Etiket: besime konca

  • ‘Bu dünya düzeni içerisinde Alevi kadınların özgür olması mümkün değil’-VİDEO

    ‘Bu dünya düzeni içerisinde Alevi kadınların özgür olması mümkün değil’-VİDEO

    PİRHA- Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nin İsviçre’de düzenlediği buluşmada konuşan Gazeteci Çilem Küçükkeleş, “Alevi kadınlar olarak eşitiz meselesini dönüp yeniden ölçütümüz olan Alevilikten alırsak, eşitliğin ne kadar yaban, çöl ve matematiksel olarak algıladığımız açığa çıkar” vurgusu yaparken, 26. dönem HDP milletvekili Besime Konca ise, “Bu saldırılar ideolojik-politik saldırılardır. Bilerek seni ocaklarından, mürşidinden, yolundan koparıyor. Senin buna karşı duruşun ancak ideolojik-politik bir bilinçle olabilir” diye belirtti.

    Demokratik Alevi Kadınlar Birliği’nin 2’ncisini düzenlediği ‘Gönül Kalsın Yol Kalmasın’ isimli kadın kampı İsviçre’de devam ediyor.

    Siyasetçi Yurdusev Özsekmenler’in “Kadının Örgütlü Mücadelesi” başlıklı sunumuyla devam eden buluşmada Gazeteci Çilem Küçükkeleş ve 26. dönem HDP milletvekili Besime Konca sunumlarını gerçekleştirdi.

    “ALEVİLERDE KADININ-ERKEĞİN EŞİT OLMASI SÖZ KONUSU DAHİ DEĞİL”

    Küçükkeleş, Alevi kadınların özgürlük meselesine dair tartışmalarının Aleviliğe yönelik eleştiriler olarak algılandığını belirlemesinde bulunarak, “Barışı en çok sağlayabilecek, doğayla, canlıyla birlikte yaşamayı öneren bir inancımız var. Bu birlik sadece insanların bir araya gelmesiyle ilgili değildir. Bu birliği bilmek bir uyum içinde hepimizi yaşamaya davet eder. Birlikte yaşam kültürü büyük oranda bozuldu. Bu birlikte yaşam kültürü insanın kendisini doğanın hakimi saymasıyla başladı. Genelde kadın panellerinde erkekler en ön safta oturuyorlar ve eleştirilerimizi sanki Aleviliğe yönelik eleştiriler olarak algılıyorlar. Buna karşı ise ‘erkek-dişi yoktur muhabbetin dilinde’ cümlesi en net karşılaştığımız itirazlardan biri. Bizim Aleviliğimize ilişkin bir itirazımız yok. Bu dünyada karıncayla ortak bir hakkın olduğunu bilmeye davet ediyoruz. Bizde diğer tüm topluluklarla birlikte yaşıyoruz. Issız bir adada Aleviliğimizi yaşayan bir topluluk değiliz. Birbirimizle etkileşim içerisindeyiz. Bu dünya bu kadar erkekken, biz Alevilerde kadının-erkeğin eşit olması gibi ihtimal söz konusu dahi olamaz” dedi.

    “NE KADAR EŞİTİZ MESELESİNİ ÖLÇÜTÜMÜZ OLAN ALEVİLİKTEN ALIRSAK..”

    Küçükkeleş, Alevi kadınların kendilerini bu ‘özgür hissetmeden’ kaynaklı kadın mücadelesinden uzaklaşma yaklaşımı olduğunu kaydetti. Küçükkeleş şunları ifade etti:

    “Burada ölçü ise karşı inançlar oluyor. Kadını eve kapatan, sınırlayan darlıkları olan karşı inancı ölçü alarak, ‘Ne güzel işte Alevi kadınların böyle sorunları yok, özgürler’ diyorlar. İnsan olmaktan kaynaklı kullandığımız haklarımızı sanki bize özgü bir özgürlük alanı vermişler gibi yorumluyorlar. Bu dünya düzeni içerisinde Alevi kadınların özgür olması mümkün değil. Bizlerde dünya üzerinde yaşanan tüm eşitsizliklere bakarken kısmen kendimizi özgür hissetme ve bu özgür hissetmekten kaynaklı da mücadeleden biraz uzaklaşma yaklaşımlarımız oluyor. Yada kendimizi kadın mücadelesinin öznesi değil de, bizim dışımızda şiddete uğrayan kadınlarla dayanışma gibi bir bakış açısına sahip olabiliyoruz. Özgürlük yada eşitlik nedir? Ne kadarını yaşarsak eşitiz meselesini dönüp yeniden ölçütümüz olan Alevilikten alırsak, eşitliğin ne kadar yaban, ne kadar çöl ve matematiksel olarak algıladığımız açığa çıkar.”

    “ALEVİLİĞİN DOĞAL TOPLUM İNANCI KALMA ISRARI ÖZGÜNLÜKTÜR”

    Buluşmada söz alan bir diğer isim Besime Konca ise, Aleviliğin doğal toplum inancı olarak kalma ısrarına değinerek, “Yolumuz hakikat yoludur. O hakikate eren insan aslında bir olan, tek olan o yola kavuşmuş oluyor. Biz kadınlar kendi süreğimizin hakikatini tartışarak ulaşmaya çalışıyoruz. Çok büyük devletler ve imparatorlukların kurulduğu, uygarlığın gelişip yıkıldığı, kılıç zoruyla büyük savaşların yaşandığı bir ortamda Aleviliğin doğal toplum inancı olarak kalma ısrarı biz özgünlüktür. Ortadoğu’da kendi orjinalitesini koruyanlar Alevi sürekleri ve Ezidi toplumudur” diye belirti.

    “SALDIRILARA, İDEOLOJİK-POLİTİK BİLİNÇLE KARŞI KONULABİLİR”

    Konca, Alevi süreklerine yönelik müdahalelerin ideolojik-politik saldırılar olduğunu ifade ederek, “Tekçi-milliyetçi devlet siyasetine boyun eğen ve kırımdan geçerek etnik kimliğinden vazgeçen birçok halk var. Aleviler Anadolu ve Mezopotamya’da hem inanç kimliğimizi hem de etnik kimliğimizi korumuş bir toplumuz. Kırımdan geçmesine rağmen direnen bir yanı var. Yanındaki bu denli şatafatlı uygarlıklara rağmen senin tenezzül etmeyerek oraya dahil olmaman inancının ne kadar güçlü olduğunu ifade eden bir şey. Güncel durumda ise sürekler yolun birliğinde buluşabildik mi sorusu önemlidir. Son yüzyılda ise sürekler olarak birbirimizden koptuk. Kendi içimizde de katmerleşen kopuşlar yaşadık. Bu saldırılar ideolojik-politik saldırılardır. Bilerek seni ocaklarından, mürşidinden, yolundan koparıyor. Senin buna karşı duruşun ancak ideolojik-politik bir bilinçle olabilir” şeklinde konuştu.

    PİRHA/İSVİÇRE

  • Sanatçılardan ve siyasetçilerden çağrı: Dersim’de oylarınızı DEM Parti’ye verin -VİDEO

    Sanatçılardan ve siyasetçilerden çağrı: Dersim’de oylarınızı DEM Parti’ye verin -VİDEO

    PİRHA- Avrupa’da ve Türkiye’de yaşayan aydın, sanatçı ve siyasetçiler, 31 Mart Yerel Seçimlerinde Dersim’de DEM Partiye oy verme çağrısı yaptılar. Bir oyun bile önemli olduğunu vurgulayan çağrıcılar, “Dilimizi, kimliğimizi, inancımızı, kültürümüzü, doğamızı katledenlere; bizleri yok sayanlara, küçümseyenlere en güçlü cevabı 31 Mart’ta sandıkta verelim” dedi. 

    Avrupa ve Türkiye’deki aydın, sanatçı ve siyasetçiler, 31 Mart Yerel Seçimlerinde DEM Parti Dersim Belediyesi Eş Başkan Adayları Birsen Orhan ve Cevdet Konak’a oy verme çağrısı yaptı.

    “DERSİMİ YALNIZ BIRAKMAYIN”

    Çağrı yapan bazı isimler ve çağrıları şöyle:

    Pınar Aydınlar: İrademize sahip çıkmak adına Dersim bölgesinde oy kullanan dostlarımızı, farklı şehirlerde bulunan arkadaşlarımızı, canlarımızı Dersim’e davet ediyoruz. Olanakları olmayan dostlarımız ise bölgelerinde bulunan DEM Partiye başvuru yaparak, isimlerini yazdırarak, bütün masrafları karşılanarak Dersim’de oy kullanmaya çağırıyorum. Lütfen iradenize sahip çıkın. Dersim’i, Dersim halkını ve o topraktaki değerlerimizi yalnız bırakmayın.

    “GELİN DERSİM’İ YENİDEN DEĞERLERİYLE BULUŞTURALIM”

    Ferhat Tunç: Bu yerel seçimlerin benim için bir diğer önemli ayağı Dersim’dir kuşkusuz. Bu görev için de yola çıkmış ve çok iyi tanıdığım iki değerli arkadaşımız var. DEM Parti Eş Başkan Adayları Cevdet Konak ve Birsen Orhan’ın, Dersim halkının hizmetinde kusursuz bir çalışma ortaya koyacaklarına dair en küçük bir şüphem yok. Seçim günü yaklaşırken hala kararsız duran Dersim’den genç arkadaşlarımızın olduğu haberleri geliyor. Bu genç kardeşlerimize özel bir çağrım olacak. Dersim’in geleceği siz genç kardeşlerimizin kararlı ve onurlu tercihiyle şekillenecektir.
    Dersim, diliyle, kültürü ve değerleriyle Dersim’dir. Bunu unutmayın. Gelin DEM adayı arkadaşlarımızın etrafında kenetlenerek ‘Dersim yıkılmasın’ şiarını gerçek kılalım. Gelin kendimizi, Dersim’in vicdanına, kutsallığına adayarak, o kadim toprakları yeniden değerleriyle, özgürlük ruhuyla buluşturalım. Hızır bu yolculukta, bu mücadelede yanımızda, yardımcımız ola.

    “BU SEÇİMDE BİR OY ÇOK DEĞERLİ OLABİLİR”

    Nursel Aydoğan (HDP eski Milletvekili): Bütün Dersimliler kendisini bir seçim görevlisi gibi düşünüp ev ev, sokak sokak gezmeli ve tüm yurttaşları dem partiye oy vermeleri konusunda ikna etmelidir. Yine yurt dışında ve metropollerde yaşayan Dersimliler zaman yaratıp son bir haftayı mutlaka Dersim’e gelerek geçirmeli, seçim çalışmalarına katılmalı, yurttaşlarımızı DEM partiye oy vermeleri konusunda ikna etmelidir.

    Yine metropollerde ve Avrupa’da yaşayıp kayıtları halen Dersim’de olanlar; mutlaka bu seçimlerin önemine atfen Dersim’e gelmeli, 31 Mart günü oylarını mutlaka kullanmalıdır. Bir çağrımda sevgili gençliğe olacak. Bu seçimlerde ilk kez bir milyon genç oy kullanacak. Sevgili gençler, sevgili yoldaşlarım. Bir oydan ne olacak demeyin. Bir oy bu seçimlerde bizim için çok değerli olabilir. Bu nedenle 31 Mart sabahı yapacağımız ilk iş kalkıp oyumuzu gidip kullanmak olmalıdır. Eğer iyi çalışırsak düzenli çalışırsak, sistemli çalışırsak, çalmadığımız kapı, gitmediğimiz sokak kalmazsa 31 Mart akşamı oy sayımı bittikten sonra Dersim Belediyesi’nin tabelasında ‘Şaredariya Dersim’ yazacaktır.

    Besime Konca (HDP’nin eski Milletvekili): Dilimizi, kimliğimizi, inancımızı, kültürümüzü, doğamızı katledenlere; bizleri yok sayanlara, inkâr edenlere, küçümseyenlere en güçlü cevabı 31 Mart’ta sandıkta vereceğiz.

    PİRHA/DERSİM

     

  • Besime Konca: Yangınlar Alevilere yönelik genel politikalardır-VİDEO

    Besime Konca: Yangınlar Alevilere yönelik genel politikalardır-VİDEO

    PİRHA – HDP eski milletvekili Besime Konca, Dersim’deki yangınlara yönelik, “Bu Alevilere yönelik genel politikalardır. Dersim yakıldı, Sivas’ta yaşandı. Elbistan’da termik santralden dolayı üzüm bağları, bahçeler kurudu. Pazarcık’ta İŞİD kampları oluşturuldu. Diasporada bir geri dönüş olmuştu. Bu dönüşü tekrar engellemek için devlet börtü böcekle bile savaşan bir anlayışta” şeklinde konuştu.

    Dersim’de günlerdir süren yangın engellemelere rağmen gönüllülerin çabasıyla söndürüldü.
    Dersim’deki yangınlara yönelik PİRHA’ya açıklamalarda bulunan HDP eski milletvekili Besime Konca, “Dersim 38’den bu yana yakılan bir coğrafyadır, o zamandan bu yana da direnen bir coğrafyadır. Dersim’deki yangınlar Türkiye’de devlet faşizminin sadece insana dair olmadığını kanıtlayan bir olaydır” dedi.

    Dersim’deki yangınlara yönelik kamuoyundaki duyarsızlığı eleştiren Konca, “ Dersim cayır cayır yakıldı, helikopterler bombaladı. Milletvekillerimiz sanatçılar söndürülmesi gerektiğini söylediler. Yangınlar hem söndürülmedi, hem de insanların kendi imkanları ile söndürmelerine izin verilmedi. Aslında faşizmin doğada yaşayan canlılara kadar indirgendiğini ortaya koyan bir yaklaşımdır” diye konuştu.

    “YANGINLAR GÖÇ POLİTİKASI İLE İLGİLİ”

    Çevreci hareketleri de eleştiren Konca, “Biz Tunceli’nin politik gerçekliğine karışmak istemiyoruz” açıklamasını da ötekileştirme olarak değerlendirdi. Konca devamında “Tokatta çam ağaçlarının kökleri yontulmuştu. Gittiler 40 ağacın kökünü sardılar. Diğer taraftan hektarlarca alan yakıldı. Buna karşı Türkiye kamuoyunda farklı bir duyarlılık geliştirilmedi” ifadelerini kullandı.

    Yangınların devletin göç politikasıyla ilgili olduğunu belirten Konca, göç ettirilmeye karşılık, insanların kendi coğrafyalarına geri döndüğünü ve bu döngünün devam ettiğini söyledi. Konca, “Özellikle Dersimliler doğasını çok seven, katliamın etkisiyle hakikatlerini arayan bir halk. Bunu devlet bildiği için, ‘gelmeyin hakikatinizi aramayın’ diyor” diye ekledi.

    “ALEVİLERE YÖNELİK GENEL BİR POLİTİKA”

    “Bu Alevilere yönelik genel politikalardır” diyen Konca, “Dersim yakıldı, Sivas’ta yaşandı. Elbistan’da termik santralinden dolayı üzüm bağları, bahçeler kurudu. Pazarcık’ta İŞİD kampları oluşturuldu. Diasporada bir geri dönüş olmuştu. Bu dönüşü tekrar engellemek için devlet börtü böcekle bile savaşan bir anlayışta” ifadelerini kullandı.

    Devletin bu anlayışına yönelik daha cesur ve örgütlü olmak gerektiğine vurgu yapan Konca,
    “Oraları onlara bırakmak gibi bir anlayışa girmemek gerekiyor. Doğandan, coğrafyandan, yaşam biçiminden, doğduğun yerden koptuğun takdirde politikaları başarıya ulaşır. Kendi topraklarımıza değer verip, orayı bırakmamak gerekiyor” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Almanya’da ‘Maraşlılar Buluşuyor’ etkinliği yapıldı

    Almanya’da ‘Maraşlılar Buluşuyor’ etkinliği yapıldı

    PİRHA-  Avrupa’da yaşayan Maraşlılar ‘Maraşlılar Buluşuyor’ gecesinde bir araya geldi.

    İsviçre, Fransa ve Almanya’da yaşayan Maraşlılar Almanya’nın Lörach kentinde Can Düğün Salonu’nda bir araya geldiler.

    ‘Maraşlılar Buluşuyor’ sloganı ile yapılan etkinliğe HDP Milletvekilleri Mahmut Toğrul ve Besime Konca, İsviçre Basel kanton milletvekilleri Mustafa Atıcı ve Edibe Gölgeli katıldı.

    Etkinlikte açılış konuşmasını  Maraş Girişimi Eşbaşkanları Safiye İşcan ve Mehmet Üstek yaptı.

    HDP Siirt Milletvekili Besime Konca faşist rejimin Maraş Katliamı’yla henüz hesaplaşmadığını söyledi. Konca, rejimin bu katliamla Kürt ve Alevi halkına kültürel, kimliksel, inançsal ve yaşamsal bir soykırım uygulamayı amaçladığını vurgularken, Sivas’ın, Çorum’un bu hesaplaşmamanın devamı olduğunu söyledi.

    Konca’nın ardından söz alan HDP Antep Milletvekili Mahmut Toğrul da seçim için 2 taraflı ittifaklar karşındaki tek alternatif gücün HDP olduğunu söyledi. Toğrul, “Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ikinci turda da cevabımız Selahattin Demirtaş’ı desteklemek olmalı” diye ekledi.

    Konuşmaların ardından etkinlik, yöre sanatçılarının ezgileri ve halaylarla geç saatlere kadar devam etti.

    (HABER MERKEZİ)

     

  • HDP’li kadınlardan vekilliği düşürülen Konca’ya destek: Biz 6 milyon Besime Konca’yız

    HDP’li kadınlardan vekilliği düşürülen Konca’ya destek: Biz 6 milyon Besime Konca’yız

    PİRHA-HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Besime Konca’nın vekilliğinin düşürülmesine tepki gösteren HDP’li kadınlar, ‘Biz 6 milyon Besime Konca’yız’ dedi.

    Halkların Demokratik Partisi (HDP), Siirt milletvekilleri Besime Konca’nın milletvekilliğinin düşürülmesine İstanbul, Diyarbakır ve Siirt’ten tepki geldi.

    “ZAMANLAMA MANİDAR”

    HDP İstanbul İl binasında düzenlenen basın toplantısında Kadın Koordinasyon Üyesi İlkay Yenigün, AKP iktidarının Konca’nın vekilliğini Meclis toplanır toplanmaz düşürdüğüne dikkat çekerek, OHAL bahanesiyle, muhalif olan kadına yönelik sindirme politikasının sistematik hale geldiğini vurguladı.

    HDP Merkez Yürütme Kurulu Üyesi Gülsüm Ağaoğlu da, “Bu saldırıların bir tesadüf olmadığını biliyoruz. Buradan yükselen “kadınlar izin vermez” sloganın farkındalar” dedi.

    Kadın Koordinasyonu Üyesi Ayşe Berktay ise, Besime Konca ‘nın vekilliğin düşürülmesinin zamanlamasına dikkat çekerek, “Besime arkadaşımızın vekilliğinin düşürülmesi hem zamanlaması, hem de konjonktür itibarıyla anlamlıdır. Saldırıyla, kampanya adımının ne kadar isabetli ve haklı olduğunu gördük. Bu böyle gitmez diyoruz, o yüzden buradayız” şeklinde konuştu.

    Diyarbakır’da HDP il binasında gerçekleştirilen basın toplantısına HDP Diyarbakır İl Eşbaşkanı Gülşen Özer ve Parti Meclisi üyeleri katıldı. Toplantıda konuşan Gülşen Özer, Türkiye’de birçok sorun olduğunu ancak iktidarın bu sorunların üstünü örtmek ve konuşulmasını engellemek için HDP’ye yöneldiğini söyledi.

    “ANA HEDEF KADINLAR”

    Besime Konca’nın vekilliğinin düşürülmesi ile bir kez daha kadın kazanımlarının hedef alındığını belirten Özer, “AKP-Saray rejiminin kadına yönelik sistematik ve yaygınlaştırılmış saldırı politikalarının son halkası olarak Kadın Meclisi Sözcümüzün milletvekilliğinin düşürülmesi, bu yasama yılında da ana hedefin kadınlar olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir. 3 Ekim 2017 günü, TBMM ilk genel kurulu açılışı kadına yönelik saldırın resmi mühürlü kara lekesi olarak tarihe not düşülmüştür” dedi.

    “BU BÖYLE GİTMEZ, KADINLAR İZİN VERMEZ”

    Konca’nın vekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun altını çizen Özer, “Bizler, OHAL ve her hallerde sokaklara, meydanlara taşan direnen kadınlarız. Bizler 8 Martlarda, 25 Kasımlarda, Newrozlar da erkek egemen zihniyetin zulmüne binlerce yıllık ‘Hayırları’ ile direnen kadınlarız. Binlerce yıldır ‘Bu Böyle Gitmez. Kadınlar İzin Vermez’ diyerek onurlu mücadelemizden asla geri adım atmadık. Biz 6 milyon Besime Konca’yız” dedi.

    Siirt’te de HDP binasında basın toplantısı düzenlendi. Toplantıda konuşan HDP PM Üyesi Kezban Dumlu, Konca’nın vekilliğinin düşürülmesini AKP-Saray rejiminin kadına yönelik sistematik ve yaygınlaştırılmış saldırı politikalarının son halkası olarak değerlendirdi.

    (HABER MERKEZİ)

  • HDP’li Besime Konca’nın da vekilliği düşürüldü

    HDP’li Besime Konca’nın da vekilliği düşürüldü

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi sözcüsü ve Siirt Milletvekili Besime Konca’nın milletvekilliği iki buçuk yıllık kesinleşmiş cezası nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda düşürüldü. Böylece seçimlerden 59 vekil çıkaran HDP’nin 55 vekili kaldı.  

    Meclis yasama yılının ilk oturumunda gündem dışı gerçekleşen konuşmaların ardından, Konca hakkında düzenlenen tezkere Meclis Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı tarafından okunarak, Konca’nın vekilliği düşürüldü.

    Antep Bölge Adliye Mahkemesi, Konca’ya “örgüt propagandası yapmak” suçlamasıyla yerel mahkeme tarafından verilen iki buçuk yıllık hapis cezasını onamıştı. Besime Konca, 13 Aralık 2016’da HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel’le birlikte tutuklandıktan sonra 3 Mayıs 2017’de adli kontrol şartıyla tahliye oldu. Batman 3. Ağır Ceza Mahkemesi, 9 Mayıs 2017’de Konca’nın tutuklanmasına yönelik yakalama kararı verdikten sonra Konca, 29 Mayıs 2017’de tekrar cezaevine girdi. Konca 28 Temmuz’da tahliye edildi.

    Bugüne kadar HDP’den Figen Yüksekdağ, Nursel Aydoğan, Faysal Sarıyıldız ve Tuğba Hezer Öztürk’ün milletvekillikleri düşürüldü. Böylece seçimlerden 59 vekil çıkaran HDP’nin 55 vekili kaldı.

    Son yapılan 1 Kasım 2015 Genel Seçimlerinde milletvekili seçilen dokuz isim ise tutuklu: Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, İdris Baluken, Selma Irmak, Gülser Yıldırım, Ferhat Encü, Abdullah Zeydan, Çağlar Demirel, Burcu Çelik.

  • Mehmet Aksoy Londra’da anıldı: ‘Tek silahının kamerası ve gülüşünün olduğunu söylerdi’-VİDEO

    Mehmet Aksoy Londra’da anıldı: ‘Tek silahının kamerası ve gülüşünün olduğunu söylerdi’-VİDEO

    PİRHA- İngiltere’de yaşarken Suriye’nin kuzeyindeki, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) katılan ve Rakka’da Daiş çetelerinin saldırısı sonucu yaşamını yitiren Alevi Gazeteci-Yönetmen Mehmet Aksoy Londra’da anıldı. Anmaya katılan HDP Milletvekili Besime Konca, “Çok şey yaşadık çok katliam gördük çok taziyeye gittim. Ama özgür insan olmanın, vicdanlı olmanın, onurlu bir genç olmanın, sevgi dolu olmanın aslında çok zor olmadığını Mehmet’in verdiği emek ve yaşadığı özgürlükten gördüm” dedi. 

    Haberin Videosu

    https://youtu.be/S_g8L8CGGbs

    İngiltere’de yaşarken YPG’ye  katılan ve Rakka’da IŞİD çetelerinin saldırısı sonucu yaşamını yitiren Alevi Gazeteci-Yönetmen Mehmet Aksoy Londra’da anıldı.

    Annesi Maraş Elbistan’lı babası ise Malatya Kürecik’li olan YönetmenMehmet Aksoy’un Haziran 2017 tarihinde YPG’ye katıldığı kaydedildi. BBC’ye yansıyan habere göre İngiltere vatandaşı olan 32 yaşındaki Mehmet Aksoy Haziran ayında İngiltere’den Suriye’ye gitti. Suriye’nin kuzeyindeki, Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) askeri kanadı Halk Savunma Birlikleri’ne (YPG) katılan yönetmen Aksoy’un bir belgesel hazırlıyordu.

    Anma etkinliğine HDP Siirt Milletvekili Besime Gonca, ailesi, sivil toplum örgütleri ve sevenleri katıldı. Anma saygı duruşu ile başladı daha sonra HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, Gazeteci – Belgeselci Mehmet Aksoy’a ilişkin duygularını dile getirdi.

    “SEVGİSİ VE ONURU İLE ARAMIZDA”

    “Çok şey yaşadık, çok katliam gördük çok taziyeye gittik” diyen HDP Siirt Milletvekili Konca, “Özgür insan olmanın, vicdanlı olmanın, onurlu bir genç olmanın, sevgi dolu olmanın aslında çokta zor olmadığını, Mehmet’in verdiği emek ve yaşadığı özgürlükten gördüm. Bizim belki yüzyıldır yapmadığımızı Mehmet’in yaptığını gördüm. Belki Mehmet bugün bedeni ile aramızda değil ama sevgisi ile onuruyla ve gururu ile aramızdadır” ifadelerini kullandı.

    “MEHMET’İN HAYATI HEPİMİZ İÇİN BİR OKUL GİBİDİR”

    HDP Siirt Milletvekili Konca, “Mehmet’in hayatı hepimiz için bir okul bir üniversite gibidir. Diplomaside uzun süre çalıştı ama bize ve arkadaşlarına da anlattı. İngiliz siyaseti çok kirlidir ve çok incedir. Bize evet derler ama bugün Ortadoğu’da ve Türkiye’de yaşananların altında bu ülkelerin siyaseti var. Bu nedenle ‘Diplomaside çalışmayacağını ve tek silahının kamerası ve gülüşünün olduğunu’ söylerdi. Ve bu kararı aldı. Keşke bu mücadelesini daha uzun bir süre sürdürebilseydi. Ve bütün bunları anlatabilseydi” şeklinde konuştu.

    Özgür bir birey olmak, özgür ülke olmak, özgür bir kadın olmak adına Mehmet’in herkese  örnek olduğunu vurgulayan Milletvekili Besime Konca, “Bu kadar soykırımın bu kadar yozlaşmanın olduğu ve yabancılaşmanın yaşandığı diaspora da kişiliğini geliştirdi. Kültürünü, yurtseverliğini, Kürtlüğünü, Aleviliğini, kadın sevgisini bu kuşatmışlığa ve Avrupa gerçekliğine karşı tüm bunları kendi elleriyle yaptı” ifadelerini kullandı.

    Elif TABAK/ LONDRA

     

  • Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    Alevi kurum başkanları 17 Eylül mitingi öncesi Kılıçdaroğlu ve Kemalbay’la görüştü-VİDEO

    PİRHA – ABF  bileşenleri, 17 Eylül’de İstanbul/Kartal’da yapılacak miting için CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay ile görüştü. Her iki genel başkan da gerici eğitim sistemine karşı yürütülen mücadeleye destek sözü verdi. 

    Haberin Videosu

     Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) ve Eğitim-Sen’in öncülüğünü yaptığı 17 Eylül Kartal Mitingi için hazırlıklar sürüyor.

    Laik, bilimsel, kamusal, parasız ve anadilinde eğitim istemiyle 17 Eylül’de düzenlenecek miting sonrasında 18 Eylül’de ise Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm illerde ve ilçelerde Milli Eğitim müdürlükleri önünde basın açıklamaları gerçekleştirilecek.

    Alevi kurumları miting için CHP ve HDP ile görüşmeler gerçekleştirdiler. Görüşmeye, ABF Genel Başkanı Muhittin Yıldız, ABF Genel Sekreteri Müslüm Metin, Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Gani Kaplan, PSAKD Genel Mali Sekreteri Onur Kaya, Hacı Bektaş Veli Anadolu Kültür Vakfı (HBVAKV) Genel Başkanı Tuncer Baş ve Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Doğan Demir katıldı.

    İlk olarak CHP ile görüşen kurum temsilcileri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu mitinge davet ettiler. Kılıçdaroğlu, toplantıda laik, demokratik eğitim için yapılacak olan mitinge tüm belediyeleriyle her türlü katkıyı sunacağını belirtti.

    Alevi kurum başkanları CHP ziyaretinin ardından HDP ile de görüşerek destek sözü aldı.

    Görüşmede HDP Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Fatma Kurtalan, milletvekilleri Müslüm Doğan ve Besime Konca katıldı. Toplantıda HDP’nin tüm parti teşkilatlarıyla eğitim müfredatına karşı Alevilerin yanında olduğu, mücadelelerine destek vermeye devam edecekleri belirtildi.

    Cebrail ARSLAN/ANKARA

    Fotoğraf: Ziya KÖSEOĞLU/CHP Genel Merkezi

     

  • HDP Milletvekili Besime Konca: Müftülere nikah kıyma yetkisi ideolojik saldırıdır-VİDEO

    HDP Milletvekili Besime Konca: Müftülere nikah kıyma yetkisi ideolojik saldırıdır-VİDEO

    PİRHA- Müftülere nikah kıyma yetkisi veren tasarı geçtiğimiz haftalar Meclis’e sunulurken tepkiler de devam ediyor. HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, müftülere nikah kıyma yetkisi verilmesinin ideolojik bir saldırı olduğunu kaydetti.

    HABERİN VİDEOSU

    HDP Siirt Milletvekili Besime Konca müftülere nikah kıyma yetkisine ilişkin PİRHA’ya değerlendirmelerde bulundu. Nikah kıymayla ilgili düzenlemenin sadece nikah kıyma yetkisinin müftülere verilmesiyle ilgili olmadığını söyleyen Konca, bunun toplumsal değerlere ve kadının yaşam biçimine bir saldırı olduğunu vurguladı.

    “ALTINDA İDEOLOJİK SALDIRI YATIYOR”

    Bu uygulamanın sadece hukuki bir düzenleme olmadığını ideolojik bir saldırı olduğunu kaydeden Konca, “Çünkü AKP Genel Başkanı Erdoğan dedi ki ‘Biz 15 yıldır siyasi olarak iktidardayız, ama sosyal ve kültürel olarak iktidar olmadık.’ Aslında bu cümle çok önemli bir cümle. Bu söylemin altında çok ciddi bir ideolojik saldırı yatıyor.” dedi.

    “ARKA PLANINI YILLARDIR OLUŞTURUYORLAR”

    İktidarın bu tarz şeylerle topluma hükmetmeye çalıştığını belirten Konca, toplumun dezenformasyona uğratılmak istendiğini kaydetti. Kadına dönük saldırıların ve yaşam hakkına saldırıların sadece bununla sınırlı olmadığının altını çizen Konca, bunun arka planının yıllardır oluşturulmaya çalışıldığını ekledi.

    KADININ HER AKTİVİTESİNİ KISITLAYACAK

    Müftülere nikah kıyma yetkisi uygulamasının kadına dönük her türlü tecavüz, taciz, şiddetin meşrulaştırılma biçimi, buna karşı sessiz kalınma biçimi olduğunu söyleyen Konca şunları belirtti:

    “Dinci anlayışla, tekçi mezhep anlayışıyla toplumu dizayn etmeye çalışmaları yıllardır siyaseten söylem olarak geliştirdikleri bir şeydi. Fakat toplum bunun karşısında büyük bir tepki ortaya koydu. Özellikle kadınlar her türlü saldırıya, şiddete, ayrımcılığa, cinsiyetçiliğe karşı büyük bir mücadele verdikleri için bununla aslında hukuki bir zemin oluşturulmak isteniyor. Çocuk yaşta evliliği meşrulaştıracaklar. Kadının birey olma, kişilik kazanma, toplumsal kamusal alanda yer alma, emeğiyle var olma, kadının yaşamı değiştirme demokrasiyi geliştirmeye dönük aktivitelerini kısıtlayan siyasi ve ideolojik saldırının yaklaşımı.”

    “SOSYAL VE KÜLTÜREL OLARAK TOPLUMA HÜKMETMEYİ AMAÇLIYORLAR”

    Eğitim sisteminin gericileştirilmesine de değinen Konca, hükümetin zorunlu din dersi konusunda AİHM’nin kararlarına uymamasını eleştirdi. Eğitimin tekçi bir anlayışla verilmesini toplumun kabul etmemesi gerektiğini söyleyen Konca, müfredatta yapılan değişiklikler ve müftülere nikah kıyma yetkisinin verilmesiyle birlikte iktidarın sosyal ve kültürel olarak da topluma hükmetmeyi amaçladığını kaydetti.

    “TOPYEKUN İNKAR VE YOK SAYMADIR”

    “Bu topyekun bir inkardır, topyekun bir yok saymadır” diyen Besime Konca, “Siyaseten söz söyleyebilirsin, siyaseten muhafazakar olabilirsin. Merkezi siyaset politikaları, sağ liberal eğilimleri benimseyebilirsin ve bunu seni benimseyen toplum kabul edebilir ya da etmeyebilir. Seçimlerde halk, tercihlerini değiştirebilir. Fakat ‘Topluma sosyal ve kültürel olarak hükmedeceğiz. Burada iktidar olacağız’ demek aslında insanları kişiliksizleştireceğiz, toplumu kişiliksizleştireceğiz, kültürsüzleştireceğiz demektir. İnsan sosyal bir varlık olmayla kendi farkını ortaya koyar. Eğitimini, dilini, kültürünü, inancını sosyal bir varlık olmanın gerekliliği üzerine geliştirir. Burada ‘Ben sosyal olarak da iktidar olacağım. Kültürel olarak da iktidar olacağım’ demek aslında insanı insan olmaktan çıkarmaktır, köleleştirmektir, kendine benzetmektir. Ama siz bir iktidarsınız, bugün varsınız yarın yoksunuz” şeklinde konuştu.

    “MÜCADELE DAHA DA BÜYÜYECEK”

    İktidarın yıllardır başbakanından tutun da bakanlarına kadar kadına dönük aşağılayıcı, kadını hiçe sayan, şiddeti meşrulaştıran saldırılarının söz konusu olduğunu ifade eden Konca, bu yasal düzenlemeyle hukuku arkalarına alarak bunu meşrulaştırmak istediklerini kaydetti. Toplumun bunun bir sömürme, köleleştirme biçimi olduğunu bilerek tepki göstermesi gerektiğini vurgulayan Konca, bunun mücadelesini daha da büyüteceklerini söyledi.

    “FAŞİZM HER ALANDA KURUMSALLAŞMAK İSTİYOR”

    Faşizmin kendini kurumsallaştırmak istediğini belirten HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, sözlerini şöyle tamamladı:

    “Bunu siyaseten yapıyor, parlamentoda yapıyor. Parlamentodaki iç tüzük değişikliğiyle yaptı. Bizi hapsederek, rehin alarak yapmaya çalışıyor. Alevi inancına saldırarak, IŞİD zihniyetini Türkiye’de meşrulaştırarak, önünü açarak, yargılanmalarının önüne engel koyarak geliştirmeye çalışıyor. Kültürel yozlaşmayı derinleştirerek bizim de kendi kültürümüzü, kendi kimliğimizi kaybetmemize dönük bir saldırı söz konusu. Biz de bunları boşa çıkarmak için evde de olsak, sokakta da olsak, iş yerinde de olsak bu bilinçle kadınlar olarak faşizme karşı direnmek, demokrasi, özgürlük, hak, hukuk ve adalet mücadelesini büyütmek temel sorumluluğumuz ve görevimizdir.”

    (HABER MERKEZİ)

  • Konca: Vicdan ve Adalet bizi var eden değerlerdir, kaybedersek inancımız da biter-video

    Konca: Vicdan ve Adalet bizi var eden değerlerdir, kaybedersek inancımız da biter-video

    PİRHA- Kısa süre önce cezaevinden çıkan HDP Milletvekili Besime Konca İstanbul’dan sonra Van’da başlatılan Adalet ve Vicdan eylemine katıldı. PİRHA’ya konuşan Konca “Türkiye’de yüz yıldır adalet ve vicdan arayışında olan toplumsal farklılıklar var, kadınlar var, Aleviler var, farklı etnik yapılardan halklar ve inançlar var. Biz HDP olarak yıllardır, bir toplum vicdanıyla toplumdur, adaletiyle insandır diyoruz. Bu gün en fazla bunlara saldırı olduğu için bunları savunuyoruz” dedi.

    HABERİN VİDEOSU:

    Kısa süre önce cezaevinden çıkan HDP Milletvekili Besime Konca İstanbul’dan sonra Van’da başlatılan Adalet ve Vicdan eylemine katıldı. PİRHA’ya konuşan Konca “İnsanın vicdanen rahat olması, insanın vicdanıyla toplumla ilişkilenmesi, vicdanıyla siyaset yapması, adaleti savunması bizim geleneğimizdir. Bizim kültürümüzdür ve bizi var eden değerlerimizdir. Aksi takdirde vicdanımızı unutursak, adalete olan saldırıya karşı sessiz kalırsak biz insanlığımızı unutmuş oluruz. Biz insanlığımızı kaybetmiş oluruz” dedi.

    “BİR TOPLUM VİCDANIYLA TOPLUMDUR, ADALETİYLE İNSANDIR”

    Konca “Halkların Demokratik Partisi (HDP) olarak başlattığımız Vicdan ve Adalet Nöbeti aslında bir parti olarak kendimiz için başlattığımız bir nöbet değil. Türkiye’de yüz yıldır adalet ve vicdan arayışında olan toplumsal farklılıklar var, kadınlar var, Aleviler var, farklı etnik yapılardan halklar ve inançlar var. Bu gün de en fazla AKP iktidarının eliyle bütün bu farklılıkları yok sayan, farklılıkları düşman gören, demokrasi ve özgürlüklere savaş açılmış bir süreci yaşıyoruz. Biz HDP olarak yıllardır, bir toplum vicdanıyla toplumdur, adaletiyle insandır diyoruz. Bu gün en fazla bunlara saldırı olduğu için bunları savunuyoruz. Bunun için buradayız, bunun için nöbetteyiz” dedi.

    “VİCDAN VE ADALET BİZİ VAR EDEN DEĞERLERDİR”

    “Nöbetimiz her biçimde sürecek, sadece dört ilde kararlaştırdığımız nöbetle sınırlı kalmayacak. Demokrasi, özgürlük, eşitlik, adalet gerçekleşene kadar, Türkiye toplumu olarak, Kürt halkı olarak gerçekleştirene kadar bunu sürdüreceğiz” değerlendirmesinde bulunan Konca inancı ve karakteri gereği Alevi toplumunun başından beri Vicdan ve Adalet arayışında olduğunu belirterek bu eylemde de yerini aldıklarına vurgu yaptı.

    Konca şunları ifade etti; “Alevi halkı olarak da, Alevi inancını yaşayan topluluklar olarak da en fazla adaleti savunan, vicdanıyla adaletiyle inancını mazlum halk olarak, mazlum topluluk olarak yaşayan biz alevi toplumuyuz. En fazla da bu konuda adalet ve vicdan eylemine, nöbetine sahip çıkacak olan da biz alevi kadınlarız, biz alevi toplumuyuz. Bunu geliştirmek bu adalet arayışımızı vicdan arayışımızı büyütmek hepimizin sorumluluğudur. Çünkü bizi var eden bu değerlerdir. İnsanın vicdanen rahat olması, insanın vicdanıyla toplumla ilişkilenmesi, vicdanıyla siyaset yapması, adaleti savunması bizim geleneğimizdir. Bizim kültürümüzdür ve bizi var eden değerlerimizdir. Aksi takdirde vicdanımızı unutursak, adalete olan saldırıya karşı sessiz kalırsak biz insanlığımızı unutmuş oluruz. Biz insanlığımızı kaybetmiş oluruz. İnançlarımızı, kültürümüzü kaybetmiş oluruz.”

    “İNSANLIĞIMIZI KORUYARAK MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

    HDP Milletvekili Konca son olarak şunları belirti; “Günümüzde yaşanan bütün inkar ve saldırılar vicdana ve adalete karşıdır. bunu savunmak bir mücadele biçimidir. Sadece bir oturma eylemi bir nöbet devretme biçimi değildir. Bütün farklılıklarımızla eylemimizi büyüteceğiz. Bütün vicdanlar özgür olana kadar, adalet bu ülkede gerçekleşene kadar, insanlığımızı koruyarak bu mücadelemizi sürdüreceğiz.”

     

  • HDP Milletvekili Besime Konca tahliye edildi

    HDP Milletvekili Besime Konca tahliye edildi

    HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, tahliye edildi.

    Mayıs ayında Batman’da gözaltına alındıktan sonra tutuklanan HDP Siirt Milletvekili Besime Konca, dün akşam saatlerinde tahliye edildi.

    Tahliyesi gerçekleşen Konca’nın daha önce cezaevinde kaldığı sürenin mahsup edilmesinin üzerine tahliye edildiği öğrenildi.