gerçekleşmedi. Savaş, talan, gözyaşı, kadın kırımı, çocuk istismarı, yoksulluk… Üstesinden gelemediğimiz, mücadeleyle baş edemediğimiz bir sürü olumsuzlukla bitirdik bu yılı. Umarım 2025’te barışın, özgürlüğün hüküm sürdüğü, hukukun ayaklar altına alınmadığı, yoksulluğun ortadan kalktığı, cinsiyet eşitliğinin olduğu, mücadelemizin başarıya ulaştığı bir yıl olur. Umarım barış ve kardeşlik hüküm sürer, umarım güzel günlere kucak açarız.”

    Fatoş SARIKAYA/ MERSİN

  • Gazeteciler Daştan ve Bilgin’in katledilmesi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    Gazeteciler Daştan ve Bilgin’in katledilmesi Mersin’de protesto edildi- VİDEO

    PİRHA- Kadın Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş ve İHD Mersin Şubesi, Suriye’de katledilen gazeteciler için yaptığı ortak basın açıklamasında, Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in katledilmesini lanetledi. Gazeteciler için yapılan eylemlere polislerin saldırılmasına ve tutuklamalara da değinilen açıklamada, “Türkiye Hükümeti’nin tüm iddiaları üzerine alınarak konuya değinen herkese peş peşe soruşturma başlatması ise vahimdir” denildi.

    Kadın Gazeteciler Derneği, DİSK Basın İş Mersin ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Mersin Şubesi, Suriye’de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin için basın açıklaması yaptı. Açıklamada katledilen gazetecilerle ilgili manşet haberlerinin yer aldığı gazeteler taşındı.

    Açıklamaya Akdeniz Belediyesi Eşbaşkanı Nuriye Arslan, DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, DEM Parti İl Örgütü, Emek Partisi İl Başkanı Sedat Başkavak, Mersin Emek ve Demokrasi Platformu bileşenleri ve gazeteciler katıldı.

    “BİREYSEL DEĞİL, HAKİKATE YÖNELİK SALDIRILAR”

    Açıklamayı okuyan Kadın Gazeteciler Derneği Başkanı Fatoş Sarıkaya, Nazım Daştan ve Cihan Bilgin’in katledilmesini kınayarak, savaş ve çatışma bölgelerinde yaşananları kamuoyuna ulaştıran gazetecilere yönelik saldırıları, hakikatin karartılmasına yönelik ciddi eylemler olarak değerlendirdi.

    Gazetecilerin katledilmesiyle ilgili devletin herhangi bir açıklama yapmadığı gibi bu konuya tepki gösteren insan hakları savunucularının ve gazetecilerin gözaltına alınıp tutuklandığına dikkat çeken Sarıkaya, “İstanbul Valiliğinin basın açıklaması yapılabilir diye izinli saydığı Şişhane Meydanı’nda bir basın açıklaması yapmak isteyen basın örgütleri kolluk kuvvetlerinin engellemesi ve saldırısı ile karşılaştı. Gazetecilerin yapmak istedikleri açıklamaya polis çok yoğun bir şiddet kullanarak engel oldu ve 59 kişi işkenceyle gözaltına aldı. Gözaltına alınanların yanında ablukaya alınan bir grup gazeteci de yoğun yağmur altında 1 saat bekletildi. Gözaltına alınan 65 kişiden 45 kişi dün akşam saatlerinde serbest bırakıldı ancak 14 gazeteciden 6’sı tutuklandı. Gözaltına alınan gazetecilerin uluslararası hukuk ve iç hukuk tarafından korunaklı olan ifade özgürlüğü hakları, savcılık ve mahkemeler tarafından dikkate alınmadı” dedi.

    İKTİDARIN TAHAMMÜLSÜZLÜĞÜNE DİKKAT ÇEKİLDİ

    Gazeteci Özlem Gürses’in gözaltına alınıp ev hapsi verildiği ve Gerçek Gündem Genel Yayın Yönetmeni gazeteci Seyhan Avşar hakkında konuya ilişkin yaptığı haber sebebiyle, “Terör örgütü propagandası yapmak” ve “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak” suçlarından soruşturma başlatıldığı bilgisini de veren Sarıkaya, “Öldürülen gazetecilerle ilgili doğrudan Türkiye aleyhine bir açıklama olmasa da iktidarın tüm iddiaları üzerine alınarak konuya değinen herkese peş peşe soruşturma başlatması ise vahimdir” diye konuştu.

    “Türkiye’nin yapması gerekirken en ufak bilgi ve habere dahi tahammül edememesi büyük bir tutarsızlıktır. Henüz yetkililer tarafından olayla ilgili resmi bir açıklama yapılmamasına rağmen Türkiye vatandaşı olan gazeteciler ile ilgili tarafsız haberlerin dahi hedef alınması vatandaşlık hukuku ve Anayasal haklar ile de bağdaşmamaktadır” diyen Sarıkaya, öncelikle gazeteci yurttaşların Suriye’de öldürülmesi olayı ile ilgili ivedilikle ve etkin bir soruşturma yürütülmesini, ifade özgürlüğü kapsamında kalan basın açıklaması ve haberler ile ilgili haksız soruşturma, gözaltı ve tutuklamaların sonlandırılmasını talep etti.

    DEM PARTİ’DEN DE AÇIKLAMA

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Örgütü de konuya dair il binasında basın açıklaması yaptı. Açıklama metnini okuyan DEM Parti İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, bölgede son 5 yılda Nagihan Akarsel, Vedat Erdemci, Nazım Daştan, Cihan Bilgin ve onlarca gazetecinin katledildiğini belirterek şunları söyledi:

    “Hedef alınan gazeteciler uzun yıllardır bölgedeki gelişmeler konusunda kamuoyunu bilgilendirmekteydi. Her iki gazeteci daha önce de defalarca saldırıya maruz kalmıştı. 2014 yılında IŞİD saldırılarını ve buna karşı verilen mücadeleyi Suruç tarafında takip eden, günlerce sınırda görev yapan bu gazeteciler yargı baskısına da maruz kalmıştı. Bu saldırılar insanlığa ve evrensel hukuka karşı işlenen suçlar kapsamındadır. İnsanlığa karşı işlenen bu suçlara karşı duyarlı bütün kesimleri seslerini yükseltmeye çağırıyoruz. AKP iktidarı ve yetkilileri konuya ilişkin derhal açıklama yapmalı ve işlediği bu suçlara son vermelidir.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’de tutuklamalar protesto edildi: AKP-MHP düşman hukuku işletiyor-VİDEO

    Mersin’de tutuklamalar protesto edildi: AKP-MHP düşman hukuku işletiyor-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Mersin İl Örgütü, kentte yapılan ev baskınlarında DEM Parti İl Eş Başkanı Reşat Aşan’ın da aralarında olduğu 5 kişinin tutuklanmasına ilişkin basın açıklaması yaptı. DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş ,”Bu tutuklamalar, AKP-MHP iktidarının düşman hukukunun yeni bir tezahürüdür. Bu operasyonlar, halk iradesine ve demokrasiye karşı yapılmış doğrudan saldırılardır” dedi.

    İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan bir soruşturma kapsamında 13 Aralık’ta Mersin, Van, Bitlis, Balıkesir, İstanbul ve Ankara’da yapılan ev baskınlarında aralarında siyasetçi ve insan hakları savunucularının da bulunduğu 11 kişi Çağlayan’da bulunan İstanbul Adliyesi’nde mahkeme kararıyla tutuklandı. Tutuklananlar arasında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin İl Eş Başkanı Reşat Aşan, HDP Mersin eski İl Eş Başkanları Fatmagül Demirtağ, Selman Günbat, Aladdin Erdoğan, Faik Kaplan yer alıyor. İHD Mersin eski Şube Başkanı Ali Tanrıverdi’ye ise ev hapsi verildi.

    Tutuklamalara ilişkin DEM Parti Mersin İl Örgütü, Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı. ‘Siyasi kumpaslar bizi yıldıramaz’ yazılı pankartın açıldığı açıklamaya çok sayıda demokratik kitle örgütü katıldı.

    Basın metnini DEM Parti İl Eş Başkanı Bedriye Kuş okudu.

    “TUTUKLAMALAR DEMOKRASİYE YAPILMIŞ BİR SALDIRIDIR”

    AKP-MHP iktidarının baskıcı politikalarıyla düşman hukuku işletildiğini söyleyen Bedriye Kuş, tüm kesimlerin gözaltılar ve tutuklamalarla susturulmaya çalışıldığına işaret etti. İHD, TİHV ve DEM Parti verilerine göre Aralık 2023’ten bugüne kadar yapılan operasyonlarda, en az 3 bin 948 kişinin gözaltına alındığı, 632 kişinin ise tutuklandığı bilgisini veren Kuş, “Bu tutuklamalar, AKP-MHP faşizminin toplumsal muhalefeti yok etme çabasının açık bir göstergesidir” dedi.

    Yapılan son operasyonda gerçeklikten kopuk ve hiçbir hukuki dayanağı olmayan iddialarla tutuklanmaların yapıldığını vurgulayan Kuş, “AKP-MHP iktidarının düşman hukukunun yeni bir tezahürüdür. Bu operasyonlar, halk iradesine ve demokrasiye karşı yapılmış doğrudan saldırılardır” diye konuştu.

    “SİYASİ BİR İNTİKAM POLİTİKASI”

    Tutuklamaların siyasi bir intikam operasyonu olduğunu belirten Bedriye Kuş, şöyle devam etti:

    “Uygulanan hukuk, halkın hukuku değil; iktidarın baskı ve zorbalık hukukudur. Bu düşmanlık hukuku, Kürt sorunu başta olmak üzere bu ülkenin hiçbir sorununu çözmeyecek; aksine, sorunları daha da derinleştirecektir. Ancak bizler, bu hukuksuzluklara boyun eğmeyeceğiz. Arkadaşlarımızın mücadelesi mücadelemizdir; onların direnci bizim direncimizdir. İl Eş Başkanımız Reşat Aşan’ın bizlere gönderdiği mesajla bir kez daha haykırıyoruz: ‘Zorbalıkla, baskıyla, zulümle hiçbir sonuca varamayacaksınız! Mücadelemiz sürecek, direnişimiz kazanacak.”

    PİRHA/ MERSİN

  • Mersin’den açıklama: Ortadoğu halklarının yanındayız-VİDEO

    Mersin’den açıklama: Ortadoğu halklarının yanındayız-VİDEO

    PİRHA-Mersin’de Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırıların durdurulması talebiyle eylem yapıldı. Açıklamada, “Suriye ve Rojava halklarının yaşam hakkına saldırıları, öncelikle Suriye’nin ve Bölge halklarının barış ve özgürlük umutlarını ortadan kaldırmaya yönelik saldırılardır. Suriye’de bu cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesiyle Alevi, Kürt, Durzi gibi farklı kültür ve inançlara mensup halktan vahşice katletmesine yönelik yazılı ve görsel basında yer alan görüntüler, katliamın boyutlarını gözler önüne sermektedir” denildi.

    DEM Parti Mersin İl Örgütü, saldırılara ilişkin il binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, Emek Partisi (EMEP) ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) ile Mersin Halkevleri yöneticileri ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    “AKP BESLEMESİ ÇETELERİN BU SALDIRILARININ KARŞISINDA OLACAĞIZ”

    Açıklamayı yapan TİP Mersin İl Başkanı Ahmet Paket, Kuzey ve Doğu Suriye’ye yönelik saldırılarla Suriye krizinin daha da derinleştiğini belirtti. Paket, şu ifadelere yer verdi:

    “13 yıldır süren Suriye iç savaşında farklı ülkelerden gelen bu cihatçı çeteler, Alevileri, Kürtleri, Şiileri, kendilerine biat etmeyen Sünnileri katletmiştir. Yağmayı, tecavüzü kendine hak gören bu cihatçı anlayış kadınları, kız çocuklarını köle pazarlarında satmış, katletmiştir. Şam yönetimini ele geçiren El Kaide uzantısı HTŞ ve onun ortağı olan DAIŞ uzantısı Suriye Milli Ordusu, Suriye ve Rojava halklarının yaşam hakkına saldırıları, öncelikle Suriye’nin ve Bölge halklarının barış ve özgürlük umutlarını ortadan kaldırmaya yönelik saldırılardır. Suriye’de bu cihatçı çetelerin yönetimi ele geçirmesiyle Alevi, Kürt, Durzi gibi farklı kültür ve inançlara mensup halktan vahşice katletmesine yönelik yazılı ve görsel basında yer alan görüntüler, katliamın boyutlarını gözler önüne sermektedir.

    “ROJAVA’YA YÖNELİK SALDIRILAR, SURİYE KRİZİNİ DERİNLEŞTİRMEKTE”

    Rojava’ya yönelik sürekli devam eden saldırılar, Suriye krizini daha da derinleştirmektedir. 27 Kasım’dan itibaren yoğunlaşan bu saldırılar, Rojava’nın demokratik yaşam modelini, ulus- devlet kodlarına karşı gelişen enternasyonalist mücadele ruhunu ve kadın devrimini hedef almaktadır. Bugün SMO’nun Rojava’da yaptığı zulüm DAIŞ’in önceki yıllardaki katliamlarını hatırlatmaktadır. Kadınlar, çocuklar kaçırılmakta, insan onuruna bağdaşmayan bir biçimde katledilmektedir. AKP beslemesi çetelerin bu saldırılarının karşısında olacağız. Rojava’nın hedef alınması, sadece Kürt halkının değil, tüm Suriye halklarının geleceğini tehdit etmektedir. Rojava’da inşa edilen yeni yaşam modeli, Ortadoğu’da yaşanan krizlere karşı önemli bir çözüm adresidir. Bu nedenle, bu saldırılara karşı bugün her zamankinden daha güçlü bir dayanışma ve savunma ihtiyacı vardır. Bizler, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Toplumsal Özgürlük Partisi ve Halkevleri olarak bu saldırılar karşısında Ortadoğu halklarının yanında olduğumuzu ve Rojava’ya yönelik her türlü saldırının halkların demokrasi ve özgürlük taleplerine vurulan bir darbe olduğunu bir kez daha ifade ediyoruz.”

    “CİHATÇI ANLAYIŞIN HAKİM OLMADIĞI BİR COĞRAFYA İNŞA ETMEK BİR ZORUNLULUKTUR”

    Ahmet Paket açıklamada, “Suriye’nin demokratik ve eşit biçimde yeniden inşa edilmesi için her türlü diyalog ve barış politikaları hayata geçirilmelidir. Bu politikaların hayat bulması için emperyalist müdahalelerin ve cihatçı anlayışın hakim olmadığı bir coğrafya inşa etmek bir zorunluluktur. Demokratik ve özgür bir Suriye’nin inşa edilmesinin başat koşulun bu olduğunu belirtiyoruz. Çetelere ve emperyalist güçlere karşı vereceği her türlü mücadele gerçek eşitlik ve özgürlüğe Türkiye halkları da dahil olmak üzere tüm Ortadoğu’nun egemen güçler karşısında cihatçı giden yolu açacaktır” dedi.

    GÖZALTILAR PROTESTO EDİLDİ

    Basın açıklamasının ardından DEM Parti Mersin İl Eşbaşkanı Bedriye Kuş, Mersin’de bu sabah aralarında DEM Parti İl Eşbaşkanı Reşat Aşan’ın da bulunduğu 6 kişinin gözaltına alınmasına ilişkin konuştu. Bedriye Kuş, “Tek bir adım geri atılmayacaktır. Mücadelemiz onurlu bir mücadeledir, örgütlü bir mücadeledir. Bizler demokrasi için, barış için mücadelemizi her geçen gün büyütüyoruz, büyütmeye de devam edeceğiz. İktidara buradan çağrımızdır; bu gözaltılar siyasi soykırım operasyonlarıdır. Bu operasyonların hiçbir hukuki dayanağı yoktur. Tamamen keyfi uygulamalarla gözaltına aldığınız tüm arkadaşlarımızı derhal serbest bırakın” dedi.

    Açıklama, sloganlarla sona erdi.

    PİRHA/MERSİN