Etiket: beyaz toros

  • Meclis önünde Toros yakıldı!

    Meclis önünde Toros yakıldı!

    PİRHA-Ankara’da bir kişi, Meclis’in önünde beyaz renkli “Toros” marka aracını ateşe verdi. 

    Ankara’da Meclis bahçesi önüne gelen bir kişi, Çankaya Kapısı civarında 1990’lı yıllarda JİTEM tarafından faili meçhul cinayet ve zorla kaybettirmelerde kullanılan beyaz renkli “Toros” marka aracını ateşe verdi. Kişi, bu sırada defalarca “Allah’ın adaletini istiyorum” şeklinde bağırdı.

    İsmi öğrenilemeyen şahıs, Meclis ve Adalet Bakanlığı önünde bulunan polislerce gözaltına alındı ve Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü.

    Olayın, Meclis’te kurulan komisyonun, çatışmalı süreçlerde yaşamını yitirenlerin yakınlarını dinleyeceği bir günde gerçekleşmesi dikkat çekti.

    ANKARA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ AÇIKLAMA YAPTI

    Ankara Emniyet Müdürlüğü’nün açıklaması şu şekilde: “19.08.2025 günü ilimiz Çankaya ilçesi İnönü Bulvarı üzerinde gerçekleşen araç yangınının, Mersin ilinde ikamet eden, psikolojik rahatsızlıkları bulunan ve çok sayıda suç kaydı olduğu belirlenen M.E.F. isimli şahıs tarafından gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Şahıs gözaltına alınmış olup, olayla ilgili tahkikat başlatılmıştır.”

    PİRHA/ANKARA

  • Bakırhan’dan yargıya ‘Beyaz Toros’ eleştirisi, CHP’ye ‘çözüm’ çağrısı!-VİDEO

    Bakırhan’dan yargıya ‘Beyaz Toros’ eleştirisi, CHP’ye ‘çözüm’ çağrısı!-VİDEO

    PİRHA- DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda kurucu parti kimliğinden kaynaklı toplumun CHP’den beklentisinin çok yüksek olduğunu belirterek, bu beklentilere uygun bir pratik çalışma tarzı ortaya koymasını beklediklerini kaydetti. Bakırhan, ayrıca yakın zamanda kurulmasu beklenen Meclis komisyonun zamana yayılmadan göreve başlaması gerektiğini ifade ederek, “Bu komisyon Türkiye barış modelini yaratabilir. Bu fırsat bu komisyonun önündedir” dedi.

    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Parti Meclisi, partinin genel merkezinde toplandı. Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, toplantı öncesi gündemdeki gelişmelere dair açıklamalarda bulundu.

    Bakırhan, konuşmasına HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a dair Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verdiği ihlal kararına rağmen tahliye taleplerinin reddedilmesine tepki göstererek başladı. Bakırhan, “Yaklaşık 9 yıldır cezaevinde kalıyor arkadaşlarımız. Hemen tahliye edilmeleri gerekirken bir sessizlik, bir suskunluk. Bu siyasi rehine durumu yönünde kararlar veriliyor. Mahkeme, açıkça uluslararası hukuka, Anayasa’nın 90’ıncı maddesini çiğneyerek ağır bir suç işliyor. Bu ayıba, bu akıl tutulmasına artık bir son verilmesi gerektiğini belirtiyorum. Tam da bu süreçte cezaevindeki tutsak arkadaşlarımızın bizimle birlikte bu süreci yürütmeleri, katkı vermeleri aslında sürecin de hayrına, yararına olacaktır. Umarım arkadaşlığımız tez zamanda özgürlüklerine kavuşarak bizimle birlikte burada çalışmalara aktif bir şekilde katılırlar” dedi.

    SON 3 AYDAKİ KADIN KATLİAMLARI

    Son 3 ayda 100’ün üzerinde kadının katledildiğini ifade eden Bakırhan, “Kadın cinayetleri politiktir. 22 yaşındaki Ayşe Tokyaz’ın katledilmesi de politiktir. Son 3 ayda katledilen kadınların sayısı neredeyse 100’ü geçti. Ama sorumlular bir türlü bunun önüne geçemiyorlar, önlem alamıyorlar. Resmen bir savaş hali gibi. 3 ayda 100’ün üzerinde kadının katledilmesi ve bu konuda hala bu cinayetlerin devam etmesi, kabul edilir değil. Biz DEM Parti olarak dün olduğu gibi bugün de yarın da bu cinayetler karşısında duracağız. Kadınların verdiği mücadeleyi savunacağımızı, onların yanında olduğumuzu belirtmek istiyorum” diye konuştu.

    “ÇOK TARİHİ GÜNLER YAŞANIYOR”

    Bakırhan şöyle devam etti:

    “Ortadoğu’da çok tarihi günler yaşanıyor. Hegemonik güçlerin mücadeleleri şiddetli bir şekilde devam ediyor. Savaş ve güç rekabeti gittikçe Ortadoğu’da, özellikle Suriye’de yoğunlaştığını hep birlikte görüyoruz. Ülkeler bazen gerek kendileri bazen vekil güçler üzerinden orayı kan gölüne çevirdiler. Orada belirsizlikler yaratarak aslında kendi konumlarını güçlendirmeye çalışıyor hegemonik güçler.

    DÜRZİLERE YÖNELİK SALDIRILAR 

    Savaşın yeni yüzüne dair en güncel örnek de Süveyda’da yaşananlardır. Dürzi halkına karşı gelişen katliamlar ve saldırıları lanetlediğimizi belirtmek istiyoruz. Yani farklı bir inanç grubundan insanların böylesine katledilmesi, inançlarının aşağılanması, yani sakallarının bıyıklarının kesilerek kurşuna dizilmeleri kabul edilebilir değil. Bunu kim yaparsa yapsın lanetliyoruz. Bunun karşısında olduğumuz bir kez daha belirtmek istiyorum. Bu vesileyle de bir iki noktaya dikkat çekmek istiyorum. Birincisi Suriye’nin etnik mezhepsel çeşitliliğini ulus devlet potasında eritmeye çalışmak artık bir çare değil. Esat yıllarca bunu yaptı. Suriye halkları on yıllar boyunca büyük bedeller ödedi ve gün yüzü görmediler. Eğer bu tekçilik çare olsaydı Esat ve Ortadoğu’daki diğer ülkelerin uyguladığı politikalar bugüne gelmezdi. Suriye oluşturan Kürt, Dürzi, Alevi Süryani Arap gibi tüm farklı halkların ve inançların kimliklerini ve iradelerini yok sayan zihniyet ülkeleri iç savaşa sürükleyen temel nedenlerden birisidir. Eğer tekçilik olmasaydı bugün bu katliamlar bu savaş ve çatışmalar olmayacaktı. Şayet bu tekçi zihniyetten vazgeçilmesi eskisinden daha şiddetli bir savaş potansiyeli olduğunu Dürzilere yapılan saldırılarda gördük.

    “TEK ÇÖZÜM KÜRTLERİN ÇÖZÜMÜ”

    Yoğun çatışmalar oluyor ama kimsenin bir çözüm projesi yok. Dürziler katledilince fark ediyorlar.  Başka bir pürüz ortaya çıkınca kervanı yolda düzmeye çalışıyorlar. Tek çözüm önerisi olan güç Kürtlerdir, DEM Parti’dir, programımızdır. Halkların kimliğini farklılığını tanıyan eşit yurttaşlar olarak demokratik bir zeminde yaşamalarını sağlayan bir sistemin dışında başka bir çarenin olmadığı hep birlikte şahitlik ediyoruz.

    DEMOKRATİK ENTEGRASYON: KARŞILIKLI DÖNÜŞÜM

    Çalışmalarımız durmayacak, çeşitli biçimlerde devam edecek. Tüm bu çalışmalar Sayın Öcalan’ın ifade ettiği pozitif Demokratik Entegrasyon ve bütüncül hukuk içindir. Peki, nedir pozitif Demokratik Entegrasyon? Demokratik Entegrasyon bir tarafın kendini diğere tarafa tümüyle teslim etmesi değildir. Biraz öyle anlaşılıyor kimi çevreler tarafından. Asimilasyon, tekçi inkarcı politikalar tek taraflı yatmak hiç değildir. Bunların tam tersidir. Karşılıklı dönüşüm ve katılım esasına dayanarak ortak ve eşit yaşamı, eşit yurttaşlığı inşa etmektir. Demokratik toplumdur, Demokratik bir cumhuriyettir. Bu yaşam çabasının garantisinin adı da bütüncül hukuktur. Bütüncül hukuk sadece bir yasal düzenlemenin adı değildir. Demokratik entegrasyonun aynı zamanda sigortasıdır. Bütün hukuk demek geçmiş dönemlerde ders çıkararak bu süreci yasal olarak bağlayıcı ve kurumsallaşmış bir dönüşümle hayata geçirme çabasıdır.

    “SÜRECİ ZAMANA YAYMADAN SORUMLULUKAR YERİNE GETİRİLMELİ”

    Bu süreci, dışarıdan oluşabilecek sabotajlara, provokasyonlara kapalı tutmaktır. Bunun için de bu süreci uzatmadan herkes üzerine düşen görev ve sorumlulukları bir an önce yerine getirmelidir. Değerli arkadaşlar işte bu gerçeklerden yola çıkarak oluşacak yeni komisyona çok büyük bir anlam biçtiğimizi belirtmek istiyoruz. Bildiğiniz üzere 12 Temmuz’da Sayın Erdoğan da bu konuda önemli bir konuşma yaptı. Konuşmasında ilk adım olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde bir komisyon kuracak, sürecin yasal ihtiyaçlarını konuşmaya başlayacağız dedi. Bu kısım gerçekten çok önemlidir. Evet, bu komisyon geçmiş ve önceki deneyimlerden dersler almalıdır. Sonuç alıcı ve net olmalıdır. Biraz önce söylediğim gibi süreci zamana yaymadan gereklerini yerine getirmelidir.

    “ADIMLAR ATILMALI”

    Bakın Sayın Öcalan Türkiye ile Ortadoğu’nun karşı karşıya bulunduğu tehlikeleri fark ederek bu adımları tek taraflı bir biçimde bugüne kadar arttı. Eğer iktidar da aynı riskleri görüyor ve aynı ciddiyetle yaklaşıyorsa ülkenin selameti için gereken adımlar atılmalıdır. Neredeyse 3-4 tek taraflı adım atıldı, gelişmeler yaşandı. AİHM ve AYM kararlarına rağmen halen burada olması gereken Kobanê kumpas davasındaki mahpus yoldaşlarımız aramızda değil. Sadece bunu belirtmek istemiyorum. Birçok alanda atılması gereken adımlar var. Artık ivedikle ve ciddiyetle Kürt tarafının Sayın Öcalan’ın ne kadar samimi ve ciddi olduğunu attığı adımlarla kamuoyu görmelidir. Bunun karşısında yürütme erki gereken adımları bir an önce atmalıdır.

    “BARIŞ MODELİNİ YARATABİLİR”

    Bu komisyon sadece silahları bırakmaya dönük bir çaba içerisinde olmamalıdır. Bu tür şeyler de tartışılıyor. Bu, sürecin sadece bir yönüdür. Esas konu Kürt sorununda demokratik bir çözüm ve bu çözümün önünde büyük engelleri kaldırmak iradesidir. Bu komisyon Türkiye barış modelini yaratabilir. Bu fırsat bu komisyonun önündedir. Gerçekten de dünyada bundan sonra çatışma ve çözüm sürecinde belki de Türkiye’deki barış modeli diye Türkiye’de devam eden süreç bu çatışma ve çözüm tarafları tarafından dikkatle incelenebilinir. 9 ve 11 Temmuz’da gerçekleşen somut adımları ve ortaya çıkan iradeyi yasayla bu komisyon mühürleyebilir.

    “YENİ BİR TARİH YAZALIM”

    Bakın bir konuya daha değinmek istiyorum. Güvenlik bürokrasisi ve yargı da sürece göre adım atmalıdır. Bir süreç yürüyor ama bürokrasi hala durduğu yerde. Yargı zaten bir süreç varmış gibi davranmıyor. Sürecin onlara ulaşması zaman alıyor. Bu kadar uzaktan izliyorlar. Madem Türkiye barışa niyet etmiş, yargı bu niyetin yeşermesini sağlayacak bir an önce kararlar almalıdır. Cezaevlerindeki durum yargının vermiş olduğu kararlar ortadadır. Bu sebeple diyoruz ki gelin tüm enerjimizler on yıllardır beklenen düzenleme ve çözümleri gerçekleştirelim. Yeni dönemin şafağında yeni bir tarih yazalım, demokratik bir cumhuriyet, demokratik bir zemini hep birlikte oluşturalım.

    MÜCADELEYE DEVAM EDERİZ

    Süreç şimdiye kadar büyük bir toplumsal ve siyasal destek aldı. Gittikçe de bu destek yükseliyor. Fakat çok net ifade edelim. Siz de takip ediyorsunuz. Bazı odaklar örtük ve açık bir şekilde bu süreci bozmak için elinden gelen bütün çabaları ortaya koyuyorlar. Silahların yakıldığı, tarihi anların yaşandığı ve kararlılıkların teyit edildiği bir dönemde teslim olun bildirileri atılıp hala operasyon görüntüleri geliyorsa Suriye’deki Kürtlerle ilgisi olmayan hareketlikte bile aman Kürt nefes almasın düşüncesine kapılanlar oluyorsa dil, kültür, kimlik için çözümü konuştuğumuz bu günlerde Kürtçe müzik dinlediği için bir kadın karnındaki bebekle tekmeleniyorsa bir savcı tam da Sayın Erdoğan’ın beyaz Torosları eleştirdiği gün masasına beyaz Toros koyarak mesaj veriyorsa, yargı sopasıyla muhalifler, seçilmişler susturuluyorsa sandıktan çıkan irade eziliyorsa DEM Parti’ye dönük yapay gündemler ve karalama çabaları her gün geliştiriliyorsa, medyada iktidarın sözcüsü kabul edilen kalemlerden barış yerine fitne, fesat yayma ateşi çıkıyorsa, AYM’nin aldığı kararlar uygulandığında bundan faydalanan Kürt halkına terörist diye manşet atan, savaşın ve inkarın sözcüleri halkları birbirine düşürmek istiyorsa kimse kusura bakmasın biz bunlara eyvallah etmeyiz, sesimizi de, sözümüzü de yükselterek doğru bildiğimiz yolda yürümeye devam ederiz.

    “YARGI BEYAZ TOROSLARDAN İNSİN”

    Halliye diyoruz ki yargı beyaz Toroslardan inmelidir. Hukuk Kürtçe düşmanlığı mahkum etmelidir. Anadilimize tekme atma artık son bulmalıdır. Cüppeler siyasetin pelerini olmaktan çıkmalıdır. Savaş değil, barışı büyüten manşetler atılmalıdır. Siyaset iftirayla değil, fikirlerle yapılmalıdır. Biz şu anda barışı inşa etmeye çalışıyoruz, bunun mücadelesini veriyoruz. Kimseye insan ve söz beğendirme derdimiz yok. Böyle bir amacımız da yok. Kimse kusura bakmasın. Onların istediği tipte, profilde insanlar ve onların istediği sözleri asla söylemeyeceğiz. Çünkü onların bugüne kadar uyguladığı politikalar bu ülkeyi çıkmaza, kaosa, krize, çatışma noktasına getirdi. Kimse hakem değil, kimse jüri değil. Kürtler de DEM Parti de yarışmacı değil. Herkes aklını başına alsın, haddini bilsin.

    “PUSULAMIZ DEMOKRATİK ULUS MUTABAKATI”

    DEM parti olarak pusulamız Türkiye’yi oluşturan tüm halkların kimliklerin, inançların ve kültürlerin bir arada eşit ve özgürce yaşayacağı demokratik ulus mutabakatıdır. Ya bir zahmet bu söylediklerimi de bir manşete çıkarın. DEM Parti bunları da diyor deyin. Sizin ne kadar Kürt düşmanı olduğunuzu bilmeyen yok. Sizin aslında direkt bu düşmanlık yerine dolaylı bu süreci bu süreci yürüten, alın teri döken, mücadele eden kadrolarımızı, insanlarımızı, onların sarf ettiği sözleri öne çıkararak o düşmanlığı gizlemeye çalıştığınızı da bilmeyen yoktur. En iyi PM’miz bu işleri bilir. Çünkü sahada olan onlardır, çalışan, bu tür şeylerle yüz yüze kalan kendileridir. Geçtiğimiz süreçlerde yaşadığımız her deneyim atlattığımız her badire bizi zayıflatmadı. Aksine büyük bir değişim ve dönüşümle perçinledi. Bugün bu toplantıyı yaptığımız bu mekan bir zamanlar genel merkezimizin bombalanan, kurşunlanan yöneticilerinin katledildiği genel merkezimizin bodrumuydu. Eğer o zor, baskı, sindirme o beyaz Türkçülerin, ulusal solcuların dediğini yapsaydık bugün Türkiye’nin üçüncü büyük zemini olmazdık.

    “TOPLUMUN CHP’DEN BEKLENTİSİ YÜKSEK”

    Son olarak, son birkaç gündür yaşanan güncel tartışmalar ilişkin de bir iki noktaya değinip bitirmek istiyorum. Değerli basın mensupları Türkiye’nin yüz yıllık yapısal sorunları günümüzün siyasi krizleri iç içe geçmiş durumda ve birbirini besliyor. Bu kısır döngüyü kırmanın yolu bu iki gündemi birbirinden ayırmak değil aralarındaki bağı anlatmak görmekten geçiyor. Çok içten ve inanarak söylüyorum, özellikle Kürt meselesinin demokratik çözümü konusunda kurucu parti kimliği ve tarihsel değerleriyle toplumun CHP’den beklentisi çok yüksek. Çünkü bu mesele Türkiye’nin demokratikleşmesinin ve toplumsal barışın en temel unsurudur. Bu tarihi sorumluluğu üstlenerek çözüm çabasından yer almak hepimiz ve ülkemizin geleceği için atılacak en doğru adım olacağı inancındayız. Tüm toplumun siyaset kurumundan siyasi partilerden beklentisi bu yöndedir. Umarım siyaset ve siyaset kurumu da bu beklentilere uygun bir pratik bir çalışma tarzı ortaya koyar.”

    PİRHA/ANKARA

  • Kılıçdaroğlu’ndan jitem, Yeşil, beyaz toros tepkisi: Kim bu tehdidi yapıyor haindir, bölücüdür

    Kılıçdaroğlu’ndan jitem, Yeşil, beyaz toros tepkisi: Kim bu tehdidi yapıyor haindir, bölücüdür

    PİRHA- Amedspor’a yönelik gerçekleştirilen ırkçı saldırılara ilişkin konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, “Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Hukuk ivedilikle gereğini yapmalıdır” dedi. Kılıçdaroğlu ayrıca HDP ile yapılacak görüşmeye dair de “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

    Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtladı.

    Bursaspor ile Amedspor arasındaki futbol karşılaması sırasında Amedspor futbolcularına yönelik yapılan ırkçı saldırılar ile tribünlerde açılan Jitem, Yeşil, beyaz toros pankartlarıyla ilgili soruya da cevap veren Kılıçdaroğlu, “Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür” dedi.

    “KİMSE GEÇMİŞTE YAŞANAN ACILAR ÜZERİNDEN TEHDİT EDEMEZ”

    Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

    “Türkiye Futbol Federasyonu, Bursa Valiliği ve Emniyeti’nin de dahil olduğu bir ihmaller zinciri olduğu görünüyor. Gerekli soruşturmanın başlatıldığı açıklandı. Bekleyeceğiz, bakalım ne çıkacak soruşturmadan? Taraftar boyutuna ilişkin ise; bu ülkede hiç kimse hiç kimseyi hangi gerekçeyle olursa olsun, tehdit edemez… Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür. Hukuk ivedilikle gereğini yapar, yapmalıdır.

    Amedspor’un ismine gelince. Bırakın Allah aşkına; yıllar önce Türkiye Futbol Federasyonu onayladı bu ismi. Yaklaşık 10 yıldır, mücadele ettiği kümelerde yüzlerce maç oynamış, Türkiye’nin dört bir yanına deplasmana gitmiş; Türkiye’nin dört bir yanından Diyarbakır’a gelmiş takımlara ev sahipliği yapmış, Amedspor. Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar.”

    HDP İLE GÖRÜŞME YAPILACAK

    Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanları ile görüşeceğini de ifade eden Kılıçdaroğlu, “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” dedi.

    (HABER MERKEZİ)

  • Amedspor’a ırkçı saldırı: JİTEM ve Beyaz Toros fotoğrafları açıldı-VİDEO

    Amedspor’a ırkçı saldırı: JİTEM ve Beyaz Toros fotoğrafları açıldı-VİDEO

    Bursaspor’la oynayacağı maç için Bursa’ya giden Amedspor futbolcularına yönelik ırkçı saldırılar sahada da sürüyor. Futbolculara fiziki saldırı ve ırkçı hakaretlerin yapılmasının yanı sıra tribünde ‘Beyaz Toros’ ve JİTEM üyelerinin fotoğrafları da açıldı. 

    İkinci Lig Beyaz Grup’ta mücadele eden Amedspor, Bursaspor’la oynayacağı karşılaşma için geldiği Bursa’da dün geceden beri Bursaspor taraftarları tarafından ırkçı saldırılara uğramaya devam ediyor. Saat 14’te Bursaspor’un Timsah Arena Stadı’ndaki karşılama öncesi taraftarlar ellerinde on metrelerce uzunluğundaki Türk bayrağına yazılı, “Göğün direği alınana dek ay yıldız hüküm sürecek” pankartı taşıyarak sık sık ırkçı sloganlar attı. Pankartı taşıyan onlarca kişinin kamera karşısında yüzlerini kapatması dikkat çekti.

    IRKÇI SLOGANLAR 

    Maçın başlamasına dakikalar kala Bursaspor futbolcuları, ısınmak için sahaya, “Ne mutlu Türküm diyene” sözlerinin yer aldığı bir şarkıyla çıktı. Bursaspor taraftarları, maç öncesi ısınmak için sahaya inen Amedspor’lu futbolculara ise “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Ne mutlu Türküm diyene”, “Vatanına göz dikeni ez oğlum” ve “İntikam” gibi ırkçı sloganlar atıldı.

    POLİS SALDIRIYA SEYİRCİ KALDI

    Irkçı saldırılar daha sonra fiziki saldırılara dönüştü. Saha etrafında yoğun polis bulunmasına rağmen taraftarlar Amedspor oyuncularını hedef aldı. Saldırılara saha içerisinde yer alan kimi Bursaspor ve Amedspor yöneticileri engel olmaya çalışırken, saldırıya polisin müdahale etmediği de görüldü. Saldırı anında tribünlerde bulunan binlerce taraftar, “Vurun, vurun” sloganı attı.

    AMEDSPORLU ÇOCUĞA İŞKENCE 

    Bursaspor taraftarı, Amedspor taraftarı olduğu anlaşılan bir çocuğun eline verdiği Bursaspor atkısını zorla kaldırmasını istediği görüntüler de sosyal medya platformlarında dolaştı. Çocuğa işkence uygulandığı görülen görüntülerde çocuğun korktuğu anlaşılırken, “Kimsenin yüzünü göstermeyin” dendiği de kayıtlara girdi. Bursaspor taraftarlarının saldırıları sosyal medyada tepki toplamaya devam ediyor.

    JİTEM FOTOĞRAFLARI AÇILDI

    Öte yandan saldırgan taraftarlar tribünlerden 1990’lı yıllarda on binlerce Kürt’ün faili meçhullerle kaybettirilmesinde rolü olan JİTEM elemanı “Yeşil” kod adlı Mahmut Yıldırım ve yine JİTEM’in insanları kaçırmak için kullandığı “Beyaz Toros” fotoğraflarının yer aldığı posterler açtı.

    Sosyal medya platformlarında binlerce saldırgan taraftar kendi hesaplarından “Beyaz Toros” fotoğrafları da paylaştı.

    (HABER MERKEZİ)