Etiket: beylikdüzü belediyesi

  • Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi ve Kültür Merkezi’nin birlik lokması ve açılışı yapıldı

    Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi ve Kültür Merkezi’nin birlik lokması ve açılışı yapıldı

    PİRHA- Belediye tarafından yapılan bir cemevi olması sebebiyle Türkiye’de bir ilki temsil eden Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi ve Kültür Merkezi’nin birlik lokması ve açılışı yapıldı.

    Beylikdüzü ilçesinde bulunan Fatma Ana Cemevi ve Kültür Merkezi’nin birlik lokması ve açılışı yapıldı. Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi ve Kültür Merkezi, belediye tarafından yapılan bir cemevi olması sebebiyle Türkiye’de bir ilki temsil ediyor.

    Beylikdüzü Belediyesi tarafından yapılan cemevinin açılışına İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu olmak üzere çok sayıda CHP’li milletvekili ve parti yöneticisinin yanı sıra Hacı Bektaşi Veli Dergahı Postnişi Veliyettin Ulusoy ve Alevi kurum temsilcileri de katıldı.

    Cemevi açılışı Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Pir Hüseyin Güzelgül’ün gülbengi ile başladı. Ardından cemevinin tanıtım videosu izlendi.

    Açılış, ozanlar Sinem Önel, Bedriye Alkan ve Simge Bozkurt’un deyişleri ile devam etti.

    CEMEVİ YÖNETİMİNİN ÇOĞUNLUĞUNU KADINLAR OLUŞTURUYOR

    Söylenen deyişlerin ardından Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi ve Kültür Merkezi adına Elmas Gülüm konuşma yaptı. Gülüm konuşmasında, Alevi meclisinde kadın erkek ayrımı olmadığını herkesin can sayıldığını söyleyerek Alevilik inancında kadının yerine ve önemine değindi. Beylikdüzü’nde yapılan cemevinin Alevi yurttaşların yeni bir yaşam olacağını da kaydeden Gülüm, cemevinin yapımında emeği geçen herkese teşekkür etti.

    “KUTUPLAŞTIRMAYA DEĞİL, BİRLİK VE BERABERLİĞE İHTİYACIMIZ VAR”

    Ardından Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık kürsüye çıktı. Çalık konuşmasında, iktidarın kutuplaştırma siyaseti yürüttüğünü belirterek halkın değerlerinde ve Alevilik inancının özünde insan sevgisi olduğunu vurguladı. Herkesin eşit olduğunu da söyleyen Çalık, halkın birlik ve beraberlik içinde olması gerektiğini dile getirdi.

    “YAPIM SÜRECİNDE ALEVİLİK İNANCININ GÜZELLİKLERİNİ DAHA YAKINDAN TANIDIM”

    Söz alan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise, cemevlerinin ibadethane olduğunu vurgulayarak bu tür tartışmalara acilen son verilmesi gerektiğini aktardı. Böyle bir cemevini hayata geçirdiği için gurur duyduğunu da belirten İmamoğlu, yapım sürecinde Alevilik inancının güzelliklerini daha yakından tanıma fırsatı bulduğunu ifade etti.

    “BİZE BU CEMEVİNİ KAZANDIRAN HERKESE ÇOK TEŞEKKÜR EDİYORUM”

    İmamoğlu’nun ardından sözü Hacı Bektaşi Veli Dergâhı Postnişi Veliyettin Ulusoy aldı. Ulusoy da konuşmasında; “Alevilik inancında herkes eşittir. Bize bu cemevini kazandıran herkese çok teşekkür ediyorum. Kadınların yönetimde olması da çok değerli” dedi.

    Konuşmaların ardından lokmaların dağıtılmasıyla açılış son buldu.

    PİRHA/İSTANBUL

  • ‘Beylikdüzü Fatma Ana Cemevinde Dede Odası olunca Ana Odası da gerekmez mi?’

    ‘Beylikdüzü Fatma Ana Cemevinde Dede Odası olunca Ana Odası da gerekmez mi?’

    PİRHA- Hollanda-HAKDER Alevi Kadınlar Birliği, Beylikdüzü Belediyesi tarafından yaptırılan Fatma Ana Cemevinde sadece Dede Odası’nın olup, Ana Odası’nın olmamasını eleştirdi. HAKB, “Kadın ismi verilen Cemevi ve Alevi Kültür Merkezi’nde Dede Odası var! Dede odası ne ola ki? Dede Odası olunca bir de Ana Odası olması gerekmez mi?” diye sordu.

    İstanbul Beylikdüzü Belediyesi’nin 2015 yılında açtığı yarışma ile projesi yapılan Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi bu yıl tamamlandı. Cemevi, 9016 Mimarlık tarafından bir yarışma sonucu olarak tasarlandı.
    Projenin Türkiye’de ‘yarışma ile yapılmış’ ilk cemevi yapısı olduğu belirtiliyor. Proje, Beylikdüzü Yaşam Vadisi ile ilişkili olacak şekilde, 7800 metrekarelik bir alanda kurgulanmış. Konut alanı ve Yaşam Vadisi arasındaki bir geçiş mekanı olarak sunuluyor.
    Kültür merkezi ve park zemin katta, cemevi ise üst katta konumlandırılıyor.
    Cem meydanı ahşap strüktürü ile ön plana çıkarken, konferans salonu, kütüphane ve derslikler, park alanı ile bütünleşiyor. Küçük muhabbet alanı, on-iki hizmetli odası ve dede odası, cem meydanı ile ilişkili olacak şekilde ayrışmış kütlelerde konumlanıyor.
    Beylikdüzü Fatma Ana Cemevine ilişkin görüş bildiren Hollanda-HAKDER Alevi Kadınlar Birliği, Fatma Ana ismi verilen cemevinde sadece dede odası olmasını eleştirdi.

    “KADIN İSMİ KONULMASI YOLUMUZUN ASİMİLASYONA UĞRATILMASINI GİZLEYEMEZ!”

    HAKB, mesajında şunları kaydetti:

    “Beylikdüzü Belediyesi’nin 2015 yılında açtığı yarışma ile projesi elde edilen ve 2020 yılında tamamlanan Beylikdüzü Fatma Ana Cemevi. Bir Alevi kültür merkezi ve cemevine kadın ismi verilmiş. Çok sevindik. Haberi okuyalım dedik. Ama ne okuyoruz? Kadın ismi verilen cemevi ve Alevi kültür merkezinde dede odası var! Dede odası ne ola ki?
    Dede odası olunca bir de Ana odası olması gerekmez mi? Yok, bir oda var. Hem Ana hem Dede kullanabilir diyorlarsa o zaman ismi neden Dede Odası?
    Alevi Yolu eril dil ile erkekleştiriliyor; kendi yaşam felsefesinden ve kendi öğretisinden uzaklaştırılıyor.
    Güzel güzel mimari yapı yapıp, kadın ismi koyulması Yol’umuzun asimilasyona uğratılmasını gizleyemez.”

    PİRHA/ İSTANBUL
  • ADFE Başkanı Fırat’tan CHP’li belediyelere: Cemevlerinden ve inancımızdan elinizi çekin!

    ADFE Başkanı Fırat’tan CHP’li belediyelere: Cemevlerinden ve inancımızdan elinizi çekin!

    PİRHA Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, CHP’li belediyelerin cemevi yaptırdığını ancak cemevlerinin yönetimlerine kendilerine yakın kişileri atadıklarını belirterek, bu uygulamaya son verilmesini istedi. PİRHA’ya konuşan Fırat, “Cemevi yapıyorlar sonrasında kendi istediği insanları yönetim kademelerine atıyorlar. Bu durum Alevi olarak, talip dedesi olarak, yol önderi olarak beni rahatsız ediyor. Bu doğru bir yaklaşım değil” dedi.

    Çoğunlukla CHP’li belediyeler bir çok yerde ya bağımsız ya da Alevi dernekleriyle ortaklaşa cemevleri yapıyorlar. Ancak cemevlerinin yönetimine partili bir yönetici atayarak idareyi dernek yönetimine vermiyorlar. Belediyelerin bu tutumu Aleviler tarafından tepkiyle karşılanıyor.

    Alevi Dernekleri Federasyonu (ADFE) Genel Başkanı ve Garip Dede Dergahı Başkanı Celal Fırat, CHP’li belediyelerin cemevi yaptırdığını ancak cemevlerinin yönetimlerine kendilerine yakın kişileri atadıklarını belirterek, bu uygulamaya son verilmesi için belediyelere çağrıda bulundu.

    “BELEDİYE BÜNYESİNDE BİR CAMİ VAR MI?”

    Pir Celal Fırat, Facebook hesabından cemevi yaptıran ve yönetimini derneklere vermeyen belediyelere şu tepkiyi gösterdi:

    “Beylikdüzü Belediye Başkanı (o dönemin) Sayın Ekrem İmamoğlu “Beylikdüzü Cemevi ve Kültür Evi” mimari proje yarışması olarak düzenlenmişti. O bölgede yaşayan canlarımız cemevinin bittiğini ama belediye kendi bünyesinde vakıf ve dernek kurdurarak, tabir yerindeyse adeta kendine bir arka bahçe konumunda cemevi yarattıklarını söylüyorlar. İstanbul’da buna benzer çok vakalar olduğunu ben çok iyi biliyorum, CHP ve Sayın İmamoğlu bu olaya ve benzeri durumlara kesinlikle müdahale etmelidir. Şu soruyu bu konumda olan belediye başkanlarına sormak istiyorum. Belediye bünyesinde bir cami var mı? Elinizi cemevlerimizden ve inancımızdan çekin!”

    PİRHA‘ya konuşan Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı ve Küçükçekmece’de bulunan Garip Dede Dergahı Başkanı Pir Celal Fırat, “Belediyelerin bu tutumunun CHP Genel Merkezi’nin bir politikasının olduğunu düşünmüyorum. Yereldeki belediyelerin Alevilerin üzerinde egemenliğini koyması, özellikle bu seçim arifelerinde ilçelerdeki Aleviler üzerinde bir egemenlik oluşturulduğunu düşünüyorum ben. Genel merkezin böyle bir politikası olduğuna kesinlikle inanmıyorum. Büyükşehir gibi yerlerde böyle bir sorun var. İzmir’de çok problemler yaşandı. Ankara’da buna benzer sıkıntılar yaşandı. İstanbul’da devam ediyor. Bu doğru bir şey değil” diye konuştu.

    “BİR CEMEVİNİN ANAHTARININ BİR BELEDİYE BAŞKANININ CEBİNDE OLMASI BENİ RAHATSIZ EDİYOR”

    “Belediyenin cemevi yapması anlamlıdır, değerlidir. Çünkü milletin vergileriyle yapıyor. Ancak bu çerçevede yapacaklarsa hiç yapmasınlar” diyen Fırat, sözlerini şöyle sürdürdü:

    “Cemevi yapıyorlar. Sonra kendi istediği insanları yönetim kademelerine atıyorlar. Bir Alevi olarak, talip dedesi olarak, yol önderi olarak beni rahatsız ediyor. Bu doğru bir yaklaşım değil. Hiçbir zaman bireysel, kurumsal anlamda biz herhangi bir belediye ile ilişki içerisine girmedik. En ufak bir talebimiz olmadı, onu net söyleyeyim. Devlet yıllarca itikadımızı, inancımızı, gelenek göreneklerimizi, bizi yok sayıyor. AKP’nin bir politikası var, bize karşı, Alevilere karşı. Siz müslümansanız buyurun camiye gelin diyor. Biz yıllarca Alevi örgütleri, Aleviler olarak bu söylemlere tepki gösteriyoruz. Bir cemevinin anahtarının bir belediye başkanının ya da belediye meclis üyesinin cebinde olması beni rahatsız ediyor.”

    “CAMİYE AYNI MUAMELEYİ YAPMAYA CESARET EDEMEZLER”

    Camiye aynı muamelenin yapılmadığını söyleyen Pir Celal Fırat, “Bir belediye başkanı ‘caminin yönetimi bende’ diyemez. Buna cesaret edemezler. Bu cesareti veren de Alevi vatandaşlar. Alevilerin bu konuyla ilgili daha örgütlü bir şekilde bir tepki dillendirmesi lazım. Cemevlerinde görevlendirilen insanlar da Alevi, fakat Alevilikte bir alakaları yok. Sadece Alevi kimliğini siyaset tarzı olarak kullanıyorlar, meclis üyesi olmak gibi veya kendi şahsi işlerini görmek mahiyetiyle bir araç olarak kullanıyorlar” dedi.

    “KILIÇDAROĞLU, DOĞRU BULMADI”

    2014 yılında bir heyet oluşturarak CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüklerini ifade eden Fırat, “O dönem bir komisyon kuruldu bu meselelere çözüm üretilsin diye. O zaman biz tepkimizi dillendirmiştik. Kılıçdaroğlu ‘kesinlikle bu doğru bir yaklaşım değildir’ dedi. Fakat ufak bir adım atılmadı. 6 sene geçmiş 2020 yılında aynı problemleri yaşıyoruz” şeklinde konuştu.

    “BEYLİKDÜZÜ’NDE YAPILAN CEMEVİNE KENDİ ADAMLARINI ATAYACAKLAR”

    İstanbul Beylikdüzü’nde yapılan cemevini örnek gösteren Celal Fırat, burada yönetimin cemevine verilmediğini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Beylikdüzü’nde Ekrem Başkan cemevi yaptırdı. Onunla ilgili daha sonra cemevlerini davet etti, incelemelerde bulundu. Gidip görmedim nasıl bir mimari de yapıldığını. Fakat şu an bu yaptıkları cemevine, bir vakıf bir dernek oluşturarak yine kendi adamlarını atayacaklar. Bu bizim kabul edeceğimiz bir şey değil. Ekrem Başkan İstanbul’da cemevleri yapacağını söylemişti. Bu şekilde yapacaksa yapmasınlar. Eğer toplum gerçekten bir yerde ihtiyaç duyuyorsa cemevini yapar. Bunun en güzel örneklerinden bir tanesi Garip Dede. Halkın kendi olanaklarıyla sahiplenmesi ile kısa bir süre içerisinde cemevi yapıldı. Toplum sahiplendiğinde cemevleri yapılıyor. Biz yapmasın demiyoruz ama yaptıklarında da buranın anahtarı bizde olur. İstediğimiz zaman gelin, istediğimiz zaman çıkın deme hakkını kendinde görmemelidir. Bunlara her canımız tepki göstermeli.”

    “BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ RAMAZANDA CEMEVİNİN İÇİNDE İFTAR YEMEĞİ VERDİ”

    Geçen Ramazan ayında Büyükçekmece Belediyesi’nin cemevinin içerisinde iftar yemeğini verdiğini hatırlatan Alevi Dernekleri Federasyonu Genel Başkanı Celal Fırat, “Böyle bir şey olabilir mi? Cemevinin bir kuralı, ritüeli var. Bir cemevinin içerisinde iftar yemeği nasıl verilebilir ama veriyorlar. Doğru bir yaklaşım değil. Aynı çerçevede Maltepe Belediyesi’nde sıkıntılar yaşandığını da biliyoruz” diye konuştu.

    “ALEVİ KURUMLARI, FEDERASYONLAR VAR”

    Belediyelerin “Cemevlerini hangi kuruma verelim” diye bahanelere sığındıklarını söyleyen Fırat, “Bu da mantıklı değil. Alevi kurumları, federasyonları var, üst kurumlarımız var. Bunların hepsi çağırılır. Gelin ortak bir perspektifte buluşun denilebilir” dedi.

    “ALEVİLERİN BİRARAYA GELMESİNİ İSTEMEYEN BİR MANTIK VAR”

    Alevilerin bir araya gelmesini istemeyen bir mantığın olduğunu dile getiren ADFE Genel Başkanı Celal Fırat, “Alevilerin beraber hareket etmesini istemeyen insanlar var. Dağıtmaya gayret gösteriyorlar. Devlet hep şunu söyledi: Hangi Alevileri muhatap alalım? Şimdi aynı söylemi bu arkadaşlar da dinlendirmeye başladılar. Bizim böyle bir sıkıntımız yok, sorunumuz yok. Bizi bahane etmesinler” diyerek belediyelere tepki gösterdi.

    PİRHA/ İSTANBUL

  • Beylikdüzü Cemevinin yapımında sona gelindi

    Beylikdüzü Cemevinin yapımında sona gelindi

    İstanbul’da Beylikdüzü Cemevinin yapımında son aşamaya gelindi. Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, “Örnek olacağını iddia ettiğimiz bir cemevi inşa ediyoruz ve sona yaklaştık” dedi.

    Tarihten bu yana Aleviler köylerde büyük evlerde cem yapardı. Kentlerde ise son yıllarda hızla cemevleri inşa edilmeye başladı. Cemevinin büyüklüğü ya da gösterişli olması Alevi toplumu açısından çok da önemli olmadı. Mahkeme kararlarına rağmen hala cemevlerine ibadethane statüsü verilmesi için mücadele eden Aleviler, cemevlerinin gösterişli yapılmasından ziyade inancın özüyle daha çok ilgililer.

    Cemevlerinin belediyelerin yönetiminde olması da ayrı bir rahatsızlık veren durum. Aleviler cemevlerinin bağımsız olmaması dolayısıyla asimilasyonun hızla yayılacağı endişesi de taşıyor.

    İstanbul’da Beylikdüzü Belediyesi de cemevi yaptırıyor. 2020 yılının ilk meclis toplantısında konuşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, konuşmasının bir bölümünde belediyenin bir süredir inşasına devam ettiği cemevine değindi. Çalık, “Örnek olacağını iddia ettiğimiz bir cemevi inşa ediyoruz ve sona yaklaştık”’ dedi.

    “ADALETİ, HOŞGÖRÜYÜ YAŞATACAK BİR MERKEZ OLACAK”

    Çalık, “Beylikdüzü’nde şu an kent estetiğine katkı veren, mimarisinin yanı sıra yönetim şekliyle de örnek olacağını iddia ettiğimiz bir cemevi inşa ediyoruz ve sona yaklaştık. Sadece fiziksel yapısıyla değil eşitliği, adaleti, hoşgörüyü yaşatması açısından da önemli bir merkez olacak. Toplumdaki hiçbir rengi yok saymadan çalışmalarımıza devam edeceğiz. Misyonumuzu insan odaklı toplumu ve doğayı önceleyen katılımcı bir yönetim anlayışıyla hizmet etmek olarak belirlemiştik. Ortak değerlerimizi yaşatabilmek için ilk önce bizlerin yaşaması gerekir” ifadelerini kullandı.

    İMAMOĞLU: ALEVİLERİN KEYİFLE KULLANACAĞI BİR İBADETHANE OLACAK

    Ağustos ayında Beylikdüzü Cemevinin inşaatını ziyaret ederek incelemeler yapan İmamoğlu, projeyle ilgili “Ortaya çıkan eser gerçekten insana keyif veren, huzur veren bir yapıya dönüştü. Alevi vatandaşlarımızın bence keyifle ibadethane olarak kullanacağı ve buradaki bütün vatandaşlarımızın gelip kültürel faaliyetlerinden faydalanacağı bir ibadethane ortaya çıkıyor” demişti.

    YARIŞMADA BİRİNCİ SEÇİLDİ

    Beylikdüzü Belediye’sinin İnternet sitesinde Cemevi projesi şu şekilde tanıtılıyor:

    “Alevi- Bektaşi inancının değerlerini mimari özelliklerinde yansıtılması hedeflenen ‘Beylikdüzü Cemevi ve Kültür Evi’ projesi, sadece Beylikdüzü için değil Türkiye için de örnek oluşturacak bir yapıda hazırlandı. Yaşam Vadisi’ne komşu olacak olan Beylikdüzü Cemevi’nin projesi 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 23. Maddesi’ne göre Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Projeleri, Şehir ve Bölge Planlama ve Güzel Sanat Eserleri Yarışma Yönetmeliği uyarınca serbest, ulusal, tek kademeli, mimari proje yarışması olarak düzenlendi.

    AYNI ZAMANDA KÜLTÜR EVİ OLACAK

    Yarışma sonucu birinci olan projede yapı ve peyzaj mimarisinde iç – dış sürekliliğini bozmayacak şekilde doğal taş dokusu kullanılacak. Üst katlarında ahşap strüktür ve dokuların  tercih edileceği proje, Kavaklı Mahallesi’nde bulunan 7 bin 800 metrekarelik bir alanda yapılacak. Aynı zamanda kültür evi olan proje, örnek bir kentsel tasarım ve peyzaj projesi olarak da ele alındı. 2 bin 230 metrekarelik bir alanda inşa edilmesi öngörülen cemevi ve kültür evi, Kavaklı Mahallesi’nde ulaşılabilir bir kamusal mekân yaratarak vatandaşların bir araya gelebileceği bir ortam seçeneği de sunacak.

    2019’UN SONLARINDA TAMAMLANMASI HEDEFLENİYORDU

    Yeşilin ön planda olduğu Beylikdüzü’nde bu proje için de ağaçlandırma yapılacak. Proje sınırları içerisinde Kavaklı’nın nefes almasını sağlayacak 158 ağaç dikilmesi planlanıyor. Ayrıca; 3300 metrekarelik yapı alanına sahip Cemevi ve Kültür Merkezi Projesi, 37 araçlık bir otopark alanına da sahip olacak. 23 Ekim’de Yapım İhalesi çıkacak olan örnek projenin, 2019 yılında tamamlanması hedefleniyor.”

  • ‘İsrafın küçüğü olmaz, 3800 kişiyi işten çıkardık’

    ‘İsrafın küçüğü olmaz, 3800 kişiyi işten çıkardık’

    PİRHA – İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, suda yapılacağı söylenen fiyat arttırımına ilişkin “Yaptığımız zam olmazsa İSKİ yatırım yapamaz. Türkiye’de zam olmasın biz de zam yapmayalım” dedi.

    İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtladı. İmamoğlu, Altaylı’nın “Bugüne kadar ne yaptınız?” sorusuna, “En başta idari sistem devrimi yapıyoruz. Kamu yönetiminin gerçek manasının temellerini atıyoruz.” cevabını verirken suda yapılan zamlardan usulsüz harcamalara dek birçok soruya yanıt verdi.

    İmamoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

    “SU İÇİN İNDİRİM YAPACAĞIZ DEYİP ZAM YAPIYORSUNUZ”

    Bu nasıl propaganda, çok komik. Biz dedik ki, toplumun suyla ilgili hassasiyeti var, ekmekle olduğu gibi. Biz Türkiye’nin en ucuz halk ekmek dağıtımını yapıyoruz. Zarar etmememize rağmen. Fakiri fukarayı sübvanse ediyoruz. Şu anda toplumun hassas alanlarını desteklemek durumundayız. Şubat, Mart’ta suyun fiyatını dengelemek durumundayız. Arkadaşlarımız yarın İSKİ genel kurulunda tartışacak. Suyu az ve öz kullanan, ki bunlar dar gelirli aileler indirimden az faydalandılar, çok kullananlar, işyerleri çok indirimden faydalandılar. Şu an İSKİ’nin bütçesinin ciddi bir kısmı enerji. Türkiye’deki elektrik, doğalgaz, yakıt zammı ortada. Hiçbir zammın kaynağı büyükşehir belediyesi olma şansı yok. Konuştuğumuz şey yüzde 20 civarında zam. Bu zam olmadan İSKİ yatırım yapamaz. Türkiye’de zam olmasın biz de yapmayalım. Bugün yapılan su zammı normal bir zamdır. Talep edilen zammın da altında bir oranda yapılmaktadır.

    “İSRAFIN KÜÇÜĞÜ OLMAZ”

    “Bazı medya kuruluşları ne yazık ki iyi bir algı yönettiğini düşünürken aslında toplumun manevi değerlerine zarar veriyor. İsrafın küçüğü, büyüğü olmaz. Kamu malına zarar getiriyorsan küçüğü büyüğü yok. 1250 araç az mı? ‘Allah’tan kork’ derler. Beylikdüzü Belediyesi’nin toplam araç sayısı 250-300. Biz biliyoruz o lüks arabalarının ne olduğunu, o lüks arabaların nereye dağıldığını, nasıl değiştirildiğini biz biliyoruz. İsrafla bu toplumu yüzleştireceğiz. O bilgiyi vereceğiz, toplum etkilenecek ve hesap soracak. 1250 aracın Yenikapı’da sergilenen kısmı 750 taneydi. Ara dönemde 500 küsur iade edilmiş.  Neticede kamu yıllık 60-70 milyon lira civarında tasarruf etti. Eski parayla trilyon. Biz israfı ortaya koyduk. Hem iştiraklerde hem de İBB’nin kurumsal yapısıyla azaltılmış, tasarruf edilmiş şekliyle ihaleleri çıkıldı.”

    “3 BİN 800 KİŞİYİ İŞTEN ÇIKARDIK”

    “Biz iş olsun diye adam çıkartmaya gelmedik. İBB’de işini layıkıyla yapan herkese alın terine, emeğin karşılığına verme sözümüz var. Yaklaşık 1400 kişi iki seçim arası alınan insan sayısı. Bunun içerisinde 31 Mart’tan bir ay öncesine kadar ki, kısmı var. Toplamda emekli olan, işinden ayrılan, yaklaşık 3 bin 800 kişinin çıkarıldığını sizinle paylaşıyorum. Bu kadar çıkarttığımız eleman, ya da emekli olan, ya da kendi ayrılan, ya da proje bittiğinden dolayı ayrılan insanın dışında kalan insanlar şimdi orada çalışan insanlar. Biz her şeyi şeffaf paylaşıyoruz. İSPARK’a 50 kadın görevlisi aldık. Nasıl aldığımızı gidip sorgulasınlar. Tümüyle şeffaf. Bu yeni insan kaynakları yönetiminin kamuya girişidir. Siyasi tabanlı yönetilmeyen bir süreci yaşıyoruz İstanbul’da.”

    “PARTİZANLIĞI KALDIRACAĞIM DEMİŞTİM”

    “CHP’nin içinden de var geçmişte AK Partili olmuş olan insanlar da var. Biz toplumu kucaklamaya geldik. Kesinlikle toplumun yansımasını bütün atamalarda görebilirler. CHP’li bir belediye başkanı seçildi. Ama CHP adına adil bir belediye başkanı olmaya, belki de İstanbul’un gelmiş geçmiş en demokrat belediye başkanı olmaya söz vermiş bir insanım. Zaten adil olduğunuzda sizin partili arkadaşlarınız da bundan karşılık bulacaklar. CHP’liyim oradaki işi yapabilme kapasitem yok, ama CHP’li olduğum için o koltuğa oturacağım, olmaz! Saadet Partili, İYİ Partili, HDP’li, AK Partili, MHP’li de görev alacaktır. Şu anda net konuşalım, toplumun en büyük düşmanı partizanlık. Benim en büyük taahhüdüm İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde partizanlığı kaldıracağım demiştim.

    39 ilçenin belediye başkanı seçildi. Bu 39 başkan benim İstanbul’daki en birinci yardımcım. 5 yıl boyunca bana yapılanların tek bir kalemini, adedini o insanlara yapmayacağım. Ben Beylikdüzü’nde iken 5 yıl boyunca muhatap bulamadım. 10 bölge masası kurduk. Birbirine yakın, aynı sorunları yaşayan ilçelerden ortak masalar oluşturduk. İBB koordinasyonunda çalışıyorlar. Bütün belediyeleri geziyorum, sorunlarını dinliyoruz. Bir belediye kanunu konuşuluyor. Biz 11 Eylül’de sayın Cumhurbaşkanının davetlisi olarak Beştepe’ye çıktık.”

    “BİZ BU KENTE İHANET ETTİRMEYECEĞİZ”

    “Biz bugün neredeyiz? Tam 25 yıl sonrasındayız. 25 yıl önce kendisine yapılan bir şeye karşı durmuş bir insandan siz ne beklersiniz? Yunus Emre ‘sen sana ne sanırsan başkasına da onu san’ diyor. İşte demokrasi. Sayın Cumhurbaşkanı ile tesadüf yan yana Cuma namazı kıldık. Kendisine bunu sordum. Bu hafta arayacaklar dendi 3 hafta geçti. Ben sayın Cumhurbaşkanı’nın eksik bilgiyle donatıldığını düşünüyorum. Bizi arayan yok. Genel Başkan Yardımcısı sayın Fuat Oktay’ı defalarca aramamıza rağmen dönüş yapılmadı. Siz İstanbul’un çevre düzeni planını oturup büroya kapansanız, toplumun paydaşların, meslek odalarının fikrini almadan bu plan olur mu? Siz gelip İstanbul’da ben de yetkili olacağım iddiasıyla, buranın İstanbul Büyükşehir Belediyesi var, yanlış yaparsınız. Biz bu kente ihanet ettirmeyeceğiz. Bunu taahhüt ediyorum. Toplumun ortaya koyacağı inisiyatifle, demokrasi ve hukukun verdiği güçle bu şehre ihanet ettirmeyiz. Bu kamu kurumlarının bir araya gelmesini diliyorum. Sayın Cumhurbaşkanımızın taahhüt ettiği bu kurulun kurulmasını 16 milyon insanın adına talep ediyorum.”

    PİRHA / ANKARA

  • İçişleri Bakanlığı, İmamoğlu’nun Beylikdüzü dönemini incelemeye aldı

    İçişleri Bakanlığı, İmamoğlu’nun Beylikdüzü dönemini incelemeye aldı

    Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı yaptığı dönem 23 Haziran seçimi öncesinde İçişleri Bakanlığı tarafından mercek altına alındı.

    31 Mart’ta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen ve Yüksek Seçim Kurulu kararı ile mazbatası elinden alınan Ekrem İmamoğlu‘nun 23 Haziran öncesi her şeyi araştırılıyor. Son olarak İmamoğlu’nun Beylikdüzü’nde belediye başkanlığı döneminin İçişleri Bakanlığı tarafından incelendiği öğrenildi.

    Sözcü Gazetesi Yazarı Saygı Öztürk’ün yazısına göre, İmamoğlu’nun belediye başkanlığı dönemini araştırma görevini 15 kişilik bir ekip yürütüyor. Öztürk bugünkü yazısında şu ifadeleri kullandı: “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ekrem İmamoğlu’nun her şeyini araştırıyorlar. Hem öyle bir araştırma ki öyle-böyle değil. Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından yapılan inceleme ve soruşturma dosyaları İmamoğlu’nun lehine sonuçlanmış olanlar arşivden çıkarıldı ve bu kez farklı müfettişler tarafından yeniden inceleniyor.”

    “BAŞKANLIĞININ DÜŞÜRÜLMESİ GÜNDEME GETİRİLECEK”

    Mevcut dosyalara göre İmamoğlu’nun başkanlığı döneminde açığı bulunamadığını belirten Öztürk, “Ama adaylık döneminde bulmak ve onu da seçim öncesi patlatmak için yoğun bir çaba gösteriliyor. Seçim dönemine kadar bulunamazsa da, başkan seçilmesi halinde bu kez başkanlığının düşürülmesi için gündeme getirilecek” diye belirtti.

    Öztürk yazısında şu ifadeleri kullandı:

    “Bayram öncesi Beylikdüzü Belediyesinde çalışmaya başlayan bir mülkiye müfettişi, 15 kişilik teknik bir ekiple özel bir çalışma yürütüyor ve Ekrem İmamoğlu’nun son 5 yıllık başkanlık dönemindeki her şeyi araştırıyor. Beylikdüzü’nün CHP’li yeni Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, İmamoğlu döneminde başkan yardımcısıydı. Çalık, Sözcü’nün sorusu üzerine belediyedeki durumu şöyle anlattı:

    ‘Belediyemiz tarafından gerçekleştirilen çalışmaların yaklaşık yüzde 80’lik bölümü incelemeye tabi tutuluyor. Bunlar arasında iç yazışmalar, imar uygulamaları, insan kaynakları iş ve işlemleri kısaca Ekrem İmamoğlu’nun başkanlığı döneminde yapılan her konu araştırılıyor. Yargıya intikal ettirilip belediyemiz lehine sonuçlanan konuların dosyaları da yeniden didik didik ediliyor. Çalışmalar hemen bitecek gibi değil.’ (HABER MERKEZİ)