Etiket: beyaz yürüyüş

  • TTB’nin Beyaz Yürüyüş’ü Ankara’ya ulaştı: Bu sağlık sistemi, sağlıksızlık üretiyor

    TTB’nin Beyaz Yürüyüş’ü Ankara’ya ulaştı: Bu sağlık sistemi, sağlıksızlık üretiyor

    PİRHA- Türk Tabipleri Birliği’nin, hekimlerin yaşadığı sorunlara karşı başlattıkları ‘Beyaz Yürüyüş’ Ankara’ya ulaştı. Eylemde yapılan basın açıklamasında konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı; “Sağlığı alınıp satılan bir metaya; hastaneleri işletmeye; hastaları müşteriye ve sağlık emekçilerini köleye çeviren ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’, gelinen aşamada sağlık sistemini tamamen çökertmiştir” dedi.

    Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) ‘Emek Bizim, Söz Bizim’ sloganıyla 23 Kasım’da İstanbul’dan başlattıkları Beyaz Yürüyüş Ankara’ya ulaştı. Yürüyüş boyunca İstanbul, Kocaeli, Bursa ve Eskişehir’deki tabip odaları ile basın açıklamaları gerçekleştiren temsili yürüyüş ekibi, TTB Genel Merkezi önünde doktorlar tarafından çiçeklerle ve alkışlarla karşılandı.

    TTB önüne ‘Bu daha başlangıç, yaşamak yaşatmak istiyoruz’ sloganıyla yürüyen hekimler polis tarafından durduruldu ancak yapılan görüşmelerin ardından hekimlerin yürüyüşü tekrar devam etti.

    TTB merkezi önünde toplanan hekimler sık sık ‘Hekimler yürüyor mücadele büyüyor’, ‘Sağlıkta şiddet sona ersin’, ‘Sağlık hakkı satılamaz’, ‘5 dakikada sağlık, hekimlik olmaz’, ‘Sağlıkta tasarruf ölüm demektir’, ‘Kadın cinayetleri politiktir’ ve ‘Hastaneler halkındır satılamaz’ sloganları attı.

    Hekimlerin eylemine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kocaeli milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun yanı sıra birçok sivil toplum kuruluşu ve temsilcileri katıldı.

    “BU SAĞLIK SİSTEMİ, SAĞLIK DEĞİL SAĞLIKSIZLIK ÜRETMEKTEDİR”

    Tamamlanan Beyaz Yürüyüş sonrasında, TTB Merkez Konseyi adına basın açıklaması okundu. TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı tarafından okunan basın açıklamasında, Kasım 2021 tarihinde Sağlık Bakanlığı’ndan talep edilen randevuya hala geri dönüş yapılmadığı vurgulanarak, 390 günün geride kaldığı hatırlatıldı. Fincancı sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Sağlık Bakanı sağlıkla ilgili sorunları sağlık emekçilerinin, hekimlerin temsilcileriyle konuşmaktan sürekli kaçmaktadır. Sağlıkla ilgili sorunları yalnızca tweet atarak, sayılarla oynayarak çözeceğini zannedenler; bilim insanlarını, sağlık emekçilerini, hekimleri dinlemeyenler, bugün sağlık sistemindeki bu kötü gidiş nedeniyle kaybettiğimiz her canımızın da sorumlusudurlar. Sağlığı alınıp satılan bir metaya; hastaneleri işletmeye; hastaları müşteriye ve sağlık emekçilerini köleye çeviren ‘Sağlıkta Dönüşüm Programı’, gelinen aşamada sağlık sistemini tamamen çökertmiştir. 5 dakikada bir verilen randevuyla sağlık ve hekimliği 5 dakikaya sığdırmaya çalışan; bir hekimin günde 100 hastaya bakmasını öngören bu sağlık sistemi, sağlık değil sağlıksızlık üretmektedir.”

    “TÜRKİYE, COVİD-19’A BAĞLI EN ÇOK VAKA VE ÖLÜMÜN GÖRÜLDÜĞÜ ÜLKELERDEN BİRİ OLMUŞTUR”

    Toplumun nitelikli sağlık hizmeti alma hakkının elinden alındığını belirten Fincancı,“Sağlığa erişim giderek zorlaşmakta, ekonomik krizin derinleştiği koşullarda katkı, katılım payları ile yurttaşın cebinden giderek daha fazla para çıkmaktadır. Covid-19 pandemisi boyunca iktidarın tercihini toplumdan yana kullanmadığı, salgının aklın ve bilimin gereklerine göre değil ekonominin ihtiyaçlarına göre yönetildiği bir sürece hepimiz tanıklık ediyoruz. Covid-19 salgını siyasal iktidar tarafından kötü yönetiliyor: Temaslı takibi yapılmamaya, etkisi olmadığı bilinen ve milyonlarca dolar verilen ilaçlar dağıtılmaya devam ediliyor. Bunun üzerine bir de her gün 200 civarında insanımızın yaşamını yitirmesine rağmen toplumda duyarsızlaşma ve kanıksanma hali yaratılıyor. Uyarılarımıza rağmen yanlış sağlık politikalarında ısrar, pandemi sürecinde sosyal cinayetlere neden oldu. Yurttaşların, sağlık emekçilerinin ölümleri durdurulamamış; Türkiye, Covid-19’a bağlı en çok vaka ve ölümün görüldüğü ülkelerden biri olmuştur” şeklinde konuştu.

    “GERÇEK VAKA VE ÖLÜM SAYILARI AÇIKLANMIYOR”

    Pandeminin halk sağlığı önemsenerek yönetilmediğini dile getiren Fincancı, “Toplumu, yerel yönetimleri, emek-meslek örgütlerini, bilim insanlarını, uzmanlık derneklerini, demokratik kitle örgütlerini salgınla mücadele sürecine dahil etmeyerek pandeminin yıkıcı sonuçlarının önüne geçmemiş iktidar, fazladan ölümlerin sorumlusudur. Haziran ayında açıklanması gereken TÜİK 2020 Ölüm ve Ölüm Nedeni İstatistikleri 5 aydır açıklanmazken, tüm bu ölümlerin sorumlularından biri olan Sağlık Bakanı ölümlerin, resmi sayıların 3 katı olduğunu söyleyerek salgını yönet(e)memeyi, sosyal cinayeti itiraf etmiştir” dedi.

    HEKİMLER TALEPLERİNİ BİR KEZ DAHA DİLE GETİRDİ

    Açıklamanın sonunda TTB’nin, sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi için vurguladığı talepler sıralandı:

    -Sadece hekimler için değil tüm sağlık emekçileri için insanca yaşayacağımız emekliliğe yansıyan temel ücret istiyoruz.

    -Performans sisteminin kaldırılmasını, döner sermaye uygulamasına son verilmesini, sabit maaşımızın bunlara muhtaç etmeyecek, emekliliğe yansıyacak şekilde düzenlenmesi istiyoruz.

    -Çalışma koşullarımızın iyileştirilmesi, insanca çalışma süreleri istiyoruz.

    -7200 ek gösterge ve tüm sağlık emekçilerine pandemide çalışılan her yıl için 120 gün yıpranma payı istiyoruz.

    -Sağlıkta şiddete karşı caydırıcı, içi boşaltılmamış, uygulanan bir yasa istiyoruz.

    -KHK ve güvenlik soruşturmaları ile işinden alı konulmuş tüm sağlık çalışanlarının derhal işlerine başlatılmasını istiyor

    -Şehir hastanelerinin kamulaştırılmasını istiyoruz.

    -Herkese eşit, parasız, nitelikli, ulaşılabilir, anadilinde sağlık hizmetinin sunulduğu basamaklandırılmış bir sağlık sisteminde çalışmak istiyoruz.

    -Sağlık Bakanlığı, yabancı uyruklu, YÖK kadrosu ayrımı yapılmaksızın tüm asistanların emeklerinin karşılığını aldığı; çekirdek eğitim müfredatına uygun, asistan hekimlerin tüm süreçlerde söz sahibi olduğu bir uzmanlık eğitimi istiyoruz.

    -Özgür, özerk, eşitlikçi, demokratik üniversite ve tıp fakülteleri; nitelikli tıp eğitimi istiyoruz. İntörn hekimlerin en az asgari ücret ve sigorta ile çalıştırılmasını istiyoruz.

    -Sağlık alanındaki yöneticilerden kaynaklı mobbingin son bulmasını, liyakata dayalı atamaların yapılmasını istiyoruz.

    -Özel hastanelere değil kamu hastanelerine bütçe ayrılmasını istiyoruz.

    -Hiçbir insani ve bilimsel temeli olmayan 5 dakikada bir muayene dayatmasına son verilmesini; hastalarımıza en az 20 dakika ayırabildiğimiz bir sağlık sistemi istiyoruz.

    -Aile hekimliği ceza yönetmeliğinin geri çekilmesini, 1. basamak sağlık sisteminin bölge tabanlı olacak şekilde yeniden düzenlenmesini istiyoruz.

    -Özel hastanelerde hekim ve sağlık emekçilerin fazla çalıştırılmasına ve ciro baskısına son verilmesini istiyoruz.

    -Covid-19’un illiyet bağı aranmaksızın meslek hastalığı sayılmasını istiyoruz.

    ‘BEYAZ FORUM’DA EYLEM TAKVİMİ BELİRLENECEK

    Hekimler, basın açıklamasının ardından saat 13:00 ile 16:00 arasında yapacakları ‘Beyaz Forum’ için Çankaya Belediyesi Yılmaz Güney Sahnesi’ne geçti. Hekimler, düzenledikleri forumda sorunlarını ve sorunlarının çözümünü konuşarak eylem takvimi belirleyecek. Forum verilecek konserin ardından son bulacak.

    PİRHA/ANKARA

  • TTB, İstanbul’dan Ankara’ya ‘Beyaz Yürüyüş’ başlattı

    TTB, İstanbul’dan Ankara’ya ‘Beyaz Yürüyüş’ başlattı

    PİRHA-TTB, sağlık sistemindeki sorunlara ve hekimlerin taleplerine dikkat çekmek amacıyla İstanbul’dan Ankara’ya ‘Beyaz Yürüyüş’ başlattı. Kadıköy’de toplanarak açıklama yapan hekimler, yürüyüş heyetini Ankara’ya uğurladı.

    Hekimler, sağlık sistemindeki sorunlara ve hekimlerin taleplerine dikkat çekmek amacıyla Türk Tabipler Birliği’nin (TTB) çağrısıyla İstanbul’dan Ankara’ya ‘Beyaz Yürüyüş’ başlattı. Yürüyüş heyetini uğurlamak amacıyla saat 18.00’de Kadıköy’deki Beşiktaş İskelesi önünde bir araya gelen hekimler, burada basın açıklaması yaptı.

    Açıklamada “Karanlığa karşı önlüğümüzün beyazına, özlük haklarımıza, halkın sağlık hakkına sahip çıkıyoruz” pankartı açılırken, sık sık “Bu daha başlangıç mücadeleye devam” sloganı atıldı. “Emek bizim, söz bizim” şiarıyla düzenlenen ve onlarca sağlıkçının katıldığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, HDP İstanbul Eş Başkanı Elif Bulut, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı katıldı.

    “DAYATILAN KARANLIĞA KARŞI ÖNLÜĞÜMÜZÜN BEYAZINA SAHİP ÇIKMAK İÇİN YÜRÜYORUZ”

    Eylemde yapılan açıklamayı TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı okudu. Fincancı, yaşadıkları sorunlara dikkat çekmek için İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş başlattıklarını söyleyerek; “Bu topraklarda hekimlik mesleği tüm değerleriyle birlikte tüketilip, hızla dönen bir çarkın dişlisine dönüştürülmüş durumda. ‘Artık geçinemiyoruz’ diyen meslektaşlarımız, yabancılaştıkları emeklerinin karşılığını alamazken, en ağır işkolunda çalışan işçiden daha uzun saatler boyu hem de ölümüne çalışıyorken,  güvenlik alanında görev yapanlar kadar can korkusuyla, şiddete uğrama tehlikesiyle çalışmaya zorlanıp, baskılar, yıldırma ve değersizleştirme ile baş başa bırakılmış durumda. Genç meslektaşlarımız artık bu ülkede hekimlik yapmaktan vazgeçiyor, kendi topraklarını terk edip göçe zorlanıyor. Bu çöküşün bizden götürdüklerini görmek, göstermek de ona karşı mücadele etmek de hepimizin sorumluluğu oldu. Bugün mesleğimize, emeğimize yönelik saldırılara, bize dayatılan karanlığa karşı önlüğümüzün beyazına sahip çıkmak için yürüyüşümüzü başlatıyoruz” şeklinde konuştu.

    Açıklamanın ardından sağlık emekçileri, kendilerini bekleyen otobüse binip Ankara’ya doğru yola çıktı.

    PİRHA/İSTANBUL

  • Sağlık Bakanlığı bir yıldır TTB’ye randevu vermiyor; TTB ‘Beyaz Forum’ yapacak-VİDEO

    Sağlık Bakanlığı bir yıldır TTB’ye randevu vermiyor; TTB ‘Beyaz Forum’ yapacak-VİDEO

    PİRHA- TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, 23 Kasım’da ‘Emek bizim söz bizim’ sloganıyla yapacakları ‘Beyaz Yürüyüş’ eylemine ilişkin konuşarak; “Bir yıldır Sağlık Bakanlığı’ndan defalarca randevu istedik ancak alamadık. Gerçekleştireceğimiz ‘Beyaz Forum’da sağlık çalışanlarımızla beraber Türkiye’deki sağlık sorunlarını ve sağlıkçıların sorunlarını konuşacağız. Haklarımızı nasıl alacağımızı orada belirleyeceğiz” dedi.

    Hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesini talep eden Türk Tabipleri Birliği (TTB), 23 Kasım’da İstanbul’dan Ankara’ya ‘Beyaz Yürüyüş’ başlatacak. ‘Emek bizim, söz bizim’ sloganıyla yapılacak yürüyüş, 23 Kasım’da İstanbul’dan başlayarak 27 Kasım’da Ankara’da son bulacak. 27 Kasım’da Ankara’da buluşacak olan sağlık emekçileri gerçekleştirecekleri ‘Beyaz Forum’la sorunları konuşup, eylem takvimlerini kararlaştıracak.

    TTB Genel Sekreteri Prof. Dr. Vedat Bulut, yaşadıkları sürece dair sorunlarının çözümü için Sağlık Bakanlığı’ndan bir yıldır randevu istediklerini ancak alamadıklarını belirterek bundan sonraki süreçte seslerini duyurabilmek adına eylem takvimi belirleyeceklerini açıkladı.

    “SAĞLIK BAKANLIĞI’NDAN DEFALARCA RANDEVU İSTEDİK AMA ALAMADIK”

    23 Kasım’da İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüşlerinin başlayacaklarını ve 27 Kasım’da Ankara’da bir ‘Beyaz Forum’ gerçekleştireceklerini ifade eden Bulut şunları dile getirdi:

    “Biz bir yıldır Sağlık Bakanlığı’ndan defalarca randevu istedik. Sorunlarımızın çözülmesi için görüşme talep ettik. Her konuda da kendilerine yardımcı olabileceğimizi söyledik ancak Sağlık Bakanlığı ne sorunlarımızı dinlemek istedi ne de bizleri kabul etti. Randevu vermedi. Biz de 1 Ekim tarihi itibarıyla son kez randevu isteğimizi ilettik ve orada da 10 gün süre içerisinde bir yanıt verilmezse haklarımızı artık meydanlarda arayacağız dedik. 11 Ekim’de yaptığımız açıklamada bir program ortaya koyduk. Bu sözünü ettiğimiz programda, 23 Kasım tarihinde İstanbul’dan Ankara’ya yürüyüş vardı.”

    “ANKARA’DA YAPACAĞIMIZ FORUMLA EYLEM TAKVİMİMİZİ BELİRLEYECEĞİZ”

    Yapacakları yürüyüş hakkında bilgi veren Bulut, “Yürüyüş İstanbul’dan başlayacak Kocaeli’nde işçi arkadaşlarımızı ziyaretle devam edecek. Çünkü bu dönemde işçi arkadaşlarımızın sağlığı çok önemli. Onlarla bir buluşma gerçekleştireceğiz ve orada bir basın açıklamamız olacak. Daha sonrasında Bursa durağımız olacak. Bursa’ya geçeceğiz. Arkasından Eskişehir’e geçeceğiz ve son olarak da 27’sinde Ankara’da yürüyüşümüz son bulacak. Saat 12.00 gibi Türk Tabipler Birliği önünde buluşacağız. 12.30’da bir basın açıklaması yapacağız. Saat 13.00’da da Yılmaz Güney Sahnesi’nde olacağız. Türkiye’nin her tarafından gelen meslektaşlarımız, sağlık çalışanlarımızla beraber Türkiye’deki sağlık sorunlarını, sağlıkçıların sorunlarını konuşacağız. Haklarımızı nasıl alacağımızı orada belirleyeceğiz” ifadelerini kullandı.

    “ÇALIŞMA KOŞULLARIMIZIN DÜZELTİLMESİNİ İSTİYORUZ”

    Bir araya geldikleri ‘Beyaz Forum’da eylemlilik planı çıkartacakları bilgisini veren Bulut, sözlerine şu şekilde devam etti:

    “Bu ‘Beyaz Forum’la beraber Sağlık Bakanlığı umarız ki sorunların çözümü açısından bize kulak verir. Taleplerimiz son derece basit. Sağlık çalışanlarının 2003 yılından bu yana satın alma gücü son derece azaldı. Enflasyon ücretleri kemirdi. Emeğimize karşılık gelen ücreti alamıyoruz. Emeğinize saygı gösterilmiyor. Çalışma koşullarımızın düzeltilmesini istiyoruz. Maaşlarımıza en az % 150’lik emekliliğe de yansıyan güvenceli bir artış istiyoruz. Sağlık Bakanlığı’nda bu MRHS randevuları 5 dakikada bir veriliyor. 5 dakikada bir insana bakılarak kandırmaca yapılıyor. 5 dakikaya sağlığın sığmayacağını defalarca söyledik. Yine sağlıkta şiddet konusu var.”

    “EMEK BİZİM, SÖZ BİZİM”

    Forumda Sağlık Bakanlığı’nın pandemi sürecindeki yönetimine ilişkin eleştirilerini de gündeme getireceklerini aktaran Bulut, son olarak, “Duyarlı herkesi ‘Beyaz Forumu’muza bekliyoruz. Bu mart ayına kadar sürecek olan tüm planlamalar peyderpey Türk Tabipler Birliği tarafından yapacağımız forumda hem planlanacak hem de basın ve kamuoyu ile paylaşılacak. Ve orada tüm taleplerimizi dile getireceğiz. Emek bizim söz bizim diyoruz” dedi.

    Melis CİDDİOĞLU-Eren GÜVEN/ANKARA

  • Ankara Tabip Odası: Çöken sağlık sisteminin bedelini daha fazla ödemek istemiyoruz

    Ankara Tabip Odası: Çöken sağlık sisteminin bedelini daha fazla ödemek istemiyoruz

    PİRHA- ATO Yönetim Kurulu Üyeleri, ‘Emek Bizim Söz Bizim’ kampanyası kapsamında yaptıkları basın açıklamasında çalışma koşullarının iyileştirilmesini istedi. Yapılan açıklamada, “Pandemi öncesinde de karşı karşıya kaldığımız bu sorunlar salgınla birlikte daha da derinleşti, çalışma koşullarımız daha kötü hale geldi. Çöken sağlık sisteminin bedelini ödüyoruz, daha fazla bedel ödemek istemiyoruz” denildi. 

    Ankara Tabip Odası (ATO), ‘Emek Bizim Söz Bizim’ kampanyası kapsamında sağlık çalışanlarının çalışma koşullarının iyileştirilmesi talebiyle basın açıklaması yaptı.

    Açıklamaya başlamadan önce söz alan yönetim kurulu üyeleri, Türk Tabipler Birliği’nin (TTB), 23 Kasım’da hekimlerin çalışma koşullarının iyileştirilmesi için İstanbul’dan Ankara’ya yapacakları ‘Beyaz yürüyüş’e çağrı yaparak, duyarlı herkesi eylemlerine destek vermeye çağırdıklarını ifade ettiler.

    Ankara Tabip Odası’nda yapılan açıklamayı ATO Yönetim Kurulu Üyesi Doktor Ümit Yaşar Öztoprak okudu. Öztoprak, pandeminin de etkisiyle sağlık çalışanlarının çok zor ve kötü çalışma koşullarında çalıştığını belirterek, çalışma koşullarının iyileştirilmesini, güvenli ve sağlıklı çalışma alanları yaratılmasını istediklerini ifade etti.

    “İKTİDARIN YANLIŞ VE PLANSIZ POLİTİKALARININ BEDELİNİ ÖDEMEYE DEVAM EDİYORUZ”

    İlk resmî vakanın açıklandığı 11 Mart 2020’den bugüne 19 ayını geride bıraktığımız Covid-19 pandemisinden en çok etkilenenin sağlık emekçileri olduğunu söyleyen Öztoprak; “İktidarın sağlık emekçilerini ve toplumu yok sayan anlayışı nedeniyle önlenebilir bir hastalıktan yüzlerce arkadaşımızı kaybettik. Tüm pandemi süreci boyunca hekimler ve sağlık çalışanları uygun olmayan çalışma koşullarında uzun süre çalışmak zorunda kaldı. Sağlık Bakanlığı başta olmak üzere, iktidarın bilimsel bilgiye dayanmayan, şeffaflıktan uzak, yerel dinamikleri gözetmeyen, eksik, yanlış ve tutarsız uygulamalarının bedelini biz sağlıkçılar hayatlarımızla ödedik/ödüyoruz. Uzun saatler kesintisiz çalışma, sık nöbet tutma, her 5 dakikada bir muayene, yoğun iş yükü, şiddete maruz kalma çalışma alanımız olan sağlık kurumlarının olağanı haline geldi. Pandemi öncesinde de karşı karşıya kaldığımız bu sorunlar salgınla birlikte daha da derinleşti, çalışma koşullarımız daha kötü hale geldi” ifadelerini kullandı.

    “PANDEMİ SÜRESİNCE TEMEL HAKLARIMIZ GÖZ ARDI EDİLDİ” 

    Sağlık Bakanlığı’nın çalışma alanlarında Covid-19’a ilişkin gerekli önlemleri almadığını vurgulayan Öztoprak, “Temel insan hakları arasında yer alan güvenli ortamlarda çalışma hakkı; bu süreçte ihlal edildi. İş güvenliği, uygun çalışma ortamı, uygun çalışma süresi, izin ve dinlenme hakkı, uygun işte çalıştırılma, adil ücret ve örgütlenme hakları salgın döneminde göz ardı edildi. Özellikle pandeminin ilk aylarında sağlık çalışanları maske, siperlik, gözlük, eldiven, dezenfektan gibi koruyucu materyallere ulaşmakta ciddi sorunlar yaşadı. Salgının ilerleyen dönemlerinde ise aile sağlığı merkezlerinde, iş sağlığı ve güvenliği gibi birinci basamakta görev yapan sağlık çalışanları ve işyeri hekimleri yeterli ve nitelikli kişisel koruyucu donanıma (KKD) ulaşım sıkıntısı yaşadı” dedi.

    “GÜVENLİ VE SAĞLIKLI ÇALIŞMA ALANLARI İSTİYORUZ”

    Vakaların uzunca bir süre gizlendiğini ve sağlık çalışanlarının bulaş riskiyle karşı karşıya bırakıldığını dile getiren Öztoprak, istifa, emeklilik, rapor alma, izin, mola haklarının kullanılmasının genelgelerle resmileştirilerek engellendiğini belirtti. ‘Çöken sağlık sisteminin bedelini ödüyoruz, daha fazla bedel ödemek istemiyoruz’ diyen Öztoprak, son olarak Sağlık Bakanlığı’na seslenerek düzenleme yapılmasını istedikleri talepleri sıraladı:

    “-Tüm sağlıkçılar için güvenli çalışma alanı, hastalarımız için güvenli tanı tedavi ortamlarının oluşturulmasını, önlemlerin gözden geçirilip yeniden düzenlenmesini istiyoruz!

    -Haftalık çalışma sürelerimizin yeniden düzenlenmesini ve azaltılmasını istiyoruz!

    -Şiddete ve hastalıklara karşı güvenli, sağlıklı çalışma ortamı istiyoruz!

    -OHAL KHK’leriyle hukuksuzca ihraç edilen, güvenlik soruşturması gerekçe edilerek ataması yapılmayan tüm hekimlerin/kamu emekçilerinin derhal görevlerine başlatılmasını istiyoruz!

    Birinci basamak sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini ve sevk zinciri uygulamasına geçilmesini istiyoruz!

    -İşverenler, sağlık çalışanlarına 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanuna göre COVID-19’dan korunma, KKD kullanımı, hastalık yönetimi vb. konularda eğitim vermek ve bu eğitimleri her birim değişiminde yenilemek zorundadır.  Korunmayla ilgili havalandırmadan, iş örgütlenmesine, iş yükünün düzenlenmesine kadar geniş bir yelpazede işçi sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemler de sorumlulukları arasındadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun etkin bir şekilde uygulanmasını istiyoruz!”

    PİRHA/ANKARA