Etiket: BERLİN

  • Sivas Katliamı’nın 33. yılında Berlin’den hakikat ve adalet çağrısı- VİDEO

    Sivas Katliamı’nın 33. yılında Berlin’den hakikat ve adalet çağrısı- VİDEO

    PİRHA- Sivas katliamın 33. yılında katledilen canlar Berlin’de anıldı. Anmada konuşan Fatma Kurtulan ve Songül Morsümbül, Madımak başta olmak üzere Alevilere ve Kürtlere yönelik katliamlarla yüzleşilmesi, hakikat ve adalet mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

    2 Temmuz 1993’te Sivas’ta Pir Sultan Abdal Şenlikleri sırasında Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi sonucu yaşamını yitiren 33 aydın, sanatçı ve yazar ile 2 otel emekçisi, katliamın 33. yılında Berlin’de düzenlenen anma etkinliği ile anıldı.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) bünyesinde çalışmalar yürüten Ana Fatma Dergâhı öncülüğünde düzenlenen anmaya Berlin Dest-Dan Kadın Meclisi, Berlin Êzidî Kadın Meclisi ve NAV-DEM Berlin destek verdi.

    Anma etkinliği Pir Ali Koçak’ın verdiği gulbang ve delilin uyandırılması ile başladı. Ardından Madımak Katliamı’nı konu alan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    HAKİKAT, ADALET VE YÜZLEŞME VURGUSU

    Etkinlik kapsamında düzenlenen panelde NAV-DEM Berlin Meclis Başkanı Zafer Karakaya, 23. ve 27. Dönem Milletvekili Fatma Kurtulan ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül konuşmacı olarak yer aldı. Panelde Sivas Katliamı’yla yüzleşme, adalet mücadelesi, toplumsal hafızanın korunması ve faşist şiddetin günümüze uzanan etkileri ele alındı.

     “HEDEF KÜRT ALEVİLERDİ”

    Katliamların tesadüfi olmadığını ve yaşandıkları dönemin siyasal koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Fatma Kurtulan, Maraş Katliamı’nın hedefinin yalnızca Aleviler değil, özellikle Kürt Aleviler olduğunu söyledi. Evlerine çarpı işareti konulanların Kürt Aleviler olduğunu ifade eden Kurtulan, bu saldırılarla hem Alevi inancının hem de Kürt kimliğinin hedef alındığını vurguladı. Katliamlardaki vahşetin toplumsal hafızada kalıcı bir korku yaratmayı amaçladığını belirten Kurtulan, geçmişle yüzleşmenin benzer acıların yaşanmaması açısından zorunlu olduğunu ifade etti.

    “BUNLAR SOYKIRIMDIR”

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül ise Kürtlerin, Alevilerin ve kadınların tarih boyunca sistematik saldırılarla karşı karşıya bırakıldığını belirtti. Morsümbül, Dersim’den Roboskî’ye ve Sivas’a uzanan saldırıların birer soykırım olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Mücadelenin toplumsal hafızayı koruyarak sürdürüldüğünü vurgulayan Morsümbül, kadın özgürlük mücadelesinin simge isimlerinden Zilan’ın mirasının da bu direnişin önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.

    Konuşmasının sonunda katliamların sona ermediğine dikkat çeken Morsümbül, Sivas Katliamı’nın nedenlerinin unutulmaması ve hakikat mücadelesinin sürdürülmesi gerektiğini belirtti.

    Anma  etkinliğinin ardından aşure lokmaları pay edildi.

    PİRHA/BERLİN

  • Berlin’de Sivas Katliamı’nın 33. yılında adalet ve hakikat çağrısı

    Berlin’de Sivas Katliamı’nın 33. yılında adalet ve hakikat çağrısı

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can, katliamın 33. yılında Berlin’de düzenlenecek anma etkinliğiyle anılacak. Demokratik kurumların çağrısıyla gerçekleştirilecek buluşmada, hakikat, adalet ve yüzleşme talebi vurgulanırken, programın ardından aşure lokması paylaşılacak.

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitiren 33 can, katliamın 33. yılında Almanya’nın Berlin kentinde düzenlenecek etkinlikle anılacak. Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) ve çeşitli demokratik kurumların çağrısıyla gerçekleştirilecek programda, hakikat, adalet ve yüzleşme talebi bir kez daha dile getirilecek.

    27 Haziran Cumartesi günü saat 17.00’de Berlin’in Reinickendorf ilçesinde bulunan Residenzstraße 53-54, 13409 Berlin adresinde yapılacak anma etkinliğinde, Madımak’ta katledilen 33 canın anısı yaşatılacak. Programda HDP eski milletvekili Fatma Kurtulan ile Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Sözcüsü Songül Morsümbül konuşmacı olarak yer alacak.

    SİVAS’TA KATLEDİLENLERİN MÜCADELESİ YAŞATILACAK

    Etkinlik çağrısında, 33 yıl önce Madımak Oteli’nde yalnızca insanların değil, birlikte yaşam umudunun, eşitliğin, kardeşliğin ve insanlık değerlerinin hedef alındığı vurgulandı. Açıklamada, katledilen canların bıraktığı mücadele mirasına sahip çıkmanın ve toplumsal hafızayı diri tutmanın önemine dikkat çekildi.

    Anmanın yalnızca geçmişi hatırlamak amacı taşımadığı belirtilen çağrıda, hakikat, adalet ve toplumsal yüzleşme talebinin de ortak bir sesle ifade edileceği kaydedildi. Katliamda yaşamını yitirenlerin isimlerinin yaşatılmasının ve mücadelelerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının toplumsal bir sorumluluk olduğu ifade edildi.

    AŞURE LOKMASI PAYLAŞILACAK

    Anma programının ardından, paylaşmanın, dayanışmanın ve rızalığın simgesi olarak aşure lokması dağıtılacak.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), Demokratik Alevi Kadınlar Birliği, Berlin Kurdische Verein, Barış İçin Kürt Kadın Bürosu (CENI), Ezidi Kadınlar ve Berlin Ana Fatma Dergâhı tarafından organize edilen etkinlik için tüm canlara, dostlara ve demokrasi güçlerine katılım çağrısı yapıldı.

    PİRHA/ALMANYA

  • Yücel Özdemir: Almanya’nın Şara politikası ekonomi ve mülteci odaklı-VİDEO

    Yücel Özdemir: Almanya’nın Şara politikası ekonomi ve mülteci odaklı-VİDEO

    PİRHA- Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara’nın Berlin ziyaretine tepkiler devam ederken, Şara’nın Berlin ziyareti sonrası Almanya, Suriye’nin yeniden inşasında güçlü rol üstlenmeye hazırlanıyor. Gazeteci Yücel Özdemir’e göre “genel konseptte müthiş bir uyum ve kapsamlı bir anlaşma” var. Özdemir  “azınlık hakları ve basın özgürlüğü söylemlerinin taktiksel olduğu” ve sahada saldırıların sürdüğünü belirtti.

    Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara, tepkiler üzerine 19 Ocak’ta gerçekleştiremediği Almanya ziyaretini 30 Mart’ta gerçekleştirdi.

    Berlin’de Almanya Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier ve Başbakan Friedrich Merz ile görüştü. Ziyaret, BM’nin Süveyda’daki şiddet olaylarında olası savaş suçlarına dair raporunun hemen ardından gerçekleşti.

    Görüşmelerde Suriye’nin yeniden inşası, siyasi süreçler ve Almanya’daki Suriyelilerin durumu ele alındı. Başbakan Merz, iç savaşın sona erdiğini savunarak Almanya’daki Suriyelilerin koruma statüsünün yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi ve önümüzdeki üç yıl içinde yaklaşık yüzde 80”ninin  geri dönmesini hedeflediklerini açıkladı. Bazı nitelikli meslek grupları için istisna yapılabileceğini belirtti.

    Şara ise geri dönüşün gönüllü olması gerektiğini, Almanya’daki Suriyelilerin iki ülke arasında “köprü rolü” oynayabileceğini ifade etti. Ayrıca Kürtlerle uzlaşı sağlandığını ve haklarının tanındığını iddia etti.

    Ziyaret, Almanya’daki Kürt ve insan hakları kuruluşlarının tepkisini çekti. Bu çevreler, Şara’nın sorumlu tutulduğu ihlallerin görmezden gelindiğini savundu.

    Gazeteci Yücel Özdemir Ahmed el-Şara’nın Almanya ziyaretini PİRHA’ya değerlendirdi.

    GECİKEN ZİYARET VE SAHADAKİ GELİŞMELER

    Özdemir, ziyaretin aslında 19 Ocak’ta planlandığını hatırlatarak şu ifadeleri kullandı:

    “Şara’nın Almanya ziyareti gecikmiş bir ziyaret. 19 Ocak’ta yapılması planlanıyordu. Çok büyük gösteriler organize edilmişti, çağrılar yapılmıştı. Tam o dönemde Halep’te Kürtlerin yaşadığı mahallelere yönelik saldırılar düzenlendi ve Suriye içerisinde dengelerin nasıl değişeceği, Rojava’nın durumu ne olacak konusunda görüşmeler, pazarlıklar yapılırken Şara Almanya ziyaretini erteledi.”

    ALMANYA’NIN NORMALLEŞME STRATEJİSİ

    Almanya’nın daha önce de Şara ile temas kurduğunu vurgulayan Özdemir, süreci şöyle anlattı:

    “Almanya bölgede zaten ilişkilerin normalleştirme, Şara’yı normalleştirme konusunda ön girişimler yapmıştı. Daha önce Dışişleri Bakanı gitmişti. İlk rejim devrildiğinde de Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock gitmişti ve böyle bir mesaj vermişti.”

    Bu normalleşme sürecinde iki temel başlığın öne çıktığını belirten Özdemir, bunları azınlıkların durumu ve iç kamuoyunun tepkisi olarak ifade etti.

    AZINLIKLARA YÖNELİK SALDIRILAR DEVAM ETTİ

    Özdemir, Almanya’nın yaptığı uyarılara rağmen sahada değişim yaşanmadığını vurguladı:

    “Ama o zamandan bu yana baktığımızda Şara onlara uymadı. Özellikle Alevilere yönelik katliamlar sertleşerek devam etti. Yine Kürtlere yönelik saldırılar devam etti ve Kürtlerin bulunduğu alanlar daraltıldı.”

    Özdemir, bu durumun Şara’ya destek veren güçler tarafından da bilindiğini belirtti.

    EKONOMİK DESTEK VE YENİDEN İNŞA PLANLARI

    Berlin’de yapılan ortak basın toplantısına değinen Özdemir, Almanya’nın açık şekilde ekonomik destek sözü verdiğini ifade ederek, “Bizim sana desteğimiz tamam. Ekonomik olarak her türlü desteği vereceğiz. Suriye’nin yeniden inşası konusunda Almanya rol oynamaya devam edecek. Ama oradaki azınlıkların durumu, hakları da korunsun diyorlar” ifadelerini kullandı. Ancak Özdemir, bu söylemlerin samimiyetine dair şüphelerinin olduğunu da kaydetti.

    30 Mart’ta Berlin’de düzenlenen Suriye-Almanya Ekonomi Toplantısı’na da değinen Özdemir, şu bilgileri paylaştı:

    “Toplantıya 40 Alman firması katıldı. Bu şirketler, önümüzdeki dönemde özellikle Suriye’nin altyapı projelerinde rol almak ve ihalelerden pay kapmak istiyor. Demiryolu ihalelerinin büyük ölçüde Almanya’ya verilmesi beklenirken, nükleer santral inşasında da Siemens tekeline önemli bir rol verilmesi gündemde. Söz konusu 40 Alman şirketi, Suriye’nin yeniden inşa sürecinde farklı alanlarda yer alarak hem yeniden inşa fonlarından pay almayı hem de ülkenin yeraltı ve yerüstü kaynakları üzerinde ekonomik hakimiyet kurmayı hedefliyor. Bu çerçevede Başbakan Merz’in, içerideki tepkileri yatıştırmak amacıyla basın ve düşünce özgürlüğü ile azınlık haklarına vurgu yaptığı görülüyor. Ancak genel tabloya bakıldığında taraflar arasında güçlü bir uyum ve kapsamlı bir anlaşma olduğu dikkat çekiyor.“

    MÜLTECİLER VE GERİ GÖNDERME TARTIŞMASI

    Almanya’daki Suriyeli mültecilerin durumuna da değinen Özdemir,“Almanya’da resmi rakamlara göre 940.000 Suriyeli mülteci var. Bunların 3 yıl içerisinde geri gönderilmesi konusunda da genel prensip anlaşmasına varıldı ve  yüzde 80’inden bahsediliyor” dedi.

    Bu rakamın yaklaşık 700 bin kişiye denk geldiğini belirten Özdemir, bunun gerçekçi olmadığını ifade etti.

    Mültecilerin tek tip gösterilmesine de karşı çıkan Özdemir şunları söyledi:

    “Suriye’den gelen mülteciler arasında Kürtlerin, Alevilerin, Dürzilerin ve diğer azınlıklardan insanların olduğunu hepimiz biliyoruz. Bunları şimdi sanki hepsi cihatçı anlayışı hükümeti destekleyen bir anlayışmış gibi sunuyorlar. Bu çok yanlış.”

    KÜRTLERİN STATÜSÜ VE YETERSİZ DÜZENLEMELER

    Suriye’de Kürtlerin durumuna ilişkin düzenlemelere de değinen Özdemir, şu değerlendirmeyi yaptı:

    “13 sayılı kararnamede Kürtlerin dillerini öğrenme, kendi kültürlerini yaşama gibi bazı kriterler vardı ama Kürtçe Suriye’de yaşayan Kürtlerin ana dili şeklinde bir ibare yok.”

    Özdemir, bu durumun eleştirildiğini ve anayasal güvence talep edildiğini hatırlattı.

    “ŞARA’NIN BATIYA YÖNELİK SÖYLEMLERİ TAKTİKSEL”

    Özdemir, Şara’nın Batı’ya yönelik söylemlerinin taktiksel olduğunu belirterek sözlerini şöyle tamamladı,

    “Herhangi bir yasal düzenleme yapılmış değil. Ancak Almanya, Fransa ve ABD’den destek almak isteyen Colani, bu desteği kaybetmemek için taktiksel olarak azınlık haklarından, basın özgürlüğünden ve insan haklarından söz ediyor. Fakat ben, süreç ilerledikçe bu söylemlerin aşama aşama geri plana itileceğini düşünüyorum. Çünkü bu yapı, sahip olduğu düşünce ve ideoloji itibarıyla cihatçı geleneğin bir devamıdır. Nitekim bunu inkar da etmiyorlar. Buna rağmen, uluslararası konjonktürü gözeterek taktiksel adımlar atıp Batı’nın desteğini almaya devam ediyorlar.”

    Elif SONZAMANCI PİRHA/KÖLN

  • Colani Berlin’de protesto ile karşılandı-VİDEO

    Colani Berlin’de protesto ile karşılandı-VİDEO

    PİRHA- Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in davetiyle Berlin’e gelen Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara, askeri törenle karşılanırken, Berlin’de çok sayıda kurum ve siyasetçi, ziyareti “insanlık suçlarının meşrulaştırılması” olarak nitelendirerek protesto etti.

    Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in daveti üzerine Berlin’e gelen Heyet Tahrir eş-Şam (HTŞ) kökenli Suriye’nin geçici Cumhurbaşkanı Ahmed el-Şara (Colani) , Almanya’nın başkenti Berlin’de askeri tören ve kırmızı halı ile karşılandı.

    İlk olarak 19 Ocak’ta yapılması planlanan ziyaret, Suriye’de Kürtlere yönelik başlatılan saldırılar nedeniyle Colani tarafından ertelenmişti.

    Colani’ye karşı Berlin Demokrasi Platformu başbakanlık binasının önünde bir protesto çağrısı yaptı. Ancak binanın önündeki geniş alan bariyerlerle kapatılarak, göstericilere Naziler tarafından katledilen Roma-Sinti’ler için yapılan anıtın yanındaki alan gösterildi.

    Eyleme Almanya Federal Meclis üyesi Maren Kaminski (Die Linke), Berlin-Brandenburg Kürt Toplumu Derneği adına Bavê Kawa ve Arap Aleviler Federasyonu’ndan konuşmacılar katıldı.

    “İNSANLIK DÜŞMANI BİR FİGÜRÜN SİYASİ AKTÖR OLARAK KABUL EDİLMESİ SUÇLARA ORTAKLIKTIR”

    Mitingde konuşan isimler, “İnsanlık düşmanı bir figürün siyasi bir aktör olarak kabul edilmesi, işlenen suçlara ortak olmaktır” ifadelerini kullandı. Açıklamada, Colani’nin ağırlanmasının halihazırda devam eden şiddet ortamını daha da güçlendireceği belirtilerek, “Dolayısıyla Colani’nin bundan sonra işleyeceği suçlara çanak tutulmaktadır” uyarısında bulunuldu.

    “ALMANYA’NIN BU POLİTİKASI SAVAŞI DERİNLEŞTİRİYOR VE HALKLARIN ACILARINI BÜYÜTÜYOR”

    Almanya’nın politikalarının da eleştirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi:

    “Almanya, bir yandan mülteci politikalarını sertleştirerek insan haklarını ihlal etmekte, diğer yandan Colani gibi bir ismi meşru siyasal bir figür olarak tanıyarak Ortadoğu’da savaşın derinleşmesi ve halkların acılar içinde dünyaya dağılmasına yol açmaktadır. Almanya’nın izlediği bu politikadaki tutarsızlığı açıkça halk görmelidir.”

    Protesto, “Jin, Jiyan, Azadî” sloganlarının atıldığı mesajlarla sona erdi.

    PİRHA-BERLİN

  • Berlin’de depremde yaşamını yitiren canlar anıldı-VİDEO

    Berlin’de depremde yaşamını yitiren canlar anıldı-VİDEO

    PİRHA- 6 Şubat 2023’te Maraş merkezli depremlerin 3. yılı dolayısıyla Almanya’nın başkenti Berlin’de anma yapıldı.

    Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) Demokratik Alevi Kadınlar Birliği (DAKB) başta olmak üzere bir çok kurumun destek verdiği anmada Sinemilli Ocağı pirlerinden Cemal Özipek, yaşanan felaketin en ağır bedelini Alevi ve Kürt Alevi toplumunun ödediğini vurguladı.

    Depremde devletin yardımları bilinçli biçimde geciktirdiğini ve engellediğini ifade eden Özipek, bu nedenle binlerce insanın günlerce enkaz altında kurtarılmayı beklediğini söyledi.

    Kendisinin de deprem mağduru olduğunu belirten Özipek, ailesinden 11 canın ancak 7 gün sonra enkazdan çıkarılabildiğini dile getirdi. Resmî rakamlarla açıklanan can kayıplarının gerçeği yansıtmadığını savunan Özipek, kayıpların yüz binlerle ifade edilebileceğini, hâlâ bulunamayan çocuklar olduğunu ve annelerin Hatay, Antakya, İskenderun ve Pazarcık’ta evlatlarını beklediğini söyledi.

    Konuşmasının ardından 6 Şubat depreminde, Rojava ve Kobani’de yaşamını yitiren canlar için gülbenk okuyan Özipek, “Hakka yürüyen canlarımızın devirleri daim, ruhları şad olsun” ifadelerini kullandı.

    Pir Özipek’in konuşmasının ardından kurum temsilcileri de kısaca söz aldı.

    PİRHA-BERLİN

  • Berlin’de bir okulda daha Alevilik dersleri verilmeye başlandı

    Berlin’de bir okulda daha Alevilik dersleri verilmeye başlandı

    PİRHA- Almanya’nın Berlin kentinde daha önce 19 okulda verilen Alevilik derslerine bir okul daha eklendi, ilk ders gülbenglerle başladı. 

    Berlin Alevi Toplumu Cemevinin girişimiyle bir okulda daha Alevilik dersleri verilmeye başlandı, ilk ders gülbengle başladı.

    Friedenauer Gemeinschaftsschule öğrenci canlar ilk derslerine deyiş ve gülbenkle başladı. Dersin başlangıcına; Berlin Cemevi ARU Koordinatörü Erdal Çağlar, Berlin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Derviş İsmail Canbaz Dede, öğretmen Evran Emre, Alevi Müzisyen Ali Eba Ballı ile aileler katıldı.

    Ders başlamadan önce koordinatör Erdal Çağlar, öğrencilere derslerle ilgili genel bilgileri aktardı ve derse katılan öğrencilere küçük hediyelerin içinde olduğu ARU amblemli spor çantalarını hediye etti. Çağlar’ın ardından öğretmen Evran Emre ve Müzisyen Ali Eba Ballı öğrenci canlara iki deyiş seslendirdi. Deyiş dinletisinden sonra Derviş İsmail Canbaz Dede gülbenk verdi ve ardından çalışmalarda emeği geçenlere teşekkür ederek daha fazla okul ve daha fazla eğitim çalışmalarının olması gerektiğine vurgu yaptı.

    Ulaş Yunus TOSUN/ALMANYA

  • Suriye’deki Alevilere dönük katliam Berlin’de protesto edildi

    Suriye’deki Alevilere dönük katliam Berlin’de protesto edildi

    PİRHA- Almanya’nın başkenti Berlin’de, Alevilere yönelik soykırım saldırıları protesto edilerek, “Bu insanlık suçunu işleyen rejimin batılı devletler tarafından siyasi askeri sosyo ekonomik ilişkiler kurularak tanınması ve normalleşme asla kabul edilemez” denildi.

    Suriye Alevilerine yönelik katliamların giderek artmasına karşı Avrupa ve Berlin Arap Aleviler Federasyonu-Birliği, AABF, BAT-Cemevi, Demokratik Alevi Federasyonu ile bir çok siyasi parti demokratik kitle örgütü tarafından protesto düzenlendi.

    Almanya Dışişleri Bakanlığı önünde gerçekleşen protesto eylemine çeşitli demokratik kitle örgütü ve siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda kişi katıldı.

    Berlin Cemevi adına söz alan Kadir Şahin, Colani rejiminin Suriye Alevilerine yönelik uzun süredir sistematik şekilde katliamlar gerçekleştirdiğini ve son yaşananların bu siyasetin devamı olduğuna dikkat çekerek batılı devletleri eleştirdi. Avrupalı devletlerin bu soykırımcı asimilasyoncu Colani rejimini muhatap almaması gerektiğini ve tanımamaları gerektiğini ifade eden Şahin; “katlima ve şiddete uğrayanlar çok açık ki inanç ve etnik kimliklerinden kaynaklı bunları yaşıyor. Uluslararası kuruluşlar ve toplum sessiz kalmamalı. Katliam bölgelerinde bağımsız uluslararası denetimli soruşturma mekanizmalarının oluşturulup bu katliamların faillerin tespit edilip yargılanması ve insanlık suçlarını işleyen Colani rejimine her türlü ambargosu uygulanması gerekiyor. Bu insanlık suçunu işleyen rejimin batılı devletler tarafından siyasi askeri sosyo ekonomik ilişkiler kurularak tanınması ve normalleşme asla kabul edilemez” dedi.

    Şahin’in ardından, söz alan Avrupa Arap Alevileri Federasyonu Başkanı Serhan Namlı ve diğer kurum temsilcilerinin konuşmalarıyla eylem devam etti. Konuşmacılar Arap Alevilerine yönelik açık şekilde bir soykırım göç ettirme ve asimilasyon süreci yaşandığını, batılı devletlerin Colani rejimi ile normalleşme uzlaşma siyasetiyle bu yaşananlara arkasını döndüğüne dikkat çekerek uluslar arası kuruluş ve toplumlara ortak mücadele çağrısı yaptı. Yapılan konuşmaların ardından eylem sona erdi.

    Ulaş Yunus TOSUN/BERLİN

  • Almanya’nın başkenti Berlin’de Madımak Katliamı yürüyüşü!-VİDEO

    Almanya’nın başkenti Berlin’de Madımak Katliamı yürüyüşü!-VİDEO

    PİRHA- 2 Temmuz Sivas Madımak Katliamı’nın 32. yılında Almanya’nın Berlin kentinde bir ara gelen yüzlerce yurttaş katledinleri andı, “Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    32. yılında Sivas Madımak Katliamı’nda yaşamını yitirenler anılmaya devam ediliyor. Almanya’nın Berlin kentinde bir ara gelen yüzlerce yurttaş katledinleri anmak, faillerden hesap sormak için yürüyüş düzenledi.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu ve Berlin Alevi Toplumu-Cemevi’nin çağrısı ve onlardan kurumun desteğiyle bir araya gelen yüzlerce yurttaş “Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Suriye’deki Alevi katliamına karşı Berlin’de binler bir araya geldi

    Suriye’deki Alevi katliamına karşı Berlin’de binler bir araya geldi

    PİRHA- Berlin Alevi Toplumu (BAT) Cemevi, dost dernekler ve kurumların ortaklaşa düzenlendiği mitingle Suriye’deki Alevi katliamları sert bir dille protesto edildi. Yapılan açıklamalarda emperyal ülkelerin desteklediği siyasal İslamcı cihatçı yeni HTŞ-Colani rejimi ile Türk devletinin desteklediği cihatçı çeteler ve ortaklarının bu katliamları yaptığına dikkat çekerek yaşananlara karşı sessiz kalan gelişmiş ülkeler kınandı.

     

    Oranienplatz’da gerçekleşen ve on bine yakın kişinin katıldığı miting bugüne kadar katledilen canlar aşkına saygı duruşu ile Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül’ün verdiği gülbenkle başladı. Verilen gülbengin ardından konuşmalara geçildi.

    “ALEVİ SOYKIRIMI HEDEFLENİYOR”

    Sık sık katliamı lanetleyen sloganların atıldığı mitingde tüm kurumlar adına ortak basın açıklamasını Almanca Zara Berivan Aksu (BDAS-Berlin) Türkçe ise İsmail Erol okudu. Emperyalist ülkeler ve Türkiye’nin desteğiyle Suriye’de kurulan geçici hükümet, Heyet Tahrir el Şam (HTS) cihatçı terör örgütlerinin Suriye’deki Aleviler başta olmak üzere diğer inanç ve mezhepten insanlara yönelik katliamlara dikkat çekilerek başlayan ortak basın metninde şu başlıklara yer verildi:

    “Kıyı kentleri Lazkiye, Cebele ve Banyas’ta, çoğunlukta Aleviler olmak üzere on binlerce insan katledildi. Yaşlı, genç, çocuk, kadın denmeden, silahsız masum insanların evlerinin basılması, öldürülmesi, Alevi soykırımının hedeflendiğini göstermektedir. Yüzyılların kinini diri tutmak, düşmanlığı din, mezhep üzerinden körükleyen, bu cinayetleri meşrulaştırma adına korkunç, iğrenç, çağ dışı fetvalara sarılan, oruçlarını kanla açan bu caniler sürüsü, Ramazan ayındaki Müslüman dünyası için utanç vericidir.

    BATILI ÜLKELER SESSİZ, AKP’DE BİZE MADIMAK’I HATIRLATIYOR

    Ortadoğu ve Suriye’yi yeniden dizayn etme girişimleri Alevi düşmanlığı, Alevi katliamı üzerinden planlanıyor. Bu vahşetin bölge ve dünyamızda yeni felaketlere yol açacağının bilinmesini isteriz. Suriye’de diktatörlük kurma hevesine giren ve sessiz kalan batılı ülkeler, bu katliamın sorumluluğundan kurtulamayacaklardır. Tarih sessiz kalanları asla affetmeyecektir.

    Katliam için uydurulan gerekçelerin tümünü reddediyoruz. Türkiye’de 22 yılı aşkın süredir iktidarı tek başına elinde tutan AKP’nin katliama yönelik sözlerini sorumsuzca buluyoruz. AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in “Lazkiye’de son olarak ortaya çıkan ve Suriye güvenlik güçlerine dönük saldırının, Suriye’nin birliğine, dirliğine dönük bir terörist saldırı olduğunu değerlendiriyoruz” sözleri bize 2 Temmuz 1993 tarihinde yaşanan Sivas Katliamı sonrası, dönemin T.C. Başbakanın açıklamalarını hatırlatıyor. 33 canımızın yakılarak katledildiği Sivas Madımak saldırısında dönemin T.C. Başbakanı Tansu Çiller de gözü dönmüş canilerden yana tavır alarak, katiller için “Çok şükür, otel dışındaki halkımız bir zarar görmemiştir” demişti. İki açıklama arasındaki benzerlik ve paralellik tesadüfi değildir.

    ULUSLARARASI KURULUŞLAR HAEREKETE GEÇMELİ

    Başta Federal Almanya olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinin Suriye’deki katliama dur demesini bekliyoruz. Daha düne kadar terörist olarak etiketlenen, uluslararası yakalama emri ile aranan Colaniye ve onun hükümetine verilen desteğin geri çekilmesini beklemekteyiz.

    Suriye’de yaşayan tüm halkların ve inançların birlikte özgürce yaşamasından yanayız. Suriye’ye özgürlük ve barış, ancak ülkenin tüm etnik kökenlilerin ve inanç mensuplarının eşit hak ve eşit vatandaşlık statüsüne sahip olması ile gelir.

    Şeriatçı ve terörist gruplar Suriye’ye barış ve özgürlük getiremez. Onlar acı, ölüm, gözyaşı ve zülüm getirir. şiddetle kınıyor, bütün insanlığı bu katliama karşı tavır almaya, devlet yöneticilerini de sorumlu davranmaya davet ediyoruz. Suriye’de insanlık katliamı var! Derhal durdurun!”

    BİRÇOK KURUM TEMSİLCİSİ SÖZ ALDI

    Okunan ortak basın açıklamasının yanı sıra sırasıyla; BAT-Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül, Cemevi Yönetim Kurulu üyesi Kadir Şahin, Yeşiller Partisinden Alman Gıda ve Tarım Bakanı Cem Özdemir, Arap Aleviler Birliği Berlin’den Nadiye Dağ, Suriye Alevileri adına İyad Ahmad (Arapça seslendi), BDAS Almanya adına Melinda Özgül, SPD’den Milletvekili Hakan Demir, BDAS-Berlin’den Bensu Akkuş, Die Linke Milletvekili Ferhat Koçak, CHP Berlin Temsilcisi İmam Kaloğlu, FDG temsilcisi Kemal Karabulut (Kırmankçi-Zazaki seslendi), NAV-Berlin ve Mala Kurda adına Hüseyin Yılmaz, TİP Berlin temsilcisi Özgül Özmen, DİDF Berlin adına Kamer Arslan konuşma yaptı. Yapılan konuşmalarda HTŞ Colani cihatçı rejimini tanıyan ve ona destek çıkan başta batılı devletler ve Türkiye devletinin katliamdaki rollerine dikkat çekerek bu katliamların derhal durdurulması çağrısını yineleyerek Arap Alevileri ile her zaman dayanışma içinde olacaklarının altını çizdi.

    Yapılan konuşmaların ardından miting sloganlarla sona erdi.

    KATILIMCI KURUMLAR

    Sunuculuğunu İsmail Erol ve Zara Berivan Aksu’nun yaptığı mitingi düzenleyen ve katılan destekçi kurumlar şöyle: BAT-Cemevi (Yönetim, Kadın, İnanç, Gençlik, Denetim, Disiplin, Seçim Kurulları) AABF İnanç Kurulu, AABF Kuzey Bölge, BDAS (Almanya ve Berlin) FGD, Berlin Dersim Cemaati, Sivaslı Canlar Derneği Berlin, , Gaziantep Çepnileri Derneği Berlin, Çorum – Der Kültür ve Eğitim Merkezi Berlin, Bahadın Berlin Derneği, BSV AL Dersim Spor, Akdağ Köyü Dayanışma ve Destekleme Derneği Berlin, Omcalı Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği Berlin, Erzincanlı Canlar Küçükotlukbeli Derneği Berlin, Înstîtutê Ziwan Û Kulturê Kirmancî, Hümanist İşverenler Derneği Berlin, Aşnan Tiyatro Topluluğu, Arap Alevileri Birliği Berlin. Yeşilev Berlin, TİP Berlin, NAV-Berlin, Mala Kurda Berlin, DİDF Berlin, CHP Berlin Birliği, Tokat ve Çevresi Çağdaş Demokratlar Derneği, 7 Canlar Kültür ve Dayanışma Derneği Berlin, Varto Kültür ve Dayanışma Derneği Berlin, Varto Görgü Köyü (Qurçik) Derneği Berlin, Hınıs Mirseyit (Tanır) Köyü Derneği Berlin, Berlin-Brenderburg Türkiye Toplumu (TBB) Alman Sol Parti, Yeşiller Partisi, SPD ile Dem Parti, Sol Parti, TKP Berlin temsilcilikleri.

    Ulaş Yunus TOSUN/ALMANYA

  • Suriye’deki Alevi Katliamı Berlin’de protesto edildi -VİDEO

    Suriye’deki Alevi Katliamı Berlin’de protesto edildi -VİDEO

    PİRHA- Suriye’de yapılan Alevi katliamı, Almanya’nın Berlin kentinde binlerce kişinin katılımıyla protesto edildi. Berlin Feda Komisyon Sözcüsü Cengiz Ünal, “Bu yapılanlara karşı Aleviler artık bulundukları tüm ülkelerde, o ülkelerin kamuoylarına seslenmek zorundalar. Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç’ı devreye sokmak zorundalar. Buna karşı durulmazsa bu toplum katledilip dinamikleri yok edilecektir” dedi.

    Suriye’de yapılan Alevi katliamı, Almanya’nın Berlin kentinde, Türk Konsolosluğu önünde binlerce kişinin katılımıyla protesto edildi.

    Südosteuropa-Gesellschaft e.V. (Güneydoğu Avrupa Topluluğu), Berlin Arap Alevileri Derneği (BAAB), UGARIT VEREIN e.V ve Humanitäre Hilfe Für Syrien (Suriye İnsani Yardım Derneği)’nin çağrılarıyla Berlin Türk Konsolosluğu önünde toplanan kitle, son günlerde Suriye’de yapılan katliamdan fotoğraflar ve katliamı protesto eden dövizler taşıdı, sloganlar attı. Suriye Sınır Tanımayanlar Derneği adına Aktham Süleyman’ın konuştuğu eylemde Suriyeli Arap Aleviler büyük katılım sağladı.

    “DÜNYA SEYREDİYOR, BİZ SEYRETMEMELİYİZ”

    Eyleme katılanlardan Bülent Özdemir ve Berlin Feda Komisyon Sözcüsü Cengiz Ünal, PİRHA’ya açıklamalarda bulundular.

    Günlerdir Suriye’de cihatçı çetelerin, yeni katil iktidarın Alevi halkını katletmesine, soykırım girişimlerine karşı Türkiye konsolosluğu önünde buluştuklarını belirten Bülent Özdemir, “Biz Aleviler nerede bir mazlum varsa hep onların yanında olduk, zalimlerin karşısında durduk. Mazlumun dilini, dinini, ırkını hiçbir zaman sorgulamadık. Bugün Suriye’de katledilen mazlum Alevi halkının yanında olma günüdür. Bu konuda Alevi kurumları daha iradi, daha örgütlü olmalı. Dünya seyrediyor, biz seyretmemeliyiz” değerlendirmesini yaptı.

    “ALEVİLER BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İ, KIZILHAÇ’I DEVREYE SOKMAK ZORUNDALAR”

    Korkulanın gerçekleştiğini, IŞİD ve El Nusra artıklarının Alevilere karşı soykırım uyguladıklarını ifade eden Berlin Feda Komisyon Sözcüsü Cengiz Ünal ise şu değerlendirmeleri yaptı:

    “Alevinin Türkü, Kürdü, Arabı var ama Alevi düşmanları kimseyi Türk, Kürt, Arap diye ayırmıyor. Alevi olmak senin katledilmene gerekçe yapılıyor. Şimdi tüm Aleviler için birlik beraberlik zamanı. Bu katliamlar bekleniyordu fakat Aleviler buna karşı birliklerini sağlayamadılar. Can ve mal güvenliklerini sağlayamadılar. HTŞ’li teröristler alanda istedikleri gibi at koşturuyorlar.

    Bu yapılanlara karşı Aleviler artık bulundukları tüm ülkelerde, o ülkelerin kamuoylarına seslenmek zorundalar. Birleşmiş Milletler ve Kızılhaç’ı devreye sokmak zorundalar. Buna karşı durulmazsa bu toplum katledilip dinamikleri yok edilecektir. Anayasal güvecesi olmayan, bulundukları yerde kendilerini savunamayan hiçbir halk ve toplum yaşayamaz. Alevi düşmanları bu örgütsüzlükten yararlanarak tüm Alevileri hedefe alıyorlar.”

    PİRHA/BERLİN

     

  • Berlin’de Alevilik derslerinin verildiği okul sayısı 13’e çıktı

    Berlin’de Alevilik derslerinin verildiği okul sayısı 13’e çıktı

    PİRHA- Almanya’nın Berlin kentinde başlanan Alevilik derslerine 13. okul dahil edildi, ilk ders gülbenkle başladı.

    Berlin Neukölln ilçesindeki Schule am Regenweiher’de 17 öğrenci ilk derslerine başladı. Okuldaki ilk dersin açılışına Berlin Alevi Toplumu Cemevi Koordinatörü Erdal Çağlar, Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül Dede, Öğretmen Aycan Türhan ve aileler katıldı.

    Dersler başlamadan önce Musa Gönül Dede gülbenk vererek ailelere öğretmenlere bu konudaki emekleri için teşekkür etti. Daha sonra söz alan Koordinatör Erdal Çağlar da derse katılan çocuklara ve ailelerine Alevilik dersleri çalışmalarına dair bilgilendirme yaparak çocuklara Alevilikle ilgili kitapçıklar ile hediyeler sundu.

    Yapılan konuşmaların ardından öğrenciler öğretmen Aycan Türhan yönetiminde Alevilik derslerine başladı.

    “OKULLARDA KAYIT FORMLARINDA ‘ALEVİLİK DERSLERİ’ BAŞLIĞINI İŞARETLEYİN”

    Berlin Cemevinden yapılan açıklamada, “Daha önce 10 okul, 11 sınıfta verilen Alevilik derslerimizi artık 13 okulda 14 sınıfa çıkarmış bulunmaktayız. Böylelikle Berlin’deki okullarda öğrenci sayımızı 189’ye ulaştı. Ayrıca Musa Gönül Dede ve Erdal Çağlar aynı bölgede bulunan Wetzlar Grundschule’de bu eğitim yılının ilk Alevilik dersini ziyaret etti. Sevgili canlar, gelecek eğitim yılında okullarda dağıtılacak seçmeli din/inanç dersleri kayıt formunda yer alan Alevilik Dersleri başlığını işaretleyip ilgili okula vermeyi unutmayınız. Böylece sizlerin de desteğiyle bu çalışmamızı giderek büyüteceğiz” denildi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Berlin’de Alevilik dersleri verecek öğretmenlere sertifikaları verildi

    Berlin’de Alevilik dersleri verecek öğretmenlere sertifikaları verildi

    PİRHA- Berlin devlet okullarında Alevilik dersleri verecek olan öğretmenlere sertifikaları düzenlenen törenle verildi.

    Berlin’deki okullarda Alevilik derslerinin başlamasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Geçtiğimiz şubat ayı Hızır haftasında Neukölln ilçesindeki Grundschule am Sandsteinweg’de başlayan Alevilik derslerinin ardından Mitte ilçesi Sebastianstr’de bulunan City Grundschule’de 23 öğrenci ilk Alevilik derslerine başlanmıştı.

    Daha önce 8 okul, 9 sınıfta verilen Alevilik dersleri böylece 9 okulda 10 sınıfa çıkarılmış, böylelikle Berlin’deki okullarda öğrenci sayısı 143’e çıkmış olmuştu.

    Berlin Cemevi’nde eğitim alan 291 öğrenci ile birlikte artık toplam 434 öğrenci Alevilik derslerini alıyor.

    Berlin devlet okullarında Alevilik dersleri için öğretmen yetiştirme semineri başarıyla son buldu. Berlin Cemevi ana salonunda gerçekleştirilen törenle 15 öğretmen adayına sertifikaları verildi.

    Tören öncesi Berlin Cemevi İnanç Kurulu Başkanı Musa Gönül Dede, Cemevi Eğitim Koordinatörü Erdal Çağlar ve öğretmenler kahvaltıda bir araya geldi. Kahvaltı Musa Gönül Dede’nin verdiği gülbenk ve ardından Erdal Çağlar’ın konuşmasıyla başladı. Kahvaltının sonunda yeni eğitim yılına dair hedefler hakkında bir değerlendirme yapıldı. Ardından gerçekleştirilen törenle öğretmenlere sertifikaları taktim edildi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Sivas Madımak’ta katledilen 33 kişi Berlin’de anıldı

    Sivas Madımak’ta katledilen 33 kişi Berlin’de anıldı

    PİRHA- Sivas Madımak Katliamı’nın 31. yılında binlerce kişinin katılımıyla Berlin’de yürüyüş gerçekleştirildi. Verilen mesajlarda katliamı yapan devlet aklına yüzleşme çağrısı yapıldı.

    Gerici faşist kalabalıklara yaptırılan Madımak Katliamı Berlin’de lanetlendi. AABK-AABF ve Berlin Alevi Toplumu (BAT) Cemevi tarafından organize edilen ve kardeş kurumlar tarafından desteklenen anma yürüyüşü AABF Kuzey Bölge İnanç Kurulu Başkanı Haydar Akdağ Dede’nin verdiği gülbenk ve Elif Mor-Yeliz Aksoy yönetimindeki Cemevi Semahçılarının, Mehmet Bolat’ın deyişleri eşliğindeki semahlarıyla başladı.

    Semahın ardından BAT-Cemevi adına ve destekleyen kurumlar adına ortak basın açıklamasını Cemevi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Yüksel Özdemir yaptı.

    “YA BERAAT ETTİLER YA DA FİRAR”

    Özdemir Madımak Katliamı’nın üzerinden yıllar geçmesine karşın hafızalardaki acının yerini halen koruduğuna dikkat çekti.

    Özdemir şunları ifade etti:

    “Katliamı gerçekleştirilenler yıllarca adaletten kaçırıldı. Ağır cezalar alan firari sanıklar yıllarca yakalanamadı. Son olarak zaman aşımıyla yargılanmaktan kurtuldular. Olayın hemen ardından 35 kişi gözaltına alınmış, sonrasında gözaltı sayısı 130’a kadar çıkmış, yakalananlar “Laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışmak” suçuyla Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde 1 yıl boyunca yargılandı. “Sivas davası” olarak tarihe geçen mahkeme sonucunda 22 sanık 15’er yıl, 3 sanık 10’ar yıl, 54 sanık 3’er yıl, 6 sanık 2’şer yıl hapisle cezalandırıldı. Yargılananlardan 37’si ise beraat etti. Takip eden yıllarda Yargıtay DGM kararını bozdu ve sanıklar yeniden yargılandı. 1998’de onaylanan yeni kararda 33 sanık idam, 14 sanık ise 15 yıla kadar değişen hapis cezalarına çarptırıldı ancak idam cezaları usul noksanlıkları nedeniyle bozuldu. Usul eksiklikleri giderildikten sonra 2000 yılında yeniden idam cezasına çarptırılan 33 sanık 2002’de idam cezasının kaldırılması ile müebbet hapse mahkum oldu. Geçen zaman içerisinde gerçekleşen tahliyeler ile hapisteki kişi sayısı 33’e düştü. Sivas Katliamı’nın kilit isimlerinden 8 sanık ise 1997’deki bozma kararı sonrasında firar ederek kayıplara karıştı.

    “DÖNEMİN SİYASİ SORUMLULARI MAĞDURLARI HEDEF GÖSTERDİ”

    Dönemin Başbakanı Tansu Çiller’in katliamın ardından sarf ettiği, “Çok şükür, otel dışındaki vatandaşlarımız bir zarar görmemiştir” sözleri ise Türk siyasi tarihinin sayfalarına girdi. Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in “Olay münferittir. Ağır tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmiş. Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapmışlardır. Bir otelin yakılmasından dolayı can kaybı var” açıklaması da tepki çeken sözler arasında yer aldı.
    Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu ise yaşananlardan dolayı “Aziz Nesin’in halkın inançlarına karşı bilinen tahrikleriyle halk galeyana gelerek tepki göstermiştir” diyerek Aziz Nesin’i suçladı.

    “ZAMAN AŞIMINI KABUL ETMİYORUZ”

    Madımak Katliamı’nın üzerinden 31 yıl geçti ama bu katliamın arkasındaki asıl suçlular ortaya çıkarılmadı. Madımak Katliamı’ndaki devletin rolü ortaya çıkarılmadı, hiçbir kamu görevlisi yargılanmadı. Kurulan Madımak Katliamı Hafıza Merkezi bir toplumsal yüzleşme çağrısıdır. Madımak Katliamı’nı konuşmak aynı zamanda bu ülkede yaşanan diğer tüm katliamları, toplu öldürmeleri, siyasi cinayetleri konuşmak demektir. Katliam günü sokakları dolduran çoluk çocuk binlerce insan ‘yakın’ diye bağırdı ve büyük bir suçun parçası oldu. Bu olay nasıl oldu, bu topluluğun sokağa bu şekilde çıkmasını sağlayan ideolojik altyapı nedir, bu sosyolojik altyapıyı kim nasıl örgütledi, bunlarla herkesin yüzleşmesi gerekir. Bu toplum, bu coğrafyada yaşanan bütün katliamlarla yüzleşmediği sürece bunların yenilerinin yaşanmasına ortak oluyor demektir.”

    SEMAH DÖNÜLDÜ

    Özdemir’in ardından ise söz alan Yeşiller Partisi Berlin Temsilciler Meclisi Başkan Yardımcısı Dr. Bahar Haghanipour ve Alman Sol Parti Temsilcisi Pascal Meiser konuşma yaptı. Alevilere ve farklı kimliklere yönelik katliamlara dikkat çeken Haghanipour ve Meiser, bu katliamların asla unutulmaması gerektiğine dikkat çekerek, her zaman Alevilerle ve öteki kimliklerle dayanışma içinde olacaklarını vurguladı.

    Yapılan konuşmaların ardından binlerce kişi katledilen 33 insanın fotoğraflarını ve dövizleri taşıyarak yürüyüşe geçti. Yürüyüş sırasında sık sık katliamı lanetleyen sloganlar atan binlerce kişi, cemevi binası önüne geldi.
    Yürüyüş sırasında ve cemevi önünde Cemevi Gençlik Kurulu BDAJ ile Alevi Yüksek Okul Öğrencileri Birliği BDAS adına konuşmalar yapan Eylem Düzgün, İlayda Çakır ve Bensu Akkuş, Alevi gençler olarak Madımak ve diğer Alevi katliamlarını unutturmayacaklarına dikkat çekti.

    Yapılan konuşmaların ardından semah dönüldü ve AABF Kuzey Bölge İnanç Kurulu Başkanı Haydar Akdağ Dede’nin verdiği gülbenkle anma sona erdi.

    Ulaş Yunus TOSUN/ALMANYA

  • Berlin’deki din/inanç dersleri arasında Alevi inancı da yerini aldı

    Berlin’deki din/inanç dersleri arasında Alevi inancı da yerini aldı

    PİRHA- Berlin Eğitim Senatörlüğü din/inanç derslerine ilişkin yayınladığı yeni düzenlemede 2024/2025 eğitim yılı itibariyle Alevi inancının kayıt formu içinde yer alacağını duyurdu.

    Berlin Cemevininin Alevilik dersleri konusunda yaptığı çalışmalar kapsamında önümüzdeki eğitim yılı itibariyle tercih edilecek din/inanç başlıkları arasında artık Alevilik de yer alacak.

    Berlin Eğitim Senatörlüğü din/inanç derslerine ilişkin yayınladığı yeni düzenlemeyi duyurdu. Yapılan duyuruya göre önümüzdeki eğitim yılı itibariyle (2024/2025) din/inanç için başvuru kayıt formu içindeki başlıklar arasında Alevilik seçeneği de yer alacak.

    Konuya dair açıklama yapan BAT-Cemevi ARU Eğitim Koordinatörü Erdal Çağlar, Alevilik başlığının başlı başına eklenmesinin önemli bir adım olduğunun altını çizerek, “Alevilik derslerini Berlin’in her bölgesinde verilmesini sağlama konusunda ebeveyn ailelerimize büyük sorumluluk düşüyor. Çocuklarını gönderdikleri her okulda girmelerini istedikleri din/inanç dersleri arasında Alevilik seçeneğini işaretlemeleri sonucunda yetkililer bizlerle iletişime geçecek ve bizde Alevilik derslerinin o okulda çocuklarımıza verilmesi için hemen çalışmalarımızı başlatacağız” dedi.

    Çağlar, Alevilik seçeneğinin olduğu bu kayıt formunu ailelerin ilgili okullardan veya gelip Cemevi’nden temin edebileceklerini sözlerine ekledi.

    PİRHA/ALMANYA

  • Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Berlin’de Xızır Ayını kutladı-VİDEO

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği Berlin’de Xızır Ayını kutladı-VİDEO

    PİRHA- Almanya’nın başkenti Berlin’de Demokratik Alevi Kadınlar Birliği tarafından Xızır Ayı kutlandı. Kutlamada Xızır Ayı’nın toplumsal barışa vesile olması istendi.

    Aleviler Xızır Ayı dolayısıyla dünyanın bir çok merkezinde lokmalarını pay etmeye devam ediyor. Almanya’nın başkenti Berlin’de Demokratik Alevi Kadınlar Birliği tarafından Xızır Ayı kutlandı. Analar Save Öztürk ve Hanım Baba tarafından uyandırılan çerağaların ardından, Demokratik Alevi Kadınlar Birliği adına Nil Aygün bir konuşma yaptı.

    Nil Aygün, Xızır Oruçlarımızla, zalimlere Karşı Duralım diyerek, “Ya Hâq,ya Xızır, ya Pir,ya ana Fatma himet eyliyoruz sizden bu Xızır

    günlerinin inayetiyle darda olana, zorda olana, kapılar kapatılana, ışık ol, güç ver, kapılarını arala ,aydınlıkta kendi toplumuyla buluşmayı niyaz ederiz. Xızır oruçlarımızı tutuyor ve ağızlarımızın mührünü Adil eşit özgür bir toplum yaratan ve yaratacak olanlara adıyoruz. Xızır, tüm halklara barış, hoşgörü ve birlikte daha ortak yaşamların kurulmasına vesile olsun” dedi.

    Berlin Ezidi Kadın Meclisi adına söz alan Nure, Alevilerin Xızır bayramını kutlayarak, barış ve özgürlük mesajını paylaştı. KOnuşmaların ardından Zöhre Kurtulan ve Zakir Erdem Maho tarafından deyişler ve nefesler okundu, semah dönüldü.

    PİRHA/ALMANYA

  • Avrupa’nın bir çok kentinde Maraş anması: Sistematik bir soykırım-VİDEO

    Avrupa’nın bir çok kentinde Maraş anması: Sistematik bir soykırım-VİDEO

    PİRHA- Avrupa’nın bir çok kentinde Maraş, Roboski ve cezaevi katliamlarında yaşamlarını yitirenler anıldı. Anmalarda, katliamların sistematik bir soykırım olduğu vurgulandı.

    Almanya’nın Başkenti Berlin’de ‘Maraş’tan Roboski’ye katliamları unutmadık, unutturmayacağız’ konulu panel yapıldı.

    Maraş Demokratik Dernekler Federasyonu( MARDEF) ve Demokratik Alevi Federasyonu ( FEDA) tarafından organize edilen panele konuşmacı olarak Maraş Katliamı davası avukatlarından İbrahim Sinemillioğlu video konferans yoluyla, Gazeteci Elif Sonzamancı, Siyasetçi Sibel Yiğitalp ve Siyasetçi Sadık Almakça katıldı.

    FEDA Eş Başkanı Huri Kabayel kısa bir selamlama konuşması yaptı. Anma Pir Ali Koçak’ın çerağları uyandırması ile başladı.

    Ardından Maraş Katliamı sürecini anlatan sinevizyon gösterimi yapıldı.

    Anmada konuşan Avukat İbrahim Sinemillioğlu, “Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet dönemi boyunca Alevilere ve Kürtlere yönelik yapılan katliamların tümü devlet eliyle yapıldı. Şeyh Bedrettin, Koçgiri, Zilan, Roboski katliamlarının tamamı devlet eliyle gerçekleştirildi ve cezasızlık politikaları devam etti” dedi.

    Katliamlar ve cezasızlık politikalarının sonucu zorunlu göçlerin yaşandığını belirten Sinemillioğlu, devletin bu göçler sonrası Alevi köylerini Sünnileştirme politikaları ile devam ettiğini belirtti.

    ‘KÜRT KİMLİĞİ VE ALEVİLİKTEN DOLAYI ETNİK TEMİZLİK YAPILDI’

    Panelislerden Elif Sonzamancı, Maraş Katliamı’nın, Cumhuriyet tarihinde yaşanan katliamlardan sadece biri olduğunu ve bu katliamın diğer birçok katliamlar gibi devlet eliyle gerçekleştiğine dikkat çekti. Kullanılan şiddet yöntemlerine işaret eden Sonzamancı, “Bölgedeki Kürt kimliği ve Alevi  inancından kaynaklı etnik temizlik yapıldı. Bu katliamlar ‘Devlet Sırrı’ olarak kayıtlara geçti” dedi.

    Sonzamancı, “Coğrafyamız her zaman özel savaş politikalarına maruz kalmış topraklar olduğu gibi bizler de kendi topraklarımıza sahip çıkmalıyız’’ ifadelerini kullandı.

    Siyasetçi Sadık Almakça ise, “Türkiye tarihinde Aralık ayı her zaman katliamlar ayı olarak görülmüştür. Türkiye tarihinde temiz bir ay hatta temiz bir gün yoktur” diyerek cezaevlerinde yaşanan katliamlar ve cezaevlerinde uygulanan vahşete dikkat çekti.

    Siyasetçi Sibel Yiğitalp ise, “Maraş, Roboski, 19 Aralık katliamları günü kolektif bir kıyımın günü olarak yaşıyoruz. Acımızı yaşıyor ve çoğalıyoruz. 2011 tarihinde F16 uçaklar ile 34 insanın hayatına mal olan Roboski Katliamı yaşandı” diye konuştu.

    Konuşmaların ardından Soner Soyer, eserler seslendirdi. Anma, Pir Ali Koçak’ın çerağları sırlamasıyla son buldu.

    Almanya’nın Hamburg kentinde Hak Evi’nde yapılan anmaya ise Pir Mustafa Mısır,  siyasetçi Besime Konca, Araştırmacı Yazar Ali Köylüce katıldı.

    İSVİÇRE’NİN BERN KENTİNDE ANMA

    İsviçre’nin Bern kentinde Bern Alevi Dergahı tarafından Bern Europaplatz Dinler Merkezi’nde gerçekleştirilen anmaya ise çok sayıda kişi katıldı.

    Program, Maraş Katliamı’nda hayatını kaybedenler için düzenlenen bir dakikalık saygı duruşu ile başladı. Ardından, katliamın iç yüzünü anlatan bir sinevizyon gösterildi.

    “KATLİAMLAR AYNI ZİHNİYETİN ÜRÜNÜ”

    Anmada konuşan Araştırmacı Yazar Aziz Tunç, her katliamın devlet tercihi olduğunu ve bu katliamların Maraş’tan Paris’e, cezaevlerinden Roboski’ye kadar aynı zihniyetin ürünü olduğunu belirtti.

    Program, Zakir Ali Matur’un deyişleri ve ağıtlarıyla sona erdi.

    ALİ TRAŞ’IN ABLASI: HERHANGİ BİR CANLIYA YAPILMAYACAKLARI YAPTILAR BİZE

    İsviçre’nin Locarno kentinde yapılan anmaya ise FEDA Eş Başkanı Demir Çelik ve katliamda vahşi bir şekilde katledilen Ali Traş’ın ablası Ayşe Traş katıldı.

    Program açılışını yapan Kürt toplum merkezi Eş Sözcüsü Recep Maraşlı, katliamın uygulanma sürecine değinerek, “Bu katliam aylarca planlanmış bir katliam asıl amaç yükselmekte olan başta Kürt özgürlük hareketi olmak üzere devrimci hareketleri yok etmektir. Fakat bu katliam bile onları başarıya götürmedi” dedi.

    “SİSTEMATİK BİR SOYKIRIM”

    Ardından söz alan FEDA Eş Başkanı Demir Çelik, Maraş’ta, Sivas’ta, Koçgiri’de, Dersim’de, Kobanê’de yapılanların sistematik bir soykırım olduğunu ifade etti.

    Maraş Katliamı’nda cenazesi kazanda kaynatılan Ali Traş’ın ablası Ayşe Traş ise “Kardeşimi kazanda kaynatarak bize getirdiler. İnsanın değil bir insana herhangi bir canlıya yapmayacaklarını yaptılar bize” dedi.

    Konuşmaların ardından katliamda katledilenlerin anısına lokma dağıtıldı ve Ozan Çöl ve Koma Azadi ise deyişler ve ağıtlar seslendirdi.

    PİRHA/BERLİN/HAMBURG/BERN/LOCARNO

     

  • Düzgün TV kurucularından Hıdır Düzgün Hakk’a yürüdü!

    Düzgün TV kurucularından Hıdır Düzgün Hakk’a yürüdü!

    PİRHA-  Berlin’de iki yıldır kanser tedavisi gören Düzgün TV kurucularından Hıdır Düzgün Hakk’a yürüdü. 27 Ekim Cuma günü Berlin Alevi Kültür Merkezi’nden Hakk’a uğurlanacak olan Düzgün, Berlin’deki Alevi Mezarlığı’nda toprağa sırlanacak.

    Gazeteci Şükrü Yıldız, sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak Düzgün TV’i birlikte kurdukları Hıdır Düzgün’ün Hakk’a yürüdüğünü duyurdu.

    Yıldız açıklamasında, “Acıların, işkencelerin sürgünlerin yarattığı hayatlarda tükendik, tüketildik. Üzüldük, sevindik ve tüm ayrılıklara rağmen toprağımızı, insanımızı sevdik, gurbetlerde özlemimizin resmini çizdik. Bugün bir kişi daha eksildik… Yanlışı ve doğrusu ile Düzgün TV’yi birlikte kurduğumuz Hıdır Düzgün’ü kaybettik. Devr-i daim olsun…” ifadelerini kullandı.

    Hıdır Düzgün, 01 Mayıs 1955 tarihinde Erzurum’un Hınıs ilçesine bağlı Kosan (Taşbudak) köyünde doğdu. Kosan köyünde Kirmancki ve Kurmancı dillerinin konuşulduğu bir çevrede büyüdü ve temel eğitimini aldıktan sonra ortaokulu Hınıs’ta tamamladı. Eğitimine Erzincan Öğretmen Okulu’nda devam ederek mezun oldu.
    Öğretmen olarak kariyerine başladıktan sonra, Hınıs bölgesinde devrimci hareketlere katıldı ve inançlarına sadık kalarak toplumuna büyük destek verdi. Ancak, 12 Eylül askeri darbesinin ardından işkencelere ve tutukluluk süreçlerine maruz kaldı. Bu dönemin sonunda öğretmenlik mesleği de sona erdi ve İstanbul’a taşınarak ticari girişimlere atıldı.
    Kısa süre içinde elde ettiği başarılar, 1990’ların ortalarında Kürt iş dünyasında adını duyurmasına yol açtı. Hıdır Düzgün, yaşamını tehlikeye atan tehditlere rağmen hayatta kalmayı başardı. Daha sonra Avrupa’ya göç ederek, Almanya’daki ilkler arasında olan döner üretim fabrikasını açarak iş dünyasındaki faaliyetlerini sürdürdü.

    2006 yılında, topluma olan bağlılığın vermiş olduğu sorumluluk ile bir grup gazeteci ile birlikte “Düzgün TV” adlı televizyon kanalını kurdu. Alevilerin yayına giren 3. televizyon kanalı ile Alevi örgütlenmesine katkı sundu.

    Hıdır Düzgün, Berlin’de iki yıldır kanser tedavisi görüyordu. Ailesi tarafından yapılan açıklamada Düzgün, 27 Ekim Cuma günü Berlin Alevi Kültür Merkezinde saat 10.00’da başlayacak olan Hakk’a uğurlama erkanı sonrası, saat 11.00’de kendisinin isteği üzerine Berlin’deki Alevi Mezarlığı’nda toprağa sırlanacak.

    PİRHA/ALMANYA

     

  • Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Berlin’de anıldı-VİDEO

    Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler Berlin’de anıldı-VİDEO

    PİRHA – Sivas Katliamı’nın 30. yıl dönümünde Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Almanya’nın başkenti Berlin’de yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş sonrası yapılan açıklamalarda katliamın hesabının soruluncaya kadar mücadeleye devam edileceği vurgulandı.

    Almanya’nın başkenti Berlin’de Sivas Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı.

    Berlin Hermannplatz’da başlayan yürüyüş yaşamını yitiren canlar adına bir dakikalık saygı duruşu ve AABF İnanç Kurulu Başkanı Celal Keykubat’ın okuduğu gülbeng ile başladı.

    Anmaya AABF üyesi tüm cemevleri, Alevi gençlik ve kadın örgütleri, AABF İnanç Kurulu ve AABF Bölge Temsilcilikleri katıldı.

    Yürüyüşten önce katliamda yaşamını yitiren canlar için semaha duruldu. Yapılan yürüyüşe Alman Federal Parlametosu’nda yer alan çeşitli partilerin milletvekilleri de katıldı.

    Sol Parti Milletvekili Hakan Demir bir Sivaslı ve Çorumlu olarak adalet taleplerini her yerde dile getireceklerine vurgu yaptı.

    Sol Parti Milletvekili Sevim Dağdelen ise yaptığı konuşmada AKP iktidarının yakılan Kur’an’ın hesabını sorduğunu, fakat Sivas’ta canlı canlı yakılarak katledilen canların hesabının sorulmadığına dikkat çekti.

    SPD’den siyasetçi Derya Türk-Nachbaur ise bir Maraşlı olarak, ne Maraş Katliamı’nın, ne de Sivas Katliamı’nın hesabının verilmediğini söyledi.

    Berlin Alevi Toplumu Başkanı Yüksel Özdemir, “Madımak’ta hala yüreklerimizde yanıyor. Adalet, Dersimlerden Maraşlara, Çorumlardan Sivaslara, Gazilerden Gezilere değin yanmaya devam ediyor” diye belirtti.

    Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu da adalet arayışının her yerde devam etmesi gerektiği çağrısı yaptı.

    Yürüyüş öncesi AABF’nin açıklaması hem Almanca, hem de Türkçe olarak okundu. Verilen ortak mesajlarda Sivas Katliamı’nın hesabının sonuna kadar sorulacağına dikkat çekildi. Konuşmaların ardından Hermanplatz’dan Orienplatz’a kadar 2 kilometreyi aşkın bir yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüş sırasında yaşamını yitiren canların isimleri okundu.

    Yürüyüş Orienplatz’da deyişlerle sona erdi.

    PİRHA /ALMANYA

  • AABF’den Sivas Katliamı’nın 30. yılında ‘Yüzleşme ve adalet için Berlin’de buluşuyoruz’ çağrısı!

    AABF’den Sivas Katliamı’nın 30. yılında ‘Yüzleşme ve adalet için Berlin’de buluşuyoruz’ çağrısı!

    PİRHA – Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Sivas Katliamı’nın 30. yılında “Yüzleşme ve adalet için Berlin’de buluşuyoruz” duyurusunu yaptı.

    Sivas’taki Madımak Oteli’nde, 2 Temmuz 1993 yılında yakılarak katledilen 33 yurttaş için birçok ülkede anma programı düzenlenecek.

    Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu da katliamın 30. yılında kitlesel yürüyüşle birlikte basın açıklaması yapacağını açıkladı.

    “Katliamı Unutmadık, Unutturmayacağız!” başlığı ile yapılan paylaşımda “Katliamın 30. yılında yüzleşme ve adalet için Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu öncülüğünde Berlin’de buluşuyoruz!” denildi.

    2 Temmuz saat 13.00’te Hermannplatz, Berlin’de yürüyüş ve basın açıklaması yapacaklarını duyuran AABF yönetimi, “Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu’na bağlı bütün Bölge Temsilciliklerimiz ve Cemevlerimiz zaman kaybetmeden gerekli otobüs ayarlama çalışmalarını organize etmelidirler” ifadelerini paylaştı.

    (HABER MERKEZİ)

  • Alevilerin Sesi Dergisi, ‘Yine Kazandık’ başlığıyla çıktı

    Alevilerin Sesi Dergisi, ‘Yine Kazandık’ başlığıyla çıktı

    PİRHA- Alevilerin Sesi dergisinin 273. sayısı, ‘Yine Başardık’ başlığıyla çıktı. Derginin bu sayısında Maraş Katliamı işlenirken, Alevilerin Almanya’nın Berlin Eyaleti’nde de kazandığı kamu tüzel kişilik statüsü ise kapağa taşındı. 

    Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu’nun (AABK) yayın organı olan ve 1994 yılından bu yana aylık olarak yayınlanan Alevilerin Sesi dergisinin yeni sayısı, ‘Yine Başardık’ başlığıyla okuyucuyla buluştu.

    Nursel Sökmen Bayram’ın Maraş tablosunun iç kapak resmi olarak kullanıldığı sayıda Özcan Öğüt’ün “Onarılamayan Yara, Maraş Katliamı 44. Yılında”, Orhan Gazi Ertekin’in “Maraş’a Yenide Bakmak, Yeniden Görmek”, Seyit Sönmez’in “Failin Travması: Unutmak mı, Affetmek mi?”, Figen Kavak’ın Hamit Kapan ile yaptığı “Maraş Çok Ağır Travma” başlıklı röportajı okuyucuya ile buluştu.

    Bu önemli yazıların yanı sıra Şilan Sürmeli’in “Devletin Sopası Alevilere Neden Kalktı?”, Ayfer Karakaya-Stump’ın “Aleviliği Devletleştirmek”, İmran Gürtaş’ın “İktidarın Söyleminde Ötekiliğin Sürekliliği”, Mevlüt Oruç’un “Ekoloji Politik Perspektif”, Mazlum Çimen’in “Doğa Aşkına”, Hukukçu Ufuk Çakır’ın Berlin Alevi Toplumu Cemevi’nin kazandığı “Kamu Tüzel Kişilik Hakkı”na ilişkin yazıları Almanca, Fransızca, Kırmancki ve kurumsal haberleri de okuyucuya sunuluyor.

    “KATLİAMCILAR YAS TUTMAYI ENGELLER, UNUTMAYI ZULME ÇEVİRİR”

    Alevilerin Sesi Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Kılıçkaya tarafından yeni sayı için kaleme alınan yazıda şunlar kaydedildi:

    “Irkçılık önce empatiyi katleder ve insanı insan dışılaştırır. Katliamların sıkça yaşandığı ülkelerde devlet her katliamdan sonra yeniden ve yeniden insanlığı katleder. Bizler de bu filmi yeniden ve yeniden izlemeye devam ederiz. Çeşitli bağlamlarla suça bulaşan toplumlar, bu suçu anımsatan her konuyu inkar eder ve daha da önemlisi yas tutabilme yeteneğini kaybeder. Hele sokağa çıkanların galeyana yatkınlığı, birikmiş öfkesi doruk noktada olunca, ülkede birlikte yas tutma imkanı da ortadan kalkmış olur. Hal böyleyken katliamı yapanlar, utançla başlarını önüne eğmez, üstelik yas tutmayı bile engellerler. Unutmayı zulme çevirirler. Türk İslam sentezci milliyetçiler, toptan unutturma politikası şehveti ve şevki ile çalışırlar. Taraf oldukları, bilerek ve bizzat gerçekleştirdikleri travmalar üzerinde durmaktan herkesi men ederler.

    Bu gerçeklikle, Maraş Katliamı/Pogromunun 44. yılında bir kez daha yitirdiğimiz canlarımızı anıyoruz. Aradan bunca yıl geçmesine rağmen konunun hakettiği biçimde politik ve hukuki müdahale gündemi haline getirilemediğini görüyoruz. Bundan dolayı Maraş Katliamı’nı/Pogromunu kapsamlı bir dosya ile ele aldık.

    “OKUMAK, BAKMAK, UNUTMAMAK GEREKİR”

    Nursel Sökmen Bayram’ın mükemmel Maraş tablosunu kapak olarak kullandığımız bu sayımızın dosyası Özcan Öğüt’ün, “Onarılamayan Yara, Maraş Katliamı 44. Yılında” başlıklı harika bir analiz yazısıyla başlayacak. Onu Orhan Gazi Ertekin’in “Maraş’a Yenide Bakmak, Yeniden Görmek” yazısı takip edecek. Seyit Sönmez’in “Failin Travması: Unutmak mı, Affetmek mi?”, Figen Kavak’ın Hamit Kapan ile yaptığı “Maraş Çok Ağır Tramva” başlıklı röportajını okuyacaksınız.

    Bu önemli yazıların yanı sıra Şilan Sürmeli’in “Devletin Sopası Alevilere Neden Kalktı?”, Ayfer Karakaya-Stump’ın “Aleviliği Devletleştirmek”, İmran Gürtaş’ın “İktidarın Söyleminde Ötekiliğin Sürekliliği”, Mevlüt Oruç’un “Ekoloji Politik Perspektif”, Mazlum Çimen’in “Doğa Aşkına”, Hukukçu Ufuk Çakır’ın Berlin Alevi Toplumu Cemevi’nin kazandığı “Kamu Tüzel Kişilik Hakkı”na ilişkin yazılarını, Almanca, Fransızca, Kırmancki ve tabii kurumsal haberleri ilgiyle okuyacaksınız. Lütfen, bu sayımızın sayfalarını hızlıca çevirmeyin. Sayfaları çevirmeden önce okumak, bakmak, asla unutmamak gerekiyor. Yeni sayımızda buluşmak dileğiyle yayın ekibi adına hepinizi sevgi ve saygı ile selamlıyorum.”

    (HABER MERKEZİ)