Etiket: bekçiler

  • Bekçiler, depremzede aileyi darp etti, bağlama çalmalarına da engel oldu-VİDEO

    Bekçiler, depremzede aileyi darp etti, bağlama çalmalarına da engel oldu-VİDEO

    PİRHA- Elbistan’da konteyner kentte kalan Fırat ve Ayşegül Çağlar çifti bekçiler tarafından jop kullanılarak darp edildi. Müzisyen olan Fırat Çağlar, aynı bekçilerin konteyner kentte bağlama çalmasına, ‘burada bağlama yasak’ diyerek engel olduklarını ve boynundaki zülfikar dövmesine tepki gösterdiklerini iddia ederek, darp edilmelerinin tesadüf olmadığını dile getirdi. 

    Maraş merkezli 6 Şubat depreminden sonra konteyner kente yerleşen Fırat ve Ayşegül çifti, 10 Ocak akşamı bekçiler tarafından kaldıkları konteynerin önünde darp edildi. Çağlar ailesi, konteyner kentte yaşanan farklı bir olay gelen bekçilerin yaşananlara bir an müdahale etmesine dair el hareketi ile ‘gelin’ demesi sonrasında bekçiler tarafından darp edildiklerini söyledi.  Darp edilme anlarını kayıt altına alan Çağlar ailesi, kamuoyuna seslenerek kendilerini darp eden bekçilerin görevden alınması için çağrıda bulundular.

    Kendisine ulaştığımız Fırat Çağlar, aynı bekçilerin konteyner kentte bağlama çalmasına, ‘burada bağlama yasak’ diyerek engel olduklarını ve boynundaki zülfikar dövmesine tepki gösterdiklerini iddia ederek, konteyner kente her girişinde bağlamasının ve üstünün didik didik arandığını belirtti.

    “AVUÇ İÇİ İLE GÖĞSÜME VURDU, JOPLARLA DARP ETTİ”

    Yaşananlara dair ulaştığımız Fırat Çağlar, konteyner kentte yaşanan farklı bir olaya gelen bekçilerin kendisi ve eşini joplarla darp ettiğini söyleyerek, “Sokağımızda bir olay vardı ve ihbar edilmiş. 15 dakika sonra kolluk kuvveti olan bekçiler yavaşça geliyordu. Olayın büyümeden hızlıca gelmeleri için elimle ‘gelin’ işareti yaparak çağırdım. O sırada koşarak geldiler ve bana avuç içi darbesi ile vurup, ‘sen kimsin ki bizim işimize karışıyorsun’ tavrıyla yaklaştılar. O sıra telefonu elime alıp o anları kaydettim. Joplarla bizi darp ettiler. Bizler daha 6 Şubat’ın etkisini atlamamış iken devletin görev verdiği bekçiler bizlere bu şekilde davrandılar” diye konuştu.

    AYNI BEKÇİLER BAĞLAMA ÇALMASINI YASAKLADIĞI İDDİASI

    Müzisyen olan ve bağlama çalarak ekmeğini kazandığını söyleyen Çağlar, daha önce de bekçilerin kendisine ‘burada bağlama çalmak yasak, kaldır onu’ dediğini belirterek, Ben müzisyenim ve çocuklarıma bağlama çalarak ekmek getiriyorum. Yine kampa her girişimde bağlamamım içini kontrol ediyorlardı. Her seferinde sanki bir uyuşturucu satıcısı gibi kampa girerken her yerimi arıyorlardı. Konteynerde bağlama çaldığım zamanlarda daha önce de aynı bekçiler gelerek bağlama çalmanın yasak olduğunu söyleyerek kaldırmamı istediler” diye belirtti.

    ZÜLFİKAR DÖVMESİNE TEPKİ

    Çağlar, yine bekçilerin boyun kısmında bulunan ve açıkça görülen zülfikar dövmesine tepki gösterdiklerini ifade ederek, ” Vücudumda kızımın ismi ve zülfikar olan dövmeler var. Konteyner kente girerken bekçiler zülfikar dövmesi sordular ve tepki göstermeye başladılar. Sesimizi kimse duymak istemiyor. 6 Şubat’ta 40 saniyelik bir ömrümüzün olduğunu fark ettik. Akrabalarımız, arkadaşlarımızı kaybettik. Daha bunları atlatamadan böylesi bir şey yaşadık” şeklinde konuştu.

    Ersin ÖZGÜL/MARAŞ

  • Bekçiler avukata saldırdı

    Bekçiler avukata saldırdı

    İstanbul Barosu avukatlarından Cihat Duman, şiddet uyguladıkları için uyardığı bekçiler tarafından darp edildi.

    İstanbul Barosu avukatlarından Turkay Karataş, avukat Cihat Duman’ın bekçiler tarafından darp edildiğini duyurdu.

    Turkay Karataş sosyal medya hesabından, bekçilerin meslektaşı Cihat Duman’a uyguladığı şiddeti gösteren fotoğrafları “Avukat Cihat Duman’a bekçilerin uyguladığı şiddetin utanç izleri. Avukata uygulanan şiddetin takipçisi olmak meslek namusunun gereğidir” notuyla paylaştı.

    Gazete Duvar’da yer alan habere göre, Turkay Karataş olayı şu sözlerle anlattı:

    “Bekçiler olay yerinde bulunan insanlara şiddet uygularken tesadüfen orada olan Cihat Duman bekçilere hitaben; yaptığınız hukuka aykırı, Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanırsınız ben Avukatım iyiliğiniz için söylüyorum demesi üzerine başlıyor.

    Bekçiler ters kelepçe takıp işkence ettikten sonra yolda biri ile konuşuyorlar. Konuştukları kişi Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanına hakaret etmekten tutanak tutmalarını söylüyor. Bunun üzerine hakaretten tutanak tutuyor bekçiler.

    Üstelik orada bulunan tanıklar olayın oluş şeklinin Avukat Cihat Duman’ın anlattığı gibi olduğunu söylüyorlar. Buna rağmen emniyette Cihat Duman hakkında hakaretten işlem yapılıyor.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Üniversiteli kadınlardan tepki: İktidar ‘Namus bekçiliği’ni hayata geçiriyor-VİDEO

    Üniversiteli kadınlardan tepki: İktidar ‘Namus bekçiliği’ni hayata geçiriyor-VİDEO

    PİRHA – 18 maddelik Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu’na tepki gösteren Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden Zengin ve Usta, iktidarın ‘Namus Bekçiliği’ deyimini hayata geçirmek istediğini belirttiler. Zengin ve Usta, kadın hareketine yönelik baskının meşrulaştırılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, mücadele çağrısı yaptılar. 

    18 Haziran’da 18 maddelik Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Resmi Gazete’de yayımlandı.

    Yetkileri genişletilen bekçiler, gösteri ve yürüyüşlere müdahale edebilecek. Kadınlar, kanunda, ‘Görev bölgeleri içinde uyuşturucu madde imal edildiği, satıldığı veya kullanıldığından, kumar oynandığından ya da fuhuş yapıldığından şüphe edilen yerleri bağlı bulundukları genel kolluk birimlerine bildirmek’ maddesine tepki göstererek, iktidarın ‘Namus bekçiliği’ deyimini hayata geçirmek istediğini belirttiler ve bu yasayı kabul etmeyeceklerini kaydettiler.

    “DEVLET KENDİ KURUMLARIYLA MEŞRULAŞTIRIYOR”

    Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden Ege Üniversitesi öğrencileri Melodi Zengin ve Pınar Usta konuyu PİRHA’ya değerlendirdi.

    Yetkileri genişletilen bekçilerin bekar olan kadınların evlerini gözetlemesinin resmileştirildiğini kaydeden Ege Üniversitesi öğrencisi Melodi Zengin, kadınların evlerinde, iş yerlerinde, sokakta aslında hayatın her alanında erkek şiddetine maruz kaldığına dikkat çekerek, “Şu anda devlet kendi hür özgür iradesiyle yaşayan kadınları, bekar kadınları ve bir biçimde kendi özerkliğini kurmuş kadınları denetlemek için böyle bir mekanizma kullanmak istiyor. Aslında bu yapılan bir şey. Zaten biz her gün erkekler tarafından gözetleniyoruz, biz her gün erkek şiddetine maruz kalıyoruz. Tacize uğruyoruz. Devletin şu anda yaptığı da bunu kendi kurumlarıyla meşrulaştırmaktır” ifadelerini kullandı.

    “TACİZCİ, MAAŞLI BEKÇİ İSTEMİYORUZ”

    Zengin, bu yasanın meşru olmadığının altını çizdi. Kadınların erkek şiddetinin her türlüsüne tahammüllerinin olmadığını belirten Zengin, “Mahallemizde evimizin içinde tacizci, maaşlı bekçileri istemiyoruz. Ve buna yönelik sonuna kadar mücadelemizi devam ettireceğiz” dedi.

    Bekçi yasasıyla birlikte kolluk kuvvetlerinin sayısının artacağını belirten Üniversiteli Kadın Kolektifi’nden Ege Üniversitesi öğrencisi Pınar Usta da bekçilerin yetkilerinin genişletilmesinin hak ihlallerini artıracağına dikkat çekti. Usta, “Son süreçte bu yasayla ve öncesinde pandemi sürecinde yetkilerinin artmasıyla beraber zaten mevcut olarak yaşam alanlarının, insanların kendi çevresinde veya mahallesinde hareketlerinin gözetlenmesi, kontrol altına alınması gibi hak ihlalleri söz konusu. Bu devlet tarafından meşrulaştırılmaya çalışılıyor” dedi.

    “DEVLET DOĞRUDAN EVİNE GİRMEYE ÇALIŞIYOR”

    Kadın hareketine yönelik baskının meşrulaştırılmaya çalışıldığına dikkat çeken Usta, konuşmasını şöyle sürdürdü:

    “Bekçilere bir nevi ‘namus bekçisi’ yetkisi verilmesi de aslında kadınların hayatına devletin doğrudan ‘evine kadar sana saldırırım ve bu sistematik şiddetimi meşrulaştırırım’ anlamına geliyor. Hem kadın hareketine, hem genç kadınlara, üniversiteli kadınlara, öğrencilere ‘bu şekilde yaşamak zorundasınız ve benim istediğim koşulda yaşayacaksın’ baskısını meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
    Biz buna kesinlikle karşıyız. Çünkü zaten mevcut olarak aile, üniversite ve kurumlarla birlikte kadınların tüm yaşamını sınırlayan ve aslında denetim altına alan bir mekanizma geliştirmeye çalışıyorlar. Bu özgürlüklerin, tüm insan haklarının ihlali anlamına geliyor. Bu doğrudan bir faşizm.”

    “BEKÇİLER BİZİM EVİMİZİ GÖZETLEYEMEZ”

    Kadınları bu süreçte bu kadar hedef almalarının sebebinin kadın hareketinin bu kadar yükselmesi olduğunu ve kadın hareketinin kazanılmış haklarını iktidara veya devletin herhangi bir kurumuna bırakmamaları olduğunun altını çizen Usta, “Sokakta, alanda, meydanda, okulda her türlü eylemini, her türlü özgür iradesini bu kadar geliştirmiş, bu kadar gerçek bir hareketle inşa etmişken bu saldırı hem kadın hareketine hem kadınlara hem de aslında tüm yaşama” dedi.

    Kadınların bu yasanın karşısında olduklarını belirten Usta, “Bekçi dediğimiz kolluk kuvveti herhangi bir şekilde bizim evimizi gözetleyemez. Aynı zamanda bu gerçekleştiği zaman karşılaşacak sorunların bilincindeyiz ve buna yönelikte kadınlarla birlikte eylemler gerçekleştirmeye, buna karşı basınç oluşturmaya devam edeceğiz” diyerek mücadele çağrısı yaptı.

    PİRHA/İZMİR