Etiket: bektaş piroğlu

  • Bir ömür yoldaydı; Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümesinin 7. yılı-VİDEO

    Bir ömür yoldaydı; Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümesinin 7. yılı-VİDEO

    PİRHA- Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 7. yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup, yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    Talibinin eşiğinden ayağını ayırmayan, talibinin yüzünü güneşe, aya, iyiye, doğruya, güzele çeviren Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 7 yılı.

    Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından Bektaş Piroğlu, 7 yıl önce Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne bağlı Çepnidere köyünde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürümüştü.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek köyünde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden, Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip İlçesi’ne bağlı Köseler köyünde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu. Bektaş Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da, Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi Piroğlu 79 yaşındaydı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Bektaş Piroğlu’nu oğlu anlattı: Ömrü mücadeleyle, işkenceyle geçti!-VİDEO

    Pir Bektaş Piroğlu’nu oğlu anlattı: Ömrü mücadeleyle, işkenceyle geçti!-VİDEO

    PİRHA-2018’de geçirdiği kalp krizi sonucu Hakk’a yürüyen Musa-i Kazım Ocağı Pirlerinden Derviş Piroğlu’nun oğlu Hüseyin Piroğlu, babasıyla ilgili olarak ömrünün Alevilerin eşit yurttaşlık mücadelesi vererek geçtiğini belirterek, “ Nerede bir hak mücadelesi, bir haksızlık varsa Dede oradaydı. Ömrü mücadeleyle, işkenceyle geçti” dedi.

    Antep’in Nizip İlçesine bağlı Köseler köyünde doğan, ömrünün büyük kısmını Alevilerin inançları ve demokratik mücadelesine harcayan Musa-i Kazım Ocağı Pirlerinden Bektaş Piroğlu, Manisa’nın Turgutlu ilçesine bağlı Çepnidere köyünde cemevinde verilen aşure lokması sırasında konuşma yaptığı esnada kalp krizi geçirerek Hakk’a yürümüştü.

    Pir Bektaş Piroğlu’nun oğlu Hüseyin Piroğlu babası hakkında PİRHA’ya konuştu. Oğlu Hüseyin Piroğlu, babasının yaşamı boyunca Alevilerin hak ve hukuk mücadelesi içinde olduğunu, eşit yurttaşlık için çabaladığını söyledi. Hakk’a yürüdükten sonra yerinin doldurulamadığını ifade eden Hüseyin Piroğlu, “Devletin Alevisi olmaz deyip karşında dururdu. Ömrü mücadeleyle, işkenceyle geçti” diye belirtti.

    “NEREDE BİR HAK MÜCADELESİ VARSA ORADA OLURDU”

    Yaşadığı birçok baskıya ve işkenceye rağmen Pir Bektaş Piroğlu’nun hak mücadelesi yürüttüğünü söyleyen Hüseyin Piroğlu, babası hakkında şunları söyledi:

    “1968 yılında ülkede yaşanan olaylara seyirci kalmamış insan hakları konusunda bir mücadele içerisine girmiş. Gelişen devrimci hareketin içinde büyük bir mücadele verdi. Alevilerin Türkiye’de eşit yurttaş olması için de mücadele yürüttü. Alevilerin inançlarını özgürce yaşaması için devlete karşı mücadele yürüttü. 1980’li yıllarda gösterdiği mücadele nedeniyle cezaevine girdi, işkence gördü. Cezaevinden çıktıktan sonra gerek bu bölgede gerek Kobani’de gerek Türkiye’nin batısında olsun nerede bir hak mücadelesi, bir haksızlık varsa Dede oradaydı. Dede hayatının sadece 2-3 ayı evde kalırdı onun dışında geri kalan zamanını demokratik mücadele yürüten insanların arasında geçirirdi.”

    “BUGÜN TÜRKİYE’DE BÖYLE DEDELERİN YETİŞMESİ ZOR”

    Hüseyin Piroğlu, Pir Bektaş Piroğlu’nun devletin asimilasyon politikalarının karşısında durduğunu aktararak, “Dede kendini çok yetiştirmişti. Birçok insanın mümkün olmayacağı şekilde kendini geliştirdi. Gerek duruşu gerek kişiliği olsun Alevilerin hak ve hukuklarını savunan ve buna yönelik çalışma yürüten biriydi. Bugün Türkiye’de böyle Dedelerin yetişmesi çok zor. Devletin kontrolünde olan çok sayıda Dede var ama Bektaş Dede böyle biri değildi” ifadesinde bulundu.

    “KÖYLÜLER DEDE GİTTİKTEN SONRA ALEVİLİK BİTTİ DEMİŞLERDİ”

    Kendi talibi olan Çepnidere Köyü’ne gittiği sürecin ardında köyde birçok değişim olduğunu söyleyen Hüseyin Piroğlu, “Bir dönem Alevi çalıştayına katıldığı süreçte Maraş Katliamına katılan Ökkeş Şendiller diye birisinin de davet edildiğini görünce ‘Senin gibi biri Alevi çalıştayına katılamaz’ deyip ‘Sen faşist bir insansın’ demiştir. Hakk’a yürüdüğü Çepnidere köyüne gittiğinde köy hem milliyetçi hem de devletçiydi. Babam o köye gittikten sonra önemli değişimler yaşandı” şeklinde konuştu.

    “BABAM, DEVLETİN DEDESİ OLMAZ DEMİŞTİ”

    Babası Bektaş Piroğlu’nun yaşadığı dönemde Alevi Dedelerinin devlete yakınlık göstermesine tepki gösterdiğini belirten Hüseyin Piroğlu, “Benim babamdan öğrendiğim bir bilgi vardı: Devletin Dedesi olmaz. Alevi inancı içerisinde insanlar kendi Dedelerini kendi seçer. Dedeler nerede bir haksızlık varsa onun karşısında durmak zorunda. Ezilen Kürt olsun, Türk olsun kim olursa olsun orada durmak zorundadır. Suriye’de Alevilere karşı bir katliam var. Biz bu katliama sesiz duruyoruz. Bizim onların yanında durmamız lazım. Yıllardan beridir Aleviler katliama uğruyor. Bu aslında devletin korkusunu gösteriyor.  Devlet Alevilerden korkuyor. Aleviler barış istiyor, insan onuruna yakışır bir yaşam istiyor” diye belirtti.

    “BUGÜN YAŞIYOR OLSAYDI EZİLEN ULUSLARIN YANINDA OLURDU”

    Bektaş Piroğlu’nun en samimi arkadaşlarından birisi olan İmam Çelik, Pir Bektaş Piroğlu için şu ifadeleri kullandı:

    “Bektaş Dede Alevi toplumu açısından büyük ve yeri doldurulamayacak bir insandı. Kimseye haksızlık yapılmasına müsaade etmezdi. Yalan söyleyeni, iftira edeni sevmez, karşısında dururdu. Senenin 9 ayını başka yerlerde hizmet yürütmek amacıyla geçirirdi. Gerek siyasi gerek inançsal boyutta olsun büyük bir öncülük yapmıştır. Kendi zamanında da devletin Alevileri asimilasyon etmek için çabaları vardı. Bektaş Dede o dönemde bu tür şeyleri red etmiş, devletin Alevisi olmaz demiştir. Maaş için Aleviliği asla asimile ettirmesine izin vermez. Alevi Dedelerinin para karşılığında birilerinin etkisi altına alınmasını istemezdi. Bugün Dede yaşıyor olsaydı Kürtlerin, Alevilerin bütün ezilen ulusların yanında bulunurdu.”

    İmam Çelik, Pir Bektaş Piroğlu’nun çok sevilen birisi olduğunu ve Hakk’a yürüdüğü köyde binlerce insanın cenazesine katıldığını belirtti. Çelik, “Hakk’a yürüdüğü yerdeki Çepni Alevileri cenazesinin kendi köyünde defnedilmesine izin vermezlerdi. Kendisini o kadar çok sevdikleri için cenazesini kendi köylerinde sırlamak istediler. Cenazesine gittiğimizde binlerce insan kendisini yalnız bırakmadı” ifadesinde bulundu.

    Kamber YILDIZ/ANTEP

  • Hakk’a yürümesinin 6. yılı; Bektaş Piroğlu talibinin yüzünü doğruya çevirendi-VİDEO

    Hakk’a yürümesinin 6. yılı; Bektaş Piroğlu talibinin yüzünü doğruya çevirendi-VİDEO

    PİRHA- Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 6. yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup Yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    Talibinin eşiğinden ayağını ayırmayan, talibinin yüzünü güneşe, aya, iyiye, doğruya, güzele çeviren Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 6. yılı.

    Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından Bektaş Piroğlu, 6 yıl önce Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne bağlı Çepnidere köyünde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürümüştü.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek köyünde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden, Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip İlçesi’ne bağlı Köseler köyünde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu. Bektaş Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da, Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi Piroğlu 79 yaşındaydı.

    Piroğlu’nun Hakk’a yürümeden önce yaptığı son konuşması şöyleydi:

    PİRHA/İSTANBUL

  • Bektaş Piroğlu Dedenin Hakk’a yürüyüşünün 5. yılı-VİDEO

    Bektaş Piroğlu Dedenin Hakk’a yürüyüşünün 5. yılı-VİDEO

    PİRHA- Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakka yürüyüşünün 5’inci yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup Yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    5 yıl önce Manisa’nın Turgutlu İlçesi’ne bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüyen Bektaş Piroğlu Dede:nin aramızdan ayrılışının 5’inci yılı.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden, Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip İlçesi’ne bağlı Köseler Köyü’nde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu Dede olan Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da, Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi Piroğlu 79 yaşındaydı.

    Piroğlu’nun Hakk’a yürümeden önce yaptığı son konuşması şöyleydi:

  • Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün üzerinden 4 yıl geçti

    Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün üzerinden 4 yıl geçti

    PİRHA- Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün üzerinden 4 yıl geçti. 

    30 Eylül 2018’de Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüyen Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 4. yılı geride kaldı.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerini ziyarete giderek Yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir pirdi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler Köyü’nde doğdu. Babası ise Pir Ali Piroğlu. Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. 79 yaşında Hakk’a yürüyen Piroğlu, başta Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerdeki Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu üyesiydi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 3. yılı

    Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 3. yılı

    PİRHA- Talibinin eşiğinden ayağını ayırmayan, talibinin yüzünü güneşe, aya, iyiye, doğruya, güzele çeviren Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürüyüşünün 3. yılı. 

    30 Eylül 2018’de Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüyen Pir Bektaş Piroğlu’nun aramızdan ayrılışının 3. yılı.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giderek yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir pirdi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu , Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler Köyü’nde doğdu. Babası ise Pir Ali Piroğlu. Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. 79 yaşında Hakk’a yürüyen Piroğlu, başta Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerdeki Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi Federasyonu İnanç Kurulu üyesiydi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Talipleri Bektaş Piroğlu’nu anlattı: Eşiğimizden ayağını ayırmadı, devletin ayağına düşürmedi-VİDEO

    Talipleri Bektaş Piroğlu’nu anlattı: Eşiğimizden ayağını ayırmadı, devletin ayağına düşürmedi-VİDEO

    PİRHA- Talipleri; eşiğinden ayağını ayırmayan, talibinin yüzünü güneşe, aya, iyiye doğruya, güzele çeviren Pir Bektaş Piroğlu’nu anlattı. 45 yıl beraber yol sürdükleri pirlerinin emeği ile Çepni köylerinde Aleviliğin hala canlı kalmasında büyük etkisi olduğuna vurgu yapan talipleri, “Bektaş Dede bu köylere ağırlığını koymasa, cemleri diretmese belki halkın yarısı camiye yönelecekti. Bu bir gerçektir” diye konuştular.

    Pir Bektaş Piroğlu, 2018 yılında Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürümüştü. Talipleri, Pir Bektaş Piroğlu’nu PİRHA’ya anlattı.

    Kendi tabiri ile, ‘Ben talibimi bu devletin ayağına düşürmedim’ diyen Pir Bektaş Piroğlu, kentlerde görünen ve cemevinde oturan, herkesin gidip ona niyaz olduğu klasik algının dışında Antep’ten Manisa’ya, Kemalpaşa’dan Bergama’ya binlerce kilometre yolları kat ederek talibine gidiyordu.

    12 Eylül askeri darbesi ile Çepni Alevi köylerinde cem ibadeti yapmanın neredeyse imkansız hale geldiği bir ortamda Pir Bektaş Piroğlu’nun kilometrelerce yoldan gelerek gizlice cemler tuttuğunu dile getiren Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere köyünden Şerife Karayel ve Hamza Karayel, geçen 3 yıla rağmen pirlerinin yerini dolduramadıklarını ifade ettiler.

    “45 YIL BOYUNCA ONUNLA YOL SÜRDÜM, YERİNİ DOLDURAMADIK”

    45 yıl boyunca Pir Bektaş Piroğlu ile yol sürdüğünü ifade eden Şerif Karayel, Hakk’a yürümesinin 3. yılında kendisinin boşluğunu hala dolduramadıklarını kaydederek, “Bektaş Piroğlu Dede Hakk’a yürüdükten sonra onun yerini dolduramadık, cem yapamadık. 45 yıldır onunla yolu sürüyordum. 3 senedir de cem yürütemiyoruz, yoldan geri kaldık. Hala bir boşluğu var. Köye geldiğinde ilk bu evde mihman olurdu. Çepnilerde biraz kırgınlık olsaydı gidip onları barıştırırdı. Her sene köye gelerek cem tuttururdu bize. Buranın havasını, yeşilliğini çok severdi. Bana sürekli, “Kızım ben Çepnilerin içerisinde devri daim olacağım” derdi. Bektaş dede esprili bir dedeydi. Talipleri ile cem zamanında çok disiplinliydi. Muhabbetlerde ise talipleri ile iç içe olurdu, başından geçenleri anlatırdı” diye konuştu.

    “VASİYETİ, SAZ VE SEMAHLA HAKK’A UĞURLANMAKTI”

    Şerife Karayel, pirleri Bektaş Piroğlu’nun Hakk’a yürümeden önce kendilerine saz ve semah ile toprağa sırlanmasını vasiyet ettiğinin altını çizerek, “Alevilik ile ilgili bilgisi kuvvetliydi. Hakk’a yürüyüp devir daim olduğunda bile Aleviliği anlatıyordu. Hakk’a yürümeden önce vasiyeti vardı. Arif Sağ’ın eşi Hakk’a yürüdüğünde yürütülen erkanı görmüş. ‘Beni semah dönerek, sazla, muhabbetle Hakk’a uğurlayın’ diyordu. Benim elim ayağımız kalkmaz ki semah döneyim. Ama yine de vasiyetini yerine getirdik. Bektaş Dede’yi sazla, semahla Hakk’a uğurladık. Bu köyden sonra Kuşadası’nda Alevilerin bir toplantısı vardı oraya gidecekti. Gözlerimizin yaşını silerek, acımızı içimize atarak onun vasiyeti yerine gelsin diye Kuşadası’ndaki o toplantıya onun adına gittik” ifadelerini kullandı.

    “ÇEPNİLER ARASINDAKİ EN UFAK ANLAŞMAZLIKTA HEMEN GELİRDİ”

    Pir Bektaş Piroğlu’nun 24 yaşından itibaren Çepnidere köyünde bulunan talipleri ile cem tuttuğunu hatırlatan Şerife Karayel, Çepni Aleviler arasındaki en ufak anlaşmazlıkta kendisinin hemen köye gelip sorunlarını çözdüğünü söyledi. Karayel şöyle konuştu:

    “Bektaş Dede’den önce bu köye onun babası Ali Dede gelirmiş. 62 yaşındayım ve ben kendimi bildim bileli Bektaş Piroğlu Dede’yi gördüm. Babası Ali Dede bu köye atla geliyormuş. Antep’e kendisini ziyarete gittik. Uzun yoldu ve çok yorulduk. O yaşında bile her sene otobüs ile köye geliyordu. Burada Çepniler arasında bir dargınlık olsa hemen telefon ediyorduk ve 3 gün sonra burada oluyordu. Torunu olan Ali Dede’yi de kendisi ile birlikte getiriyordu. Kendisinden sonra onun dedelik yapmasını istiyordu. Bektaş Dede babası ile köye gelirken bilmediği şeyleri Çepni kadınların kendisine öğrettiğini söylüyordu. 24 yaşında bu köyde cem tutmaya başlamış. Ceme gitmeyen dahi onu gördüğünde ceme gelirdi. Onu çok arıyoruz. Halen de kabullenmiyoruz. Fotoğraftı evin en güzel köşesinde onunla sohbet ediyorum.”

    “KENDİSİ, ‘BENİ ÇEPNİ BACILAR EĞİTTİ’ DİYORDU”

    Hamza Karayel ise Pir Bektaş Piroğlu’ndan önce babası olan Pir Ali Piroğlu’nun Antep’ten Manisa’ya at sırtında geldiğini belirtti. Çepni kadınların Pir Bektaş Piroğlu’nun hizmet ettiği ilk yıllarda cem hizmetine dair birçok eksiğini tamamlamasında yardımcı olduğunun altını çizerek, “Bektaş Piroğlu Dede’nin babaları ile tanışıyoruz. Bizler kapıkulu ocağıyız. Önceleri vasıta yoktu. Turgutlu’ya kadar babaları at ile geliyormuş. Çepnilerin yolu kalmasın diye sadece Turgutlu’ya değil, Balıkesir, Bergama ve birçok yere gidiyordu. Babasından sonra Bektaş Dede köyümüze gelmeye başladı. Buradaki kadınlar cemlerde çok dirayetliydi, eksiksiz yönetiyorlardı. Bektaş Dede’nin kendisi çok disiplinliydi. Eksikleri olduğu zaman Çepni kadınlar kendisine doğru olanı gösteriyorlarmış. Kendisi, ‘Beni bu yolda Çepni bacılar eğitti, eksiklerimi tamamladı’ diyordu. Her sene gelerek kendisini de eğitmiş oldu” şeklinde konuştu.

    “BEKTAŞ DEDE OLMASAYDI ALEVİ KÖYLERİ ASİMİLE OLMUŞTU”

    12 Eylül askeri darbesinde cem ibadeti yapmanın neredeyse imkansız hale geldiğini, böyle bir ortamda Pir Bektaş Piroğlu’nun gizlice cemler yaptığına vurgu yapan Hamza Karayel de, “Buraya Bektaş Dede’nin dışında 4-5 dede daha geliyordu. Bektaş Dede kadar ilgilenmiyorlardı. İlla cem tutalım demiyorlardı. Bir süreden sonra bir daha da gelmiyorlardı. Bektaş Dede bu köye ağırlığını koydu. Düşkünler sırf düşkünlükleri kalksın diye her türlü cezaya razı geliyorlardı. Bu 12 Eylül’e kadar devam etti. Askeri baskılara boyun eğmiyorduk. Köyümüze illa cami yapılmasını diretiyorlardı. O zamanlar biz samanlıkta, damlarda cem yapıyorduk. Bektaş Dede 12 Eylül’de çok işkence görmüştü. Devlet üzerinde çok duruyordu. Gördükleri her yerde yakalamaya, arkasından silah sıkmaya başladılar. Taliplerine cem yaptırması onlar için sorundu. Bektaş Dede burada cem yapalım diye diretmese belki halkın yarısı camiye yönelecekti. Bu bir gerçektir. Yakın Alevi köyleri asimile olmuş. Çocuklarını kuran kursuna gönderiyorlarmış” ifadelerini kullandı.

    “BEKTAŞ DEDE GECE CEM YAPINCA ASKER BASKIN YAPIYORDU”

    Gece gizlice cem yaptıkları esnada askerlerin köyünü bastığını ve Pir Bektaş Piroğlu’nu kaçırdıklarını anlatan Hamza Karayel, şöyle devam etti:

    “Bektaş Dede ilk zamanlar sık sık gelemiyordu. Sonradan daha sık gelmeye başladı. ‘Yoldan ayrılmayın, yola aykırı olan şeylerden  uzak durun’ diyerek tembih ediyordu. Köydeki düşkünleri soruyordu. Cem kurulmadan önce onları eve çağırarak doğruyu söylemeleri için yemin ettiriyordu. Dede geldiğinde küskün olanları barıştırıyordu. Ben cemlerde kapıkuluydum. 12 Eylül döneminde cem tutmaya çekiniyorduk. Gizi yapılıyordu. Tepelere nöbetçi dikiliyordu. Elektrikler söndürülüyordu. Çok sıkı bir dönemdi. Seni alıp gittiklerinde sonun belirsizdi. Bektaş Dede o dönem ceme gelmişti. Akşam saat 10.00 gibi baskın yaptılar. Sirenler çalıyordu, hemen lambayı söndürdü. Dedenin dışarıya kaçmasını sağladık. Sorduklarında ise tarım toplantısı yapıyoruz dedik.”

    Ersin ÖZGÜL-Rohat EMEKÇİ/MANİSA

     

  • Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakk’a yürüyüşünün 2. yılı

    Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakk’a yürüyüşünün 2. yılı

    PİRHA – Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakk’a yürüyüşünün 2. yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup, yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı.

    30 Eylül 2018’de Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakk’a yürüyen Bektaş Piroğlu Dede’nin aramızdan ayrılışının 2. yılı.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giderek yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler Köyü’nde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu Dede. Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. 79 yaşında Hakk’a yürüyen Piroğlu, başta Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerdeki Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesiydi.

    PİRHA/ İSTANBUL

     

  • Bektaş Piroğlu Dedenin Hakka yürüyüşünün 1. Yılı

    Bektaş Piroğlu Dedenin Hakka yürüyüşünün 1. Yılı

    PİRHA – Bektaş Piroğlu Dedenin Hakka yürüyüşünün 1. Yılı. Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından olan Piroğlu, her yıl taliplerine ziyaretlerde bulunup yol erkan yürüten sevilen bir dedeydi. 

    Geçtiğimiz yıl Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure paylaşıldığı saatlerde konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dedenin aramızdan ayrılışının 1. yılı.

    Piroğlu, vasiyeti üzerine Manisa’nın Dilek Köyü’nde deyiş ve semahlarla sırlanmıştı. Piroğlu, uzun yıllar taliplerine ziyarete giden; yol, erkan yürüten ve herkes tarafından sevilen bir dedeydi.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler köyünde doğdu. Babası ise Ali Piroğlu Dede. Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesiydi. Piroğlu 79 yaşındaydı.

    Piroğlu’nun Hakka yürümeden önce yaptığı son konuşması şöyleydi:

     

  • Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması Okmeydanı Cemevi’nde verildi – VİDEO

    Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması Okmeydanı Cemevi’nde verildi – VİDEO

    PİRHA – Çepni dedesi Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde verildi. Anma programında Çerağ yakıldı, Piroğlu’nun hayatını anlatan slayt izletildi. 

    İstanbul Okmeydanı Cemevi’nde Çepni dedesi Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması verildi. Cemevi konferans salonunda ‘Hak ile hak olan insan-ı kamil Bektaş Piroğlu’nu anıyoruz” yazılı slayt gösterimi yapılarak hayatı anlatıldı. Kırk lokmasına Hubyar Sultan Alevi Kültür Derneği Başkanı Aydın Deniz, Aziz Baba Cemevi Başkanı Enver Can ve çok sayıda kişi katıldı. Anma programın sunumunu Hüseyin Kelleci yaptı.

    Çepni geleneklerine göre önce çerağ yakıldı. Çerağı Baba Mansur Ocağı dedesi Eren Yıldırım yaktı.

    “PİROĞLU ÇOK DOĞAL BİRİYDİ”

    Ardından Okmeydanı Cemevi Başkanı Zeynel Şahin kısa bir konuşma yaptı. Şahin, Piroğlu’nu anarak konuşmasına başladı. Piroğlu’nun doğal bir insan olduğunu ve onu tanımaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Şahin, “Türkiye’nin değişik yerlerinden Bektaş Piroğlu için 40 lokması veriliyor. Bizde Okmeydanı Cemevi olarak bugün Bektaş Piroğlu için 40 lokması veriyoruz” dedi.

    “HAYATINI ALEVİLİĞE ADADI”

    Kısaca hayatı hakkında bilgi veren Hüseyin Kelleci, “Bektaş Piroğlu Türkiye’yi geziyordu. Çepnileri, Romanları, Tahtacıları bilmiyoruz ama bunların dedeleri anlatırkende gerçekten Türkye’nin ve insanlığın ihtiyacı olan tüm güzellikleri anlatıyorlardı. Bu dedeler son çınarlar, ikincisi yok. Şuanda Bektaş Proğlu’nun yolunu devam ettiren başka kimse yok” dedi.

    Kelleci, Piroğlu’nun Alevilik yoluna kendini adadığını, devrimci biri olduğunu kaydetti.

    Konuşmaların ardından Çepni Dedesi Bektaş Piroğlu’nun hayatını anlatan slayt gösterimi yapıldı ve Piroğlu’nun sevdiği deyişleri Zakir İlkan Işık okudu. Daha sonra Mehmet Karabulut dede lokma duası verdikten sonra lokmalar pay edildi. (PİRHA – İSTANBUL)

  • Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması verildi – VİDEO

    Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması verildi – VİDEO

    PİRHA – Çepni dedesi Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması bugün Manisa’nın Dilek Kasabası’nda verildi. 

    Manisa’nın Turgutlu ilçesine bağlı Çepnidere köyünde cemevinde verilen aşure lokması sırasında bir konuşma yaparken kalp krizi geçirerek hakka yürüyen Çepni Dedesi Bektaş Piroğlu’nun kırk lokması Manisa’nın Dilek Kasabası’nda verildi.

    Dilek Cemevi’nde toplanan yurttaşlar Pir Bektaş Piroğlu’nun mezarını ziyaret etti. Lokmaya Antep’ten gelen ailesi de katıldı. Mezar başında Hüseyin Gazi Dede, Pir Süleyman Deprem, İmam Musa Kazım Ocağı Piri Mustafa Keskin, Piroğlu’nun oğlu Hüseyin Piroğlu birer konuşma gerçekleştirdi. Mezar başında kadınlar ağıt yakarak çerağ uyandırdı. Daha sonra Dilek Cemevi’nde kırk lokması pay edildi.

    PİROĞLU HAYATINI ALEVİLİĞE, ÇEPNİLERE VE DEVRİMCİLİĞE ADADI

    Mezarı başında kısa bir konuşma yapan Gazi Metin Dede, Piroğlu’nun yoluna bağlı olduğunu, Sivas anmalarına her yıl katıldığını belirtti. Metin, Piroğlu2nun herkes için büyük bir kayıp olduğunu kaydetti.

    Pir Süleyman Deprem de Piroğlu’nu anarak değerli biri olduğuna vurgu yaptı. Deprem, Piroplu’nun yeri doldurulmayacak bir pir olduğunu söyledi.

    Bektaş Piroğlu’nun oğlu Hüseyin Piroğlu da babasının tüm hayatını Aleviliğe, devrimciliğe ve Çepnilere adayan biri olduğunu kaydetti. (HABER MERKEZİ)

  • Kuzeni yazdı: Yüreği hala devrimdeydi, hiç bir zaman Devletin Alevisi olmadı

    Kuzeni yazdı: Yüreği hala devrimdeydi, hiç bir zaman Devletin Alevisi olmadı

    PİRHA- 30 Eylül’de Manisa Turgutlu’da Çepnidere Cemevi’nde Aşure lokması sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu dedenin sol yanını, devrimciliğini kuzeni Mustafa (Papur) Keskin yazdı. Keskin, Piroğlu için “Yüreği, bilinci hala solda, sosyalizmde, devrimdeydi. Alevilikle bu düşüncelerini içiçe geçirmiş, sentezlemişti” dedi.  

    Mustafa (Papur) Keskin, avrupaforum.org adlı internet sitesinde, 30 Eylül’de Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu’nu yazdı.

    Piroğlu’nun kuzeni olduğunu belirten Keskin, Bektaş dedeye Bekto diye hitap ederek, “Bekto tahminen 1937-1938 yılı Antep’in Nizip ilçesi, Köseler Köyü doğumlu. Üç kız bir oğlan, toplam dört kardeşlerdi. Babamla Bekto’nun babası Ali Dede amca çocukları. Kendisi ile ben de teyze çocukları oluruz. Yani kuzendik. Evlerimiz bitişikti” dedi.

    Bektaş Piroğlu’nun kendi yörelerinin ilk devrimcilerinden olduğunu belirten Keskin, Bektaş Piroğlu’nun  1965’lerde Dev-Genç’le, TİP’le başladığı mücadelesine, Dev-Genç ayrışmasının ardından Denizlerin kurduğu THKO (Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu) saflarında sürdürdüğünü yazdı.

    12 Mart Askeri Darbesi sonrasında yaşadıkları bir anısını şöyle anlatıyor:

    “12 Mart Askeri Darbesi olunca bizim köye 4-5 cemse askeri araç geldi. Askerler köyde birilerini arıyordu. Ben daha o zaman ortaokul öğrencisiyim. Bir baktım bizim Bekto köyün dışına doğru kaçıyor. Arazilerimizi birbirine yakın olduğundan karşılaştık, “ne oluyor” diye sordum. “Köyü asker bastı, beni gördüğünü kimseye söyleme” dedi ve koşmaya devam etti. Askerlerin olduğu yere doğru gittim, bana bir şey sorarlarsa ne söyleyeceğimi kafamda planladım ama bana bir şey sormadılar.”

    “HEM DEDELİK YAPIYORLAR HEM ÖRGÜTLÜ DEVRİMCİLİK”

    “12 Mart’ın ardından köy halkının yararlanması için Sarı Dede’nin evinde bir kütüphane oluşturduk. Sarı Dede Bekto’nun kayını olur. Daha sonraları Mihri Belli’yle birlikte Türkiye Emekçi Partisini kurdular. Bekto da THKO içerisinde. Gerek Bekto, gerekse de Sarı Dede hem dedelik yapıyorlar, hem de solun başarılı olabilmesi için örgütlü devrimcilik yapıyorlar. Biz ise henüz örgütlü durumda değiliz” diyen Mustafa (Papur) Keskin şöyle devam ediyor:

    “BEKTO, ESRARCI GENÇLERİ MÜCADELENİN İÇİNE ÇEKMEYE ÇABALIYORDU”

    “Bizim köyün solculuğa ilk meyledenleri köyün esrarcı gençleriydi. Bekto’yla, Sarı Dede bunların arasından köylüler tarafından sevilen, sözüne mert olanlarını toparlayıp örgütlü mücadelenin içerisine çekmeye çabalıyorlardı.
    Bizler katılacak devrimci örgüt arayışındayken Bekto bizlere Teslim Töre’nin köye geleceği haberini verdi. 1975 yılıydı sanırım. Teslim köye geldiğinde okuyanımız okulu bıraktı, esrarcısı esrarını, hepimiz Bekto’nun evinde toplandık. Konuşmaların sonunda hepimiz THKO/MB’ye (Mücadele Birliği’ne) katılma kararı aldık. Gençlerin çoğu üye ve aday üye oldu.”

    “BEKTO’NUN EVİ 3 ODALI ÇAMURLA SIVALI DAMDI”

    Bektaş Piroğlu’nun evinin üç odalı bir yer damı olduğunu belirten Keskin, “Odalardan birinde yatak ve yiyecekleri, diğerinde öküz ve inekleri, üçüncüsü ise sobanın da kurulduğu oturma odası. O zamanlar daha köylerde beton ev yok, Bekto’nunki de topraktan. Evlerin içi ya beyaz toprakla ya da çamurla sıvanırdı. Toprağa öküz-inek dışkısı katılır, su ile sıva çamuru yapılırdı” diyerek şunları anlatıyor:

    “Fato (Bekto’nun eşi) evi çamurla sıvamıştı. Bizim toplantıların çoğu Bekto’nun evinde olurdu. Kış olunca Bekto’nun evinin duvarları yeşermeye başlardı, Bektaş da, “duvara çiçek mi ektiniz” deyip takılırdı Fato’ya.
    Bir gün yine Bekto’nun evinde Teslim Töre, Ergun Adaklı’nın da olduğu bir grupla sohbet ediyorduk. Teslim “Yoldaşlar, biz mitingler için ‘Fabrikalar, tarlalar, siyasi iktidar her şey emeğin olmalı’ şeklinde bir slogan düşündük, ne dersiniz” diye söze girdi. Uzunca bir tartışmanın ardından sloganda önemli bir değişiklik yapmayı başarmıştık. Sloganın sonu “olmalı” biçiminde değil, “olacak” şeklinde bitmeliydi. Ve Bekto’nun Nizip’in Köseler köyündeki üç gözlü toprak damından Antep’in, Adana’nın, İstanbul’un, İzmir’in, Ankara’nın işçi semtlerine, yoksul mahallerine, eylem meydanlarına dek yayıldı.”

    “KOMÜN ÇALIŞMASINDA BEKTO’NUN EMEĞİ ÇOKTU”

    Köyde komün kurmaya karar verdiklerini yazan Keskin o günleri şöyle anlatıyor:

    “Sovyetlerdeki Solhoz ve Kolhozları örnek alarak köyde komün kurmaya karar verdik. Bekto, Mulla, Mehmet Ayık, İsmail Ayık, İsmail Çelik, Mustafa Çelik ve ben ilk komünü başlatanlardık. Komün çalışmamamız aksak-topal da olsa 1980’lere kadar sürdü. Küçücük köy yerinde komün üye sayımız 150-200’lere kadar ulaştı. Kadınlı erkekli eğitim çalışması grupları oluşturduk. Bütün bu çalışmalarda Bekto’nun emeği çok büyüktü.

    “BEKTO 12 EYLÜL DARBESİ SONRASI MAHPUSLUKTAN KÖYE GERİ GELDİ”

    “12 Eylül Darbesi sonrası 1980-1991 yılları arasında bu yörelerde kaçak yaşamak zorunda kalmıştım. Bekto Birinci Şube işkenceleri ve mahpusluktan sonra köye geri geldi. Kaçak olduğumuzdan bizim güneşimiz aydı, geceleri doğardı. İlişkilerimiz dibe vurmuştu. Her gün köylere yapılan operasyonlar, baskılar, gözaltılar, tutuklamalar etkili olmuş, ezici çoğunluk selam veremez hale gelmişti. Yalnızlık hissi büyüktü. Böylesi bir dönemde Bekto’yla bir randevu yapmayı başardık ve dağda buluştuk” diyen Keskin, devamında şunları ekliyor:

    “Bekto durumu kabul etmedi ve cesaretle “yarın evde buluşacağız” dedi. Kabul ettim. İllegal olarak İstanbul’dan getirdiğim Komünist dergilerinden bir tanesini Bekto için yanıma aldım ve gece Bekto’ların evin yolunu tuttum. Yedik, içtik sohbet ettik ve gün ışımaya yaklaşırken ben ayaklandım. Güneş doğmadan saklandığım deliğe ulaşmalıydım. Bekto yoldaş bırakmak istemedi, evde saklanmamı istedi ancak örgütlülüğün devamını sağlayabilmek için yakalanmamam gerekiyordu. Bekto yoldaş yanıma bir yiyecek çıkını hazırladı. Kendisine takıldım, bilsem iki dergi getirirdim sana diye. O zaman bir somun ekmek, bir lokma yemek bulabilmek komünist dergisine ulaşmaktan daha zahmetli ve zordu. Hele ekmeğin yanında bir demli çay ve demli bir sohbet bulabilmek ise hayal gibiydi.

    “KOBANE’DE IŞİD KARANLIĞINA DİRENENLERE SELAMI EKSİK ETMEDİ” 

    Bekto’yla gizli buluşmalarımız partili bir ilişki olmasa da 1990’lara kadar sürdü. 90’ların sonunda Bektaş’a Avrupa’ya çıkma kararımı bildirdim, “Deyzeoğlu benim Mustafa’yı da alamaz mısın yanına“ oldu cevabı. Bekto’nun oğlu Mustafa’yı da yanıma alıp Yunanistan üzeri Almanya’ya geldim. Sonraki süreçte görüşmelerimiz azalsa da ilişkimiz hiç bitmedi. Almanya’ya geldiğinde misafirim oldu. Dedelik hizmeti ön planda olsa da solculuk vazifelerini de hiçbir zaman unutmadı. Yıllar sonra ilk kez memlekete gittiğimde de oturup uzun uzun konuştuk Bektaş’la. Yüreği, bilinci hala solda, sosyalizmde, devrimdeydi. Alevilikle bu düşüncelerini içiçe geçirmiş, sentezlemişti. Son süreçte örgütlü olarak değilse bile HDP’yi destekledi. Kobane’de IŞİD karanlığına direnenlere selamı eksik etmedi. Bekto’nun bu dik duruşu zaman içinde ona karşı oluşmuş kimi kırgınlıklarımı da sildi attı açıkçası. Neden kırıldın derseniz o da Bekto’yla benim aramda kalsın…

    “BEKTO SOLCU OLMADAN ÖNCE DEDELİK YAPIYORDU”

    Mustafa (Papur) Keskin, Bektaş Piroğlu’nun solcu olmadan önce dedelik yapmaya başladığını belirterek, “Solla, sosyalizmle tanışınca da dedelik ve solculuğu ustaca sentezledi kendinde. 90’lı yıllarda Alevi örgütlenmelerinin ortaya çıkmasında aktif olarak yer aldı ve sonrasında daha çok bu kurumlarda var oldu. Ama hiçbir zaman devletin Alevisi olmadı.

    Bekto yoldaş hem dede hem de her daim gönlü solda bir talipti. Senin iyilikten, doğruluktan, dürüstlükten, dayanışmadan yana sesini devam ettireceğiz Deyzeoğlu. Hoşça kal Bekto Dede yoldaş…

    PİRHA/İSTANBUL

     

  • Gaziantep Çepnileri Derneği Olağanüstü Genel Kurulu’nda Pir Bektaş Piroğlu anıldı

    Gaziantep Çepnileri Derneği Olağanüstü Genel Kurulu’nda Pir Bektaş Piroğlu anıldı

    PİRHA – Gaziantep Çepnileri Derneği,4. Olağanüstü Genel Kurulu’nu gerçekleştirdi. Kurula katılan HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Çilem Küçükkeleş, geçtiğimiz günlerde kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu’nu andı. 

    Gaziantep Çepnileri Derneği, gerçekleştirdikleri genel kurula ilişkin “Derneğimizin 4. Olağanüstü genel kurul toplantısını yapmış bulunuyoruz.
    İbrahim Halil Özdemir, Ahmet Sönmez ve Ahmet Gürbüz divan üyeleri seçilmiş olup, saygı duruşu ve İstiklal Marşı okunuşu ile başlayan genel kurul toplantımız eski başkan Zülfikar Aslan’ın konuşması ile devam etmiştir. Denetim ve mali bütçesi okunmuş olup oy çokluğuyla kabul edilmiştir. Daha sonra yeni başkanımız Hüseyin Gürbüz’ün koşmasını yapmıştır.
    Genel kurul toplantımıza katılan diğer sivil toplum kuruluşlarına, üyelerimize, tüm dost ve akrabalarımıza teşekkür ederiz” açıklamasında bulundu.

    HDP Halklar ve İnançlar Komisyonu’ndan Çilem Küçükkeleş, derneğin genel kuruluna katılım gösterdi. Küçükkeleş, geçtiğimi günlerde kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu için ” Bektaş Dede yürürken sanki bir derya yürüyordu. Ulu bir çınardı. Bize düşen bir görev bu ışığı büyütmek” ifadelerini kullandı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevi temsilciler, dedeler ve vekillerden Bektaş Piroğlu için mesajlar-VİDEO

    Alevi temsilciler, dedeler ve vekillerden Bektaş Piroğlu için mesajlar-VİDEO

    PİRHA- Manisa’nın Turgutlu İlçesi Çepnidere köyünde kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede toprağa sırlandı. Dede Piroğlu’nu tanıyanlar ona dair duygu ve düşüncelerini PİRHA’yla paylaştı.

    Alevi kurum temsilcileri, başkanları, dedeler, Alevi yazarlar, milletvekilleri ve  yurttaşlar Pir Bektaş Piroğlu’na dair düşüncelerini dile getirdiler.

    İşte o mesajlar:

    DAD İzmir Şube Eşbaşkanı Hüseyin Ozan: Sevgili pirimizin devri daim olsun. Alevi halklarımızın zulümata düşürüldüğü zamanlarda bir aşktı, bir ışıktı. Onun direnci, kemaleti yolumuzu aydınlatmakytaydı, bundan sonra da aydınlatacak yolumuzu. Nice ikrarsız türerken pirimiz Hak dedi, Hak durdu. Taliplerine rehberlik etti.

    PSAKD Genel Başkanı Gani Kaplan: Bektaş Piroğlu dedemiz, görgümüzün yapıldığı cem erkanı yürütmesi esasında aynı zamanda posta oturan dedemizdi. Dedenin en büyük özelliği taliplerini hiçbir zaman bırakmaması. Bu köylerde Aleviliği köylüler yaşıyorsa Bektaş Piroğlu’na borçludur. Dede, ne kadar mürşit ocağımızdansa bazı konularda arar sorardık. O bizim rehberimizdi.

    HDP İstanbul Milletvekili Zeynel Özen: Bektaş dedemiz Hakka ulaşmıştır. 20 yıl içinde bu mücadelenin içinde gördüm. Nerede eylemsellik, konferans varsa Bektaş Dede’yi orada gördük. Her zaman yanımızdaydı. İnancımızda Hızır var. Bektaş Dede bir Hızırdı her zaman hazırdı.

    Alevi aktivist Servet Demir: Ariflik bilgisiyle topluma öğretinin gereklerine uyan gereklerini yerine getiren mürşidimizdir. Devri daim olsun. Çok üzgünüm.

    Dede Hasan Doğan: Bektaş Dede son zamanların en iyi yetişmiş, kendini bilen, Hakikatçi Aleviliği ön plana çıkaran bir dedemizdi. Yol geri kalmasın düsturuna uyan bir dedemizdi. Hiç kimseye hor gözle bakmaz. Sürekli birleştirici üslubu olan dedemizdi.

    Aziz Baba Ocağı Dedesi Enver Can Dede: Gittiğim her toplantıda dedenin birleştirici ve insanlarla bir olduğunu gördüm. Menzili aydınlık olsun, nurlar içinde yatsın.

    HDP Antalya Milletvekili Kemal Bülbül: Hizmetleri Hak divanına yazılsın. Toprağına niyazım olsun; kendisi yaşamı ve Hakka yürüyüş ile de Alevi yol erkanının nasıl olması gerektiğini söylemesi gerekir. Erkan yürütürken Hakka yürümesi, Alevi yol erkanın nasıl olması gerektiğini göstermesi gerekir. Devri daim, mekanı pür, nur olsun.

    Güvenç Abdal Ocağı Dedesi Sefa Öztürk: Bu yolu yaşayan ve yaşatan bir pirdi. O, işin çok fazla teorik boyutu değil, canlı temsilcisiydi. Gelenekten geliyordu. Yol, yordam bilen hakikatçi idi. Bu yanımızla çok eksildik, çok noksanlaştık. Erkanda Hakka yürüdü. Devri daim, devri asan olsun.

    Balıkesir Alevi Güçbirliği yöneticisi Vedat Tekten: İnanç kurulu içerisinde idi. Ondaki engin yüreği, mütevazi yaşam tarzı, ayırt etmeksizin herkese hizmet etme aşkını görünce hayran olmamak mümkün değildi. Çepni Aleviliği ve Anadolu Aleviliği arasında adeta köprüydü. Hizmetten asla geri kalmadı. Işığı daim, devri asan olsun.

    HDP MYK  ve Halklar ve İnançlar Komisyonu Üyesi Çilem Küçükkeleş: Alevilik üzerine mücadele ederken sanki çok geçmişte yaşamış ama şu anda var olmayan bir şey üzerine mücadele ediyor gibi, düşünür gibi Bektaş Piroğlu Dede ile tanıştık biz. Bizim kentlerde gördüğümüz pirler bir cemevinde oturan, herkesin gidip ona niyaz olduğu ama Bektaş Piroğlu Dede tam tersi tek tek talibine giden bir kişiydi. Çok değerli bir sözü vardı; ‘Ben talibimi bu devletin ayağına düşürmedim.’ Bektaş Dede yürürken sanki bir derya yürüyordu. Ulu bir çınardı. Bize düşen bir görev bu ışığı büyütmek. Bu inancın mührünü Manisa’ya bir şekilde vurmuş oldu.

    Balıkesir Güç Birliği’nden İbrahim Kızıler: Geleneksel Aleviliği yaşayan ve yaşatmaya çalışan önemli çok önemli bir dedemiz, pirimizdi. Aydın, gelenek ile yeniliği birbirine kavuşturmasını başarabilen biriydi. Devri daim olsun.

    Sümbül Beltir: Bektaş Dedemiz ile Alevi toplantılarında bir araya gelme fırsatı bulduk. Uzaktan duruşu bile gerçek bir yol yürütücüsü olduğunu gösteriyordu bize. Edebi, erkanı, yolu çok iyi yaşayan birisiydi.  Hak inancı öğretilmez, yaşanır. O, bunun canlı örneğiydi. Son olarak kendi taliplerinin huzurunda Hakka yürüdü. Devri daim olsun, ışıklar yoldaşı olsun.

    Bektaş Dedenin Amcasının Oğlu Hüseyin Keskin: Bektaş Piroğlu yaşamını bu yola adamış, yolun devamı için yaşamış bir yol önder idi. Her türlü gayreti, çabayı sarf etmiştir. Vasiyeti beni taliplerimden ayırmayın olmuştu. Devri daim, yolu ışık olsun

    PİRHA / MANİSA

     

  • Bektaş Piroğlu Dede, deyiş ve semahlarla Dilek Köyü’nde sırlandı-VİDEO

    Bektaş Piroğlu Dede, deyiş ve semahlarla Dilek Köyü’nde sırlandı-VİDEO

    PİRHA – Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure lokmasındaki konuşması sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu, Dilek Köyü’nde vasiyeti üzerine deyiş ve semahlarla sırlandı.

    Kalp krizi sonucu Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede, Çepnidere Cemevi’nde rızalık alındıktan sonra sırlanmak üzere Saruhanlı İlçesine bağlı Dilek Köyü’ne getirildi.

    Köy girişinde büyük bir kalabalık ile karşılanan Piroğlu’nun Hakka yürüme erkanı köy meydanında gerçekleşti.  Erkanı Baba Mansur Ocağı Piri Eren Yıldırım, Serçeşme Hacıbektaş Piri Özdoğan Sağlam, Kureyşan Ocağı Piri Engin Seyitalidedeoğlu yürüttü. Gani Pekşen ve Bektaş Dede’nin kamberi Rahmi Aydın’ın seslendirdiği deyiş ve nefeslerle, Bektaş Dede’nin vasiyeti üzerine Çepnili kadınlar semahlar dönerek Piroğlu’nu Hakka uğurladı.

    Hakka uğurlama erkanına PSAKD, DAD, HBVAKV, AKD temsilcileri, HDP Milletvekilleri Kemal Bülbül, Zeynel Özen ve çok sayıda yurttaş katıldı.

    Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Gani Kaplan, Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı Genel Başkanı Ercan Geçmez ve diğer kurum başkanları konuşma yaparak Bektaş Piroğlu’nu anlattılar.

    Hakka uğurlama erkanından sonra Piroğlu, köy mezarlığına götürüldü. Burada da sırlama erkanı gerçekleşti.

    Sırlama erkanında Pir Engin Seyitalidedeoğlu gülben verdi. Pir Özdoğan Sağlam’ın yürüttüğü sırlama erkanında, Gani Pekşen’in okuduğu nefeslerde duygusal anlar yaşandı. Çepni kadınları ağıtlar yakarak Bektaş Dede’yi sırladı.

    MANİSA/PİRHA

     

  • Pir Bektaş Piroğlu için deyişler eşliğinde rızalık alındı

    Pir Bektaş Piroğlu için deyişler eşliğinde rızalık alındı

    PİRHA – Aşure lokması verilirken yaptı konuşma sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu, Çepnidere Köyü Cemevi’nde yıkanarak Hak gömleği giydirildi. Sonrasında deyişler eşliğinde rızalık alındı. Sırlanmak üzere Manisa Saruhanlı Dilek Kasabası’na doğru yola çıkarıldı.

    Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde verilen aşure lokmasında konuşma yaparken kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Pir Bektaş Piroğlu, Hakka yürüdüğü mekanda taliplerinden rızalık alındı.

    Dedeler Engin Seyitalidedeoğlu ve Özdoğan Sağlam, gülbengler eşliğinde taliplerinden rızalık aldı.

    20 seneden beri Pir Bektaş Piroğlu ile cemlerde zakirlik hizmeti yürüten Rahmi Aydın, duaz-ı imam ve nefesler okudu.

    Pir Bektaş Piroğlu, toprağa sırlanmak üzere Saruhanlı Dilek Kasabası’na doğru yola çıkarıldı.

    MANİSA/PİRHA

  • Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede cemevine getirildi

    Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede cemevine getirildi

    PİRHA – Önceki gün Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede’nin Hakka yürüme erkanı gerçekleşecek. Erkan öncesinde Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde rızalık alınarak sırlanmak üzere Saruhanlı’ya bağlı Dilek Kasabası’na doğru yola çıkacak. 

    Önceki gün Manisa Turgutlu’ya bağlı Çepnidere köyünde cemevinde aşure lokması öncesi yaptığı konuşma sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede, bugün Hakka uğurlanacak..

    Piroğlu Dede, hastaneden Çepnidere Cemevi’ne getirildi. Burada rızalık alınıp Hakka uğurlama erkanı yapıldıktan sonra Manisa’nın Saruhanlı İlçesine bağlı Dilek Kasabası’nda toprağa sırlanacak.

    MANİSA/PİRHA

  • Ömrünü Alevi Yol’una adamıştı; Dede Piroğlu Hakka uğurlanıyor

    Ömrünü Alevi Yol’una adamıştı; Dede Piroğlu Hakka uğurlanıyor

    PİRHA- Musa-ı Kazım Ocağı evladı Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakka yürümesinin ardından Hakka uğurlama erkanı bugün yapılıyor. Piroğlu, Manisa Saruhanlı’ya bağlı Dilek Kasabasında toprağa sırlanacak.

    Musa-ı Kazım Ocağı evladı Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakka yürümesinin ardından Hakka uğurlama erkanı yapılıyor.

    79 yaşındaki Dede Bektaş Piroğlu, Manisa’nın Turgutlu ilçesine bağlı Çepnidere köyünde cemevinde önceki gün verilen aşure lokması sırasında konuşma yaparken kalp krizi geçirdi. Cemevinde bulunan doktorun  müdahale etmesinin ardından hastaneye götürülen Piroğlu, kurtarılamayarak Hakka yürüdü.

    Bektaş Piroğlu Dede için Hakka uğurlama erkanı yapılıyor. Piroğlu, bu sabah saat 08.00 sıralarında Turgutlu Devlet Hastanesi’nden alınarak Çepnidere köyü cemevine getirildi. Vasiyeti üzerine Hakka uğurlama erkanı İstanbul Okmeydanı Cemevi Dedesi, Baba Mansur Ocağı mensubu Eren Yıldırım tarafından yürütülecek.
    Gani Pekşen ise Piri uğurlarken hak nefeslerini seslendirecek. Piroğlu, daha sonra Manisa’nın Dilek Kasabasında toprağa sırlanacak.

    Türkiye’nin pek yerinden Alevi dedeleri, kurum temsilcileri, Alevi yurttaşlar Piroğlu’nu Hakka uğurlamak için Çepnidere köyüne gitti.

    BEKTAŞ PİROĞLU KİMDİR?

    Bektaş Piroğlu Dede, Musa-i Kazım Ocağı evlatlarından. Çepni Alevilerinden olan Piroğlu 1938 yılında Antep’in Nizip ilçesine bağlı Köseler köyünde doğdu. Babası ise Ali Dede. Piroğlu, 1960 yılından beri dedelik yapıyordu. Türkiye’de, Balkanlarda, Avrupa’da Alevilerin bulunduğu her yerde inanca hizmet etti. Batı Anadolu olmak üzere bazı yörelerde yaşayan Türkmen, Çepni Alevilerin post dedesi ve Alevi Bektaşi İnanç Kurulu üyesi. Piroğlu 79 yaşındaydı.

    PİRHA/MANİSA

  • Çepnidere halkı Pir Bektaş Piroğlu için delil uyandırdı-VİDEO

    Çepnidere halkı Pir Bektaş Piroğlu için delil uyandırdı-VİDEO

    PİRHA –Musa-ı Kazım Ocağı evladı Pir Bektaş Piroğlu’nun Hakka yürümesinin ardından Alevi Kültür Dernekleri Çepnidere Şubesi Cemevi’nde delil uyandırıldı. Deyişler okundu, ağıtlar yakıldı.

    Manisa’nın Turgutlu İlçesine bağlı Çepnidere Köyü’nde aşure lokmasının pay edilmesi sırasında kalp krizi geçirerek Hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede’nin vasiyeti üzerine talipleri, cemevinde delil uyandırdı.

    Kamber Rahmi Aydın deyişler okurken talipleri Piroğlu için ağıtlar yaktı.

    MANİSA/PİRHA

  • Talibi, Dede Bektaş Piroğlu’nun son vasiyetini PİRHA’ya açıkladı-VİDEO

    Talibi, Dede Bektaş Piroğlu’nun son vasiyetini PİRHA’ya açıkladı-VİDEO

    PİRHA- Manisa’nın Turgutlu ilçesi Çepnidere köyündeki aşure lokmasında yaptığı konuşma sırasında rahatsızlanarak kalp krizi geçiren ve hakka yürüyen Bektaş Piroğlu Dede’nin taliplerinden olan Hamza Karayel, Bektaş Piroğlu’nun son vasiyetini PİRHA’ya paylaştı.

    Bektaş Piroğlu Dede ile dede-talip ilişkisi dışında arkadaşlık ilişkilerinin de gelişkin olduğunu belirten AKD Çepnidere Şube Başkanı Hamza Karayel, Piroğlu’nun son vasiyetinin hakka yürüme erkanında ağlanmaması ve semahlar ile sırlanması olduğunu söyledi.

    “ARKAMDAN AĞLAMAYIN, ETRAFIMDA SEMAH DÖNÜN”

    Piroğlu’nun talibi olan Hamza Karayel şunları söyledi:

    “Biz dede ile pir gibi değil arkadaş gibiydik. Her şeyi paylaşıyorduk. Dünyadan göçerken nereyi istediğini soruyorduk. Biz önerimizde Hamza  Baba’yı düşünmüştük. Ben kesinlikle Çepni aşireti içinde öleceğim diyordu. Evlatlarına, torunlarına da söylemişti. Beni Dilek Kasabası’na defnedin dedi. Kesinlikle arkamdan ağlamayın ve etrafımda semah dönün diye vasiyet etti. Ruhum ancak öyle rahat eder dedi.”

    PİRHA / MANİSA