Etiket: behçet yıldırım

  • ‘Sırrı yoldaşımıza onurlu barışı armağan edeceğiz’-VİDEO

    ‘Sırrı yoldaşımıza onurlu barışı armağan edeceğiz’-VİDEO

    PİRHA-3 Mayıs’ta Hakk’a yürüyen DEM Parti İstanbul Milletvekili ve Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder’e dair konuşan sevenleri, “Biz onun anısını yaşatacağız, barış sürecini sahipleneceğiz ve Sırrı yoldaşımıza onurlu barışı armağan edeceğiz” diye belirttiler.

    Sırrı Süreyya Önder’in taziye yerinde bulunan yurttaşar Önder hakkında konuştu. Önder’in Türkiye ve Kürtler açısından çok önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen sevenleri, barış mücadelesini sürdüreceklerini, Sırrı Süreyya Önder’den almış oldukları mirası barışla taçlandıracaklarını ifade ettiler.

    “BARIŞ İÇİN ÖMRÜNÜ VERDİ”

    Kendisiyle 25 ve 26. dönemde milletvekilliği yapan Behçet Yıldırım, Sırrı Süreyya Önder’in ömrünü barışa adadığının altını çizdi. Yıldırım, Sırrı Süreyya Önder ile beraber yaşadığı bir anıyı anlatarak şunları söyledi:

    “Sırrı sadece bizim, Adıyaman’ın değil tüm Türkiye’nin gözbebeğiydi. Kendisiyle 25. ve 26. dönem milletvekilliği yapma şansım oldu. Bana şunu söylerdi: “Doktorum sen Adıyaman’ın sorunlarıyla ben Türkiye’nin sorunlarıyla barışla ilgileneceğim” diyordu ve gerçekten barış için bu yollarda ömrünü verdi. Sırrı kelimelerle anlatmaya yetmez.

    Bugün Sırrı’nın vefatının aşağı yukarı 10. günü oldu. Kendisi yıllarca hiç unutulmayacak şekilde yer edindi. Adıyaman’da bugün taziyesinin 2. günü taziye evi tıklım tıklım; sağcısı, solcusu, siyaset üstü bir insandı.

    Onu saygıyla anacağız, onu unutmayacağız. Bir barış elçisiydi, barışa bu kadar emeği geçtiği için Sırrı’nın değeri bir kat daha arttı. Bugünkü insanların Sırrı’ya sahip çıkmasının en büyük nedeni barışı belli bir noktaya taşımasındandı. Umarım bundan da sonra onun dilekleri, onun barış özlemi de yerine gelir. Biz de onun anısını yaşatmaya, anısına sahip çıkmaya çalışacağız. Onunla gurur duyuyoruz.”

    “BEN BU SORUN ÇÖZÜLENE KADAR KÜRDÜM DEMİŞTİ”

    DEM Parti Adıyaman İl Eş Başkanı Hüseyin Çoşkun, Sırrı Süreyya Önder’in Türkiye barışına büyük bir emek verdiğini dile getirdi. Çözüm sürecinin çözülmesi için sağlığını ikinci plana attığını ifade eden Çoşkun, “Sırrı yoldaşın kaybı çok önemli bir kayıptı bizim için. Hem Adıyaman hem Türkiye için çok kıymetli bir değerdi. Bu süreçte de Türkiye’nin dört bir yanından herkes sahiplendi Sırrı yoldaşı ve şöyle bir söylemi vardı: “Ben bu sorun çözülene kadar Kürt’üm” demişti. Bir Türk olarak aslında Sırrı yoldaş milyonlarca Kürt’ten belki daha fazla bu sorunu sahiplendi. Büyük bir emek verdi, büyük bir çaba gösterdi. Biz de bu sürecin barışla sonlanması için DEM Parti olarak, Kürt halkı olarak elimizden gelenin fazlasını yapıp Sırrı yoldaşımıza bu onurlu barışı armağan edeceğiz. Bu barış süreci de aslında Sırrı yoldaşımızın bize vasiyetidir. Bu süreci sahipleneceğiz ve barışla beraber yıllardır verilen mücadele sonucunda da Kürt halkının hak ettiği tüm taleplerini de getirmiş olacağız” diye konuştu.

    “BU ÜLKENİN REFAHI İÇİN KENDİNİ GERİDE BIRAKTI”

    Adıyaman’ın tanınan simalarından biri olan Abuzer Ok, Sırrı Süreyya Önder’in hayatını kaybetmesinden dolayı derin bir üzüntü yaşadığını ifade etti. Kendisiyle birkaç defa yan yana geldiğini söyleyerek, sözlerine şöyle devam etti:

    “Sırrı abi bu kadim şehrin, bu güzel memleketin yetiştirmiş olduğu bir değerdir. Çünkü sanat camiasında altına imza attığı birçok güzel proje vardır. Naçizane kendim de bir sanatçı olduğum için elimden geldiğince ben de bir şeyler yapmaya çalıştım ama önderimiz oldu, takipçisi olduk sürekli. Sırrı Süreyya Önder bu memleketin bir değeriydi.

    Son zamanlarda bu ülkenin barışı için, bu ülkenin refahı için, bu ülkenin huzuru için adeta kendini geride bıraktığı, ülkeyi önde tutmaya çalıştığının sağlığını dahi düşünmeden önce “Ben bu barışı bir göreyim, ben önce bu huzuru göreyim kendi ülkemde ondan sonra kendime zamanımı ayıracağım” diyordu. Sırrı abimizi ben biraz geç tanıdım. Sanat camiasına geç başladım; programdır, filmdir vesairedir…

    Kendisiyle beraber yaşadığımız birkaç tane de anımız var.  Bizim de bir projemiz vardı, çekimlerini falan bitirmiştik, kendisiyle karşılaştım.

    “Ya Sırra abi bizim bu proje ne olacak?” O da bana: “Hele gel hele gel Abzerim” derdi. Etrafındakilere de dönüp işte, “Bizim Adıyaman’ımızın da Levent Kırcası Abzer Abi” derdi. Bir projesinin olduğunu ama o projede de yer almamı istemişti kendisi. İnşallah o proje tekrardan hayata geçer. Biz de o projede yer alırız, bıraktığı yerden devam ederiz.”

    “BU TOPRAKLARIN EN ÇOK BARIŞA İHTİYACI VAR”

    Avukat olan Zeynep Sayan, bu toprakların en çok barışa ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek, şu konuşmayı yaptı:

    “Barış öksüz kalmamalı. Yolu açık olsun, ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun. İçeride her kesimden insanı bir araya getirdi, yaşarken de böyleydi, cenazesinde de böyle. Ama bu yolculuk, barış yolculuğu yarım kalmayacak. Onun başlattığı, onun öncülük ettiği, bu yolda Adıyamanlı bütün bireyler olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yapacağız.

    Adıyaman, Barış’ın başkenti. Barış’ı Türkiye’ye hep birlikte Sırrı Ağabey’in özlemini gerçek hayata aktarabilmek dileğiyle bütün insanlara buradan selam iletiyorum ve Sırrı Ağabey’in başlattığı yolculuğu yarın bırakmayalım diyorum. Bu toprakların en çok barışa ihtiyacı var. Barış hemen şimdi diyorum.”

    Kamber YILDIZ/ADIYAMAN

  • HDP’nin eski Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım tutuklandı

    HDP’nin eski Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım tutuklandı

    PİRHA- Adıyaman’da evi basılarak 9 gün önce gözaltına alınan HDP eski Adıyaman Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım, çıkarıldığı mahkemece “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı. 

    Adıyaman’da 3 Kasım’da evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınan Halkların Demokratik Partisi (HDP) 26’ncı dönem Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım, emniyetteki ifade işlemlerinin tamamlanmasının ardından 9 gün sonra adliyeye çıkarıldı. Gizlilik kararının olduğu soruşturma kapsamında savcılık tarafından ifadesi Yıldırım, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanma talebiyle mahkemeye sevk edildi.

    Mahkeme, Yıldırım’ın “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklanmasına karar verdi. Yıldırım, Urfa 2 Nolu T Tipi Cezaevine gönderildi.

    (HABER MERKEZİ)

     

     

  • HDP’lilere, sendikacılara ve hak savunucularına ev baskını

    HDP’lilere, sendikacılara ve hak savunucularına ev baskını

    Ankara, Antep, Ağrı, Urfa ve Adıyaman’da yapılan ev basınlarında eski HDP’li vekilin de bulunduğu çok sayıda siyasetçi ve insan hakları savunucusu gözaltına alındı. 

    Ankara’da sabah saatlerinde yapılan ev baskınlarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), İnsan Hakları Derneği (İHD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri (SES) yönetici ve üyelerinin aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alındı.

    Gözaltı gerekçesi öğrenilmeyen operasyonda Ankara Emniyet Müdürlüğü TEM Şube’ye götürüldüğü öğrenildi. Gözaltına alınanların isimleri şöyle:  İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Fatin Kanat, SES yöneticileri Fikret Çalağan ve Belkıs Yurtsever, HDP PM üyesi Bereket Kar, HDP üyesi Mazhar Yerlikaya, Şehriban Başak, Ethem Özgan, Sabahattin Karlı, Kemal Akalın, Berfum Çolak, Ziya Cebeci.

    HDP’Lİ ESKİ VEKİL GÖZALTINA ALINDI

    HDP önceki dönem Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım’ın evine baskın düzenlendi. Evde arama yapan polis, Yıldırım’ı gözaltına aldı. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Yıldırım, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü..

    GAZETECİ TOPALOĞLU GÖZALTINA ALINDI

    Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kapatılan Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Hacı Yusuf Topaloğlu, Adıyaman’ın Kahta ilçesindeki evine düzenlenen baskınla gözaltına alındı. Gözaltı gerekçesi öğrenilemeyen Topaloğlu’nun, evde kalan aile fertlerinin tamamının yere yatırılarak, kafasına silah dayandığı belirtildi. Evi dağıtarak yapılan aramalar ardından gözaltına alınan Topaloğlu, İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    URFA’DA 1 GÖZALTI

    Urfa’nın Viranşehir ilçesi Şırnak Mahallesi’nde yapılan ev baskınlarında ise 2 çocuk babası İrfan Erdem gözaltına alındı. Sosyal medya paylaşımları gerekçesiyle “örgüt propagandası yapmak”  iddiasıyla hakkında soruşturma açıldığı öğrenilen Erdem, Urfa İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    PİRHA/ANKARA  

  • HDP’li Dr. Behçet Yıldırım’dan gözaltı tepkisi: TTB de iktidarın zulmüne uğradı

    HDP’li Dr. Behçet Yıldırım’dan gözaltı tepkisi: TTB de iktidarın zulmüne uğradı

    PİRHA- Türk Tabipleri Birliği yöneticilerinin gözaltına alınmasına HDP Adıyaman Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım tepki gösterdi. PİRHA’ya konuşanYıldırım, “Çocuklar ölmesin, barış istiyoruz.” diyen herkes adeta vatan haini ilan edilmiş, sosyal medya dahil 350’yi aşkın kişinin gözaltına alınması ve soruşturmalara maruz bırakılması iktidarın sonunun geldiğinin işaretidir” dedi.

    Türk Tabipler Birliği (TTB) yöneticisi hekimlerin evlerine yapılan baskınların ardından gözaltına alınmasına tepki gösteren HDP Adıyaman Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım, PİRHA’ya açıklamalarda bulundu.

    “HEKİMLERİN GÖREVİ ÖLDÜRTMEK DEĞİL YAŞATMAKTIR”

    Yıldırım, “Türkiye’yi savaşa sürüklemek bir felakettir. Bu felakete karşı, OHAL’e rağmen, cezalara rağmen bedel ödemeye razı olan kişi ve kurumlara iktidar ve saray tehdit ve hakaretler yağdırıyor” dedi.

    “32 yıldır onurla, gururla üyesi olduğum TTB de iktidarın ve sarayın zulmüne uğradı” diyen Yıldırım, şöyle konuştu:

    “TTB Merkez Konseyi üyesi doktorların evleri  sabah saatlerinde basıldı ve gözaltına alındılar. Bu durumu şiddetle ve nefretle kınıyorum. Hekimlerin görevi öldürmek değil, yaşatmaktır. “Savaşa hayır.” derken bir tek mevcut iktidara değil, çatışan tüm kesimlere seslenmiştir. “Çocuklar ölmesin, barış istiyoruz.” diyen herkes adeta vatan haini ilan edilmiş, sosyal medya dahil 350’yi aşkın kişinin gözaltına alınması ve soruşturmalara maruz bırakılması iktidarın sonunun geldiğinin işaretidir.”

    “SAVAŞ VE AKP İKTİDARI SAĞLIĞA ZARARLIDIR”   

    “TTB “Savaş sağlığa zararlıdır.” demiş, ben de aynen diyorum ki: Savaş da sağlığa zararlıdır, AKP iktidarı da sağlığa zararlıdır” diyen Yıldırım, “Onurla ve gururla üyesi olduğum Türk Tabipler Birliğini bile hedefe koyup, insanlar ölmesin dedikleri için suç duyurunda bulunuyorsunuz. Yetmedi sabahın köründe evlerine baskın yapıp 11 TTB Merkez Konsey üyesini gözaltına alıyorsunuz. Bir çağrı yaptınız da gelmediler mi? Bu iktidar 15 senedir TTB’yi hedefine koymuştur. Önce görev ve yetkilerini kısmış, meslek odamızı almak için ne yapılması gerekiyorsa yapılsın demiş ama amacına ulaşamamıştır. Hep halkın iradesi halkın iradesi diyorsunuz ya bakın önümüzdeki Mart ve Nisan aylarında TTB’nin illerde yönetim ve delege seçimi olacak. Haziranda da seçimli genel kurultayı var. Bırakın biz hekimler kararımızı verelim sizin savaş çağrılarınıza mı, yoksa kendi vicdanlarının sesine mi kulak verecek hep birlikte görelim”diye konuştu.

    HDP’li Vekil Dr. Behçet Yıldırım, hükümete seslenerek, “Size muhalif olan, sizin gibi düşünmeyen kişi ve kurumları olmadık sebeplerle gözaltına alıyor, soruşturmalar yapıyorsunuz. Dün BM’ler UNICEF, bağımsız ve tarafsız dünya kuruluşları sivillerin ve çocukların bu savaşta hayatını kaybettiğini belgeleriyle açıkladılar. Bunlara da soruşturma açacak mısınız? “diye sordu.

    İKİ VEKİLDEN SORU ÖNERGESİ

    Öte yandan, HDP Adıyaman Milletvekili Behçet Yıldırım ve Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp, “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” açıklamasını yapan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi üyesi 11 hekimin gözaltına alınmasını TBMM gündemine taşıdı.

    Yıldırım Sağlık Bakanı Ahmet Demircan tarafından şu soruların yanıtlanmasını istedi:

    • Türk Tabipler Birliğine yapılan saldırıdan haberdar mısınız?
    • TTB Merkez Konsey üyelerinin avukatlarıyla görüştürülmeme gerekçesi nedir?
    • İnsan yaşamını korumayı hedefleyen ve yaşamayı icra eden bir kurumun savaşı desteklememesini onaylamıyor musunuz?
    • Bir hekim olarak savaşı destekliyor musunuz?
    • Hipokrat yemininde geçen ‘’Statü, hak ve yetkileri kötüye kullanmayacağıma, hayatımı insanlık hizmetlerine adayacağıma, insan hayatına mutlak surette saygı göstereceğime, dil, din, milliyet, cinsiyet, takım, ırk ve parti farklarının görevimle vicdanım arasına girmesine izin vermeyeceğime, mesleğimi dürüstlükle ve onurla yapacağıma namusum ve şerefim üzerine yemin ederim’’ ifadesi de ölümlere karşı olma anlamına gelmiyor mu?
    • Tür Tabipler Birliğine yönelik yapılan gözaltı ve baskınların Cumhurbaşkanın TTB ye yönelik yaptığı açılamayla ilişkisi var mıdır?
    • Türk Tabipler Birliğine yönelik yapılan baskın ve gözdağı kampanyasının sonlandırılmasına yönelik bir girişiminiz olacak mı?

    Diyarbakır Milletvekili Sibel Yiğitalp ise Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde şu soruları sordu:

    • TTB Merkez Konsey Üyesi 11 kişinin gözaltına alınmalarının yasal gerekçesi nedir?
    • 29 Ocak 2018 tarihinde TTB avukatları tarafından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüşme yapılmasına ve Savcılığın talebi halinde Merkez Konseyi üyelerinin istendiği zaman ifade için gelebilecekleri, talep edilen belge ve bilgilerin savcılığa verilebileceği iletilmesine rağmen üyeler neden ifadeye çağrılmak yerine gözaltına alınmıştır?
    • AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TTB hakkında basına yaptığı açıklamaların üyelerin gözaltına alınmasında bir etkisi var mıdır?
    • TTB genel merkezinde ve gözaltına alınan hekimlerinin evlerinde ne aranmaktadır?
    • Yaşamı savunmak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının ve ceza kanunlarının hangi maddelerine göre suç teşkil etmektedir?
    • TTB Merkez konsey üyelerinin gözaltına alınması Türkiye’nin 2003 yılında onaylamış bulunduğu Uluslararası Sivil ve Siyasal Haklar Sözleşmesi’nin 19’uncu maddesinde öngörülen ifade özgürlüğüne aykırı değil midir?

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Yıldırım, hekim intiharlarını Sağlık Bakanı’na sordu

    HDP’li Yıldırım, hekim intiharlarını Sağlık Bakanı’na sordu

    PİRHA-HDP Adıyaman Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım sağlık emekçilerinin çalışma koşullarından dolayı yaşadıkları psikolojik ve fiziksel yıpranmalara dayanamayıp intihar etmelerine ilişkin Sağlık Bakanı Ahmet Demircan tarafından yanıt verilmesi için soru önergesi verdi.

    HDP Adıyaman Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım Sağlık Bakanı Ahmet Demircan tarafından Anayasa’nın 98’inci ve İçtüzük ’ün 96’ıncı ve 98’uncu Maddeleri gereğince sözlü olarak yanıtlanması için Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ye soru önergesi verdi.

    Yıldırım’ın verdiği önergede şu ifadelere yer verildi;

    Sağlıkta Dönüşüm Programı sağlığı; tüketime dayalı, hastayı müşteri olarak gören, şiddet doğuran ve can alan bir hale dönüştürmüştür. Bunun ağır sonuçları arasında yer alan kötü çalışma koşulları, çalışma sürelerinin uzun olması, döner sermaye, yoğun iş baskısı, hekimlerden yüksek performans beklentisi, sağlıkta şiddet ve güvencesiz gelecek kaygısı ve tüm bunlara bağlı olarak yaşanan yoğun stres hekimlerin yaşamlarına son vermelerine neden olmaktadır. 30-31 Ekim 2017 tarihlerinde; Batman’da görev yapan Kalp ve Damar Hastalıkları Cerrahı Op. Dr. Engin Karakuş, Çukurova Tıp Fakültesi’nden Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Asistanı Dr. Ece Ceyda Güdemek ve Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Yağmur Çavuşoğlu intihar ederek yaşamlarına son vermişlerdir.

    Adana Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesinde görev yapan Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Asistanı olarak çalışan Dr. Ece Ceyda Güdemek’in bıraktığı yazılı not ‘’Lanet hastaneler doktorlara yüklenip durmasın’’ şeklindedir. Dr. Ece’nin ailesi hastanede nöbetlerinin 24 saat olduğunu, gece mesaisine gelen Güdemek’in sabah nöbete başlayınca 36 saat çalıştığını ve 12 saatlik aranın ardından 36 saat daha mesai yaptığını ifade etmiştir. İki gün arayla 3 Doktor’un yaşamlarına son vermesi hekimlerin çalışma koşullarının, psikolojik ve fiziksel olarak ne kadar çok yıprandıklarını bir kez daha ortaya çıkarmıştır.

    Bu bağlamda HDP Adıyaman Milletvekili Dr. Behçet Yıldırım Sağlık Bakanı Ahmet Demircan tarafından yanıtlanması istemiyle şu soruları yöneltti:

    • Eğitim yılları, çalışma koşulları, günler ve geceler boyu tutulan nöbetler hekimleri psikolojik ve fiziksel olarak yıprattığını düşünüyor musunuz?
    • Hekimlerin çalışma koşullarını düzenlemeye yönelik herhangi bir çalışmanız var mı?
    • Hekimlerin intihar nedeniyle ölüm oranları diğer meslek gruplarına oranı nedir?
    • Türkiye’de hekimlerin çalışma saatleri, nöbet saatleri, 8 saatte baktıkları hasta sayısı gibi ölçütlerin dünya ortalamalısı oranı nedir?
    • 2017 yılında kaç doktor intihar etmiştir? Kaç doktor öldürülmüştür? Kaç doktor şiddete uğramıştır? Kaç doktor ihraç edilmiştir?
    • AKP iktidara geldiği günden bugüne poliklinikte bakılan hasta sayıları ve ameliyat sayıları artmış mıdır? Artmış ise ne kadar artmıştır?
    • Hekimlerin nöbet saatleri, haftalık çalışma saatleri, günlük bakmak zorunda olduğu hastası sayıların yoğun ve yorucu olmasının hastalar için risk teşkil ettiğini düşünüyor musunuz?
    • Sağlıkçılara yönelik bu şiddetin kaynağında, iktidarın sağlık politikalarının yattığını düşünüyor musunuz?