Etiket: belçika

  • Gözaltına alınan Pir Haydar Buga çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı

    Gözaltına alınan Pir Haydar Buga çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı

    PİRHA-Gözaltına alınan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Yol Erkan İnanç Kurulu Üyesi ve Derviş Cemal Ocağı evlatlarından Pir Haydar Buga çıkarıldığı mahkemece serbest bırakıldı. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Yol Erkan İnanç Kurulu Üyesi ve Derviş Cemal Ocağı evlatlarından Pir Haydar Buga ile eşi Belçika’dan Türkiye’ye giriş yaparken İstanbul’da gözaltına alındı.

    Savcılığın yurt dışı çıkış yasağı ile kefalet talebini reddeden mahkeme, hiçbir tedbir kararı uygulamadan Buga’yı serbest bıraktı.

    PİRHA / İSTANBUL

    İLGİLİ HABERLER:

    >AABK Yol Erkan İnanç Kurulu Üyesi Pir Haydar Buga gözaltına alındı

  • Avrupa’da sel baskını: En az 100 kişi yaşamını yitirdi

    Avrupa’da sel baskını: En az 100 kişi yaşamını yitirdi

    Almanya, Belçika ve Hollanda’da etkili olan sağanak yağış nedeniyle en az 110 kişi yaşamını yitirdi ve onlarca kişiden haber alınamıyor. Sel nedeniyle çok sayıda yerleşim yeri tahliye edildi.

    Avrupa ülkelerinde etkili olan şiddetli yağış sonrası meydana gelen selde onlarca kişi yaşamını yitirdi. BBC’nin aktardığına göre, Almanya’da selde en az 110 kişi hayatını kaybetti ve yüzlerce kişiden haber alınamıyor. Yağışlardan en çok Rheinland-Pfalz ve Kuzey Ren-Vestfalya eyaletleri etkilendi. Kuzey Ren Vestfalya Başbakanı ve Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’nin Genel Başkanı Armin Laschet, selin iklim değişikliğinin bir sonucu olduğunu belirtti.

    Laschet, “Bu gibi olaylarla daha sık karşılaşıyor olacağız, bu iklim koruma önlemlerini hızlandırmamız gerektiği anlamına geliyor. Çünkü iklim değişikliği tek bir bölgeyle sınırlı değil” dedi.

    Almanya’nın Bonn kenti yakınlarındaki Rheinbach kasabasının bir kısmı, bir barajın yıkılma tehlikesi nedeniyle tahliye edildi. Tedbir amaçlı tahliye için Alman ordusuna ait kamyonlar kullanılıyor. Kasaba sakinleri akraba ve tanıdıkların yanına ya da belediye binasına yerleştirildi. Yüzlerce asker ve 2 bin 500 arama kurtarma görevlisi Almanya’da çalışmalar için polise yardım ediyor.

    Almanya Başbakanı Angela Merkel, “Selin yaşandığı yerlerde insanların üstesinden gelmek zorunda kaldığı felaketten ötürü şoke oldum. Hayatını kaybedenlerin ve kaybolanların aileleri için derin bir üzüntü duyuyorum” dedi.

    200 BİN EV ELEKTRİKSİZ

    Almanya’da 200 bin evin elektriksiz kaldığı tahmin ediliyor. Santrallerin sel suyu altında kalması nedeniyle arıza giderme çalışmaları yapılamıyor. Şiddetli sağanak yağış ve selden etkilenen kişileri kurtarmak için silahlı kuvvetlerin yanı sıra Avrupa Sivil Koruma Destek Ekipleri de göreve çağrıldı.

    BELÇİKA

    Belçika’da en az 11 kişi hayatını kaybetti. Sağanak yağış nedeniyle Belçika’da arama kurtarma çalışmaları yavaş ilerliyor. Liege Belediyesi yetkilileri, Maas nehrinde yüksek su seviyesi nedeniyle bölgede durumun hala kritik olduğunu söyledi.

    Liège ve Namur kentlerinde alçak bölgelerdeki kent sakinlerine evlerini tahliye etmeleri çağrısı yapıldı. Maas Mechelen kentinde 3 köy, su baskını tehdidi nedeniyle boşaltıldı. Verviers bölgesinde bu gece sokağa çıkma yasağı uygulanacak.

    HOLLANDA

    Hollanda’da Maas nehri en yüksek su seviyesine ulaştı. Ölçümlere göre nehirden saniyede 3,1 milyon litreden fazla su akıyor. Bu nedenle Maastricht kentindeki iki mahallede yaşayan yaklaşık 10 bin kişiye, olası baskın nedeniyle evlerini boşaltma çağrısı yapıldı.

    Hollanda’nın Venlo kentindeki VieCuri Hastanesi de, diğer hastaları tahliye ederek, olası su baskınları için kurtarma çalışmalarına hazırlık yapıyor.

    (HABER MERKEZİ)

  • Pir Haydar Buga: Cemevleri minaresiz camiye dönüştürülmeye çalışılıyor

    Pir Haydar Buga: Cemevleri minaresiz camiye dönüştürülmeye çalışılıyor

    PİRHA- Pir Haydar Buga, bazı cemevlerinin “minaresiz cami”ye dönüştüğünü ifade ederek “Kur’an Alevilerin ise o zaman Kur’an’ın şer-i hükümlerine göre yaşam sürmeleri gerekiyor. İslam’ın hiçbir şartını yerine getirmeyip ‘İslam’ın özü biziz’ diyorsunuz. İkiyüzlü davranmanın anlamı yok. Maalesef asimilasyoncu zihniyet, Yezitliğini yapmaya devam ediyor” dedi. Buga, görkemli cemevleri yaptırılarak bir yere varılamayacağını da sözlerine ekledi. 

    Derviş Cemal Ocağı evlatlarından Pir Haydar Buga, cemevlerinin İslami dayatma altında olduğuna işaret etti. Buga, Alevi toplumunun özellikle Hakk’a uğurlama erkanlarında büyük bir ayrışma içerisinde olduğunu söyleyerek, Cem Vakfı’na bağlı cemevlerinde “yozlaşmanın” sürdüğünü savundu.

    Belçika’da yaşam süren Pir Haydar Buga, KALAN Müzik’in kurucusu Hasan Saltık’ın Cem Vakfı’na bağlı Kartal Cemevindeki uğurlama törenini işaret ederek şunları dile getirdi:

    “Bizlerin Hakk’a uğurlama erkanları ile Kartal Cemevinde yapılanlar çok farklı. Her erkanda şu konulara dikkat çekiyoruz; Hristiyanların, Müslümanlarının, Yahudilerin ya da Hinduların nasıl ibadet ettiklerini, ibadet şekillerine uygun bir biçimde Hakk’a uğurlandıklarını, Alevilerin de cem yapıp, çerağ uyandırdıkarını, gülbeng ve duvaz ile Hakk’a ibadet ettiklerini, dolayısı ile inanç ritüeline uygun Hakk’a uğurlanmaları gerektiğini sık sık anlatıyoruz. Ama yetersiziz.”

    ALEVİLERİ ERİTME POLİTİKASI: KUR’AN

    Pir Haydar Buga, iktidara yakın cemevlerinin birer İslami mekana dönüştürüldüğünü ifade ederek cemevlerinde Kur’an kursu verilmesini de eleştirdi. Buga, Kartal Cemevinde Kur’an kursu verilmesi sebebiyle “minaresiz cami” yakıştırması yaparak şöyle devam etti:

    “Böylesi yerler ‘cemevi’ olarak anılmamalı. Bizlerin, sadece bize ait olana sahip çıkma, bize ait olmayana da saygı duymak gibi yükümlülüğümüz var. Kur’an, Alevilerin ise o zaman Kur’an-ı eline alıp ya da Kur’an kursu veren kişilerin Kur’an’ın şer-i hükümlerine göre yaşam sürmesi gerekiyor. İslam’ın hiçbir şartını yerine getirmeyip ‘İslam’ın özü biziz. Asıl Müslümanlık bizimki. Bu Kur’an değiştirilmiş’ diyeceksiniz ve yine o Kur’an’a sarılıp çocuklarınıza ders vereceksiniz… İkiyüzlü davranmanın hiçbir anlamı yok. Aleviler ya oldukları gibi görünmeliler ya da göründükleri gibi olmalıdırlar. Bu, sistemin kirli şartları içerisinde Alevileri eritme politikasıdır. Ve maalesef o Yezit, asimilasyoncu zihniyet Yezitliğini yapmaya devam ediyor. Ama asıl olan şu; biz Aleviler olarak bunun karşısında ne yapıyoruz? Evet karşınızda devlet, Diyanet var. Onun eli çok güçlü ama bizler de binlerce yıldır bu baskıcı sistemlere direnen topluluk olarak bugün ne yapabiliriz? Maalesef birçok konuda sisteme teslim olunmuş durumda.”

    HAKK’A UĞURLAMA ERKANI MI YOKSA CENAZE NAMAZI MI?

    Pir Haydar Buga, ‘Hakk’a uğurlama erkanı ile cenaze töreni’ arasındaki farkın iyi bilinmesi gerektiğini söyleyerek sözlerini şu cümlelerle sürdürdü:

    “Kartal Cemevinden geçmişte bir bacımız ile muhabbet etmiştim. Orada cenaze yıkıyormuş. ‘Bir can Hakk’a yürüdüğünde onun cansız bedenine abdest aldırıyor musunuz?’ diye sormuştum. ‘Tabi ki de aldırıyoruz dedem. İslam’ın şartıdır’ demişti.

    ‘Peki siz yaşarken, kendi özgür iradeniz ile abdest alıyor musunuz? Yetmiyormuş gibi bir de cenaze namazı kıldırıyorsunuz! Yaşamı boyunca bir kere bile namaz kılmamış insana namaz kıldırıyorsunuz’ demiştim.

    Bizim bu konuda altyapımız, yeterli bilgilendirmemiz yok. Bizler yeterli bilgilendirmeyi yapamadığımız için maalesef bu tür durumlarla karşılaşıyoruz. Alevilerin tüm kurumları, bunu gerçekten ele alıp erkanlar ile cenaze namazlarını birbirinden ayırt etmeleri gerekiyor.

    Siz, erkana eli Kur’an’lı bir dedeyi çağırırsanız o elbette ki canı, İslam inancına göre kaldıracaktır. O anne ve babanın ya da kardeşlerinin bunu bilmesi gerekiyordu. Bu konuda onların herhangi bir ilgileri yok muydu? Yani tamamen tesadüf mü oldu bunlar?”

    “DEVLET ŞU ANDA MİNARESİZ CAMİ PEŞİNDE”

    Pir Haydar Buga’nın üzerinde durduğu bir diğer konu ise devlet eliyle Alevi köylerine yapılmak istenen cemevleri oldu. Devlet asimilasyon tekniğinin değiştiğine işaret eden Buga, konuyla ilgili şunları kaydetti:

    “Devlet, şu anda minaresiz cami peşinde. Alevilerin geçmişte cemevi diye bir problemi yoktu. Bugün de kırsalda Alevilerin cemevi diye bir problemi olmamalı. Evet metropollere göçten sonra böyle bir ihtiyaç oldu. Birçok ilden metropollere göç olduktan sonra özellikle Hakk’a yürüme erkanları konusunda çok sıkıntılar yaşandı. Bizler defalarca kez canlarımızı cami avlusuna bırakır, dışarıda beklerdik ki imam, cenaze namazı kıldırsın ki alıp götürüp toprağa verelim. O zaman sıralamak da yoktu. Bunlardan dolayı cemevi oluşturulmaya başlandı ama bu cemevlerinin oluşumunda bile devletin sinsi bir yaklaşımı var. Sistem, tanımadığı bir inancın ibadet yerlerini kurmalarına müsaade etti ama o müsaadeyi verirken de kendi eğittiği ‘gri dedeleri’ oralara gönderdi. Bunlar, o kurumların içerisinde tamir edilemeyecek büyüklükte maalesef harabeler, kırgınlıklar yaratıp yaralar açtı.”

    “ALEVİLERİ KENDİ KAZDIKLARI ÇUKURA DÜŞÜRMEK AMAÇLANIYOR”

    Pir Haydar Buga, Alevi asimilasyonu konusunda özellikle Cumhuriyet Eğitim Merkez Vakfı’nın rolüne işaret ederek şu sözlerle devam etti:

    “Bu vakfın kurulması ile birlikte her hafta kesintisiz Cem TV’de sürekli erkanlarımız yayınlanmaya başlandı. Yüzlerce kanalı olmasına rağmen bir gün olsun bir Cuma namazının bir televizyondan canlı verildiğini gördünüz mü? Ama o Vakfın kanalı aracılığıyla toplumsal bir görsellik oluşturuldu ve o görsellikle ‘Aleviler böyle ibadet ederler, Fatiha ile başlarlar, İhlas ile devam ederler, Nuh Suresi ile çerağ uyandırırlar, Yasin’le vesaire bitirirler’ algısı oluşturuldu. Ve hiç de küçümsenmeyecek kadar toplum üzerinde büyük bir asimilasyon yarattı. Bunu kırmak kolay değil işte.

    Şimdi valilerin, kaymakamların köylere gidip ‘cemevi yaptıralım’ mantığının altında Alevileri kendi elleri ile kazdıkları çukurlara düşürebilmek amaçlanıyor.

    Şayet cem birlenecek ise geçmişte atalarımız, ahırlarda cem birlediler. Mereklerde yani samanlıklarda cem birlediler. İhtiyaç duyulursa yine öyle yerlerde cem yapılır. Çünkü bizim için kutsal olan mekanlar, dört duvar değildir. Kutsal olan insandır; insanın kalbi olan Kabe’dir. Pirimizin, mürşidimizin gül cemali bizim Kabe’mizdir. Onlar nereye oturursa biz de oraya döner Hakk’ı zikreder, Hakk ile Hakk oluruz.”

    “GÖRKEMLİ BİNALAR YAPTIRIP BİR YERE VARAMAYIZ”

    Son olarak, cemevlerinin nitelik sorunu yaşadığını anlatan Pir Haydar Buga, şu sözlerle anlatımını bitirdi:

    “Geçmişte Hristiyanlar, her mahalleye kilise yaptılar. Bugün kiliseleri satıyorlar. Aleviler özellikle Avrupa’da o kiliseleri alıp cemevine çeviriyor. Müslümanlar, bugün her mahalleye cami yapıyor. Belki 50 yıl sonra o camileri satmak zorunda kalacaklar. Aleviler Bugün aynı hataya düşüyor. Görkemli binalar yaptırıp bir yere varamayız. Binaların içlerini doldurmak zorundayız. ‘Gençler, çocuklar, cemevlerine gelmiyor’ diye şikayet ediyoruz. Gelmezler tabi. Çünkü cemevleri onlar için cazibe merkezi değil. Oturup cem ibadetinde ‘Bir ayağı bu dağdaydı, bir ayağı öte dağda, bir kılıç salladı elli kelle uçurdu’ diye hurafeler anlatırsanız çocuk google’a bakar ve yalan olduğunu görür. Artık 8 yaşındaki çocuğu dahi bu hurafelerle kandıramazsınız.

    ‘İlimden gidilmeye yolun sonu karanlıktır’ deniyor ama ilime ne kadar değer veriliyor? Cemevinde, kültür-sanat, matematik, kimya var mı? Yok. Haftada bir gün oturup çerağ uyandırıyorsun. Onu yaparken de Alevi toplumunun hiç alakası olmadığı şeylerle muhabbet birliyorsun. Ve buna da ‘Cem olduk, muhabbet ettik’ diyorsun. Çağın problemleri ile ilgilenmiyorsan, çağdaş olmuyorsan, talibin gönlünü açıp ona bir çığır açamıyorsan bari o makamı hiç işgal etme.”

    Eren GÜVEN/ANKARA

  • Belçikalı Avukatlar Timtik ve Ünsal için açlık grevine başladı

    Belçikalı Avukatlar Timtik ve Ünsal için açlık grevine başladı

    PİRHA-Belçika’nın başkenti Brüksel’de avukatlar, ölüm orucunda olan Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın adil yargılanma talebinin karşılanması ve serbest bırakılması için  Brüksel Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem yaptı.

    Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’ın “adil yargılanma” talebiyle başlattıkları ölüm orucu kritik eşiği aştı. Adli Tıp Kurumunun (ATK) cezaevinde kalamayacakları yönünde rapor vermesine rağmen tahliye edilmeyen avukatlar 200 günü aşkın süredir ölüm orucundalar. Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal’a taleplerinin karşılanması için bir çok kurum, parti, sivil toplum örgütü çağrıda bulunuyor.

    Bir çağrı eylemi de Belçika’dan geldi. Belçikalı avukatlar Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için Brüksel Türkiye Büyükelçiliği önünde eylem yaptı.

    Dosyayı yakından takip eden yaklaşık 10 Belçikalı avukat 2018 yılından bu yana cezaevinde bulunan Aytaç Ünsal ve Ebru Timtik’e destek olmak amacıyla açlık grevine girdi.

    Euronews Türkçe’nin haberine göre, yıllardır Türkiye’deki duruşmalara katılan ve durumu yakından takip eden Liege barosuna bağlı Avukat Sibylle Gioe “Bugün 10 avukat açlık grevi yapıyor. Bizler Ebru Timtik’i ve Aytaç Ünsal’ı bu şekilde destekleme kararı aldık. Ebru ile Aytaç, kendileri de açlık grevinde zira rejim tarafından kötü muamele görüyorlar, duruşmalar adil değil, ağır suçlamalarla hapse atıldılar, tek istedikleri adil yargılama. Hayatları tehlikede. Hem kendi hükümetimizi hem sivil toplum örgütlerini hem de Türk hükümetini uyarmak istiyoruz.” dedi.

    Eylemi organize edenler arasında Belçika’nın Frankofon ve Alman bölgesinde bulunan toplam 8 bin avukatı temsil eden Avocats.be kurumu da yer aldı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Ulaştırma Bakanı: 9 Avrupa ülkesine uçuşlar durduruldu

    Ulaştırma Bakanı: 9 Avrupa ülkesine uçuşlar durduruldu

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan; Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Avusturya, İtalya, Belçika ve Hollanda’ya yapılan seferlerin yarın sabah 08.00’den itibaren 17 Nisan tarihine kadar durdurulduğunu açıkladı.

    Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada 9 Avrupa ülkesine uçuşların durdurulduğunu açıkladı. Turhan, “Almanya, Fransa, İspanya, Norveç, Danimarka, Avusturya, İtalya, Belçika ve Hollanda’ya yapılan seferler yarın sabah 08.00’den itibaren 17 Nisan tarihine kadar durduruldu” dedi.

    Otogarda yolcu yoğunluğu yaşanmaya başladığı belirten Turhan, ”Ankara-İstanbul-İstanbul-Ankara YTH’de 13-14-15 Mart ilave seferler koyduk. YHT hatları ve bölgesel trenlerde 14 bin 350 ilave yolcu kapasitesi oluşturduk. Havayolu taşımacılığında koronavirüs nedeniyle 3 Şubat itibarıyla Çin’le, 23 Şubat’tan itibaren İran, Irak, İtalya ve Güney Kore ile yapılan uçuşlara yasaklama getirmiştik. Halen bu ülkelerden ülkemize uçuş yapılmamakta olup sadece kendi ülkelerine dönmemek üzere uçaklar boş gelmektedir” dedi.

    9 ÜLKEYE SEFERLER 17 NİSAN’A KADAR DURDURULDU

    Turhan, ”İtalya, Hollanda, İspanya, Almanya, Fransa dahil seferler durduruldu. Deniz taşımacılığında liman pencere sistemine göre ülkemiz limanlarına gelen gemiler tarafından  yapılan sağlık bildirimleri yapılarak risk değerlendirmeleri yapılmaktadır. Karayolu taşımacılığında ülkemizle İran arasında tüm kara ve demiryolu geçişleri durdurulmuştur. Ticaretin aksamaması için İran üzerinden yapılan kara yolu taşımacılığını Gürcistan’a kaydırdık. Demir yolu taşımacılığında ise İran sınır kapımız Kapıköy 23 Şubat 2020 tarihinde kapatıldı. Bu kapının faaliyete geçmesine kadar bu hat üzerinden Bakü-Tiflis-Kars hattına kayma ihtimaline karşılık TCDD Taşımacılık A.Ş’nin gerekli şartlar yapılarak ek seferler yapılmasını sağladık” şeklinde konuştu.

  • Belçika Alevi Gençler Birliği kuruluşunu ilan etti

    Belçika Alevi Gençler Birliği kuruluşunu ilan etti

    PİRHA- Belçika Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı kurumlarda hizmet yürüten Alevi gençler gerçekleşen dört günlük eğitim kampının ardından Belçika Alevi Gençler Birliği’nin kuruluşunu ilan etti.

    30 Mayıs ve 2 Haziran 2019 tarihleri arasında 2’incisi gerçekleştirilen Alevi gençlik eğitim kampında buluşan genç Aleviler, Belçika Alevi Birlikleri Federasyonuna bağlı olan, Belçika Alevi Gençler Birliği’ni kurdu. 70 genç ile başlayan 2. Alevi Gençlik Eğitim kampının teması doğa ve sanat oldu. Eğitim kampında kimlik ve göç, Alevilik ve ekoloji konuları üzerine tartışmalar yürütüldü.

    Ardından çağrısı yapılmış ve Belçika Alevi Gençlik Koordinasyon Komitesi tarafından ön çalışması yapılarak hazırlanan tüzüğün madde anlatımları, tartışmaları ve onayı gerçekleştirildi.

    Toplantıda divan kuruluna başkan olarak Avrupa Alevi Gençler Birliği Başkanı Nadir Bal, üye olarak ise sekreterler Bilge Özdemir ve Berna Güzel seçildi.

    Belçika Alevi Gençler Birliği’nin ana hedefleri arasında yerel Alevi Kültür Merkezlerinin gençlik kollarını oluşturmak ve güçlendirmek, üniversitelerde Alevi öğrenci birliklerini kurmak, Belçika Alevi gençlerinin inançsal, kültürel, sosyal ve sanatsal ihtiyaçlarına çeşitli faaliyetler aracılığı ile karşılık verebilmek için projeler üretmek olduğuna vurgu yapıldı.

    Eş Başkanlığa Rosa Armut ve Ufuk Sergen Karayel’in seçildiği Belçika Alevi Gençler Birliği’nin yönetim kurulunda görev dağılımı şu şekilde gerçekleşti:

    Eş başkanlar: Rosa Armut, Ufuk Sergen
    Sekreterler: Helin Şekersöz, Özlem Gedik
    Vezne: Can Özdemır
    Üyeler: Canıfer Tinik, Süheda Esen, Cem Sevindik, Aylin Gül. (HABER MERKEZİ)

  • Avrupalı IŞİD’lilerin ilk davası görüldü

    Avrupalı IŞİD’lilerin ilk davası görüldü

    PİRHA – Avrupalı IŞİD’lilerin ilk davası görüldü: Mehdi Nemmouche dört kişiyi öldürmekten suçlu bulundu

    Irak-Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütünde bir yıl boyunca faaliyet gösteren Fransız Mehdi Nemmouche, 2014’te Belçika’nın başkenti Brüksel’de Yahudi dört kişinin hayatını kaybettiği saldırıdan suçlu bulundu. Nemmouche’un alacağı cezanın pazartesi gününe kadar açıklanması bekleniyor.

    Cezayir asıllı Nemmouche ile birlikte olaya karıştığı iddia edilen Nacer Bendrer de müebbet hapis cezası aldı. Mahkeme, suçsuz olduğunu öne süren Bendrer’in saldırıdaki silahları temin ettiği ve olayın planlanmasına karıştığı kararına vardı.

    33 yaşındaki Mehdi Nemmouche, ‘Suriye savaşından Avrupa’ya dönen bir militanın işlediği ilk cinayet’ olarak kabul edilen saldırıyı dava boyunca reddedip kendisine tuzak kurulduğunu savundu.

    NE OLMUŞTU?

    Brüksel Yahudi Müzesi’nde 24 Mayıs 2014 tarihinde yaşanan saldırıda Nemmouche, Kalaşnikof ve bir tabanca ile etrafa ateş açtı. Saldırıda Miriam ve Emmanuel Riva çifti, müze çalışanı Alexandre Strens ve Dominique Sabrier hayatını kaybetmişti.

    Mehdi Nemmouche, savaşmak üzere Suriye’ye gitmeden önce de hapis yattı. Nemmouche ve Bendrer 2009-2010 yılları arasında Fransa’nın güneyinde aynı hapishanede kaldı.

    HABER MERKEZİ

  • ‘AP-Alevi Dostluk Grubu’ kuruluyor

    ‘AP-Alevi Dostluk Grubu’ kuruluyor

    Avrupa Parlamentosu (AP) Sosyal Demokrat Grubu Milletvekili MEP Josef Weidenholzer başta olmak üzere, bazı AP milletvekillerinin inisiyatifiyle, “AP-Alevi Dostluk Grubu” kuruluyor.

    Bazı Avrupa Parlamentosu milletvekillerinin inisiyatifiyle “AP-Alevi Dostluk Grubu” kuruluyor. Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’ndan (AABK’dan) yapılan açıklamada “25, 26, 27 Haziran 2018 tarihlerinde, üç gün boyunca Belçika’nın Brüksel kentindeki Avrupa Parlamentosu (AP) binasında kadim kültürümüzün, Aleviliğin evrensel değerlerinin, onların doğaya ve insana özgürlük talebinin çığlığını gösteren fotoğraf sergisi, resepsiyon ve çeşitli konu başlıkları altındaki sempozyumlarla, Avrupa Parlamentosu (AP) Alevi Dostluk Grubu’nun kuruluşunu ilan edeceğiz” dendi.

    Avrupalı Alevilerin ata topraklarından kopuşunun kırkıncı yılında, oylarıyla, demokratik tercihleriyle parçası olduğu, Avrupa Birligi’nin (AB) öznesi olmak için bir dizi çalışma başlattıklarını söyleyen AABK Diplomasi Komisyonu Sorumluları, başlatılan çalışmalar sonucunda, AP Sosyal Demokrat Grubu Milletvekili MEP Josef Weidenholzer başta olmak üzere, bazı AP milletvekillerinin inisiyatifiyle, “AP-Alevi Dostluk Grubu”nun kuruluşunu, 25 Haziran 2018 tarihinde, Belçika’nın Brüksel kentindeki Avrupa Parlamentosu (AP) binasında, AP milletvekilleri ve Alevi dostlarının katılacağı bir resepsiyonla duyuracaklarını belirttiler.

    “DARISI TÜRKİYE ALEVİLERİNE”

    “AP-Alevi Dostluk Grubu”nun oluşumuna katkı sunan AP Sosyal Demokrat Grubu Milletvekili Josef Weidenholzer ve Seb Dance nezdinde emeği geçen Parlamenterlere teşekkür ettiklerini bildiren AABK yetkilileri; “Eşit yurttaşlık haklarının sonuna kadar kullanılması, Avrupa Parlamentosu çalışmalarının öznesi olmak için atılan bu adımlar, Avrupa Alevilerinin ve göz bebeğimiz olan Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun kazanımlarıdır. Darısı Türkiye Alevilerine…” diye eklediler.