PİRHA-2025 yılına dair beklentilerini sorduğumuz Dersimli yurttaşlar, 2024 yılında bir çok sorunla karşı karşıya kaldıklarını belirterek, “2025 yılında iktidarın değişmesini bekliyoruz. Yeni yılın barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyoruz” dedi.
2024 yılı, bir önceki yıllar gibi insanların ekonomik, siyasi ve kültürel anlamda yaşadığı sorunların sürdüğü bir yıl oldu.
Dersimli yurttaşlara, 2025 yılına dair dilek ve temennilerini sorduk.
“2025 YILINDAN İYİ ŞEYLER BEKLİYORUZ”
Yurttaşlar tarafından verilen yanıtlar şu şekilde:
“-Yeni yıldan ne beklentimiz olacak; her şey çok pahalı. Emekliler olarak devamlı sürünüyoruz. Emekliler yılı olacak dediler ama ortada bir şey yok. Yeni yıl herkes için hayırlı olsun.
-İktidarın değişmesini bekliyorum sadece. Çünkü bu iktidarın halka verdiği hiçbir şey yok. Kaşıkla verip kepçeyle alıyor diye bir söz vardı ya bu iktidar direkt kazanla götürüyor. Yeni yıldan temennimiz ülkede barış, adalet ve huzurun olmasıdır.
-2025 yılından iyi şeyler bekliyoruz. Herkes sağlıklı ve mutlu bir şekilde yaşasın.
-Hiç iyi değiliz artık devletten bir beklentimiz yok.
-Benim bu ülkeden fazla bir beklentim olmadığı için 40 yıldır yurtdışında yaşıyorum. Türkiye’nin durumunu pek iç açıcı bulmuyorum, her sene daha da kötüye gidiyor. O nedenle burada kalanlara Allah yardım etsin.
-Hükümet ülkeyi batırmış, alım gücü yok. Yılbaşı kutlamak için cebimizde para yok. 16 yıldır emekliyim halen çalışıyorum, milletvekillerinin sayısını düşürsünler ekonomiyi düşürsünler. Milletvekilleri gelsin benim aldığım emekli maaşıyla geçinsin.
-Herkese yeni yılda sağlık, huzur ve mutluluk bekliyoruz.
-2025 yılının geçmiş yılları aratmaması dileğiyle herkese nice güzel yıllar olsun.
-Yeni yılın barış, mutluluk ve huzur getirmesini diliyorum. Umarım barış içerisinde herkes kardeşçe yaşar.
PİRHA – Yerel seçimlere dair beklentilerini ve taleplerini dile getiren Alevi Yurttaşlar, seçimden seçime vatandaşın hatırlandığını belirterek, yönetime kim gelirse gelsin hizmetlerin ayrım yapılmadan herkese aynı oranda ulaştırılması gerektiğini dile getirdiler.
31 Mart’ta Yerel Seçimler gerçekleştirilecek. Ataşehir İlçesi Mustafa Kemal Mahallesi’nde oturan Alevi yurttaşlara seçilecek yerel yönetimlerden beklentilerini ve taleplerini sorduk.
Yurttaşlar, AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Hatay’da yaptığı “Merkezi yönetimle yerel yönetim el ele vermezse, dayanışma halinde olmazsa o şehre herhangi bir şey gelmez. Hatay’a geldi mi?” konuşmasını hatırlatarak yerel yönetimlerin tepeden değil tabandan belirlenmesi gerektiğine dikkat çektiler. Yurttaşlar aynı zamanda yaşanan sorunların merkezi yönetimden kaynaklandığına da vurgu yaptılar.
“SEÇİMDEN SEÇİME HATIRLANIYORUZ”
Yurttaşların talepleri şöyle:
Mehmet Yeniyol: Aleviler herhangi bir siyasi partinin arka bahçesi değildir. Mevcut sisteme karşı alternatif olarak bir parti varsa o partiye oy verip mevcut sistemin değişmesi gerektiğini düşünüyorum. Kazanmadığımız bir yerde bir şey talep etmek yanlış olur. Önemli olan önce altyapıyı oluşturarak o çalışmayı yapıp çalıştıktan sonra, talepleri öne çıkarıp uygulayıp uygulamadıklarına ondan sonra bakacağız.
Ergül Dilek: 70 yaşıma kadar geldiğim bu süreç içerisinde seçimden seçime vatandaş hatırlanıyor. Seçimler bittikten sonra vatandaşlık da bitiyor, sohbet muhabbet de bitiyor, herkes çıkar ve menfaatleri doğrultusunda devam ediyor. Dolayısıyla vatandaş kimsenin umurunda değil. Önümüzdeki yerel seçimler için de iktidar, ‘bizden yana olursanız, bize oy verirseniz size hizmet gelir’ diyorlar. Bunu Cumhurbaşkanı Hatay’daki konuşmasında açık açık söyledi. Bu bence vatandaşı tehdit etmektir. Ben şükürcü bir toplumda yaşamak istemiyorum, bu ülkenin vatandaşı olmaktan da sıkıntı duyuyorum. Sistemi doğru bulmadığımı ifade etmek isterim.
Mehmet Çavuş: Kendimi üçüncü sınıf vatandaş olarak görüyorum. Çünkü devlet de belediye de beni öyle görüyor. Kaç tane belediye geldi geçti. Seçiyoruz, geliyor ondan sonra çekip gidiyor. Kimse bizi ne arıyor ne soruyor. Siyasiler de vatandaşı düşünen bir kişi yok. Şimdi seçeriz, 15 gün sonra ara ki bulasın. Bizim talebimiz bize hizmet vermeleri. Bizim mahallenin en acı sorunu uyuşturucu belası.
Cemal Karataş: Hiçbir parti gözetmeksizin herkes dürüst olsun yeter benim için. Kendi çıkarlarının doğrultusunda konuşmasınlar. Bu hükümetten, bu düzenden çok da bir beklentim yok. Seçim döneminde vaatleri çok oluyor ama herkes sandalyesini kaptığı zaman her şey unutuluyor maalesef. Ben 8 yıl aşçı olarak cemevinde görev yaptım, seçilen partinin genel başkanını, ilçe belediye başkanını 8 defa görmedim.
Besime Turan: Savaş devam ettikçe yoksulluk, ölümler devam edecek. Bunların olmaması için bir an önce savaşın durması gerekiyor. Türkü, Kürdü, Lazı, Çerkezi, Ermenisi, Alevisi, Sünnisi bütün insanların birlikte olup savaşa dur demesi gerekiyor. Bütün canlar bizimdir biz hiçbir canlının ölmesini istemiyoruz. Bugün cezaevlerinde bir tecrit var, tecrite karşı hiç kimsenin sesi çıkmıyor. Tecrit devam ettikçe ölümler devam edecek. Tecrit içinde tecriti uygulamak hiç doğru bir şey değil. Ki Türkiye’de yasalar olduğu gibi uygulanmıyor. Her gelen yönetim, her gelen hükümet yasaları kendine göre uyguluyor. Böyle sürdüğü sürece de insanlar ölmeye devam edecek, ekonomik sıkıntılar devam edecek. Bugün sokak ortasında kadınlar öldürülüyor. Hiç kimsenin gıkı çıkmıyor. İstanbul Sözleşmesi neden iptal edildi? Önceden bir oluyorsa şimdi on oluyor. Bunu nasıl durduracağız? Sadece yerel yönetimlerde bu olacak diye bir şey yok. Bu temelden başlıyor tepeye kadar gidiyor. Yönetimlerin tepeden değil tabandan başlaması lazım. Halka sorularak seçilmesi lazım. Tepeden önümüze koyulan adaylar bence bizi temsil etmiyor.
Güler Aras: Biz buranın yapılışından beri buradayız. Ama buralarda ne yapım var ne de bir hizmet var. Çocuklarımız hep kiralarda oturuyor. İmar sorunumuzun çözülmesini istiyoruz. Benim tek istediğim ise insanları birbirinden ayırt etmeyecek, kardeşçe yaşayabileceğimiz, herkese aynı oranda hizmet verilebilecek bir yönetim istiyorum. Her kim gelirse gelsin insanları ayırt etmesin.
Melek Kayataş: Şu hükümet gitsin ben başka bir şey istemiyorum. Zaten her tarafı batıran bu hükümet oldu. İnsanlar artık markete bile gitmeye korkuyorlar.
PİRHA-AKP hükümetinden kurtulmaları gerektiğini belirten Bingöllü yurttaşlar, “Ülkede adaletin olmasını istiyoruz. Adalet yok ama baskı ve şiddet var. Kim iktidara itiraz ediyorsa cezaevine atıyorlar. O yüzden bu hükümet artık gitmeli” dedi.
Türkiye, 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Bingöl’de yaşayan yurttaşlara seçimi ve seçimden sonra ülkede nelerin değişmesini istediklerini sorduk.
“ÜLKEDE ADALET OLURSA BÜTÜN SORUNLAR ÇÖZÜLÜR”
Bir oyunu Yeşil Sol Parti’ye bir oyunu da Kemal Kılıçdaroğlu’na vereceğini ifade eden Ahmet Çiçek, “İnsanların artık şu anki iktidardan bıktığını görüyoruz. Ülkede adalet olmadığı için insanlar artık değişim istiyor, inşallah da öyle olur. Ben ülkede adaletin sağlanmasını istiyorum çünkü ülkede adalet olursa bütün sorunlar çözülür” diye belirtti.
Mahmut Bazencir ise, “Her zaman ezilenler zarar görüyor. Yine seçimleri zalimler kazanabilir” diye ifade etti.
“İNSANLAR İŞ BULAMADIĞI İÇİN BİNGÖL’DEN GÖÇ EDİYOR”
Bingöl’ün şimdiye kadar hiçbir sorununun çözülmediğini belirten Serdar Kaya ise “Bingöl’de iş alanları yok, tarım ve hayvancılık bitti. Eskiden nohut, pancar ekerdik ama şimdi hiçbir şey ekemiyoruz” dedi.
Bingöl’de AKP, Yeşil Sol Parti ve Yeniden Refah Partisi’nin milletvekili çıkaracağını söyleyen Ahmet Çıkaray, “Seçim zamanında siyasi partiler iyi çalışıyorlar ama seçim bittikten sonra herkes kendi işine bakıyor. Bingöl’ün en büyük sıkıntısı ekonomik kriz. İnsanlar iş bulamadığı için Bingöl’den göç ediyor. İnşallah sorunlarımız mecliste dile getirilir” diye belirtti.
YÜZDE 90 KEMAL KILIÇDAROĞLU KAZANIR”
60 yaşında olduğunu ve şimdiye kadar Bingöl’ün sorunlarının çözüldüğünü görmediğini belirten Hakim Duru, “Ekonomik kriz var insanlar perişan halde. Sandıklar açıldığında seçim biter, cumhurbaşkanlığı seçimini yüzde 90 Kemal Kılıçdaroğlu kazanır” dedi.
’20 yıldır Bingöl’den meclise milletvekili gönderiyoruz ama hiç hizmet alamıyoruz’ diyen Mehmet Kaya da, “Artık bu hükümetten kurtulmamız gerekiyor. Böyle giderse cumhurbaşkanlığı seçimini Kemal Kılıçdaroğlu kazanır. Ülkede adaletin olmasını istiyoruz. Adalet yok ama baskı ve şiddet var. Kim iktidara itiraz ediyorsa cezaevine atıyorlar. O yüzden bu hükümet artık gitmeli” diye konuştu.
PİRHA-14 Mayıs’tan sonra iktidar değişirse ülkede demokrasinin önünün açılacağını belirten Karakoçanlı yurttaşlar, “21 yıldır iktidar tarafından zulme, haksızlığa uğradık. İktidar seçimleri kaybedeceğini bildiği için her tarafa saldırıyor. Halkımız iktidara gereken cevabı 14 Mayıs’ta verecek” dedi.
Türkiye 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanı ve Milletvekili Genel Seçimi’ne kilitlenmiş durumda. Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde yaşayan yurttaşlara seçimden sonra ülkede nelerin değişmesini istediklerini sorduk.
“21 YILDIR İKTİDAR TARAFINDAN ZULME VE HAKSIZLIĞA UĞRADIK”
İktidara halkın tepkisinin olduğunu belirten Saliha Bal, “İnsanlar ‘1 kilo soğan 30 TL olmuş artık yeter’ diyorlar. İnsanlar bu düzenin değişmesini istiyor. Kadın cinayetleri her geçen gün artıyor, ülkede kadınlar baskı altında, bu erkek egemen sistemin sona ermesi gerekiyor. Kadın milletvekili adayları en fazla Yeşil Sol Parti’de vardı, biz diğer partilerde de kadın milletvekili adayların sayısının arttırılmasını istiyoruz” dedi.
Parlamenter sisteme geçilmesi gerektiğini ifade eden Şahin Batmaz ise, “Tek adam rejimini devirmek istiyoruz, inşallah bunu 14 Mayıs’ta başaracağız. Seçimlerden sonra ülkeye ilk başta özgürlüklerin gelmesini istiyorum. 21 yıldır ülkeyi yöneten iktidar tarafından zulme ve haksızlığa uğradık. Cumhurbaşkanlığı değişimiyle huzurun, adaletin ve özgürlüklerin olduğu bir ülke istiyoruz” diye belirtti.
“AMACIMIZ TEK ADAM REJİMİNİN YIKILMASI”
Erkan Selçuk da, “Amacımız tek adam rejiminin yıkılması. 20 yıldır ülkede hak, hukuk, adalet yok. Binlerce insan suçsuz olduğu halde cezaevinde tutuluyor” diye konuştu.
Ülkede huzur olmasını istediğini söyleyen Hanım Termurcu, “Gençlerimiz zulüm ve baskı görüyor o yüzden yurtdışına gidiyor” ifadesini kullandı.
“HALK, 14 MAYIS’TA İKTİDARA GEREKEN CEVABI VERECEK”
İktidarın zulmünün insanların iliklerine kadar sindiğini vurgulayan Hüseyin Öziş, “14 Mayıs’tan sonra iktidar değişirse en azından ülkede demokrasinin önü açılır. Amacımız tek adam rejimini göndermek” dedi.
Halkın iktidara ‘artık yeter’ diye isyan ettiğini belirten Abdülkadir Gül ise, “Ben esnafım, kadınlar bir kilo soğan alırken iktidara beddua edip ‘Ne hale düşmüşüz’ diyorlar. Halkımız bir kilo soğana muhtaç olmuş durumda. Şu an ki iktidar seçimleri kaybedeceğini bildiği için her tarafa saldırıyor. Halkımızın iktidara gereken cevabı 14 Mayıs’ta vereceğine inanıyorum” diye belirtti.
“SEÇİMLERİ KAZANAMAZSAK ÜLKEYİ TERK EDECEĞİZ”
14 Mayıs’ta ya iktidarı değiştireceklerini ya da bu ülkeyi terk edeceklerini ifade eden bir yurttaş ise, “Seçimleri kazanamazsak Kürtlerin artık bu ülkede işi yok” dedi.
Adaletin ve özgürlüklerin olmadığı bir ülkede yaşamanın çok zor olduğunu vurgulayan Alişan Kızılarslan da, “Gençler iş alanları olmadığı için yurtdışına gidiyorlar. Emekçiler günü birlik çalışmak zorunda kalıyor ve kazandığı parayla evine bir poşet bile doldurup götüremiyor. Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana diyorlar, o yüzden şimdiki durumumuz tam da bu” diye konuştu.
PİRHA-2022 yılında yaşanan sorunların 2023 yılında devam etmemesi gerektiğini söyleyen insan hakları savunucuları, barışa yönelik olumlu çabalarının olacağı bir yıl olmasını istediler.
2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.
İnsan hakları savunucuları, 2022 yılının nasıl geçtiğini ve 2023 yılından beklentilerini PİRHA’ya anlattı.
“2023 YILINDA CEZAEVLERİNDEKİ HASTA TUTSAKLARIN SERBEST BIRAKILMASINI TALEP EDİYORUZ”
2022 yılında yaşanan sorunların 2023 yılında devam etmemesi gerektiğini söyleyen İHD Dersim Şube Eş Başkanı Gürbüz Solmaz, “2022 yılında birçok alanda haksızlık ve hukuksuzluk yaşandı. 2023 yılında gerekli düzenlemelerin yapılarak cezaevlerindeki hasta tutsakların serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Umut ediyoruz ki 2022 yılında yaşadığımız hak ihlallerinin çözümüne ilişkin 2023 yılında iktidar tarafından gerekli adımların atılması bizler için önemlidir. İnsan hakları savunucuları olarak bugüne kadar yaşanan haksız ve hukuksuzlukları dile getirdik, bundan sonra da dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.
“KADINLARA, ÇOCUKLARA ŞİDDETİN OLMADIĞI ZAMAN YENİ YILIMIZ OLACAK”
İHD Mersin Şubesi Eş Başkanı Zeynep Benli, “Aslında tarihlere baktığımız zaman, sadece rakamlar gibi kalıyor benim hafızamda. Umutsuz değilim. 2022 yılında ‘katliamların failleri bulunsun, adalet hemen şimdi’ dedik. Biz böyle demeye devam edeceğiz. Ne zamana kadar faillerin cezasını çekene kadar, hak, hukuk yerini bulana kadar, cezaevindeki tecritler bitene kadar, kadınlar şiddete uğramayana kadar, İstanbul Sözleşmemizi tekrar uygulatıncaya kadar mücadele edeceğiz. İşte biz bunları gerçekleştirdiğimiz zaman yeni yılımız olacak” diye konuştu.
“BARIŞA YÖNELİK OLUMLU ÇABALARININ OLACAĞI BİR YIL DİLİYORUZ”
İHD Mersin Şubesi Yöneticisi Bekir Keçeci, “Daha önceki yıllarda olduğu gibi baskı ve zulme her türden şiddetin ve cezasızlık politikasının hakim olduğu bir yıl oldu. Yeni yılda biz insan haklarına yaraşır bir düzenleme, emek, barış ve özgürlük mücadelesinde ivmelendirme, hepsinden önemlisi de tabii bu iktidarın gitmesi ama gelenin emek ve demokrasi güçlerine, barışa yönelik olumlu çabalarının olacağı bir yıl diliyoruz” şeklinde konuştu.
İHD Merkez Yürütme Kurulu Üyesi İlhan Kılıç da, 2023 yılının barış ve özgürlük getirmesini diledi.
PİRHA-2023 yılında dünyaya barışın gelmesini temenni eden Dersimli yurttaşlar, “Yeni yılda acılar yaşanmasın ve sevgi, barış, mutluluk olsun” diye belirttiler.
2022 yılı, Türkiye’de her alanda hak ihlallerinin yaşandığı, baskının, şiddetin, saldırıların ve kadın cinayetlerinin artarak devam ettiği bir yıl oldu.
Dersimli yurttaşlara, 2023 yılından beklentilerinin ne olduğunu sorduk?
“YENİ YILDA SEVGİ, BARIŞ VE MUTLULUK OLSUN”
Yeni yılda sevgi, barış ve mutluluk olmasını istediğini söyleyen 11 yaşındaki Amara Yücesoy, “Herkesin yeni yılı kutlu olsun” dedi.
Yeni yılın herkese hayırlı olmasını dileyen Emine Çınar ise, “Yeni yılda Xızır ve Gola Çetu dünyaya barış getirsin” diye ifade etti.
İnsanın yeni yılı kutlayabilmesi için ekonomik olarak durumunun iyi olması gerektiğini söyleyen Sakine Şeker, “Her şey pahalı hiçbir şey alınmıyor. Biz de yeni yıla kutlamak istiyoruz ama bu şartlarda kutlanmıyor yeni yıl” diye belirtti.
Gaxan ayında eski yılın gittiğini ve yeni yılın geldiğini söyleyen Veli Yıldız, “Yeni yılda barış gelsin, kötülük uzak gitsin, Xızır bize yardımcı olsun. Ben herkesin kendi toprağına dönmesini istiyorum. Xızır’dan dileğim ilk önce taşa, ağaca, kurda kuşa, dünya aleme, komşuya fakire ver artan bir şey varsa da bize ver” dedi.
“YENİ YILDA KİMSE AĞLAMASIN”
Meneş Çetin ise, “Yeni yıl herkese hayırlı olsun. Yeni yılda iyilik ve güzellik olsun” diye ifade etti.
Yeni yılda acıların yaşanmamasını dileyen Yemoş Atmaca, “Yeni yılda kimseler ağlamasın güzellikler olsun” şeklinde konuştu.
Yeni yılın tüm insanlara hayırlı olmasını temenni eden Hanım Yeşil, “İyi bir yıl olsun. Herkesin muradı olsun ve sağlık gelsin. AKP iktidarı ortadan kalksın” diye konuştu.